| Mehdi üzerine... |
|
|
| Yazar: Şaban Döğen | |
| 09.03.2007 | |
|
Sayfa: 1 Toplam sayfa: 19 ![]()
Şüphesiz böyle dönemler mânevî kurtarıcıların dört gözle beklediği dönemlerdir. Böyle bir anda ahirzamanın beklenen şahsı Hz. Mehdî geleceğine göre ona bîat etmenin, katılmanın önemi tartışılmaz. Resûl-ü Ekrem de (a.s.m.) ümmetini buna teşvik ederek, "Sizden kim o güne yetişirse karlar üzerinde emekleyerek de olsa ona katılsın." (İbni Mâce, Kitabü'l-Fiten: 36, Bub: 33, 34. H. 4082, 4084; Müstedrek, 4:465.; Kitabü'n-Nihaye,1:28-29) buyurmuşlardır. Başka bir Hadislerinde de Allah Resûlü, Huzeyfetü'l-Yemanî'nin bir sorusu üzerine hayırdan sonra şer, şerden sonra sulh olacağını bildirmiş, "Bu sulhtan sonra ne olacak?" dediğinde de şöyle buyurmuşlardı: "Dalalete davet edilecek. İşte sen o gün bir halife gördüğünde ağacın kökünü ısırarak da olsa ölünceye kadar ona koş." (Ebu Avane, Müsned, 4:476. buyurmuşlardı. Hadis-i şeriflerde kar üzerinde emekleyerek, ağaç kökünü ısırarak da olsa ona tabi olmamız öğütlenen halife açıkça görüldüğü gibi Hz. Mehdî'dir. Kimdir bu Hz. Mehdî? Resûl-ü Ekrem niçin özellikle ona uymayı tavsiye etmektedir? Eğer onun döneminde yaşayacak olursak onu nasıl tanıyacağız? O karışıklık, bozukluk, herc ü merc, fısk fesad döneminin adamı olduğuna göre mücadelesini nasıl ve kimlere karşı verecektir? Özellikleri nelerdir? Bunlar ve bunlara benzer soruların cevabı bilinmedikçe Hz. Mehdî'nin fonksiyonu, icraatının ehemmiyeti elbette tam anlaşılamaz. İsterseniz hadis-i şerif ve İslâm alimlerinin yorumu, keşf ve kerametleri ışığında bunların cevabını bulmaya çalışalım. Sözlükte hidayette, doğru yolda olan, başkalarının hidayet ve doğru yolda gitmelerine vesile olan mânâsına gelen Mehdî, İslâmî bir terim olarak âhirzamanda geleceği müjdelenen, kendisine Allah tarafından özellikle doğru yol gösterilen, dinî noktalarda hata ve yanlışlıklardan korunan, insanları bilhassa Müslümanları irşad eden, doğru yola sevk eden Âl-i Beyt'ten büyük bir zâttır. Mehdî yazdığı eserlerle, inançsızlık içerisinde bulunanları, îmanı şüphe ve tereddütte olanları kurtaracak, mü'minlerin îmanlarını takviye edecek büyük bir âlimdir. Bazıları Hz. Mehdî'yle ilgili hadisleri zayıf görüp inkâra kalksa da, muteber olan onun geleceğidir. Çünkü ilmî otoriteler bu konudaki rivayetlerin mânâ yönüyle mütevatir olduğunu söylemektedirler. Meselâ bu otoritelerden biri olan Sadeddin Taftazanî, Hz. Mehdî'nin çıkışı ve Hz. İsa'nın inişiyle ilgili birçok sahih hadis bulunduğunu, her ne kadar bunlar âhâd bile olsa mütevatirü'l-mânâ olduğunu kaydetmektedir. (Şerhu'l-Makasıd, Hatime: 8; 2:307.) Bu konu Asr-ı Saadette de o kadar önemli bir yer tutmuş olacak ki Ümmü Selenıe validemiz, Resûllullaha "Mehdî gelecek mi?" diye sorma ihtiyacını hissetmiş, Allah Resîılü de "Evet, gelmesi haktır" (Ikdü'd-Dürer, Varak: 7b.) cevabını vermişlerdi. Hatta başka bir hadis-i şeriflerinde dünyanın yıkılmasına bir gün kalsa bile, Cenab-ı Hak o günü uzatıp Hz. Mehdî'yi göndereceğini (Ebû Davud; Mehdî: 4; Tirmizî, Fiten: 43.) belirtmektedir ki, bu onun geleceğinin zorunluluğunu ortaya koyar. Evet, onun gelmesi haktır. Sadece naklî deliller değil, akıl da onun gelmesini gerektirmektedir. Bunun üzerinde ayrıca duracağız. Bunu daha iyi anlayabilmek için Hz. Mehdî'nin özelliklerini, gönderildiği şartları ve ortaya koyacağı hizmetleri iyi bilmemiz gerekir. onun ahirzamanda, özellikle gönderilmesinin hikmetleri nelerdir? Bunları bilmemizde fayda vardır. |
![]() |
ABDİL YILDIRIM |
| Derin bakışlar | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
AHMET SAİD AKGÜL |
| Referanduma Evren Desteği | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
GÜLİSTAN |
| Mutluluk | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
HALİL AKGÜNLER |
| Kıyametin Tarihi ve Bediüzzaman | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
MİKAİL YAPRAK |
| Akılsız âlet olmak | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
NUREDDİN KUTAN |
| Ergenekon Mahsulü İktidar, Ergenekona Karşı... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
OSMAN ZENGİN |
| Kadir ve kıymeti bilinesi gece... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
Prof. Dr. MUSTAFA NUTKU |
| Demokratik Açılım ve Doğu-Güneydoğu Meselesi Hakkında Görüşler ve Teklifler | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
SÜLEYMAN KÖSMENE |
| Hak feda edilmez | |
| Diğer Yazıları |
| Bugün: | 227 |
| Dün: | 1722 |
| Bu Hafta: | 5896 |
| Bu Ay: | 14937 |
| Toplam: | 3687929 |
Yorumlar
Sevgili, nurdaş ve nurdaş olacak kardeşlerimin bilgisine;Hz mehdi kavramı ile ilgili olarak,o dur ki Kabeye yönelmiş tüm adem ogulları mehdidir öyle olmalıdır… zira Şüphesiz ALLAH nurunu tamamlayacaktır ayetine istinaden öyle omalıdır…yani mehdi nur yolcusu nur transferinde arcı rehber olacak biri,birileri omalıdır…tek bir kişi üzerinden gidilirse fitne ve ziyan olur kanaatindeyim…farzi misal ben zatınız nur damlası nur halkasında zerrre kabeye gitmeye çalışan,Kuran okuma ve okutmaya köle esir(Kuran okudukça mutlak nur artışı olmaktadır) bir kul olarak olsa olsa nurdaş olmayı tercih ederim…tek kişi degil tüm nurdaşlar mehdidir öyle olması menfaatimizedir kanaatindeyim…Bu arada 36 yaşında yatılı ,mümkünse bir arap ülkesinde Kuran okumaya çalışıyorum bilgi ve ilgisi olanların mail vs ulaşmasını umut eder Sizi ve sevdiklerinizi Allaha emanet ederim…Sadakall ahülaziym… Alıntı
Ben "İNSAN" olamamış halimle Mehdi (r.a.) 'nin Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ve onun hakiki talebeleri olduğunu, süfyanın Bediüzzaman Hazretleri ve talebelerine haksız yere yıllarca zulmeden kişiler ve başlarındaki olduğunu, Komunizm, anarşi ve terörün de Deccal, yecüc ve mecüc olduğunu biliyorum. Hala bekleyenler beklesinler, beklemesi bedava =)
Ben neden alaycı üslupla yazdım onu da söyleyim. Çünkü kapasiteli ama "İNSAN" olamamış halimle, "KAPASİTESİZ" olan insanların da yorumumu okuyabileceğini ve "ZEKA PROBLEMLERİNDEN DOLAYI" beni efendi olmamakla itham edebileceklerin i bilememişim. Oysa 20 başlıkta hazırlanmış derin bir ilmi araştırmanın ilk sayfasını bile okumamış olup kendisine ezberletilenler i buraya yazan saygısız cahillerin efendi sayılabilecekle rini akıl edememişim. Her neyse…
Sevgili zekasını kullanmayan "İNSAN" kardeşim Burak Daylan, bir dahaki sefere zeka denen nimetini kullanıp tanımadığın kişiler hakkında yorum yapma. Kendini salak duruma düşürme. Tamam mı kardeşim. Bu da benden sana kardeş nasihatı olsun.
Muhabbetlerimle … Alıntı
Şimdi tekrar inceleyelim, Fatihi Istanbulu Fethediyor (Tabi sanki Duasız,imansız) , ve Istanbul yine işkal ediliyor, 1919 ve Mehdi geliyor Istanbulu işkalden (Istanbul Anadoluda Kuvva-i Milliye askerlerince kazanılmış savaşlardan dolayı, top tüfek atmadan İşkal devletlerince, Türklere iade edilmiştir*Sava şmadan*) kurtarıyor, buna göre Mustafa Kemal Mehdi olmalı, yada Istanbul birden fazla Muslumanların elinden çıkacak ki Mustafa Kemal mehdi olmadığına göre!? Esası şu Maide Suresi 54 . Ayetde Islamın kılıcı olan ve Allah tarafından sevilen bir toplum dan bahis ediliyor.Bu toplumun Türkler olması ise Çok çok muhtmel. Ve Ulus olarak Müslümanlığı seçmiş 3 ulusdan biride Türkler. Diğerleri Araplar, Farsiler. Farsilerin Haçlılar ile savaşı olmadığına göre Islam için daima savaştıkları söylenemez. Araplar ise Birleşik Krallık gibi Hristiyan bir toplumun yanında Istanbulu feth etmiş ve Islamiyeti kabul edişlerinden sonra Hemen her haçlı seferi (Haçlı seferlerinin bazıları Hrisitiyanların kendi aralarındadır Ortodoks-Katolik savaşı) karşısında haçlılar karşı savaşmış bir Ulus ile savaşmış Osmanlının Halifelikten dolayı Sancağı olan Kelime-i Tevhid sancağına kurşun sıkmışlardır, ve Müslüman Osmanlı kanı dökmüşlerdir. Özüyle,Hz.Muhammed S.A.S peygamber efendimizin sancağına karşı ,Ingiliz bayrağı altında savaşmışlardır, ve milliyetçi duyguları, Islam birliğne tercih ederek Kutsal topraklara yabancı askerleri sokmuşlardır. Burada Türklerin Islam için yaptıkları göz ardı edilmeye çalışılmakla beraber ,Türk Ulusunun Öyle Allahın sevgisine mazhar olabilecek bir Ulus olmadıklarını vurgulamaya çalışmak. KurAn ki düşünün İslamı kabulun eden ve onun için 3 kıtada savaşacak olan bir bir Milleti bir şekilde anmayacak ve üstüne işaret etmeyecek. Bellidir ki Costantinopolis i (Romayı=Isayı çarmıha geren Imparatorluğu) yıkacak olan,bir kavmi azmışlıklarında n dolayı yer yüzünden silenler Türkler oldu. Ve o komutanda ordusuda "Dualar ile Istanbulu" aldı. Maide suresi 54 cü ayetde bildirildigi gibi , kimsenin aşağılamasına yada kotulemesine kulak asmadan. Biz Islamın kılıcı olmuş ve olacak bir Ulusuz ve Anadolu gibi mahsun ama düşmanları karşısında magrur ve ezici. Romayı 2 ye bolen Atilla, Sonra son darbeyi vuranda yine bir Türk evladı Fatih Sultan Mehmet Han. Bu mukalede altda yatan mesaj şudur, Türkler oyle bir hale gelecektir ki Istanbulu kayıp edecekler, çünki Islamdan uzaklaşmış olacaklar. Türk toplumu üstüne haksız ve amacını kestiremediğim bu şekilde davranışların ,Islama hizmet eden ve Islamı gönülden yaşayan biz Türk soyuna taciz olarak görüyorum. Ne yani biz Türkler hep bütün mü Islamı sırtımızı döndük yada döneceğiz? bunu mu demek istiyorsunuz? Alıntı
Hâlâ Mehdi (a.s.) kim oluğunu mu merak ediyorsunuz!!! Ya hiç tarih okumuyoruz yada okuduklarımızda n birşey anlamıyoruz.Geçmişte Ruslara karşı savaşan siyah sarıklıların hocasını araştırsak inş. faydalı olur. Alıntı
Mehdi (AS) dosyasini okudum. O mubarek sahis ögrendigimize göre Biiznillah Allahin ikram ve lutuflarina bir gecede kavusacak.
O su anda faaliyette mi yoksa degilmidir sorusu geliyor insanin dimaginda!
Tahminler yürütülmekte mesela bazilari Adnan Oktar'in eserlerinden istifade ederek ve o eserlerin okunmasi sonucunda Mehdi olma ihtimalini vermektedirler.
Adnan Oktar sahsinda "Ben Mehdiyim " demiyor ama okudugumuz eserlerinde bu mesaji vermektedir sanki. Geçmiste sahte Mehdilerde zuhur etmistir. Allah korusun…
Bence henuz daha erken bir tahmin yürütmek için. Dosiyda ki hadis kaynaklari bize çok farki bir Mehdi potresi vermektedir.
Mesela
Şemâili bölümünde Mehdi AS'in tarifi söyle açiklaniyor: Açık alınlı, ince burunla, yüzü yıldız gibi parıldayan, iri gözlü, seyrek ve parlak dişli birisidir. Sağ yanağında yıldız gibi yüzünü aydınlatan bir işaret bulunmaktadır, esmer renkli, orta boylu ve kavis kaşlıdır. Gözleri sürmelidir. Bu Semail Adnan Oktarda varmidir? incelemek lazim. Adnan Oktarin gözleri sürmelimidir? Elcevap: Hayir…
Bir de su hadis var: Hz. Ali onun delikanlılık dönemine dikkat çekerek güzel bir delikanlı olduğunu anlatır. Güzel yüzlüdür o. Saçları omzuna kadar dökülmüş, yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar yükselmiştir. Adnan Oktar delikanlimidir? Adnan'in Saçlari da uzunmudur? Elcevap: Hayir…
Ayni babta diger bir Hadiste, Hz. Mehdî'nin başına da dikkat çekilmiş, sünnet olan sarığı başından çıkarmayacağı bildirilmiştir. Adnan Oktarin sünnet olan sarigi basinda takilimidir? Elcevap: Hayir…
Ilim bahsine geçersek söyle bir hadis var, Onun uzun boylu ilim öğrenmeye ihtiyacı yoktur. Çünkü o âhirzamanın en dehşetli döneminde alabildiğine önemli bir hizmetle muvazzaf olarak gönderilecektir . onun için de bu ilmine olağanüstü bir tarzda kavuşacaktır. Bunu "Allah onu bir gecede ıslah eder."
Bu hadisten ne anlasiliyor? Biiznillah, Mehdi AS ilm tahsili görmeden Allahtan bir gecede ilim elde edecek. Adnan Oktar tahsilimidir? Elcevap: Evet…
…Onun (Mehdinin) uzun boylu ilim öğrenmeye ihtiyacı yoktur. …
Adnan Oktar ise talebeleriyle kitap tarayarak ilim ve bilgi elde ediyor mu? El cevap: Evet…
Bu hadisi açıklayan âlimler Allah'ın onun tövbesini kabul edip onu feyiz, fazilet ve hikmetlerle dolduracağını, muvaffakiyet nasip edeceğini belirtmektedirl er. Camiü's-Sağîr Haşiyesinde el-Hafnî, bu hadisi açıklarken Cenab-ı Hakkın ona bir gecede halk üzerinde hükümranlık vereceğini ve ilmî faziletlere kavuşturacağını belirtmektedir.
Daha yazilacak çok seyler var ama vaktim kalmadigi için analizimi burada noktaliyorum kardeslerim.
Bu yaptigim acizane analizden sonra kanaatim o durki Adnan Oktar'in Mehdi olma ihtimali çok az. Ama elbette en dogrusunu Allah bilir… Alıntı
Aleyküm selam kardeşim,
Zamanım olmadığından açıklamalarınız a ve temkinlik düşüncelerinize kısaca değinmek istiyorum.
Ahirzaman'da gelmesi beklenen Mehdi(r.a) Süfyansız(L.a)=Lanetullahı Aleyh) olamaz. Deccalsız(L.a) olamaz. Yakın geçmişimize bakaraktan kimin ne olduğunu anlayabilirsini z.. Zira dini, imanı, Allah(c.c)'ı, Peygamber(a.s.m)'ı bize unutturmak isteyenler ve hayatımızdan çıkarmak isteyenlerin oyunlarını ve çirkin saldırıların (maddi saldırı değil) engelleyecek onların karşısında sadakatli, sebatkar ve sarsılmaz bir iman abidesi vardır.
"Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum."
Selam ve Dua ile… Alıntı
Bu anlattıklarınız a istinaden İstanbulda ikamet eden ve kendini "Mehdi" olarak gören masonlarla ve evrim teorisiyle mücadele ettiğini söyleyen çeşitli konularda kitap ve CD çalışmaları yapıp bunları bedava dağıtan etrafında manken vb kişilerle dolu olan kişiyi "mehdi" adayı olarak görebilirmiyiz. Zira bütün eserlerinde bu konuyu işlemekte açıkça söylemese bile kendisinin beklenen mehdi olduğunu şiddetli şekilde iddia etmektedir. Seyyid olduğunu hatta sırtında Hz.Mehdi de olacağı söylenen "ben" olduğunu söylüyor. Dilide tutuk zaten, materyalizm ve evrimede karşı mücadele ediyor, masonluğada karşı sadece "süfyan"la alakalı bir çalışması yok niyeyse…Çok yakından bildiğim için söylüyorum kendi cemaati tarafından uygulanan ayrı bir "şeratı"da var. Örneğin namazların 2 rekat olması okuduğumuz dualarda okunmuyor sadece tesbih yapılıyor ve tesettür konusunda başörtüsünün olmaması, bayramlarda yok abdestte farklı gibi… Yani "Din" adına bizim bildiğimiz herşey orada çok farklı uygulanıyor. Ve etrafındaki insanlar onu "mehdi" olarak kabul ediyorlar ve 4 sene içerisinde bunu açıkça ifade edeceğini söylüyorlar. Gerçek ehli Sünnet kendilerinin uyguladığını bizim bildiklerimizin yanlış olduğunu ifade ediyorlar, Hz.Mehdi(A.O) dini Peygamber efendimiz(SAV) zamanındaki şekline getirdiğini getireceğini söylüyor ve uyguluyorlar bunuda.. Dinin yeni gelmiş gibi düşünülmesi gerektiğini bunuda Elçiden (Mehdi) öğrenebileceğim izi ilk önce etrafındaki talebelerine onlardanda diğer insanlara yayılacağını söylüyorlar. Onlar gerçek mümin bizim giler ise "cahiliyye" olduğunuda ifade ediyorlar. Ayrıca nerden icap etti bilemiyorum Şeyh Nazım Kıbrısi de bu oluşumu kendince destekliyor… En doğrusunu Allah (CC) bilir elbette… Yani bu "mehdilik" konusu önümüzdeki yıllarda epey konuşulacak gibi ve ülkemizdende en az 3-4 ciddi aday çıkacak sanırım..
Allah(CC) doğru yoldan ve Peygamber Efendimizin(sav ) sünnetinden ayırmasın çünki ortalıkta o kadar çok iddia dolaşıyorki kim doğru kim sahtekar ayırt etmek çok güçleşiyor.
Şeyh Nazımız 1985 yılında yapılmış bir sohbetinin ses dosyası..
www.naksibendi.net/.../
Hazreti Ali Efendimizin Makamı ve Sırları (15 Eylül 1987) (4,4 MB) Alıntı