|
Yazar: Banu YAŞAR - (95)
|
|
08.08.2010 |
|
Baba olmak, bir erkeğin hayatındaki dönüm noktalarından biridir.
Birisinin evlâdı, eşi, kardeşi ve arkadaşı olmak dışında belki de en
büyütücü rolünü baba olduktan sonra kazanır. İlk günlerde uyum sağlamada
ve alışmakta zorlansa da, zamanla alışır. Toplumsal kültürümüzde bebek
doğduğunda babanın kucağına temkinli verilir. Düşüreceğinden, yanlış
tutacağından korkulur.
|
|
|
Yazar: MEHMET ERBAŞ - (200)
|
|
29.07.2010 |
Milleti oluşturan ailedir. Aile de fertlerden oluşur. Aile fertleri
sağlam olursa, aile de sağlam olur. Aileler mutlu olursa, millet de
mutlu ve huzurlu olur. Günümüzde huzurlu aileler olduğu gibi maalesef
çok emek ve arzularla kurulan evliliklerde huzursuzluklar kendini
göstermektedir. Bu da aileler ve toplumun manevî sağlığını menfî yönde
etkilemektedir.
|
|
|
Yazar: Banu YAŞAR - (102)
|
|
28.07.2010 |
|
İnsanın en çok duymak istediği şey nedir? En çok neyi duyabilmenin savaşını verir, neyi işitebilmek için bütün bedelleri ödemeye razı olur. Bir tutam sevgi, üç gram değerli olma tutkusuna mı harcar yüreğindekileri...
Seviliyor olmak, değerli görülmek, varlığından, var olmasından dolayı memnun olunduğunu bilmek ne kadar iyi gelir insana...
|
|
|
Yazar: Yeni Asya - (103)
|
|
27.07.2010 |
|
Uzmanlar, sağlıklı bir çocuk gelişimi için sadece anne bakımının ve eğitiminin yeterli olmadığını ifade ederek, ‘’baba’’nın her aşamada etkin rol alması gerektiğini vurguluyor. Hacettepe Üniversitesi’nin (HÜ) Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Özcebe ve Dr. Burcu Küçük Biçer’in koordinatörlüğünde, ailede babanın çocuk bakımındaki yerini ve sorumluluklarını belirlemek amacıyla Ankara’nın orta gelir düzeyinde olan bir mahallede araştırma yapıldı.
|
|
|
Yazar: Banu YAŞAR - (132)
|
|
14.07.2010 |
|
Çocuklar her yaş döneminde farklı şeylere ilgi duyarlar. Bir yaş önce hiç ilgilerini çekmeyen bir konu, bir yaş sonra çok fazla dikkat çekici olabilir. Özellikle de okul öncesi dönemde bu durum çok belirgindir. Anneler çocuklarındaki bu hızlı değişime alışmakta güçlük çekerler. “Bu çocuğa ne oldu anlamıyorum, geçen sene böyle huyları yoktu” diye şikâyet ederler.
|
|
|
Yazar: Ali Ferşadoğlu - (269)
|
|
30.06.2010 |
|
Her halimizle imtihandayız. Allah, mal verir imtihan eder, malı alır imtihan eder, çocuk vermez imtihan eder, çocuk verir imtihan eder, verdiği çocuğu alır imtihan eder. Evlilik hayatı ile, eşimizle, işimizle, çocuklarla imtihan ediliriz.
“Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. Bakalım sabredecek misiniz?” (Furkan Suresi: 20)
|
|
|
Yazar: Ali Ferşadoğlu - (126)
|
|
29.06.2010 |
|
Şefkat acımak, yardım etmek demektir. İnsan merhamet, yani şefkat
sahibidir. Bu duygu, annelerde hayatını fedâ edecek derecede zirvededir.
Ancak, şefkatli olmak yetmiyor. Sınır ve ölçüsü de önemli. Şefkat,
yerli yerinde ve dengeli kullanılmalı.
Şefkatin ölçüsünü de âlemlere rahmet olan Peygamberimiz (asm) yaşayarak
ders vermiştir. Şefkatimiz, İlâhî şefkat derecesini aşmamalı. Eğer
taşsa, merhamet ve şefkat değil, dalâlete ve ilhada (gerçek inançtan
sapmaya) sirâyet eden (bulaşan) ruhî ve kalbî bir hastalıktır.1 Ayrıca
fazla şefkat; elem, üzüntü sebebidir.
|
|
|
Yazar: Prof. Dr. İbrahim Canan - (126)
|
|
19.06.2010 |
|
Ailenin birinci sorumlusu babadır. İslâm ailesi esas itibariyle anne, baba, çocuklardan meydana gelir. Ailenin terbiyevî işlerinden öncelikle baba sorumludur. Bu sorumluluğu yerine getirebilmesi için bir kısım yetkilere sahiptir. Bu sebeple de reis durumundadır baba. (bkz. Nisa Sûresi, 34)
|
|
|
Yazar: Banu YAŞAR - (150)
|
|
17.06.2010 |
|
Evlilik sürecinde eşlerin birbirleriyle uyumu ve iletişimi çok önemlidir. Hem ailedeki huzurun sağlanması, hem de çocukların ruh sağlığı açısından buna özen gösterilmelidir. Eşler birbirlerinin rakibi gibi davrandıklarında, yani evlilik bir güç savaşına dönüştüğünde, bu ilişki evlilik olmaktan çıkar, karşılıklı çatışmaya dönüşür. Yapılan bir hatanın ya da davranışın bedeli ödettirilmeye, misliyle acısı çıkarılmaya çalışıldığında ailedeki düzen de bozulur.
|
|
|
Yazar: Faruk ÇAKIR - (156)
|
|
16.05.2010 |
|
Toplumun temel direği kabul edilen ‘aile’nin ciddî tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olduğu her halde tartışılmaz. En ‘asrî’ aile büyükleri bile toplumda meydana gelen ‘aşınma’nın farkında ve onlar da bu gidişten memnun değil. En azından şu anlamda serzenişlerde bulunduklarını duymuş olabilirsiniz: “Şimdiki gençlerde saygı kalmadı! Otübüste oturup, yaşlılara yer vermiyorlar! Öğretmenlerine saygı duymuyorlar. Dün, sigara içerken dumanını yüzüme üfledi!”
|
|
|
Yazar: HAVVA YILDIRIM - (143)
|
|
09.05.2010 |
|
Anneciğim, sen aklıma bir rüya ile düştün. Rüya tılsımlıydı ve ilk başta yoramadım senin için olduğunu.
Rüyanın yorumunu beklerken, zaman geçti. Parçalar yerine oturdu ve rüyanın sana işaret ettiğini anladım. Aldım elime kara kalemi ve geçtim beyaz sayfanın karşısına. Baktım ilk önce tek noktanın yer etmediği beyaz sayfaya ve ilk kelimeyi yazdım, ardının geleceğini, gönderileceğini bilerek.
|
|
|
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 11 Toplam sayfa: 60 |