EuroNur - www.SaidNursi.de

Cuma
03 Eylül
Şifremi unuttum ! Kayıt Olun
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
[Üyelik]
Anasayfa arrow Said Nursi arrow Said Nursi kimdir?
SAİD NURSİ KİMDİR?
Çaycı Emin Bey Yazdır E-Posta
Yazar: İslam YAŞAR - (55)   
18.08.2010
İnsan vatansız olmaz, vatan da insansız.

Her insan bir yerde doğar. Doğduğu ülke vatanı, şehirse memleketidir. İnsan oraları o hisle sever. Memleketinde yurt yuva kurup ev bark yapar ve hep orada yaşamak ister.

İnsanların çoğu bu isteğini gerçekleştirir ve ömrünü vatanında geçirir. Fakat herkes o şansa sahip değildir.
 
Sungur Ağabey ve hatıralar Yazdır E-Posta
Yazar: Halil USLU - (217)   
02.07.2010
Nur-u Kur’ân dâvâsında sosyal hayata ve cemaatin seyl-i ruhânîsine gözlerimizi açtığımızda başımızda gördüğümüz ağabeylerimizden bir tanesi ve nur tanesi muhterem Mustafa Sungur ağabey idi. Sergüzeşt-i hayatımızın bir çok yerinde vardır. Onunla yaşadığımız unutulmayacak hatıralar ve dersler mevcuttur. Uzun zamandır çekmekte olduğu hastalığı beni de muzdarip etmektedir.
 
Bir Bekir Berk vardı Yazdır E-Posta
Yazar: Raşit YÜCEL - (223)   
24.06.2010

O ne bir efsane, ne de bir hikâye idi.

Yaşamış bir dâvâ adamı...

Yüzlerce mahkemede Risâle-i Nur eserlerinin müdafaasını yapmıştı.

Bediüzzaman Hazretlerinin hayatta iken avukatlığını yaptı.

 
Mazlumların avukatı Bekir Berk Yazdır E-Posta
Yazar: Yeni Asya - (262)   
15.06.2010

Vefatının 18. yılında rahmet ve mağfiretle anıyoruz

Bekir Berk, 1926 yılında Ordu’nun Uzunhisar nahiyesinin Delikkaya köyünde dünyaya geldi. İlk, orta ve liseyi İstanbul’da bitirdi. 1945-46 öğrenim yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde üniversite öğrenimine başladı.

 
Abdülmecid (Nursî) Ünlükul ve Risâle-i Nur Yazdır E-Posta
Yazar: Halil USLU - (258)   
11.06.2010

43 sene önce Hakk’ın rahmetine aramızdan bir yıldız gibi kayıp giden ve gönüllerimizden hiç çıkmayan Abdülmecid (Nursî) Ünlükul bir ummandı. Nasıl ki büyük ağabeyi ve hocası Bediüzzaman Hazretleri kalıplara, çağa ve zaman şeridine sığmıyor; aynen öyle de, Abdülmecid Efendi Hocamız da kısa zaman dilimlerine sığmayan, fevkalâde bir tevazunun deryasıydı.

 
Ölüm, asude bir bahar ülkesi Yazdır E-Posta
Yazar: ERDOĞAN AKDEMİR - (308)   
26.05.2010

Şehid merhum Cevdet Baybara’ya rahmet vesilesiyle...

“Hiçbiriniz sakın ölümü temennî etmesin. Eğer o salih bir kimse ise (hayatta oldukça) salâh (iyilik) ve faziletini arttırması umulur. Eğer kötü bir kimse ise onun tövbe edip Allahü Teâlâ’nın rızasını kazanması umulur.”

(Hadis-i Şerif, Sahih-i Buhârî)

 
Zübeyir Gündüzalp çizgisi Yazdır E-Posta
Yazar: Sami CEBECİ - (355)   
07.04.2010

Image
Kafkaslardan göç ederek Karaman ili Ermenek ilçesine yerleşen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Zübeyir Gündüzalp 1944 yılında Risâle-i Nurları tanıdı ve 1947 yılında Bediüzzaman Hazretlerinin hizmetine girdi.

Üstadın “Kâinata değişmem” dediği bu iman ve İslâm fedaisi, fenâfi’l-Üstad olmanın yanı sıra, müdebbir ve müdakkik karakteriyle Risâle-i Nurun meslek ve meşrebini tam mânâsıyla kavradı.

 
Yerdeki teşyîye nisbet, gökte hoşâmedî vardı Yazdır E-Posta
Yazar: İslam YAŞAR - (240)   
05.04.2010
Image
Osman Demirci Hocanın, Fatih Camii’ni, avlusunu ve çevredeki yolları, sokakları dolduran binlerce insanın iştirakiyle kıldırdığı namazı müteakip, Zübeyir Gündüzalp’in tabutu omuzlara alınıp cemaat yola çıkınca o fevkalâde hâller de onlarla birlikte harekete geçti.

O yıllarda, öldürülen militanların cenazelerini kaldırma bahanesiyle caddeleri, meydanları işgal ederek trafik akışını durdurup gösteri yapan alayişli, nümayişli, taşkın talebe yürüyüşleri çok olduğundan insanlar tedirgindi.
 
Haydar Gündüzalp'ten Zübeyir Gündüzalp'i dinlerken Yazdır E-Posta
Yazar: HASAN BULUT - (323)   
04.04.2010
Image
1991 yılının sıcak bir Temmuz ayında, Kemal Doğan Ağabeyimizle birlikte Samsun’dan Ermenek’e doğru yollara koyulmuştuk. Kendisi daha önce bu şirin ilçede görev yaptığı için, oranın tabiî güzelliklerinden, Haydar Gündüzalp Ağabeyin hatıralarından, küçük bir ilçede yapılan muhteşem hizmetlerden bahseder ve âdeta Ermenek nazarlarımızda efsaneleşirdi.
 
"Okumak, okumak, okumak" Yazdır E-Posta
Yazar: Yeni Asya - (332)   
04.04.2010
Image
Zübeyir, 1960 İhtilâli’nden sonra Urfa’dan zorla çıkarılınca gizlice Isparta’ya gitti. Risâlelerin satışından elde edilen ve altın olarak saklanan paraları Hüsrev Efendiye teslim etti.1 Onun etrafındaki bazı insanların soğuk tavırlarına muhatap olunca, orada fazla kalmadı ve sıla-i rahim yapmak maksadıyla Ermenek’e geçti.

Oradayken Sungur, Ankara’ya gelmesi için mektup yazdı. İstanbul’daki Nur Talebeleri de onu ısrarla oraya dâvet ettiler, ama o bir yere gitmedi.
 
Bediüzzaman'ın talebesi Bayram Yüksel: Yazdır E-Posta
Yazar: Son Şahitler - (278)   
03.04.2010

Image
Zübeyir Ağabeyin kale gibi imanı, acaip bir fedakârlığı vardı Bediüzzaman’ın talebesi (merhum) Bayram Yüksel, Zübeyir Gündüzalp’i anlatıyor:

“Üstadımız hizmetine yeni gelenlere bir-iki sene iltifat eder, okşar, fazla sıkmaz, ağır ağır derslere başlar, fedakârlık, sadakat, tedbir ve ihlâs dersleri verirdi. Çok şefkatli muamele ederdi.

 
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 11 Toplam sayfa: 87
Advertisement
Advertisement
 

Bir Vecize

“Eğer namaz kılmazsan, senin o günkü alemin zulümatlı ve perişan bir halde gider.”
-Sözler- 21. Söz; s.246
 
 

Köşe Yazarları

İstatistik

Bugün:179
Dün:1664
Bu Hafta:7044
Bu Ay:3630
Toplam:3676622
Şu anda 2 ziyaretçi çevrimiçi
Sitemizde 82 kategoride
 4654 makale bulunmaktadır.

Üye Girişi






Şifremi unuttum !
Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun

Sitede Arama

Anket

İhlas ve Uhuvvet risalelerini hangi sıklıkta okuyorsunuz?