Üstad Bediüzzaman ve siyaset

Risale-i Nur’un müellifi Üstad Bediüzzaman Hazretleri, günümüzün en revaçta meselesi olan siyaseti en doğru şekilde analiz ederek yerli yerine oturtmuştur. Çağımızın müceddidi olması hasebiyle, bütün siyaset tabipleri ve siyasîler ona kulak vermelidirler.

“Siyasette muktesit meslek” ölçüsünü Risale-i Nur yoluyla ders veren Üstad Bediüzzaman Hazretleri, siyaseti müsbet ve menfî siyaset olarak iki kısımda ele almaktadır. Menfaat üzerine dönen menfî siyasetin ucunun ecnebi elinde, dolayısıyla canavar olduğunu belirterek, bu nevi siyasetten Allah’a sığındığını beyan etmektedir.

Sebebini de şöyle izah etmektedir: “Kur’an-ı Hâkimin hizmeti, beni şiddetli bir surette siyaset âleminden men etti. Demek, Kur’an-ı Hâkimin hizmetinin bütün siyasetlerin fevkinde bir ulviyeti var ki çoğu yalancılıktan ibaret olan dünya siyasetine tenezzüle meydan vermiyor.”1 Bu sebeple, Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, tek partili, tek adamlı dönemlerde hâkim olan menfî siyasete yıllarca hiç bakmadı, alâkadar olmadı, ademe mahkûm etti. Bu durum yaklaşık otuz beş sene devam etti. Ülkemizin çok partili sisteme geçmesi ve eskiden “Ahrarlar” dediği, sonra da “Demokratlar”ın yeniden siyaset sahnesine çıkmasıyla, siyaset âlemine, müsbet siyaset adına ara ara baktı ve bu hususta mektuplar telif ederek, milletimize ve bilhassa ehl-i imana Demokratları adres gösterdi. Siyaset âleminde demokratları ehven-i şer olarak niteliyordu. De-mokrat Partiyi, Kur’an ve vatan ve İslamiyet namına muhafazaya çalışıyordu. Menfî siyasetin temsilcisi Halk Partisi ve Millet Partisi zihniyetinin iktidar olmasını istemiyordu. “Eğer Demokrat Parti düşse, ya Halk Partisi veya Millet Partisi iktidara gelecek” diyordu. Çünkü bu partiler altında ülkeye anarşi, terör, ırkçılık ve dincilik gibi tehlikeli cereyanların hâkim olabileceğini söylüyordu.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri şu tespiti yapmıştı: “Gizli münafık zındıkların garblılaşmak bahanesiyle siyaseti dinsizliğe alet yapmalarına mukabil, bir kısım dindar ehl-i siyaset, dini siyaset-i İslamiyeye alet etmeye çalışmışlardı. İslamiyet güneşi yerdeki ışıklara alet ve tabi olamaz. Ve alet yapmak, İslamiyetin kıymetini tenzil etmektir, büyük bir cinayettir.”2 Şimdiki siyasetin ucu ecnebi elinde olduğundan şerlidir. Ancak bu şerler içerisinde Demok-ratlar ehven-i şerdir. Demokratların parmak kesmesine bedel, ötekiler kol kesiyor. Bu sebeple, ehven-i şer ifadesi sadece Demokratlar için geçerlidir. Onun için Demokratlar dışında ehven-i şer bir parti yoktur. Hele azam-ı hayr hiçbir parti yoktur.

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Demokrat Partiyi desteklemesinin en mühim sebeplerinden biri “Bazı münafıklar dindarları perde yapıp dini siyasete âlet; sonra da siyaseti dinsizliğe âlet etmeye çalıştıklarından safdil dindarların hatırı içindir.” Hem, “Şimdi Nurcular namını alan ve ittihad-ı İslam içinde bulunan kardeşlerimiz yanlış basmamak içindir”3 Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, “otuz beş sene sonra dirildi, yine uyandı”4 dediği eskide Ahrar Fırkası, şimdi de Demokrat Partiyi desteklemesinin bir sebebini de şöyle beyan etmektedir: “Evet, biz dini siyasete alet değil, belki vatan ve milletin dehşetli zararına siyaseti muaassıbane dinsizliğe alet edenlere karşı, bizim siyasete bakmamıza mecburiyet-i katiye olduğu zaman, vazifemiz siyaseti dine alet ve dost yapmaktır ki üç yüz elli milyon kardeşlerin uhuvvetini bu vatandaki kardeşlere kazandırmaya sebep olsun. Siyaseti dine alet ve dost yapmakla bu vatan ve milletin saadetine çalışmışız.”5 Yoksa “Nurcular, Nur’u hiçbir şeye alet etmediler, siyaset topuzuna el atmadılar.”6

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Risale-i Nur yoluyla beyan ettiği bu ölçü ve esaslar kıyamete kadar geçerlidir. Hal-i âlem bunu ispat etmektedir. Şu anda dünyanın aradığı ve geldiği nokta, ortak payda olarak Demokratlıktır. Bu sayede hem ittihad-ı İslam, hem de dünya barışı tesis edilecektir. Başka yollar çıkmazdır. “İnşaallah o Demokratlar, istibdad-ı mutlakı kaldırıp tam bir hürriyet-i şer’iyeye vesile olacaklar.”7

Dipnotlar:
1-Bediüzzaman Cevap Veriyor 49,
2-age.53,
3-age.55,
4-age.55,
5-age.55,
6-age.56,
7-Emirdağ Lahikası 348

image_pdf

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*