Üstad Bediüzzaman’ın sualleri

Kur’ân’ın en yüksek tefsiri ve i’cazı olan Risale-i Nur Külliyatının müellif-i muhteremi Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Otuz bir Mart Hadisesi denilen ve 1909 Nisanında yapılan menhus darbeye karışmadığı halde, o dönemin yönetimi tarafından kasıtlı olarak tutuklanıp, Divan-ı Harb-i Örfi yani sıkıyönetim mahkemesinde muhakeme edilmiş; yaptığı muhteşem müdafaa neticesinde beraat etmiştir.

Onlarca kişiyi idama mahkûm eden bu mahkeme, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin müdafaası ve sualleri karşısında lâl olmuş, adeta Üstad Bediüzzaman hâkim, paşalar mahkûm durumuna düşmüşlerdir. Ayrıca, “Bu sualler kırk-elli masum mahpusun tahliyesine sebep olmuştur.”1 Üstad Bediüzzamanın bu sualleri “Her suale cevap verilir; fakat sual sorulmaz”2 düsturunu akla getirse de, ona muhalif değildir. Buradaki sualler, sualden çok birer insanlık, adalet, hak, hukuk ve hürriyet dersidir. İstibdat ve haksızlığa karşı hakkı tutup kaldırmaktır. İsim ve resimden ibaret olan meşrutiyet adı altında hüküm süren istibdadı tokatlamaktır.

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin sorduğu “on bir buçuk sual” günümüzün de sualleridir. Bilhassa yaşanan hain on beş Temmuz kalkışması ve sonrasında uygulanan ve aylardır devam eden OHAL ve binlerce haksız hukuksuz tutuklamalar, 17 bin kadın, 700 bebek ve binlerce insanın hapse atıldığı, aylardır süründürüldüğü ve de yüz binlerce ailenin perişan olduğu bu haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı, Üstad Bediüzzamanın bu sualleri güncellenmiştir. Hem de bu sualleri sormak, her ehl-i vicdanın vazifesidir. Çok şükür ki, mensuplarını ind-i İlahide mesuliyetten kurtaracak kahraman bir camia ve onun ila-yı kelimetullahı hedef-i maksat eden günlük gazetesi olan Yeni Asya var ve bu haksız ve hukuksuzlukları her gün dile getirmektedir. Bu itibarla, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin vazifesini devam ettirmektedir. Allah yar ve yardımcısı olsun ve muvaffak eylesin.

Muradımız odur ki, sair ehl-i imanın da bu haksızlıklar ve hukuksuzluklar karşısında feveran etmesidir. En azından taraftar olmamasıdır. “Çünkü zulme rıza zulümdür; taraftar olsa zalim olur, meyletse “zulmedenlere en küçük bir meyil göstermeyin; yoksa cehennem ateşi size de dokunur” (Hud Suresi 113) ayetine mazhar olur.”3 Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin mahkeme heyetine yönelttiği on bir buçuk sualin tam metni, Tarihçe-i Hayat ve Divan-ı Harbi Örfi adlı eserlerinde mevcuddur. Bu sualleri etkili ve yetkili bütün herkesin, bilhassa da hukukçuların okuması ve incelemesi sağlıklı bir hukuk sistemi için lazım ve elzemdir. Uğursuz otuz bir Mart hadisesine binaen, sorduğu suallerden bazıları şunlardır: “1-Gazetelerin aldatmalarıyla meşru bilerek… cereyan-ı umumiyeye kapılan safdillerin cezası nedir?” “2-Bir masumu idam etmek mi, yoksa on caniyi affetmek mi daha zarardır?” “3-Maddi tazyikler, ehl-i meslek ve fikre galebe etmediği gibi daha ziyade nifak ve tefrika vermez mi?” “4-Bir maden-i Hayat-ı içtimaiyemiz olan ittihad-ı millet; ref-i imtiyazdan (ayrıcalığı kaldırmaktan) başka ne ile olur?” “5-Acaba bahçıvan bir bahçenin kapısını açsa, herkese ibahe etse, sonra da zayiat vuku bulsa; kabahat kimdedir? Elhasıl: Şedit bir istibdat ve tahakküm, cehalet cihetiyle şimdi hükümfermadır. Güya istibdat ve hafiyelik tenasüh etmiş.”4

Çağın müceddidinin bu nevi sancılı dönemler için sunduğu çare şudur: “Hakiki hürriyet, adalet, meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvveti temin etmektir. Yoksa istibdat daima hükümferma olacaktır.”5 Bütün vatan ve millet sevdalılarına duyurulur.

Dipnotlar:
1-Tarihçe-i Hayat 84, /
2-age.62, /
3-Kastamonu Lahikası 215, /
4- Tarihçe-i Hayat 84-85, /
5-age.69

image_pdf

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*