| Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf Ediyorlar, Yarın Sahip Çıkacakalar |
|
|
| Davut Şahin tarafından yazıldı. |
| Salı, 31 Mayıs 2011 01:00 |
Gazeteci-anchorman Mehmet Ali Birand’ın sözleri hala tartışılıyor. Tartışılmalı da.Ne diyordu? Şunu: “Atatürk’ün kurduğu ve askere emanet ettiği, Laik Türkiye cumhuriyeti’nin yıllar boyunca iki düşmanı oldu. Ticaniler ve Kürtler. Biz yıllardır bunu zaten yazıyoruz. Ama ipleyen yoktu. “Merdi Kıpti şecaat arzederken sirkatini söyler” hesabı… Mehmet Ali Birand itiraf edince kıymete biniyor demek. Cumhuriyetin kuruluşundan beridir “dindarlara” yapılan baskı ve zulümün haddi hesabı yok. İki örnek sunmak istiyorum. İskilipli Atıf Hoca ve Bediüzzaman Said Nursi hazretleri. * İskilipli Atıf Hoca Cumhuriyet dönemi öncesi yazdığı eserden dolayı sehpaya gönderilmişti.Hatta tutuklu olduğu dönem, bir arkadaşı ziyaretine gelerek “Sonunu nasıl görüyorsun?” diyerek sorar. Atıf hoca gayet emin, “Cürüm bulunmadı ki, ceza verilsin. Tabii beratımı umuyorum” der. Tek kişilik hücreden çıkarılıp 8. koğuşa nakledilişini de buna bağlıyordu Atıf Hoca. Ümitliydi gerçekten. Bolu’lu Nizamettin Saraç bey anlatıyor: “Zannedersem, 1926 veya 27 seneleriydi.O sıralarda vazifem icabı Ankara’da bulunuyordum. Genç olmama rağmen İstiklal Mahkemelerini takip için verilen vesikalardan birini elde etmiştim. Bununla imkan buldukça celseleri(duruşmaları) takip ediyordum. Bir tesadüf eseri olarak Atıf Hocanın mahkemesinde de bulundum. Muhakemeyi reis sıfatıyla Kel Ali adıyla maruf Ali Çetinkaya yürütüyordu. Büyük bir hışımla hocaya dönerek, ‘Sen şapka aleyhinde bulunmuşsun!’ dedi. “Hoca sakin ve vakur bir tavırla: ‘Evet efendim. Şapka kanunu çıkmadan iki gün önce, şapkanın bir Müslüman kisvesi olmadığına dair bir risale yazmıştım’ dedi. Kel Ali, ‘Şimdi ne yapıyorsun?’ diye sordu. Hoca, ‘Kanunlara itaat ediyorum’ cevabını verdi. Bunun üzerine Kel Ali hiddetle bağırarak: ‘Sen bilmiyor musun ki şapka da bezdir, fes de bezdir’ deyince hoca sükunetle: ‘Evet biliyorum. Ancak hey’et-i hakimin arkasındaki bayrak da bezdir, lütfen o bezi kaldırınız da yerine bir İngiliz bayrağı asınız’ karşılığını verdi. Kel Ali hiddetlenmişti. ‘Ne diyorsun?’ diye bağırdı. Hoca: ‘Şapka bir alamettir, adet ile alamet arasındaki farkı düşünerek o risaleyi yazmıştım.’ Dedi. Bunun üzerine celse tatil olundu ve savunmasını yapmak için mahkeme bir gün sonrasına ertelendi.” Hatırladınız. Bu sahneyi usta yönetmen Mesut Uçakan “Kelebekler Sonsuza Uçar” filmiyle izleyenlere aktarmıştı. Filmin unutulmaz repliği idi bu sözler… Böylelikle hafızalara kazındı. Atıf Hoca müdafaasını bizzat okumuş. Ama karar kaçınılmazdı. İdam edildi. Atıf Hocanın yakın arkadaşı Tahir Mevlevi o günleri şöyle anlatır: “Birdenbire gözüme ilişen bir manzara, beni olduğum yeri mıhladı. Evet, eski Meclis önündeki meydanın ortasına iki tane sehpa dikilmiş, onların arasına da beyazlar giydirilmiş iki vücut çekilmişti. Yüzleri diğer tarafa müteveccih olan bu cesetlerden birinin Atıf efendi olduğu, boyunun uzunluğundan ve hala görünen metin vaziyetinden anlaşılıyor, o ref’i (yüksek) vaziyetiyle merhum hayatındaki halinden yüksek görünüyordu. Bilaihtiyar gözlerimden yaşlar akarken, dudaklarımdan da ‘Uluvvün fi’l hayati ve fi’l memat. Le-hakkun ente ikdü’l mucizat’ (Sen hayatta da, ölümünde de yücesin. Gerçekten sen mucizelerden birisin) beyti döküldü.” * Bediüzzaman Hazretlerinin talebelerinden Mustafa Sungur yıllar sonra anlatıyor: “Büyük Doğu”da neşredilen, İskilipli Atıf Hoca’nın başına gelenleri anlatan yazıyı Üstad’a okuyordum. Bir ara baktım, Üstad gözlerini siliyordu.” Evet, Cumhuriyet dönemi mağdurlarından biri de “hakiki Cumhuriyetçi” olan Bediüzzaman Hazretleri’ydi. Bediüzzaman Hazretleri kendisinin “dindar bir Cumhuriyetçi” olduğunu Eskişehir Mahkemesinde ifade etmiştir. “Hulefa-i Raşidin; hem halife, hem reisicumhur idiler. Sıddik-i Ekber (r.a.) Aşere-i Mübeşşereye ve Sahabe-i Kirama elbette reisiscumhur hükmünde idi. Fakat, manasız isim ve resim değil, belki hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şer’iyeyi taşıyan mana-yı dindar cumhuriyetin reisleri idiler” diyerek sistem olarak Cumhuriyet’i “manasız isim ve resimden iberet olmamak” (Şualar, s. 317) kaydıyla savunmuştur. * Bediüzzaman Cumhuriyet adı altında baskılara, keyfiliklere ve dinsizliklere hayatı boyunca sürekli biçimde şahit olduğundan mevcut uygulamayı Denizli Mahkemesinde eleştirerek, dönemin reislerine, “Sizi iğfal eden ve adliyeyi şaşırtan ve hükumeti bizimle vatana ve millete zararlı bir surette meşgul eyleyen muarızlarımız olan zındıklar ve münafıklar, istibdat-ı mutlaka ‘cumhuriyet’ namı vermekle, irtidad-ı mutlakı rejim altına almakla, sefahet-i mutlaka ‘medeniyet’ ismi vermekle, cebr-i keyfi-i küfriye ‘kanun’ ismini takmakla hem sizi iğfal, hem hükumeti işgal, hem bizi perişan ederek, hakimiyet-i İslamiyeye ve millete ve vatana ecnebi hesabına darbeler vuruyorlar” (Şualar, s.256) demiştir. * Ama mevcut sistem Bediüzzaman Said Nursi’yi de öğütmeye çalışmış, başaramamıştır. Bediüzzaman maddi ve manevi işkenceye tahammül göstermişti.. Suçsuz yere hapse atılması bir yana, zehirlemişlerdi. Soğuk ve tek kişilik hücrede buz gibi odada adeta ölsün diye beklediler. Allah’ın inayetiyle bu gerçekleşmedi. Ancak hapishaneler medrese-i Yusufiyeye tebdil olundu. Şer hayra döndü. Metanet ve sabırla bu ülkenin inşasına hapishanede de olsa, devam etti. Mehkeme heyeti, Bediüzzaman’ı idamla yargılamasına rağmen, hep beraatını netice verdi. * Devlet zulmetti, gazeteler alkışladı. Dönemin kudretli gazetesi Cumhuriyet, ha bire yakalanan dindarları afişe etti. Sanki terörist yakalanmış gibi manşete taşıdı. Ama gün geçti devran döndü. Şimdi itiraflar tek tek geliyor. Çünkü sistem artık eskisi gibi değil. “Demokrasi adına, darbelerle ince ayar yaptırdık” diyen Birand gibi gazeteciler şimdilerde “günah çıkarma” telaşına girdi nedense. İftira, itirafı… İtiraf yarın sahiplenmeyi beraberinde getirirse şaşmayın. Yani, bu itiraflardan sonra değil “muhafazakarlık”ta “Cumhuriyet düşmanları(!)”na bile sahip çıkacaklardır. İnanın o günler çok uzak değil. |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Yörsan’ın hassasiyeti… |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Rahmetin eşiğindeyiz |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Şam’ın seherini, Şam yeli basmada... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 89 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...
Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer:
...
Isparta, memleketimizin gül bahçesi; Barla ise bu güllerin en nadidelerinin yetiştiği bir gülistan.
İşte böyle bir gülistana bir bahar mevsiminde ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyor
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, ...
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.