Anasayfa Yazarlar Halil Akgünler Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi
Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi Yazdır e-Posta
Halil Akgünler tarafından yazıldı.   
Salı, 02 Ekim 2012 00:00

Hz. Adem(as) ve Havva yasak meyveyi yedikten sonra yeryüzüne indirildiler. Cennet gibi bir hayattan daha zor şartların hüküm sürdüğü bir dünya hayatı yaşamaya başladılar. Burada uzun bir süre tövbe ve istiğfar ile meşgul oldular. Yaptıkları hatadan dolayı Allah'tan özür dileyip senelerce üzüntü içinde af ve mağfiret dileyerek ibadette bulundular. Cenab-ı Hak da bu iki kulunun tövbesini kabul etti. Onlar için dünya yüzünde rızklar yarattı. Toprağı, suyu onların hizmetine verdi. Hayvanlardan nasıl istifade edileceğini onlara öğretti. Semadan yağmuru, yerden pınarları onlar için akıttı. Böylece Allah vaadini yerine getirmiş, semayı ve yeri ve içindekileri onlara ihsan etmiş, böylece yer yüzünde halife olarak onları tayin etmişti.

Sıra Adem neslinin çoğalmasına gelmişti.

Hz. Adem(as) ve Havva anamız izni ilahi ile bir süre sonra evlendiler. Artık kendi sülblerine yüklenmiş olan genetik şifrelerin açılma vakti gelmişti. Yer yüzünde yaşayacak olan insan neslinin hayat sahnesine çıkması gerekiyordu. Allah'ın güzel isimleri tecelli edecek ve İzn-i İlahi ile nesiller çoğalacaktı.

Peki ilk üreme süreci nasıl olacaktı? O zaman yer yüzünde tek bir anne ve tek bir baba olduğuna göre kardeş durumunda nasıl bir evlilik vuku bulacaktı?

Zihinleri çok meşgul eden bu sorulara makul cevaplar aramak gerekiyor. Bu noktada yine bazı kaynaklara müracaat ederek akla ve nakle uygun cevaplar bulmaya çalışacağız.

Cenab-ı Hak vardır ve birdir. Kendi varlık ve birlik mührünü de her mahlukun alnına vurmuştur. Nevileri ve türleri meydana getiren her bir ferdi ayrı bir özellikle yaratılmış. Türler ise kendi içinde tek ve ayrı bir özellik taşır. İnsanlar, hayvanlar, melekler, bitkiler, cinler gibi.. Dünya bir, ay bir, güneş birdir. Galaksiler bir, galaksilerden meydana gelen kainat da birdir. Yani kainatın heyet-i mecmuasından tutun da, cüzi fertlere kadar, o fertlerin parmak uçlarına kadar, parmak uçlarındaki hücre ve moleküllere kadar her şeyde bir birlik mührü vardır..

İşte Cenab-ı Hak bu hikmeti gereği insan neslini de bir babadan ve ondan da eşini yaratarak, bir anadan türetmiştir. Bu günkü biyoloji ilmine göre tüm canlılardaki genetik yapı onların bir ana ve babadan türediğine işaret ettiği gibi, aynı şekilde insanın da bu kanun içinde olduğunu gösteriyor. Yani tüm canlılar aslında benzer bir üreme kanuna tabidir.

Bu nedenden dolayı insan nesli de bir ana ve babadan olan çocuklar yolu ile çoğalmıştır. Bu noktada Hz. Adem ile Havva'nın ilk doğan çocuklarının çok özel bir yaratılışa sahip olduğunu anlıyoruz. Tabi ki her insan özel ve tek bir yaratılışa sahiptir. Ancak kardeş evliliği gibi yasak bir duruma bir defaya mahsus çok özel bir yaratılış süreci ile ve belli bir çocuk sayısı için müsaade edildiği anlaşılıyor.

Şöyle ki:

Havva annemiz her defasında bir kız ve bir oğlan olmak üzere ikiz çocuk doğruyordu. Bu çocuk sayısının 40 olduğu, yani 20 çift ikiz çocuk olduğunu çeşitli kaynaklarının haberlerinden anlıyoruz. Bazı kaynaklarda çocuk sayısına 120 diyenler de var, ancak ekseriyetin görüşü 40 olduğu yönünde. Belki bir miktar da fazla olabilir, fakat bu çok da önemli değil. Zira bazı çocuklar sonradan vefat etmiş de olabilir. Buradaki önemli husus çocukların özel bir şekilde yaratılıp, ikiz olmaları. Özel yaratılıştan kasıt şu: kardeş bağları nedeni ile ileride yapılacak özel evliliklerde her hangi bir genetik bozukluk olmasın. Zira çocukların evlilik süreçleri de Hz. Adem'e(as) İlahi Kudret tarafından bildirilmiş. Sırası ile doğan iki çocuklar çaprazlama olarak evlendirilecek. Sanki beraber doğan ikizler kardeş mesabesinde, diğer doğanlar sanki bu özellikten daha uzaklar. Bu günkü araştırmalara göre ikiz kardeş olayı çok gizemli bir olay, sırları daha tam olarak çözülememiş.

İşte insan nesli Hz. Ademden sonra ikinci kuşak olarak böyle bir süreçle başlamış. Yani ikiz doğan çocuklar çaprazlama bir usulle, Emr-i İlahi doğrultusunda, evlendirilmişler. Bunun bir ilahi emir olduğunu Habil ve Kabil olayından anlıyoruz.

Habil ve Kabil ark arkaya doğan ikiz çocukların erkek olanları idi. Bu durumda Habil Kabil'in kız ikizi ile, Kabil de Habil'in ikizi ile evlenmek durumundaydı. İlk İlahi emir bu idi. Ancak Kabil bu fıtri seyre itiraz etti ve kendi ikizi ile evlenmek istedi. Bu durumu babası Hz. Adem'e(as) bildirdiği zaman, Kabil'in isteğini uygun bulmadı babası. Bunun yasak olduğunu, Allah'ın emrinin diğer kız ile, yani Habil'in ikizi ile evlenmesi gerektiğini ona bildirdi. Kabil ise arzu ve isteğinde ısrar edince duruma Kudret-i İlahinin hüküm vermesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu noktada Habil ve Kabil Allah'a kurban adayacaklar, kimin kurbanı kabul edilirse Allah onun için olumlu bir cevap vermiş olacaktır.

Neticede Habil'in duası kabul olundu, Kabil'in isteği ise reddolundu. Kabil ise Allah'ın hükmüne isyan ederek kardeşi Habil'i öldürdü. Kendi ikizini de yanına alarak başka bir diyara göç etti.

Bu kıssada dikkat çekici bazı noktalar var:

1-Havva annemizin bir seferde bir oğlan ve bir kız olmak üzere ikiz doğurması sadece ilk üremeye ait çok özel bir durumdu.

2-Bu ilk çocuklardaki genetik yapıları özel olarak tanzim edilmişti.

3-Bu düzeni bozmak isteyen Kabil'e müsaade edilmemiş, Allah onun kurbanını kabul etmemişti. Yani Allah bu fıtratın bozulmasından razı değildi.

4-Kabil ise isyan neticesinde bu fıtri yapıyı bozmuş, neslin farklı bir şekilde çoğalıp üremesinde sebep olmuştu.

5-Kabil nesli ile diğer kardeşlerin nesli arasında ileride anlaşmazlık çıkacaktı.

Kabil ilk cinayeti işleyip, yer yüzünde kan döküp ilke fesat fiilini işleyen bir olması yanında, daha kötüsü olarak neslin üreme ve çoğalmasında fıtrat bozucudur. Nuh tufanında boğulan neslin büyük bir kısmının Kabil'in zürriyeti olduğu yine bazı kaynaklarda yer alıyor.

Sual:

Bu çaprazlama evlilik süreci ne zaman kadar devam etmiştir? Havva'dan sonra da devam etmiş mi, yoksa bu sadece Adem'in bu ilk kırk çocuğuna ait bir durum mudur?

Cevap:

Araştırmalardan elde edebildiğimiz bilgilere göre bu kırk çocuk sonrası ne oldu çok da fazla bir bilgi mevcut değil. Ancak çaprazlama bir evliliğin dışındaki bir evlilik durumunun kesin olarak yasak olduğunu, Allah'ın bu kırk çocuk için tayin etmiş olduğu evlilik dışına taşılmaması gerektiğini Kabil'in duasının reddedilmesinden açık bir şekilde anlamak mümkün. Yani daha ilk üreme sürecinde bile açık bir yasak konmuş. Bu noktadan hareketle bu ikiz çocukların çapraz evlenme durumunun çok özel bir durum olarak sadece Havva'nın ikizlerine ait olduğunu ve bunların da sayılarının kesin ve ne net olduğunu anlıyoruz. Şayet çapraz evlenme harici bir evlilik yasaklanmış ise, ki öyledir; bir sonraki kuşakta bu evlilik türünün tamamen yasaklanacağı açıktır. Yani gerek çapraz, gerekse kardeş evliliği daha Adem'in ikinci çocuklarından itibaren yasaklanmış olması ihtimali çok güçlüdür. Zira o 40 ikizden sonra amca, hala, dayı çocukları pekala evlenebilir ve artık nesil bu günkü tarzda çoğalabilir.

Elbette ki bu durum Hz. Adem'in(as) yanında kalan 19 çift çocuk için geçerlidir. Zira Kabil Allah'a isyan etmiş, şeytanın oyuncağı olmuş, kardeşini öldürmüş ve üreme kanuna muhalefet ederek fıtratı bozmuştur. Bu nedenle Hz. Adem'in(as) kontrol ve gözetiminde uzak ayrı bir neslin yetişmesine vesile olmuştur. İşte Kabil neslinin nasıl bir şekilde üremeye devam ettiği, Allah'ın yasaklarına ne kadar riayet ettikleri, sonradan bu neslin bir önceki nesille nasıl bir münasebet kurdukları konusunda çok da net bilgiler yok. Zaten Hz. Adem(as) ile Hz. Nuh(as) arasındaki insan yaşantısı konusunda kaynaklarda çok da fazla bilgi yer almaz. Bu günkü tarih bilgileri Hz. Nuh(as) sonrası insanlık hayatından daha çok bahseder. Öncesine ait çok net bilgi yoktur.

Neslin üremesinde netice olarak:

1-İnsan nesli bir ana ve baban çoğalmıştır.

2-Doğan ilk ikiz çocuklar çaprazlama bir şekilde evlendirilmiştir.

3-Bu süreçten heme sonra günümüzdeki gibi normal bir süreç başlamıştır.

4-Kardeş evlilikleri daha ilk ikizler sonrası, yani 19 çift çocuk sonrası yasaklanmıştır.

Tüm bunlar elbette ki bizim bilgi ve düşüncelerimizdir. Bizim bildiklerimiz ise tenkit ve tavsiyeye her zaman açıktır. Her şeyi tüm mahiyeti ve keyfiyeti ile bilen ise ancak Allah'tır. Allah ise tövbe ediliğinde bilerek ve bilmeyerek yaptığımız her hata ve yanlışları affedendir.

Biz de Üstad'ın lisanı ile Rabbimizden af ve mağfiret diliyor, “"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!" diyoruz.


Bu makale 175176 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#4 xdxdxdkj emre kara 14-01-2014 19:12
Allah razı olsun elinize dilinize ve de yüreğinize sağlık...!!!!!:::::!!!!! !:::!!!! ALLAH RAZI OLSUNN .........!!!! AMİN
Alıntı
 
 
#3 müjdat 03-10-2013 18:44
bence çok karmaşık bir hayat
Alıntı
 
 
#2 Kurani Hayat 02-01-2013 13:39
Bu ne kadar Kurani yaklaşımdan uzak bir iddiadır konusuna girmeden genetik alanında çalışan biri olarak mesnedsiz yapılan ifadelere karşı çıkmak istiyorum. Efendim belki yaşananlar genetik üstüde olabilir diyeceklere de hemen cevap vereyim; Sünnetullah değişmez! Yani Allah ın hayat yasaları değişmez! Genetik bilimi der ki eğer birinci dereceden akrabalar evlenirlerse doğacak çocuklarının aynı genlerde taşınan aynı hastalıktan etkilenmeleri olasılığı çok yüksektir. Hastalıksız olarak doğmayadabilir ama bu tür bir çiftleşme çok mantıksız olacaktır herhalükarda. Denmiş ki tüm insanların 1 atadan gelmesini genlere bakarak çözmüş bilimciler. Nerede kaynak? Kim dedi size? O zaman şunu da bilmelisiniz ki maymunların genetik kodlarıda insana çok yakındır. Aynı şekilde atlarında farelerinde. Konunun İslami boyutuna gelince burada da kaynak filan yok. Hani Kurani yaklaşım? nerede ayet, sahih bir hadis? Bunlar İsrailiyat kaynaklı ifadelerdir. Yahudilerin yada hristiyanların kitaplarından İslami yorum çıkarılamaz buna bidat denir. Kısacası bırakın Habil veya Kabil diye insanların varlığını (bahsedilen konuyu elel alan ayette isim yazmaz iki kardeş der) Havva diye birisindenden bahsedilmez. Hadi bunlar Hadis kaynaklı diyelim ama Kimse Allahı ensest ilişkinin zorbası olmakla idham edemez. Bu yanlışların farkında olunmadığını kabul eder Allah'ın selamının üzerininize olmasını dilerim.
Alıntı
 
 
#1 emrullahcevizhelvaci 03-12-2012 21:56
allah razı olsun elinize dilinize vede yüreğinize sağlık
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün3230
Dün11797
Bu Hafta36789
Bu Ay320652
Toplam13893092

Sitede şuan 566 ziyaretçi var.


Risale-i Nur’un meşrebi

Risale-i Nur’un meşrebi

Meşreb kaynaktan su içmek için kullanılan kaba verilen isimdir. Su içeceksiniz, ama hangi kaptan içeceksiniz? Risale-i Nur meşrebi işte bu kabdır.- Peki Risale-i Nurun meşrebi nedir?- Bediüzzaman bunu “Cevşenü’l-Kebir ve Celcelutiye”den aldığı kuvvet ve feyizle Hz. Hasan’ın (ra) kısacık hilâfetini uzun bir zamana çevirmek” şeklinde ifade etmiştir. (Emirdağ...

Tesettüre makyaj uyar mı?

Tesettüre makyaj uyar mı?

Bir dönem TRT’de ‘Medya Müfettişi’ programını yapan spiker Serra Karaçam, uzun bir arayıştan sonra tesettürü tercih etmiş. ‘İşsiz’ olduğu dönemde tesettürü tercih eden Karaçam, tesettürlü haliyle de “El Cezire”ye (Al Jazeera/Türkiye) kabul edilmiş.Karaçam, arayışı, tesettürü tercih edişi ve tesettürle ilgili soruları cevaplandırırken de tebrik...

Ankara’da uhuvvet buluşması

Ankara’da uhuvvet buluşması

Aylar öncesinden mevlid için çalışmalara başlamıştık. Şirin ilçemiz olan Karadeniz Ereğli’den mevlid için hazırlıklarımız son sür’at ve heyecanlı bir şekilde devam ediyordu.İşin belki de benim için zor tarafı daha önceden programlara katıldığım kardeşlerim değil de şu an bulunduğum hizmet yeri hem de kendim organize ettiğim kardeşlerimle yolculuk yapıyorum....

Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur!Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır ve Kur’ân ve onu istismar edenleri asla affetmez! Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur! Bazı halim selim ağabeyler affeder, ama, Risale-i Nur asla affetmez....

Bir gencin dilinden Yeni Asya

Bir gencin dilinden Yeni Asya

İnsan, varlığın kıymetini elinden gidince daha da derinlemesine hissediyor. Ve düşünceler hicrete dönüşüyor.Yolculuk başlarken, diğer yandan araştırma meyli ortaya çıkıyor. Yokluğun içinde varlığı yaratan Kadir-i Hikmet, tefekkür penceresiyle bizlere hakikatleri sergiliyor. Yoklukla, varlığın kıymetini anlayabilmek için yazdırılmıştır. Hayırlı tefekkürlü...

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER
Vefat yıldönümü münasebetiyle Zübeyir Ağabey ile ilgili gerçekleştirdiğimiz röportajlardan biri de, Ahmet Remzi Hatip’leydi. TBMM yakınlarındaki ...

Abdülmecid Nursî’nin torunu Seyda Ünlükul: Risale-İ Nur’un neşrine engel olunması vahim bir hatadır, vazgeçilsin.

BAKANLIĞIN AÇIKLAMASI DOĞRU DEĞİL

...

 Emekli Müftü Yahya Alkın: “Risale-i Nur, Kur’Ân-ı KerÎm’in bir tefsiri, burhanıdır. Tefsir ve belâgat sahasında çalışan bir zât, bir ilim adamı; ...

Özellikle günümüzde bunu çok görüyoruz. Gençler daha fazla eğilimli. Kanaatimce değer mekanizması bozulmuş durumdadır. Ailelerin değer verme biçimi ...

*Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1950 Makedonya Köprülü vilayeti Valandova kazası Kızıldoğan köyü doğumluyum. 1961 Haziran’ında ilkokulu ...

Yeni Asya Gazetesi muhteşem bir kampanya için hazırlıklarına devam ediyor. Yeni Asya Gazetesi; 45 kupona Hayatüs's-Sahabe eserini okuyucularına ...

VEFATININ 50. yıldönümünde, aynı zamanda Kur’ân yılı olan 2010 yılında büyük Kur’ân müfessiri ve Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirlerini ve Risâle-i ...

AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) toplantısı 23 Eylül-4 Ekim 2013 tarihleri arasında Polonya’nın başkenti Warşova’da icra edildi. ...

Taksim Gezi Parkı’na AVM yapılması çalışmalarıyla başlayan hadiseler kısmen sükûnete erse de etkileri devam ediyor.

Muhtemelen önümüzdeki günler ya ...

Zihinler belki “Arap Baharı” ile meşgul, ama aslında günümüzde yaşanan en büyük hadise, Risâle-i Nur’un baharıdır. Elli ikinci vefat yıldönümünde ...

Bir fazilet rejimi olarak tarif edilen Cumhuriyet, seksen yedinci yılına önemli tartışmalar eşliğinde giriyor. Kanıyla canıyla savunduğu ülkesinin ...

Barla denince başka bir hâl beliriyor sanki yüreklerde. Hem hüznün hem sürurun yeri oluyor kalp bu beldeyi duyunca. Öyle ki Bediüzzaman Hazretlerinin ...

Bugün herkes için çok özel ve güzel bir gündü. Hem Kadir Gecesi gibi mübarek bir günün ...
Başörtüsü yasağı kalıcı olarak sona erdirilemediği için problemler de bir türlü sona ermiyor. Üniversite öğrencilerini hedef alan ‘kanunsuz yasak’ ...

28 Şubat’ın 15. yılı da geride kalırken, bu süreçte medyanın rolü, önceki yıldönümlerine kıyasla daha yoğun bir şekilde gündeme geldi.

 O dönemde ...

Amerika’dan gelen bir haber, “İstikbal İslâmın olacaktır” müjdesini teyid etmesi bakımından çok önemli. Habere göre Amerika’nın ikinci büyük ...

Gazetemizin Ankara Haber Müdürü Umut Yavuz, Ankara Pursaklar Asyanur Kültür Merkezi’nde “Büyük Ortadoğu Projesi ve Ortadoğu’da Oynanan Oyunlar” ...

ABD, Irak’ı işgal ettiğinde 1991 ve 20 Mart 2003’te, “Irak’a demokrasi, insan hakları getireceğini” vaat etmişti.

Bizde bazı safdiller buna ...

Risale-i Nur eserleriyle tanışan herkes “Tiflis” denildiğinde “Şeyh San’an Tepesi”ni hatırlar. Gürcistan’ın başşehri olan Tiflis, 2 milyona yakın ...

Aylardan mayıs.. Hem ilkbahar, hem sonbaharı yaşıyoruz.. Mayıs ayı baharın en güzel temsilcisi iken bazen suiihtiyarımızla baharı kışa çevirmişiz.. ...

Bediüzzaman Hazretlerinin Tarihçe-i Hayat eserinin en arkasında yer verdiği Avrupa Nur Cemaati′ne ait fotoğraf, işte bu köyde çekilmiş.

ŞAHİNKÖY ...

Daha Almanya’da iken planlarımızı yapmaya başlamıştık.

Türkiye’ye geldiğimizde öncelik vereceğimiz birkaç konu vardı:

Birincisi; yıllardır Üstadımızı ...

Her zaman ve herkes değil, bazı vakitler ve bazı şahıslar önemli olur, önem arz eder, ehemmiyet kesbederler ve fikirleri, inançları itibariyle ...

Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (ISU) ile Risâle-i Nur Enstitüsü’nün birlikte organize ettikleri, ‘Kur’ân medeniyeti’ başlığını taşıyan kongre, ...

Hessen Eyaleti İçişleri Bakanlığı, söz konusu testle Alman vatandaşı olabilmek için gerekli kriterleri ortaya koydu.

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Risâle-i Nur, imân, İslâm şartlarını, ibâdet, adâlet gibi, Kur’ân’ın dört ana maksadını izâh edip ispat ederken, bir taraftan da onun dilini öğretir. ...

Şeytan değişik taktikler uygulayarak kötü, çirkin, olumsuz şeyleri güzel gösterir. Değişik baskılar uygulayarak rûhî ve kalbî rahatsızlıklara iter. ...

Risâle-i Nur, “Kur’ân-ı Kerim’de takip edilen maksad-ı aslî; ispat-ı Sani, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet esaslarına cumhur-i nası irşad ve isal ...

“..  onlar, namazlarında huşû içinde
(kalbi ve bedeniyle tam teslimiyet halinde)dirler.
(Mü’minun 2)

Teslimiyet; teslim olma, kendini tamamen verme ...

Bır çok okuyucumuzdan şu meâlde bir hayli e-posta aldım:

“4.7.2010 tarihli yazınızda âyet sayısını 6666 olarak vermişsiniz, oysa bu sayı ...

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

ZONGULDAK’IN Alaplı Müftülüğü Merkez Kur’ân Kursu’nda 42’si erkek toplam 85 vatandaş Kur’ân-ı Kerim öğreniyor.

Kursa katılan erkeklerin en ...

Hattat Hüseyin Kutlu’nun hat san'atıyla 5 yılda yazdığı Kur'ân-ı Kerim, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun da katıldığı bir eprogramda ...
“Kur’ân ve İlmi Hakikatler” başlıklı sempozyumun ikincisi, 14 Mayıs’ta İstanbul’da yapılacak. Fırat Kültür Merkezi’de düzenlenecek sempozyumda, ...
Irak’taki en önemli Sünnî gruplardan biri olan İslâm Partisi, Irak’ta görev yapan bir Amerikan askerinin Kur’ân-ı Kerim’e hakaret etmesini kınadı ...
Son 4 yıldır eğlendirici oyunlar, bulmacalar ve resimlerle eğitim verilen Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı yaz Kur’ân kurslarına ilgi her geçen ...
  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Üç yaşındaki bir çocuğa "Türkiye kalem ve kılıç üzerinde durmaktadır." derseniz onun körpe dimağında altında büyük bir kalem ve büyük bir kılıcın ...
Bu mekanizmaya toplumda sıklıkla rastlanmaktadır. İnsanlar sanki sürekli yakınmaktan, dertlerini dile getirmekten zevk almaktadırlar. Bu hali ...

"Kur'an-ı Hakîm'de İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin mükerrer yerlerde zikredilmiştir. Ehl-i tefsir; 'ikisi birdir', bir kısmı; "ayrı ayrıdır" ...

Ferdin hayat serüveni sırasında tanımlamaya çalıştığı benlik, sosyal düzene topluluk kimliği şeklinde yansıyor. Irklar, kültürler, coğrafi ...

Sosyal hayat içinde dinin rolü farklı zamanlarda farklı şekillerde ele alınmıştır. Ancak bu tanımın asıl kaynağı nübüvvet ve ...

Barla sıddıklarından olan Hulusi Bey, 1896 yılında Elazığ/Harput’ta dünyaya geldi. 25 Temmuz 1986 yılında Elazığ’da vefat etti. ...

Eddâî
Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde
Saidden yetmiş dokuz emvât bâ-âsâm âlâma.
Sekseninci olmuştur mezara bir mezar taş,
...

Cehennemin en önemli yaratılış hikmeti Cenâb-ı Hakk’ın kendisine, isim ve sıfatlarının tecellilerine bakan yönüdür. Cenâb-ı Hakk’ın iki türlü ...
Rububiyet, sözlük mânâsı olarak, Cenâb-ı Hakkın bütün zaman ve mekânlarda her türlü varlığa ...

Her meseleye sadece Risale-i Nur penceresinden bakan bir grup Nur Yolcusu.

Klâvyeler Risale-i Nur hakikatlerini yazıyor. Anlaşılamayan veya tam idrak ...

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Cenâb-ı Hakk’ı tanıyıp, O’na iman edip ibadet etmektir.1 Yani insanın aslî vazifesi, Yaratıcıyla ...

İnsanların iç dünyalarında hissettikleri “âidiyet duygusu” insana bahşedilmiş ehemmiyetli lâtifelerden olsa gerek. Zîrâ insanın acz ve zaafını ...

-Zemin yüzünde çiçek açan genç Saidlerin mektubudur-

Aziz, sıddık, sarsılmaz, çekilmez, yorulmaz kardeşlerimiz,
Nurun fütuhatı bizleri sürura sevk ...

Risâle başları ve sonları mühim sırları ihtar eder mahiyette, işârî olarak değişik pencereler açıp gizliliği gösterir güzellikte. İnce ve derin bir ...

Risâle-i Nur eserlerinin asrımızda Kur’ân’a ayine olduğunun bir göstergesi de içinde ihtiva ettiği müsbet fen ve felsefe ilimleridir. Bediüzzaman, ...

Osmanlıca ile birlikte Kur’ân harflerinin de yasaklanmasının ardından, sıra Muhammedî Ezanın yasaklanmasına gelmişti.

Dünyada ve insanlık tarihinde ...

Birinci Dünya Savaşı

Dünyayı, İslâm âlemini ve Osmanlı Devletini etkisi altına alan son yüzyılın en büyük olayı şüphesiz Birinci Dünya ...

M. KEMAL’İN de aralarında bulunduğu on sekizi aşkın dâvetle Ankara’ya çağrılan Bediüzzaman’ın Meclis’te merasimle karşılanması, Meclis ...

Yakın Tarih Yazıları

Komünist diktatör Tito liderliğindeki Yugoslavya'nın baskıcı yönetimi altına giren Bosnalı Müslümanlar için Türkiye’de 1945 ...

Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...

“Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

Kur’ân-ı ...

Lâhika sözlükte, ek, ilâve demektir. Lâhika mektupları ise Nur risalelerinin ekleridir. Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve ...

Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

Risâle-i Nurlar yirminci asrın dalâlet vadilerine düşen insanlar için bir iman ve ilim hazinesidir. Her dikkatli okuyana bu hazineden istidadı ve ...
  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Bediüzzaman’ın tesbitiyle, insanlığın ayak bastığı, “serbestiyet ve malikiyet” devrinde, herşey özelleştirilirken, Risale-i Nur’un, “yasal vârisleri, ...

Müfteri iftiraya doymaz.

Siz bir dizi iftirasını çürütün, o­na en sağlam, en keskin delillerle cevap verin, o kısa sürede ortaya yeni bir ...

Risale-i Nur Enstitüsü Adıyaman temsilciliği ile Adıyaman Kültür İlim Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Bediüzzaman’ın Milliyet Anlayışı’ konulu panel ...

Zor bir görevdi bu 600 sene Dünyaya adaletle hükmetmiş, bin yıl İslâmiyete hizmet etmiş bir milletin göğsünden sökülüp alınmak istenmişti.

1928 ...

Bediüzzaman Said Nursî’nin te’lif edip, bizzat tashih ederek hayatında hem Osmanlıca yazı ile hem de yeni yazı ile neşrettiği Risale-i Nur ...

Peygamberimizin ibret yüklü hadislerinden sözlü yapan Din Dersi öğretmeni Hasan Çelik hakkındaki yayınlar maksatlı bulundu. Bazı internet ...
Malatya Yeni Camii'ndeyiz. Tarih, 23 Mart 2012. Cuma namazından sonra Niyaz-i Mısrî Vakfı tarafından düzenlenen mevlid programında Bediüzzaman, ...

Nurs Köyüne üçüncü ziyaretimizi geçen hafta yaptık. Bir otobüs dolusu "şefkat kahramanı"yla yapmış olduğumuz bu seyahat—muhtelif noktalardan akıp ...

Son birkaç haftadır, yoğun koşuşturmalar sebebiyle siz değerli okuyucularımızdan ve arkadaşlarımızdan gelen mektuplarla, sorularla, mesajlarla ...

Van’a giden Bediüzzaman, kardeşi Abdülmecid’in evinde ve Nurşin Camii’nde kısa bir süre kaldıktan sonra Erek Dağı’nda, terk edilmiş bir kilisede ...

Risale-i Nur’un ilk muhataplarının, ihtiyaca göre parça parça yazdırılan her bir risale elle çoğaltılmak ve ...

Onu ilk defa 1974 yılında Urfa’da yapılan “Bediüzzaman Mevlidi”ne giderken Gaziantep’e uğradığımızda görmüştüm.

Tanışma esnasında sıra bana ...

Sungur Ağabeyi ilk kez, hatırımda yanlış kalmadıysa, 1974’te risale okuma programı için gittiğim Ankara’da, Siteler’deki bir Nur dershanesinin geniş ...

- Haydar Gündüzalp Ağabeyime hürmet ve muhabbetlerimle… -

Onu tanımak bahtiyarlığına eremedim, ama fıtraten onu hep kendime yakın bildim.

Bazı ...


2007 yılı Aralık ayının soğuk bir kış günüydü. Isparta'nın İslâmköy'üne gelmiştim. Maksadım, Nur’a merkez ve mekân olmuş, ismiyle müsemma bu İslâm ...

Bediüzzaman’ın naaşının nakli ve yeni kabrine tevdiiyle alâkalı basında çıkan haberler arşivlerde…

Meselâ 17 Temmuz 1960 tarihli Cumhuriyet ...
Demokrat Parti iktidarının ilk yıllarıydı. Demokratlar ekonomik kalkınmanın yanında, din ve vicdan hürriyetini ve temel hakları koruyacaklarını ...

Özel niteliğe sahip bazı isimlerin yerine, başka bir isim ikame edilemez. İşte “Bediüzzaman Said Nursî” ismi de böyle bir isim. Bu ismin yerine başka ...


Bediüzzaman araştırmaları kapsamındaki Afyon seyahatimizi bir kış mevsiminde, Ocak ayının soğuk bir gününde gerçekleştirmiştik. Üstad’ın Emirdağ’dan ...

23 Mart 1960 Üstad Bediüzzaman’ın sevgilisine kavuştuğu tarihtir. Mücahidâne devam eden şerefli bir hayatın bu dünyadaki son demidir. Dini bu ...

Osmanlı Araştırmaları Vakfı tarafından düzenlenen “Bediüzzaman Said Nursî’nin İlmî Şahsiyeti ve İcâzetnâmeleri” konulu toplantı İstanbul WOW Otel’de ...

Kavramsal ve Tarihî Çerçeve

Milliyetçilik, Hıristiyan Batı toplumlarının “modernleşme” sürecinde ortaya çıkan ve sanayi toplumunun üretim ve tüketim ...

Artık gün geçmiyor ki basında ve sosyal medyada Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri ve Risâle-i Nur hakkında bir yazı ve yorum yazılmasın, fikir beyan ...

“Asırlar geçti, birer birer söndü meşaleler. İrfan asâletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk; ...

İmam-ı Gazali’nin Kimya-yı Saadet’ini okurken bazı konular çağrışım yaptı. Büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursî ile benzerlikler arz ediyordu. ...

  • Kitap Bahçesi

Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

...

“İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...