Anasayfa Yazarlar Halil Akgünler Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi
Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi Yazdır e-Posta
Halil Akgünler tarafından yazıldı.   
Salı, 02 Ekim 2012 00:00

Hz. Adem(as) ve Havva yasak meyveyi yedikten sonra yeryüzüne indirildiler. Cennet gibi bir hayattan daha zor şartların hüküm sürdüğü bir dünya hayatı yaşamaya başladılar. Burada uzun bir süre tövbe ve istiğfar ile meşgul oldular. Yaptıkları hatadan dolayı Allah'tan özür dileyip senelerce üzüntü içinde af ve mağfiret dileyerek ibadette bulundular. Cenab-ı Hak da bu iki kulunun tövbesini kabul etti. Onlar için dünya yüzünde rızklar yarattı. Toprağı, suyu onların hizmetine verdi. Hayvanlardan nasıl istifade edileceğini onlara öğretti. Semadan yağmuru, yerden pınarları onlar için akıttı. Böylece Allah vaadini yerine getirmiş, semayı ve yeri ve içindekileri onlara ihsan etmiş, böylece yer yüzünde halife olarak onları tayin etmişti.

Sıra Adem neslinin çoğalmasına gelmişti.

Hz. Adem(as) ve Havva anamız izni ilahi ile bir süre sonra evlendiler. Artık kendi sülblerine yüklenmiş olan genetik şifrelerin açılma vakti gelmişti. Yer yüzünde yaşayacak olan insan neslinin hayat sahnesine çıkması gerekiyordu. Allah'ın güzel isimleri tecelli edecek ve İzn-i İlahi ile nesiller çoğalacaktı.

Peki ilk üreme süreci nasıl olacaktı? O zaman yer yüzünde tek bir anne ve tek bir baba olduğuna göre kardeş durumunda nasıl bir evlilik vuku bulacaktı?

Zihinleri çok meşgul eden bu sorulara makul cevaplar aramak gerekiyor. Bu noktada yine bazı kaynaklara müracaat ederek akla ve nakle uygun cevaplar bulmaya çalışacağız.

Cenab-ı Hak vardır ve birdir. Kendi varlık ve birlik mührünü de her mahlukun alnına vurmuştur. Nevileri ve türleri meydana getiren her bir ferdi ayrı bir özellikle yaratılmış. Türler ise kendi içinde tek ve ayrı bir özellik taşır. İnsanlar, hayvanlar, melekler, bitkiler, cinler gibi.. Dünya bir, ay bir, güneş birdir. Galaksiler bir, galaksilerden meydana gelen kainat da birdir. Yani kainatın heyet-i mecmuasından tutun da, cüzi fertlere kadar, o fertlerin parmak uçlarına kadar, parmak uçlarındaki hücre ve moleküllere kadar her şeyde bir birlik mührü vardır..

İşte Cenab-ı Hak bu hikmeti gereği insan neslini de bir babadan ve ondan da eşini yaratarak, bir anadan türetmiştir. Bu günkü biyoloji ilmine göre tüm canlılardaki genetik yapı onların bir ana ve babadan türediğine işaret ettiği gibi, aynı şekilde insanın da bu kanun içinde olduğunu gösteriyor. Yani tüm canlılar aslında benzer bir üreme kanuna tabidir.

Bu nedenden dolayı insan nesli de bir ana ve babadan olan çocuklar yolu ile çoğalmıştır. Bu noktada Hz. Adem ile Havva'nın ilk doğan çocuklarının çok özel bir yaratılışa sahip olduğunu anlıyoruz. Tabi ki her insan özel ve tek bir yaratılışa sahiptir. Ancak kardeş evliliği gibi yasak bir duruma bir defaya mahsus çok özel bir yaratılış süreci ile ve belli bir çocuk sayısı için müsaade edildiği anlaşılıyor.

Şöyle ki:

Havva annemiz her defasında bir kız ve bir oğlan olmak üzere ikiz çocuk doğruyordu. Bu çocuk sayısının 40 olduğu, yani 20 çift ikiz çocuk olduğunu çeşitli kaynaklarının haberlerinden anlıyoruz. Bazı kaynaklarda çocuk sayısına 120 diyenler de var, ancak ekseriyetin görüşü 40 olduğu yönünde. Belki bir miktar da fazla olabilir, fakat bu çok da önemli değil. Zira bazı çocuklar sonradan vefat etmiş de olabilir. Buradaki önemli husus çocukların özel bir şekilde yaratılıp, ikiz olmaları. Özel yaratılıştan kasıt şu: kardeş bağları nedeni ile ileride yapılacak özel evliliklerde her hangi bir genetik bozukluk olmasın. Zira çocukların evlilik süreçleri de Hz. Adem'e(as) İlahi Kudret tarafından bildirilmiş. Sırası ile doğan iki çocuklar çaprazlama olarak evlendirilecek. Sanki beraber doğan ikizler kardeş mesabesinde, diğer doğanlar sanki bu özellikten daha uzaklar. Bu günkü araştırmalara göre ikiz kardeş olayı çok gizemli bir olay, sırları daha tam olarak çözülememiş.

İşte insan nesli Hz. Ademden sonra ikinci kuşak olarak böyle bir süreçle başlamış. Yani ikiz doğan çocuklar çaprazlama bir usulle, Emr-i İlahi doğrultusunda, evlendirilmişler. Bunun bir ilahi emir olduğunu Habil ve Kabil olayından anlıyoruz.

Habil ve Kabil ark arkaya doğan ikiz çocukların erkek olanları idi. Bu durumda Habil Kabil'in kız ikizi ile, Kabil de Habil'in ikizi ile evlenmek durumundaydı. İlk İlahi emir bu idi. Ancak Kabil bu fıtri seyre itiraz etti ve kendi ikizi ile evlenmek istedi. Bu durumu babası Hz. Adem'e(as) bildirdiği zaman, Kabil'in isteğini uygun bulmadı babası. Bunun yasak olduğunu, Allah'ın emrinin diğer kız ile, yani Habil'in ikizi ile evlenmesi gerektiğini ona bildirdi. Kabil ise arzu ve isteğinde ısrar edince duruma Kudret-i İlahinin hüküm vermesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu noktada Habil ve Kabil Allah'a kurban adayacaklar, kimin kurbanı kabul edilirse Allah onun için olumlu bir cevap vermiş olacaktır.

Neticede Habil'in duası kabul olundu, Kabil'in isteği ise reddolundu. Kabil ise Allah'ın hükmüne isyan ederek kardeşi Habil'i öldürdü. Kendi ikizini de yanına alarak başka bir diyara göç etti.

Bu kıssada dikkat çekici bazı noktalar var:

1-Havva annemizin bir seferde bir oğlan ve bir kız olmak üzere ikiz doğurması sadece ilk üremeye ait çok özel bir durumdu.

2-Bu ilk çocuklardaki genetik yapıları özel olarak tanzim edilmişti.

3-Bu düzeni bozmak isteyen Kabil'e müsaade edilmemiş, Allah onun kurbanını kabul etmemişti. Yani Allah bu fıtratın bozulmasından razı değildi.

4-Kabil ise isyan neticesinde bu fıtri yapıyı bozmuş, neslin farklı bir şekilde çoğalıp üremesinde sebep olmuştu.

5-Kabil nesli ile diğer kardeşlerin nesli arasında ileride anlaşmazlık çıkacaktı.

Kabil ilk cinayeti işleyip, yer yüzünde kan döküp ilke fesat fiilini işleyen bir olması yanında, daha kötüsü olarak neslin üreme ve çoğalmasında fıtrat bozucudur. Nuh tufanında boğulan neslin büyük bir kısmının Kabil'in zürriyeti olduğu yine bazı kaynaklarda yer alıyor.

Sual:

Bu çaprazlama evlilik süreci ne zaman kadar devam etmiştir? Havva'dan sonra da devam etmiş mi, yoksa bu sadece Adem'in bu ilk kırk çocuğuna ait bir durum mudur?

Cevap:

Araştırmalardan elde edebildiğimiz bilgilere göre bu kırk çocuk sonrası ne oldu çok da fazla bir bilgi mevcut değil. Ancak çaprazlama bir evliliğin dışındaki bir evlilik durumunun kesin olarak yasak olduğunu, Allah'ın bu kırk çocuk için tayin etmiş olduğu evlilik dışına taşılmaması gerektiğini Kabil'in duasının reddedilmesinden açık bir şekilde anlamak mümkün. Yani daha ilk üreme sürecinde bile açık bir yasak konmuş. Bu noktadan hareketle bu ikiz çocukların çapraz evlenme durumunun çok özel bir durum olarak sadece Havva'nın ikizlerine ait olduğunu ve bunların da sayılarının kesin ve ne net olduğunu anlıyoruz. Şayet çapraz evlenme harici bir evlilik yasaklanmış ise, ki öyledir; bir sonraki kuşakta bu evlilik türünün tamamen yasaklanacağı açıktır. Yani gerek çapraz, gerekse kardeş evliliği daha Adem'in ikinci çocuklarından itibaren yasaklanmış olması ihtimali çok güçlüdür. Zira o 40 ikizden sonra amca, hala, dayı çocukları pekala evlenebilir ve artık nesil bu günkü tarzda çoğalabilir.

Elbette ki bu durum Hz. Adem'in(as) yanında kalan 19 çift çocuk için geçerlidir. Zira Kabil Allah'a isyan etmiş, şeytanın oyuncağı olmuş, kardeşini öldürmüş ve üreme kanuna muhalefet ederek fıtratı bozmuştur. Bu nedenle Hz. Adem'in(as) kontrol ve gözetiminde uzak ayrı bir neslin yetişmesine vesile olmuştur. İşte Kabil neslinin nasıl bir şekilde üremeye devam ettiği, Allah'ın yasaklarına ne kadar riayet ettikleri, sonradan bu neslin bir önceki nesille nasıl bir münasebet kurdukları konusunda çok da net bilgiler yok. Zaten Hz. Adem(as) ile Hz. Nuh(as) arasındaki insan yaşantısı konusunda kaynaklarda çok da fazla bilgi yer almaz. Bu günkü tarih bilgileri Hz. Nuh(as) sonrası insanlık hayatından daha çok bahseder. Öncesine ait çok net bilgi yoktur.

Neslin üremesinde netice olarak:

1-İnsan nesli bir ana ve baban çoğalmıştır.

2-Doğan ilk ikiz çocuklar çaprazlama bir şekilde evlendirilmiştir.

3-Bu süreçten heme sonra günümüzdeki gibi normal bir süreç başlamıştır.

4-Kardeş evlilikleri daha ilk ikizler sonrası, yani 19 çift çocuk sonrası yasaklanmıştır.

Tüm bunlar elbette ki bizim bilgi ve düşüncelerimizdir. Bizim bildiklerimiz ise tenkit ve tavsiyeye her zaman açıktır. Her şeyi tüm mahiyeti ve keyfiyeti ile bilen ise ancak Allah'tır. Allah ise tövbe ediliğinde bilerek ve bilmeyerek yaptığımız her hata ve yanlışları affedendir.

Biz de Üstad'ın lisanı ile Rabbimizden af ve mağfiret diliyor, “"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!" diyoruz.


Bu makale 100400 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#4 xdxdxdkj emre kara 14-01-2014 19:12
Allah razı olsun elinize dilinize ve de yüreğinize sağlık...!!!!!:::::!!!!! !:::!!!! ALLAH RAZI OLSUNN .........!!!! AMİN
Alıntı
 
 
#3 müjdat 03-10-2013 18:44
bence çok karmaşık bir hayat
Alıntı
 
 
#2 Kurani Hayat 02-01-2013 13:39
Bu ne kadar Kurani yaklaşımdan uzak bir iddiadır konusuna girmeden genetik alanında çalışan biri olarak mesnedsiz yapılan ifadelere karşı çıkmak istiyorum. Efendim belki yaşananlar genetik üstüde olabilir diyeceklere de hemen cevap vereyim; Sünnetullah değişmez! Yani Allah ın hayat yasaları değişmez! Genetik bilimi der ki eğer birinci dereceden akrabalar evlenirlerse doğacak çocuklarının aynı genlerde taşınan aynı hastalıktan etkilenmeleri olasılığı çok yüksektir. Hastalıksız olarak doğmayadabilir ama bu tür bir çiftleşme çok mantıksız olacaktır herhalükarda. Denmiş ki tüm insanların 1 atadan gelmesini genlere bakarak çözmüş bilimciler. Nerede kaynak? Kim dedi size? O zaman şunu da bilmelisiniz ki maymunların genetik kodlarıda insana çok yakındır. Aynı şekilde atlarında farelerinde. Konunun İslami boyutuna gelince burada da kaynak filan yok. Hani Kurani yaklaşım? nerede ayet, sahih bir hadis? Bunlar İsrailiyat kaynaklı ifadelerdir. Yahudilerin yada hristiyanların kitaplarından İslami yorum çıkarılamaz buna bidat denir. Kısacası bırakın Habil veya Kabil diye insanların varlığını (bahsedilen konuyu elel alan ayette isim yazmaz iki kardeş der) Havva diye birisindenden bahsedilmez. Hadi bunlar Hadis kaynaklı diyelim ama Kimse Allahı ensest ilişkinin zorbası olmakla idham edemez. Bu yanlışların farkında olunmadığını kabul eder Allah'ın selamının üzerininize olmasını dilerim.
Alıntı
 
 
#1 emrullahcevizhelvaci 03-12-2012 21:56
allah razı olsun elinize dilinize vede yüreğinize sağlık
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün2984
Dün8699
Bu Hafta20225
Bu Ay198087
Toplam10767379

Sitede şuan 282 ziyaretçi var.


Üstad “Risale-i Nur’u sadeleştirin” dedi mi?

Üstad “Risale-i Nur’u sadeleştirin” dedi mi?

Risale-i Nur’un sadeleştirilmesini savunanlar, Üstadın bir mektubunda geçen ifadelerini dayanak gösteriyorlar. Evvelâ söz konusu mektup, Kastamonu Lâhikası’nın sadece bir yayınevi tarafından basılan versiyonunda yer alıyor, diğer baskılarda yok.Üstad bu ifadelerinde “Yirmi sene evvelki Türkçe ile şimdiki Türkçe farklı olduğundan, yeni Türkçe için bazı kelimat-ı...

Zaman bağımlılıkla tükeniyor

Zaman bağımlılıkla tükeniyor

Son zamanların önemli buluşlarından olan akıllı telefonlar gençlerden ayrılmaz bir parça haline geldi. Bu bizleri endişelendiriyor. Bu endişe sadece bana ait olan bişey değil. Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar sürecin korkunç işlediğinin göstergesi haline geldi.Pek çok genç, neredeyse akıllı telefonlarını elinden düşürmüyor. Oyun oynuyor, mesajlaşıyor,...

Risale-i Nur’u kayınpederimin kayınpederi gibi korumak!

Risale-i Nur’u kayınpederimin kayınpederi gibi korumak!

Son iki haftadır gündemde Risale-i Nur’un devlet eliyle basılması ve yayınevlerinin basmaya devam etme çalışmalarının Kültür Bakanlığınca bandrol verilmeyerek engellenmesi ile ilgili bir tartışma devam etmektedir. Bu gelişmeyi savunanlar bunun güya Risale-Nur’un korunması, kontrol altına alınması ve sahiplenilmesi adına yapıldığını düşünüyor ve Bakanlıkça...

“Sakın sakın, siyaset sizi tefrikaya atmasın”

“Sakın sakın, siyaset sizi tefrikaya atmasın”

Seçim maratonunun son haftasına da girmek üzereyiz. Bu sürecin özellikle 17 Aralık’ı takip eden ilk günlerinden itibaren yer yer çok hararetli, öfkeli tartışmalar, eleştiriler, suçlamalar yapıldı. Gıybetler edildi. İşi hakaret, tezyif, hattâ küfür ve tekfir noktasına vardıranlar dahi oldu. Ve bunlar devam ediyor. Aslında siyasetin ve hele seçim yarışının tabiatı...

Dâvâ ve Yeni Asya

Dâvâ ve Yeni Asya

Tam şerefle 45 yılını doldurması sebebiyle Yeni Asya için bir vefa yazısı da benim yazmam gerekirdi. Çünkü kolay değil 45 yıllık kader arkadaşıyız. Zira herşeyin yenisi, dostun eskisi hayırlıdır, demişler. Ben de bu sözü tasdiken tebrik etmeyi bir borç telâkki ettim ve kaleme sarılıp kelâma başladım... Yeni Asya heves ve heva değil bir inanç ve dâvâ gazetesidir...

İade-i İtibar

İade-i İtibar

Yıl 1993…24 Şubat…TBMM İnsan Hakları Komisyonu Said Nursî Hazretleri’nin itibarının iade edilmesini kararlaştırmıştı…. Bediüzzaman’ın itibarının bir yere gittiği yoktu zaten.Fakat bazı kafalarda tabu olarak görülüyordu.Milletin nezdinde itibarı o zamanda yüksekti, şimdide.Kıyamete kadar da öyle kalacaktı.Yıllarca devletin emniyet ve istihbaratını meşgul...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

Belarus’taki fuarda Risale-i Nur ilgisi

Belarus’taki fuarda Risale-i Nur ilgisi

Minsk şehrinde düzenlenen uluslar arası kitap fuarında, ziyaretçiler farklı dillerde basılmış Risale-i Nur eserlerine yoğun ilgi gösterdi.  Belarus’taki fuarda Risale-i Nur  ilgisi5-9 Şubat 2014 tarihleri arasında Belarus’un başşehri Minsk’te 21. Minsk Uluslararası Kitap Fuarı düzenlendi. Organizasyonda 26 devletten 600 adet stand yer alırken bu ülkelerin vatandaşı...

Bediüzzaman Menderes’in şahsına mı oy verdi?

Bediüzzaman Menderes’in şahsına mı oy verdi?

Fesübhanallah. Hiç umulmadık kişilerin ağzından “Bediüzzaman Hazretleri Adnan Menderes’e oy verdi” diye başlayıp: “Bediüzzaman Hazretleri hayatta olsaydı, bugün Tayyip Erdoğan’a oy verirdi” diye devam eden sözler işitiyoruz. Üstad Bediüzzaman’ın hayatını ve bilhassa meslek-meşreb düstûrlarını az buçuk bilen bir kimse, bu tür isnat ve iddiaların gerçeği...

 Osman Kurnaz Ağabey ve Almanya hizmetleri

Osman Kurnaz Ağabey ve Almanya hizmetleri

Isparta’nın Eğirdir kazasının Sarıidris Köyü... Bu köy, Barla Gölünün doğu yakasına düşer. Diğer yakasında ise Barla ve Çamdağı var.Hepimizin malûmu olduğu gibi Üstad Hazretleri Çam Dağı’na çıkar, tefekküre dalar. Masmavi göl, gölün etrafı yemyeşil, sıra dağlarla kapalı. Masmavi gökyüzü... Üstadın Yıldız Sarayına değişmem dediği mübarek...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir? Kısaca ...

İlahiyatçı Nihat Hatipoğlu, sahabe hayatlarını anlatan Peygamber Yıldızları eserini, tüm okurlarına hediye veren gazetemizin hayırlı bir faaliyet ...

“Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne mutlu askerdir o askerler.” hadis-i şerif’ine mazhar olan Fatih ...

YENİ ASYA’nın sorularını cevaplayan Prof. dr. Ahmet Battal: “Yıllardır Risale-i Nur Külliyatını basmaya devam eden yayınevleri engellenemez.”
 
...

Pozitivizmin temsilcisi olan ateist ve materyalist felsefeciler her şeyin tesadüfen ve ezeli olan bir maddeden varolduğunu savunurlar ve bunu da aklî ...

İman kardeşliği, nesebî kardeşlikten daha ileri…

Biliyorsunuz, bir nesebî kardeşlik var, bir de din kardeşliği.

Bu iki kategorinin hangisi daha ...

Vefatının 48. senesinde Bediüzzaman Hz. Anma programları kapsamında Konya da bir program gerçekleşti. Üniversite öğrencilerinin hazırladıkları ...

Pozitif telkinin psişik hastalıkları iyileştirdiği ilmî bir gerçektir. Uzman, mütedeyyin hekimlerin tavsiyelerini tutmak, ehemmiyetli bir ilâçtır. ...

Risale-i Nurları tanımanın ve okumanın önemini ve de ayrıcalığını, geçen hafta yaptığımız okuma programında, bir kez daha anlamış olduk. Bize kattığı ...

Bu mübarek şehre yine bir mevlid vesilesi ile 1978 yılında, şimdi bir kısmı âlem-i ahirete intikal eden ağabey ve kardeşlere gitmiştik.

Akaryakıt ...

Yeter ki ihlâs zedelenmesin. Yeter ki karşılıklı uhuvvet hükümferma olsun. Yeter ki tesanüd, birlik beraberlik devam etsin. Gerisi kolay.

Hizmet ...
Zamanın ruhunu zamanın bediileri anlar; belki de zaman onların ruhlarıyla şekillenir. İkisi de birbiriyle ilintili ve ilişkili; her yüz yılda bir ...

İsrail’le ilişkiler bir türlü gündemden düşmüyor. Türkiye’nin Telaviv Büyükelçisi Çelikkol’un da bir “mizânsen” olduğunu söylediği “kriz”in ardından ...

Türkiye’nin gündemini terör olayları belirlemeye devam ediyor. Neredeyse her gün şehit haberleri geliyor. Millet artık terör olaylarının sona ermesi ...

Yaklaşık olarak beş milyar yaşında olduğu hesaplanan ihtiyar dünyamız, ileride yeniden dirilişe mekân olacak büyük bir meydanın etrafında hiç yanlış ...

İtalya hükümeti, Başbakan Berlusconi’nin talimatıyla nüfusu 1 milyon 300 bini aşan Müslümanları temsil edecek bir yapı kurmak için harekete geçti. ...

Türkiye’nin tırmanan bir krizin sinyallerine muhatap olduğu bir diğer komşu, Irak.
Hiç beklenmedik bir anda Irak’ta Başbakan Nuri El-Mâlikî’nin, ...

Rusya’da Kaliningrad Mahkemesinin Risale-i Nur’dan bazı kitapları yasaklama kararı temyize gidiyor. Karara karşı sanal âlemde açılan imza ...

Rusya Müftüler Konseyinin bu yıl dördüncüsünü düzenlediği “Alemlere Rahmet-Peygamber Hz. Muhammed” adlı şiir yarışmasını kazanan Hıristiyan Rus şair ...

Türkiye’de harc-ı âlem bir gündem savrulması var. En son “Erdoğan’ın işçi emeklisi mi, memur emeklisi mi olduğu” polemiğine odaklanan ve gittikçe ...
Lahey’deki Büyük Kilisede yapılan törene Hollanda Kraliçesi Beatrix, Başbakan Mark Rutte, kabine üyeleri, milletvekilleri ve üst düzey memurlar ...
2002 Mart’ında temeli atılan Schiedam Merkez Cami’de yaklaşık 2 bin kişi ibadet edebiliyor. Büyük bir yeşil kubbeyle kaplı külliye, 5 bin 300 ...
Her zaman ve herkes değil, bazı vakitler ve bazı şahıslar önemli olur, önem arz eder, ehemmiyet kesbederler ve fikirleri, inançları itibariyle ...


Bosna-Hersek’in Banoviçi kasabasından Aralık ayında mukaddes topraklara varmak için yola çıkan Senad Haciç, Türkiye’ye ulaştı. 52 gündür yürüyen ...

Almanya’nın Gustavsburg okuyucularının hizmetleri 2007 yılında gazetemizde yayınlanmıştı. 2008 Ocak ayında tekrar Almanya’ya gittiğimde başlatmış ...
  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Okulların tatile girmesiyle “gel, bu yaz Kur’an’ı kalbine yaz” sloganıyla camilerde başlatılan Kur’an kurslarına çocuklar büyük ilgi gösteriyor. ...

Kur'ân'daki tekrar üslûbu üzerinde hem eski, hem yeni alimlerin kendilerine has görüşleri vardır. Bunlardan bir kısmı Kur'ân'da tekrarın olduğunu, ...

Olmert, Kur’ân-ı Kerim’i tasdik ediyor. Nasıl oluyor diye sormayın. Basbayağı oluyor. Fazilet o ki, düşman dahi teslim ede denilir. Dolayısıyla ...

Kur’ân ile onun ilk ve orijinal tefsiri Hadis-i Şeriflerde, “Hz. Âdem (as) ilk insan, insanlığın babası ve kendi nefsinden yaratılan Hz. Havva da ...

Bir tesbite göre; kudret kitabı mânâsında olan “kitâb-ı mübîn”, Kur’ân’dan ibârettir. “Yaş ve kuru ne varsa apaçık bir kitapta yazılmıştır” 1 âyeti ...

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) “ümmetimin ayı” olarak müjdelediği Ramazan’ın aynı zamanda Kur’ân ayı olması dolayısıyla, bu ayı da ...

Şu sıralar Yeni Asya matbaalarında ve mücellithanesinde heyecanlı bir çalışma sürmekte. Gazetenin okurlarına Ramazan hediyesi olarak vereceği ...

 Danimarka’da Kur’ân-ı Kerim için yarıştılar
 
KUR’ÂN HEDİYE EDİLDİ— Yarışmanın jüri üyeliklerini Taastrup Yunus Emre Camii Din Görevlisi Kamil ...
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Muhammet Şevki Aydın, yaz Kur’ân kurslarında ilk kez geçtiğimiz yıl uygulanan ‘Kur’ sistemiyle eski usûl Kur’ân ...
Adana’nIn Çukurova ilçesinde bir Kur’ân kursu öğretmeni, çocuklara din eğitimi verdikten sonra onları gezi ve piknik alanlarına götürerek ...
  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
İnsanlık aleminin gelişim seyri içinde akıl almaz bir hız ve kabullenilmesi güç bazı haller yaşanıyor. Mesela bir şahsın file ile çevrilmiş kale ...
Bu savunma mekanizması, özellikle Doğu toplumlarında gözlenmektedir. Duyguları, düşünceleri, fikirleri, inançları ...
Varlık ve insan ilişkisi, bir şeyler öğretmek için hazırlanmış ve her bulunan sonuçta başka sorular gizlenmiş bir bulmaca ile onu çözmeye çalışan ...
Şefkat, nur mesleğinin temeli ve muhabbet fedailerinin adeta bir anne ruhu ile tüm insanlığın iki cihan saadeti için çabaları ve duâları elbette ...

"Hem vazifesinin hitamında 'Elhamdülilah' der"


Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...

Bediüzzaman’ın önde gelen talebelerindendir. Uzun süre kendisinin hizmetinde bulunmuştur. Bediüzzaman’ın mânevî evlâdıdır.

Mustafa Sungur, 1929 ...

Kelime olarak “şüphe, işkil, kuruntu, tereddüt; kalbe gelen asılsız kötü ve sinsi düşünce” ...

Barla sıddıklarından Hafız Ali (Ergün), 1898 yılında İslâmköy’de dünyaya geldi. Risâle-i Nur’la tanışmadan önce üç-dört sene Dinar köylerinde ...

GİRİŞ

Günümüzün en önemli problemi İslâm cemiyeti içinde birlik ve beraberliğin sağlanmasıdır.

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bundan yüz sene önce ...

Sözlükte; dostluk, vefalılık, içten bağlılık, içten dostluk, doğruluk, sıdk sahibi olma, güçlü dostluk1 anlamlarına gelen sadakat, sıdk mastarından ...

Hepimizin ma’lûmudur ki, Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de bâzı târihî hâdiseleri veya enbiyânın (as) kıssalarını zikrederek insanlara dersler ...

“Beni dünyaya çağırmayın” diyen Bediüzzaman’ın dünyalık işlere, meşgalelere merak edip hiç bakmadığını biliyoruz. Hatta çoğu insanın aşk-ı merakla ...

Altın Prensipler. Üstad’ın hususî itinasına ve iltifatına (*) mazhar, en önemli hizmetkârlarından merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey’in, herkese, fakat ...

Risale-i Nur, “şu kâinat ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi” 1 ve “şu âlem-i kebirin bir misâl-i musağğarı” 2 olan insanı, bütün mahiyetiyle, ...

Osmanlıca ile birlikte Kur’ân harflerinin de yasaklanmasının ardından, sıra Muhammedî Ezanın yasaklanmasına gelmişti.

Dünyada ve insanlık tarihinde ...

Yakın Tarih Yazıları

Isparta'daki Er Eğitim Tugayı Camiinin temel atma merasimine dâvet edilen Bediüzzaman Said Nursî, Besmele ve duâlarla temele ilk ...

Yakın Tarihten Portreler

Bütün dâvâsı “imâna hizmet” olan Said Nursî'ye düşmanlık edenlerin, o zâta kin ve öfke dolu sözlerle saldıranların, akla ...

M. KEMAL’İN de aralarında bulunduğu on sekizi aşkın dâvetle Ankara’ya çağrılan Bediüzzaman’ın Meclis’te merasimle karşılanması, Meclis ...

Risâle–i Nur'dan birkaç iktibas

Resûl–i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm, nakl–i sahih–i kat'î ile ferman etmiş: "Yaklaşmakta olan bir şerden vay ...

Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...
Risâle-i Nurlar yirminci asrın dalâlet vadilerine düşen insanlar için bir iman ve ilim hazinesidir. Her dikkatli okuyana bu hazineden istidadı ve ...

Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın asrımızı kucaklayan aydınlığıdır. Dayandığı nokta, bağlandığı ip, doğrudan doğruya Kur’ân’dır. Kur’ân’ın asrımızı şemsiyesi ...

Üstad Bediüzzaman, Kastamonu mektuplarından birinde, Risale-i Nur’un İslâmî hakikatlere dair ihtiyaçlara kâfi geldiğini ve başka eserlere ihtiyaç ...

Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?
Said Nursî'nin hayatını, mesleğini ve dünya görüşünü lâyıkıveçhiyle bilmeyenler, onunla ilgili söz ve yazılarında hata üstüne hata işlemekten ...

Her zamandan daha fazla ihtiyaç hissettiğimiz ve muhtaç olduğumuz tesanüd hakkında Risale-i Nur’da zikredilen Bediüzzaman Said Nursî’nin bazı ...

Aradan geçen seksen iki senelik zaman Şeyh Said hadisesinin tartışmasını bitiremedi. Bu konuda yüzlerce araştırma yapıldı. Değişik basın ve yayın ...
ODTÜ Felsefe Bölümünden Prof. Dr. Yasin Ceylan, Radikal İki’deki “İslâm, Nurculuk ve Fethullah Gülen hareketi” başlıklı yazısında (19.04.09) ...

Yazar Soner Yalçın'ın "Efendi-2" isimli kitabı, büyük bir gürültü ve sansasyonla piyasaya sürüldü.

Kitap hakkındaki ilk duyuruyu, Hürriyet ...

Bediüzzaman dosdoğru, istikametli bir yol göstererek, etkili bir metot geliştirmiştir. Bütün sorularımızı cevaplandırmış, bütün meselelerimizi ...

Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatı ilginç hatıralarla ve kahramanlıklarla doludur. Özellikle dikkatimizi çeken onun da kendi ifadeleri ile "dört büyük ...

HAYATA aktarılamayan, hayata hayat katamayan, hayatiyet kazandıramayan bir düşüncenin kıymeti harbiyesi yoktur. En derinlikli düşünce, hayattan ...

Bediüzzaman Sâid Nursî; ömrünü insanları Allah’a îmâna ve Kur’ân’a davet ederek geçiren büyük bir müceddid ve âlim. Bu yolda çok fazla eziyet ...

Risale-i Nur isimli külliyatıyla bilinen Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili en çok merak edilen soru Meclis'e soruldu.

Türkiye Partisi (TP) ...
Nisan yağmurları bizi başka dünyalara alıp götürmektedir. Merhum teyzem Nisan yağmurları yağmaya başlayınca, onları adeta toprağa düşürmek ...

Zübeyir Ağabeyin kale gibi imanı, acaip bir fedakârlığı vardı Bediüzzaman’ın talebesi (merhum) Bayram Yüksel, Zübeyir Gündüzalp’i anlatıyor:

...

ZÜBEYİR GÜNDÜZALP

Mart ayı Üstad Bediüzzaman’ın hayatında tevafukların yaşandığı bir ay olduğu gibi Nisan ayı da bir tevafuk eseri olarak Nur ...

Bir arkadaşımız o­nun için “bir tesettür meşalesi” demişti. Çok yerinde bir tesbit. Bediüzzaman’ın kendisi için kainata’da değişmem dediği Zübeyir ...

l895'de Denizli'de doğdu. Şâir, edib, mutassavıf ve muallimdi. Bediüzzaman'ı l943'de Denizli'd tanıdı. l946'da vefat etti.

 

Toplumdaki yaygın kanaat insanların ancak yaşlandıkları zaman dünya hayatından ellerini eteklerini çekerek, ahiret için hazırlık yapmaları ...


‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
 
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”

Bazılarının “Kürdî” tâbirinde ...

Van ilimizde 19. yüzyılın başlarında Van valisi Tahir Paşa’nın konağında o­nun aziz misafiri, Nurslu bir delikanlı ateşpâre-i zekâ, bütün yeni ...

Bediüzzaman, asırlardır yolu gözlenen ve beklenen bir şahsiyetti. Otuz üç Kur’an âyetinin işâretine mazhar olduğu gibi, Hazret-i Ali (r.a.) ve ...

İmamlık yapan Hafız Enver Ceylan, imamlık yaptığı camide Bediüzzaman’ın namaz kılışını, “Sirkeci’de halkın tehacümünden kaçtığı için sakin bir yer ...

Bir önceki yazımız olan “Bediüzzaman Hazretleri’nin İsim ve Unvanları” ile ilgili birçok mesaj aldık. Her bir isim ve unvan ile ilgili ayrı bir ...

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de her canlı gibi ölümü tatmış ve 23 Mart 1960’ta, Urfa’da son nefesini vererek ebedî âleme göç etmişti. ...

Bazı konular vardır ki, sıklıkla gündeme getirilir, yahut kasıtlı şekilde ortalığa servis edilmeye çalışılır.

İşte, o konulardan biri de 20. asırda ...

Rûmî tarihle 1293, Milâdiye göre 1878 yılında doğan ve 23 Mart 1960 yılında Hakkın rahmetine kavuşan Bediüzzaman, seksen iki senelik uzun ve ...

Her 19 Mayıs’ta, özellikle resmî kanallarında bir dizi “nutuk” çekilir; Anadolu’daki Kuva-i Milliye için övgüler dizilir. Bir şeyhülislâmın ...
  • Kitap Bahçesi

Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...

“İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

“Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...