Anasayfa Yazarlar Halil Akgünler Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi
Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi Yazdır e-Posta
Halil Akgünler tarafından yazıldı.   
Salı, 02 Ekim 2012 00:00

Hz. Adem(as) ve Havva yasak meyveyi yedikten sonra yeryüzüne indirildiler. Cennet gibi bir hayattan daha zor şartların hüküm sürdüğü bir dünya hayatı yaşamaya başladılar. Burada uzun bir süre tövbe ve istiğfar ile meşgul oldular. Yaptıkları hatadan dolayı Allah'tan özür dileyip senelerce üzüntü içinde af ve mağfiret dileyerek ibadette bulundular. Cenab-ı Hak da bu iki kulunun tövbesini kabul etti. Onlar için dünya yüzünde rızklar yarattı. Toprağı, suyu onların hizmetine verdi. Hayvanlardan nasıl istifade edileceğini onlara öğretti. Semadan yağmuru, yerden pınarları onlar için akıttı. Böylece Allah vaadini yerine getirmiş, semayı ve yeri ve içindekileri onlara ihsan etmiş, böylece yer yüzünde halife olarak onları tayin etmişti.

Sıra Adem neslinin çoğalmasına gelmişti.

Hz. Adem(as) ve Havva anamız izni ilahi ile bir süre sonra evlendiler. Artık kendi sülblerine yüklenmiş olan genetik şifrelerin açılma vakti gelmişti. Yer yüzünde yaşayacak olan insan neslinin hayat sahnesine çıkması gerekiyordu. Allah'ın güzel isimleri tecelli edecek ve İzn-i İlahi ile nesiller çoğalacaktı.

Peki ilk üreme süreci nasıl olacaktı? O zaman yer yüzünde tek bir anne ve tek bir baba olduğuna göre kardeş durumunda nasıl bir evlilik vuku bulacaktı?

Zihinleri çok meşgul eden bu sorulara makul cevaplar aramak gerekiyor. Bu noktada yine bazı kaynaklara müracaat ederek akla ve nakle uygun cevaplar bulmaya çalışacağız.

Cenab-ı Hak vardır ve birdir. Kendi varlık ve birlik mührünü de her mahlukun alnına vurmuştur. Nevileri ve türleri meydana getiren her bir ferdi ayrı bir özellikle yaratılmış. Türler ise kendi içinde tek ve ayrı bir özellik taşır. İnsanlar, hayvanlar, melekler, bitkiler, cinler gibi.. Dünya bir, ay bir, güneş birdir. Galaksiler bir, galaksilerden meydana gelen kainat da birdir. Yani kainatın heyet-i mecmuasından tutun da, cüzi fertlere kadar, o fertlerin parmak uçlarına kadar, parmak uçlarındaki hücre ve moleküllere kadar her şeyde bir birlik mührü vardır..

İşte Cenab-ı Hak bu hikmeti gereği insan neslini de bir babadan ve ondan da eşini yaratarak, bir anadan türetmiştir. Bu günkü biyoloji ilmine göre tüm canlılardaki genetik yapı onların bir ana ve babadan türediğine işaret ettiği gibi, aynı şekilde insanın da bu kanun içinde olduğunu gösteriyor. Yani tüm canlılar aslında benzer bir üreme kanuna tabidir.

Bu nedenden dolayı insan nesli de bir ana ve babadan olan çocuklar yolu ile çoğalmıştır. Bu noktada Hz. Adem ile Havva'nın ilk doğan çocuklarının çok özel bir yaratılışa sahip olduğunu anlıyoruz. Tabi ki her insan özel ve tek bir yaratılışa sahiptir. Ancak kardeş evliliği gibi yasak bir duruma bir defaya mahsus çok özel bir yaratılış süreci ile ve belli bir çocuk sayısı için müsaade edildiği anlaşılıyor.

Şöyle ki:

Havva annemiz her defasında bir kız ve bir oğlan olmak üzere ikiz çocuk doğruyordu. Bu çocuk sayısının 40 olduğu, yani 20 çift ikiz çocuk olduğunu çeşitli kaynaklarının haberlerinden anlıyoruz. Bazı kaynaklarda çocuk sayısına 120 diyenler de var, ancak ekseriyetin görüşü 40 olduğu yönünde. Belki bir miktar da fazla olabilir, fakat bu çok da önemli değil. Zira bazı çocuklar sonradan vefat etmiş de olabilir. Buradaki önemli husus çocukların özel bir şekilde yaratılıp, ikiz olmaları. Özel yaratılıştan kasıt şu: kardeş bağları nedeni ile ileride yapılacak özel evliliklerde her hangi bir genetik bozukluk olmasın. Zira çocukların evlilik süreçleri de Hz. Adem'e(as) İlahi Kudret tarafından bildirilmiş. Sırası ile doğan iki çocuklar çaprazlama olarak evlendirilecek. Sanki beraber doğan ikizler kardeş mesabesinde, diğer doğanlar sanki bu özellikten daha uzaklar. Bu günkü araştırmalara göre ikiz kardeş olayı çok gizemli bir olay, sırları daha tam olarak çözülememiş.

İşte insan nesli Hz. Ademden sonra ikinci kuşak olarak böyle bir süreçle başlamış. Yani ikiz doğan çocuklar çaprazlama bir usulle, Emr-i İlahi doğrultusunda, evlendirilmişler. Bunun bir ilahi emir olduğunu Habil ve Kabil olayından anlıyoruz.

Habil ve Kabil ark arkaya doğan ikiz çocukların erkek olanları idi. Bu durumda Habil Kabil'in kız ikizi ile, Kabil de Habil'in ikizi ile evlenmek durumundaydı. İlk İlahi emir bu idi. Ancak Kabil bu fıtri seyre itiraz etti ve kendi ikizi ile evlenmek istedi. Bu durumu babası Hz. Adem'e(as) bildirdiği zaman, Kabil'in isteğini uygun bulmadı babası. Bunun yasak olduğunu, Allah'ın emrinin diğer kız ile, yani Habil'in ikizi ile evlenmesi gerektiğini ona bildirdi. Kabil ise arzu ve isteğinde ısrar edince duruma Kudret-i İlahinin hüküm vermesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu noktada Habil ve Kabil Allah'a kurban adayacaklar, kimin kurbanı kabul edilirse Allah onun için olumlu bir cevap vermiş olacaktır.

Neticede Habil'in duası kabul olundu, Kabil'in isteği ise reddolundu. Kabil ise Allah'ın hükmüne isyan ederek kardeşi Habil'i öldürdü. Kendi ikizini de yanına alarak başka bir diyara göç etti.

Bu kıssada dikkat çekici bazı noktalar var:

1-Havva annemizin bir seferde bir oğlan ve bir kız olmak üzere ikiz doğurması sadece ilk üremeye ait çok özel bir durumdu.

2-Bu ilk çocuklardaki genetik yapıları özel olarak tanzim edilmişti.

3-Bu düzeni bozmak isteyen Kabil'e müsaade edilmemiş, Allah onun kurbanını kabul etmemişti. Yani Allah bu fıtratın bozulmasından razı değildi.

4-Kabil ise isyan neticesinde bu fıtri yapıyı bozmuş, neslin farklı bir şekilde çoğalıp üremesinde sebep olmuştu.

5-Kabil nesli ile diğer kardeşlerin nesli arasında ileride anlaşmazlık çıkacaktı.

Kabil ilk cinayeti işleyip, yer yüzünde kan döküp ilke fesat fiilini işleyen bir olması yanında, daha kötüsü olarak neslin üreme ve çoğalmasında fıtrat bozucudur. Nuh tufanında boğulan neslin büyük bir kısmının Kabil'in zürriyeti olduğu yine bazı kaynaklarda yer alıyor.

Sual:

Bu çaprazlama evlilik süreci ne zaman kadar devam etmiştir? Havva'dan sonra da devam etmiş mi, yoksa bu sadece Adem'in bu ilk kırk çocuğuna ait bir durum mudur?

Cevap:

Araştırmalardan elde edebildiğimiz bilgilere göre bu kırk çocuk sonrası ne oldu çok da fazla bir bilgi mevcut değil. Ancak çaprazlama bir evliliğin dışındaki bir evlilik durumunun kesin olarak yasak olduğunu, Allah'ın bu kırk çocuk için tayin etmiş olduğu evlilik dışına taşılmaması gerektiğini Kabil'in duasının reddedilmesinden açık bir şekilde anlamak mümkün. Yani daha ilk üreme sürecinde bile açık bir yasak konmuş. Bu noktadan hareketle bu ikiz çocukların çapraz evlenme durumunun çok özel bir durum olarak sadece Havva'nın ikizlerine ait olduğunu ve bunların da sayılarının kesin ve ne net olduğunu anlıyoruz. Şayet çapraz evlenme harici bir evlilik yasaklanmış ise, ki öyledir; bir sonraki kuşakta bu evlilik türünün tamamen yasaklanacağı açıktır. Yani gerek çapraz, gerekse kardeş evliliği daha Adem'in ikinci çocuklarından itibaren yasaklanmış olması ihtimali çok güçlüdür. Zira o 40 ikizden sonra amca, hala, dayı çocukları pekala evlenebilir ve artık nesil bu günkü tarzda çoğalabilir.

Elbette ki bu durum Hz. Adem'in(as) yanında kalan 19 çift çocuk için geçerlidir. Zira Kabil Allah'a isyan etmiş, şeytanın oyuncağı olmuş, kardeşini öldürmüş ve üreme kanuna muhalefet ederek fıtratı bozmuştur. Bu nedenle Hz. Adem'in(as) kontrol ve gözetiminde uzak ayrı bir neslin yetişmesine vesile olmuştur. İşte Kabil neslinin nasıl bir şekilde üremeye devam ettiği, Allah'ın yasaklarına ne kadar riayet ettikleri, sonradan bu neslin bir önceki nesille nasıl bir münasebet kurdukları konusunda çok da net bilgiler yok. Zaten Hz. Adem(as) ile Hz. Nuh(as) arasındaki insan yaşantısı konusunda kaynaklarda çok da fazla bilgi yer almaz. Bu günkü tarih bilgileri Hz. Nuh(as) sonrası insanlık hayatından daha çok bahseder. Öncesine ait çok net bilgi yoktur.

Neslin üremesinde netice olarak:

1-İnsan nesli bir ana ve baban çoğalmıştır.

2-Doğan ilk ikiz çocuklar çaprazlama bir şekilde evlendirilmiştir.

3-Bu süreçten heme sonra günümüzdeki gibi normal bir süreç başlamıştır.

4-Kardeş evlilikleri daha ilk ikizler sonrası, yani 19 çift çocuk sonrası yasaklanmıştır.

Tüm bunlar elbette ki bizim bilgi ve düşüncelerimizdir. Bizim bildiklerimiz ise tenkit ve tavsiyeye her zaman açıktır. Her şeyi tüm mahiyeti ve keyfiyeti ile bilen ise ancak Allah'tır. Allah ise tövbe ediliğinde bilerek ve bilmeyerek yaptığımız her hata ve yanlışları affedendir.

Biz de Üstad'ın lisanı ile Rabbimizden af ve mağfiret diliyor, “"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!" diyoruz.


Bu makale 131570 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#4 xdxdxdkj emre kara 14-01-2014 19:12
Allah razı olsun elinize dilinize ve de yüreğinize sağlık...!!!!!:::::!!!!! !:::!!!! ALLAH RAZI OLSUNN .........!!!! AMİN
Alıntı
 
 
#3 müjdat 03-10-2013 18:44
bence çok karmaşık bir hayat
Alıntı
 
 
#2 Kurani Hayat 02-01-2013 13:39
Bu ne kadar Kurani yaklaşımdan uzak bir iddiadır konusuna girmeden genetik alanında çalışan biri olarak mesnedsiz yapılan ifadelere karşı çıkmak istiyorum. Efendim belki yaşananlar genetik üstüde olabilir diyeceklere de hemen cevap vereyim; Sünnetullah değişmez! Yani Allah ın hayat yasaları değişmez! Genetik bilimi der ki eğer birinci dereceden akrabalar evlenirlerse doğacak çocuklarının aynı genlerde taşınan aynı hastalıktan etkilenmeleri olasılığı çok yüksektir. Hastalıksız olarak doğmayadabilir ama bu tür bir çiftleşme çok mantıksız olacaktır herhalükarda. Denmiş ki tüm insanların 1 atadan gelmesini genlere bakarak çözmüş bilimciler. Nerede kaynak? Kim dedi size? O zaman şunu da bilmelisiniz ki maymunların genetik kodlarıda insana çok yakındır. Aynı şekilde atlarında farelerinde. Konunun İslami boyutuna gelince burada da kaynak filan yok. Hani Kurani yaklaşım? nerede ayet, sahih bir hadis? Bunlar İsrailiyat kaynaklı ifadelerdir. Yahudilerin yada hristiyanların kitaplarından İslami yorum çıkarılamaz buna bidat denir. Kısacası bırakın Habil veya Kabil diye insanların varlığını (bahsedilen konuyu elel alan ayette isim yazmaz iki kardeş der) Havva diye birisindenden bahsedilmez. Hadi bunlar Hadis kaynaklı diyelim ama Kimse Allahı ensest ilişkinin zorbası olmakla idham edemez. Bu yanlışların farkında olunmadığını kabul eder Allah'ın selamının üzerininize olmasını dilerim.
Alıntı
 
 
#1 emrullahcevizhelvaci 03-12-2012 21:56
allah razı olsun elinize dilinize vede yüreğinize sağlık
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün6491
Dün13888
Bu Hafta20379
Bu Ay278418
Toplam12040584

Sitede şuan 638 ziyaretçi var.


Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

Risale-i Nurlar’ın Basımında Bandrol Krizi

Risale-i Nurlar’ın Basımında Bandrol Krizi

Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Kazım Güleçyüz, Gültekin Avcı ve Lale Kemal 19.07.2014′ de SHaber’ de Mahmut Filizer’ in Derin Bakış isimli programının konuğu oldular.Programda aşağıdaki başlıklara değinildi:Türkiye Gazze için ne yapacak?İsrail’ e karşı söylemlerle eylemler farklıİsrail Gazze’ ye saldırıyor, dünya sessiz.Gazze’ de bebekler...

Risale-i Nur riske atılabilir mi?

Risale-i Nur riske atılabilir mi?

Risale-i Nur Külliyatının yayın haklarının çıkarılacak bir kanunla “Bakanlar Kurulu”na devredilmek istenmesine yapılan itirazları ‘gereğinden fazla tepki’ olarak görenler var. Ya da, “Niye tepki gösteriyorsunuz ki? İşte bakın, ‘devlet’ bu eserlere sahip çıkıyor. Bundan sonra onlar resmen basacak. Daha ne istiyorsunuz?” diyorlar. Yıllardan beri “Risale-i Nur...

Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

Velâyet-i Kübrâ; en büyük velilik. Cenâb-ı Hakk’ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen velilik mesleğidir. Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden, kisbden (çalışmaktan) ziyade vehbiyetle gidilen, mahiyeti çok yüksek, meşakkatli, zevk ve lezzetleri az olan velâyettir. Misal olarak, peygamberlerin, sahabelerin ve ahirzamanda Hz. Mehdi ve...

Bandrol yasağına anlamlı itiraz

Bandrol yasağına anlamlı itiraz

Düzceli Ali Dinar, torba yasa ile birlikte fikir ve sanat eserleri kanununda yapılan bazı değişikliklere bireysel olarak itiraz etti ve başta Risale-i Nur olmak üzere bir çok sanat eserinin piyasaya sürülmesin Bakanlar Kurulu’nun inisiyatifinde olacağına dikkat çekti. Ali Dinar, basın açıklaması yaparak Düzce Milletvekillerine seslendi ve başta Risale-i Nur olmak üzere bir...

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

İsrail katliama doymuyor

İsrail katliama doymuyor

Batının “kendini savunma hakkını kullanıyor” tavrından cesaret alan İsrail, saldırılarını şiddetlendirdi.EN AZ 40 KİŞİYİ DAHA KATLETTİİsrail ordusunun, Gazze′ye karşı başlattığı saldırılarda kara operasyonunu takviye kuvvetlerle “genişleteceğini” duyurmasından sonra Gazze′nin doğu mahallelerine hedef gözetmeden düzenlediği saldırıda, Şucaiyye...

Bediüzzaman ve mihenk!

Bediüzzaman ve mihenk!

Bediüzzaman, dünya çapında şu muhteşem ölçüyü çıkarmış Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’den:“Hiçbir müfsid (bozguncu, fesat), ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER
40 YILLIK OKUR VE YAZARIMIZ ABDİL YILDIRIM: Abdil Bey, Yeni Asya’nın kırkıncı yılında, kırk yıllık Yeni Asya okuyucuları ile röportaj yapılması ...

Âlem-i İslâmda üç nur, birbiri arkası sıra inkişafa başlıyor... Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek... Bu kışın devamına ihtimâl ...

Güleçyüz, Zaman-Pazar’a konuştu:
Yeni Asya, başından beri psikolojik harekâtların hedefi oldu, ama hiçbirine boyun eğmedi


12 Eylül’de 470 gün ...

Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin

2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...

Türkiye tarihinin son çeyreğine damgasını vuran başörtüsü yasağı, 28 Şubat darbesiyle birlikte, İmam Hatip liseleri ve üniversitelerde aşamalı bir ...

Aslında Van Mevlidi seyahatimizin heyecanı daha geçen seneden başlamıştı. Çünkü geçen Van Mevlidine giden 4-5 İzmit’li kardeş ve ağabeyler öyle bir ...

YAZAR İslâm Yaşar, imanla hürriyeti birleştiren ve bu tanımı yapan ilk İslâm aliminin Bediüzzaman Said Nursî olduğunu belirtti.

Demokrat Eğitimciler ...
DEMOKRAT Eğitimciler Derneği, ‘Bediüzzaman Said Nursî’ye Göre Bunalımların Çözümünde İslâm Kardeşliğinin Rolü’ konulu bir seminer düzenledi. ...
ERTUĞRUL ÖZKÖK YENİ ASYA İÇİN YAZDI: Laik kesim, Bediüzzaman’ı mutlaka okumalı...

LAİK BİR YAZARIN BEDİÜZZAMAN OKUMASI İŞTE BÖYLE BİR ŞEYDİR

Yeni ...

ŞanlIurfa’da, vefatının 50. yılı münasebetiyle Bediüzzaman Said Nursî ve manevî şehitlerimizin ruhlarına bağışlanmak üzere mevlid-i şerif ve hatim ...
Siyasetteki çirkin propaganda ve “kaset savaşları”yla sathî ve seviyesiz politik polemikler, aslında en başta ülkeye kaybettiriyor. Akl-ı selimden ...

Bitlis Hizan’a bağlı Kepirli Köyünün adının vatandaşların talebiyle değiştirilmesinin ardından köyde yaşayan bazı vatandaşlar, köy hanesinde ‘’Nurs’’ ...

İSLAM bilgini Said Nursî’nin (1878-1960) hayatını konu alan “Hür Adam” filmini izledim.
Türkiye’nin fikir ve inanç hayatında bu denli önemli rol ...

Bediüzzaman Hazretleri vefat edeli tam elli yıl oldu. Her türlü imkânsızlığa rağmen, hizmetleri ve eserleri o günden bugüne, memleketin en ücra ...

Darbeciler, gaddar ve zalim kimselerdir. Aynı zamanda yalancı ve sahtekârdırlar.

Milletin hür iradesini hançerleyerek kanlı bir darbe yapan 27 ...

30 yıl önce Müslüman olan Amerikalı yazar ve işadamı Donald Earl Alden, Genç Akademi Derneğinin davetlisi olarak Pendiklilerle bir araya geldi. ...
“İrtica İle Mücadele Eylem Planı”nın orijinalini Ergenekon savcılarına gönderen 'meçhul subay'ın savcılara ulaştırdığı son andıçta, internet ...
Kâbe çevresinde bulunan dağların parçalanıp yerlerine yapılacak yeni çok katlı binalarda, hac zamanı 3 milyon kişi Kâbe’ye gelebilecek. Kâbe’nin ...

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Dede, Gemilerle Gazze’ye giden insanların Gazze’ye uygulanan ambargoyu delmek ve orada ...

Tam güneş tutulması Antalya’da saat 13.54’de gerçekleşti. Tutulma 14.10’da Türkiye’yi terk etti. Ayın güneşin önünü tamamen kapatmasıyla gerçekleşen ...

Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (ISU) ile Risâle-i Nur Enstitüsü’nün birlikte organize ettikleri, ‘Kur’ân medeniyeti’ başlığını taşıyan kongre, ...

Almanya’nın Essen kentinde yapımı bir süre önce tamamlanan “Dellwig Diyanet İşleri Türk İslâm Birliği Hamidiye Camii,” düzenlenen törenle ibadete ...
Hafta sonu Avrupa’daydık. Önce, Köln’deki okurlarımızın bir kısmıyla beraber olduk. Ardından Fransa’nın Normandiya sahillerine yakın bir mekânda ...

Mâlûm, önümüzdeki Temmuz ayında Rumlar AB’nin dönem başkanı olacak ve bu durum zaten sorunlu olan Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir krize yol ...

Lise ve üniversitede okuyan gençlerle programlanmış bir eğitim hizmeti için Almanya’dayım. Bu tür programlara Kültür ve Eğitim derneklerinin ...
  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ
Hayatımızın tam ortasına oturttuğumuz ve hükümleri doğrultusunda hayatımızı şekillendirdiğimiz Kur’ân-ı Kerîm’in değeri, inananlar için şüphesiz ...
Nur derslerinin saff-ı evvel muhatapları arasında yer alma mazhariyetine nail kılınan bahtiyarlardan biri de Emekli Yüzbaşı Refet Barutçu. ...

1399 yıl önce Hıra/Nur Dağı'ndan doğan Kur’ân nuru dünyayı aydınlatmaya başlamıştı. Bir kişi ile başlayan İslâm dini, artık dünyanın yarısını ve ...

Şeytan değişik taktikler uygulayarak kötü, çirkin, olumsuz şeyleri güzel gösterir. Değişik baskılar uygulayarak rûhî ve kalbî rahatsızlıklara iter. ...

“Kur’ân’ı tecvitli okumanın hükmü nedir? Bana âyetlerle cevap verin lütfen. Farz-ı kifayedir diyenler var; ne demektir farz-ı kifaye? Şimdi ...

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Irak’In kuzeyindeki Kerkük şehrinde düzenlenen yarışmada 120 kişi Kur’ân-ı Kerim’i güzel okumak için yarıştı. Şehirde yaşanan terör ve şiddet ...

 Danimarka’da Kur’ân-ı Kerim için yarıştılar
 
KUR’ÂN HEDİYE EDİLDİ— Yarışmanın jüri üyeliklerini Taastrup Yunus Emre Camii Din Görevlisi Kamil ...
Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Manisa Akhisar’daki Hilâliye Kur’ân Kursları’nın 33. mezuniyet töreni binlerce vatandaşın katılımıyla coşkulu ...
Gazeteniz Yeni Asya abonelerine Kur'ân Ayı Ramazan'da okunsun diye cüz cüz Kur'ãn hediye ediyor. Üstelik hediyeler Ramazan başlamadan peşinen ...
Diyanet-Sen Giresun Şube Başkanı Fethi Karahüseyin, ebeveynlere çağrıda bulunarak, çocuklarını Kur’ân Kurslarına katılmalarını sağlamalarını ...
  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Çevremizde cereyan eden oluşlar, yani kainat ya da kevnler, varlıklar alemi sürekli bir şeyler anlatma çabası içinde. Şimşeğin çakışında, ...
Beyazın zihinlerde ilk olarak canlandırdığı duygu; temizlik, safiyet, masumiyet duygularıdır. Bu yönü ile Kuddüs isminin en parlak ...
Akıcı nehirde yansıyan Güneş sabit olduğu için, onu yansıtan damlacıklar da sabitmiş gibi algılanır. Oysa, yansıtan damlacıklar sürekli ...

Yasin Suresinin 77. ayetinde: "O insan görmedi mi (bilmiyor mu?), biz onu bir damla meniden yarattık, şekil verdik, o ise kalkıp apaçık bir hasım ...

Big Bang şeklinde ifade edilen bir ilk patlama anı olduysa, bunun gerisindeki fizikî enerjiden çok daha arka plandaki sonsuz cemal ve kemalin ...
Rububiyet, sözlük mânâsı olarak, Cenâb-ı Hakkın bütün zaman ve mekânlarda her türlü varlığa ...
Türkçe’ye “peygamber” olarak tercüme edilen kelimenin Arapça’da iki karşılığı bulunmaktadır; bunlardan birisi “Nebî”; diğeri de, “Resûl”dür. Hem ...
Tefekkür, ‘düşünmek, fikri belli bir sahada çalıştırmak’ demektir. İnsanın istidadındaki genişlik ve zenginlik, onun fikir dünyasına da aksetmekte ...

YARATILIŞLA BİRLİKTE GELEN SÖZLEŞME

İnsan, her şeye kadir olan Allah tarafından yaratılmıştır. Yaratılmış olan insanın yaratıcı karşısındaki ...

Kalbin önemli olmasının başka bir nedeni sınırsız muhabete beşiklik yapmasından kaynaklanır. Muhabbet ise kâinat ölçeğinde bir öneme haizdir. ...

Risâle-i Nûr’da ifâde edilen “bir asır sonra gelecek o zât ...” cümlesi elbette ki ehemmiyetli bir hakîkati ifâde ediyor. Bedîüzzamân Hazretleri bir ...

“Akaidî ve imanî hükümleri kavî ve sabit kılmakla meleke hâline getiren ancak ibadettir. Evet, Allah’ın emirlerini yapmaktan ve nehiylerinden ...

Bediüzzaman’ın kullandığı “hayat-ı içtimâiye” tabirinin günümüz dilindeki karşılığı “sosyal hayat”tır. Sosyal hayat, toplum hayatı demektir. Ona göre ...

Kur’ân tefsiri Risâle-i Nur’un te’life başlandığı karanlık dönem, Nur talebelerince, “dinsizliğin hükümferma olduğu dehşetli devir” olarak tavsif ...

San’at, san’atkârı gösterir. Hiçbir resim ressamsız, hiçbir yapı mimarsız, hiçbir fiil failsiz olamadığını çocuk aklı bile kavrar. Atomaltı ...

İstanbul fethinin sembolü olan Ayasofya Camii, 24 Kasım 1934'te alınan bir Bakanlar Kurulu Kararıyla müzeye çevrildi.

Bu mâbedin müzeye çevrilme işi ...

Risâle–i Nur'dan

Sırp bir neferin Avusturya Veliahtına attığı bir tek gülle, eski (Birinci) Harb–i Umumîyi patlattırdı, otuz milyon nüfusun mahvına ...
Risâle–i Nur'dan bir iktibas:

Sultan Mehmed Fatih’in zamanında hikâye edilen meşhûr ve mânidar Cibali Baba kıssası nevinden olarak, bir kısım ehl–i ...

Yakın Tarih Yazıları

Komünist diktatör Tito liderliğindeki Yugoslavya'nın baskıcı yönetimi altına giren Bosnalı Müslümanlar için Türkiye’de 1945 ...

En zor ve sıkıntılı bir zamanda (1920) Anadolu topraklarını istilâ etmeye hazırlanan Yunanistan'ın başındaki Kral Aleksander, evinde beslediği maymun ...

“Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

Kur’ân-ı ...

Telif ettiği Nur Risâleleriyle bir çok alanda tecdid vazifesini gerçekleştiren büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, Asr-ı Saadet sonrası ...
Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

“Risâle-i Nur mesleği, tarikat değil, hakikattir, Sahabe mesleğinin bir cilvesidir.” (Bediüzzaman Said Nursî)
Peygamberimizden (asm) iman dersi ...
  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

İnsanların bu zamanda aradığı iman hakikatlerini, Risale-i Nur ile insanlara ulaştırmak için safi ve halis bir iman hizmeti lâzımdır. Onun için ...

AKP ile Gülen cemaati arasında giderek kızışan kavgayı bitirmek için her iki tarafın da aslî eksenlerine dönmeleri gerektiğini belirten Doç. Dr. ...

Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...

Bediüzzaman Said Nursî, 1907’de, Sultan Abdülhamid’e doğu meselesinin çözümü ile ilgili düşüncelerini aktarmak üzere İstanbul’a gelmiş, bir süre ...

Said Nursî hürriyet için diyor ki:

Adalet, hürriyet ve eşitlik şeriattadır: Şeriat-ı garra kelâm-ı ezelîden geldiğinden, ebede gidecektir. Asr-ı ...

Hilmi Yavuz “Asr-ı Saadet ve demokrasi” başlıklı yazısında, konuyu ‘İslam Dini Açısından Din-Devlet İlişkileri’ adlı çalışmasında ele alan Dr. Fahri ...

Tarihimizi yanlış tanıtan ve dolayısıyla Türkiye’nin imajına zarar veren dizilere tepkiler devam ederken, TRT’nin tarihî bir diziye, ‘izleme oranı ...

BEDİÜZZAMAN Said Nursî’nin Emirdağ’da 1944’ten sonra 16 sene ikamet ettiği evin tıpkısı yapıldı. Bediüzzaman’ın Emirdağ Çarşı Camii′sine bitişik ...


BEDİÜZZAMAN Said Nursi, Burdur’da dualarla alındı.

Burdur’da Bediüzzaman programı

BEDİÜZZAMAN Said Nursi, Burdur’da dualarla alındı. Merkezi Burdur’da ...

19 Mart 1960. Gece yarısı, saat 02.00 sıraları…

Ateşler içinde yanan biri var. Ömür boyu yangınların ortasında çırpınmış durmuştu zaten. Alevlerin ...

(Vefatının 20. yılında rahmetle anıyoruz)

Mustafa Acet, uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığında hattat olarak vazife yapmıştır. 1924 yılında ...

Kafkaslardan göç ederek Karaman ili Ermenek ilçesine yerleşen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Zübeyir Gündüzalp 1944 yılında Risâle-i Nurları ...

"Dedem Üstadı çok severdi"

"Dedem Tillo'da M. Siyye Camiinde imamdı. Üstaddan sitayişle bahsederdi. Üstada derin bir muhabbet ve itimadı ...

O, dâvâsına, Kur’ân’a, imana ve Üstadına aşıktı. Üstadını ilk gördüğünde tir tir titremiş ve heyecanından mütemadiyen ağlamıştı.

Üstadı: ”Keçeli ...

Evvelâ yaş ve hizmet bakımından çok önde olan, saff-ı evvel makamında, bizlerin üzerinde hakkı olan ve Hz. Bediüzzaman’a mektuplar yazan merhume ...

Aziz kardeşlerim!

Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlahîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, ...

Şanlıurfa’da yapılan “1. Hz. İbrahim ve Dostluk Sempozyumu” bugün sona eriyor. Sempozyumun dünkü kısmında Allah’ın Hz. İbrahim’i kendisine Halil ve ...

Taaa ötelerden… Bir dâvet vardı. Bütün dâvetlerin üstünde… İnsanın içini ürperten bir seda ile… Bir saadet yolunun habercileri idi onlar…

Önce ...

Yer Kosturma, Kuzey Rusya’da küçük bir kasaba. Esirler kampında yine normal bir gün başlarken, kamp komuta karargâhında telâşlı bir koşuşturma ...
Bir dostum sormuştu: “Bediüzzaman bu kadar sıkıntıyı neden çekti? Bir başka ülkede bu risâleler elbette daha iyi ...

Prof. Dr. Şerif Mardin: Said Nursî İslam düşüncesine getirdiği yorumla, endüstri medeniyeti ve akılcı felsefenin açtığı boşluğu doldurdu.

SOSYOLOJİK ...

MOLLA SAİD’İN MARDİN’E GELİŞ TARİHİ

Büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin Mardin’de geçirmiş olduğu hayat devresi ile ilgili olarak yapılan ...

Türkiye yüz beş yıllık meşrûtiyet, doksan yıllık da cumhuriyet geçmişi olduğu halde henüz tam hürriyet ve cumhuriyete sahip olmuş değildir. Birinci ...

“Bahtiyar bir ihtiyar var. Etrafı sekiz yaşından seksen yaşına kadar bütün nesiller tarafından sarılmış. Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı… Fakat ...

Bediüzzaman’ın neseben Âl-i Beyt’ten olduğu, Peygamberimize (asm) uzanan “şecere-i nuraniye (nurlu soy ağacı)” hükmündeki seyyidlik ve şeriflik ...

  • Kitap Bahçesi

“Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

Neşriyatımızı dikkatle takip eden okuyucularımıza bugün de bir kitap tanıtımımız var. Kitabımız tarihî bir roman: Sır İçinde Sır.

Neşriyat olarak ...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

“İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

...

Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...