Anasayfa Yazarlar Halil Akgünler Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi
Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi Yazdır e-Posta
Halil Akgünler tarafından yazıldı.   
Salı, 02 Ekim 2012 00:00

Hz. Adem(as) ve Havva yasak meyveyi yedikten sonra yeryüzüne indirildiler. Cennet gibi bir hayattan daha zor şartların hüküm sürdüğü bir dünya hayatı yaşamaya başladılar. Burada uzun bir süre tövbe ve istiğfar ile meşgul oldular. Yaptıkları hatadan dolayı Allah'tan özür dileyip senelerce üzüntü içinde af ve mağfiret dileyerek ibadette bulundular. Cenab-ı Hak da bu iki kulunun tövbesini kabul etti. Onlar için dünya yüzünde rızklar yarattı. Toprağı, suyu onların hizmetine verdi. Hayvanlardan nasıl istifade edileceğini onlara öğretti. Semadan yağmuru, yerden pınarları onlar için akıttı. Böylece Allah vaadini yerine getirmiş, semayı ve yeri ve içindekileri onlara ihsan etmiş, böylece yer yüzünde halife olarak onları tayin etmişti.

Sıra Adem neslinin çoğalmasına gelmişti.

Hz. Adem(as) ve Havva anamız izni ilahi ile bir süre sonra evlendiler. Artık kendi sülblerine yüklenmiş olan genetik şifrelerin açılma vakti gelmişti. Yer yüzünde yaşayacak olan insan neslinin hayat sahnesine çıkması gerekiyordu. Allah'ın güzel isimleri tecelli edecek ve İzn-i İlahi ile nesiller çoğalacaktı.

Peki ilk üreme süreci nasıl olacaktı? O zaman yer yüzünde tek bir anne ve tek bir baba olduğuna göre kardeş durumunda nasıl bir evlilik vuku bulacaktı?

Zihinleri çok meşgul eden bu sorulara makul cevaplar aramak gerekiyor. Bu noktada yine bazı kaynaklara müracaat ederek akla ve nakle uygun cevaplar bulmaya çalışacağız.

Cenab-ı Hak vardır ve birdir. Kendi varlık ve birlik mührünü de her mahlukun alnına vurmuştur. Nevileri ve türleri meydana getiren her bir ferdi ayrı bir özellikle yaratılmış. Türler ise kendi içinde tek ve ayrı bir özellik taşır. İnsanlar, hayvanlar, melekler, bitkiler, cinler gibi.. Dünya bir, ay bir, güneş birdir. Galaksiler bir, galaksilerden meydana gelen kainat da birdir. Yani kainatın heyet-i mecmuasından tutun da, cüzi fertlere kadar, o fertlerin parmak uçlarına kadar, parmak uçlarındaki hücre ve moleküllere kadar her şeyde bir birlik mührü vardır..

İşte Cenab-ı Hak bu hikmeti gereği insan neslini de bir babadan ve ondan da eşini yaratarak, bir anadan türetmiştir. Bu günkü biyoloji ilmine göre tüm canlılardaki genetik yapı onların bir ana ve babadan türediğine işaret ettiği gibi, aynı şekilde insanın da bu kanun içinde olduğunu gösteriyor. Yani tüm canlılar aslında benzer bir üreme kanuna tabidir.

Bu nedenden dolayı insan nesli de bir ana ve babadan olan çocuklar yolu ile çoğalmıştır. Bu noktada Hz. Adem ile Havva'nın ilk doğan çocuklarının çok özel bir yaratılışa sahip olduğunu anlıyoruz. Tabi ki her insan özel ve tek bir yaratılışa sahiptir. Ancak kardeş evliliği gibi yasak bir duruma bir defaya mahsus çok özel bir yaratılış süreci ile ve belli bir çocuk sayısı için müsaade edildiği anlaşılıyor.

Şöyle ki:

Havva annemiz her defasında bir kız ve bir oğlan olmak üzere ikiz çocuk doğruyordu. Bu çocuk sayısının 40 olduğu, yani 20 çift ikiz çocuk olduğunu çeşitli kaynaklarının haberlerinden anlıyoruz. Bazı kaynaklarda çocuk sayısına 120 diyenler de var, ancak ekseriyetin görüşü 40 olduğu yönünde. Belki bir miktar da fazla olabilir, fakat bu çok da önemli değil. Zira bazı çocuklar sonradan vefat etmiş de olabilir. Buradaki önemli husus çocukların özel bir şekilde yaratılıp, ikiz olmaları. Özel yaratılıştan kasıt şu: kardeş bağları nedeni ile ileride yapılacak özel evliliklerde her hangi bir genetik bozukluk olmasın. Zira çocukların evlilik süreçleri de Hz. Adem'e(as) İlahi Kudret tarafından bildirilmiş. Sırası ile doğan iki çocuklar çaprazlama olarak evlendirilecek. Sanki beraber doğan ikizler kardeş mesabesinde, diğer doğanlar sanki bu özellikten daha uzaklar. Bu günkü araştırmalara göre ikiz kardeş olayı çok gizemli bir olay, sırları daha tam olarak çözülememiş.

İşte insan nesli Hz. Ademden sonra ikinci kuşak olarak böyle bir süreçle başlamış. Yani ikiz doğan çocuklar çaprazlama bir usulle, Emr-i İlahi doğrultusunda, evlendirilmişler. Bunun bir ilahi emir olduğunu Habil ve Kabil olayından anlıyoruz.

Habil ve Kabil ark arkaya doğan ikiz çocukların erkek olanları idi. Bu durumda Habil Kabil'in kız ikizi ile, Kabil de Habil'in ikizi ile evlenmek durumundaydı. İlk İlahi emir bu idi. Ancak Kabil bu fıtri seyre itiraz etti ve kendi ikizi ile evlenmek istedi. Bu durumu babası Hz. Adem'e(as) bildirdiği zaman, Kabil'in isteğini uygun bulmadı babası. Bunun yasak olduğunu, Allah'ın emrinin diğer kız ile, yani Habil'in ikizi ile evlenmesi gerektiğini ona bildirdi. Kabil ise arzu ve isteğinde ısrar edince duruma Kudret-i İlahinin hüküm vermesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu noktada Habil ve Kabil Allah'a kurban adayacaklar, kimin kurbanı kabul edilirse Allah onun için olumlu bir cevap vermiş olacaktır.

Neticede Habil'in duası kabul olundu, Kabil'in isteği ise reddolundu. Kabil ise Allah'ın hükmüne isyan ederek kardeşi Habil'i öldürdü. Kendi ikizini de yanına alarak başka bir diyara göç etti.

Bu kıssada dikkat çekici bazı noktalar var:

1-Havva annemizin bir seferde bir oğlan ve bir kız olmak üzere ikiz doğurması sadece ilk üremeye ait çok özel bir durumdu.

2-Bu ilk çocuklardaki genetik yapıları özel olarak tanzim edilmişti.

3-Bu düzeni bozmak isteyen Kabil'e müsaade edilmemiş, Allah onun kurbanını kabul etmemişti. Yani Allah bu fıtratın bozulmasından razı değildi.

4-Kabil ise isyan neticesinde bu fıtri yapıyı bozmuş, neslin farklı bir şekilde çoğalıp üremesinde sebep olmuştu.

5-Kabil nesli ile diğer kardeşlerin nesli arasında ileride anlaşmazlık çıkacaktı.

Kabil ilk cinayeti işleyip, yer yüzünde kan döküp ilke fesat fiilini işleyen bir olması yanında, daha kötüsü olarak neslin üreme ve çoğalmasında fıtrat bozucudur. Nuh tufanında boğulan neslin büyük bir kısmının Kabil'in zürriyeti olduğu yine bazı kaynaklarda yer alıyor.

Sual:

Bu çaprazlama evlilik süreci ne zaman kadar devam etmiştir? Havva'dan sonra da devam etmiş mi, yoksa bu sadece Adem'in bu ilk kırk çocuğuna ait bir durum mudur?

Cevap:

Araştırmalardan elde edebildiğimiz bilgilere göre bu kırk çocuk sonrası ne oldu çok da fazla bir bilgi mevcut değil. Ancak çaprazlama bir evliliğin dışındaki bir evlilik durumunun kesin olarak yasak olduğunu, Allah'ın bu kırk çocuk için tayin etmiş olduğu evlilik dışına taşılmaması gerektiğini Kabil'in duasının reddedilmesinden açık bir şekilde anlamak mümkün. Yani daha ilk üreme sürecinde bile açık bir yasak konmuş. Bu noktadan hareketle bu ikiz çocukların çapraz evlenme durumunun çok özel bir durum olarak sadece Havva'nın ikizlerine ait olduğunu ve bunların da sayılarının kesin ve ne net olduğunu anlıyoruz. Şayet çapraz evlenme harici bir evlilik yasaklanmış ise, ki öyledir; bir sonraki kuşakta bu evlilik türünün tamamen yasaklanacağı açıktır. Yani gerek çapraz, gerekse kardeş evliliği daha Adem'in ikinci çocuklarından itibaren yasaklanmış olması ihtimali çok güçlüdür. Zira o 40 ikizden sonra amca, hala, dayı çocukları pekala evlenebilir ve artık nesil bu günkü tarzda çoğalabilir.

Elbette ki bu durum Hz. Adem'in(as) yanında kalan 19 çift çocuk için geçerlidir. Zira Kabil Allah'a isyan etmiş, şeytanın oyuncağı olmuş, kardeşini öldürmüş ve üreme kanuna muhalefet ederek fıtratı bozmuştur. Bu nedenle Hz. Adem'in(as) kontrol ve gözetiminde uzak ayrı bir neslin yetişmesine vesile olmuştur. İşte Kabil neslinin nasıl bir şekilde üremeye devam ettiği, Allah'ın yasaklarına ne kadar riayet ettikleri, sonradan bu neslin bir önceki nesille nasıl bir münasebet kurdukları konusunda çok da net bilgiler yok. Zaten Hz. Adem(as) ile Hz. Nuh(as) arasındaki insan yaşantısı konusunda kaynaklarda çok da fazla bilgi yer almaz. Bu günkü tarih bilgileri Hz. Nuh(as) sonrası insanlık hayatından daha çok bahseder. Öncesine ait çok net bilgi yoktur.

Neslin üremesinde netice olarak:

1-İnsan nesli bir ana ve baban çoğalmıştır.

2-Doğan ilk ikiz çocuklar çaprazlama bir şekilde evlendirilmiştir.

3-Bu süreçten heme sonra günümüzdeki gibi normal bir süreç başlamıştır.

4-Kardeş evlilikleri daha ilk ikizler sonrası, yani 19 çift çocuk sonrası yasaklanmıştır.

Tüm bunlar elbette ki bizim bilgi ve düşüncelerimizdir. Bizim bildiklerimiz ise tenkit ve tavsiyeye her zaman açıktır. Her şeyi tüm mahiyeti ve keyfiyeti ile bilen ise ancak Allah'tır. Allah ise tövbe ediliğinde bilerek ve bilmeyerek yaptığımız her hata ve yanlışları affedendir.

Biz de Üstad'ın lisanı ile Rabbimizden af ve mağfiret diliyor, “"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!" diyoruz.


Bu makale 250814 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#4 xdxdxdkj emre kara 14-01-2014 19:12
Allah razı olsun elinize dilinize ve de yüreğinize sağlık...!!!!!:::::!!!!! !:::!!!! ALLAH RAZI OLSUNN .........!!!! AMİN
Alıntı
 
 
#3 müjdat 03-10-2013 18:44
bence çok karmaşık bir hayat
Alıntı
 
 
#2 Kurani Hayat 02-01-2013 13:39
Bu ne kadar Kurani yaklaşımdan uzak bir iddiadır konusuna girmeden genetik alanında çalışan biri olarak mesnedsiz yapılan ifadelere karşı çıkmak istiyorum. Efendim belki yaşananlar genetik üstüde olabilir diyeceklere de hemen cevap vereyim; Sünnetullah değişmez! Yani Allah ın hayat yasaları değişmez! Genetik bilimi der ki eğer birinci dereceden akrabalar evlenirlerse doğacak çocuklarının aynı genlerde taşınan aynı hastalıktan etkilenmeleri olasılığı çok yüksektir. Hastalıksız olarak doğmayadabilir ama bu tür bir çiftleşme çok mantıksız olacaktır herhalükarda. Denmiş ki tüm insanların 1 atadan gelmesini genlere bakarak çözmüş bilimciler. Nerede kaynak? Kim dedi size? O zaman şunu da bilmelisiniz ki maymunların genetik kodlarıda insana çok yakındır. Aynı şekilde atlarında farelerinde. Konunun İslami boyutuna gelince burada da kaynak filan yok. Hani Kurani yaklaşım? nerede ayet, sahih bir hadis? Bunlar İsrailiyat kaynaklı ifadelerdir. Yahudilerin yada hristiyanların kitaplarından İslami yorum çıkarılamaz buna bidat denir. Kısacası bırakın Habil veya Kabil diye insanların varlığını (bahsedilen konuyu elel alan ayette isim yazmaz iki kardeş der) Havva diye birisindenden bahsedilmez. Hadi bunlar Hadis kaynaklı diyelim ama Kimse Allahı ensest ilişkinin zorbası olmakla idham edemez. Bu yanlışların farkında olunmadığını kabul eder Allah'ın selamının üzerininize olmasını dilerim.
Alıntı
 
 
#1 emrullahcevizhelvaci 03-12-2012 21:56
allah razı olsun elinize dilinize vede yüreğinize sağlık
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün340
Dün7891
Bu Hafta8232
Bu Ay314041
Toplam17332706

Sitede şuan 107 ziyaretçi var.


Risale-i Nur’un meşrebi

Risale-i Nur’un meşrebi

Meşreb kaynaktan su içmek için kullanılan kaba verilen isimdir. Su içeceksiniz, ama hangi kaptan içeceksiniz? Risale-i Nur meşrebi işte bu kabdır.- Peki Risale-i Nurun meşrebi nedir?- Bediüzzaman bunu “Cevşenü’l-Kebir ve Celcelutiye”den aldığı kuvvet ve feyizle Hz. Hasan’ın (ra) kısacık hilâfetini uzun bir zamana çevirmek” şeklinde ifade etmiştir. (Emirdağ...

Tesettüre makyaj uyar mı?

Tesettüre makyaj uyar mı?

Bir dönem TRT’de ‘Medya Müfettişi’ programını yapan spiker Serra Karaçam, uzun bir arayıştan sonra tesettürü tercih etmiş. ‘İşsiz’ olduğu dönemde tesettürü tercih eden Karaçam, tesettürlü haliyle de “El Cezire”ye (Al Jazeera/Türkiye) kabul edilmiş.Karaçam, arayışı, tesettürü tercih edişi ve tesettürle ilgili soruları cevaplandırırken de tebrik...

Ankara’da uhuvvet buluşması

Ankara’da uhuvvet buluşması

Aylar öncesinden mevlid için çalışmalara başlamıştık. Şirin ilçemiz olan Karadeniz Ereğli’den mevlid için hazırlıklarımız son sür’at ve heyecanlı bir şekilde devam ediyordu.İşin belki de benim için zor tarafı daha önceden programlara katıldığım kardeşlerim değil de şu an bulunduğum hizmet yeri hem de kendim organize ettiğim kardeşlerimle yolculuk yapıyorum....

Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur!Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır ve Kur’ân ve onu istismar edenleri asla affetmez! Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur! Bazı halim selim ağabeyler affeder, ama, Risale-i Nur asla affetmez....

Bir gencin dilinden Yeni Asya

Bir gencin dilinden Yeni Asya

İnsan, varlığın kıymetini elinden gidince daha da derinlemesine hissediyor. Ve düşünceler hicrete dönüşüyor.Yolculuk başlarken, diğer yandan araştırma meyli ortaya çıkıyor. Yokluğun içinde varlığı yaratan Kadir-i Hikmet, tefekkür penceresiyle bizlere hakikatleri sergiliyor. Yoklukla, varlığın kıymetini anlayabilmek için yazdırılmıştır. Hayırlı tefekkürlü...

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

** Öncelikle sizi yakından tanıyabilir miyiz?

İsmim Zeyneb Khairoun, aslen Faslıyım. 2 yaşındayken Danimarka’ya geldim ve hâlen burada ...

Mısırlı Muhammed Samir:

Sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Mısır’dan Muhammed Samir. Mısırlıyım. Kahire’de Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ...

“Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne mutlu askerdir o askerler.” hadis-i şerif’ine mazhar olan Fatih ...

Risale-i Nur'un tamamen eşsiz ve benzersiz olduğunu keşfettim. Sadece İngilizce tercümelerini okuyabildiğim için bunlarda eserin Türkçe orijinali ...

Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir. Kısaca ...

Geçen hafta bu köşede Risale-i Nur’un manevî bir sadaka hükmüne geçip, serbestiyet ve inkişafı halinde belâ ve musîbetlerin def’ine vesile olduğuna, ...

Asya Nur Kültür Merkezi’nin bu haftaki konuğu İslâm Yaşar Beydi. “Bediüzzaman Beşlemesi” adıyla Üstadın hayatını roman hâline getiren ve kırk ...

Seçimin, yahut referandumun bilhassa yakınlaşıp durumun kızıştığı günlerde, Yeni Asya’ya yönelik tenkitler, itirazlar, hatta saldırılar da had ...

1. Sadeleştirme olayı Risâle-i Nur’a âşık olanlar arasında ihtilâfa yol açmamalı!

Son zamanlarda konu ile alâkalı ciddî bir münakaşa ve televizyon ...

Hukukî varislerinin izni olmadan, hukuk dışı bir hareketle Risale-i Nur’u bandrol ile yasaklayan, torba kanunu (kanunsuzluğu) ile devletleştirmeye ...

Türkiye’de değilse de Alman medyasında müsbet bir gelişmeye imza atıldı. Buna göre, Almanya’nın önde gelen gazetelerinden “Bild”, “çıplak kadın ...

Bir dinî cemaati düşünün ki:

Eğer o cemaat, üyelerini resmî kayıt altına alıp teşkilâtlandırıyorsa...

Eğer o cemaatin parti kurma gayesi ve o partiyi ...

Eğitim-Bir-Sen Midyat Temsilciliğinin düzenlediği “Demokrasi ve Eğitim” konulu konferansta konuşan Gazeteci-Yazar Altan Tan, Kürt sorununun çözümünde ...

 

Olayların gürültüsü içinde kaynadı gitti. Tam seçim atmosferine adım atarken, yine bir takım şer güçlerin planladığı, Allah’a şükür ki, can ...
Ülkemizde 1930-1980 arası 50 yıl dil ırkçılığı yapıldı. 10 asırdır kullandığımız, kelimeler, İslam kültür paydasına ait olmalarından dolayı hayattan ...

Popüler politik polemiklerin arenasında içte ve dışta önemli olaylar medyanın ve kamuoyunun tartışma gündeminden kaymakta.

Bunlardan biri, El Kaide ...

Geçenlerde vefat eden inşaat mühendisi Muammer Gabalı Ağabeyi 2007 yılında ziyaretine gittiğimde enteresan bir olay anlatmıştı. Medine’de yaşayan ...
Ortadoğu’da başlayan hareketlenme, komşumuz Suriye’nin kapısına dayanmış durumda. Daha doğrusu, Suriye’de de bir değişim yaşanması an meselesi. ...
Türkiye’de devam eden hararetli başörtü tartışmaları ve yürüyüşleri bütün dünyada izlenir ve merak edilir hale geldi. Bunun en somut örneği de ...

22 Temmuzda Tuzakları Bozalım (resimli)

Fransa’da yeniden cumhurbaşkanı seçilmek için yoğun bir kampanya sürdüren Nicolas Sarkozy’nin 2007 yılında Libya’nın devrik lideri Kaddafi’den 50 ...

Gurbette buruk ve kırık kalplerin bayramıdır Ramazan. Sılaya hasret kalanların vuslatıdır. Bu yüzden bir başkadır Ramazan buralarda. Bir başka ...
Avrupalı Müslümanlar yeni yıla gittikçe artan kaygılarla girdiler. Fransa’da burka ve sakalın gündeme taşıdığı, İsviçre’de minare yasağının ...

Mâlûm, önümüzdeki Temmuz ayında Rumlar AB’nin dönem başkanı olacak ve bu durum zaten sorunlu olan Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir krize yol ...

“Avrupa, bir İslâm devletine hamiledir, günün birinde onu doğuracak; Osmanlılar da Avrupa ile hamiledir, o da onu doğuracak. (...)

Avrupa’da Kur’ân’a ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Her varlık, kendine mahsus yaratılış, hâl ve yaşayışı ile Allah’ın isimlerine farklı derecelerde aynalık eder. Bu varlıklar içinde elbette biz ...

Günlük konuşmalarımızda sık sık “İdrak ettik, yüksek idrak sahibi, idraksiz, anlayışsız!” gibi kelimeler kullanırız. Acaba idrak, diğer bir ifadeyle ...

Risâle-i Nur’u okuyunca Kur’ân’a olan sevgim, bağlılığım, saygım arttı. Meğer bilmiyormuşum değerini. Tarif edemeyeceğim kadar yüce bir kelâmmış ...

“..  onlar, namazlarında huşû içinde
(kalbi ve bedeniyle tam teslimiyet halinde)dirler.
(Mü’minun 2)

Teslimiyet; teslim olma, kendini tamamen verme ...

Said Nursi’nin okumuş olduğu fen-bilimleri ile din bilimlerini birleştirdiği, bilimi tevhid bakış açısıyla yorumlayarak bilimin içeresinden Allah’ın ...

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Okullar tatil olunca bazı anne ve babalar çocuklarının Kur’ân okumasını öğrenmelerini isterler. Kendileri bilmeyenler Kur’ân kursuna ...

MALATYA’DA düzenlenecek olan Kur’ân-ı Kerim’i en güzel okuma yarışmasında ön eleme yapılarak, finale katılacak 10 çocuk belirlendi.

Meşale Derneği ...

Hiç tanımadığınız bir memlekete gidiyorsanız, yanınıza bir kılavuz veya bir harita almaz mısınız? Ya bu seyahatiniz bir ticarete yönelik, kâr ...
Türkiye genelinde yaz Kur’ân kursları cami ve Kur’ân kurslarında başladı. Adana’da da Müftü İsmail Canbolat, Sarıçam Aksoylar Kur'ân Kursu, ...
 Danimarka’da Kur’ân-ı Kerim için yarıştılar
 
KUR’ÂN HEDİYE EDİLDİ— Yarışmanın jüri üyeliklerini Taastrup Yunus Emre Camii Din Görevlisi Kamil ...
  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?

"Yani, zaman-ı halden ziyade mazi ve müstakbele nazar eder. Yani, her şeyin vücud-u zahirisinden ziyade aslına, nesline ve köklerine ve ...

İnsandaki düşünce ve tefekküre yönelik kuvve ve akıl, tarafsız bir hâkim konumunda işler. Bu yüzden hükmü koymadan önce, doğruyu ve yanlışı ...
Mal ve mülk sahibi olmak" hayatımızın önemli bir parçası. Yani, "malikiyet" duygusunu yaşamak, enerjimizin önemli bir kısmını bu yolda sarfetmek ...
Bir dantela gibi incelikle dokunan kâinat kitabı Âlemlerin Rabbi’nin yarattıkları ile iletişiminde kullandığı zarif ve lâtif bir dilin de ...

Küçük şeyler bazen çok büyük neticeler doğurabiliyor. Bir virüs mikroskopla bile görülemiyorken koca bedenleri yere serebiliyor ve ağrılı küçücük ...

Para ve zevk.
Bu iki nesnenin bitmez, tükenmez, zehirli boş hülyaları. O erişemediğim ve eriştiğim takdirde dahi beni hayatta mesut ...

Hz. İbrahim'in (a.s.) peygamberliği, İslâm peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m.) insanlık ve peygamberlik zincirinin ilk halkası Hz. Adem (a.s.) gibi ...

Yeni Said, birçok yönden eskisinden farklı olduğu halde bir kısım eserlerinde “Eski Said’in kafasına” müracaat etmiştir.

Eski Said kafasıyla ...

ŞUURLU bir varlık olan insan dünyaya imtihan için gönderilmiştir. Allah’ın ve onun Resûlünün (asm) ...
Kur’ân-ı Kerim, mânâsı, lâfzı, nazmı bakımından mu'cizevî olduğu gibi, muhatabını ikna ederken kullandığı yöntem de beşer takatinin pek üstündedir. ...

Her işin bir rehberi vardır. Her iş sahibi kendi mesleğinin esaslarını, husûsiyetlerini o rehberden öğrenir. Nur Talebelerinin rehberi ise Hizmet ...

Bir yaprak daha düştü ömrümüzden, bir adım daha yaklaştık ebedî hayata. Eski bir film gibi sessizce kendimi seyrediyorum çok uzaklardan. Gecenin ...

“O Allah sırrı da bilir, ondan ahfâ olanı da...”1 Çünkü O (cc) şüphesiz gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir.

Risâle-i Nûr eserlerinde ...

Üzüm bağları, meyve bahçeleriyle ve fıtrî güzellikleriyle meşhur Sultandağı, Yeşilçiftlik kasabasındaki bir bahçeye davet edildik. Bahçe sahibi ...

Günümüzde görüşüp konuştuğumuz insanlar karamsarlıklar, sıkıntılar içerisinde sürekli birilerinden, bir şeylerin ters gittiğinden şikâyetler ...

Risâle–i Nur'dan bir iktibas:

Sultan Mehmed Fatih’in zamanında hikâye edilen meşhûr ve mânidar Cibali Baba kıssası nevinden olarak, bir kısım ehl–i ...
Bediüzzaman diyor ki:

Sual: Sen bu zamanın hâdisâtına, fitne–i âhirzaman diyorsun. Halbuki hadiste vârid olmuş ki, “Âhirzamanda Allah Allah ...

Yakın Tarihten Portreler

Bütün dâvâsı “imâna hizmet” olan Said Nursî'ye düşmanlık edenlerin, o zâta kin ve öfke dolu sözlerle saldıranların, akla ...

Ortaya çıkan herbir belge, herbir vesika, Üstad Bediüzzaman'ın eserlerinde ve bilhassa Tarihçe–i Hayat isimli otobiyografisinde yazdıklarını ...
Bediüzzaman diyor ki:

"Bence yol ikidir; mizânın (terazinin) iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile ...
Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...
Düşünme, tefekkür, insan olmanın temel özelliklerindendir.1 Değeri de ürettiği fikirler oranındadır. Zira, beynimiz/zihnimiz, aklımız, ...

"Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur'u; ben o­nun zamanında gelseydim, Mesnevî'yi yazardım. o­nun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ...

Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...

BİRİNCİ BÖLÜM

Risale-i Nur'un meslek ve meşrebi

Bir fikir hareketi ya da bir düşünce sistemi incelenirken, evvelâ incelemeye esas ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?
O muharebeler (1. Dünya Savaşı) esnasında, Ermeni fedâileri bazı yerlerde çoluk çocuğu kesiyorlardı.

Buna karşı Ermenilerin çocukları da bazan ...
Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...
Son yıllarda muhafazakâr yapının elde ettiği siyasî ve ekonomik güçle İslâm hakikatlerinin hayata geçirilmesi noktasında nasıl bir orantı olduğu ...
Aradan geçen seksen iki senelik zaman Şeyh Said hadisesinin tartışmasını bitiremedi. Bu konuda yüzlerce araştırma yapıldı. Değişik basın ve yayın ...
Bediüzzaman Said Nursî'nin en eski, en sâdık ve en çilekeş talebelerinden biri olan ve bundan tam 38 sene evvel (13 Mart 1970) bugün vefat eden ...
Malatya’da misyonerlerin katledildiği “Zirve Yayınevi cinâyeti”ne ilişkin inceleme kapsamında ev ve ofislerinde arama yapılanlar arasında yer ...

“Doğu ve Güneydoğu Anadolu problemi, PKK terörü” her ne isim verilecekse, rejimin, sistemin, çarpık TC yapılanmasının uyguladığı “ırkçılık, baskı ve ...

Mart ayı soğuklarının bütün şiddetini gösterdiği bir zamanda dünyaya geldi.

Abisi Molla Abdullah henüz gözlerini açan sevimli bebeği kollarına aldı, ...

Bediüzzaman Said Nursî vefatının 52. yıl dönümünde Eskişehir Yeni Asya Temsilciliği tarafından organize edilen konferansta anıldı.


Eskişehir Yunus ...


BEDİÜZZAMAN Said Nursi, Burdur’da dualarla alındı.

Burdur’da Bediüzzaman programı

BEDİÜZZAMAN Said Nursi, Burdur’da dualarla alındı. Merkezi Burdur’da ...

Saniye Çolakgil, seksen küsûr yaşında Zübeyir Gündüzalp’in tâbiriyle “sadırdan değil, satırdan konuşan” bir hanım. Hal ve tavırlarını görüp de ...

Bediüzzaman Hazretlerinin destansı mücadelesiyle büyüyen Nur hareketi, bünyesinde birçok mizacı da bir arada tutmaya muvaffak olmuştu. Onun varlığı, ...

Nurs’tayım, ordan sesleniyoruz. Risale-i Nurlarla ve Üstadımız Hz.Bediüzzamanla ve aramızdan 47 yıl önce ayrılan kardeşi ve aile büyüğümüz Abdülmecid ...

MOLLA Said’in Mardin hayatında çok özel bir yeri olan, Ensari ailesinin önemli ve değerli simalarından biri de şüphesiz Abdülgani Beydir. ...

Onu ilk defa 1973 yılında İzmir Karabağlar dershanesinde görmüş ve irkilmiştim.

Bana Risaleleri tanımama vesile olan Ömer Şahin kardeşime:

“Ömer bu ...

Sual: “Bediüzzaman tevekkülü nasıl tarif ediyor?”

Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu ...

Künyesi Ebü’l-Beha Ziyaüddin Halid bin Ahmed bin Hüseyin’dir. Kadiriye tarikatına bağlı bir sufi olan babası Pir Mikail tarafından soyu Hz. Osman’a ...

Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) Efendimizden sonra gelen büyük İslâm mütefekkirlerini ve gönül sultanlarını zirveye çıkaran, kalplerde ve ...

Ramazan ayında her şeye ibret nazarıyla bakma gereği duyuyor insan. Çünkü nefislere gem vuran orucun acziyet ve fakriyet hakikatiyle hayatın faniliği ...

Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...

Risale-i Nur Hareketinin meslek ve meşrep düsturları içinde önem arz eden en temel meselelerden birisi de milliyet anlayışıdır. Bediüzzaman ...

İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

“Asırlar geçti, birer birer söndü meşaleler. İrfan asâletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk; ...

Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatında birçok kumandan, paşa, hoca, şeyh, müdde-i umûmî, vali, asker, hâkim, muallim ile sayısız insan vardır. Bunların ...

  • Kitap Bahçesi

Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...

Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

Geçen sene Eylül ayı ortalarından itibaren iki hafta müddetle hayat ve hatırasını tefrika ettiğimiz merhûm İsmail Hakkı Demir ile ilgili çalışmamız ...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...

Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...