Anasayfa Yazarlar Halil Akgünler Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi
Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi Yazdır e-Posta
Halil Akgünler tarafından yazıldı.   
Salı, 02 Ekim 2012 00:00

Hz. Adem(as) ve Havva yasak meyveyi yedikten sonra yeryüzüne indirildiler. Cennet gibi bir hayattan daha zor şartların hüküm sürdüğü bir dünya hayatı yaşamaya başladılar. Burada uzun bir süre tövbe ve istiğfar ile meşgul oldular. Yaptıkları hatadan dolayı Allah'tan özür dileyip senelerce üzüntü içinde af ve mağfiret dileyerek ibadette bulundular. Cenab-ı Hak da bu iki kulunun tövbesini kabul etti. Onlar için dünya yüzünde rızklar yarattı. Toprağı, suyu onların hizmetine verdi. Hayvanlardan nasıl istifade edileceğini onlara öğretti. Semadan yağmuru, yerden pınarları onlar için akıttı. Böylece Allah vaadini yerine getirmiş, semayı ve yeri ve içindekileri onlara ihsan etmiş, böylece yer yüzünde halife olarak onları tayin etmişti.

Sıra Adem neslinin çoğalmasına gelmişti.

Hz. Adem(as) ve Havva anamız izni ilahi ile bir süre sonra evlendiler. Artık kendi sülblerine yüklenmiş olan genetik şifrelerin açılma vakti gelmişti. Yer yüzünde yaşayacak olan insan neslinin hayat sahnesine çıkması gerekiyordu. Allah'ın güzel isimleri tecelli edecek ve İzn-i İlahi ile nesiller çoğalacaktı.

Peki ilk üreme süreci nasıl olacaktı? O zaman yer yüzünde tek bir anne ve tek bir baba olduğuna göre kardeş durumunda nasıl bir evlilik vuku bulacaktı?

Zihinleri çok meşgul eden bu sorulara makul cevaplar aramak gerekiyor. Bu noktada yine bazı kaynaklara müracaat ederek akla ve nakle uygun cevaplar bulmaya çalışacağız.

Cenab-ı Hak vardır ve birdir. Kendi varlık ve birlik mührünü de her mahlukun alnına vurmuştur. Nevileri ve türleri meydana getiren her bir ferdi ayrı bir özellikle yaratılmış. Türler ise kendi içinde tek ve ayrı bir özellik taşır. İnsanlar, hayvanlar, melekler, bitkiler, cinler gibi.. Dünya bir, ay bir, güneş birdir. Galaksiler bir, galaksilerden meydana gelen kainat da birdir. Yani kainatın heyet-i mecmuasından tutun da, cüzi fertlere kadar, o fertlerin parmak uçlarına kadar, parmak uçlarındaki hücre ve moleküllere kadar her şeyde bir birlik mührü vardır..

İşte Cenab-ı Hak bu hikmeti gereği insan neslini de bir babadan ve ondan da eşini yaratarak, bir anadan türetmiştir. Bu günkü biyoloji ilmine göre tüm canlılardaki genetik yapı onların bir ana ve babadan türediğine işaret ettiği gibi, aynı şekilde insanın da bu kanun içinde olduğunu gösteriyor. Yani tüm canlılar aslında benzer bir üreme kanuna tabidir.

Bu nedenden dolayı insan nesli de bir ana ve babadan olan çocuklar yolu ile çoğalmıştır. Bu noktada Hz. Adem ile Havva'nın ilk doğan çocuklarının çok özel bir yaratılışa sahip olduğunu anlıyoruz. Tabi ki her insan özel ve tek bir yaratılışa sahiptir. Ancak kardeş evliliği gibi yasak bir duruma bir defaya mahsus çok özel bir yaratılış süreci ile ve belli bir çocuk sayısı için müsaade edildiği anlaşılıyor.

Şöyle ki:

Havva annemiz her defasında bir kız ve bir oğlan olmak üzere ikiz çocuk doğruyordu. Bu çocuk sayısının 40 olduğu, yani 20 çift ikiz çocuk olduğunu çeşitli kaynaklarının haberlerinden anlıyoruz. Bazı kaynaklarda çocuk sayısına 120 diyenler de var, ancak ekseriyetin görüşü 40 olduğu yönünde. Belki bir miktar da fazla olabilir, fakat bu çok da önemli değil. Zira bazı çocuklar sonradan vefat etmiş de olabilir. Buradaki önemli husus çocukların özel bir şekilde yaratılıp, ikiz olmaları. Özel yaratılıştan kasıt şu: kardeş bağları nedeni ile ileride yapılacak özel evliliklerde her hangi bir genetik bozukluk olmasın. Zira çocukların evlilik süreçleri de Hz. Adem'e(as) İlahi Kudret tarafından bildirilmiş. Sırası ile doğan iki çocuklar çaprazlama olarak evlendirilecek. Sanki beraber doğan ikizler kardeş mesabesinde, diğer doğanlar sanki bu özellikten daha uzaklar. Bu günkü araştırmalara göre ikiz kardeş olayı çok gizemli bir olay, sırları daha tam olarak çözülememiş.

İşte insan nesli Hz. Ademden sonra ikinci kuşak olarak böyle bir süreçle başlamış. Yani ikiz doğan çocuklar çaprazlama bir usulle, Emr-i İlahi doğrultusunda, evlendirilmişler. Bunun bir ilahi emir olduğunu Habil ve Kabil olayından anlıyoruz.

Habil ve Kabil ark arkaya doğan ikiz çocukların erkek olanları idi. Bu durumda Habil Kabil'in kız ikizi ile, Kabil de Habil'in ikizi ile evlenmek durumundaydı. İlk İlahi emir bu idi. Ancak Kabil bu fıtri seyre itiraz etti ve kendi ikizi ile evlenmek istedi. Bu durumu babası Hz. Adem'e(as) bildirdiği zaman, Kabil'in isteğini uygun bulmadı babası. Bunun yasak olduğunu, Allah'ın emrinin diğer kız ile, yani Habil'in ikizi ile evlenmesi gerektiğini ona bildirdi. Kabil ise arzu ve isteğinde ısrar edince duruma Kudret-i İlahinin hüküm vermesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu noktada Habil ve Kabil Allah'a kurban adayacaklar, kimin kurbanı kabul edilirse Allah onun için olumlu bir cevap vermiş olacaktır.

Neticede Habil'in duası kabul olundu, Kabil'in isteği ise reddolundu. Kabil ise Allah'ın hükmüne isyan ederek kardeşi Habil'i öldürdü. Kendi ikizini de yanına alarak başka bir diyara göç etti.

Bu kıssada dikkat çekici bazı noktalar var:

1-Havva annemizin bir seferde bir oğlan ve bir kız olmak üzere ikiz doğurması sadece ilk üremeye ait çok özel bir durumdu.

2-Bu ilk çocuklardaki genetik yapıları özel olarak tanzim edilmişti.

3-Bu düzeni bozmak isteyen Kabil'e müsaade edilmemiş, Allah onun kurbanını kabul etmemişti. Yani Allah bu fıtratın bozulmasından razı değildi.

4-Kabil ise isyan neticesinde bu fıtri yapıyı bozmuş, neslin farklı bir şekilde çoğalıp üremesinde sebep olmuştu.

5-Kabil nesli ile diğer kardeşlerin nesli arasında ileride anlaşmazlık çıkacaktı.

Kabil ilk cinayeti işleyip, yer yüzünde kan döküp ilke fesat fiilini işleyen bir olması yanında, daha kötüsü olarak neslin üreme ve çoğalmasında fıtrat bozucudur. Nuh tufanında boğulan neslin büyük bir kısmının Kabil'in zürriyeti olduğu yine bazı kaynaklarda yer alıyor.

Sual:

Bu çaprazlama evlilik süreci ne zaman kadar devam etmiştir? Havva'dan sonra da devam etmiş mi, yoksa bu sadece Adem'in bu ilk kırk çocuğuna ait bir durum mudur?

Cevap:

Araştırmalardan elde edebildiğimiz bilgilere göre bu kırk çocuk sonrası ne oldu çok da fazla bir bilgi mevcut değil. Ancak çaprazlama bir evliliğin dışındaki bir evlilik durumunun kesin olarak yasak olduğunu, Allah'ın bu kırk çocuk için tayin etmiş olduğu evlilik dışına taşılmaması gerektiğini Kabil'in duasının reddedilmesinden açık bir şekilde anlamak mümkün. Yani daha ilk üreme sürecinde bile açık bir yasak konmuş. Bu noktadan hareketle bu ikiz çocukların çapraz evlenme durumunun çok özel bir durum olarak sadece Havva'nın ikizlerine ait olduğunu ve bunların da sayılarının kesin ve ne net olduğunu anlıyoruz. Şayet çapraz evlenme harici bir evlilik yasaklanmış ise, ki öyledir; bir sonraki kuşakta bu evlilik türünün tamamen yasaklanacağı açıktır. Yani gerek çapraz, gerekse kardeş evliliği daha Adem'in ikinci çocuklarından itibaren yasaklanmış olması ihtimali çok güçlüdür. Zira o 40 ikizden sonra amca, hala, dayı çocukları pekala evlenebilir ve artık nesil bu günkü tarzda çoğalabilir.

Elbette ki bu durum Hz. Adem'in(as) yanında kalan 19 çift çocuk için geçerlidir. Zira Kabil Allah'a isyan etmiş, şeytanın oyuncağı olmuş, kardeşini öldürmüş ve üreme kanuna muhalefet ederek fıtratı bozmuştur. Bu nedenle Hz. Adem'in(as) kontrol ve gözetiminde uzak ayrı bir neslin yetişmesine vesile olmuştur. İşte Kabil neslinin nasıl bir şekilde üremeye devam ettiği, Allah'ın yasaklarına ne kadar riayet ettikleri, sonradan bu neslin bir önceki nesille nasıl bir münasebet kurdukları konusunda çok da net bilgiler yok. Zaten Hz. Adem(as) ile Hz. Nuh(as) arasındaki insan yaşantısı konusunda kaynaklarda çok da fazla bilgi yer almaz. Bu günkü tarih bilgileri Hz. Nuh(as) sonrası insanlık hayatından daha çok bahseder. Öncesine ait çok net bilgi yoktur.

Neslin üremesinde netice olarak:

1-İnsan nesli bir ana ve baban çoğalmıştır.

2-Doğan ilk ikiz çocuklar çaprazlama bir şekilde evlendirilmiştir.

3-Bu süreçten heme sonra günümüzdeki gibi normal bir süreç başlamıştır.

4-Kardeş evlilikleri daha ilk ikizler sonrası, yani 19 çift çocuk sonrası yasaklanmıştır.

Tüm bunlar elbette ki bizim bilgi ve düşüncelerimizdir. Bizim bildiklerimiz ise tenkit ve tavsiyeye her zaman açıktır. Her şeyi tüm mahiyeti ve keyfiyeti ile bilen ise ancak Allah'tır. Allah ise tövbe ediliğinde bilerek ve bilmeyerek yaptığımız her hata ve yanlışları affedendir.

Biz de Üstad'ın lisanı ile Rabbimizden af ve mağfiret diliyor, “"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!" diyoruz.


Bu makale 135623 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#4 xdxdxdkj emre kara 14-01-2014 19:12
Allah razı olsun elinize dilinize ve de yüreğinize sağlık...!!!!!:::::!!!!! !:::!!!! ALLAH RAZI OLSUNN .........!!!! AMİN
Alıntı
 
 
#3 müjdat 03-10-2013 18:44
bence çok karmaşık bir hayat
Alıntı
 
 
#2 Kurani Hayat 02-01-2013 13:39
Bu ne kadar Kurani yaklaşımdan uzak bir iddiadır konusuna girmeden genetik alanında çalışan biri olarak mesnedsiz yapılan ifadelere karşı çıkmak istiyorum. Efendim belki yaşananlar genetik üstüde olabilir diyeceklere de hemen cevap vereyim; Sünnetullah değişmez! Yani Allah ın hayat yasaları değişmez! Genetik bilimi der ki eğer birinci dereceden akrabalar evlenirlerse doğacak çocuklarının aynı genlerde taşınan aynı hastalıktan etkilenmeleri olasılığı çok yüksektir. Hastalıksız olarak doğmayadabilir ama bu tür bir çiftleşme çok mantıksız olacaktır herhalükarda. Denmiş ki tüm insanların 1 atadan gelmesini genlere bakarak çözmüş bilimciler. Nerede kaynak? Kim dedi size? O zaman şunu da bilmelisiniz ki maymunların genetik kodlarıda insana çok yakındır. Aynı şekilde atlarında farelerinde. Konunun İslami boyutuna gelince burada da kaynak filan yok. Hani Kurani yaklaşım? nerede ayet, sahih bir hadis? Bunlar İsrailiyat kaynaklı ifadelerdir. Yahudilerin yada hristiyanların kitaplarından İslami yorum çıkarılamaz buna bidat denir. Kısacası bırakın Habil veya Kabil diye insanların varlığını (bahsedilen konuyu elel alan ayette isim yazmaz iki kardeş der) Havva diye birisindenden bahsedilmez. Hadi bunlar Hadis kaynaklı diyelim ama Kimse Allahı ensest ilişkinin zorbası olmakla idham edemez. Bu yanlışların farkında olunmadığını kabul eder Allah'ın selamının üzerininize olmasını dilerim.
Alıntı
 
 
#1 emrullahcevizhelvaci 03-12-2012 21:56
allah razı olsun elinize dilinize vede yüreğinize sağlık
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün9715
Dün9947
Bu Hafta31297
Bu Ay379077
Toplam12141243

Sitede şuan 342 ziyaretçi var.


Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

Bayram zehir olmasın

Bayram zehir olmasın

Bu seneki Ramazan, yılın en uzun günlerine ve en sıcak mevsimine denk geldi. Tuttuğumuz oruçları Cenâb-ı Hak, kabul ve makbul eylesin. Gerek oruçlu halde ve gerekse Ramazan sonrası beslenme alışkanlıklarında ciddî değişiklikler olması sebebiyle, şeker, ritim, tansiyon, metabolizma, sinir sistemi gibi mekanizmalarda da önemli ölçüde değişimler meydana geliyor. var...

Risale-i Nur ve devlet tekeli

Risale-i Nur ve devlet tekeli

Meşhur şair Enverî pazaryerinde bir kalabalığa rast gelir. Bakar ki ortada bir adam yüksekçe bir yere çıkmış birkaç yıl önce yazmış olduğu kasidelerini kendi şiiri diye okuyor; halk da alkışlıyor ve bahşiş veriyor. Enverî adamı bozmak istemez bekler, kalabalık dağılınca adamın yanına yaklaşır ve sorar: “Bu şiirler kimin?” Adam cevaplar: “Tabiî ki...

Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

Velâyet-i Kübrâ; en büyük velilik. Cenâb-ı Hakk’ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen velilik mesleğidir. Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden, kisbden (çalışmaktan) ziyade vehbiyetle gidilen, mahiyeti çok yüksek, meşakkatli, zevk ve lezzetleri az olan velâyettir. Misal olarak, peygamberlerin, sahabelerin ve ahirzamanda Hz. Mehdi ve...

Yeni Asya hak bildiğini söyler

Yeni Asya hak bildiğini söyler

4 aya yakındır Risale-i Nur’a 'bandrol' vermeyenler, bu işi çok kolay yapabileceklerini, 'yüzde bir'lik gördükleri Yeni Asya’yı ise sileceklerini düşündüler; ama yanıldılar. En cabbar bir kumandanın bitiremediği, darbelerin tüketemediği ve kayıtlara “Sen kimsin?” diye geçen Yeni Asya’nın sessiz kalmasını mı beklediler? var addthis_product = 'jlp-1.2'; var...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER
Yazar Hilmi Yavuz, kemalizmin toplumun vasisi olma çabasında başarısız olduğunu belirterek, "Şerif Mardin'in söylediği gibi kemalizm, İslâma rakip ...
Yeni Asya’dan Ali Toker Beyefendi “Yusuf kardeşim, Cevşen ve Türkçe açıklamasına Kur’ân hattıyla bize bir kompozisyon yapıver” dedi. Sadece Cevşen’i ...
BEDİÜZZAMAN, ortaya koyduğu fikirleriyle Türkiye ve dünya için büyük bir değer. Bediüzzaman, fikirleriyle bugünün insanlarına büyük hizmetlerde ...

Yrd. Doç. Dr. Emre Dorman: “Ölüm, yaşamın ikiz kardeşidir. Yaşamla birlikte var edilmiştir. Alınan her bir nefesin yarısı yaşam, yarısı ölüm için ...

* Ramazan ayı sizin dünyanızda neyi ifade ediyor?

Ramazan ayı benim için, sahurda evlerin yanan ışıkları, teravihlerde cami içinde koşturup ...
İsviçre vatandaşı Daniel Celliti, iki yıllık bir araştırma sonucunda chat ortamında tanıştığı Risale-i Nur sayesinde Müslüman ...

Gazetemiz yazarı Cevher İlhan, Dicle Üniversitesi Kongre Merkezinde Genç Hukukçular Kulübü tarafından düzenlenen “Müsbet milliyetçilik” konulu ...

Önceki hafta sonu berzahtaki menziline uğurlayıp rahmet-i Rahman’a tevdi ettiğimiz Sungur Ağabey, 1948-49’daki Afyon mahkemesinde Üstad ve ...

ANTALYA Yeni Asya temsilciliği tarafından Antalya Merkez Latanya Otel’de “Risâle-i Nur Hizmetlerinin ABD’deki inkişafı” başlığıyla gerçekleştirilen ...

13 Ağustos 2013 Salı günü Barla yolundayız. Ailelerle birlikte konvoy halinde hareket ettiğimiz Ankara’dan dört saatlik bir yolculuktan sonra, ...

Barla denince başka bir hâl beliriyor sanki yüreklerde. Hem hüznün hem sürurun yeri oluyor kalp bu beldeyi duyunca. Öyle ki Bediüzzaman Hazretlerinin ...

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun, dün bir kısmını değerlendirdiğimiz beyanlarında, üzerinde durulması gereken başka bazı önemli ...

Yazar Hasan Cemal, T24 internet sitesindeki köşesinde Risale-i Nur’un bandrol yasağı bağlamında maruz kaldığı durumu yorumlarken, “Türkiye’de ...

Yeni Asya’nın 40. yıl neşriyatında özel bir yer tutan “40 yıllık okuyucular” dosyamızda, Üstadın “Risale-i ...

2007’den bu yana Gazze halkına uygulanan gayriahlâkî ve insanlık dışı ambargoyu delmek, yiyecek, içecek ve yapı malzemesi götürmek ve dünya ...

İsrail Başbakan yardımcısı Silvan Şalom, 1967 sınırlarına dönüşün kabul edilemez olduğunu söyledi.

Şalom, Filistinlilerin, ABD’nin “kendi teklifini ...

HİNDİSTAN’IN başkenti Yeni Delhi’de 19’cusu düzenlenen Dünya Kitap Fuarı’nda Bediüzzaman Said Nursî’nin Risale-i Nur külliyatı tanıtıldı. Türkiye’den ...

Avustralya’nın Melbourne şehrinde 8 milyon dolara mal olacak İslâm Müzesinin temeli İslâm İşbirliği Teşkilâtı Genel Sekreteri Ekmeleddin ...

Londra’da binlerce kişi, ‘’Suçlu İsrail,’’ ‘’Filistin için özgürlük’’ pankartlarıyla İsrail Büyükelçiliğine yürüdü. İrlandalı STK'lar eylem yaptı. ...

Popüler politik polemiklerin arenasında içte ve dışta önemli olaylar medyanın ve kamuoyunun tartışma gündeminden kaymakta.

Bunlardan biri, El Kaide ...

Rotterdam İslâm Üniversitesi Rektörlük Kurulu 2001 yılında Hollanda Yüksek Eğitim Kanunları (WHW) çerçevesinde resmi olarak tanınmak üzere başvuru ...

2005 yılındaki karikatür krizinden sonra dünyanın çeşitli ülkelerindeki milyonlarca Müslümanın tepkisine neden olan Danimarka’da İslâma olan ilgi ...
Gurbette yaşayanlar bilir, ama vatanda olanlar merak eder: Ramazan gurbette nasıldır? Elbette davulla sahura, ezanla iftara geçilmiyor gurbette. Ama ...

Almanya’nın Giessen şehrinde farklı şehirlerden gelmiş yirmi gencimizle okuma programımız başladı.

Programda ilk dikkatimi çeken şey, burada yaşayan ...

Düseldorf’a geleli birkaç gün oldu.

Buradaki kardeşlerimizin davetlisi olarak, Kurban Bayramı tatilini içine alan iki haftalık bir hizmet programı ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Tecrübeyle sabit: Ahlâkı güzelleştirmenin iksiri dindir, imandır. Çünkü, yüksek ahlâkın imtizâcından yüksek haller çıkar.1 Yüce seciye ve hasletlerin ...

Kur’ân âyetleri çok ince sırlarla ve derslerle doludur. Bazı hakîkatler Kur’ân’da kıssalar ve târîhî olaylar olarak anlatılır. Kur’ân bir târîh ...

Bediüzzaman her şeyin üstünde tuttuğu, uğrunda dünyaları feda edeceği kudsî bir hakikate, yani iman ve Kur’ân’a hizmete adamıştı kendini. İman ...

İstanbul’da yaşamanın en önemli avantajlarından ve en güzel taraflarından biri de bence, Cuma namazınızı isterseniz Eyüp Sultan’da, Süleymaniye’de, ...

Kur’ân hadimlerinin, Risale-i Nur’u okuyanların, iman hizmetkârlarının; bu ahirzaman dalâleti, sefahati ve gaflet dalgalarının hücumları zamanında ...

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

 Danimarka’da Kur’ân-ı Kerim için yarıştılar
 
KUR’ÂN HEDİYE EDİLDİ— Yarışmanın jüri üyeliklerini Taastrup Yunus Emre Camii Din Görevlisi Kamil ...
Türkiye genelinde yaz Kur’ân kursları cami ve Kur’ân kurslarında başladı. Adana’da da Müftü İsmail Canbolat, Sarıçam Aksoylar Kur'ân Kursu, ...
BAŞŞEHİR'de görev yapan din görevlisi Recai Özsoy, kendi yazdığı ve 150 kilogram ağırlığında, açıldığında eni 3 metre, boyu 107 santimetre olan ...
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet'e bağlı olarak camilerde açılan yaz Kur'ân kurslarına katılabilmek için ilköğretim 5. ...

Irak’In kuzeyindeki Kerkük şehrinde düzenlenen yarışmada 120 kişi Kur’ân-ı Kerim’i güzel okumak için yarıştı. Şehirde yaşanan terör ve şiddet ...

  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Eşyada fıtrilik yalnızca biyolojik, fiziki ya da kimyevi hadiselere mahsus gibi algılanmaktadır. Genellikle cüz'i iradelerin daha etkili gibi ...
Varlık alemi, yaratılışı gereği hikmetlerle doludur ve insan aklına, algılarına hitap eden mükemmellik mesajları ile yüklüdür. Varlığın işleyişi ...
Risâle-i Nur konusunda gündeme getirilen tartışmaların bir kısmında, "Neden hep risâleler okunmakta ve Kur'ân ve hadislere fazla önem ...

"Çünkü, bütün mevcudat gibi zerreler ve her bir zerre, mebde-i hareketinde 'Bismillah' der." ...

Eşyada geniş yüzeylerin dar alanlara sığdırıldığı ince bir tasarım, hassas bir ölçü vardır; büyüklüklerin ...

Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatında Binbaşı Âsım Beyin ayrı bir yeri vardır. Asım Bey, Bediüzzaman Burdur’a sürgün edildiği zaman ve sonra ...
Çocuğun yetiştirilmesinde ve hayata hazırlanmasında sorumluluk en başta anne ve babalara düşer. Bu noktada çocuk öncelikli olarak Yaratıcının ...

1919 yılından itibaren M. Kemal’in Kürtlere verdiği sıcak ve samimi mesajlar, millî mücadelenin bitimine yakın olan 1922 yılına kadar değişik ...

Eddâî
Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde
Saidden yetmiş dokuz emvât bâ-âsâm âlâma.
Sekseninci olmuştur mezara bir mezar taş,
...

Osmanlı Devleti’nde ulema mensuplarının belirli bir mevkii vardı. Ulema sultana bağlı olmakla birlikte, dinin tatbikçisi ve hâmisi olarak ...

Ne bu halin böyle?

Ey serkeş nefsim ve ey hayali arkadaşım!

Nedir bu telâşın? Niçin tedirgin oldun? Neden strese girdin böyle?

Bakıyorum da, sanki ...

* Hizmet, her hâl ve şartta Risâle-i Nur’u okumak, anlamaya çalışmak; yaşamak; meslek ve meşrebine sadakat, sebat ve metanetle bağlanmaktır. ...
Fatiha’da Kur’ân’ın dört esası mevcuttur. “Malik-i yevmi’d-dîn”e kadarki kısmı tevhid esasını ihtivâ eder. “Malik-i yevmi’d-dîn” ise haşir ...

“Allah’ın Rahmetinden ümîdinizi kesmeyin!”

(Zümer: 53)

Ümitvâr olmak!..

Öylesine ümitvâr olmak ki, hiçbir menfî hâdise, hiçbir zorluk, hiçbir zulüm, ...

İslâm tarihine baktığımızda kuvvet ve şiddeti yöntem olarak seçmiş hiçbir hareketin başarılı olamadığını görüyoruz. İslâmı temsil ve dine hizmet ...

Bediüzzaman diyor ki:

Sual: Sen bu zamanın hâdisâtına, fitne–i âhirzaman diyorsun. Halbuki hadiste vârid olmuş ki, “Âhirzamanda Allah Allah ...
Risâle–i Nur'dan

Sırp bir neferin Avusturya Veliahtına attığı bir tek gülle, eski (Birinci) Harb–i Umumîyi patlattırdı, otuz milyon nüfusun mahvına ...

İstanbul fethinin sembolü olan Ayasofya Camii, 24 Kasım 1934'te alınan bir Bakanlar Kurulu Kararıyla müzeye çevrildi.

Bu mâbedin müzeye çevrilme işi ...

Risâle–i Nur'dan birkaç iktibas

Resûl–i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm, nakl–i sahih–i kat'î ile ferman etmiş: "Yaklaşmakta olan bir şerden vay ...

Yıllar boyu bu haller devam etti…

“Nurcular…”

Başta Bediüzzaman ve talebeleri…

Bir asra yaklaşan bir zaman diliminde takip edildiler ve fişlendiler...

...

Dünya, dersine çalışıyor

 

Kur’ân tefsiri Risâle-i Nurlar, asrı tenvir etmeye devam ediyor. Artık Anadolu’nun kasabalarından, ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...

Hayatımızın bir anlamı olmalı. Güzel yaşamak ve mutlu olmak, sevdiklerimizin yanımızda olması, uzun bir ömre sahip olmak gibi şeyler dünya ...

“Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...
  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?
Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülümser Heper, önceki gün bahsettiğimiz ve iddialarının bir kısmını ...

Cemaatler arası birliğin ilk şartı hürriyet ve asayişi korumak: Muhabbet-i din saikasıyla teşekkül eden cemaatlerin iki şartla umumunu tebrik ve ...

1- “İşte şimdi salâhat ve mahareti, tabir-i âharla fazîleti ve hamiyeti, nur-u kalb ve nur-u fikri cem’ edenler, vezâife kifayet etmezler. Öyle ise, ...

Bediüzzaman’ın, 1935’te 120 talebesiyle beraber haksız ithamlarla tutuklu olarak yargılandığı Eskişehir mahkemesindeki müdafaasında verdiği çok ...

Siyasetle iştigal edenlerin tam dindar olamayacaklarını, tam dindar olanların da siyasetçi olmayacaklarını söylüyor Bediüzzaman. Bu çarpıcı tesbitten ...

Bir ülke düşünün… Işıkları tamamen sönmüş, yaşayanların ise sesleri kısılmış. Ses soluk yok. Yalnızlar, ıssızlar ülkesi… Yıldırılmış, sindirilmiş ...

TBMM’de Bitlis’le ilgili gündem dışı konuşan milletvekili Vahit Kiler, “Asrın mükemmel insanı dediğimde aklınıza ismi geliyor değil mi? Bu mükemmel ...

Bediüzzaman Said Nursi’nin Nurslu akrabası Hikmet Okur, Öcalan’ın ‘Nurs eski bir Ermeni Köyü’dür’ iddiasını yalanlarken, Üstad’ın Seyyid olduğu ...

4.3.2012 Pazar günü Adanada Nur’un bayramı vardı. Büyük Kur’ân Müfessiri Bediüzzaman’ın vefatının 52. yılı programlarının ilk startı Adana’da ...

Yaşadığı asır hakkında Efendimiz’in (asm) ihbâr ve îkazları vardı Bediüzzaman’ın. Bu ihbârlar, bu asrın insanlık tarîhi boyunca çok dehşetli ve ...

Tahirî Mutlu, 1900 yılında Isparta-Atabey’de doğdu. Ömrünü iman hizmetinde geçiren Tahirî Mutlu Ağabey 3 Nisan 1977 tarihinde vefat etti. Vasiyetine ...

Anadolu'yu aydınlatanlar

Çok şükür bu mübarek topraklarda aziz insanlar  hâlâ yaşamaktadırlar. Anadolu'nun her yanında bu maneviyat erlerini ...

Yıl 1947’nin puslu yılları. Yirmi yaşlarında genç bir delikanlı İstanbul’da askerliğini yapıyordu. Askerliğinin bitmesine az bir zaman kala ...

Vefat yıldönümleri münasebetiyle…

Kudsî Nur dâvâsı içinde Bediüzzaman Hazretlerine yol arkadaşlığı yapmış iki nurlu simadan bahsedeceğiz.

Üstada ...

Üstadın vefat yıldönümü münasebetiyle…

İslâm tarihinde sadakat dersinin ilk öğretmeni tartışmasız Hz. Ebûbekir’dir (ra). O, İslâm’a bir bütün olarak ...

Tarih: 22 Mart 1960

Günlerden Salı

Ramazan Ayı’nın 24. günü

Sabahtan itibaren otelin etrafı polislerce çevrildi.

1878 ile başlayıp 1960’la noktalanan bereketli, meşakkatli ve çileli bir hayatın sahibi olan Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin kabri ...

Bediüzzaman’ın hayatında “Medresetü’z-Zehra” adındaki üniversite projesi çok önemli bir yere sahiptir. Bunu şu sözleriyle ifade eder:

“55 ...

Künyesi Ebü’l-Beha Ziyaüddin Halid bin Ahmed bin Hüseyin’dir. Kadiriye tarikatına bağlı bir sufi olan babası Pir Mikail tarafından soyu Hz. Osman’a ...

Bediüzzaman’ın sosyal öngörü ve keşifleri de enteresan ve çarpıcıdır. 90-100 yıl sonraki içtimâî (sosyal/toplumsal) ve siyasî değişimleri ...

Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...

Her çağın kendine özgü bir paradigması varsa, her âlimin de kendine özgü bir çağı okuyuş tarzı olmalıdır. Gazali kendi çağını nasıl özgün bir ...

Kavramsal ve Tarihî Çerçeve

Milliyetçilik, Hıristiyan Batı toplumlarının “modernleşme” sürecinde ortaya çıkan ve sanayi toplumunun üretim ve tüketim ...

Bediüzzaman Said Nursi hakkında yapılan biyografik çalışmalarda, henüz Miladi takvime göre ortak bir doğum tarihi ortaya konulamamıştır. Hatta biz bu ...

MOLLA SAİD’İN MARDİN’E GELİŞ TARİHİ

Büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin Mardin’de geçirmiş olduğu hayat devresi ile ilgili olarak yapılan ...

  • Kitap Bahçesi

Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...

Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...