Anasayfa Yazarlar Mikail Yaprak
MİKAİL YAPRAK
Analarımızı anmak Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 14 Mayıs 2012 14:59

Anayı anarken, anayı düşünürken yahut anaya bakarken, akla “sevimsiz şeyler” gelmez. Hakikaten “insan” olan her insan; anneye, annelere ve “annelik” kavramına sevgiyle, saygıyla  ve güzel duygularla bakar. Yaratılan ilk insan Âdem babamız, kendisine eş olarak takdir edilen Havva annemizle hayatı paylaşmış, acı ve tatlı hatıraları onunla beraber yaşamış.

Dünya durdukça, nesilden nesile intikal eden bir güzellik de, hiç şüphesiz “annelik” duygusu ve kavramı olmuştur. Peygamberlerin anneleri, eşleri ve kızları da bu kavrama “kutsî” bir güzellik kazandırmışlardır. Ana denilince, Havva analar, Hacer analar, Ayşe analar, Fatma analar, vesaireler de anılır olmuştur.


 
Sarkozy’yi , mazlûmların ahı mı tuttu? Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 09 Mayıs 2012 00:00

Sorgusuz sualsiz infaz edilenlerin; haneleri, köyleri toptan ateşe verilenlerin, katliâma maruz bırakılanların “âh”ları, korkarız ki, bütün insanlığı tutsun, topyekûn dünyanın mahvına sebep olsun!..

Dünyanın bir çok yerinde, bilhassa Ortadoğu’da böyle zulümler her gün, her saat cereyan ediyor. Ne yazık ki, şehitler yatağı ve evliyalar diyarı Türkiye’mizde de benzeri zulüm ve cürümler işlenmiştir. Şimdiki gidişat, böyle zulümlerden kurtulmaya doğru olsa da, “zulm ile âbad” olanların “berbad” âkibetleri nedense geciktiriliyor. Hâla karanlıkta kalan çok olaylar varken, buna bir de Uludere olayı eklenmiştir.


 
İsviçre´de çifte bahar Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Salı, 01 Mayıs 2012 16:31

İsviçre’deki değerli okurlarımızın içten davetlerine icabetimizin mükâfatını; keyifli bir seyâhat, tarifsiz bir huzur ve mânevî bir lezzetle peşin lütfeden Allah’a sonsuz şükürler olsun. Gidiş-dönüş 13 saatlik bir yolculukta yorgunluk ve bıkkınlık hasıl olmadığı gibi, umulmadık tevafuklara (güzel rastlantılara) da şahit olduk. Belki de aynı seyahat, dünyevî  ya da keyfî bir maksat için olsaydı, aynı lezzet ve huzur tadılmayacaktı.

Bu dünyada hedefsiz ve gayesiz bir görüntüyle gününü gün edenlere inat, belli bir hedefiniz varsa, ayrıcalığınız da var demektir. Büyük ve ulvî bir dâvanın takipçisi ve sevdalısı iseniz, bu ayrıcalığınıza pâha biçilmez. Hele ki dâvanıza râm olmuş, hedefinize kilitlenmiş iseniz, başka her şey ve her vasıta; siz isteseniz de, istemeseniz de, siz farkında olsanızda, olmasanız da, sizin dâvanıza hizmet eder, hedefinize ulaşmada size yardımcı olur. Hang yöne yönelirseniz yönelin; giderken de, dönerken de aynı yolda, aynı hedeftesiniz! Teşbihte hata olmasın, Hac’da Kâbe’yi tavaf ederken, her yön ve her nokta kıbledir. Yeter ki, yüzünüz Kâbeye olsun ve Kâbeye bakmaya yüzünüz olsun!


 
Nisan ve Van düşünceleri Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 26 Nisan 2012 00:00

Nisan ayı, bahar güzelliklerinin dorukta seyrettiği, zirveye ulaştığı bir zaman dilimidir.

En bereketli yağmurlar, en canlı yeşillikler, en güzel kokularıyla Muhammedî güller, renk renk çiçekler sarar dünyamızı.. Şimdi daha iyi anlıyoruz ki, Muhammedî (a.s.m.) bir nefestir Nisan ayını güzelleştiren. İki cihan Güneşinin (a.s.m.) bu ayda dünyamızı şereflendirmesinin, bütün bu güzelliklerle irtibatı olmadığını kim söyleyebilir? Evet, kâinatta tesadüf yoktur!

Millet olarak biz, yirmi üç yıl önce, 1989 yılında, 20 Nisan’ın farkına vardık, daha doğrusu farkına vardırıldık. Bunda tesadüf olmadığı gibi, siyasî bir maksadı da olmaması lâzım. Hele hele başka bir bayramı gölgede bırakmak gibi bir amacın varlığını iddia edene ancak gülünüp geçilir. Kutlu Doğumun manevî hazzı ve huzuru ortamında, tarihî ve millî bir hâdisenin sene-i devriyesi kutlamalarının yakışık olmayan hiçbir yanı olmasa gerektir. Bu iki hâdise biribirine mani olmadığı gibi, biribirinin alternatifi olmaktan da, yerden semaya kadar uzaktır. Birisi, millî bir bayramdır. Gücünü ve mânâsını da “milli hâkimiyet” idealinden alır.


 
Rahim Hoca’nın ormanı Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 19 Nisan 2012 00:00

Fenalıklar, zararlar her zaman fenalık adına, zarar kastıyla yapılmıyor. Bazen de iyilik zannıyla fenalıklar yapılabiliyor. Mesela şehircilik ve “kentsel dönüşüm” projelerinde asıl maksat, şehirlerin dokusunu bozan görüntüleri bertaraf etmek, bu alandaki sorunları çözmektir. Gelin görün ki, bu “iyilik” sergilenirken, bazı kötülükleri de beraberinde getirebiliyor. Bu kötülüklerin en bariz ve en acıklı olanı da ağaçlara ilişmek, ormanları tahrip etmektir.

Osmanlı yadigârı Belgrad Ormanları da bu tahribattan her fırsatta nasibini almış ve almaya devam ediyor. Hatta zaman içinde yok olan, tarihe karışan nice ormanlarımız, nice hıyabanlarımız olmuş da, yeri geldikçe, hatırlandıkça yaralar tazelenir, yürekler yanar, çekilen “ahh” ve “off”lar ayyuka yükselir.


 
Müslüman-Hıristiyan ittifakı yolunda Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 05 Nisan 2012 00:00

Böyle bir yazıya bizi sevk eden renkli toplantı; 30 Mart 2012 Cuma akşamı, mukim olduğum şehirde, yani Wels’te gerçekleşti. Din, mezhep ve kültür farklılıkları olan insanları bir araya getiren asıl sebep de yine bu “farklılıklar” oldu. Genellikle “ayrılık” ve “ayrıştırma” sebebi gibi gözüken farklılıklar, bu defa bir araya getirme vesilesi olmuşlardı.

Avusturya Kültür ve Eğitim Vakfımız (AKEV) adına biz de katıldık. Ve bizzat şahit olduk ki, biz bu işin hâlâ başındayız, hâlâ birbirimizi anlamaya çalışma safhasındayız.

Bu yolda mesafe almakta zorlanmamızın bir çok sebepleri vardır. En önemli sebep de, denilebilir ki, meselenin önemine olan inancın ve ciddiyetin zayıflığıdır. Yani hâlâ “olsa da olur, olmasa da” havasında, günü kurtarma çabasındayız!


 
Sekiz yıl mecburiyet, sonrası serbestiyet! Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Salı, 27 Mart 2012 00:00

Eğitim ve öğretimin ilk ve orta kademelerinin (lise dahil) 12 yılının da mecburî olması, Türkiye şartlarında yeni problemler üretecek gibi gözüküyor. Farklı bir sisteme problemsiz bir geçiş isteniyorsa, ilk sekiz yılın kesintili ve mecburî; sonrasının ise isteğe bağlı bırakılması daha makul, daha demokrat ve daha evrensel olacaktır.

İşte size “slogan” gibi bir söz:“Sekiz yıl mecburiyet, sonrası serbestiyet!”

***

Sayın Bakan Ömer Dinçer, lise düzeyinde okullaşma oranının azlığından yakınarak, 12 yıllık mecburî süreye lisenin de dahil edilmesiyle, bu çağdaki okullaşma oranını arttırmanın da amaçlandığını ifade ediyor. Acaba, lise düzeyindeki düz ve meslekî okulları, mecburî süreye dahil etmeyen ve isteğe bağlı bırakan ülkeler, bu seviyedeki okullaşma oranlarını nasıl arttırıyorlar? İncelemeye değer!


 
Toplumun talepleri sistemden önce gelir! Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 22 Mart 2012 00:00

“Yeni Eğitim Sistemi“ eğitim ve öğretimdeki arızaları gidermeye yönelik bir tadilat ve ıslâhat teşebbüsü olmakla beraber, kendisinin de tadilata ve ıslâhata muhtaç olduğunu her hal ve zeminde yansıtıyor. Henüz kanunlaşmadan, düzeltilmelidir.

Her ne kadar Meclis alt komisyonunda bu mesele, iktidar-muhalefet kanatlarının “geçsin-geçmesin“ kavgasına dönüştüyse de; kamuoyunun, medyanın ve sivil toplum kuruluşlarının yorumları, mülâhazaları, kaygıları ve tavsiyeleri farklı ve faydalı argümanlar taşıyor.

Sistemin anlamı, neyi getirip, neyi götüreceği, çıkış noktası, zamanlaması ve tartışmanın üslûbu, tartışılmaya devam ediyor ve daha çok devam edeceğe benziyor. Dileriz ki, eğitim gibi hayatî bir mesele, kavgalı mecliste inad ve hırsa kurban gitmesin!


 
Eğitimde değişen paradigmalar Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 15 Mart 2012 00:00

Türkiye’de, sadece eğitim alanında değil, her alanda köklü bir ıslâhata ve tadilata ihtiyaç olduğu, hatırlatmaya bile gerek duyulmayacak kadar açıktır. Ama en hayatî ve kurtarıcı olanı da, eğitim alanındaki ıslâhat ve tadilattır. Atılacak ilk adım da “ayıklama” olmalıdır.

İşte basit ve bariz bir misal; siz yeni bir bina inşa edeceksiniz, orta yerde de bir enkaz var. O enkazı temizlemeden, hemen o enkazın üstüne yeni bir bina yapmanız, hem zordur, hem abestir, hem de tehlikelidir. Kusura bakılmasın, ama Türkiye’de eğitim alanında yapılan, tam tamına böyle bir şey.. Yani yığın yığın eğitim (veya eğitimsizlik) enkazı üstüne yeni yeni modeller, yeni yeni reformlar bina edilmek isteniyor. Sekiz katlı askerî binalardan tutun 12 katlı sivil binalara kadar! Enkaz üstüne 12 katlı bir bina! Ve sonra, “Bu binayı badanalamalı mı, badanalamamalı mı” tantanaları! Yani, Ahmet Turan Alkan’ın yazdığı gibi, “Badana reformu”! Sonuç ne oluyor? Siz ne derseniz deyin, olan şu: “Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur!”


 
“Risâle-i Nur’u anlamıyorlar, yahut anlamak istemiyorlar” Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 01 Mart 2012 00:00

Miladî 571’de cemâlini gösteren ve sonrasında Mekke’yi, Medine’yi âyet âyet aydınlatan nur, o gün bugündür dünyamızı aydınlatmaya devam ediyor. Karanlıklar ve kararsızlıklar arasında yuvarlanan insanlığın imdadına yetişen bu nurun cazibesine kapılıp etrafında pervane olanlar olduğu kadar, bu nurun dafiasıyla uzağına fırlayanlar, hırlayanlar ve kurtuluş ihtimallerini sıfırlayanlar da var.

Kur’ân’ın ve Risâlet-i Muhammedîyenin (asm) bu ahirzamandaki bir tecellisi olan Risâle-i Nurlara gelince, yine aynı mânada bir câzibe-dâfia (çekme-itme) özelliklerine sahip olduğu açıkça görülüyor. Yani meseleye sadece insanların onu anlayıp anlamaması açısından bakılırsa, sadece “insan” unsuru baz alınırsa, o zaman insana ait olan “anlamama” algısı, “anlaşılmama” şeklinde esere yüklenir, “bu insan bu eseri anlamıyorsa, öyleyse bu anlaşılmazdır” denilir, hataya düşülür.


 
Nurdan zarar gelmez, nura zarar verilmez! Bu da geçer ya hû! Yazdır e-Posta
Mikail Yaprak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 23 Şubat 2012 00:00

Hiç şüphe olmasın ki, Kur’ân’ın malı olan ve ondan gelen Risâle-i Nurlar hep geldiği gibi kalacaktır.

Ah bir de biz olduğumuz gibi, ya da olmamız gerektiği gibi kalabilsek! (Buradaki “biz” zamiri, sadece Yeni Asya takipçilerini değil, Risâle-i Nur yoluyla imana ve Kur’ân’a hizmet idealinde olan herkesi, her grubu kapsıyor.) Keşke, nurların ve nur mesleğinin mânasını ve ruhunu incitebilecek oluşumlara ve girişimlere hep kapalı kalınabilseydi, geçit verilmeseydi. Keşke Bediüzzaman’ı ve ideallerini farklı karelerde gösterme çabasında olanlara karşı hiç müsamaha gösterilmeseydi! Onun yüz vermediği maceralara asla iltifat edilmeseydi. Onun “çıkmaz sokak” olarak gösterdiği gidişatlara prim ve cesaret verecek yaklaşımlardan hep uzak kalınabilseydi! O zaman belki bugün bu noktalara gelinmeyecek, Nur’un noktasıyla, virgülüyle oynama cesareti gösterilemiyecekti. Ama artık olan oldu!..


 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 15
 

Anket

İhlas ve Uhuvvet risalelerini hangi sıklıkta okuyorsunuz?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün5283
Dün4917
Bu Hafta5283
Bu Ay74519
Toplam5388504

Sitede şuan 67 ziyaretçi var.


Basit, kısa ve keskin yol

Basit, kısa ve keskin yol

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir. Hedef parça parça, bölüm bölüm anlamak ve kavramaksa Risâle-i Nurların bütünlüğü ve küllî manaları arasında bunu gerçekleştirmek lâzımdır. var addthis_product = 'jlp-1.2'; var addthis_config...

Risâle-i Nur’la hizmetin ehemmiyeti

Risâle-i Nur’la hizmetin ehemmiyeti

Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd-ü senalar olsun ki, bizleri Risâle-i Nur halkasına dahil etmiş. Bu halkaya dahil olmak, ne kadar çok şükür gerektiriyorsa; bir o kadar da sorumluluk istiyor. Çünkü bu zaman imanı kurtarmak zamanıdır. Risâle-i Nurlar, bu hizmeti elhamdülillah en müşkül ve ağır zamanlarda yapmış ve yapıyor. Üstad Hazretleri Emirdağ Lâhikası’nda “Bu...

Şükür nedir ve nasıl yapılır?

Şükür nedir ve nasıl yapılır?

Verilen bir nimete karşı, nimeti verene saygı ve minnet duygusu ile yapılan teşekküre şükür denir. Şükür cümlesi ’’ş-k-r” kökünden gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de bu kökten gelen yetmişe yakın kelime bulunmaktadır. Hamd kelimesi “medih ve övme” anlamında olup şükürden daha kapsamlıdır. Şu hadis-i şerif de bunu ifade etmektedir: ’’Allah’a hamd...

İnsana verilen duygular

İnsana verilen duygular

İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer: “Nasıl ki mide bir rızık ister; öyle de, kalb ve ruh ve akıl ve göz ve kulak ve ağız gibi insanın lâtifeleri ve duyguları dahi Rezzâk-ı Rahîm’den rızıklarını isterler ve müteşekkirâne alırlar.” 1 Çünkü...

Anadolu’da ekilen Nur tohumları farklı zeminlerde çiçek açıyor

Anadolu’da ekilen Nur tohumları farklı zeminlerde çiçek açıyor

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada intişar eden ağaca benzetmiştir. “Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir”Kur'ân-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve Selef-i...

Bediüzzaman'ın sosyal ilişkilerdeki nezih tavrı günümüze ölçüdür

Bediüzzaman'ın sosyal ilişkilerdeki nezih tavrı günümüze ölçüdür

Efendimizin (asm) mübârek ve pak hâl ve etvarından tereşşuh eden olumlu tutum ve davranışların yansımalarına mazhar olan Hazreti Üstad’ın sosyal ilişkilerdeki tavrı daima nezih olmuştur. Sünnet ekseninde bir hayat tarzının hakim olduğu yaşantısında öne çıkan hususiyetlerin Bediüzzaman’da sosyal ilişkilerdeki tavrı günümüze ölçü olarak pekâla...

Saraybosna’da Peygamber kokusu

Saraybosna’da Peygamber kokusu

Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyorDiyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Bosna-Hersek’in Travnik şehrinde mezuniyet törenlerine katıldığı öğrencileri gördükten sonra umutlandığını ifade ederek, ‘’Bu gençleri dinlerken ‘artık Balkanlar’da, sadece Bosna’da değil, Arnavutluk’ta, Kosova’da, Makedonya’da, Sancak’ta bütün...

Suriye’de dehşetli dezenformasyona dikkat!

Suriye’de dehşetli dezenformasyona dikkat!

Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi bugün doluyor. Ancak çarpıtmalarla ve yanıltmalarla süreç bir başka boyuta vardırılıyor.İşaretler, Suriye’de de dezenformasyonlarla ve uydurma haberlerle karşılıklı bir tahrikin sürdüğünü;...

Kürtlük dâvâsı pek mânâsız bir iddiadır

Kürtlük dâvâsı pek mânâsız bir iddiadır

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi   “KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR” Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 sayılı Sebilürreşâd’da yazdığı “Kürdler ve İslâmiyet” başlıklı makalede, Kürt Şerif Paşa ile Ermeni Boğos Nubar Paşa'nın Paris’te “Kürdistan” ve “Ermenistan” devletlerinin kurulmasına...

İsviçre’de Risâle-i Nur okumaları

İsviçre’de Risâle-i Nur okumaları

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen insan, imân derslerine hava gibi, su gibi ihtiyaç duyuyor ve dünya hayatının gerilimli, bunaltıcı koşuşturmalarından sıyrılmak için bir vesile temenni ediyor. Kuş cıvıltıları ve baharın rengârenk Cemâl âyineleri...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER
Hollanda′dan her yıl Türkiye′ye 1 milyon 200 bin turist tatil için geliyor. Türkiye-Hollanda ilişkilerinde sadece turizm değil, ticaret ve yatırım ...
BEDİÜZZAMAN, ortaya koyduğu fikirleriyle Türkiye ve dünya için büyük bir değer. Bediüzzaman, fikirleriyle bugünün insanlarına büyük hizmetlerde ...

Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin

2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...

Kenan Evren'in sanık sıfatıyla mahkemeye çağrılmasını önemli bulan yazar Etyen Mahçupyan 12 Eylül mahkûm edildikten sonra yeni bir anayasanın ...
Hedefimiz öncelikle gençleri ve çocukları sanal bağımlılıktan korumaktır

SANAL BAĞIMLILIK TOPLUMUMUZ İÇİN YENİ BİR TEHLİKE

Teknoloji, çağımızda en ...

Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd-ü senalar olsun ki, bizleri Risâle-i Nur halkasına dahil etmiş. Bu halkaya dahil olmak, ne kadar çok şükür gerektiriyorsa; ...

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...

Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...

Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...

Risâle-i Nur Enstitüsü’nün Trabzon Temsilciliğince düzenlenen “Bediüzzaman Said Nursî’ye göre İnsanlığın Kurtuluş Reçetesi Kur’ân Medeniyeti” paneli ...

İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer:

...

Isparta, memleketimizin gül bahçesi; Barla ise bu güllerin en nadidelerinin yetiştiği bir gülistan.

İşte böyle bir gülistana bir bahar mevsiminde ...

Var mıdır acaba seyircisini bu kadar duygulandıran başka bir oyun? Oyun dediğime bakmayın, sergilenenlerin tamamı hakikat. Çünkü kaynağı hakikat.

...

“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...

Bizlere hayali bile zevk veren, kıymetli bir mazhariyetimiz, abidâne geleceğimiz de olabilir. İmanlı-inançlı, İslâmiyetin sınırları ve emir ...

Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...

Asya’dan Afrika’ya çatışma ve kriz bölgelerinde karışıklık ve kaos devam ediyor. Suriye’deki durum, elbette gündemin üst sırasında. Lâkin sâdece ...

TÜRKİYE Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Muharrem Balcı, alkolün uyuşturucuyla beraber dünyanın en büyük vebası olduğunu ifade etti.

Alkol, dünyanın ...

“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...

DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...

Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyor

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Bosna-Hersek’in Travnik şehrinde mezuniyet ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...

Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...

BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...

Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Risâle-i Nur, “Kur’ân-ı Kerim’de takip edilen maksad-ı aslî; ispat-ı Sani, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet esaslarına cumhur-i nası irşad ve isal ...

Nobel Ödül sahibi ilk Müslüman Prof. Dr. Abdüsselâm, Kur’ân’ın yaklaşık sekizde birinin, inananları tabiatı incelemeye, nihâî gerçeği arayışlarında ...

Kur’ân’ın, medeniyet harikaları, buluş ve keşiflerden “açıkça” bahsetmemesi noksanlık, kusur değil; bilâkis bir hikmettir; yerinde bir uygulamadır. ...

Said Nursi’nin okumuş olduğu fen-bilimleri ile din bilimlerini birleştirdiği, bilimi tevhid bakış açısıyla yorumlayarak bilimin içeresinden Allah’ın ...

Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, maddî ve metafizik âlemde yer işgal ...

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Türkiye genelinde yaz Kur’ân kursları cami ve Kur’ân kurslarında başladı. Adana’da da Müftü İsmail Canbolat, Sarıçam Aksoylar Kur'ân Kursu, ...
Okullar tatil olunca bazı anne ve babalar çocuklarının Kur’ân okumasını öğrenmelerini isterler. Kendileri bilmeyenler Kur’ân kursuna ...
Seçimlerin ardından yaşanan karmaşa devam ederken, Meclis henüz çalışmalara başlayamadı. Bu yüzden de seçim sonrasına bırakılan konular ...
Diyanet-Sen Giresun Şube Başkanı Fethi Karahüseyin, ebeveynlere çağrıda bulunarak, çocuklarını Kur’ân Kurslarına katılmalarını sağlamalarını ...
BAŞŞEHİR'de görev yapan din görevlisi Recai Özsoy, kendi yazdığı ve 150 kilogram ağırlığında, açıldığında eni 3 metre, boyu 107 santimetre olan ...
  • NURDAN KATRELER
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?

Çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, ...

Kardeşlerim, ben Nurlarla meşgul oldukça sıkıntılar azalıyor. Demek vazifemiz Nurlarla iştigaldir ve geçici şeylere ehemmiyet vermemek ve sabır ve ...

Bir zaman, Eskişehir Hapishanesinin penceresinde oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. ...

Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...

Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...

Türkçe’ye “peygamber” olarak tercüme edilen kelimenin Arapça’da iki karşılığı bulunmaktadır; bunlardan birisi “Nebî”; diğeri de, “Resûl”dür. Hem ...

Yeni Said, birçok yönden eskisinden farklı olduğu halde bir kısım eserlerinde “Eski Said’in kafasına” müracaat etmiştir.

Eski Said kafasıyla ...

Kur’ân-ı Kerim, mânâsı, lâfzı, nazmı bakımından mu'cizevî olduğu gibi, muhatabını ikna ederken kullandığı yöntem de beşer takatinin pek üstündedir. ...

Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.

Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...


Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir.

Hedef parça parça, bölüm bölüm ...

Verilen bir nimete karşı, nimeti verene saygı ve minnet duygusu ile yapılan teşekküre şükür denir. Şükür cümlesi ’’ş-k-r” kökünden gelmektedir. ...

-Zemin yüzünde çiçek açan genç Saidlerin mektubudur-

Aziz, sıddık, sarsılmaz, çekilmez, yorulmaz kardeşlerimiz,
Nurun fütuhatı bizleri sürura sevk ...

Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...

İnsan bahsi Risâle-i Nur’da içimi en çok titreten yerlerden birisi.

Çünkü insan her zaman çok farklı değerlendirilen ve dünyada yaratılmışların her ...

Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...

Münafıkların çabası ve gizli din düşmanlarının adliyeyi şaşırtıp hükûmeti iğfal etmesi sonucu, 1943 yılı Eylül ayı ortalarında dindarlara ...
ŞÂHİDLERİN beyânıyla, “Meclis sohbet salonu” ya da bugün “kulis” denilen “teneffüs dinlenme- salonu”nda 50- 60 mebus içindeki karşılaşmada önce ...
M. KEMAL’İN de aralarında bulunduğu on sekizi aşkın dâvetle Ankara’ya çağrılan Bediüzzaman’ın Meclis’te merasimle karşılanması, Meclis ...
Ortaya çıkan herbir belge, herbir vesika, Üstad Bediüzzaman'ın eserlerinde ve bilhassa Tarihçe–i Hayat isimli otobiyografisinde yazdıklarını ...

Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

“Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...

Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.

Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...

Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...

Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...
ODTÜ Felsefe Bölümünden Prof. Dr. Yasin Ceylan, Radikal İki’deki “İslâm, Nurculuk ve Fethullah Gülen hareketi” başlıklı yazısında (19.04.09) ...
Son yıllarda muhafazakâr yapının elde ettiği siyasî ve ekonomik güçle İslâm hakikatlerinin hayata geçirilmesi noktasında nasıl bir orantı olduğu ...
Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...

Bediüzzaman Said Nursî vefatının 52. yıl dönümünde Eskişehir Yeni Asya Temsilciliği tarafından organize edilen konferansta anıldı.


Eskişehir Yunus ...

Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...

Diyarbakır Dicle Kent Yeni Asya Temsilciliği tarafından düzenlenen Bediüzzaman’ı anma toplantısı Diyarbakır Ava Düğün Salonunda yapıldı. Dicle ...
BEDİÜZZAMAN Said Nursî’nin vefatının 52. yıldönümü münasebetiyle İzmit Sabancı Kültür Merkezinde gazetemiz yazarı Şükrü Bulut’un konuşmacı olduğu ...

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kendisini imha etmeye çalışan güçlere meydan okurken, “Ölümüm hayatımdan çok hizmet edecek” diyordu. Gerçekten, hayatta ...

Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.

İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...

Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.

Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...

Tahirî Mutlu, 1900 yılında Isparta-Atabey’de doğdu. Ömrünü iman hizmetinde geçiren Tahirî Mutlu Ağabey 3 Nisan 1977 tarihinde vefat etti. Vasiyetine ...

İnsan hep birileri gibi olmak ister. Elbette Nur’un talebesi de birisini örnek alacaktır kendine. Nurun talebesi, Üstadına en çok benzeyeni örnek ...

Nisan ayı deyince aklımıza Nisan yağmurları gelir. Atalarımız Nisan yağmurlarını “şifa kaynağı” olarak görmüşler. Anadolu’da yağmurun en bol olduğu ...

Efendimizin (asm) mübârek ve pak hâl ve etvarından tereşşuh eden olumlu tutum ve davranışların yansımalarına mazhar olan Hazreti Üstad’ın sosyal ...

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
 
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”

Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...


‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
 
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”

Bazılarının “Kürdî” tâbirinde ...

“Güneşin doğuşu başkadır orada, batışı başka,
Nur erleri orada eriştiler İlâhî aşka,
Sanki izleri hâlâ durur, toprak ve taşta.
Her daim dillerde ...

Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
 
“Kaçın… ...

İmam-ı Gazali’nin Kimya-yı Saadet’ini okurken bazı konular çağrışım yaptı. Büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursî ile benzerlikler arz ediyordu. ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatını anlatan Tarihçe-i Hayat kitabı, 1950’den sonra talebeleri tarafından hazırlanmıştır.

Tarihçe-i Hayat’ın ...

-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-

İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir.
 
Gözlerime inanamıyorum diye ...

Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...

Her çağın kendine özgü bir paradigması varsa, her âlimin de kendine özgü bir çağı okuyuş tarzı olmalıdır. Gazali kendi çağını nasıl özgün bir ...
  • KÜLTÜR SANAT
  • EDEBİYAT
  • ŞİİRLER
  • Kitap Bahçesi

DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...

TÜRKİYE’NİN bir çok il ve ilçesinde Risâle-i Nur Enstitüsünün düzenlediği ve Bediüzzaman Said Nursî Haftası çerçevesinde organize edilen anma ...

Her sene Bediüzzaman Said Nursî’nin vefat yıldönümü vesilesiyle düzenlenen “Bediüzzaman Haftası" kapsamında, İstanbul Yeni Asya Hanım Okuyucuları, 24 ...

ROTTERDAM İslâm Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, vefatının 52’nci yıldönümünde, Bediüzzaman Said Nursî’nin kardeşliğe verdiği önemi ...

ÇORUM Yeni Asya temsilciliği tarafından Bediüzzaman Said Nursî’yi vefatının 52. yıldönümünde anmak üzere organize edilen "İnsanlığın Kurtuluş ...
Bir düşünelim, bir bakalım hele. Dün neredeydik, bugün nerede… Zelzele günlerini hatırlayalım. Daha da gerisine, gidebildiğimiz yere kadar ...
Hayat yeniden başlıyor her sabah. İnsanlar yollara dökülüyor her sabah. Ne kadar garip bu an; her şey, her yer. Bulutlar sanki tanıdık, bildik ...
İnsan şükür için yaratılmış.

Şükrün ne olduğunu bilen insanlar, Rablerine doyasıya şükretmek için ille de insanın başına pek seyrek olarak ...
“Ol âlem fahri Muhammed nebiler serveridir
Ver salâvat aşk ile, ol günahlar eridir”
Yunus Emre

Essalâtü ve’sselâm aleyke yâ Rasulallah…
Susmak, konuşmaktır. Susmak, düşünceler kitabının, konuşmak bölümüdür.
Susmak, derin bir sükût, uzun bir sükûttur.

Zihnimizde bağırışlar ...

Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.

İmanın ...

Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...

Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,

Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...

Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten

Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...

Boş durmuyor, yine iş başında birileri,
Topladılar başlarına cinleri, perileri,
Gözlerine batıyor adeta Nur Risâleleri,
Bozmaya çalışıyorlar, bazı ...

Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...