| Camiler içinde bir cami |
|
|
| Mikail Yaprak tarafından yazıldı. |
| Perşembe, 19 Ocak 2012 18:12 |
Merhum Süleyman Çelebi Hazretleri’nin de muradı ve maksudu olan, “Allah adın zikredelim evvela“ tembihi, gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor.Allah adına olmayan ve Allah adı anılmadan yapılan işler, neticesiz ve akim kalıyor. Allah adına olan ve O’nun (c.c.) adı anılarak yapılan işler ise bekaya mazhar oluyor, bâkileşiyor. Hatta böyle işlerin “ebedîlik simgesi“ taşıdığı, dünyadaki gelişme seyrinden de anlaşılıyor. Bu dâvâmıza ve iddiamıza en güzel misallerden biri de, Wels Yunus Emre Camii'dir. Kuruluşundan itibaren “iyiliği emretme, kötülükten sakındırma“ vadisinde gösterdiği yükseliş trendinin bizzat şahitlerindeniz. Bizzat kuruluşunda ve hizmete açılışında bulunan biri olarak, yirmi bir yıl içinde nereden nereye gelindiğine, bir “veda ve uğurlama“ merasiminde bir defa daha şahit olduk. Önce dâvet edilip, sonra uğurlanan iki kıymetli misafir!. Cami ve cemaatinin olgunlaşma trendinde emeği ve katkıları olan iki değerli mü’min!. Aslında onlar yurtdışı hizmetlerini tamamlayıp, birisi on yıl önce, birisi de beş yıl önce anayurda dönmüşlerdi. Ama kalbî bağlarını ve manevî irtibatlarını öylesine devam ettirmişler ki, Allah (c.c.) o samimî kullarını, bu samimî mü’minlerle bir daha cismen buluşturdu.. Böylece, hem dostlarıyla hemhal oldular, hem de halihazır meslektaşlarının, emaneti bıraktıkları yerlerden devralıp daha ileriye götürdüğüne gözleriyle şahit oldular.. 1996 ve 2002 yılları arasında görev yapan Mevlût Erkan Hocaefendi.. 2003 ve 2007 yılları arasında görev yapan Sadık Özdemir Hocaefendi.. Ve halen görev başında olan Halil Taslak Hocaefendi... Aslında biri daha olmalıydı aramızda, ama olamadı ve olamazdı da… Sanki o, her işte ve her meselede, bu muhterem hocaefendilerden daha erken davranmış ki, bu fanî âleme veda hususunda da onların önüne düşmüştü!.. Bilemiyorum, belki evlenmede, belki çoluk-çocuk sahibi olmada ve belki daha bir çok meselede erken davranıp erken bitirmişti işini.. Her neyse tahminleri bir tarafa bırakıp bilineni arze edeyim.. İşte o, yani Mazlûm Kızılkaya Hocaefendi, bu bölgeye mezkûr hocaefendilerin üçünden de erken gelmiş, yeni yeni oluşan cemaatlerin, cemiyetlerin devâsa problemleri arasında kendini bulmuş, sıkıntıların ve çilenin cenderesine girmiş, sürgüne maruz bırakılmış, bir kaç yer ve cemaat değiştirerek vazifesini ifa etmiş ve nihayet geri dönmüştü. Sanki onun ismi, şahsî hukukuyla özdeşleşirken, soyadıyla da onun çilesi bütünleşmiştir.. Yani maruz kaldığı muamelelerle mazlûmlar sınıfına dahil olan Mazlûm, Kızılkaya olarak da, çoğu zaman “kan kusup kızılcık şerbeti içtim“ dercesine, çilesini sinesine çekmiştir. Ama her şey gibi tahammülün de bir sınır vardı. Dünyevî bütün çıkış yolları yüzüne kapandığı, “mazlûmiyet“ zırhına tamamen büründüğü bir anda Mazlûm Hoca’ya bir dâvet gelmiş, önce anayurduna, oradan da ebedler canibinden ve berzah âleminden, ebedî dostlar meclisinden bir ses yankılanmış ve onu oraya “dâvet“ etmişlerdi!.. Üstâd Bediüzzaman der ki: “Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim. Sizler cennet-âsa bir baharda geleceksiniz.“ Şimdi anlıyoruz ki, Üstâd’ın bu sözünü, Mazlûm Hoca, lisan-ı hayatıyla sanki haleflerine söylemiş.. Yani Mevlût, Sâdık ve Halil Hocaefendilere diyormuş ki: “Ne yapayım, acele ettim kışta geldim. Sizler cennet-âsa bir baharda geleceksiniz!“ Kader, bize bu yazıyı yazdıracak bir şahitliği, bir müşahadeyi ve bir ıttılaı; cami endeksli din hizmetlerine paralel olarak, yurtdışı eğitim hizmetleri resmî kanallarından geçirerek, mezkûr hocaefendilere nazaran, farklı kulvarlarda seyreden hizmetlerimizi eğitim platformlarında ara sıra kesiştirerek, onlarla fikir alış verişleri yaptırarak ve musahabelerde bulundurarak kazandırdı. Ve meslekî hayatımızı kuşatan iki unsurdan hiçbir zaman âzade kalamadık. O iki unsurdan biri dil eğitimiyse, diğeri de din eğitimi.. Biri ilimse, diğeri ibadet.. Biri maddeyse, diğer mâna.. Ve hakeza!.. Kaderin şu güzel cilvesine bakınız ki, yirmi bir yıllık yurtdışı hizmet serüvenimizin ilk adımında bile bu iki unsurun buluşması vardır. Düşünün ki siz, dil ve eğitim görevlisi olarak Viyana havaalanına ilk defa iniyorsunuz, Viyana Eğitim Müşavirinin gönderdiği Eğitim Ateşesi sizi havaalanından alırken bile, yanında bir de din dersi öğretmeni var.. Görev yeriniz olan Wels’e bile, (oraya gideceği önceden planlanan) Din ve Sosyal İşler Müşaviri (ismi bizde mahfuz) Hocaefendiyle gönderiliyorsunuz.. Yani iki kanatlı uçaktan indikten sonra da iki kanat sizinle hep beraber oluyor: Eğitim ve din.. Hepimiz her vesileyle; “Allah’ım, görünen ve görünmeyen belâlardan bizi muhafaza eyle“ duâsını sıkça yaparız. Geliniz bir de şöyle duâ edelim: “Allah’ım, görünen ve görünmeyen güzelliklere bizleri mazhar eyle!“ Evet buraya kadar, mezkûr camiyi vesile (tabiri caizse bahane) yaparak anlatmaya çalıştıklarımız, yurtdışındaki cami endeksli din hizmetlerinin hem önemini, hem de zorluklarını bir nebze örneklendirmek içindir. Yoksa camiler içinde sadece bir camiyi ve sayısız hizmet erlerinden sadece üçünü, dördünü anlatmaya matûf bir gayret; en başta mezkûr caminin ruhuna aykırı olur ve adı geçenleri de üzer.. Zira bütün Avrupa’yı cami, dernek, vakıf ve dersanelerle donatan nice sayısız fedakârlar, gruplar, cemaat ve cemiyetler vardır.. Ki adı geçen camimiz de, hiç şüphesiz onların katkılarından az veya çok nasibini almıştır. Görünen güzellikler ve sebepler arasında adlarını zikrettiklerimize hususan duâ edelim. Zira bunlardan biri zaten ğufrana bürünmüş Fatiha bekliyor. Diğer üçünün de ihlâsla hizmete ve hüsn-ü hatimeye mazharîyetleri için duâ edelim. Görünmeyen güzelliklere dahil ettiğimiz fedakârlar da gücenmesinler! Ve bilsinler ki, izn-i İlâhî ile her daim yanımızda ve yardımımızda bulunan melekler de görünmüyor. Ve yine bilsinler ki, her daim onları gören, gözeten ve hizmetlerini kaydettiren Bir’i var!. Onlar, “mesut” ve bahtiyar olarak, hep böyle varlıklarıyla yokluklarını belli ettirmeyecek derecede tam bir tevazu ve mahviyet içinde, sade bir “Ademoğlu” olarak hizmetlerine devam etsinler!.. |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Yörsan’ın hassasiyeti… |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Rahmetin eşiğindeyiz |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Şam’ın seherini, Şam yeli basmada... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 69 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...
Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer:
...
Isparta, memleketimizin gül bahçesi; Barla ise bu güllerin en nadidelerinin yetiştiği bir gülistan.
İşte böyle bir gülistana bir bahar mevsiminde ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyor
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, ...
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için