| Nurdan zarar gelmez, nura zarar verilmez! Bu da geçer ya hû! |
|
|
| Mikail Yaprak tarafından yazıldı. |
| Perşembe, 23 Şubat 2012 00:00 |
Hiç şüphe olmasın ki, Kur’ân’ın malı olan ve ondan gelen Risâle-i Nurlar hep geldiği gibi kalacaktır.Ah bir de biz olduğumuz gibi, ya da olmamız gerektiği gibi kalabilsek! (Buradaki “biz” zamiri, sadece Yeni Asya takipçilerini değil, Risâle-i Nur yoluyla imana ve Kur’ân’a hizmet idealinde olan herkesi, her grubu kapsıyor.) Keşke, nurların ve nur mesleğinin mânasını ve ruhunu incitebilecek oluşumlara ve girişimlere hep kapalı kalınabilseydi, geçit verilmeseydi. Keşke Bediüzzaman’ı ve ideallerini farklı karelerde gösterme çabasında olanlara karşı hiç müsamaha gösterilmeseydi! Onun yüz vermediği maceralara asla iltifat edilmeseydi. Onun “çıkmaz sokak” olarak gösterdiği gidişatlara prim ve cesaret verecek yaklaşımlardan hep uzak kalınabilseydi! O zaman belki bugün bu noktalara gelinmeyecek, Nur’un noktasıyla, virgülüyle oynama cesareti gösterilemiyecekti. Ama artık olan oldu!.. Ve bugüne kadar, “artık olan oldu, şimdi muhasebe zamanı, şimdi gayret zamanı ve şimdi her zamankinden çok kenetlenme zamanı” dedirten çok olaylar yaşanmış, nevzûhur çok yaklaşımlara şahit olunmuştur ki, işte biri daha su yüzüne çıktı! Ama merak edilmesin. Suya nisbeten yağ gibi kalacaktır, hakikat ile imtizaç edemeyecek, bağdaşamayacaktır. Adına “sadeleştirme”, adına “tahrif”, adına “tağyir” ve adına ne derseniz deyin.. Olan oldu bir kere!.. Her şeyden evvel sükûnet lâzım, telâşa gerek yok. Şairin dediği gibi; “Bağ-ı dehrin hem hazanın hem bahârın görmüşüz/ Biz neşâtın da gamın da rûzgârın görmüşüz!” Bu da geçer Ya Hû!.. Hem Risâle-i Nur, nurdur. Nurdan kimseye zarar gelmediği gibi, nura zarar da verilemez! Yeter ki biz, biz olalım. Gerek “sadeleştirme” gayretinde olanlar, gerekse bunun gereksizliğini savunanlar, söyleyeceklerini söylediler, yazacaklarını yazdılar, çizeceklerini çizdiler. Şimdi biraz daha sakin bir kafayla, gözden kaçan bazı noktalarıyla daha başka açılardan da meseleye bakılıp bakılamayacağına hep beraber bir bakalım. Bu defaki sadeleştirmeye tepki sadedinde serdedilen fikirler kaliteli, tatminkâr ve birlik ruhuyla olduğu kadar, bu defaki “sadeleştirme” teşebbüsü de, öncekilerine nazaran daha farklı bir boyutta seyrediyor. Bir kaç yıldan beri üzerinde çalışılan bir proje olarak takdim ediliyor. Sadeleştirmenin sadece Lem’alar kitabına münhasır kalmayacağı, bütün Külliyatın bu minval üzere sadeleştirileceği açıkça ifade ediliyor. Hem de kendilerini “cesur” ilân edercesine, bugüne kadar böyle bir teşebbüse kimsenin cesaret edemediğini söylüyorlar. Pekâlâ cesaret nerede lâzım olur insana? Korkulu alanlarda ve korkutan, ürküten teşebbüslerde lâzım olmaz mı? Bakalım bu zevat da, “korktuğumuz başımıza geldi” ne zaman diyecekler? Bekleyelim, görelim! Şimdi bir noktaya daha dikkat lâzım: Şimdiye kadar bu eserlerin orijinal metinleri aynen muhafaza edilerek, farklı formattaki (lûgatçeli, dipnotlu gibi) basımlar; mevcut “Nur” yayınevleri arasında bir özentiye ve beğeniye mazhar olmuş ve benimsenmiştir. Ama böylesi bir “tağyir” teşebbüsünün özendirecek bir yanı olabilir mi? Gerçi (varsa) arka plandan kat-ı nazar, mâsum bir çehre kendini göstermek istiyor. Risâle-i Nurların bahşettiği iman nurunu, bu Nur’un üslûbuna yabancı muhtaçlara da ulaştırmak; hem de hakikattan taviz verme pahasına, hak ve hukuka riayet etmemecesine, hem de Nur’un hatırını kırma pahasına (yani kendilerini tehlikeye atma pahasına) ulaştırmak isteyen fedakâr bir çehre (!).. Bakınız neler diyorlar: “Bu eserleri orijinal şekliyle basan yayın evlerine bir sözümüz ve itirazımız yok” diyorlar. “Bu eserleri anlayarak okuyan, istifade eden insanlar ve bilhassa Nur cemaatleri bizim için hedef kitlesi değildir” diyorlar.. “Bizim hedef kitlemiz, yeni kelimeler ve sade cümlelerle konuşabilen gençlik ve yurtdışındaki çocuklarımızdır” diyorlar.. Diyorlar, diyorlar.. Evet onlar ne derlerse desin, onların niyetleri ne olursa olsun; Risâle-i Nurları “orijinal” olarak basan bir düzine yayınevi, aynı minval üzere, hatta biraz daha dikkatlice yayımlarına devam edeceklerdir. Yani basım kalitesini, kâğıdını ve fiyatını daha cazip hale getirerek.. Hem de biribirleriyle olan iletişim ve irtibatlarını arttırarak, -varsa, rekabet hislerini bir yana bırakarak- hem de Nurları daha iyi anlamaya yönelik toplu ve müzakereli derslere hız vererek, dersanelerini güçlendirerek yollarına devam edeceklerdir, etmelidirler. İsterseniz son bir noktaya daha dikkat çekelim. Bu işe soyunanların adresleri belli, yaklaşımları belli, anlayışları belli ve amaçları belli. Hatta, “Bu bir tahrifattır, bu bir cinayettir” tabirlerinin müstahakları olsalar bile, bu cinayet “fail-i meçhul” değil!.. Nur mesleğini esastan zedelemek, Nur Talebelerinin insicamını bozmak ve biribirine düşürmek için ifsat komitelerinin sinsi ve münafıkane uyguladığı planlardan biri gibi gözükmüyor. Arkalarında birilerinin olup olmadığını Allah bilir, ama biz zahire bakarız. Özendirici bir mahiyet de arz etmiyor.. Yani onlara özenilip, onları taklide yeltenilecek gibi değil. Hele bu haklı tepkilerden ve bu “Nur”lu açıklamalardan sonra, asla! Biz, “Bu da geçer Ya Hû” deyip, yolumuza devam edelim. |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Yörsan’ın hassasiyeti… |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Rahmetin eşiğindeyiz |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Şam’ın seherini, Şam yeli basmada... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 69 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...
Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer:
...
Isparta, memleketimizin gül bahçesi; Barla ise bu güllerin en nadidelerinin yetiştiği bir gülistan.
İşte böyle bir gülistana bir bahar mevsiminde ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyor
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, ...
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.