| MADDÎ VARLIĞIMIZI DÜŞÜNÜP HARAM GIDA ve İLAÇLAR ALARAK, MANEVÎ VARLIĞIMIZI ZEHİRLEMEMELİYİZ!.. |
|
|
| Prof. Dr. Mustafa NUTKU tarafından yazıldı. |
| Perşembe, 25 Aralık 2008 09:31 |
|
Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4
Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4
İnsanların en çok ilgilendikleri konulardan biri de sağlıklarıdır. Bunu göz önüne alarak medya organları sağlık konularından da çok bahseder; halkı sağlık ile ilgili konularda bilgilendiren çeşitli neşriyat yapılır.
Ancak, bu neşriyat genelde yabancı kaynaklara dayalı olduğu için, dinî olmayan (lâdinî) bir bakış açısıyla meselelere bakılır. Meselâ, modern batı tıbbında kalp sağlığından bahsedilirken, kırmızı şarabın içindeki resveratrol adı verilmiş bir maddenin kalp sağlığı için faydalı olduğu söylenir. Bu bilgileri öğrenen ve İslâm dininde şarabın kesin yasaklığını da hafife alan çok kişi, güya sağlıkları için akşam yemeklerinde şarap içerler. Halbuki, siyah üzüm çekirdeğinde resveratrol maddesi, kırmızı şaraptakinden çok daha fazladır, bunun yanında çok güçlü antioksidan maddeleri de ihtiva eder, baharatçılarda satılır ve pahalı da değildir. İslâm dini, batı tıbbının bize şarabın deva olabileceği ile ilgili bu söylediklerinin aksini söylüyor. Peygamberimize şarabı deva için içtiğini söyleyen bir adama Peygamberimiz (s.a.s.): “O deva değil, derttir.” demiştir. Bütün alkollü içkiler, Kur’an’da açıkça yasaklanmış olan şarabın haramlığından fıkıh âlimlerinin kıyas yapmaları ile haramdır. Şaraptan başka hiçbir şeyin deva veremeyeceği hayatî bir tehlike olsa, ancak o tehlikeyi giderebilecek zaruret miktarını aşmamak üzere şarabın içilmesine cevaz vardır. Meselâ bir insan çölde susuzluktan ölecek hale gelse ve şaraptan başka içecek hiç birşey yoksa, onu ölmekten kurtaracak kadar şarap içmesine dinî müsaade vardır, zaruret miktarını aşanı gene haramdır. Bunun gibi katî bir hayatî zaruret olmadan, “Kalp hastalığına iyi gelirmiş” diyerek şarap içmek de, haramdır.
*
Değil keyif verici alkollü bir içecek olan şarabı deva niyetiyle içmek, ilaçların terkibinin, kapsullerinin bile, İslâmın yenilmesi ve içilmesi yasaklanmış maddelerden olmaması gerekir. Meselâ: İlaç sanayiinde “zarf”ı (kabı) jelatin, “mazrûf”u (kabının içindeki) balık yağı veya başka bir ilaç olan İngilizce “softgel” denilen kapsüller vardır. Evvelce, eczanelerde balıkyağı, şişelerde sıvı şeklinde satılır ve şurup şeklindeki ilaçlar gibi, şişeden kaşığa (ölçeğine) dökülerek kullanılırdı. İlaç teknolojisindeki ilerleme ile, ağır tadlı ve hoş olmayan kokulu balıkyağı, belli ölçekte, jelatin kapsül içinde ambalajlanmış hale getirildi. Bu haliyle, ağır tadını ve hoş olmayan kokusunu hissetmeden, balıkyağını hap gibi yutabilmek mümkün oldu. Balıkyağı ve başka bazı ilaçların zarfı olarak kullanılan jelatin, İslâm şeriatına göre “helal” kabul edilebilecek cinsten (helal sertifikalı) değilse, haramdır ve yutulmamalıdır. Çünki, başlıca domuz deri ve kemiğinden veya İslâm şeriatına göre boğazlanmış (zebiha) olmayan, leş sayılan, domuz dışındaki hayvanların deri ve kemiğinden mamuldür. Jelatin; yoğurtçulukta, peynircilikte, pastacılıkta, şekerlemecilikte, et ürünlerinin muhafazasında, margarincilikte, kozmetikte, ilaç sektöründe yaygın bir kullanım göstermektedir.
* “-Jelatin kapsüllü ilaçlara ve balıkyağına, temasta kaldığı haram jelatin maddesi bulaşmış ve onları da haram hale getirmiş olamaz mı?” şeklinde bir soru da akla gelebilir. Fakat bu soru, aslında bir vehim olmaktan ileri gidemez. Çünkü, yıllarca durduğu halde böyle ilaçların ve balıkyağı kapsüllerinin delinmeden veya dağılmadan ayni stabil halini muhafaza etmesi, jelatin kapsülle onun içindeki ilaçlar veya balıkyağı arasında ne fiziksel ne de kimyasal, karşılıklı bir etkileşimin olmadığını gösterir. Jelatinin fiziksel ve kimyasal özelliklerine dair literatür bilgileri de bunu teyid eder.
*
NOT: “Jelatin Nedir?, Nerelerde, Ne maksatla kullanılır?, Nasıl Üretilir?” gibi önemli sorulara cevap veren bir kitabı GİMDES adlı dernek halkımızı bu konuda bilinçlendirmek için bastırmıştır ve 2,5 YTL gibi bir fiyatla satmaktadır. Tel:0(212)438 33 18 |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Yörsan’ın hassasiyeti… |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Rahmetin eşiğindeyiz |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Şam’ın seherini, Şam yeli basmada... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 38 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...
Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer:
...
Isparta, memleketimizin gül bahçesi; Barla ise bu güllerin en nadidelerinin yetiştiği bir gülistan.
İşte böyle bir gülistana bir bahar mevsiminde ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyor
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, ...
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Yorumlar
O yorumcu, balıkyağının jelatin kapsül içinde olmasının hayatî bir tehlikeyi önlemek için olduğu gibi birşeyler söylüyor. Ben yıllardır, sıvı balıkyağını (jelatin kapsül içinde olmadan) içiyorum. Eczanelerde de yıllardır sıvı balıkyağı (bilhassa çocukların içmesi için) satılıyor. Kendisinin iddiaları için geçerli sağlam deliller göstermesini istemeğe de hiç lüzum yok. Yaklaşık bir asırdır, eczanelerde jelatin kapsüller içinde olmadan sıvı balıkyağının şişeler içinde satıldığı, yüzbinlerce kişinin bunları içmiş olduğu ve bundan dolayı ölmediği çok açık bir husus. Balıkyağının jelatin kapsül içinde satılmasının hayatî bir zaruret olduğundan bahseden o yorumcu, büyük bir ihtimalle en az %90'nın haram jelatin olduğu ithal edilen jelatinlerden para kazananlardan biri mi olduğu şüphesi vermese iyi olurdu.
Tebrikinize çok teşekkür ederim. Zaten gayem, insanın bu dünya imtihanında en fazla dikkat edeceği şeylerden biri olan helal gıda konusunda bir kimyacı olarak bildiklerimi aktarmaktır. Balık yağının jelatin kapsül içinde veya jelatin kapsül içinde olmayan şekillerinin her ikisi de eczanelerde yıllardır satılmaktadır. Balık yağının jelatin kapsül içine konularak satılmasının sebebi, ince bağırsaklara kadar gelip oradaki enzimler tarafından parçalanmadan sindirim sistemine girmesi halinde insanı zehirleyeceği ve sağlığına zarar vereceği için değildir. Yazımda da belirttiğim gibi, sadece onun ağır kokusu ve tadından hoşlanmayanları n isteğine uygun olarak tadı ve kokusunun hissedilmemesi içindir. Balık yağı jelatin kapsül içinde alınmadan içilse zehirli ve sağlığa zararlı olsaydı, eczanelerde yıllardır sıvı balıkyağı satılması mutlaka yasaklanır ve satılamazdı. Helali ve haramı açıklamak, bu konuda bilgisi olanların vazifesidir. Bu bilgileri okuyanlar ve söylendiğinde muhatap olanlar, akılları ve cüz'î iradeleriyle bu mevzularla ilgili olarak kendi seçimlerini yaparlar ve bu seçimlerinin mesuliyetini yüklenirler.Hayır ve şer hiçbir şeyin zayi edilmeyeceği o büyük hesap gününde de bu seçimlerinden dolayı Allah'ın kendileri hakkında ne hüküm verdiğini görürler, fakat o zaman da son pişmanlık onlara fayda vermez. Onun için böyle ciddî bir mevzuu önce tebriklerle başlayıp sonra da alaya ve hafife almanın ve bilgiçlik taslayarak yanlış sözlerle insanların zihnini çelip saptırmağa çalışmanın mesuliyetinden sakınmak lâzımdır.
Bu konuda gayet bigilendirici bir yazi.
o ilacın dışındaki o kapsül süs olsun diye var zaten.
bırakın ağızda emilmeye başlamasını, mideden bile emilemesin diye var o kapsül.
o kapsüllerin yapısı özeldir evet, ağızdan alındığı andan itibaren gastrointestina l sistem boyunca ince bağırsaklara gelene kadar o ilaç vücuda karışmasın, herhangi bir emilim olmasın diye var o kapsül. ince bağırsaklardaki enzimler tarafından o kapsül haraplanır ve ilacın içeriği vücuda karışır. öyle olması gerekmektedir. o yüzden kapsül kullanılmaktadı r. aksi vücut için tehlikelidir. lütfen araştırma yapmadan, tam ve doğru bilgileriniz olmadan şifa arayan insanların kendi vücutlarına zarar vermesine sebep olmayınız. sizin açınızdan bakacak olursak, insanın kendine zarar vermesi de ayrıca günah değil midir?
Allah razı olsun.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için