| Kitaptan koptuk mu? |
|
|
| Şükrü Bulut tarafından yazıldı. |
| Pazartesi, 16 Ocak 2012 00:00 |
Dünyadaki kitap okuma istatistiklerini izliyorsunuzdur.Zaman zaman Türkiye'nin Afrika ülkelerinin arkasına düştüğü rakamlar ve çizelgeler mutlaka içinizi acıtıyordur. Fakat dönüp halkın genel kültürüne baktığımızda, insanlarımızın Amerikan halklarından daha çok dünya olaylarıyla ilgili olduğu da ayrı bir vakıa. Müteşebbis ve cesaretli bir milletiz. Fakat çoğu kez cehaletin sebep olduğu bir halimiz var ki, millet olarak bizi medenî milletlerin toplandığı mahfillerde mahcup ediyor. Belki de bu cesaretimizdir ki, hakkında kitap okumadığımız, bilgi edinmediğimiz ve tecrübelerimizle ulaşamadığımız meselelerde, toplum içinde yüksek sesle konuşmaktan çekinmeyiz. Yani bilgi sahibi olmadan kanaat sahibi olmuş halkımız. Genç, dinamik, atılgan ve cesaretli gençlerden oluşuyormuş toplumumuz. Yabancı bir lisan öğrenmeden ömürleri uluslar arası fuarlarda geçen çok iş adamlarımız vardır. Üstelik ihtisas sahasına girmeyen kalemlerin ticaretini yapar, nadiren üretir ve bu malları fuarlarda takip etmeye çalışır bu iş adamlarımız. Bir yerlerde bir terslik olmalı… Belki de devenin, nerem doğru ki, cevabındaki realite gibi… Bazılarının bizim milletin ve daha doğrusu Müslümanların okumayı sevmedikleri iddiaları hakikat olabilir mi? Asla… Tarihimizdeki asırları kucaklayan onlarca medeniyet ve sayısız eser Müslümanların okumaktan, düşünmekten ve yazmaktan büyük zevk aldıklarını gösteriyor. Acaba Müslümanları kitaptan, tefekkürden ve netice itibariyle yazılı eser vermekten alıkoyan asıl sebep ne olabilir… Bazı zararlı yiyecekleri, giyecekleri, mesken ve alışkanlıkları, dışardan memleketimize girişlerinde sınırlarda alkışlayarak karşılamışızdır. Bir çırpıda onlarca örnek sayabiliriz. Televizyon veya ekranı da onlardan sayabiliriz. Gençliğimizde 12 Eylül ihtilâlini takip eden günlerde zamanın başbakanının oğlu “sihirli kutu”yu ortaklarıyla güzelim İstanbul´a taşımıştı. Orijinal İsmi Magic Box idi… Show TV´nin kırk gün zarfında İngiltere'den İstanbul'a kurulduğunu da bilenlerimiz çoktur. Ve yine günün idarelerince bir TV kampanyası başlatılmış ve bilhassa kırsal köylere milyonlara varan ekranlar bedava dağıtılmıştı… Neden? Günümüz Türkiye'sinin hemen her yerinde herkesten önce ekranlar sizi karşılıyor: Hastahane, çayhane, toplu taşıtlar, otobüs ve gemiler, ana caddelerdeki dev ekranlara baktığınızda, milletimizin hangi menfezlerden dünyanın faydasız olaylarına ulaştığını ve hiçbir problemini halletmeyen genel kültüre nasıl eriştiğini az çok anlıyorsunuz. Geveze ve şamatacı spiker ve program yapımcılarını her gün yüzlerce defa seyreden bir toplumun geveze olmaması fevkalâde zor. Kadın aktrislerin resimlerini mekânlarına asıp, genç kızlarımızı tuzağa düşürenler gibi, TV şirketleri de ekranlarına topladıkları artistlerle milleti toptan oyuncu, riyakâr ve rolcü yapmaya çalışıyorlar. Tiyatroya oyuncu yazılıp dört yıl boyunca kurs gören bir gençten fıtrîlik bekleyemeyiz… Kimler tarafından idare edildiği az çok belli olan dijital medya programlarının milletimizin fıtrî yaşayışını bozduğunu ve bütün cins ve sınıfların tiyatrodan etkilendiklerini konuşmalarından, mimiklerinden ve davranışlarından anlayabiliyoruz. Fıtrîlik aynı zamanda riyakârlığın zıddıdır. Yani sıdktır, doğruluktur. Şovmen, riyakâr, yalanla gerçek arasında med cezirler yaşayan bir gençlikten veya topluluktan okumayı beklemenin hakikate ne denli uygun düştüğünü hepimiz biliyoruz. Ekranları ellerimize tutuşturan ve ceplerimize sokanların kazanımları o kadar çok ki… Evvelâ milletin millî servetini çekip borçlandırarak modern köle yapmak… Sonra da insanımızın fıtrî sosyal hayatta harcayacağı zamanı o cep aynasına hasrederek sosyal ölümü gerçekleştirmek… O aynalarda ise yine global zındıka ve dinsizliğin cazip propaganda ve sefahatleri… Bu gençleri odalarındaki ekranlardan kurtaralım derken, çocuklarımız cep aynalarının tutkunları veya bağımlıları olup çıktılar. Bağımlılığın ne denli bir hastalık olduğunu herkes bilir. Ekran bağımlılığı hastalığının Avrupa'daki keşfinin üzerinden yıllar geçiyor. Tedbirler, tedaviler… Ki ülkemizdeki ekran sayısına veya cep telefonlarına oran olarak hiçbir Avrupa ülkesi yanaşamaz. Milyonlarca kalem malların teşhir edildiği devasa bir alış veriş merkezindeki çocuğun şaşkınlık ve bitkinliği bize çok şeyi anlatır, değil mi? Binlerce programın küçük bir aynaya yansıtılması ve çocuğun bu sihirli aynayı saatlerce donuk bakışlarla seyretmesi… İnsanî terbiyenin görmesine, bilmesine veya seyretmesine müsaade etmediği; kalbi, vicdanı, ruhu ve yüzlerce lâtifeyi öldüren manzaralara teslim edilmiş çocuğun şu şartlarda bu uçurumdan kurtulup kitaba dönmesini bekleyenler, hayal kuruyorlar. Türkiye ve İslâmiyet düşmanlarının Anadolu halkına program olarak sunduklarının mahiyetini insaniyet ölçüleriyle tartanlar, büyük dehşetlere kapılıyorlar. En geri ve skolastik çağların ulaşamayacağı kadar derin bir yobazlık ve ahlâksızlığa AB'deki ekranlarda nadiren şahit olursunuz. Anadolu'nun korumasız, tedbirsiz, cahil bırakılmış ve safiyetten çıkmış insanlarına dijital medya ile reva görülen büyük zulmü görenler, temiz ve pak olan kitabın oralarda dolaşamayacağını peşinen itiraf ediyorlar. Bir milleti az bir masraf ve enerji ile kısa sayılacak bir sürede cehalete mahkûm etmeyi, ecnebîler başka coğrafyalarda zor beceriyorlardır. Devasa projelerini Türkiye´de tatbik eden global dinsiz ve ahlâksızlar, üstüne üstlük bir de para kazanıyorlar. Global değişimciler, dönüşümcüler ve sefihlerin kitapla işleri elbette olmaz… Ya bizimkilerin? |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Yörsan’ın hassasiyeti… |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Rahmetin eşiğindeyiz |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Şam’ın seherini, Şam yeli basmada... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 30 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...
Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer:
...
Isparta, memleketimizin gül bahçesi; Barla ise bu güllerin en nadidelerinin yetiştiği bir gülistan.
İşte böyle bir gülistana bir bahar mevsiminde ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyor
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, ...
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için