| 3. inkâr yasası ve barış |
|
|
| Şükrü Bulut tarafından yazıldı. |
| Cuma, 03 Şubat 2012 00:00 |
İnkâr etmek mi, ikrar etmek mi? Birbirine karıştı doğrularla yalanlar...Tarihî hadiseleri konuşmak mı doğruydu, yoksa galiplerin istediği gibi hüküm vererek o dönemi konuşmamak üzere mühürlemek mi? Mührün üzerinde büyük harflerle YASAK yazmak mı? Konuşmayı, fikri, ifadeyi ve hatta bazen hal dilini suç sayan kanunların diktatörlerin elinde mazlûmlara karşı nasıl kırbaca dönüştüğünü merak edenler, dönüp azıcık tarihe baksınlar... Babil, Çin, Mısır, Eski Roma ve Babil krallarının kanunla düşüncenin yanı sıra daha neleri men ettiklerini öğrenenler, “inkâr kanunlarının” mantığını daha rahat anlayacaklardır. Sarkozy karakterinin gereğini yaparak misyonunu iyi oynadı. Selânikli çocuğun hayatı fırıldaklar üzerine kurulu olduğu halde, bizimkiler onu emin görmek istemişlerdi. Avrupa’nın tam göbeğinde, bir “vahşet ve bedeviyet” kanununu Fransa’nın Meclisinden nasıl geçirdiğine, Parisli senatörler de şaşkın. İnsan suretine girmiş şeytanların bile zor başarabilecekleri bir fitne... Ne Fransıza, ne Ermeniye getirisi olmayacak bir nifak yumağı... Demokrasilerine sahip çıkmayan Fransızlar, çözmek için uğraşadursunlar... İnkâr kanunları, tarihi yalnızca yalan, mugalâta ve hurafelere mahkûm etmez. Yasaları hazırlayanların varmak istedikleri hedefler hal ve istikbaldedir. Bunlar genellikle haksız kazançlar, sosyal ve politik kaoslar, mütegallibenin cinayet ve zulümleriyle birlikte mevcut demokrasilerin içlerini boşaltarak sistemleri çökertmektir. İnkâr yasası olmadığı takdirde; diyaloglar, aracılar, konferanslar ve karşılıklı araştırmalarla sıkıntılar aşılabildiği gibi, belli değerler etrafında birleşerek anlaşmazlıklar giderilebilecek. İnkâr yasaları, önyargısızca ve muhabbetle haklıyı arama yolunu kapattıklarından dolayı, hem iç barışı, hem de umumî barışı sekteye uğratır. Zamanımızın medenî Avrupa’sını ve hakperest araştırmacılarını susturan “antisemitizm” kanunu geçen yüzyılın ilk ve en önemli yasasıydı. II. Dünya Savaşından sonra, savaşın galiplerince işgal edilen Almanya’nın Nürnberg şehrindeki mahkemeden çıkan bu kanun 1948’de BM’de de tasdik edilecekti. Kuzey Avrupa’da toplanan Yahudilerin I. ve II. Dünya Savaşları öncesinde ekonomi ve politikada oynadıkları büyük rolün akabinde meydana gelmiş zulümlerin peşi sıra bu karar alınacaktı. Aslında belki de yüze yakın katliâmı gerçekleştirmiş tarihî kıt'anın bütün günahları sanki yalnızca bir millete yüklenmiş gibiydi. Dış görünüşte amacı Yahudileri korumak ve Holokost’u inkâr edenleri cezalandırmak gibi görünse de, bu inkâr yasası, hakikatte Prens Bismark ile başlayan süreçte zamanımıza kadar uzanan tarihin üzerine örtülmüş siyah bir şaldır. Yahudilikten Hıristiyanlığa giren Frankistlerin durumu, Birinci Dünya Savaşında Almanya’yı mağlûp eden tablonun analizi, Almanya’daki ekonomik ve politik krizler, Bolşeviklerin Doğu Avrupa ve Rusya’daki Hıristiyan ve Müslümanlara yaptığı zulümler, insanî değerlerin Bolşeviklerce rafa kaldırılışı ve ilim adına üniversitelerde icra edilen dinsizlik faaliyetleri gibi dönemin önemli hadiseleri bu siyah örtüyle insanlıktan kaçırıldı ve bu sahadaki fikir hürriyetine inkâr yasası müsaade etmiyor. İkinci Dünya Savaşının galipleri ve bilhassa İngiltere ve Amerika’daki lobilerin istekleri doğrultusunda, Avrupa’da bir resmî ideoloji hükmediyor. Bizim tarihimizde insana ırkından ve dininden dolayı nefrete rastlanmaz. İslâmiyet hukukta din ve ırk farklılığını yok saymış. Tarihimiz yüzlerce şeref levhasıyla dolu. Yalnızca Yahudilere değil, bütün insanlara nefreti ve adaletsizliği esas alsaydı bu yasa, binlerce tarihçi Avrupa’nın zifirî karanlık dehlizlerinin aydınlanması için sıraya girmezlerdi. Şu hususu da ifade etmek zorundayız. Günümüz Avrupa’sında ve bilhassa Almanya’sında teşkilâtlandırılarak yabancıların üzerine salınan Nazi denilen grupların da inkâr yasasını koruyanlarca idare ve finanse edildiklerini iddia edenlerin sayısı her gün artıyor. Türkiye derin devletinin veya Atatürkçülerin PKK’yı kurdurup finanse ettikleri gibi... Bediüzzaman’ın 28 sene zindan ve menfalarla “müsbet hareket” çerçevesinde inşa ettiği demokrasi köprüsü o günün millet karşıtlarını paniğe sevk etmişti. 1900’lerin başından 1946’ya kadarki dönemde Selânikli dönmelerin, masonların, bir kısım İttihatçıların ve tek partinin işledikleri cinayetleri, yaptıkları yolsuzlukları ve zulümleri demokrasi ortaya çıkaracak diye Atatürkçülerin ödü kopuyordu. Yine fitne ile Ticanî tarikatı adı altında bazı insanları alet ederek, “M. Kemal’i sevmek millî ibadettir” diyen bir cumhurbaşkanının yardımıyla, demokrasiye geçişin birinci sene-i devriyesinde Sarkozy’nin yoldaşları 1951’de bir inkâr yasası çıkarmışlardı. İsmi koruma kanunu olan bu yasa, Fransa Meclisinin başına belâ olmuş “Ermeni tehciri kanununu” araştırmayı da yasaklıyordu. Meclis Başkanı Talât’ın Selânikli hareket ordusunu İstanbul’a dâvet etmesini, Sultan II. Abdülhamid’in Selânik’te Karls Alattini Köşküne hapsediliş sebebini, tehcir kanununun mimarları olan Talât Paşa ile yardımcısı konumundaki Şükrü Kaya’nın mahiyetlerini, Enver Paşanın tehcire karşı durma gayretini ve bu tehcir ile iki asırdır Avrupa mekteplerinde yetişen Ermeni sanatkârlarından devlet-i âliyeyi mahrum etme çabalarının arka planını millet bu kanun çerçevesinde öğrenemeyecekti. Yüz yılı geçen bir zaman dilimindeki hakikatlerin üstünü örtenler, kendilerince milletimizin, İslâmiyetin ve insaniyetin önüne set olmaya çalışıyorlardı. Kanaatimizce Nikolas’ın inkâr yasasıyla ilgili teşebbüsleri, maksadının aksiyle neticelenecek ve demokrasinin önünü açacaktır. Yahudilerin yaptığı bir yanlışı dillendirmenin suç sayıldığı bir Avrupa’nın demokrasisi elbette gelişmez. Rothschild ile Murdoch’ın barış ve istikrar projesi AB’yi çökertme gayretlerine Merkozy’lerin yardımları da bu ortamda gündeme gelemez. Tarihî yargılamanın bugüne kadar kimseye faydası olmamış. Zira maznunların hemen hepsi “mahkeme-i kübraya” intikal etmişler. Sarkozy’nin girişimiyle bugünümüzü zehirleyen, dünya barışını torpilleyen ve demokrasileri tahrip eden inkâr yasalarının geçersizlikleri ortaya çıkacak. Hukukî dayanaklardan mahrum ve mantıktan nasipsiz bu tarihî mugalâtalardan insanlık kurtulacak. |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Yörsan’ın hassasiyeti… |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Rahmetin eşiğindeyiz |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Şam’ın seherini, Şam yeli basmada... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 29 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...
Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer:
...
Isparta, memleketimizin gül bahçesi; Barla ise bu güllerin en nadidelerinin yetiştiği bir gülistan.
İşte böyle bir gülistana bir bahar mevsiminde ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyor
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, ...
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.