Anasayfa Yazarlar Süleyman Kösmene Veren el olmak neden faziletlidir?
Veren el olmak neden faziletlidir? Yazdır e-Posta
Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 06 Ağustos 2012 00:00

Salih Bey: “Veren el alan elden üstündür” hadisini açıklar mısınız? Veren el neden üstündür? Bu konuda örnekler var mıdır?

ALLAH VEREN’DİR

Allah Cevad’dır, Vehhab’dır, Kerim’dir; cömerttir, verendir, kerem sahibidir. Hayır yolunda cömertliği, vermeyi ve kerem sahibi olmayı sever.

Veren kimse Allah’ın keremine, vehhabiyetine ve cömertliğine mazhar olmuştur.

Vermeyen ve alan kimsenin ise bu konuda mazhar olduğu her hangi bir esmâ yoktur.

Netice itibariyle vermemekte ve tutmakta hayır da yoktur, iyilik de yoktur, Allah katında makbuliyet de yoktur, derece de yoktur.

KUR’ÂN, VERMEYİ TEŞVİK EDİYOR

Kur’ân birçok âyetiyle vermeyi ve üstelik en iyisinden vermeyi teşvik ettiği gibi, Peygamber Efendimiz (asm) adeta bir cömertlik ve kerem âbidesiydi. Ashab-ı Kiram da vermek konusunda birbirleriyle yarışırlardı. Vermemek ve tutmak ashabın çarşısında hiçbir şekilde rağbet görmezdi. Asr-ı Saadeti kendisine örnek alan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ise, Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiye’de iken kendisine naspedilen maaştan kut-u lâyemut kadarını almış, gerisi ile kitaplarını bastırıp ücretsiz dağıtmıştır. Bu hareketinin sebebini soranlara: “Maaştan bana kût-u lâyemut caizdir; fazlası millet malıdır. Bu suretle millete iade ediyorum.” 1 diye cevap vermiştir.

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.” 2 “O takva sahipleri bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah, iyilik edenleri sever.” 3 âyetleriyle vermeyi emreden bir Kur’ân’ın kendisine nazil olduğu Peygamber Efendimiz (asm) verme konusunda insanların en üstünüydü.

PEYGAMBER EFENDİMİZ (ASM) VERMEYİ TEŞVİK EDİYOR

Bir gün adamın biri Peygamber Efendimiz’e (asm) gelip ondan yardım istedi. Peygamber Efendimiz (asm) o an mübarek elinde ne varsa verdikten sonra: “Şu an bu kadar verebiliyorum! Fakat sen git, benim adıma ihtiyacın olan şeyleri satın al, Allah bana verdiği zaman ben senin oralara yaptığın borcu öderim!” buyurdu.

Hazret-i Ömer (ra):
“Ya Resulallah! Ona verebildiğini verdin! Allah sana gücünün yetmediği bir şeyi teklif etmemiştir. Kendini neden borca sokuyorsun?” dedi.

Hazret-i Ömer’in (ra) bu sözünden Peygamber Efendimiz’in (asm) hoşlanmadığını gören ensardan bir zat:

“Ver Ya Resulallah! Allah seni darda bırakmayacaktır!” dedi.
Peygamber Efendimiz (asm) bu sözden hoşlandı ve:
“İşte ben bununla emrolundum!” buyurdu.4

SAHABELER VERME AHLÂKINI YAŞIYORLARDI

Hazret-i Ömer (ra) anlatıyor: “Bir gün Peygamber Efendimiz (asm) sadaka vermemizi emir buyurdu. O sırada benim malım çoktu. Kalbimden: ‘Eğer Ebu bekir’i geçeceğim gün varsa o gün bu gündür!’ dedim ve malımın hepsini hesaplayarak yarısını getirdim.

Peygamber Efendimiz (asm) bana:
‘Çocuklarına ne bıraktın?’ buyurdu. Ben:
‘Getirdiğim kadar da onlara bıraktım!’ dedim.

Az sonra Ebu Bekir (ra) geldi. Meğer o nesi varsa hepsini yüklenip getirmiş. Peygamber Efendimiz (asm) ona da:

‘Çocuklarına ne bıraktın?’ buyurdu.
Ebu Bekir (ra):
“Onlara Allah ile Peygamberini bıraktım!” dedi.
O zaman kalbimden:
“İmkânı yok, Ebu Bekir geçilmez!” dedim.5
Bir gün adamın biri Hazret-i Osman’a (ra):

“Bütün hayır ve sevapları siz zenginler kaptınız! Sadaka veriyorsunuz! Köle azat ediyorsunuz! Hacca gidiyorsunuz! Zekât veriyorsunuz! Allah yolunda nice maddî yardımda bulunuyorsunuz!” dedi.

Hazret-i Osman (ra):
“Siz buna mı imreniyorsunuz?” dedi. Adam:
“Evet, vallahi, sizin kendi paranızla bunca hayır hasenat yapmanıza imreniyorum!” dedi.
Hazret-i Osman (ra):

“Fakat şunu unutmayın ki, vallahi bir fakirin kendi boğazından kesip Allah yolunda verdiği tek kör kuruş, malı çok bir zenginin verdiği on binlerden Allah katında daha makbuldür! Az demeyin, siz de vermeye bakın!” dedi.6

VEREN EL İLE İLGİLİ OLARAK KUR’ÂN MÜJDELERLE DOLUDUR

Veren el ile ilgili olarak çok büyük müjdeler vardır. Müjdecilerin başını ise Kur’ân çekiyor. İşte birkaç âyet:

*“Kim bir iyilik yaparsa, ona iyiliğinin on katı karşılık vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.” 7

*“Kimdir Allah’a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O’na döndürüleceksiniz.” 8

*“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” 9

*“Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.” 10

*“İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın rızasını arayarak her ne zekât verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.” 11 

KİM VERİRSE ONA ON KATI İADE VARDIR; BU EN AZIDIR

Dünyanın üç beş günlük yitik cam parçalarına değil, bu yüksek değerli elmas müjdelere talip bahtiyarların yaşadıkları örneklemeler anlatmaya kalkılsa ciltlerle kitaba sığmaz.

Bir gün bir adam ihtiyacı için Hazret-i Ali Efendimizin (asm) kapısını çaldı.
Hazret-i Ali (ra) güzel oğlu Hasan’a:
“Annene git, kendisine verdiğim altı dirhemden birini versin. Getir, şu adama ver.” dedi.
Çocuk gider gitmez geri döndü ve dedi ki:
“Annem, ‘o altı dirhemi un almak için sakladım’ diyor.”
Hazret-i Ali (ra):

“Tahkiki iman sahibi kişi elindeki paraya değil, Allah’a güvenir oğlum. Git annene söyle, altı dirhemin tamamını versin.” dedi.

Hazret-i Fatıma annemiz (ra) altı dirhemi gönderince de hepsini fakir adama verdi.

Hazret-i Ali (ra) henüz içeri girmemişti ki, devesinin yularından tutup yanından geçen bir adamın, “Satıyorum, var mı isteyen!” diye seslendiğini duydu. Hazret-i Ali (ra):
“Kaça satıyorsun?” dedi. Adam:
“Yüz kırk dirheme” dedi. Hazret-i Ali (ra):
“Parasını sonra almak üzere kapıya bağla!” dedi.

Adam devesini kapıya bağlayıp gitti. Az sonra bir adam yoldan geçerken deveye talip oldu. “Bu deve kimindir?” diye sordu. Hazret-i Ali (ra):

“Benimdir.” dedi. Adam:
“Satmıyor musun?” dedi. Hazret-i Ali (ra):
“Satıyorum.” dedi. Adam:
“Kaça satıyorsun?” dedi. Hazret-i Ali (ra):
“İki yüz dirheme.” dedi.

Adam “Kabul!” diyerek, iki yüz dirhemi çıkarıp Hazret-i Ali’nin (ra) eline saydı ve deveyi alıp götürdü.

Hazret-i Ali (ra) bu paradan alacaklısının yüz kırk dirhemini ödedikten sonra, elinde altmış dirhem kaldı. Altmış dirhemi muhtereme eşi Hazret-i Fatıma’ya götürüp takdim etti. Hazret-i Fatıma (ra):

“Bu nedir?” diye sorunca Hazret-i Ali (ra):

“Bu, Cenâb-ı Allah’ın, “Kim bir iyilik yaparsa, ona iyiliğinin on katı karşılık vardır.” (En’am Sûresi: 160) müjdesinin gerçek olmuş halidir.” dedi.12 

MEDRESETÜ'Z-ZEHRA’NIN ŞUBELERİNİ İHMAL ETMEYELİM

Bu günlerde vakıf, külliye, dersane, hizmet merkezi, sosyal tesis… Adına ne dersek diyelim, Medresetü’z-Zehra ismine lâyık mübarek binalar, yapılar, yapılanmalar, plânlar, projeler ve mutlak şekilde hayırlar yağdırılmaya lâyık iman hizmetleri etrafımızda elhamdülillah çok var. Elimizdeki, avucumuzdaki metaın bire en az on katı ile arş-ı âlâda kayıt altına alınmasını istiyorsak, himmetimizi, gayretimizi, desteğimizi, katkımızı, zekâtımızı duâmızla birlikte hiçbir şekilde buralardan eksik etmeyelim. Allah’ın azı çok saydığını ve bizim bin bir zorluk içinde tasadduk ettiğimiz nice azımıza nice binler bereketler yağdırdığını aklımızdan çıkarmayalım.

Böyle kudsî gayretler içinde birbirimize duâ edelim:
Allah birinizi binler yapsın! Âmin.


Dipnotlar:

1- Tarihçe-i Hayat, s. 109.
2- Âl-i İmran Sûresi: 92.
3- Âl-i İmran Sûresi: 134.
4- Hayatü’s-Sahabe, 2/252.
5- Müntehabü’l-Kenz, 4/347.
6- El-Kenz, 3/320.
7- En’am Sûresi: 160.
8- Bakara Sûresi: 245.
9- Bakara Sûresi: 261.
10- Nisa Sûresi: 40.
11- Rum Sûresi: 39.
12- El-Kenz, 3/311.


Bu makale 2355 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün6603
    Dün14028
    Bu Hafta70734
    Bu Ay347238
    Toplam12501910

    Sitede şuan 247 ziyaretçi var.


    Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

    Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

    Bilgi toplumu nedir, Risale-i Nur, Müslümanları “bilgi toplumu” haline getirmek için nasıl bir metot uyguluyor? Bilgi toplumu şöyle tarif ediliyor: Temel üretim faktörü bilgidir. Bilginin işlenmesinde, depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojileri baz alınır.Bilgi toplumunun temel unsurları okumak, araştırmak, incelemek, haberdar olmak, bilgi üretmek, bilgi almak,...

    Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

    Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

    Yeni Asya 45 yıldır iman hizmetiyle hürriyet mücadelesini birlikte ve iç içe götürürken, önüne çıkarılan engelleri aşmak için hukuk zemininde ortaya koyduğu gayretlerle Türkiye’nin antidemokratik yasa ve uygulamalardan adım adım kurtulmasına da çok önemli ve tarihî katkılarda bulundu. Meselâ onyıllar boyunca Nurcular başta olmak üzere dindarlara karşı...

    İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

    İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

    Risale-i Nur hizmeti, asıl gündemi ve hedefi olan imanları tahkim ve takviye noktasındaki tahşidatını sürdürürken, aynı zamanda verdiği mücadele ile gerçek bir hürriyetin de önünü açıyor. Bu yönüyle, iman hizmeti ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş olarak yürüyor.Bediüzzaman’ın bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, diğer taraftan meşrûtiyet,...

    Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

    Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

    Risale-i Nur’u okuyor diye hüsn-ü zanda bulunduğum, bir bakanlıkta genel müfettiş olarak çalışan kadim bir dostumla karşılaştım. İlk sözü: “Ah, Yeni Asya’cı kardeşim! Nasıl bu hataya düştünüz!” demesin mi gülerek!Biz de, Risale-i Nur’un siyaset meydanlarında istismarı, münafıkane bandrol yasağı ve devletleştirilmek istenmesi, “menfaat üzerine dönen...

    Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

    Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

    Bazı kardeşlerimiz, İstişare heyetinin, cemaat fertlerini bile ikna edemedikleri ileri sürerek, aldığı kararların geçersiz olduğunu ima eden mesajlar gönderiyorlar. Şûrâ, yani, istişare heyeti, ferdi ikna etmek zorunda değildir. Ancak fert, meşveretin, şûrânın aldığı kararlara-muhalif de olsa, hatta kararlar yanlış da olsa uymak zorundadır.Meşveretin esası,...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    Seneye üç ayları görebileceğimizden emin miyiz? Öyle ise gün bu gündür, zaman şimdidir ve şimdinin hakkını vermemiz gerekir. Üç ayları ve mübarek ...

    Abdülkadir Badıllı Ağabey ile çalışma odasında, kitapların sıcaklığı arasında ve Bediüzzaman’dan bol bol hatıraların yer aldığı bir mekânda geçen ...

    Kırk yıllık okuyucumuz İsmail Yaman tam bir arşiv aşığı

    Takdim: İsmail Yaman bizim kırk küsur senedir hukukumuzun olduğu kadim bir ağabeyimiz. ...

    EMİRDAĞ’DA BEDİÜZZAMAN’I ZİYARET EDEN DURSUN KUTLU, HATIRALARINI YENİ ASYA’YA ANLATTI

    ÜSTADI İLK ZİYARET

    Ben meslek olarak aslen ...

    Mustafa Sungur, Üstadın müjdelediği gibi, Risale-i Nur’u bütün dünyanın tanıyacağını ve vazifesini yapacağını ifade ederek, Rusya’daki hizmetleri ...

    Üç sene önce Orta Karadeniz Bölge Toplantısında “Hep gençler okuma programı yapıyor, biz yetişkinler de Risale-i Nur okuma programı yapmalıyız” ...

    Ders günlerinden bir gün dü.Hem tâziye, hem de dersti, beraber. Kalabalık cemaate dar geldi o an, mekân. Ama, gönül sığınca, elbet gövde de sığar. ...
    28 yıldır yapılamayan Van Mevlidi, Van Yukarı Nurşin Camiinde gerçekleştirildi.

    Yeni Asya Gazetesi Van Temsilciliği tarafından organize edilen ...

    Üstad Bediüzzaman, bir Lâhika mektubunda, “Medar-ı ibrettir ki, burada (Emirdağı’nda) Risale-i Nur serbest okunup yazılırken—hilâf-ı âdet—başta bu ...

    İkisi de Kur’ân’ın emri! Okumak ve istişare etmek, problemi ve problemin oluşma zeminini yok ediyor. Bu, tam bir hayat prensibi.

    Hafta sonumuz, ...

    Bütün zamanlardaki bütün beşerî fikirlerin, bütün akılların birleşmesiyle va’z edecekleri hikmet ve düşüncelerin üst üste konmasıyla bile ...
    Almanya’daki cevval ve fedakâr hizmet kahramanlarından Ahmet Avcu’nun yine bir hizmet seferinde arabasıyla seyir halindeyken âni bir kalp krizi ...

    Cumhuriyetin, gerçek manasıyla hiçbir şekilde örtüşmeyen tepeden inme ve emrivaki usullerle ilan edilip, ilk günden itibaren tam bir istibdad-ı ...

    Hasta olmak, rahatın bozulması, keyfin kaçmasıdır. Evet, kimse hasta olmak da istemez. Doğrusu, hastalık da istenilmez.

    Aslolan, sağlıktır, ...
    Üstad Bediüzzaman Hazretleri bir Ramazan gecesi Şanlıurfa’daki bir otel odasından berzah âlemine intikal ettiğinde, biz henüz bir yaşımızı dahi ...

    Temeli geçtiğimiz yıl atılan Nepal’deki Said Nursî Medresetüzzehra Camii’nin inşaatı devam ediyor.

    Ankaralı bağışçıların katkılarıyla Nepal’de inşa ...

    Güney ve Güney Doğu Asya’da yer alan 6 ülkeden Müslüman âlim ve mütefekkirler Bangladeş’in Dhaka şehrinde geçen hafta düzenlenen “İslam: Barış, ...
    ABD Başkanı Barack Obama, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla Müslümanlara hitaben bir mesaj yayınladı. Obama, mesajında, “Ramadan Kareem ...

    Hiç kimsenin burnunu kanatmadan Türkiye'yi düze çıkaran Risale-i Nur'un hizmet metoduna Arap dünyasının da şİddetle İhtiyacı var. Bilhassa da Arap ...

    Türkiye, KKTC, Libya, Pakistan ve İran’dan 30’a yakın üniversite rektörü Uluslar arası Üniversiteler Konseyi (IUC) öncülüğünde İran’ın Tebriz ...
    Merkezi Almanya’nın Essen kentinde bulunan Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin (TAM) Direktörü Faruk Şen, Almanya’daki Türklerin yaklaşık yüzde 30’unun ...

    Düseldorf’a geleli birkaç gün oldu.

    Buradaki kardeşlerimizin davetlisi olarak, Kurban Bayramı tatilini içine alan iki haftalık bir hizmet programı ...

    Avrupa Birliği , cinsiyet ayrımcılığı yapan reklamlara yasak getirmeye hazırlanıyor. Bu yasak yürürlüğe girdiği takdirde iç gıcıklayıcı pozlar ...

    Hollanda’da İslâm karşıtlığı üzerinden politika yapan Geert Wilders liderliğindeki parti, Orta ve Doğu Avrupalıları hedef alınca Avrupa ...

    Kâinatın kubbe-i âsumânında okunan Ezan-ı Muhammedî (asm) vesilesiyle Müslüman olan sayısız insan vardır. Kendimizin müşahede ettiğim yıllar öncesi ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Duâ, ruhumuzun derinliklerinden bizi idare eden kâinatın Yaratıcısıyla buluşmamızı; kendi sınırlı gücümüze değil, O’nun bizimle olan sınırsız gücüne ...

    “Neyi ve nasıl tefekkür etmeliyiz?” suâline vereceğimiz ilk cevap; “Kur’ân’ın istediği tarzda” olacaktır. Çünkü o, geniş ufuklarında seyr ü sülûk ile ...

    “Kur’ân’da geçen ‘hidayet’ kavramını Bediüzzaman nasıl açıklamıştır?”

    Bakara Sûresi, Kur’ân-ı Kerim’in hem bir hidayet rehberi, hem bir ...

    Bediüzzaman’a göre İsbât-ı Vâcib delili: KUR’ÂN

    Said Nursî, ilk defa Mutezile tarafından kullanılan ve Ehl-i Sünnet kelamcıları tarafından da ...

    Okulların tatile girmesiyle “gel, bu yaz Kur’an’ı kalbine yaz” sloganıyla camilerde başlatılan Kur’an kurslarına çocuklar büyük ilgi gösteriyor. ...

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Irak’In kuzeyindeki Kerkük şehrinde düzenlenen yarışmada 120 kişi Kur’ân-ı Kerim’i güzel okumak için yarıştı. Şehirde yaşanan terör ve şiddet ...

    Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Manisa Akhisar’daki Hilâliye Kur’ân Kursları’nın 33. mezuniyet töreni binlerce vatandaşın katılımıyla coşkulu ...
    Türkiye genelinde yaz Kur’ân kursları cami ve Kur’ân kurslarında başladı. Adana’da da Müftü İsmail Canbolat, Sarıçam Aksoylar Kur'ân Kursu, ...
    Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) “ümmetimin ayı” olarak müjdelediği Ramazan’ın aynı zamanda Kur’ân ayı olması dolayısıyla, bu ayı da ...
    DİYANET İşleri Başkanlığı, camilerin sadece yaz tatilinde değil 12 ay Kur’ân kursu hizmeti vermesi için harekete geçti.

    Camilerin uygun bir ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    İstenmeyen ve rahatsızlık veren alışkanlıklardan kurtulmanın en etkin yolu bu alışkanlıkları terk etmekten çok olumlu bir yöne kanalize ...

    "Cenab-ı Hakk'ın masivasına yani kâinata mana-yı harfiyle ve O'nun hesabına bakmak lazımdır.Mana-yı ismiyle ve esbab ...

    Ferdin varlık alemi içinde kendini tanımlaması, benliğini ve çevresini anlamlandırması yaratılışın en temel gayesi olmalı. Son dönemlerde ...

    “Senin başın, böyle bir tedâi-yi efkâra mübtelâ ise, sakın telaş etme; belki, intibâha geldiği anda dön. ‘Aman ne kusur ettim,’ deyip, tetkikle ...

    “Şu yaranın merhemi şudur:

    Dinle ey bîçare! Nasıl ki, senin namazın edeb-i nezîhânesinin vesîlesi olan zâhirî taharete, batnının ...

    İNSANLIK TARİHİNDE MEDENİYET KAVRAMININ GELİŞİMİ

    Medeniyetin kaynağı ile ilgili genel felsefî yaklaşımlar daha çok olayın mülk yönü ya da maddî ...

    Kelime olarak “şüphe, işkil, kuruntu, tereddüt; kalbe gelen asılsız kötü ve sinsi düşünce” ...

    Bediüzzaman 1907 yılının sonlarına doğru, Bitlis Valisi olan İşkodralı Tahir Paşa’nın 16 Kasım 1907 tarihli referans mektubu ile İstanbul’a gelir. ...

    İnsan ve kâinat sürekli bir yenilenme ve değişim içinde. Ama bu değişim ve yenilenme aynı zamanda bir devr-i daim hâlini de beraberinde getiriyor.

    ...

    Para ve zevk.
    Bu iki nesnenin bitmez, tükenmez, zehirli boş hülyaları. O erişemediğim ve eriştiğim takdirde dahi beni hayatta mesut ...
    Müellifin ifadesiyle, “Risâle-i Nur’un başvurduğu Esmâ-i Hüsnâ’yı, yani Allah’ın güzel isimlerini alfabetik bir sıra içinde ve kaynaklarıyla ...
    Geçtiğimiz haftaki “İlâhî inayet” yazımızda geçen “hizmette hırs-neticeye kanaat” ifadesini müstakil olarak daha geniş bir şekilde ele alma ...

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin, Sikke-i Tasdik-i Gaybî isimli eserinin 156. sayfasında, dokuz, on bir, on iki, on beş, on dört yaşındaki ...

    “Bu topraklardan yetişmiş 35 yasında genç bir âlimin 100 sene önce sam camiine giderek 100 âlimin ve 10 bin insanın huzurunda bir hutbe irad etmesi ...

    Üstad, kâinat kitabının yeryüzü sayfasında bahar mevsimlerinde sahnelenen kudret mucizelerine her fırsatta nazarları çevirir.

    İlâhî bir tanzimle ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Sual: Sen bu zamanın hâdisâtına, fitne–i âhirzaman diyorsun. Halbuki hadiste vârid olmuş ki, “Âhirzamanda Allah Allah ...

    Risâle–i Nur'dan iki nükte (1994 baskılı nüshalar)

    Birincisi: “İnsan, kendi vazifesini yapıp Cenâb–ı Hakkın vazifesine karışmamalı. "Meşhurdur ki, ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    "Elhasıl: Sultan Selim'e biat etmişim. Onun ittihad–ı İslâm'daki fikrini kabul ettim.

    Bu meselede seleflerim, ...ve Sultan ...
    ŞÂHİDLERİN beyânıyla, “Meclis sohbet salonu” ya da bugün “kulis” denilen “teneffüs dinlenme- salonu”nda 50- 60 mebus içindeki karşılaşmada önce ...

    BEDÎÜZZAMAN’IN GARB SÜRGÜNÜ: 1926

    Mûteber kaynaklara göre, sürgün:

    Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayâtı: “Şeyh Said Hadisesi”(1) ile aynı yıl ...

    Üstad Bediüzzaman, Kastamonu mektuplarından birinde, Risale-i Nur’un İslâmî hakikatlere dair ihtiyaçlara kâfi geldiğini ve başka eserlere ihtiyaç ...

    Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

    Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

    Telif ettiği Nur Risâleleriyle bir çok alanda tecdid vazifesini gerçekleştiren büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, Asr-ı Saadet sonrası ...

    RİSALE-İ NUR NEDİR VE NASIL BİR TEFSİRDİR?

    Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    1- “İşte şimdi salâhat ve mahareti, tabir-i âharla fazîleti ve hamiyeti, nur-u kalb ve nur-u fikri cem’ edenler, vezâife kifayet etmezler. Öyle ise, ...

    Cemaatler arası birliğin ilk şartı hürriyet ve asayişi korumak: Muhabbet-i din saikasıyla teşekkül eden cemaatlerin iki şartla umumunu tebrik ve ...

    8. Risale-i Nur Kongresi’nin kapanış oturumu Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen panel ile son buldu. Akademisyenler Kongre sonucunda günümüzde ...

    Her zamandan daha fazla ihtiyaç hissettiğimiz ve muhtaç olduğumuz tesanüd hakkında Risale-i Nur’da zikredilen Bediüzzaman Said Nursî’nin bazı ...

    Doç. Dr. Gülümser Heper’in diğer bir önemli yanılgı ve çelişkisi de, Said Nursî’nin modern ...

    Bediüzzamanın Kastamonu hayatı da bir çok olaylara şahit olmuştur. Baskıların haddini aştığı zamanlardır.

    Şapka inkılâbının ilân edildiği bir ildir ...

    Nasıl bir aşk; nasıl bir bağdır bu!

    Herkes dünyayı cennet sanarken veya;

    Cennete gitmenin yollarını ararken;

    “O” geziniyordu; Yaradan’ın sevgisini ...

    Dergah Camiinde okutulan mevlide, çeşitli il ve ilçelerden çok sayıda vatandaş katıldı. Teravih namazı sonrası okunan mevlid esnasında vatandaşların ...

    Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kendisini imha etmeye çalışan güçlere meydan okurken, “Ölümüm hayatımdan çok hizmet edecek” diyordu. Gerçekten, hayatta ...

    MECLİS zabıtlarıyla Bediüzzaman Said Nursî’nin (Rumî 9 Teşrin-i Sani 1338), milâdî 22 Kasım 1922 Perşembe günü Meclis’te “hoşâmedi (hoş geldin) ...
    1991 yılının sıcak bir Temmuz ayında, Kemal Doğan Ağabeyimizle birlikte Samsun’dan Ermenek’e doğru yollara koyulmuştuk. Kendisi daha önce bu şirin ...

    Abdülmecid Efendinin ağabeyi ve büyük İslâm mütefekkiri Hz. Bediüzzaman “muhabbet-i İlâhiyenin ziyasını tazammun eden imanın nuruyla münevver olan ...

    Almanya’dan Davut Korkmaz’ın Abdullah Yeğin’e yazdığı son hizmet haberlerini ihtiva eden mektup:

    1960’ın 12 Temmuz’u… Vakit, gece yarısına yaklaşıyor. Urfa’daki Halil İbrahim Dergâhı’ndan balyoz sesleri yükseliyor. Etrafı askerlerle çevrili ...

    Tahirî Mutlu, 1900 yılında Isparta-Atabey’de doğdu. Ömrünü iman hizmetinde geçiren Tahirî Mutlu Ağabey 3 Nisan 1977 tarihinde vefat etti. Vasiyetine ...

    Bediüzzaman’ın Anadolu sınırlarını aşıp, tüm dünyada tanınması yeni değil. Enver Paşa’nın Askerî Matbaada basılmasını sağladığı ve hilâfetin ...

    Bediüzzaman, 1907’de, zamanın kültür merkezi olan Fatih-Çarşamba semtindeki Şekerci Han’a yerleşir, kapısına “Burada her müşkül halledilir, her ...

    Tarih: 22 Mart 1960

    Günlerden Salı

    Ramazan Ayı’nın 24. günü

    Sabahtan itibaren otelin etrafı polislerce çevrildi.

    Said Nursi'nin eğitim ve irşad hayatı boyunca önemsediği ilkelerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

    Said Nursî, her çağın kendine has şartları olduğunu kabul eder, yapılacak irşad ve tebliğin mevcut şartlara ve çağın anlayışına uygun olması ...


    Bitlis’e bağlı Nurs Köyünde doğdu. Küçük yaşlarda ilimle iştigale başladı. Medreselerde okudu, tahsil gördü. Harika bir zekâ ve kabiliyete sahip ...

    Bediüzzaman’ın neseben Âl-i Beyt’ten olduğu, Peygamberimize (asm) uzanan “şecere-i nuraniye (nurlu soy ağacı)” hükmündeki seyyidlik ve şeriflik ...

    Her 19 Mayıs’ta, özellikle resmî kanallarında bir dizi “nutuk” çekilir; Anadolu’daki Kuva-i Milliye için övgüler dizilir. Bir şeyhülislâmın ...

    Bediüzzaman Said Nursi hakkında yapılan biyografik çalışmalarda, henüz Miladi takvime göre ortak bir doğum tarihi ortaya konulamamıştır. Hatta biz bu ...

    Kavramsal ve Tarihî Çerçeve

    Milliyetçilik, Hıristiyan Batı toplumlarının “modernleşme” sürecinde ortaya çıkan ve sanayi toplumunun üretim ve tüketim ...

    • Kitap Bahçesi

    Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

    Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...

    Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

    Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

    “Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

    Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    Geçen sene Eylül ayı ortalarından itibaren iki hafta müddetle hayat ve hatırasını tefrika ettiğimiz merhûm İsmail Hakkı Demir ile ilgili çalışmamız ...