Anasayfa Yazarlar Süleyman Kösmene Veren el olmak neden faziletlidir?
Veren el olmak neden faziletlidir? Yazdır e-Posta
Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 06 Ağustos 2012 00:00

Salih Bey: “Veren el alan elden üstündür” hadisini açıklar mısınız? Veren el neden üstündür? Bu konuda örnekler var mıdır?

ALLAH VEREN’DİR

Allah Cevad’dır, Vehhab’dır, Kerim’dir; cömerttir, verendir, kerem sahibidir. Hayır yolunda cömertliği, vermeyi ve kerem sahibi olmayı sever.

Veren kimse Allah’ın keremine, vehhabiyetine ve cömertliğine mazhar olmuştur.

Vermeyen ve alan kimsenin ise bu konuda mazhar olduğu her hangi bir esmâ yoktur.

Netice itibariyle vermemekte ve tutmakta hayır da yoktur, iyilik de yoktur, Allah katında makbuliyet de yoktur, derece de yoktur.

KUR’ÂN, VERMEYİ TEŞVİK EDİYOR

Kur’ân birçok âyetiyle vermeyi ve üstelik en iyisinden vermeyi teşvik ettiği gibi, Peygamber Efendimiz (asm) adeta bir cömertlik ve kerem âbidesiydi. Ashab-ı Kiram da vermek konusunda birbirleriyle yarışırlardı. Vermemek ve tutmak ashabın çarşısında hiçbir şekilde rağbet görmezdi. Asr-ı Saadeti kendisine örnek alan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ise, Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiye’de iken kendisine naspedilen maaştan kut-u lâyemut kadarını almış, gerisi ile kitaplarını bastırıp ücretsiz dağıtmıştır. Bu hareketinin sebebini soranlara: “Maaştan bana kût-u lâyemut caizdir; fazlası millet malıdır. Bu suretle millete iade ediyorum.” 1 diye cevap vermiştir.

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.” 2 “O takva sahipleri bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah, iyilik edenleri sever.” 3 âyetleriyle vermeyi emreden bir Kur’ân’ın kendisine nazil olduğu Peygamber Efendimiz (asm) verme konusunda insanların en üstünüydü.

PEYGAMBER EFENDİMİZ (ASM) VERMEYİ TEŞVİK EDİYOR

Bir gün adamın biri Peygamber Efendimiz’e (asm) gelip ondan yardım istedi. Peygamber Efendimiz (asm) o an mübarek elinde ne varsa verdikten sonra: “Şu an bu kadar verebiliyorum! Fakat sen git, benim adıma ihtiyacın olan şeyleri satın al, Allah bana verdiği zaman ben senin oralara yaptığın borcu öderim!” buyurdu.

Hazret-i Ömer (ra):
“Ya Resulallah! Ona verebildiğini verdin! Allah sana gücünün yetmediği bir şeyi teklif etmemiştir. Kendini neden borca sokuyorsun?” dedi.

Hazret-i Ömer’in (ra) bu sözünden Peygamber Efendimiz’in (asm) hoşlanmadığını gören ensardan bir zat:

“Ver Ya Resulallah! Allah seni darda bırakmayacaktır!” dedi.
Peygamber Efendimiz (asm) bu sözden hoşlandı ve:
“İşte ben bununla emrolundum!” buyurdu.4

SAHABELER VERME AHLÂKINI YAŞIYORLARDI

Hazret-i Ömer (ra) anlatıyor: “Bir gün Peygamber Efendimiz (asm) sadaka vermemizi emir buyurdu. O sırada benim malım çoktu. Kalbimden: ‘Eğer Ebu bekir’i geçeceğim gün varsa o gün bu gündür!’ dedim ve malımın hepsini hesaplayarak yarısını getirdim.

Peygamber Efendimiz (asm) bana:
‘Çocuklarına ne bıraktın?’ buyurdu. Ben:
‘Getirdiğim kadar da onlara bıraktım!’ dedim.

Az sonra Ebu Bekir (ra) geldi. Meğer o nesi varsa hepsini yüklenip getirmiş. Peygamber Efendimiz (asm) ona da:

‘Çocuklarına ne bıraktın?’ buyurdu.
Ebu Bekir (ra):
“Onlara Allah ile Peygamberini bıraktım!” dedi.
O zaman kalbimden:
“İmkânı yok, Ebu Bekir geçilmez!” dedim.5
Bir gün adamın biri Hazret-i Osman’a (ra):

“Bütün hayır ve sevapları siz zenginler kaptınız! Sadaka veriyorsunuz! Köle azat ediyorsunuz! Hacca gidiyorsunuz! Zekât veriyorsunuz! Allah yolunda nice maddî yardımda bulunuyorsunuz!” dedi.

Hazret-i Osman (ra):
“Siz buna mı imreniyorsunuz?” dedi. Adam:
“Evet, vallahi, sizin kendi paranızla bunca hayır hasenat yapmanıza imreniyorum!” dedi.
Hazret-i Osman (ra):

“Fakat şunu unutmayın ki, vallahi bir fakirin kendi boğazından kesip Allah yolunda verdiği tek kör kuruş, malı çok bir zenginin verdiği on binlerden Allah katında daha makbuldür! Az demeyin, siz de vermeye bakın!” dedi.6

VEREN EL İLE İLGİLİ OLARAK KUR’ÂN MÜJDELERLE DOLUDUR

Veren el ile ilgili olarak çok büyük müjdeler vardır. Müjdecilerin başını ise Kur’ân çekiyor. İşte birkaç âyet:

*“Kim bir iyilik yaparsa, ona iyiliğinin on katı karşılık vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.” 7

*“Kimdir Allah’a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O’na döndürüleceksiniz.” 8

*“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” 9

*“Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.” 10

*“İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın rızasını arayarak her ne zekât verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.” 11 

KİM VERİRSE ONA ON KATI İADE VARDIR; BU EN AZIDIR

Dünyanın üç beş günlük yitik cam parçalarına değil, bu yüksek değerli elmas müjdelere talip bahtiyarların yaşadıkları örneklemeler anlatmaya kalkılsa ciltlerle kitaba sığmaz.

Bir gün bir adam ihtiyacı için Hazret-i Ali Efendimizin (asm) kapısını çaldı.
Hazret-i Ali (ra) güzel oğlu Hasan’a:
“Annene git, kendisine verdiğim altı dirhemden birini versin. Getir, şu adama ver.” dedi.
Çocuk gider gitmez geri döndü ve dedi ki:
“Annem, ‘o altı dirhemi un almak için sakladım’ diyor.”
Hazret-i Ali (ra):

“Tahkiki iman sahibi kişi elindeki paraya değil, Allah’a güvenir oğlum. Git annene söyle, altı dirhemin tamamını versin.” dedi.

Hazret-i Fatıma annemiz (ra) altı dirhemi gönderince de hepsini fakir adama verdi.

Hazret-i Ali (ra) henüz içeri girmemişti ki, devesinin yularından tutup yanından geçen bir adamın, “Satıyorum, var mı isteyen!” diye seslendiğini duydu. Hazret-i Ali (ra):
“Kaça satıyorsun?” dedi. Adam:
“Yüz kırk dirheme” dedi. Hazret-i Ali (ra):
“Parasını sonra almak üzere kapıya bağla!” dedi.

Adam devesini kapıya bağlayıp gitti. Az sonra bir adam yoldan geçerken deveye talip oldu. “Bu deve kimindir?” diye sordu. Hazret-i Ali (ra):

“Benimdir.” dedi. Adam:
“Satmıyor musun?” dedi. Hazret-i Ali (ra):
“Satıyorum.” dedi. Adam:
“Kaça satıyorsun?” dedi. Hazret-i Ali (ra):
“İki yüz dirheme.” dedi.

Adam “Kabul!” diyerek, iki yüz dirhemi çıkarıp Hazret-i Ali’nin (ra) eline saydı ve deveyi alıp götürdü.

Hazret-i Ali (ra) bu paradan alacaklısının yüz kırk dirhemini ödedikten sonra, elinde altmış dirhem kaldı. Altmış dirhemi muhtereme eşi Hazret-i Fatıma’ya götürüp takdim etti. Hazret-i Fatıma (ra):

“Bu nedir?” diye sorunca Hazret-i Ali (ra):

“Bu, Cenâb-ı Allah’ın, “Kim bir iyilik yaparsa, ona iyiliğinin on katı karşılık vardır.” (En’am Sûresi: 160) müjdesinin gerçek olmuş halidir.” dedi.12 

MEDRESETÜ'Z-ZEHRA’NIN ŞUBELERİNİ İHMAL ETMEYELİM

Bu günlerde vakıf, külliye, dersane, hizmet merkezi, sosyal tesis… Adına ne dersek diyelim, Medresetü’z-Zehra ismine lâyık mübarek binalar, yapılar, yapılanmalar, plânlar, projeler ve mutlak şekilde hayırlar yağdırılmaya lâyık iman hizmetleri etrafımızda elhamdülillah çok var. Elimizdeki, avucumuzdaki metaın bire en az on katı ile arş-ı âlâda kayıt altına alınmasını istiyorsak, himmetimizi, gayretimizi, desteğimizi, katkımızı, zekâtımızı duâmızla birlikte hiçbir şekilde buralardan eksik etmeyelim. Allah’ın azı çok saydığını ve bizim bin bir zorluk içinde tasadduk ettiğimiz nice azımıza nice binler bereketler yağdırdığını aklımızdan çıkarmayalım.

Böyle kudsî gayretler içinde birbirimize duâ edelim:
Allah birinizi binler yapsın! Âmin.


Dipnotlar:

1- Tarihçe-i Hayat, s. 109.
2- Âl-i İmran Sûresi: 92.
3- Âl-i İmran Sûresi: 134.
4- Hayatü’s-Sahabe, 2/252.
5- Müntehabü’l-Kenz, 4/347.
6- El-Kenz, 3/320.
7- En’am Sûresi: 160.
8- Bakara Sûresi: 245.
9- Bakara Sûresi: 261.
10- Nisa Sûresi: 40.
11- Rum Sûresi: 39.
12- El-Kenz, 3/311.


Bu makale 2270 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün5789
    Dün12530
    Bu Hafta61723
    Bu Ay319762
    Toplam12081928

    Sitede şuan 162 ziyaretçi var.


    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

    Evrensel hukukta torba kanunun yeri yok

    Evrensel hukukta torba kanunun yeri yok

    Üç gün önce Evrensel Hukuk Forumu tarafından düzenlenen “Türkiye evrensel hukukun neresinde?” konulu çalıştaya katıldık. Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk ve Prof. Dr. Niyazi Öktem gibi konuşmacılar, bu noktada karşı karşıya olduğumuz en önemli problemlerden birinin, toplumda bir demokrasi ve hukuk bilincinin oluşturulamamış olması olduğunu...

    Risale-i Nur, kemalizm ve Türkiye

    Risale-i Nur, kemalizm ve Türkiye

    “1335 (1919) senesi Eylül'ünde, dehrin hâdisatının (zamanın olaylarının) verdiği yeis ile şiddetle muzdarib idim. (…) Bir Cuma gecesinde nevm (uyku) ile âlem-i misale (misal âlemine) girdim. Biri geldi dedi: ‘Mukadderat-ı İslâm (İslâm’ın kaderi) için teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor.’ Gittim gördüm ki: Münevver, emsalini dünyada görmediğim,...

    Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

    Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

    Velâyet-i Kübrâ; en büyük velilik. Cenâb-ı Hakk’ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen velilik mesleğidir. Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden, kisbden (çalışmaktan) ziyade vehbiyetle gidilen, mahiyeti çok yüksek, meşakkatli, zevk ve lezzetleri az olan velâyettir. Misal olarak, peygamberlerin, sahabelerin ve ahirzamanda Hz. Mehdi ve...

    Misafir duâsı

    Misafir duâsı

    Ebû Hureyre (ra) anlatıyor: “Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki “(Allah’ın kabul ettiği) üç müstecab duâ vardır. Bunların icâbete mazhariyetleri hususunda hiçbir şüphe yoktur. Mazlûmun zalim hakkında duâsı, misâfirin duâsı, babanın evlâdına duâsı.” [1]Hangi kişiyi görsem mutlaka duâya matuf tabirler kullanırlar. Halk arasında en çok...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    İsrail katliama doymuyor

    İsrail katliama doymuyor

    Batının “kendini savunma hakkını kullanıyor” tavrından cesaret alan İsrail, saldırılarını şiddetlendirdi.EN AZ 40 KİŞİYİ DAHA KATLETTİİsrail ordusunun, Gazze′ye karşı başlattığı saldırılarda kara operasyonunu takviye kuvvetlerle “genişleteceğini” duyurmasından sonra Gazze′nin doğu mahallelerine hedef gözetmeden düzenlediği saldırıda, Şucaiyye...

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    Bediüzzaman’ı gören son şahitlerden Hasan Okur, “Eskiden o sıkı zamanlarda hizmet vardı. Kardeşim şimdi Cennetâsâ baharlarda, Cennet gibi avizelerin ...

    "Bazılarının daha yeni yeni anlamaya başladığını; Üstad tâ o zamanlar Medreset'ül Zehrâ ile ortaya koymuş. Türkiye, şu anda bu noktaya gelmeye ...

    İnsanlar tek parti döneminin, toplumun bütün değerlerini ezip geçen yönetimi karşısında sokağa çıkıp şiddet gösterebilirdi. Bediüzzaman bunu ...

    Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir. Kısaca ...

    40 YILLIK OKUR VE YAZARIMIZ ABDİL YILDIRIM: Abdil Bey, Yeni Asya’nın kırkıncı yılında, kırk yıllık Yeni Asya okuyucuları ile röportaj yapılması ...
    Yeni Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez’in 9. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu açılış programında, “Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı” ...

    Bediüzzaman Haftası ve 2 Nisan Zübeyir Gündüzalp ağabeyin vefat yıl dönümü münasebetiyle, Zübeyir Gündüzalp’in doğduğu yer olan Ermenek’te, kermes ve ...

    Risale-i Nur’a devlet tekeli getiren korsan maddeye karşı, daha komisyon aşamasından itibaren başlattığımız kampanyanın muhatap adreslerde önemli ...

    İzmir Yeni Asya Hanım okuyucularının her ayın ilk haftasında düzenledikleri sohbetler büyük bir ilgi ve katılımla devam ediyor.

    Bu ay, üzerinde ...

    Yeni Asya Gazetesi yazarlarından Şaban Döğen, yaklaşık bir haftadır yoğun bakım gördüğü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde vefat etti.

    Kalp krizi ...

    AKP grup başkanvekillerinin Millî Eğitim Bakanına da bilgi vermeden Meclise sundukları 4+4+4 teklifi laikçi refleksleri bir kez daha harekete ...

    Yeni Asya’nın çıktığı ilk gün, ilk başyazarı merhum Mustafa Polat’ın ilk sayısındaki “hüküm” başlıklı ilk başmakalesinde, “Asya hak, adâlet ve ...

    “Bursa’da Bediüzzaman Haftası” münasebetiyle Ördekli Kültür Merkezinde konuşan edebiyatçı yazar İslam Yaşar’ı dinleyenler bediiyyât dolu bir akşam ...

    İman ve hayat aşamalarıyla iç içe yaşanacak olan "şeriat" merhalesi, siyaseti de içine almayacak mı? Elbette alacak. Ama bu da fıtrî bir akış ...

    Fatih Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Yenibaş, "Ramazan ayı özel bir aydır. Bu sürece kendi evlâtlarımızı da dâhil ...

    EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİVESSİGARA
     
    Sigaranın zararlarından, helal ya da haram olduğundan bahsetmeye gerek yok. Bunu, hakkelyakin ...

    İslam’ın düşmanları Müslüman dünyayı adeta bir gladyatör arenası olarak görmektedir.

    Bazı Müslüman ülkelerdeki siyasî karışıklıklar buradaki ...

    Gazetemizin Ankara Haber Müdürü Umut Yavuz, Ankara Pursaklar Asyanur Kültür Merkezi’nde “Büyük Ortadoğu Projesi ve Ortadoğu’da Oynanan Oyunlar” ...

    Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...

    Suriye’deki durum giderek daha çetrefilli bir kilitlenme tablosu oluştururken, bu durumdan nasıl çıkılacağının daha da belirsizleştiği bir ortama ...

    Balkanlar irili ufaklı devletlerden meydana gelen ve çeşitli ırkların da birlikte yaşadığı toprak parçası.

    Sırtlarında Macaristan, Romanya, ...

    Alman hükümeti, eyalet yönetimleri ve yerel makamlar, Almanya’daki Müslüman kuruluşu temsilcileriyle İslâm dersinin Almanca olarak müfredata alınması ...
    İslâm Konferansı Teşkilâtı (İKT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, karikatür krizinden hem Avrupa’nın hem de İslâm Dünyasının önemli dersler ...

    Bu sene Kur’ân medeniyetinin işlendiği Üstadı anma toplantılarının sonuncusunu yine Almanya’da gerçekleştirdik.

    İnsanlığın kurtuluş reçetesi olarak ...

    Fransa’da Müslümanlar arasında nüfus artışı diğer kesimlerdekine nisbetle hayli yüksek. Müslümanlar genel nüfusun yaklaşık % 6’sını oluşturdukları ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Peygamber Efendimizin (asm) Kutlu Doğum Ayı’nda her yerde onunla ilgili faaliyetlerin olması ne kadar güzel oldu. Günlük işlerin biraz ertelenerek, ...

    Semavi üç büyük dinden biri olan Musevilik; sonradan tahrif edilen şekliyle Yahudilik, Hz. Musa'ya Tevratla gönderilen dindir. Bu dinin mensuplarına ...

    “Nebe Sûresini okumanın fazileti nedir? İniş sebebi nedir? Gün içinde ne zamanlarda okunur?”

    Yeryüzünün en mükemmel varlığı olarak yaratılan insan, pek çok şeye de muhtaç bir yapıya sahiptir. O, kendisine verilen ve aynı zamanda büyük bir ...

    “Kâinat mescid-i kebirinde Kur’ân kâinatı okuyor, onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidayetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zeban edelim (sürekli ...

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    ZONGULDAK’IN Alaplı Müftülüğü Merkez Kur’ân Kursu’nda 42’si erkek toplam 85 vatandaş Kur’ân-ı Kerim öğreniyor.

    Kursa katılan erkeklerin en ...

    Okulların tatil edilmesinin ardından yaz kursları camilerimizde ve Kur’ân kurslarımızda açıldı. Bu kurslar, aslında üzerinde önemle durulması ...

    Yüzde yüz yanlış olan ‘yasak’larda ısrar edilmesi, insanı hayrete düşürüyor. 28 Şubat süreciyle başlatılan bir yasak da “ilköğretim 5. sınıfı ...
    Hiç tanımadığınız bir memlekete gidiyorsanız, yanınıza bir kılavuz veya bir harita almaz mısınız? Ya bu seyahatiniz bir ticarete yönelik, kâr ...
    Diyanet Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, yaz Kur’an kurslarındaki yaş sınırlamasıyla ilgili, ‘’Yüzde 99’unun Müslüman olduğu kabul edilen ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?

    Güzellik tanımı, gerçek boyutu ile yeniden tanımlanmalı ve Kâinat Sultanı’nın irade ve emri ile bağlantılı olarak algılanmalıdır. Aksi halde, ...

    İnsan bedeni büyük bir saray gibi. Her tarafında farklı işleyişler, döngüler, yapımlar ve yıkımlar ile sanki her bir hücresinde ya da her ...
    Molekül yapısındaki varlıkların en gelişmişi herhalde DNA ve RNA adı verilen Deoksiribo Nükleik Asit ve Ribo Nükleik Asit adındaki maddelerin ...

    İnsanlık alemi olarak topyekün kabul ettiğimiz iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin şeklindeki varlık kategorileri toplumun kültür yapısı, tarih ...

    İnsanoğlu için en büyük merak konusu olan şeylerin başında muhtemelen kendi yaradılış gerçeği, kâinatla olan alâkası ve ikisi arasındaki ...

    Risâle-i Nur’da kullanılan dil ve üslûp, eserin hayatiyetini sağlayan bir deri gibidir. Derisi soyulan herhangi bir canlı nasıl değersizleşirse, ...

    Eddâî
    Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde
    Saidden yetmiş dokuz emvât bâ-âsâm âlâma.
    Sekseninci olmuştur mezara bir mezar taş,
    ...

    İyi, dosdoğru bir hayat yaşamak herkes için arzulanır bir şeydir; her ne yolla olursa olsun insani hassasiyetleri bütünüyle yitirmemişsek isekher ...

    Kalbin önemli olmasının başka bir nedeni sınırsız muhabete beşiklik yapmasından kaynaklanır. Muhabbet ise kâinat ölçeğinde bir öneme haizdir. ...

    Kur’ân tefsiri Risâle-i Nur’un te’life başlandığı karanlık dönem, Nur talebelerince, “dinsizliğin hükümferma olduğu dehşetli devir” olarak tavsif ...

    Birkaç gün evvel bir televizyon kanalında bir bayan programcı meâlen şöyle bir ifâde kullandı:
       
    “Biz Müslümanlar bazı konularda yanlışlar ...

    İNSAN ahlakı ve maneviyatı için gurur, zararlı bir illettir. Gururlu insanların çalışmalarında, gayret ve faaliyetlerinde daima bir ...

    İslâmiyet, ibadet, sair emir ve nehiylere kadar insanları birey, fert olarak mesul tutar. Toplu olarak sorumlu tuttuğu çok az mesele vardır. Ancak, ...

    Nur mesleğinin özü ve esası olan ihlâsı kazanmak ne kadar önemli ise, onu bir ömür boyu muhafaza ederek korumak da o derece önemlidir. İhlâstaki esas ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Beşerin başı ihtiyar; edvâr–ı hamsesi (beş devri) var: (1) Vahşet ve bedeviyet, (2) memlûkiyet, (3) esâret, şimdi dahi (4) ...

    Yakın Tarihten Portreler

    Bütün dâvâsı “imâna hizmet” olan Said Nursî'ye düşmanlık edenlerin, o zâta kin ve öfke dolu sözlerle saldıranların, akla ...

    Risâle–i Nur'dan birkaç iktibas

    Resûl–i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm, nakl–i sahih–i kat'î ile ferman etmiş: "Yaklaşmakta olan bir şerden vay ...

    Yakın Tarihten Günümüze

    Yeni Asya'nın öncüsü ve büyük kardeşi olan İttihad gazetesi, 24 Ekim 1967'de çıkan ilk sayısıyla yayın hayatına başladı.

    Bu ...

    Tarih boyunca eğitimde büyük reformlar, savaş, kriz gibi olağanüstü hallerin ardından yapılmıştır. Bu yenilikçi tavır, Osmanlı Devleti’nin son ...

    BİRİNCİ BÖLÜM

    Risale-i Nur'un meslek ve meşrebi

    Bir fikir hareketi ya da bir düşünce sistemi incelenirken, evvelâ incelemeye esas ...

    Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

    Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

    “Risâle-i Nûr, sefine-i Nuh gibi, Anadolu'yu cebel-i Cudî hükmüne getirip, küre-i arzın yangınından ve tokatından kurtulmasına bir sebeptir.” ...

    Risale-i Nur bu asırda iman hakikatlerini ispat görevini yüklenmiş ve asır insanının mizacına, hastalıklarına göre Kur’ân eczanesinden reçeteler ve ...

    Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    İlim hürriyeti baskı altına alınamaz: Madem hürriyetin en geniş şekli cumhuriyettir ve madem hükümet ise cumhuriyetin en serbest suretini kabul ...

    Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...

    Ferdin, ailenin, cemiyetin bütün müesseselerini tecdid eden, Kur’ânî ve Nebevî rota çizen Bediüzzaman, gazetelerin (basın, yayının) temel ...

    Bediüzzaman’dan meşveret izahları:

    Demokrasi, Kur’an’daki şûra ayetlerinin tecellîsidir ve meşverettir: “Meşrutiyet (cumhuriyet, demokrasi) ‘Ve ...

    Siyasetle iştigal edenlerin tam dindar olamayacaklarını, tam dindar olanların da siyasetçi olmayacaklarını söylüyor Bediüzzaman. Bu çarpıcı tesbitten ...

    Tarihî yeşil ve münevver Bursa, Hz. Üstadımızın lisanında “Anadolu’nun medresesi” olması hasebiyle sekiz senedir bir gelenek hâline getirdiği ...

    Bir varmış bir yokmuş... Her şeyin yasak olduğu bir ülke varmış. Hatta yasakların bile yasak olduğu bir ülke... Bu ülke ağır işitenlerin, ağır ...

    Yaşadığı asır hakkında Efendimiz’in (asm) ihbâr ve îkazları vardı Bediüzzaman’ın. Bu ihbârlar, bu asrın insanlık tarîhi boyunca çok dehşetli ve ...

    Eşref Edip Fergan’ın 23 Mart 1966 tarihli Yeni İstiklal Gazetesinde “Bediüzzaman’ın hürriyet/özgürlük mücadelesindeki celadet ve şehameti o ...

    Kaderin sevkiyle Doğu Anadolu’dan Batı Anadolu’ya, Orta Doğudan Balkanlara, Rusya’dan Avrupa’ya kadar değişik il, ilçe ve memleketlere uğrayan ve bir ...

    Mustafa Sungur Ağabey’le 1980’li yıllarda Üsküdar Kuruçeşme’de Arifler Apartmanı’ndaki dershanede yapılan Cumartesi derslerinde bir araya gelirdik. ...

    İslâm âlimlerinden, Seyda Mehmet Emin Er,104 yaşında Ankara’da tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Er’in cenazesi, dün Cuma namazının ardından ...

    1900 yılında Isparta'nın Atabey kazasında doğdu. Bediüzzaman'ın yakın talebelerindendir. l943'de Denizli, l948'de Afyon ...

    Sungur Ağabeyi ilk kez, hatırımda yanlış kalmadıysa, 1974’te risale okuma programı için gittiğim Ankara’da, Siteler’deki bir Nur dershanesinin geniş ...

    “Sen Zübeyir’i tanıyor musun Keçeli?” “Evet tanırım Üstadım” “Bu keçeli, bu câmid, bu taşkafa!.. Ben Zübeyir’imi kâinata değişmem” der Üstad, ...


    Bediüzzaman araştırmaları kapsamındaki Afyon seyahatimizi bir kış mevsiminde, Ocak ayının soğuk bir gününde gerçekleştirmiştik. Üstad’ın Emirdağ’dan ...

    Hasretimiz küllenir, zannetmiştik. Unutulan niceler gibi unutulma yerine, her gün yâdınla uyanıyor, hasretinle yoğruluyor saatlerimiz, ...

    Toplumda iyi ve doğrunun ne olduğunun farkında olup ancak hiçbir işe karışmayıp, çevrelerinde meydana gelen kötülüklere göz yuman, sadece kendi ...

    Bediüzzaman, Ararat Dağının eteklerinde

    Bediüzzaman ve Ararat, Doğu Anadolu insanının çok yakından tanıdığı iki isim. Biri, asırlardır ...

    Neden böylesine gaddar ve hilekâr bir dünya ile baş başa kaldık? Neden öğrenciler birbirini vurup öldürüyor. Neden okula giden çocuklar kayboluyor ...

    Türkiye yüz beş yıllık meşrûtiyet, doksan yıllık da cumhuriyet geçmişi olduğu halde henüz tam hürriyet ve cumhuriyete sahip olmuş değildir. Birinci ...

    Bir önceki yazımız olan “Bediüzzaman Hazretleri’nin İsim ve Unvanları” ile ilgili birçok mesaj aldık. Her bir isim ve unvan ile ilgili ayrı bir ...

    Bediüzzaman’ın neseben Âl-i Beyt’ten olduğu, Peygamberimize (asm) uzanan “şecere-i nuraniye (nurlu soy ağacı)” hükmündeki seyyidlik ve şeriflik ...

    Cenâb-ı Hak, sonsuz şefkat ve merhametinin gereği olarak, bu imtihan yeri ve misafirhane olan dünyada, insanların dalâlete gitmemesi ve insaniyet ...

    Hayatını çiftçilik ve hayvancılıkla geçiren, kendi halinde ehl-i takva olan Bediüzzaman’ın babası Sofi Mirza’nın yetiştirdiği evlâtlarından, ...

    • Kitap Bahçesi

    “BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

    Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

    ...

    Bu hafta sizlere Yeni Asya Neşriyat tarafından yayınlanan önemli bir kitabı tanıtmak istiyoruz: Sonsuz Gücün Anahtarı Besmelenin Esrarı. Kitap, ...