EURONUR ÖZEL

10 Gece

Özel Makale / 10

“Andolsun fecre; ve on geceye.” (Fecr Suresi, 89:1-2)

Zilhicce ayı, İslam takviminin en mukaddes dönemlerinden biridir. Maneviyatın arttığı bu ayda, Allah’a (CC) kulluk niyetiyle gerçekleşen iki çok özel hadise vardır: Hac ve Kurban Bayramı.

Maalesef, Zilhicce’nin ilk 10 gününün ne kadar faziletli olduğu pek bilinmiyor. Hâlbuki bunlar, kaynaklarla sabit olan hayırlı on gündür.

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

“Allah katında salih amellerin bu on günde yapılanlardan daha sevimli olduğu başka gün yoktur.”
(Sahih el-Buhârî)

Mübarek Ramazan ayından sonra insan, bazen Ramazan’ın manevî havasını çok özler; kaçırılmış bir fırsat gibi görüp üzülürken bir de Zilhicce’nin mübarek günleri gelir.

İşte Zilhicce’nin bu çok kıymetli on günü; büyük sevaplar kazanmak, günahlarımızın bağışlanması, arınmak ve yüksek takva derecelerine ulaşmak için Rabb-i Rahîm tarafından bizlere lütfedilmiş büyük bir fırsattır.

Maneviyatın arttığı bu ayda, Allah’a (CC) adanmış iki çok özel hadiseye şahit oluruz.

Bu ay yalnızca hac ayı değil, aynı zamanda mübarek Kurban Bayramı’nın da bulunduğu aydır.

Bugünlerde gücü yeten her birimiz; tıpkı Hz. İbrahim’in (as) yaptığı gibi Allah’a (CC) bağlılığımızın göstergesi olarak kurban kesmeli ve dünyanın dört bir yanında bulunan ihtiyaç sahiplerine yardım etmeliyiz.

Zilhicce ve 10 Mübarek Gün

Zilhicce’nin ilk on günü, genellikle yılın en hayırlı on günü olarak anılır ve Ramazan’dan sonra ikinci bir fırsat kabul edilir. Bu yıl hac ibadetini yerine getirmeyenler için bile bu günler büyük bereket ve muazzam sevap zamanıdır.

Kalplerimiz ve dualarımız, bu günlerde mukaddes hac yolculuğunu gerçekleştirenlerle birliktedir. Birçoğumuz bu yıl o mübarek yolculuğa çıkamıyor olsak da, bu ayın bereketlerinden nasiplenmenin hâlâ pek çok yolu vardır.

“Andolsun fecre; ve on geceye.”
(Fecr Suresi, 89:1-2)

Kur’an âlimlerinin çoğuna göre Allah’ın üzerine yemin ettiği bu önemli günler, Zilhicce’nin ilk on günüdür.

Hacca gitme imkânı bulamayan kimse, bu mübarek zamanı normalden daha fazla salih amel işleyerek değerlendirmelidir.

Kur’an ve Risale-i Nur ve Cevşen okumak,

Oruç tutmak,

Tevhid bahislerini okumak,

Dua ve zikirle meşgul olmak,

Sadaka vermek,

Anne-babaya iyilik etmek,

Akrabalık bağlarını korumak,

İyiliği emredip kötülükten sakındırmak

Ayrıca ibadetlerimize daha fazla özen göstermeli; namazlarımızı dikkatle eda etmeli ve zekâtımızı zamanında vermeliyiz.

Henüz hac ibadetini yerine getirmemiş olanlarımız için de bu dönem, Allah’tan bize en kısa zamanda hac nasip etmesi için dua etmek adına çok kıymetli bir fırsattır. Oruç tutmak ve zikri artırmak özellikle tavsiye edilmiştir.

Peygamber Efendimiz (sav), Zilhicce’nin ilk dokuz gününde, Aşure gününde ve her ayın üç gününde; ayın ilk pazartesi günü ile iki perşembe gününde oruç tutardı.
(Ebû Dâvûd)

Zilhicce’nin on günü içerisinde, Allah’ın dinini kemale erdirdiği Arefe Günü de bulunmaktadır.

Zilhicce’de Zikir ve Tekbir
Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

“Allah katında şu on günden daha büyük ve içinde yapılan amellerin O’na daha sevgili olduğu başka gün yoktur. O hâlde bu günlerde çokça tehlil, tekbir ve tahmid getiriniz.”
(Ahmed)

Tahmid:
Elhamdülillah (Hamd Allah’a mahsustur)

Tehlil:
Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)

Tesbih:
Sübhânallah (Allah her türlü eksiklikten münezzehtir)

Farklı rivayetler bulunmakla birlikte, tekbir şu şekilde de getirilebilir:

“Allahu ekber, Allahu ekber, lâ ilâhe illallah, Allahu ekber, Allahu ekber ve lillâhi’l-hamd.”

Anlamı:
Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür ve hamd Allah’a mahsustur.

Sahabeler çarşı pazara çıkar, yüksek sesle tekbir getirir; onları duyan insanlar da onlara katılırdı.

Bizler de onların izinden giderek, ibadet niyetiyle ve Allah’ın büyüklüğünü ilan etmek amacıyla kardeşlerimize tekbir getirmeyi hatırlatalım.

Zilhicce’nin Faziletleri

Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetlerden kazanılacak pek çok sevap vardır. Bu dönem, salih amellerin Allah’a (CC) özellikle sevimli olduğu bir zamandır.

Bahsedildiği üzere, Arefe günü dâhil ilk dokuz gün oruç tutmak sünnettir. Bu mübarek günler aynı zamanda tesbih, tahmid ve tekbir gibi zikirlerle Allah’ı çokça anmak; sadakayı artırmak ve iyilik yapmak için de önemli bir fırsattır.

Bu ibadetlerin yanında, Kur’an’la bağımızı kuvvetlendirmemiz; onu okuyup manası üzerinde düşünmemiz de teşvik edilmiştir. Ayrıca samimi bir tövbe ile Allah’a yönelmek, bağışlanma dilemek ve amellerimizi güzelleştirmek için çok kıymetli bir zamandır.

Bütün bu ibadetler, müminlerin bu mübarek dönemi en güzel şekilde değerlendirmesine, Allah’a yaklaşmasına ve O’nun rahmet ile mükâfatını ummasına vesile olur.

Zilhicce’de Oruç Tutmanın Fazileti

Zilhicce’de oruç tutmak, Allah’ın bu dönemde ihsan ettiği bereketler sebebiyle Müslümanlar için son derece faydalıdır. Oruç, sevabı en büyük ibadetlerden biri olduğundan Zilhicce orucu özellikle tavsiye edilmiştir.

Hadis-i Kudsi’de şöyle buyrulmuştur:

“Âdemoğlunun bütün amelleri kendisi içindir; oruç ise Benim içindir ve onun mükâfatını Ben veririm.”
(Sahih el-Buhârî)

Müslümanlar Zilhicce’nin dokuz gününün tamamını tutamıyorsa, en azından Allah’ın dinini kemale erdirdiği dokuzuncu gün olan Arefe Günü’nde oruç tutmaya gayret etmelidir.

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

“Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir yılın ve gelecek bir yılın günahlarına kefaret olur.”
(Müslim)

Şöyle rivayet edilmiştir:

“Peygamber (sav), Zilhicce’nin ilk dokuz gününde, Aşure gününde, her ay üç gün, ayın ilk pazartesi günü ve iki perşembe günü oruç tutardı.”
(Ebû Dâvûd)

“Allah’a, şu günlerde yapılan salih amellerden daha sevgili hiçbir amel yoktur.” Yani Zilhicce’nin ilk on günü.

Sahabeler:
“Ey Allah’ın Resûlü! Allah yolunda cihad bile mi?” diye sordular.

O da şöyle buyurdu:

“Allah yolunda cihad bile… Ancak bir kimse canı ve malıyla çıkıp da bunlardan hiçbir şey geri getirmezse müstesna.”
(Sünen İbn Mâce, 1727)

Allah’ım, Zilhicce ayını ve bu on günü ihya edebilmeyi, hakiki tevhid ehli olabilmeyi ve bu güzel günleri arınmış, affedilmiş, tertemiz ve huzurlu bir kalple tamamlayabilmeyi bizlere nasip eyle. Âmin.

Deniz Pamir

Satırlarında kainatın sırrını arayan bir kalem… Kelimeleri, hikmetin derinliklerinden süzülen bir nur gibi, zihinleri aydınlatır ve kalpleri ferahlatır. Her cümlesi, mahlukatın ince nakışlarından Halık’ın sonsuz rahmetine bir davetiye gibidir. O, fani sözcüklerle baki hakikatlere köprü… Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu