Bakın sonra ne oldu!

ÖNCEKİ gün “gruplar”a baktım; Erdoğan “iyi” konuşuyor; Kılıçdaroğlu ise kaset oynayınca kongre kazandı ama “lider” olmak başka şey!

SERMAYE

Sonra 12 Ekim 2005’e düştüm!

Yine AKP Grubu. Başbakan yine “güçlü” konuşuyor. Bu kez hedef İsrail değil, “bizim gibiler”. Sebep, “İsrail sermayesi”ne sunulan limanlar için muhalefet!

Kuşadası’nın denizle birlikte hediyesine; Galataport adıyla İstanbul’un gözbebeğinin sunulmasına… Ünlü siyasetçi akrabası, büyük medya grubu kankası borsacı ile, Unakıtan eliyle Tüpraş hisseleri “kaptı kaçtı”sına muhalefet. Sabah’ta Dipsiz Kuyu’da bunlara karşı onca yazı. O “sermaye”, Sammy Ofer. Gazze’de 1400 insanın katlini mazur görebilip şimdi sakil duygusallıkla “yarını bekleyemedim” diye “İsrail ayıp ettin” beyannamesini Twitter’a sallayan “Acayip filmlerin unutulmaz yönetmeni”; o günler, halkla ilişkilerini yürütmek için Ofer’e koşmuştu.

TARİH

Başbakan o gün bizlere şöyle kızdı: “Zamanın gerisinde kalıp gelişmeleri okuyamayanlar. Zamanın ruhunu ıskalayanlar. Yatırımcı beğendiremiyoruz. Mazilerine bakın. Yabancı sermaye düşmanlığı yapıyorlar. Kimi eski komünist kafa dese de, ben SERMAYE IRKÇISI diyorum. Bu dünyada onlara yer yok. İleride bugünün tarihi yazıldığında, matbaayı geciktiren zihniyetle aynı safta anılacaklar.”

TALİH

Aynı gün haberler şöyle:

“Erdoğan, İsrail Enerji Bakanı Eliezer’i kabul etti. Eliezer, ‘Eskiden sadece güvenlik görüşürdük, şimdi yatırım görüşüyoruz’ dedi. Erdoğan, İsrail’in Gazze’den çekilme planından geri adım atmamasını övdü.”

( “Irkçı” değilim; tank ihalesini, mayınlı arazi peşkeşini “Yahudi düşmanı” olarak eleştirmediğim gibi. “ulusalcı” da değilim; OYAK’ta, yerli sermayenin çalışanı köleleştirmesinde gıkı çıkamayanlar gibi!)

TAHSİL

Bugün bunları şundan yazdım:

1. İsrail’de Sammy Ofer İletişim Okulu var. Dünyanın en zengin 134’üncü kişisi; İsrail’in en varlıklı sermayedarı.

2. Kendi beyanlarıyla, okul Gazze katliamı sırasında, ABD’deki StandWithUs grubuyla, HelpUsWin.org yoluyla, katliamı aklamak için koyu propaganda yaptı. (Şimdi Türkiye’ye karşı!)

3. Dekan Lemelstrich-Latar: “Öğrenci ve öğretmenler; İsrail hükümeti ve ‘devlet ağları’yla, yeni medya operasyonunu yürüttü.”

4. Kadrosundan Prof. Uzi Arad, Netanyahu’nun ulusal güvenlik danışmanı; Mossad’ın eski istihbarat şefi.

5. Okul, İsrail ordu ve istihbaratına yakın Disiplinlerarası Merkez’in parçası.

6. Ordunun “en seçkin mensupları” da parasız eğitim görüyor; gemi baskınındaki deniz komandoları da! Mossad çok elemanı buradan seçiyor. En varlıklı İsrailliler (ve ABD’dekiler) finanse ediyor.

7. Okul, “Yeni Medya Diplomasisi İçin Asper Enstitüsü”yle propaganda örgütlüyor. İnternet, Facebook, Twitter, bilgisayar oyunları üstünden de; çok sayıda dilde!

TERBİYE

Mesele “yabancı sermaye”den ziyade buydu! Irkçılıkla ne ilgisi var! Şimdi durum şu:

Gazze katliam ve ablukasının propaganda merkezi; gemilere saldırıp sivilleri katleden komandoların eğitim mecralarından biri arkasındaki sermayeye siz liman ve denizinizi vermişsiniz! Acaba tarih hakikaten nasıl yazacak! Acaba… o sıra kendisine darbe düşünülürken bile, kim gelişmeleri okuyamamış!

Tabii ki hayat, insanlar, ilişkiler, tarih, talih değişebilir. Belki o sermayenin de günahı yoktur!.. Ama o gün bizim ne günahımız vardı! Neyse, geldik bugüne: İnsanlar ve tarih bir yerden daha değişiyor; binlerce Gazzeliden sonra, gemide can verenler de, Türkiye ve dünyadan seslerle birlikte, iklim değiştiriyor! Başbakan da değişiyor, öyle böyle yönetmen de; Gazze de değişecek, İsrail de! Matbaa nihayet geldi!

Umur Talu, Taraf, 3.6.2010

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*