Basının mRNA aşıları ile imtihanı

Bu acı gerçeği ifade etmek zorundayım.

Öyle bir felaket…

Öyle bir sağlık tsunamisi geliyor ki…

Çok yakın bir zamanda…

Bu olay siyasetin de, seçimlerin de önüne geçecek.

Ne altılı masa, ne de boşalmış ve boşaltılmış kasanın çok fazla önemi kalmayacak.

Nedir mi o sağlık tsunamisi?

mRNA aşılarından söz ediyoruz.

Daha doğrusu bu aşıların yan tesirlerinden.

Toplum arasında feryatlar daha şimdiden başladı.

Kalp krizleri, kanser vakaları, akciğere ve beyne pıhtı atmalar ve damar tıkanıkları en ön sıralarda.

Hayatını kaybedenler ve yaralananlar…

Şu an bile azımsanamayacak sayılarda.

Günden güne artıyor bu sayılar.

Ve böylece…

Adım adım bir felakete doğru gidiyoruz.

Ülkemizde 57 milyon insana aşı yapıldığı düşünülürse bu felaketin daha nerelere kadar gidebileceğini kestirmek şu an için çok güç.

Toplum an itibari ile bile derinden derine sarsılıyor.

Aşı olanlar…

Ve işi ve aşı nedeniyle olmaya zorlananlar büyük bir pişmanlık içindeler.

Aşı yan tesirinden kurtulmak için çareler arıyorlar.

Hal böyle iken…

Bu kadar sarsıcı bir toplumsal sıkıntı insanları boğar iken…

Bu olayları dile getirmesi gereken basın ne yapıyor dersiniz.

Hiçbir şey…

Adeta üç maymunu oynuyor.

Duymuyor, görmüyor ve konuşmuyor.

Hatta…

Bazı yandaş ve besleme basın hala aşı olun diyor.

Fesübhanallah!..

Şu aymazlığa bir bakar mısınız?

İçine düştükleri rezillik ve kepazeliğin sınırlarını bile tahmin etmek çok zor.

Ama her şeye rağmen bu kepazeliği ucundan kıyısından dile getirenler de var.

İşte onlardan biri Soner Yalçın.

Bakın ne diyor Sayın yalçın:

“Uğramadığım hakaret kalmadı

Köşenin okuyucuları bilir:

Aşı konusunda çok yazdım.

Son iki kitabımda da aşı konusuna değindim.

Onur kırıcı aşağılayıcı saldırılara uğradım, neler yazmadılar. Geri adım atmadım, kasıtlı olarak yayılan yalan/ dezenformasyon ile mücadele ettim…

Pandemi süreci başlayınca saldırılar tehdit içerikli olmaya başladı. Artık mevzu ben değildim, Odatv hedef oldu:

“Aşı konusunda tereddütlerim var” diyen uzmanlar ile yapılan haberler, röportajlar sebebiyle Odatv’ye, “Bu tür yayınları sürdürürseniz sizinle çalışmayacağız” dendi!

Karşınızda Amerikan devleri vardı; Twitter, Youtube, Google, Facebook…

Şartları netti:

Aşı konusunda tek soru sorulmayacak!

Aşı konusunda Batı merkezleri ne diyorsa olduğu gibi yayınlanacak!

Odatv, fonlanan yayın organı değil. Gelirleri sosyal medya reklamları. Amerikan devleri sizle çalışmak istemediğinde haber sitenizi ayakta tutmanız imkansız…

Aşı konusunda susmak zorunda kaldık.”

Şu satırlar korkunç bir gerçeği ifade etmekte.

İnsanın kanını donduruyor.

Aynı zamanda mRNA aşıları ile ilgili çok dehşetli bir gerçeği gün yüzüne çıkarıyor.

Soner Yalçın’ın şu ifadeleri üzerinden bile bir kıyamet kopması gerekmez miydi?

Ama bakıyorsunuz basında yine büyük bir suskunluk.

Haydi yandaş ve bezleme basın suskun…

Dilipak gibi kırk yıllık yazarlarına aşı muhalifi yazıları neden ile son veren mefkureler de suskun…

Peki…

Şu bizim “15-20 Temmuz kahramanı” vatandaşın da suskunluğu size garip gelmiyor mu?

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*