Bir “Cezaevi Risalesi” lâzım değil mi?

Yakın tarihe, cezaevleri ile alâkalı şahıslara baktığımızda en başta Üstadımız gelir. Dile kolay yaklaşık yirmi beş yıl hapis yatmak, hem de ne şartlarda… Yirmi bir defa zehirlenmek, yetmiş kişilik koğuşta kışın en soğuk günlerinde penceresi açık bırakılmak, günlerce yemek verilmemek, kimse ile görüştürülmemek, kendisiyle görüşebilen talebelerine yapılan zulümler, ayrıca daha akla gelmeyen işkenceler…

Yapılan bunca zülme rağmen Medrese-i Nuriyeye çevrilen cezaevleri…

Katiller, ırz düşmanları vb. birçok suçluyu mübarek hale getiren Üstad ve Nur Talebeleri…

Acaba bu kadar bozuk olan insanlar adeta bir melek haline nasıl geldiler? Tabiî ki Üstad ve talebelerinin gayretleri, okudukları Risale-i Nur’un tesiri ile…

Hapishaneden nice Nur kahramanları yetişip hizmet etmişlerdir. En zor şartlarda, bazen falakaya yatırılarak, bazen tek başına zindana atılarak Nurları okumuşlar ve okutmuşlardır. Kâğıdın, mürekkebin yasak olduğu, İslâmî bilgileri öğretmenin karşılığının idamla neticelendiği bir devirde hiçbir şeyden korkmayarak vazifelerini yapmışlardır.

Zamanla şartlar değişmiş ve bu günlere gelmişiz. Bugün şartlar değişmiş. Cezaevi idaresi ve personeline göre değişse de, topyekûn bir manevî eğitim yoktur. Cezaevlerinde cezaevi vaizleri bulunmaktadır. Bu kimselerin içinde çok gayretli kimseler bulunduğu gibi devletin bir çok memuru gibi olanlar da bulunmaktadır.

Cezaevlerinin bulunduğu her türlü şartı en iyi bilen Üstadımızın ilâçlarının en iyi tesir edeceği yerlerden birisi de burasıdır. Üstadımızın muhtelif isimlerde (Hastalar, Gençlik Rehberi, İhtiyarlar Risalesi) küçük ebad risaleleri olmakla birlikte ‘CEZAEVİ RİSALESİ’ yoktur. Kanaatimizce bu veya buna yakın bir isimde, Külliyat’taki cezaevi ve mahpuslarla alâkalı bölümlerin derlendiği küçük bir kitapcığa ihtiyaç vardır. Bu küçük kitapçık her halde Üstadımızın “tanzim” dediği kısma girebilir. Bir yıl önce, hizmetlerde sebkat etmiş bir ağabeyimize bu konuyu bahsedince, takdir ve teşvik etmişti. Böyle bir çalışmayı baskı safhasına getirince, daha ileri bölümlerin inşaallah daha kolay olacağını düşünüyoruz. (Cüzde bulunmayan, küllde bulunur).

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*