![]()
“Evet, bazen bir tek kelime sebeb-i necat ve medar-ı rıza olur. Kemiyetin ehemmiyeti o kadar medar-ı nazar olmamalı. Çünkü bazen bir tek adamın irşadı, bin adamın irşadı kadar rıza-yı İlâhîye medar olur.” (Lem’alar, Yirminci Lem’a.)
Bir Kelimenin Dönüştürücü Gücü
Yaşadığım ve hayretle şahit olduğum bir hatıra, yukarıdaki hakikatin insan hayatında ne denli önemli olduğunu gösteriyor.
Yıllar önce, sanırım 1983 yılı idi. Sınıf Okulunun gazinosunda kitap okuyordum. Samimi olduğumuz bir arkadaşım geldi karşıma oturdu. Sohbet etmeye başladık. Güncel konulardan sonra mevzu derinleşti, dini konulara geldi.
Ben de o yıllarda fazla bilgi sahibi değilim ama sürekli okuyor ve kendimi geliştirmeye çalışıyordum. Fırsat buldukça öğrendiklerimi başkaları ile paylaşıyor onların da konu hakkındaki görüşlerini merak ediyordum.
Dönüm Noktası Olan Konuşma
İşte böyle bir halet-i ruhiye içinde öğrenebildiklerimi arkadaşıma anlatmaya başladım. Beni dikkatle ve ciddiyetle dinlediğini görünce daha bir iştiyakla anlatmaya devam ettim.
Arkadaşım beni dinledi, dinledi sonunda söze girdi ve dedi ki: “Abi bu anlattıkların çok önemli çok güzel ama eksik.” dedi. Ben durakladım “Abi neresi eksik?” dedim. Dedi ki: “Abi bu konuştuklarımız hepsi doğru ancak ‘ölüm aklımıza gelmiyor’ onun için yanlışlarımız devam ediyor.” dedi.
Bir an durdum. Doğru söylüyordu. Ne cevap vereyim diye düşünürken kesinlikle kendimden olmadığına inandığım şu cümleyi söyleyiverdim. Hani söyleyene değil söyletene bak derler ya işte onun gibi.
“Abi ölüm aklımıza gelmez ki başımıza gelir.” Bir an ikimiz de sustuk. Ben, “Ben ne dedim ya” diye düşünürken arkadaşım hiçbir şey demeden masadan kalktı ve gazinodan çıktı gitti.
Ben de kendi kendimi azarlamaya başladım. “Ne güzel dinliyordu sırası mı böyle demek bak samimi arkadaşını küstürdün yaptığın iş mi?” Ama olan olmuştu yapacak bir şey yoktu.
Beklenmedik Dönüşüm
Kendi kendime kararlar alıyordum. “Bir daha ki sefer laflarına dikkat et kaş yaparken göz çıkarma!” Hasılı ben de çok üzüldüm ama artık elimden bir şey gelmiyordu tabii.
Elimdeki kitabı okumaya niyetlendim ama okuduğumu anlamadığımı görünce ondan da vazgeçtim. Etrafı seyretmeye başladım. Aradan yaklaşık üç saat kadar geçti. Bir de baktım arkadaşım gazinodan içeri girdi. Hem şaşırdım hem de çok sevindim.
Geldi yine karşıma oturdu. “Abi ne yaptığımı biliyor musun?” diye sordu. “Bilmiyorum ben küstün zannettim” dedim. “Yok abi ne küsmesi senin dediğin son söz benim aklımda, zihnimde şimşekler çaktırdı. Kendimi gafletin en derin çukurunda hissettim. Kalktım Sakarya Pasajına gittim. Bu sersem nefsimi birahanelerin önünde tek tek gezdirdim ama içeri sokmadım. Eskiden içeri girip demlenirdim. Canım nasıl içeri girip içmek istiyor ama içeri sokmuyorum. Böylece bütün birahaneleri dolaştırdıktan sonra buraya senin yanına geldim.”
Hayat Değiştiren Karar
Ben ne diyeceğimi şaşırmış bir vaziyette yüzüne bön bön bakmaya başladım. “Hiç öyle bakma abi dedi. Şu andan itibaren namaza başlama kararı almışım. Namaz kıldığınız yere gidelim vakit geçmeden namazımızı kılalım” dedi. Ben hayret-hayret içinde ömrümün en mutlu dakikalarını yaşayarak kalktım birlikte namaz kılmaya gittik.
Okulda bir vestiyerimiz vardı. Bavullardan boşalttığımız dar bir yerde namaz kılıyorduk. Arkadaşım da geldi. O daracık yer bana Selimiye Camii’nden daha genişmiş gibi geldi.
Canım kardeşim, arkadaşım kesin bir dönüş yapmıştı. Sınıf okulundan sonra ayrıldık. Yaklaşık on sene kadar görüşemedik. On yıl sonra Ankara’da karşılaştık sarıldık eski günleri yâd ettik. Bana dedi ki: “Abi bu geçen on yılda boş durmadım. Bütün kaza namazlarımı kıldım. Kur’an okumayı öğrendim. Birkaç sefer hatim yaptım. Kendimi kuş gibi hafif hissediyorum.”
Ben o kadar sevindim o kadar sevindim ki gözlerim yaşla doldu. Bana Dil Okulundan Güneydoğu’ya gitmek istediğini söyledi. Ben “Abi zorlama kader ne ise ona razı ol” dedim. Böylece tekrar ayrıldık. Üç ay sonra ŞEHİT haberi geldi.
Nereden bilebilirdim ki konuşmamızdan sonra 10 yıl ömrü kalmış. Bu on yıl ile ahirete göçtü. Ama KUŞ gibi gitti inşaallah.
İşte böyle Allah (CC) bir kulunu severse huzuruna borçsuz gelmesini nasip eder.
Kardeşimin adını bilerek vermiyorum. Rahmet duası ile buraya yazıldı. Vesselam.