Bunların derdi ne, Allah aşkına?

Bir tv kanalında (ve bazı kanallarda ve birçok ilahiyatçı), bir izleyicinin, “Mi’rac ve benzeri mübarek geceleri nasıl geçirelim?” şeklindeki suale verdiği cevaba bakar mısınız!
“Ben başta Mi’rac’ı anlattım, bu gece önemli, Peygamberimiz (asm) ve bizim için dönüm noktası. Kudüs’ü düşünün, namaz kılmanıza gerek yok. Varsa kaynaklarda göstersinler!” benzeri saçma sapan bir cevap verdi…

İbadet ve zikirle (Allah’ı anma, tanıma, inanma, ibadet etme, tefekkürle) ilgili yüzlerce âyetten birkaçının meali şöyle: “Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.”, “Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” 1 Haydi Allah’a secde edin ve O’na kulluk edin.2
Diğer taraftan, hadislerde kurtulmak isteyenler için mahşerden önce verilmiş rahmet, mağfiret, yüksek fırsatlar dolu geceler olarak beyan edilir mübarek gün ve geceler.
Ey şarlatanlar; kaynak mı istiyorsunuz? Yüzlerce, binlercesinden bir ikisine buyurun:
Âişe (ra) şöyle dedi: Resûl-i Ekrem (asm) geceleyin kalkıp ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Bunun üzerine ona: Yâ Resûlallah! Senin geçmiş ve gelecek bütün hataların bağışlandığı halde niye böyle kendini yoruyorsun? dedim.
Bana cevâben: “Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu. 3 Normal gecelerde ayakları şişinceye kadar namaz kılan, ibadet eden Resulullah, mübarek gün ve gecelerde ne yapardı?
Buyurun: Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) Şaban ayının on üçüncü gecesi geldiğinde mübarek başını secdeye koydu. Ümmeti için af ve mağfiret istedi. (Üç gece üst üste bunu tekrarladı) Bu gece, Allah’tan yüz çevirenler dışında, ümmetinin tamamı bağışlandı. 4
Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) Şaban’ın on beşinci gecesinde, “Ya Aişe, bu gece bana ibadet yapmam için izin verir misin?” “Olur ya Resulallah!”
Peygamber Efendimiz (asm) kalkıp namaza durdu. Ayakta durması uzun sürmedi. (…) Bu defa da tan yeri ağarıncaya kadar secdede kaldı. Secdede o kadar kaldı ki, Hazret-i Aişe Resulullah’ın (asm) ruhunun kabzolunduğunu sandı. Secdeden kalkması uzayınca, Hazret-i Aişe (ra) telâşlandı, kendisine yaklaştı. Mübarek ayaklarına dokundu. Hareket ettiğini görüp canlılık hissedince rahatladı.
Kulak verdi. Peygamber Efendimiz (asm) secdesinde şöyle yalvarıyordu: “Allah’ım! Azabından affına sığınırım. Gazabından rızana sığınırım. Senden Sana sığınırım. Şanın yücedir. Sen Kendi Zatını övdüğün gibi, Seni övemem!”
“Ya Aişe! (Bu duâları) hem sen öğren, hem de başkalarına öğret” buyurdu. 5
Âyet, hadis ve Ashab-ı Kiramın uygulamaları varken; acaba “Namaz kılmanıza gerek yok!” diyenlerin derdi ne Allahaşkına?

Dipnotlar:

1- Kur’ân, Ahzab Sûresi, 41., 35.

2- Necm Sûresi, 62.

3- Buhârî, Tefsîrû Sûre (48), 2; Müslim, Münâfikîn 81.

4- H. Dini K. Dili, s. 4294.

5- İbn-i Mâce, ikame: 191.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*