Çağdaş Ambargo!

Tarık Akan - Kadir İnanır
Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği’nin sözcülerinden Tarık Akan şöyle demiş:
“Bugüne kadar Kadir (İnanır) arkadaşımla ben, dincilere faşistlere karşı, ülkenin adam gibi idare edilmesi için mücadelemizi verdik. Ama artık yaşlandık. Gelin hep beraber dinci, şeriatçı basına ve televizyonlara hayır diyelim ve çalışmayalım.” (Basın)

Hay hay buyrun çalışmayın. Ambargonuzu destekleyen varsa beri gelsin.

Akan bu sözleri bir sanatçı kimliğiyle söylüyorsa yanlış buluyorum. Çünkü bir sanatçı asla kendi ülkesinin insanını aşağılamaz. Hümanisttir. Sanatçı etnik sanatla evrensel değerleri yakalayabilen ve kendi ülkesinin nabzını kontrol edebilen kişidir.
Yok, Akan bu sözleri kendi adına söylüyorsa “duruşu”nu sağlam buluyorum. Çünkü yıllardır inandığı bir ideolojinin bugün paspas edilmesine içerliyor. Gençliğinde verdiği çetin mücadelede bu gün aynı performansı gösteremiyor. Çünkü yaşlandıklarını kabul ediyor. Bugünün gençliğine cesaret aşılayarak kendi “ilkeleri”ni kurtarma telaşına gidiyor.
*
Akan’ın sözlerinden yola çıkarak, aynı düşünceyi biz kendimize uyarlayabilir miyiz?
Mesela: “dinci” diye hedef aldığı kitle Akan ve  İnanır’ın filmlerini izlemese ve boykot etse… Özel kanallar onların filmlerini tümden kaldırsa, hattâ muhafazakâr taban bütün eserine boykot uygulasa ne olur…
Yetmez:
Ekser çoğunluk, dine hürmetsizlik eden, muhafazakar kitleyi aşağılayan o bir kısım medyayı en az bir hafta almayıp, tepkilerini ortaya koysa…
Akan’ın “ambargo” ve “boykot” kararını biz çoktan yapmalıydık. Hatta bu konu üzerinde çok yazı yazdığımı hatırlıyorum.
Ah bir boykot kararı bir alınsa… O zaman, “el mi yaman, bey mi yaman” siz görün!

ANA GİBİ YAR…

Sadece bir günü anneye ayırmak doğru değil… Her günü anneye ayırmak, her saati, her anı…
Modern toplum yapısının sunduğu “Anneler Günü” imajını tartışmak lazım bence.
Çünkü zamanımızda her şeyde olduğu gibi “anne” kavramı bile ticari bir meta haline getirildi. Yılda bir kez olsun hatırlanan anne imajı, tüketimin özendirdiği bir hediyeyle güya onurlandırılıyor.
Ya sonrası?
Kocaman bir yalnızlık mı?
Toplumun geleceği fertlerin inşaasından başlar. Bireyin tekamülü ise anneyle mümkün. Şefkat kahramanı bir annenin çocuğuna sunduğu karşılıksız sevgi, kuşkusuz onları sağlam bir birey haline getirmekte.
Modern toplum yapısının bize sunduğu “anne” kalıplarından sıyrılmalı ve tekrar inancımızın, kültürümüzün,  geleneklerimizin kodlarına uygun bir anne anlayışına kavuşmalıyız.
Hülasa;
Ana gibi yar, vatan gibi diyar bulunmaz.

GÜNÜN SÖZÜ:

“Bana iyi anneler verin, size iyi vatandaşlar vereyim.”

Napolyon Bonaparte

Image

Benzer konuda makaleler:

1 Comment

  1. Onların ambargosu , onlara zarar verir. Biz de çok hevesli değiliz zaten bu Yeşilçam’ın ahlaksızlarını kendi kanallarımızda görmeye..

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*