![]()
Kâinat kitabını bir tefekkür nazarıyla okuyan Said Nursî Hazretleri, en küçük varlıkta dahi büyük hakikatlerin saklı olduğunu ifade eder. Onun nazarında bir çiçek, sadece güzel kokulu ve renkli bir bitki değil; İlâhî isimlerin ince bir tecellisi, kudret ve rahmetin bir mührüdür.
Çiçeklerin İlâhî İsimlerle Bağlantısı
Risale-i Nur’da çiçekler sıkça misal olarak zikredilir. Çünkü çiçek, hem sanatça harika, hem de ömrü kısa olan bir varlıktır. Bu yönüyle hem dünyanın faniliğini hem de arkasındaki sonsuz hikmeti birlikte ders verir.
Bediüzzaman, bir çiçeğin yaratılışındaki hikmeti anlatırken şuna dikkat çeker. Bir çiçek, küçücük bir çekirdekten çıkar, kısa bir ömür yaşar, sonra solar ve gider. Zahiren bakıldığında bu durum bir “israf” gibi görünebilir. Ancak o, bu hâlin hakikatte bir israf değil, bilakis çok yönlü hikmetlerle dolu olduğunu ifade eder.
Bir çiçek;
• Güzelliğiyle Allah’ın Cemîl ismini gösterir.
• Sanatıyla Sânî ismini ilân eder.
• Ölçülü yaratılışıyla Hâkim ismine işaret eder.
• Rızık oluşuyla Rezzâk ismini hatırlatır.
Yani bir tek çiçek, adeta küçük bir kâinat gibi, pek çok İlâhî ismin aynasıdır.
Bahar Tezgâhı ve Kudret Delili
Risale-i Nur’da verilen misallerden biri de şudur: Baharda yeryüzü adeta bir çiçek tarlasına döner. Milyonlarca çeşit çiçek, aynı anda, karışmadan, şaşırmadan açar. Bu hâdise, kör tesadüfle izah edilemez. Çünkü her bir çiçek, kendine mahsus rengi, kokusu ve şekliyle yaratılır. Bu ise sonsuz bir ilim, irade ve kudretin açık bir delilidir.
Bediüzzaman, çiçeklerin kısa ömürlü olmasını da hikmetsiz görmez. Ona göre çiçekler, bu dünyada geçici bir teşhir için yaratılırlar. Onların vazifesi, güzelliklerini gösterip, onları yaratan Zât’ı tanıttırmaktır. Vazifelerini tamamladıklarında ise âdeta sahneden çekilirler. Bu durum, dünyanın bir imtihan ve misafirhane olduğunu da hatırlatır.
Bir başka derin hakikat ise şudur: Çiçekler, zahiren fânî olsalar da manen bâkîdirler. Çünkü onların suretleri, İlâhî ilimde sabittir ve neticeleri ahirette ebedî meyveler verir. Bu yönüyle bir çiçek, geçici bir varlık olmasına rağmen, ebediyete bakan bir anlam taşır.
Ruhumuza Dokunan Manevî Tesir
Risale-i Nur’da çiçekler, aynı zamanda insanın ruhuna da hitap eder. İnsan, bir çiçeğe baktığında iç dünyasında bir ferahlık hisseder. Bu, çiçeğin sadece maddî değil, manevî bir tesiri olduğunu gösterir. Çünkü o güzellik, insan ruhuna hitap eden İlâhî bir lütuftur.
Netice olarak, Said Nursî’nin nazarında çiçekler fanilik içinde bekayı, küçüklük içinde büyüklüğü ve sadelik içinde derin hikmetleri ders veren birer tefekkür vesilesidir. Onlara dikkatle bakan bir insan, sadece bir bitkiyi değil; kudretin mucizesini, rahmetin tecellisini ve hikmetin parlak bir aynasını görür.
İşte bu yüzden Bediüzzaman, çiçekleri Risale-i Nur’a almış; onları sessiz ama derin konuşan birer hakikat dili haline getirmiştir.