Cumhuriyetperver bir millet: Karıncalar

“Mezkûr türbeye kapandığı vakit, küçük biraderi Mehmed yemeğini getiriyordu. Yemek içindeki taneleri, kubbenin etrafında bulunan karıncalara vererek, kendisi ekmeğini yemeğin suyuna batırarak kanaat ediyordu. “Neden dolayı taneleri karıncalara veriyorsun?” denildiğinde, “Bunlarda hayat-ı içtimaiyeye mâlikiyet ve fevkalâde vazifeşinaslık ve çalışma bulunduğunu müşahede ettiğim için, cumhuriyetperverliklerine mükâfaten kendilerine muavenet etmek istiyorum” cevabında bulunmuştur.” (Tarihçe-i Hayatı, s.50-51)

Toplum hayatı, vazife ve çalışma hususiyetleri karıncaların, Cumhuriyetperver olarak tanımlanmasını sağlar. Nüfus yoğunluğu pek çok metropolün en önemli sorunlarındandır. Nüfus arttığında yönetim zorlaşır, altyapı eksiklikleri, işsizlik gibi çok sayıda mesele gündeme gelir. Karıncanın, bazen 50 milyonu bulan yeraltı kentlerinde müthiş bir intizam müşahede edilir. Üstelik en küçük bir işin aksadığı görülmez.

Ordu disiplinine benzer bir yapıya rağmen emir-komuta zinciri yoktur. Yani tüm bu işler “merkezi idare” olmadan yerine getirilir. Şef, lider veya yönetici olmadan karınca vazifelerini ifa eder. Müthiş gelişmiş bir oto-organizasyon sayesinde bu toplumdaki en karmaşık görevler bile hiç aksamadan yerine getirilir. Şöyle bir örnek verebiliriz:

Kolonide yiyecek sıkıntısı baş gösterdiğinde, işçi karınca hemen “besleyici” karıncaya dönüşür ve yedek midesindeki besin maddesiyle diğerlerini beslemeye başlar. Kolonide besin fazlası söz konusu olduğunda ise, hemen bu kimliğinden sıyrılıp, yeniden işçi karınca haline dönüşür.

Bu düzenin sağlanmasında etkin bir iş bölümü ve problem çözümünde iletişimin kurulmasının payı büyüktür. Bu vecihleri insanlara benzer. Koloni oluşturan üç tür yapılanma vazife ve çalışma disiplinlerini de izhar eder. Birinci grubun üyeleri üremeyi sağlayan kraliçeler ve erkeklerdir. Beslenme sırasında yuvadaki genel durumu işçiler kraliçeye aktarır. Hangi grup karıncaya ihtiyaç varsa kraliçe de ona göre üreme yaparak yuvadaki dengeyi korur. Erkeklerin görevi ise, yalnızca kraliçeyi döllemektir. Nitekim bunların tamamına yakın bölümü çiftleşme uçuşundan sonra ölerek vazifesi uğruna canını feda eder.

İkinci grubun üyeleri askerlerdir. Bunlar, koloninin korunması, yeni yaşam alanları bulunması ve avlanma gibi görevleri üstlenir. Büyük bir çoğunluk, zamanı geldiğinde koloni için hayatını feda eder.

Üçüncü grup ise, işçi karıncalardan oluşur. Yuvayı büyütme, yeni odaları açma, yiyecek temini, ana kraliçe ve yavruların bakımı, yuvanın korunması, temizlik gibi çeşitli görevleri yerine getirir. Yavru bakımıyla genç ve deneyimsiz olanlar ilgilenirken; daha yaşlı ve tecrübeliler yiyecek bulma ve savunma görevini üstlenir. İşçi karıncalardaki “sosyal mide” sadece kendi ihtiyaçlarını değil, tüm toplumun ihtiyaçları için görev yapar.

Yuvanın kuruluş yerinin tespiti de seçimle yapılır. Bath Üniversitesinden uzman Stephen Pratt, kendi laboratuvarında bulunan karınca yuvasını bozdu ve sonra da karıncaların yeni yuva arayışlarını izledi. Karıncalardan biri uygun bir yuva bulduğunu diğerlerine haber verip bir grup karıncaya kendisini takip ettirdi. Diğerleri yuvaya gidip döndükten sonra gerideki karıncaların da yeni yuvayı ziyaret ettikleri görüldü. Herkes yuvada “mutabık olduktan sonra” önce larvalar ve yumurtalar yeni yuvaya taşındı. Her üyenin fikrinin sorulması ve mutabık kalana kadar zorlamadan “Demokratik oylama” yapılması cay-i dikkattir.

Karınca iletişim kurmak için koku olarak algılanan feromon (kimyasal sinyal) salgılar. Bu koku; alarma geçme, toplanma, temizlenme, davet etme gibi mesaj içerir. Feromen, koloninin ihtiyaçlarına göre salgılanır. Yoğunluğu ise durumun aciliyetine göre değişir. Bir kokuyla pek çok mesajı demokrat ve uygar bir şekilde vererek iletişim kuran karınca beşere de hüsnü misal olur.

Nüfus yüksek olsa da yönetim zaafiyetinin yaşanmaması, emir-komuta zincirinin olmaması, üç grup arasında etkin bir iş bölümünün olması, bütün meselelerin çözümünde iletişim kurulması, yeni yuvalarının belirlenmesinde seçim yapılması, feromen adlı kokuyla çok sayıda mesaj verilerek uygar ve demokrat bir duruş sergilenmesi karıncanın cumhuriyetçi hususiyetlerinden bir kaçıdır. Gerektiğinde canını feda ederek bütün himmetini milletine vermesi de beşer için ibrettir vesselam…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*