EURONUR ÖZEL

Dijitalleşme ve Okumak

Dijital çağda yaşıyoruz. Bilhassa sosyal medya çok etkili bir hal aldı. Sosyal medyanın faydaları yanında zararları da oldukça fazla. Gençler çok yoğun olarak kullanıyor sosyal medyayı. Dolaysıyla dijitalleşmenin en fazla menfi etkisi de gençler üzerinde.

Ancak sosyal medya ve dijitalleşme sadece gençler üzerinde değil, bu mecraya takılan her kesim üzerinde de etkili. Orada izlenen içerikler yanında en büyük etkisi ömürden ömür çalması. En basit ve masum bir takibe takıldığınız zaman bakıyorsunuz ki saatler uçup gitmiş. Bu durum adeta bir hastalık haline geldi günümüzde.

Bu da insan hayatını doğrudan çürüten bir durum.

Sosyal medya ve dijitalleşmenin en kötü etkisi okumak dediğimiz meselenin önünü kesmesi, aksatması. İnsanlar bu gün daha az okuyor. Kitaplarla daha az haşir neşir oluyor. Bu da kişi hayatını olumsuz yönde etkiliyor hiç kuşkusuz.

Risale hizmetleri de bu yönde menfi bir şekilde etkileniyor.

Bir çok hizmet ehli kardeşten duyuyoruz. Eskisi gibi Risale okunmuyor. Ya boş işlerden vakit bulamıyor, ya da belli bir noktaya takılmış gidiyor. Halbuki hizmetlerin ana motoru okumaktır. Dijital mecralardan elde edilen bilgiler asla ki okumanın yerini tutmaz. Elinize kitabı alacaksınız ve o kitabın kokusunu ve fiziki ağırlığını elinizde ve zihninizde hissedeceksiniz.

Dijital ortamda bilgi yok mu?

Elbette ki çok bilgi var. Ama o bilginin sizin iç dünyanızda nasıl yer ettiğine iyi bakmak lazım. Zira dijital ortamda elde edilen bilgilerin bir çoğu su üstüne yazı yazmaya benziyor. En küçük bir dalgalanmada o bilgi sizde kalıcı olmuyor, hatta çoğu zaman silinip gidiyor.

Kitap yolu ile elde ettiğiniz bilgi ise kayaya kazınmış bir tarza benziyor. Yıllar boyu sizin zihninizde kalıp faydalı olmaya devam ediyor. Bu nedenle bilgi edinmek için kitapların önemi hiçbir zaman geçmez.

Bu gün ülkemizde eğitimden herkes şikayetçi. Liselerde ve üniversitelerde doğru bir eğitimin verilmediği yönünde pek çok araştırma var. Bunun bir sebebi de ne yazık ki dijitalleşmenin bir yönü ile okullarımıza girmiş olmasıdır.

Eğitimde dijitalleşme ise eğitimi temelden sıkıntıya giriftar ediyor.

Öyle ki üniversitelerde matematik dersleri bile dijital ortamda veriliyor. Talebeler de adeta sinema seyreder gibi bu verileri dinlemeye çalışıyorlar. Elbette ki sadece görsellikle verilen bilgiler çok da kalıcı olmuyor. Bu da talebenin yetersiz bir şekilde yetişmesine neden oluyor.

Bu gün batıda bir çok insan belli bir yaşa gelene de çocuklarına telefon ve bilgisayarı vermiyor, ya da çok kontrollü veriyor. Bizde ise annelerimiz çocuk sussun diye daha iki üç yaşından itibaren telefon ve tableti o çocuğun eline tutuşturuyor. Böyle bir durumun ileride nasıl hasarlara yol açacağını düşünebiliyor musunuz?

İyi bir eğitimin yolu kitaplarla bire bir haşir neşir olmaktan geçiyor.

İyi bir hizmetin yolu da yine Risaleleri okumak yolu ile bizzat kitaplardan elde ettiğimiz bilgilerle hayatımızı şekillendirmekten geçiyor.

Okumak her türlü güzel bilgi elde etmenin en önemli yollarından birisidir.

Öyle ki Cenab-ı Hakkın Kuran-ı Kerimdeki ilk emri okudur.

İnsan ancak okuyarak, okuyarak elde ettiği doğru ve güzel bilgileri samimiyetle hayat prensibi yapıp uygulayarak istikametli bir yolda gidebilir.

Bu nedenle önce nefsimize sonra ise çevremize doğru bir hizmet verebilmek için dijital medyandan uzak durup, veya dijital medya süresini olabildiğince sınırlayarak doğrudan Risalelere yönelmeli ve bol bol okuyarak o imani hakikatleri zihnimize adeta kazımalıyız.

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu