DNA ve genetik içindeki kainat bilgisi

İnsan DNA ve genetiği içindeki kainat bilgisi

Bazı şeyler vardır ki mahiyeti bilinmez, tezahüründen ve neticelerinden anlaşılır. Mesela elektrik. Mahiyeti nedir bilmek mümkün değil. Ancak lamba yandığı zaman elektriğin var olduğunu anlarsınız. Mesela ruhumuz. Mahiyetini bilmiyoruz, tezahürlerinden var olduğunu anlıyoruz. Mesela aklımız, hislerimiz, duygularımız. Mahiyetine tam olarak vakıf olmamakla birlikte neticeleri itibari ile varlığını kavrıyoruz.

İşte DNA ve genetik içine saklanan bilgi konusunda da böyle bir durum söz konusu. Bilimin keşfettiği şekli ile içinde bir çok bilgi olduğu ifade ediliyor. Bazılarına göre dünyadaki tüm kütüphanelerdeki mevcut kitaplardan daha fazla bilgi var. Diğer bazı bilim adamlarına göre ise bir gram DNA içinde bir milyon CD kapasitesinde bilgi var.

Peki gerçekten DNA içinde ne kadar bilgi var?

Bilim tarafından DNA hakkında ancak yüzde on civarında bir keşif yapıldığına göre elde edilen bilgiden daha fazla bilgi kapasitesi mi saklı genetik içinde?

Bu suallere bu gün için kesin bir cevap vermek mümkün değil.

Belki akıl yürütme yolu ile bazı bilgiler elde edebiliriz. Çünkü DNA ve genetik yapının mahiyetini tam olarak keşfetmek şimdilik çok zor gözüküyor. Zira bu gün bilim sadece dört harf üzerinden, yani Adenin, Guanin, Sitozin ve Timin gibi harflerle bilgi depolandığı yolunda bir fikre sahip. Ancak o her bir harfin içindeki bilgiler ne kadar bilemiyoruz. Hatta atom seviyesinde bir bilgi yazılmış ise bu bilginin derinliğine mahiyetini bilmek hiç de öyle kolay değil, belki de mümkün değil.

İşte bu noktadan yola çıkarak DNA ve genetik içinde ne kadar bilgi var, akıl yürütme yolu ile, onu anlamaya çalışalım.

DNA ve genetik yapı içinde trilyonlarca hücrenin bilgisi var

Yetişkin bir insanda ortalama yüz trilyon hücre olduğunu bilim ifade ediyor. Her bir hücre ise kendine ait adeta bir kimlik numarasına sahip. Hani nasıl ki bir ülkede yaşayan insanlara TC kimlik numarası veriliyor. Aynen öyle de vücut yapısı içinde istihdam edilen hücrelerin de hepsinin ayrı ayrı bir kimlik numarası var. Öyle ki hangi hücre hangi doku içine girecek, hangi organ içinde vazife yapacak, nasıl bir yerde yerleşecek ve diğer tüm vücut fonksiyonlar ile ilgili tüm bilgi DNA ve genetik içinde kaydedilmiş.

En azından yüz trilyon hücrenin tüm bilgileri DNA içinde var.

Belki daha fazlası da var genetik yapı içinde. Çünkü insan vücudundaki hücreler sadece yüz trilyon değil. Zira hücreler devamlı değişim içinde. Bilimin bildirdiğine göre her yedi ile on yıl arasında bazı temel hücreler hariç, beyin, sinir, göz gibi, insan vücudu tamamen değişiyor. Bir insanın ortalama yetmiş yıl yaşadığını düşünürsek, vücut yapısı en az on defa değişiyor demektir. Bu da nereden bakarsanız bakın yedi yüz trilyon hücre demektir. Yani insan vücudunda yaşamı boyunca ortalama olarak yedi yüz trilyon hücre yaratılmaktadır. İşte DNA içinde en az yedi yüz trilyon hücrenin bilgisi vardır. Yani yedi yüz trilyon hücre bilgisi o gözle görülmeyen sperm ve yumurtalık hücresi içindeki DNA ve genetik yapı içerisine kotlanmış. Nereden bakarsanız bakın akıl almaz derecede büyük bir bilgidir bu.

DNA ve genetik trilyonlarca hücrenin bağlantı bilgilerini de ihtiva eder

DNA içinde en az sayısal olarak yedi yüz trilyon hücrenin bilgisi saklı dedik. Ancak bu hücreler münferit hücreler değil. Birbirleri ile bağlantı içindeler. Çünkü hücreler bir araya gelerek dokuları ve organları teşkil ederler. Yani hücreler birbirleri ile sıkı sıkıya bağlıdırlar. Hal böyle olunca trilyonlarca hücrenin bağlantı bilgileri, vazifeleri, konumları, organ durumları ve aklınıza gelebilecek tüm diğer bağ bilgileri de DNA içinde olmak zorunda. Ki böylece organlar fonksiyonlarını icra edebilsinler. Bu da yedi yüz trilyon üzeri yedi yüz trilyon bilgi anlamın gelir. Bu tarz bir bilginin rakamlara sığdırılması hayal bile edilecek bir sayı değil. Bakın Allah’ın kudretine ki çıplak gözle çok zor görülebilen bir hücre içine derinliğinde sınırı olmayan bir bilgi yazmış. Subhanallah!..

DNA ve genetikte vücutta cereyan eden tüm faaliyetlerin de bilgisi mevcut

Bir başka özellik de vücutta ve organlarda meydana gelen tüm işlev ve faaliyetlerin de genetik içinde yazılmış olmasıdır. Yani beyin hücreleri, göz hücreleri, sindirim, solunum, boşlatım gibi insan vücudunda cereyan eden tüm fonksiyon ve faaliyetler DNA içine kotlanmış. Çünkü DNA ve genetikte bu bilgiler mevcut olmaz ise en küçük bir enzim bile meydana gelmez. Mide çalışmaz, safra çalışmaz, karaciğer çalışmaz, beyin çalışmaz. Tüm organlarımız düzgün bir şekilde çalışıp üstüne düşen vazifeleri mükemmel bir şekilde yapıyorlar ise bu DNA içindeki yazılımın mükemmelliğini ve derinliğini ve sınırsızlığını gösterir. Bu da mükemmel bir İlim ve İrade ve Kudretin varlığına işaret eder. İşte Kudret-i İlahi sonsuz ilmi ve iradesi ile genetik üzerine insan yaşamı için gerekli tüm faaliyetleri yapabilecek derecede bir bilgi kotlamış.

DNA’da insan çevresindeki tüm canlı türlerinin de bilgisi kayıt altına alınmış

Şimdi insan hayatı ve yaşamın devamı için için bazı bitkileri tüketmek zorunda. Hangi bitkiler vücuda faydalı, hangileri zararlı bunun da genetik içinde kayıtlı olmak durumunda. Aynı şekilde rızk olan diğer canlıların bilgisi de genetik içinde kotlanmış olmalı. Böylece insan vücudu için hangisi zararlı hangisi faydalı DNA ve genetik yapı içinde bilgilerin kayıtlı olması zarureti vardır. Şayet bu bilgiler olmaz ise vücut yapısı içinde doğru bir kullanım söz konusu olmaz. Hayat da devam etmez. Demek ki DNA içine insan çevresindeki tüm canlı mahlukatın bilgisi var olmak durumunda. Yani dünyada ne kadar canlı mahlukat var ise faydalı ve zararlı nokta-i nazardan DNA ve genler içine o tüm mahlukatın bilgisi kotlar şeklinde yazılmış. Bu bile tek başına akıl almaz bir bilgi kaynağı ile karşı karşıya olduğumuzu göstermekte. Bu yazılım da ilmi ve kudreti sonsuz olan bir Alim-i Kadiri müdakkik nazarlara göstermekte. Bir noktada kainat bilgisini yazan Allah ne yücedir!..

Çevremizdeki cansız madenlerin de bilgisi genetik yapıda kayıtlı olmalı

Evet, canlı mahlukat gibi tüm element ve moleküllerin ve madenlerin de DNA içinde kayıtlı olması lazım. Çünkü vücutta başta karbon, azot, oksijen, hidrojen olmak üzere daha onlarca element var. Bu elementler ve moleküller sürekli olarak rızk yolu ile çevreden temin edilmekte. Bu madenlerin vücutta doğru bir şekilde kullanılıp faydalı bir durum meydana gelmesi için tüm maden özelliklerinin genetik yapı içine kotlanması gerekiyor. Mesela demir madeni insan vücudu için hayati öneme sahip bir maden. Vücudun bu madeni doğru yoldan alıp kullanabilmesi için demir ile ilgili tüm bilginin DNA içinde yazılı olması gerekiyor. Zira her demir madeni vücut için kullanılmaz. İşte tüm elementler de böyle bir keyfiyete sahip. Çinko, magnezyum, sodyum vs gibi diğer madenler de aynı şekilde DNA içinde kayıtlıdır. Yani insan yaşamı için gerekli olan her şey genetik yapı ve hücre içine bilgi olarak yerleştirilmiş.

Çevremizdeki ışık ve ışınların ve manyetik alanların da kaydı mevcuttur

Maddi yapılar yanında manevi gibi gözüken ışın ve elektromanyetik spektrum üzerindeki tüm dalga boylarının bilgileri de DNA içinde kayıtlı olması gerekiyor. Çünkü vücudumuz her gün binlerce ışına muhatap oluyor. Vücuttaki fonksiyonların buna göre bir vaziyet alması gerekiyor. İşte bu bilgiler de genetik üzerinde bir şekilde yazılmış. Misalleri çoğaltmak mümkün. Aynı zamanda duygularımızın, hislerimizin, aklımızın, şuurumuzun, ruhumuzun ve diğer manevi özelliklerimizin mahiyetleri de bir ölçüde genetik içinde. Bu husus ciddi bir araştırmaya ihtiyaç duyduğu için meseleyi meraklı araştırmacılara bırakarak bu kapıyı açmıyoruz.

Kainatın tüm bilgisi adeta DNA içinde

Madem DNA’da insan yaşamı ile ilgili tüm bilgiler yazılmış. İnsan da kainat denilen bu büyük yaşam çevresi içinde yaşıyor. Öyle ise denilebilir ki DNA ve genetik yapı içine tüm kainatın bilgisi olması gerekiyor. Bu bir gereklilik. Çünkü insan bu çevre denilen bütünlüğün bir parçası. Kuantum mekaniğine göre insan ve kainat bir birinden ayrılmaz bir birliktelik içinde. Kainat tüm çevresi ile birlikte bölünmez bir yapı. İşte bu nedenle kainat büyük bir insan, insan ise küçük bir kainat denilmiştir. Rislae-i Nurda bu hususa “Fakat insan, hayat-ı mâneviye-i ubudiyet cihetinde âmâlinin dalları ebede uzanmış bir şecere-i bâkiyenin makinesi ve şu şecere-i kâinatın bir münevver meyvesidir.” tarzında ifadeler ile bir çok yerde dikkat çekilmiş.

DNA üzerindeki tevhit mührü

İşte bu mükemmel ve harika yazılım doğrudan bu kitabın Yazarına işaret ediyor. Bir zatın kabiliyeti sanatında gözüktüğü gibi, DNA ve genetik denilen harika yazılım içinde de Allah’ın ilmi, kudreti ve iradesi açık ve net bir şekilde gözükür. Her sanat sanatkarını tarif ettiği gibi, DNA da Allah’ın mükemmelliğini ve ilminin derinliğini gösterir. İşte bu nedenle DNA üzerinde Allah’ın sonsuz ilmi tecelli etmekte. Bu nedenle DNA canlı yaşam üzerine vurulmuş en büyük tevhit mührüdür.

Kainat ölçeğindeki DNA yazılımı ile insan ölçeğindeki DNA yazılımı aynıdır

Evet, kâinattaki san’at-ı muntazamanın küçük bir mikyasta nümunesi insanda vardır. O daire-i kübrâdaki san’at Sâni-i Vâhide şehadet ettiği gibi, şu insanda olan küçük mikyastaki hurdebinî san’at dahi yine o Sânie işaret eder, vahdetini gösterir.

Hem nasıl ki, şu insan gayet mânidar bir mektub-u Rabbânîdir, muntazam bir kaside-i kaderdir. Öyle de, şu kâinat dahi, aynı o kalem-i kaderle, fakat büyük bir mikyasta yazılmış muntazam bir kaside-i kaderdir.(Mektubat, s. 331)

Bu ifadede insan ile kainat arasındaki çok mühim bir hususa dikkat çekilmekte. Burada kainat ölçeğinde yazılan yazılım ile insan ölçeğinde yazılan yazılım arasında sadece boyut farkı olduğu nazarlara sunuluyor. Bu yazıların mahiyeti ise aynı manaya işaret ediyor. Yasin harfi içine tüm Yasin suresi yazıldığı gibi, insan kelimesi içine de küçük harfler ile kainatın tüm bilgisi yazılmış ve kotlanmış. İşte bu da insan DNA ve genetiğinde kainatın tüm bilgisinin kotlanmış ve yazılmış olduğuna işaret ediyor. Zira insan DNA ve genetik denilen bir yazılımın açılması ile yaratılan bir mahluk. Bu konuda Risale-i Nurda bir çok bilgi yer almaktadır. Bilhassa insan kainatın meyvesi olması nedeni ile bir çok hususa temas edilmiş. Bu konuda daha fazla bilgi için meraklı okuyucuyu Risale-i Nurdan “insan ve kainat” konusunda kısa bir araştırmaya davet ediyoruz.

Kainat, insan ve İslam bütünlüğü

“İ’lem eyyühe’l-aziz! Kâinat bir şeceredir. Anâsır onun dallarıdır. Nebatat yapraklarıdır. Hayvanat onun çiçekleridir. İnsanlar onun semereleridir. Bu semerelerden en ziyadar, nurlu, ahsen, ekrem, eşref, eltaf Seyyidü’l-Enbiyâ ve’l-Mürselîn, İmâmü’l-Müttakîn, Habîbi Rabbü’l-Âlemîn Hazret-i Muhammed’dir.”

 

Netice-i kelam:

DNA ve gen içinde tüm kainat bilgisi yazılmış. Kainatı bir noktadan yaratıp genişleten, sonra da onu küçücük bir insanın mahiyetinde bir nokta şeklinde yazan ve ahirette de bu her bir noktadan yeni bir kainat yaratacak olan Allah’ın şanı ne yücedir!..

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*