Ramazan ayı nedeniyle televizyonlarda bir çok program yapılıyor. İftar ve sahur programlarında sahalarında uzman kişiler ekrana çıkıyor ve bilgilerini toplumla paylaşıyorlar. Bir çok faydalı bilgi ile cemiyeti aydınlatıyorlar.
Fakat bazen yanlış anlaşılabilecek izahlar da olmuyor değil. Bir sahur programında bir hocamızın dua ile ilgili izahları gibi. Hocamız sahasında gerçekten derin bilgilere sahipti. Fakat dua ederken kötü ve menfi kelimeler kullanılmasının kendince zararlarını anlatıyordu. Duada kötü kelimeler kullanıldığı zaman bunun kötülüğü de çağırabileceğini ifade ediyordu.
Peki bu ne derece doğru?
Dualarımızda hiç menfi kelimelere yer vermeyecek miyiz?
Bu konuda ölçü nedir?
Evet insan normal yaşantısında kötü kelimelerden ve menfi düşüncelerden uzak durmalı. Çünkü menfilik ve kötülük bir ölçüde insana bazı istenmeyen duygu ve hallerin meydana gelmesine vesile olabilir.
Fakat bu demek değildir ki kötülük ve şerlerden Allah’a sığınmayalım. Elbette ki bazı menfi hallerden Allah’ın rahmetine sığınacağız ve başımıza gelebilecek menfi hallerden korunmak için yine Allah’ın yardımını isteyeceğiz.
Zira bu konudaki ölçü Resullahın (asm) dualarıdır. Peygamberimiz (asm) nasıl dua etmiş ona bakmak lazım. Her bir davranışta olduğu gibi dua etme konusunda da en güzel ölçü Allah Resülunun davranışlarında saklıdır.
İşte o dualardan bazıları:
“Allah’ım! Nimetinin yok olmasından, verdiğin afiyetin (nimet ve sağlığın) bozulmasından, ansızın cezalandırmandan ve öfkene sebep olan her şeyden sana sığınırım.” (Müslim, Zikir 96 )
“Allah’ım! Kederden ve üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç yükünden ve insanların kahrından sana sığınırım.” (Ebû Davud, Sâlat 367)
“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım; zulmetmekten ve zulme uğramaktan da sana sığınırım.” (Buhârî, Deavât 40)
“Allah’ım! Dalalete (sapıklığa) düşmekten veya (başkalarını) dalalete düşürmekten, hataya düşmekten veya (başkasını) hataya düşürmekten, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik etmekten veya cahillikle karşılaşmaktan, sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Edeb 112)
“Allah’ım! Korkaklıktan sana sığınırım. Ömrün en düşük çağının zorluklarından, dünya fitnelerinden ve kabir azabından da sana sığınırım.” (Buhârî, Cihad 25)
“Allah’ım! Cehenneme götüren fitneden, Cehennemin azabından, zenginliğin ve fakirliğin şerrinden sana sığınırım.” (Ebu Davud, Vitr 32)
İşte insan elbette ki hayrı ve güzelliği Allah’ın rahmetinden talep ettiği gibi; şerden, kötülüklerden, bela ve musibetlerden de yine Allah’ın şefkat ve rahmetine sığınacak. İnsanlığın gereği de bu değil mi?