Bu başlık Dr. William Happer adlı bir bilim adamına ait.
Haber aynen şöyle:
“Küresel ısınma yalanı çöküyor mu?”
DÜNYAYI KURTARMAK MI, YOKSA BİTKİLERİ ÖLDÜRMEK MI?
Bizi “karbon ayak izi” peri masallarıyla yatmamız için kandırdılar!
Princeton’ın dehası Dr. William Happer, küresel elitleri geceleri uyanık tutacak gerçeği ortaya koydu:
DÜNYA ŞU ANDA CO2 SIKINTISI YAŞIYOR!
Yıllarca “karbon gazı dünyayı yok ediyor” dediler, ancak bilim tamamen farklı bir hikaye anlatıyor: Dünyanın her zamankinden daha fazla karbona ihtiyacı var!
Gerçek: Bitkiler açlıktan ölüyor! Karbondioksit seviyelerinin düşürülmesi dünyayı yeşillikten mahrum bırakacaktır.
Plan: Sizi karbon vergileriyle fakirleştirirken, doğanın gerçek yakıtını kesmek istiyorlar.
Sonuç: Daha fazla CO2, yemyeşil ormanlar ve daha cömert hasatlar anlamına gelir!
Bu aldatmacaya hala inanacak mısınız?”
Son zamanlarda küresel ısınma ve iklim krizi hakkında çok ciddi tartışmalar yaşanıyor. Bir çok bilim adamı küresel fitne şebekesinin yaymaya çalıştığı küresel ısınma efsunundan kurtulup gerçeği görmeye başladı.
Bunlardan birisi de Dr. William Happer adlı bilim adamı.
Çok açık ve net bir gerçeği dile getirmiş. “Bitkilerimiz açlıktan ölüyor” diye önemli bir hakikate dikkat çekiyor.
Gerçekten de öyle.
Çünkü bitkilerin ana besin maddesi karbon elementidir. Bunu da havadaki karbondioksit gazından elde ederler. Yani bitkiler fotosentez yolu ile havadaki CO2 gazını alırlar ve oksijen üretirler. Ormanlık bölgelerde oksijen oranının yüksek olmasının nedeni budur.
Şayet havada karbon eksilir ise bitki yeteri derecede beslenemez ve bir süre sonra da ölür. Bitkiler ölür ise hayvanlar beslenemez, onlar da ölür. Dolaysıyla insanlar da çok büyük bir zarar görür.
İşte bu nedenle “sıfır karbon mantığı taşıyan” zihinler doğrudan hayata ve çevreye ve insana bilerek veya bilmeyerek düşmanlık yapmaktadırlar.
Şu dünya yüzünde canlılığın devamı için yeteri derecede karbon atomuna ihtiyaç vardır. Hayvan ve insan gibi canlıların yeteri derecede oksijen alabilmeleri için yeteri derecede karbon salınımı da yapmaları gerekir. Bu nedenle fosil yakıtlardan çıkan ve ateş sonucu meydana gelen karbon atıklara bitkiler şiddetle ihtiyaç duyar.
Hatta çoğu zaman atık karbondioksit gazları da yeterli gelmez. Bu noktada ilahi irade doğrudan devreye girer ve volkanlar yolu ile yeterli karbon gazı dünyaya salınır. Zaten volkanların bir çok görevleri yanında karbon gazı salınımı da en önemli görevleri arasındadır. Son günlerdeki volkan aktivitelerinin artış göstermesi de bitkilerin karbon ihtiyacına olan bir işaret olabilir.
Bu nedenle “iklim krizi, sıfır karbon hedefi, karbon ayak izi” gibi kavramlar bilimsel gerçeklere ve ciddi araştırmalara dayanarak oluşturulmuş kavramlar değil. Dünya yüzündeki bir avuç küresel şebekenin desteklediği ve fonladıkları üniversiteler yolu ile dünya yüzüne üfledikleri bir sihir, bir efsundan ibaret.
Nüfus azaltmak, insanlığı yok etmek amaç ve hedefinde de bulunan bu şebekeye karşı uyanık olmak gerekiyor. Bazen bakıyoruz muhafazakar çevreler bile bu tür yanlış bilgilerin peşinden gidiyorlar. Cenab-ı Hakkın dünya yüzüne koyduğu denge ve döngü kanununa muhalefet eden bazı iklim ve küresel ısınma yalanlarını sayfalarına taşıyıp yayınlama hatasına düşüyorlar. Halbuki bu tür insanların sözünde bir iki doğru var ise bir çok yanlış ve yanıltıcı bilgi de bulunmakta.
Bu nedenle tekrar edelim ki, iklim ve küresel ısınma konusunda dikkatli olmak gerek.