EURONUR ÖZEL

Dünyanın En Kıymetli Varlığı

Özel Makale / Dünya

İnsanoğlu baba yurdu olan Cennet’ten ayrılıp bu dünyaya gönderilmiştir. Bu ayrılış bir görevlendirmedir. Çünkü Cennet’te kalsaydı sadece bir insan olarak kalacaktı. Kabiliyetleri gelişmeyecekti. Cennet üreme ve duyguların gelişme yeri değildi. Nisbi hakikatler orada yoktu. Nisbi hakikatlerin olmadığı yerde kabiliyetlerin inkişafı meydana gelemiyor. Cennet’te ise nisbi hakikatler yoktur. Orada sadece hayırlar vardır. Şerler ise Cehennem’de toplanmıştır. Duyguların gelişmesi ise hayır ve şerrin karışık olarak bulunduğu yerde meydana gelmekte ve inkişaf etmektedir. Serçenin kabiliyetini geliştiren atmaca kuşunun ona musallat olmasıdır. Cennet’te sadece hayırlar olduğu, şerlerin ve kötülüklerin olmadığı dikkate alınırsa orada duygu inkişafı meydana gelmeyecektir.

Dünya Hayatının Hikmeti ve İmtihan Sırrı

İşte insanların dünyaya gönderilmesi bir hikmete, bir görevlendirmeye matuftur. Hayır ve şerrin karışık olduğu şu dünya meydanına gönderilmiş, çetin bir imtihana tabi tutulmuştur. Seradan süreyyaya kadar bir terakki ve tedenni basamakları önüne açılmıştır. Kabiliyetlerini doğru kullananlar yukarıya çıkacak, kullanmayanlar aşağıya düşecektir. Peygamberler ve kitaplar göndererek doğru davranışların yolları da gösterilmiştir. Hem dünyasını hem de ahiretini mamur etmenin kuralları ortaya konmuştur. Bu sayede binlerce peygamberler, sahabeler, evliyalar, asfiyalar ve kamil mü’minler meydana gelmiş, dünya imar edilmiş ve ahirete tarla olarak meyvasını vermiştir. Esma-i Hüsna’nın tecellileri vuku bulmuştur.

Cennet Yurduna Dönüş Yolculuğu

Baba yurdu olan Cennet’e özlem ve arzu bu yüzdendir. Bu ise, meşakkatli bir yol ve ciddi bir gayret istiyor. Allah yolunda önce nefsi ile mücadele edecek, imanını inkişaf ettirerek, ibadet ve taatini artırarak, ilmini ve amelini geliştirerek mücadele edecektir. Sonra şeytana adımlarını uyduran insan görünümlü düşmana karşı, Rabbinin emirlerine intisap ve inkıyat ederek, ihtiyaç halinde maddi cihad imkanları ile cihad edecektir. Bütün bunlar baba yurduna giderken, daha doğrusu dönerken önüne çıkan engellerdir. Bunları aşmak ise insanın omuzuna yüklenmiş sorumluluklardır. Rabbine bağlılığını koparmadan engelleri aşıp yoluna devam etmesi gerekmektedir. “Allah, iman edenlerin dostu ve yardımcısıdır; onları inkâr karanlıklarından kurtarıp hidayet nuruna kavuşturur.” (Bakara Sûresi, 2:257)

Kavuşmanın Anahtarı: İman ve Mücadele

Ayrılığın verdiği acı ve ıstırabı ancak kavuşma dindirebilir. Her ayrılık bir uzaklaşmadır, bir kopuştur. Kavuşmak için de bir başlangıçtır. Bir Arap şairi bunu güzel tasvir etmiştir. “Eğer dostlardan mufarakat (ayrılık) olmasaydı, ölüm ruhlarımıza yol bulamazdı ki, gelsin, alsın.” Cennet’ten kopup ayrılan insan, geri oraya dönebilmek için her türlü gayreti göstermesi gerekli ve lazımdır. Baba yurduna, asıl vatanına kavuşacaktır. Bundan daha güzel bir mutluluk olamaz. Oraya kavuşmak için de her türlü çabayı göstermesi boynunun borcudur. Cennet’in anahtarı ise imandır. İman ile Allah’a intisap eden mü’minin yardımcısı Allah’tır. “’Doğrusu Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir, artık O’na kulluk edin, bu, doğru yoldur.” (Zuhruf 43/64)

Benzer konuda makaleler:

Ali Sarıkaya

Adana'nın Saimbeyli İlçesi Çeralan Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve Liseyi Konya İHL de okudu. 1976 da İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. Milli Eğitimin çeşitli okullarında öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Osmaniye'de yaşamaktadır. Osmaniye'de yerel… Devamı »

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu