![]()
Ebedi bir gençlik istiyorum. Hiç kaybolmasın, yok olmasın, pörsümesin. Bu mümkün mü? Elbette mümkün. Allah’ın sosuz mülkünün içinde böyle bir yer var. Orasının adı Cennet. Hiçbir dert yok, keder yok. Eskime yok, pörsüme yok. İnsanın en olgun zamanı bir yaşta olacak şekilde ebedi bir gençlik var.
Orası huzur, mutluluk ve mükâfat mekânlarıdır. Bütün hayır ve güzellikler orada toplanacaktır. Orada çirkinlikler yoktur. Kötülük yoktur. Kötülük isteme kabiliyeti de yoktur. Bütün hayırlar Cennet’te toplanırken bütün şerler de Cehennem’de toplanacaktır.
İnsanların bedenleri ebediyen genç ve güzel kalacaktır. Hadis-i şeriflerin beyanına göre, Cennet ehlinin yaşı otuz üç olacak ve hep öyle devam edecektir. “Cennet halkı kıyamet günü Âdem’in suretinde, otuz üç yaşında, bıyıklı, bedenleri kılsız ve karagözlü bir sima hâlinde haşr edilirler. Sonra cennette bulunan bir ağacın yanına götürülürler ve ondan elbise giyinirler, artık ne elbiseleri eskir ve ne de gençlikleri kaybolur.”(Kenzu’l-Ummal, H. No: 39383).
Dünya kadınları da hurilerden daha güzel olarak Cennet’e konacaklardır. Cennete gidecek kadınların yaşı daha genç olacak ve güzellikleri hiç bozulmayacaktır. Dünyadan âhirete gönderdikleri sevaplar nispetinde hem Cennetteki derece ve makamları yüksek olacak hem de güzellikleri o nispette kat kat artacaktır. Cennet saraylarının hanımı olan o mübarek kadınlar, hurilere sultan yapılacaktır.
Peygamberimize (asm) bir gün ihtiyare bir kadın gelir ve “Ya Resülullah! Ben de Cennete gidecek miyim?”diye sorar. “Hayır! İhtiyarlar Cennete giremez.”diye cevap alınca, içindeki inceliği anlayamayan kadıncağız birden bire ağlamaya başlar. Onu teselli eden Kâinatın Efendisi (asm) “Cennet ihtiyarların yeri değildir. Sen ihtiyar olarak değil, gencecik bir kız olarak yaratılıp gireceksin.” der ve tebessümle cevabındaki inceliği izah eder.
Cennetin sonsuz nimetlerinden istifade eden insanların bedenleri, onu teşkil eden hücrelerin sabit oluşu veya vücuda giren maddelerle çıkanların muvazenede oluşundan dolayı ölümsüz olup ebediyete mazhar olacaklardır. Hiç ihtiyarlığa ve hastalığa maruz kalmayacaklardır. Kendileri, eşleri, sarayları ve sevdikleriyle birlikte ebediyen Cennette kalırlar ve Cennetin sonsuz nimetlerinden sonsuza kadar yararlanırlar. Bunlar müminlere, Cennetin ebedi gençlik bayramlarını yaşatır.
Onlar için ebedi saadet, Allah’ın rızasına nail olma ve Allah’ın emsalsiz cemal ve güzelliğini seyretme lezzeti de vardır. Bu ise, Cennet lezzetlerinin tamamından üstün ve Cenneti unutturacak kadar yüksek ve saadetli bir haldir. Orada usanma ve bıkma gibi duygular olmadığından, bu saadetler sonsuza kadar devam eder gider.