“Ecel elinden terhis tezkeresi”

9 Mart 2021 Salı günü ruhunu Hakk’a teslim eden Sabahaddin Boyacı ile bu dünya misafirhanesinde ve kışlasında şahsen tanışıklığımızın çok vesilelerinden biri de aynı devre asker arkadaşım olmasıydı.

Ama onun en mümeyyiz vasfı hiç şüphesiz Risale-i Nur Talebeliği olsa gerektir. Onun bu vasfının sayısız şahitleri olmuştur. Nitekim o da, Üstadını gören ve hizmetkârı olan son şahitlerden bir çoğunun hayran şahitlerinden olmuştur.

İhlâs Risalesi’nde geçen, “en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmerd kardeş” olabilme yolundaki arzu, niyet ve gayretine her vesileyle şahit olmuşuzdur.

İstanbul-Tuzla Piyade Okulu: En önde oturanlar sırasında sağdan birinci Sabahaddin Boyacı

Anî vefatına müteessir olduğum, hak ve hakikat yolcusu bu kardeşimizle Yedek Subay Tuzla Eğitim Okulunda beraberdik. Eğitim sonrası çekilen kur’ada benim kısmetime Bursa Işıklar Askerî Lisesi düşerken, ona kritik yerlerde talime devam düşmüştü.

Beraber geçirdiğimiz acemilik döneminden sonra, Şubat 1977’den itibaren başlayan ustalığımız ayrı yerlerde geçtiği için, kendisiyle ilgili unutulmaz bir kaç noktayı onun kaleminden buraya aktarmış olalım:

“Bir buçuk ay kadar sonra, Hakkâri ili Çukurca ilçesi Uzundere takım komutanlığına getirttiğim haftalık Yeni Asya gazetelerini, vadiye bakan bir yamaçta okurken vâ-hasretâ Tahirî Ağabeyin vefat haberini okudum. Gayrı ihtiyari çok hüzünlendim. Kuş uçmaz kervan geçmez (o zaman için) bir dağ başında, müfritane irtibat gereği, gazetem bana haber vermişti. İki sene sonra torununu istemek nasip oldu ve “Bize 15 gün müsaade edin” dediler. İkinci günü Antalya Gödene Yaylası’nda okuma programı var. Sabah dersini yaptıktan sonra, kaylule için bir çamın altına yatmıştım. Tahir Ağabey çok ciddî bir şekilde elini yandan yukarı doğru sallayarak “Verdim” dedi ve beni vesveseden kurtardı. Ben de “İsterseniz bir 15 gün daha bekleyebiliriz” dedim. Allah’a sonsuz şükürler olsun. Meğer benim dedem de olacakmış, ben nereden bileyim. Ama o bildiğini bildirdi. Allah (cc) hepimizi şefaatine nail eylesin. Âmin.”

Usta birliğinden

Askerlik vazifemizi yaparken, nasıl ki terhis olacağımız günü bekledik, ve nihayet terhis tezkeremizi alınca da asıl memleketlerimize döndük; aynen öyle de dünya misafirhanesinde ve kışlasında “ecel elinden terhis tezkeresini alan” her mü’min de ölüm ile terhis olup asıl vatana dönüyor inşaallah. Yeter ki asker askerliğini bildiği gibi kul da kulluğunu bilsin.

“Elbette ve elbette, o Kadîr-i Zülcelâl, O Hakîm-i Zülkemal, o Rahîm-i Zülcemal, vaadini yerine getirecek, saadet-i ebediye kapısını açacak, Âdem babanızın vatan-ı aslîsi olan Cennete sizleri, ey ehl-i iman, ithâl edecektir.” 1

Ve asıl dâva iman dâvâsıdır. “Elbette bu dâvâyı kazanmadan evvel başka şeylere ehemmiyet veren, divanedir. Hattâ o dâvâ o derece tehlikeye düşmüş ki, bir ehl-i keşfin müşahedesiyle, bir yerde ecel elinden terhis tezkeresini alan kırk adamdan bir adam kazanabilmiş, otuz dokuzu kaybetmiş.” 2

Sabahaddin Boyacı’nın, Yeni Asya’da düzenli yazmaya başladığı 28 Ekim 2015 tarihli ilk yazısı “Abilere selâm”; 5 Ocak 2021 tarihli son yazısı da “Yolu açık tutalım” olmuştur.

Bu son yazısını da şu duâ ile tamamlamıştır: “Allah bizi ihlâsla hizmet düsturlarına uyan ve ittihad-ı İslâma hakkıyla çalışıp vesile olanlardan eylesin. Son zamanlarda ahirete irtihal eden Nur Talebelerine rahmet eylesin. Mekânları Cennet olsun. Dünyayı istilâ eden taun belâsından Allah ehl-i imanı muhafaza eylesin. Bu illete yakalanan kardeşlerimize âcil şifalar versin. Âmin.”

Biz de onu, “Son Şahitlere Şahitliğimiz” başlıklı çalışmamızda yer alan ve alacak olan listeye-sırası gelince yazmak üzere-dahil ettik. Eğer ki, biz de ecel elinden terhis tezkeremizi alıncaya kadar Cenab-ı Hak mühlet verip muvaffak ederse..

Usta birliğinden

Dipnot:

1- Yirminci Mektup. 2- Sikke-i Tasdîk-i Gaybî, s. 277.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*