EĞİTİMDE YASAKLAR KALKMALI

Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfınca yapılan açıklamada “Din ve vicdan hürriyetinin bir parçası olarak şahsî inançların serbestçe yaşanması açısından, çocuklarımızın kılık kıyafet tercihi her ölçekteki eğitim kurumunda serbest bırakılmalıdır” denildi. Bildiride zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılacak olması da eleştirildi.

12 YILLIK EĞİTİM 28 ŞUBAT GİBİ

Şuurlu Öğretmenler Derneği ise “İkinci dört yılda açık öğretim yolu kapalı olduğu için aslında hafızlık kurumuna ve Kur’ân  kurslarına 28 Şubat’a benzer bir postmodern eğitim darbesi vurulmuştur. Bir öğrenci liseyi bitirmeden Kur’ân kursuna gidemeyecek, hafız olamayacaktır” açıklamasını yaptı.

4+4+4’de “açık öğretim” imkânı da olmalı
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı olarak, çocuklarımızın geleceği ile ilgili önemli karar aşamasında olduğumuz şu günlerde, aşağıdaki değerlendirmelerimizi ve taleplerimizi kamuoyunun bilgisine sunarız:

Ülkemizde uzun bir süredir uygulanan sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz eğitim sistemi, 28 Şubat döneminde İmam-Hatip Liselerinin önünü tıkamak maksadıyla getirilmiş ve maalesef meslekî eğitime de ciddî zararlar vermiştir.  Bu eğitim sistemi, veli ve öğrencilerimizin tercih kullanma gibi temel hak ve hürriyetini elinden almış ve hiçbir alternatif çözüme de imkân tanımamıştır. Çocuklarımız, kişiliklerinin şekillendiği en önemli yıllarda yetenek ve kişisel özellikleri dikkate alınmadan tek tip eğitim sistemi dayatması ile karşı karşıya kalarak, psikolojik, ruhî ve zihinsel travmalar yaşamışlardır. Milletimiz, kendisine bu zulmü reva gören “28 Şubat’ın aktör ve figüranlarını” tasfiye ederek, tarihin karanlık sayfalarına tecrit etmiştir.

Bugün çağdaş dünyada tek tip kesintisiz eğitim modeli, az gelişmiş ülkeler dışında, ileri eğitim seviyesini yakalamış hiçbir ülkede uygulanmamaktadır. Gelişmiş ülkelerde, çocuklara erken yaşlarda tercih ve yeteneklerine göre yönlendirmeye açık bir eğitim modeli sunulmaktadır.
Ülkemizin nüfusunun çoğunluğu, gerek kültürel birikimi gerekse tarihî altyapısıyla zeki ve yetenekli gençlerden oluşmaktadır. Buna rağmen ülke olarak ilimde, teknolojide, sporda, san’atta, edebiyatta, bilimsel araştırmalarda ve yeni icatlarda istenen sonucu tam manasıyla alamamaktayız. Bu olumsuz durumun en önemli sebeplerinden biri, sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz eğitim sistemidir. Bu sistem içinde çocuklarımız, hem kabiliyetlerine göre zamanında yönlendirilmemiş, hem de en verimli dönemlerinde meslekî eğitim alma imkânını elde edememişlerdir.

Sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz eğitim sistemi, bugüne kadar hafızlık müessesine büyük darbe vurmuştur. Bu sistem, hafızlık gibi erken yaşlarda verilmesi gereken bir eğitimi ve İmam Hatip Liselerinin orta kısmındaki hazırlık imkânını ortadan kaldırarak, din eğitimi noktasında ciddî bir boşluğa sebep olmaktadır.

Sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz eğitim sistemi, 15 yaşına gelmiş yaş gurubu ile daha küçük yaşlardaki çocukların aynı fizikî mekânlar içinde tutulması gibi, gerek pedagojik gerekse kriminal açılardan çok önemli sıkıntılar doğurmuştur.

Açık öğretim imkânı
Kanun tasarısı ilk defa kamuoyu ile paylaşıldığında ikinci ve üçüncü 4 yıllarda isteyen öğrencilere açık öğretim imkânı vermekteydi. Ancak kanun tasarısının son şeklinin, açık öğretim imkânını sadece üçüncü 4 yılda uygulanmasını öngörerek daraltıyor olmasını endişeyle izlemekteyiz. Bir kısım çevrelerin 28 Şubat refleksleriyle bu konuya muhalefet ettiği inancındayız. Çocuklarımızın geleceği için son derece önemli olan bu konuda, milletimizin büyük çoğunluğunun, kanun tasarısının, 4 yıldan sonra örgün eğitimin zorunlu olmaması, ikinci ve üçüncü 4 yıllarda, isteyen öğrencilere açık öğretim imkânı sağlanması şekli ile parlamentodan geçmesi yönündeki taleplerini temsilcilerimize hatırlatırız.

Karma eğitim
Sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz eğitim sistemi gibi, karma eğitimin de mecburî hale getirilmesi anayasal anlamda temel hak ihlâlidir. Karma eğitimin yanında, sosyal ve pedagojik zaruretine binaen, kız ve erkeklerin ayrı ayrı eğitim göreceği alternatif okullar da eğitim sistemimiz içinde bulunmalıdır.

Birçok gelişmiş ülkede karma eğitimin yanında, kız liseleri ve erkek liseleri bir alternatif olarak sunulmaktadır. Ülkemizde uzun yıllar uygulanan ve bir dönemin mahsulü olarak budanan ve bazı yabancı liselerde halen uygulanmakta olan bu sistem yeniden tesis edilmelidir.

Kılık kıyafet serbestliği

Din ve vicdan hürriyetinin bir parçası olarak şahsî inançların serbestçe yaşanması açısından, çocuklarımızın kılık kıyafet tercihi her ölçekteki eğitim kurumunda serbest bırakılmalıdır.

Uzun yıllar sonra ilk defa sivil bir anayasa yapma imkânını bir fırsat olarak görmeli ve toplumumuzun millî, manevî ve ahlâkî değerlerine saygı gösterilmeli ve başörtüsü siyasî bir simge yaftası altında kalmaktan kurtarılmalıdır.

Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı ülkemizin ve milletimizin geleceği adına dönüm noktası niteliğindeki 4+4+4 eğitim sisteminin parlamentomuzda milletimizin beklentisini karşılayacak şekli ile yasalaşacağına olan güvenimizi bir kez daha teyit eder, kamuoyunun takdir ve tensiplerine sunarız.

AV. HAMZA AKBULUT/TGTV Yönetim ve İcra Kurulu Bşk.

12 yıllık eğitim, Kur’ân eğitimine darbe vuracak

ŞUURLU Öğretmenler Derneği Samsun Şube Başkanı İsmail Okutan, Zorun eğitimi 12 yıla çıkara “4+4+4” eğitim sistemi ile ilgili “İkinci 4 yılda açık öğretim yolu kapalı olduğu için aslında hafızlık kurumuna ve kuran  kurslarına 28 Şubata benzer bir post modern eğitim darbesi vurulmuştur” dedi.
İsmail Okutan, yaptığı açıklamada.  28 Şubat sürecinin antidemokratik uygulamalarının en büyük zararının imam hatip liseleri, diğer meslek liseleri ve Kur’ân kurslarına olduğunu belirterek, “Özellikle hafızlık müessesesinin yok olmasına sebep olmuştu” dedi.  Okutan, 18. Millî Eğitim Şûrâsı’nda alınan kararlar doğrultusunda “kesintisiz eğitim” zorbalığının kaldırılarak imam hatip liseleri ve diğer meslek liselerinin orta kısımlarının yeniden açılmak istenmesinin mağduriyeti yaşayan insanları ve özgürlüklerden yana duyarlı bütün kesimleri zulüm ve haksızlığın kalkacağı yönünde umutlandırdığını söyledi. Gelinen noktada zorunlu eğitimin 4+4+4 şeklinde 12 yıla kademeli bir şekilde çıkarıldığını hatırlatan Okutan, şöyle devam etti:

“Yeni yasayla birlikte 28 Şubattan önce olduğu gibi temel eğitimi bitiren bir öğrenci, isterse imam hatip liselerinin orta kısmına veya diğer meslek liselerinin orta kısımlarına kayıt yaptırabilecek mi? İsterse öğretimine ara vererek, Kur’ân kursuna, hafızlığa devam edebilecek mi? Öğrenci bir-iki yıl ara verdikten sonra, yine istediği okula, ikinci dört yıldan başlayarak devam edebilecek mi? Birinci dört yıldan sonra açık öğretime devam edebilecek mi? Hayır. O halde millete söyleyin bakalım bu yasa neden çıkarıldı? Eğitimin hangi sorununu çözmüştür? Bu programı hazırlayanlar, Öğretmenlere hiç danışmamışlar mı? Önceden olduğu gibi, eğitim sistemi bir kez daha deneme tahtasına çevrilmiş bulunmaktadır. Bu değişikliği yapanların asıl amacı neydi? Kamuoyunda meslek liselerinin önü açılacak, kuran eğitimi yasal hale gelecek, zulüm ve haksızlık ortadan kaldırılacak diye bir beklenti vardı. Hâlbuki İkinci dört yılda açık öğretim yolu kapalı olduğu için aslında hafızlık kurumuna ve Kur’ân  kurslarına 28 Şubat’a benzer bir post modern eğitim darbesi vurulmuştur. Çünkü bir öğrenci liseyi bitirmeden Kur’an kursuna gidemeyecek, hafız olamayacaktır. İmam hatip ve diğer meslek liselerinin bünyesinde ortaokul kısmı açılmadan bu soruna bir çözüm bulunmuş olamaz.”

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*