EURONUR ÖZEL

Ehl-i Beyt Ayetinin Şümulü

Özel Makale / Ehl-i Beyt

«Ey Ehl-i Beyt, Allah muhakkak ki sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz temizlemek ister.» (Ahzap Suresi 33/33) Bu ayet-i kerimenin nüzul sebebi olarak Peygamberimizin (a.s.m.) hanımları gösterilmektedir. İbn Cerîr, İkrime’den (r.a.) rivayet eder ki; O «Ey Ehl-i Beyt, Allah muhakkak ki sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz temizlemek ister.» âyetinin özellikle peygamberin hanımları hakkında nazil olduğunu sokakta bağırarak söylerdi.

Ayetin Nüzul Sebebi ve Yorumu

Ayetin iniş sebebi Peygamber hanımları olsa da kastedilen sadece hanımları değildir. Bütün aile efradını içine almaktadır. Bununla ilgili olarak bu konuyu açıklayıcı hadisler rivayet edilmiştir. İbn-i Kesir tefsirinde bu ayetin yorumu olarak bazı hadisler rivayet edilmiştir.

Peygamberimizin Uygulamalarından Örnekler

Enes bin Mâlik naklediyor ki; Rasûlullah (a.s.m) altı ay boyunca Fâtıma’nın kapısının önünden geçtiğinde sabah namazına gidiyorsa; ey hane halkı (Ehl-i Beyt) namaz der ve «Allah muhakkak ki sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz temizlemek ister.» âyetini okurdu.

İbn Cerîr Taberî der ki: Bize Abdullah bin Vekf… Ebu’l-Hamrâ’dan nakletti ki; Rasûlullah döneminde yedi ay boyunca Medine’ye bekçilik yaptım. Sabah namazı olunca Hz. Peygamberin kalktığını, Ali ve Fâtıma’nın kapısına gelip; namaz, namaz, dediğini sonra bu âyeti okuduğunu gördüm.

İmâm Ahmed der ki: Bize Muhammed bin Mus’ab… Ebu Ammâr’dan nakletti ki; o şöyle demiş: Ben Vasile bin Eskâ’ın yanına girdim. Onun etrafında bir topluluk oturuyordu. Hz. Ali’yi (r.a.) söz konusu ediyorlardı. Onlar kalkınca Vasile bin Eskâ’ bana dedi ki: Rasûlullâh’dan (s.a.v.) gördüğüm bir şeyi sana haber vereyim mi?

Ben; evet, dedim. O dedi ki:
Ben Hz. Fâtıma‘ya varıp Hz. Ali’yi sordum. O da; Rasûlullah’a doğru gitti, dedi. Oturdum onu bekliyordum. Nihayet Rasûllah (s.a.v.) beraberinde Ali, Hasan ve Hüseyn olduğu halde geldi. Her birinin elini kendi elinin içerisine almıştı. İçeri girdi ve Hz. Ali ile Fâtıma’yı önüne oturttu. Hz. Hasan ile Hüseyn’i iki kucağına oturttu. Sonra elbisesini onların üzerine örterek —veya onlara giydirerek dedi— şu âyet-i kerîme’yi okudu: «Ey Ehl-i Beyt, Allah muhakkak ki sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz temizlemek ister.» Sonra devamla; Allah’ım, bunlar benim evimin halkı —Ehl-i Beytim— benim evimin halkının temizlenmeye en çok hakları vardır, buyurdu.

Ata b. Ehi Rebah dedi ki: Bana Ümmü Seleme’den dinlemiş olan birisinin tahdis ettiğine göre o şunu anlatmıştır: Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) evinde iken Fatıma (radıyallahu anha) kendisine içinde etli çorba bulunan bir tencere getirdi. O tencereyi alarak Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanına girdi. Allah Rasülü ona: “Kocanı ve iki oğlunu çağır” buyurdu. (Ümmü Seleme) dedi ki: Ali, Hasan ve Hüseyin gelip onun huzuruna girdiler. Oturup o çorbadan içmeye başladılar. Allah Rasülü de yüksekçe bir divan üzerinde oturuyordu. Altında da Hayber işi bir örtü vardı. (Ümmü Seleme) dedi ki: Ben de odada namaz kılıyordum. Aziz ve celil olan Allah’ın “Ey Ehl-i beyti Allah sizden ancak kiri giderip tam anlamıyla sizi temizlemek ister” ayeti nazil oldu. (Ümmü Seleme) dedi ki: Allah Rasülü örtünün artan kısmını alıp, o örtüyle onları örttü. Sonra elini örtünün dışına çıkartıp, semaya kaldırdıktan sonra: ”Allah’ım! İşte bunlar benim Ehl-i beytim ve benim özel yakınlarımdır. Onlardan kiri gider ve onları tertemiz et” buyurdu. Ümmü Seleme: Ben de başımı (bulundukları) odanın içine sokup: Ben de sizinle beraber miyim ey Allah’ın Rasûlü? dedim. Allah Rasulü: “Sen zaten bir hayır üzeresin, sen zaten bir hayır üzeresin ve ona doğru gidiyorsun” buyurdu.

Hadisler Işığında Ehl-i Beyt’in Kimliği

Yukarıdaki rivayetlerden de anlaşıldığı üzere, bu ayetin şümulüne sadece Peygamber hanımları girmiyor. Ayetin yorumu hususunda nakledilen hadislere bakıldığında çocukları ve torunları da bu ayetin şümulüne dahil oldukları görülmektedir. Hayattaki uygulamalara bakıldığında bu genişliğin bizzat Peygamberimizin uygulamalarında var olduğu açıktır. O, bizzat kızını ve torunlarını bu ayetin şümulüne dahil olarak ifade etmektedir. Hz. Ali’yi (r.a.) de onların arasında zikretmektedir.

Ali Sarıkaya

Adana'nın Saimbeyli İlçesi Çeralan Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve Liseyi Konya İHL de okudu. 1976 da İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. Milli Eğitimin çeşitli okullarında öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Osmaniye'de yaşamaktadır. Osmaniye'de yerel… Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu