EURONUR ÖZEL

Erdoğan rejiminde yolun sonuna doğru

Her insanın fıtri bir ömrü vardır.

Nasıl ki bir insan doğar, büyür, gelişir, ihtiyarlar ve ölür…

Aynen öyle de;

Devletler de kurulur, ilerler, doruk noktasına gelir, sonra geriler ve çöker ve tarih sahnesinden silinirler.

Abbasiler, Emeviler, Osmanlılar buna açık bir örnektir.

Bu görüş özetle İbn-i Haldun’un görüşüdür.

Günümüzde ise siyasi iktidarlar da benzer bir durum içindedir.

Doğarlar, büyürler, tepe noktasına gelirler, sonra gerileyip dağılma sürecine girerler.

Tıpkı şu an Ak Parti idaresinin yaşadığı süreç gibi.

Görünen o ki;

Erdoğan rejimi dağılma sürecine girdi.

Bu süreç bu günden yarına olmaz, ama yavaş yavaş mecrasında akmaya devam ediyor.

Şu an için Erdoğan yargıya, askeri ve sivil bürokrasiye tam hakim bir görüntü veriyor.

Ancak bu görüntünün arkası boş.

Her ne kadar tek adam rejimi olsa da Erdoğan olaylara hakim değil.

Zaten sağlık durumu da buna el vermiyor.

Bu nedenle;

Ak Parti üçe bölünmüş durumda.

Bilal grubu…

Berat grubu…

Fidan grubu…

Bu üç grub da Erdoğan sonrası için birbirleri ile yarışıyor.

Daha doğrusu çatışıyor.

Erdoğan bırakın devlet mekanizmalarına hakim olmayı, kendi vekillerine bile tam hakim değil.

Bunu, basına kadar yansıyan değişik toplantılardan görmek mümkün.

Vekiller ve parti ileri gelenleri Erdoğan’a rağmen çeşitli hesaplar içinde.

Hal böyle olunca;

Erdoğan çaresiz bunları izlemekle yetiniyor.

Çünkü hiç birisine müdahele edemiyor.

Bu beklenen bir sonuç.

Siz her şeyi tek bir adama bağlarsanız o adamda güç kalmayınca bütün ipler çözülür ve imamesi kopmuş bir tespih gibi dağılır gidersiniz.

Mevcut tek adam rejiminin durumu tam da bu.

Erdoğan’ın tek destekçisi kaldı o da Trump.

Trump’ın de desteği sabık Macar lideri Urban’a verilen desteğe benziyor.

Hatırlayın;

Trump Macar lidere de açıkça destek vermişti de bir işe yaramamıştı.

Yani nereden bakarsanız bakın mevcut yönetimin fıtri ömrü sona doğru gidiyor.

Bunu muhalefet cephesindeki gelişmelerden de anlamak mümkün.

Abdullah Gül…

Bu cephedeki en önemli aktör.

Bu günlerde çeşitli toplantılar yapılıyor.

Yeni bir siyasi cephe oluşturma çabaları var.

Bunun liderliğini de Abdullah Gül yapıyor.

Bu cephe neler yapar bilemiyoruz.

Ancak;

Bunlar bile iktidar cephesinin ne denli yıpranmış olduğunun açık göstergesi.

Arzumuz şudur ki;

Bu siyasi tükenmişlik içinde Demokratlar tekrar canlansınlar ve iktidarı ele alarak millete hizmet yolunu açsınlar.

Tıpkı 1950 de, 1965 de olduğu gibi…

Ama bu cephede yaprak kıpırdamıyor.

Zamanında ‘yeter söz milletindir’ diye aslan gibi kükreyen Demokratlar…

Şimdilerde ‘uysal bir ev kedisine’ dönüşmüş durumda.

Bu da kaderin garip bir tecellisi olsa gerek.

Ne diyelim?

Bize düşen, “Görelim mevla neyler, neylerse güzel eyler” diyerek kadere teslim olmak.

Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez! Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu