Hani Üstad diyordu ya:
“Uçları ecnebi elinde olan siyaset” diye.
Biz zannediyorduk ki bu durum sadece bizim ülkemize has.
Ama öyle değilmiş.
Körfez ülkelerinin de ipleri adamların eline geçmiş.
Bunu Trump’ın son Ortadoğu ziyaretinde açıkça gördük.
Adam öyle bir karşılandı ki…
Zannedersiniz gerçek devlet başkanı o.
Üstelik üç trilyondan fazla bir parayı da cebine koydu gitti Trump.
Adam tam bir tüccar kafasına sahip.
“Madem ben sizin güvenliğinizi sağlıyorum. Siz de bedelini ödersiniz” diyor vatandaş.
Adeta körfezin zengin ülkeleri bir esaret hali yaşıyor.
Bu esaretin bedelini de en ağır bir şekilde ödüyorlar.
Bu gerçekten şaşırtıcı bir durum.
Zira;
ABD’ye ödenen 3 trilyon dolar çok büyük bir para.
Türkiye GSMH’nin neredeyse üç katı.
Yani siz üç Türkiye büyüklüğünde bir parayı bir çırpıda veriyorsunuz.
Bu kadar para ile neler yapılmaz ki?
Tüm İslam ülkelerini ihya edersiniz.
Bırakın üç trilyonu…
Bu paranın zekatını muhtaç ülkelere dağıtsanız bir çok ekonomik sıkıntının üstesinden gelirsiniz.
Ama olmuyor.
Olmayışının sebebi de istibdat rejimleri.
Bu gün bakın İslam ülkelerine, çoğu baskı rejimleri ile yönetiliyor.
Halkın doğrudan yönetime katılımı yok denecek kadar az.
Bu da ister istemez emperyal devletlerin çeşitli müdahalelerine kapı açıyor.
Çünkü;
Büyük bir halk kitlesini kontrol etmek zordur.
Bir kralı, bir şeyhi, bir prensi ve tek adamı ekti altına almak hiç de zor değil.
Üstelik bunların bazı zaaflarını ele geçirmişseniz işiniz çok daha kolay.
Ne yazık ki Batı böyle çalışıyor.
Hak, hukuk, adalet ve demokrasi gibi kavramlar sadece kendi sınırları içinde geçerli.
Sınır dışına çıkınca bambaşka bir hal alıyorlar.
Bakın ülkemize!..
Son on yıldır neredeyse katı bir tek adam rejimi uygulanıyor.
Her alanda bir çok haksız ve hukuksuz uygulama var.
Peki batıdan bir ses çıkıyor mu?
Hemen hemen hiç yok.
Üstelik bu tek adam rejimini devam ettirmek için çok büyük bir destek veriyorlar.
İç politikada daralan ve bunalan iktidara dış destekle nefes aldırıyorlar.
Gerçekçi olalım…
Emperyal güçler bizim gibi ülkelerde demokrasi istemezler.
Hatta demokrasi biraz gelişecek olsa önünü keserler.
Şu ülkede yapılan ihtilaller bunun en açık göstergesi.
Hatırlayın;
Ne zaman ki Demokratlar biraz çaba gösterdiler, hep tepelerine bindiler.
Açık ve gizli darbelerle demokrasiye darbeler indirdiler.
Çözüm ne derseniz…
Çözüm yine demokraside.
Hakkın hukukun tesisinde.
Güçlü bir kamuoyu desteğindeki açık bir rejimde.
Umuyoruz ki yaşanan son baskı rejimi herkese bir ders olur da, demokrasinin kıymeti bir derece anlaşılır.
Tüm gayretler gerçek bir demokrasinin tesisi için olur.
Benzer konuda makaleler:
- Müflis Proje: KEMALİZM
- İslam ve Demokrasi
- Mehmet Kutlular: Bir nur talebesinin siyasetteki istikameti
- Mehmet Kutlular: Şahsa değil sisteme bağlıyız