Eylül ve sonbahar

Etrafımızda sonbahar işaretleri..

Vedalar başlıyor, bazen acı bazen hasretlik kokan..

Aylar, mevsimler geliyor ve geçiyor. İnsan da bu gelip geçişlere alışık, farkında olsa da olmasa da..

Kulaklarıma radyodan, “Bütün kuşlar vefasız mevsim artık sonbahar.” şarkısının nağmeleri geliyor.

Penceremden karşıdaki iki adet ıhlamur ağaçlarına bakıyorum.

Her şey vedada, yapraklar gibi. Bahçelerde dolu dolu rüzgârlar hüzünlü esiyor.

Bu Eylül de hüzünlü, aynı rahmet-i Rahmana kavuşan annemin bu dünyadan veda Eylül’ü gibi..

Günlerin kısalması, yaprakların sararıp solması ve toprakla buluşması Eylül’ün farkındalığını bize hatırlatıyor.

Eylül, Sonbahar, Hazan, Güz hepsi ayrılıklar ve hüzünleri hatırlatıyor hasret dolu gönüllere..

Eylül, çiçeklerin, ağaçların bir nev’î kıyameti. Sayısız çiçek, ağaç, meyveler için adeta bir kıyamet ve vazifelerinin bitmesi demek.

Fakat her birinin programlarını Hafîz ismi cilvesi olarak tohumlarda, çekirdeklerde saklanacak ve tekrar yeni bir baharda geçmiş senelerde, baharlarda gördüğü vazifeleri yeniden yapacaklar.

Ömür sermayemizin bir Eylül ayı yine.

Hayatlarımızın fani olduğunu en iyi hatırlatan bir ay.

Gidenler, hüzünlü bırakanlar, hüzün bırakanlar ayı Eylül.

Kuru ve taşlaşmış topraklar güz yağmurlarıyla ıslanmaya, yapraklar sarıya turuncuya dönmeye başlar.

Aslında hüzün dolu sanılan Eylül, daha sonra gelecek ilkbaharın yeşillenmelerini, hayatlanmalarını müjdeliyor.

Yapraklar gibi kuşlar da veda ediyorlar bizlere.

Eylül bahçelerde hüznü bırakırken yeni vedalarla bazen tebessüm ediyor yapmur katreleriyle.

Ayvalar yeniyor(!) bol bol bu mevsimde istenirse.

Eylül sabahları ürperten bir serinlik titretirken öğle sıcağı yine terletir insanın alnını.

Bu Eylül’de bir hüzün var. Ama bu başka bir hüzün. Korona hüznü. İnsanı, dünyayı değiştiren, bambaşka bir hüzün.

Eylül, okulların açıldığı etrafın çocuk seslerinden, cıvıltılarından dolduğu bir ay iken korona dolayısıyla bu neşenin bile yaşanmadığı bir ay oldu.

Teneffüs zillerin çaldığı Yeni normal Eylüllerde buluşuruz inşallah.

Korona Eylül’ü, bambaşka bir ay oldu bizler için. Birçok alışkanlıklarımız değişti, eski hüzünlü soğuk, serin Eylülleri özledik.

Eylülün dallarında ayvadan başka, hünnap, nar, incir, ceviz, üzümün çeşitleri… insanları bekliyor insan hayatına terfi etmek için.

Eylül vedalarında kimi hüzün dolar kimi yeni hayatların başlangıcı sayar ümit dolu günleri hasretle bekler.

Kış için pekmezlerin, konservelerin yapıldığı güzel ay, Eylül…

Eylül, aynı zamanda balık kokulu günlerin özlendiği ay ve Ekim ve Kasım aylarının öncüsü.

Eylül, aslında tam bir tefekkür ayı.

Eylül, Sonbahar, ölümü, ayrılığı anlatıyor bizlere yapraklarla beraber, bir bir vefat ediyor insanlar, dostlar, tanıdıklar.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*