Fethullah Gülen´i tasdik ettirme çabaları

Image

M. Fethullah Gülen´in şahsî faziletini, Bediüzzaman Hz.lerinin talebelerine ve Nurculukta öne çıkmış kişilere tasdik ettirmeye ihtiyacın nereden doğduğunu bilemiyorum. Nur cemaatlerinin hepsine eşit mesafede olan ve Nurculuk üzerine araştırmalar yapan bir yakınımın yardımıyla aşağıda bazı bilgiler arzedeciğim:

Turancılık fikrine bağlılığından dolayı Said-i Nursî Hz.lerini hayatta iken ziyaret ihtiyacı duymayan sayın Gülen´in 1971´li yıllarda Bekir Berk ile birilikte tutuklu bulunduğu İzmir günleri, nurculuk açısından önemlidir. Çıkarıldığı askerî mahkemede Nurcu olmadığını ve Said-i Nursî ile O´nun kitaplarıyla belli bir bağlılığın olmadığını zabıtlara geçiren M. Fethullah Gülen´in ille de Nurcu diye takdim edilmesi, büyüklüğünün nurcularca tasdike kalkışılması tuhaf bir şey.

Millî Selamet Partisinin kıymetli günlerinde, selametçi iş adamlarıyla Ege´de birlikte çalışan ve bu istikamette onların organizeleriyle Anadolu´yu konferanslarla dolaşan Hoca´nın o günlerde daha çok siyasal islam çizgisinde yürüdüğünü, o günleri yaşayanlar bilir.

İlk çıkardığı Sızıntı dergisinde, Said-i Nursî´den yaptığı alıntılarda isim vermeyen ve söz konusu alıntıları sadeleştirerek birçok nurcunun tepkisini çeken sayın Gülen´in, Said-i Nursî ve kitaplarını ta o günlerden itibaren kullandığı ortadadır. 12 Eylül ihtilalinde, resmî teröristlerle birlikte aranan listelerde sokaklara asılan Gülen´in buna rağmen ihtilali öven ve haklı gösteren yazılarını yine Sızıntı dergisinde bulabilirsiniz. Jandarma ve Polisçe aranmakta iken Turgut Özal vasıtasıyla devletle barışan Hoca´nın birden bire İstanbul´un meşhur camilerin kürsülerine çıkarılması hadisenin arka plânını bilmeyenlerce yadırganabilir. Devlet Hocaefendi´yi Körfez Savaşında da kullanmış, Saddam´a karşı İsrail´i kollayan vaazlar vermiştir. (Scut füzeleriyle ilgili)

Hocaefendi gerek Türkiye´de, gerek Türk ülkelerinde ve gerekse diğer bazı ülkelerde açtığı okullarda resmî ideolojiyi oradaki talebelere okutmuş, İstanbul´dan Ortaasya´ya kamyon kamyon büst gönderilmiş ve oradaki çocukların iyi bir Atatürkçü olarak yetiştirilmesine çalışılmıştır.

Risale-i Nur´u sadeleştirme hususunda sayın Gülen´i en hızlı tenkid edenlerin (sayın Badıllı, Sungur, Yeğen ve Bayram gibi) şu bölgede Hocaefendi hayranı olarak gösterilmelerini anlayamıyorum. Yoksa Fethullah Gülen Said-i Nursî´nin yerine geçecek bir dinî lider olarak mı düşünülüyor. Halbuki sayın Gülen, her defasında nurculuğu inkâr etmiştir.

Nurcuların M. Fethullah Gülen ile ilgili kaygıları

Nurcuların M. Fethullah Gülen ile ilgili kaygıları, onun takib ettiği dinî ve siyasî çizgilerdir. Nurculuğu da kullanması, Risale-i Nur hareketine ve Said-i Nursî çizgisine zarar veriyor, kanaatine yol açıyor. Bütün zulüm, hapis ve idam yargılamalarına rağmen Türkiye´de kalmayı tercih eden Nursî´ye bedel, sayın Bülent Ecevit´in teşvikiyle Amerika´ya giden Hocaefendi arasındaki farkı konuşan nurcular, Gülen´in DSP´ye desteğini de hâlâ anlayabilmiş değiller. Eğer yurtdışındaki yardımlar ise hocanın meyli, sayın Özal, sayın Demirel ve diğer siyasetçiler de yardımlarda bulunmuşlardı.

Amerika´ya giden sayın Gülen´in; meşhur Paul Wolfowitz´in idarecilik yaptığı okul´da  “Dünyanın Sonu” teorisinin sahibi yine Meşhur Francis Fukuyama başkanlığında, Washington´da Abant Platformunu icra ettirmesi, hadisenin lokal boyuttan global boyutlara taşındığını gösteriyor.

Daha önceki toplantılarda kısmen de olsa Said-i Nursî´nin arkasına gizlenen Gülen´in artık ılımlı islam ile tek başına sahneye çıktığını hepimiz görüyoruz. İngiltere Lordlar kamarasındaki meşhur toplantı bu istikamette atılmış önemli bir adımdır. Sayın Gülen´in Amerika nezdindeki pozisyonu, Rusya eski devlet başkanı Putin´i rahatsız edince, Rusya´daki ateistler Risale-i Nur´un yasaklanması girişimi başlattılar. Esasında bu yasak, nurcu olarak bilinen Zaman gurubuna karşı bir tepkiydi. Bu tepkiden de eski dinsiz feylesoflar ve bilhassa pedagoglar yararlandı.

Said-i Nursî ve talebeleriyle M. Kemal, Süfyanlık ve Deccal meselesinde taban tabana zıt hareket eden M. Fethullah Gülen´in tevazuu, takvası, zühd ve feragati tebrik ediliyor. Yukarıdan beri sıraladığımız hususlarda söz konusu zatların M. Fethullah Gülen´i tasvib edeceklerini hiç zannetmiyorum. Ayrıca; M. Sungur´un oğlu M. Nur Sungur ile, Said Özdemir´in oğlu Prof. Kemalettin Özdemir ile ve  M. Nuri Güleç´in (Fırıncı olarak biliniyor) damadı Cemal Uşşak ile Hoca´ya olan bağlarını da gözardı etmemek gerekiyor.

Nurcular, Fethullah Gülen meselesini daha çok bir tarikat çerçevesi içinde algılarlar. Evradı, münasebetleri, okuduğu kitapları ve şekilleri tamamen nurculuktan ayrılır. Kanaatimce Zaman veya Gülen gurubunu, Menzil gurubu tarzında değerlendirmek gerekecek. Risale-i Nur´u okuyan, dost bir tarikat…

Fethullah Gülen hareketini nurculuk hareketi olarak lanse edenler, ya Risale-i Nurlarla Zaman gurubu arasındaki tezatları bilmiyorlar veyahut Fethullah Gülen ile Said-i Nursî´yi karşılaştırmıyorlar. Rejim ile barışık, tesettür derdi olmayan, dünya bankalarıyla arası gayet iyi olan, yeri geldikçe Atatürk´ü öven ve Yahudilere olabildiğine yakın duran bir cemaatin nurculukla karıştırılması bilgisizlikten ileri gelmiyorsa, lokal veya global projelerin gereği olarak yapılıyor, olabilir.

Evet, yakınımdan aldığım bilgiler bunlar. Bana kalırsa Fethullah Hoca´yı nurcu olarak ortaya böyle sürenler, ona da kötülük yapıyorlar. Eğer, nurculukla Fethullahçılık böyle karıştırılırsa, Hocaefendi hakkında araştırma yapan daha başkaların bilgilerini de buraya getirme mecburiyetinde kalacağım. Hoca Efendi kendi tarikatında, hizmetinde ve dünyasında çalışsın, Nurcular da Risale-i Nur´un dünyasında çalışsınlar ki karışıklık olmasın. Hacı adaylarımızın yola çıktığı bu mübârek günlerde gıybetlere kapı açacak ve Müslümanları üzecek şeyler de yaşamayalım. Hem bilirsiniz ki, Fethullah Hoca´nın nesi varsa Risale-i Nur´dan alınmadır. Şiirleri hariç…

Benzer konuda makaleler:

216 Yorum

  1. Evet aziz kardeşim yerden göğe kadar haklısın.80’den önce Edremitte yakalamışlardı hocayı.Yeni Asyada başlık atmıştı “Fethullah hoca nurcu olduğundan yakalndı” manasında.O zaman Kutlular ağabeye telefon açıp”nurcu demekle beni mahvettin” gibi bişeyler demiş.Zaten anlamıyorum ki,adam nurcu değilim diyor biz zorla nurcu yapmaya çalışıyoruz.Onun yanlışları yüzünden de biz cemaat olarak zarar görüyoruz.Ve her mahfilde yeri geldikçe onun ve hareketinin nurcu olmadığını söylüyoruz.Ama başta Kırkıncı hoca gibiler ona nasıl da bağlılıklarını izhar ediyorlar anlamıyorum.

  2. Kardeşlerim keşke bu insanlarla uğraşmasanız. Zaten küfür cebhesi yeteri kadar uğraşıyor farkında olmadan onlara yardım etme ihtimali var. Uğraşacak o kadar insan varki sıraya koysak bu insana gene gelmez sıra. Nurculuk, Fetullahçılık, süleymancılık, refahçılık, tarikatçılık.. vb isimlerle müslümanları guruplandırmayı ben doğru bulmuyorum. Bu insanların acaba Allaha nasıl hizmet edebilirim arayışı ile ve Allahın inayeti ile çalışmalarının toplum içinde makes bulması onları halk içinde kaçınılmaz şöhret etmiştir ve ben onların şöhret olmak istediğinide zannetmiyorum. Ayrıca tarikat farklı bir olaydır Fethullah Gülen cemaati tarikat değildir. Olsa olsa güzel insanların Allahın dinine nasıl hizmet ederim arayışının bir sonucudur. Ve güzel bir sonuçtur Allah hepsinden razı olsun. Sizlerdende…..

  3. Boyle bir analizin cok buyuk bir ihtiyac olduguna inaniyorum. Cunku bazi seyleri soylemek gerekiyor. Fakat bazi kitleler sirf dinsizlik adina sayin Gulen ve grubuna dusmanlik ettiginden, esas konusmasi gerekenler susuyordu. Cunku soyleneceklerin dinsizlik hesabina gecmesi ihtimali var(di).
    Usul acisindan bu makalenin isteneni cok samimi bir sekilde ortaya koydugunu dusunuyorum.

  4. Fethullah Hocaefendiyi ne dışlamak ne de dişlemek; ne müsbet hareket düsturuna ne de vicdana uygundur! Eğer dünyada hatasız günahsız MELEK aranıyorsa yukarıdaki yazının muhtevasındaki GIYBET ve İFTİRALARA mukabil ne hakikatte ne de rüya aleminde öyle bir nurani Abdullah’a rastlanır. Risale-i Nur’un yarısına denk gelen lahikalar bol bol okunmalı, hatta Bayram Yüksel, Zübeyir Gündüzalp, Ceylan Çalışkan, Tahiri Mutlu gibi muazzez rahmetli zevatın hayatlarını anlatan kitapları da okumakta yarar var. Ondan sonra recmetme vakasındaki gibi şu manevi recimde isavari denebilir ‘ İçinizden kim günahsız ise ilk taşı o atsın’

  5. Yorum yapan değerli kardeşlerim! Kimse Fethullah hocanın aleyhinde bulunup, gıybetini yapmıyor yanlış anlamayın lütfen. İslama yaptığı hizmetlerden dolayı Allah razı olsun deriz. Allah düşmanları çokken biz müslümanlarla uğraşmayız. Bizim üstadımızın da yolu o. Burada söylenen ve bizim de söylediğimiz, Hoca efendinin (kendi tasdikleriyle de) Nurcu olmadığıdır. Kendileri bunu söylüyor. Ha,nolmuştur? İlk başta hoca efendi risale-i nurları okumuş, o ilim deryasından istifade etmiş ama, kendine kullanmıştır. Onun ve yayın organlarının uslübuna bakın, alenen ve resmen söylenen, risale-i nurlardan kısımlar olduğunda kaynak, mehaz göstermiyorlar. Yani Bediüzzaman, böyle dedi. Risale-i nurdan alındı gibi. Nurculuk bambaşka bir şeydir. Onun müessisi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, asrımızın en büyük alimi olmasına rağmen, devamlı olarak talebelerine söylediği şey, başta kendi olmak üzere şahıslara bağlanılmamasıdır. Beni değil Risale-i nurları dinleyiniz diyor. Çünkü istikbali görüyor. Şahıslara bağlılık yanlış yaptırır. Ama Kur’ana bağlı risale-i nur metodlarıyla hareket edersek yanlış yapmayız. Yani kısaca burada kimse hoca efendiyi gıybet felan etmiyor. Sadece kendi davalarıyla karıştırıldığı için konuşuyorlar.

  6. “””Eğer, nurculukla fethullahçılık böyle karıştırılırsa, Hocaefendi hakkında araştırma yapan daha başkaların bilgilerini de buraya getirme mecburiyetinde kalacağım.””””

    Ahmet Tekiner in “EĞER ” le başalayan tehdidi çok ironik geldi bana. anlaşılan elinizde çok malzeme var. ifşa edin kardeşim. niye bekliyorsunuz.? ayıp ya HU.

  7. yukarıdaki yazının kimlere hizmet etdiğini düşündünüzmü allah yolunda hizmet etmenin nurcusu oncusu buncusumu olur bazı şeyler hoşunuza gitmeye bilir fakat allah için atılan her adımın karşısında deyil yanında olmak davanın gereyi deyilmidir.

  8. hakiki bir nur talebesinin Fetullah Gülenle ilgili bunları yazmasını anlayamıyorum. ya biz üstadı ve nurları anlamadan nur talebesiyiz diyoruz yada kendimize göre bir nurculuk çıkarmışız. “bizler muhabbet fedaileriyiz hüsümete vaktimiz yok” veya üstadımızın gıybetle ilgili anlattıklarına kulak tıkıyoruz. bu yazıyı okuyana kadar bu site benim için kaynaktı ama bu yazıyı sayfalarına alan bir siteyi bir nur talebesi olarak tasvif etmiyorum. buna müsade edenleride kınıyorum. saygılarımla..

  9. tamamen katılıyorum. bunlar yavaş yavaş ortaya çıkacak. herşey herşey konuşulacak. ne kadar örtbas etselerde türkiye demokrasi yoluna girdi. herkes döküyor incilerini.

  10. Ben telvizyon haberlerinde kulaklarımla duydum.28 şubat döneminde mahkeme savunmasına çıkan avukatların savunma haberiydi bu.Yaklaşık olarak şöyle diyordu sayın Gülen’in avukatları ”Sayın Gülen’in nurculuk gibi irregal guruplarla hiçbir ilişkisi olmamııştır ve yoktur”.
    1-Fetullah Gülen nurcu değilmiş
    2-daha kötüsü nurculuk İRREGALMİŞ!
    ”Yuh” demiştim ben.Bu da bazı kardeşlere dokunmuşsa hakkınızı helal edin!

  11. Bu kardeşimiz çok Uhuvvet Risalesi okumuşa benziyor. Her işi halledik de Fethullah Hocanın “Nurculuğu” kaldı. Ahirette herhalde ilk sual Nurculuktan soruluyor. Böyle bir durumda vay Fethullah hocanın halıne.. Uhuvvet Risdalesini laakal okumaya devam sevaba hırslı kardeşler!

  12. ahmet kardaşım sen küçüklüğünle kalkmış nur talebei ağabeyimiz kırkıncı hoca efendiyi anlamadığını söylüyorsun muhtemelen oda bunlar nasıl nur talebesi diyerek seni anlamıyordur. O mübarek zat kalkmış fetullah gülen hocaefendiyi kabul ediyor sen de onu eleştiriyorsun. ya en çok zekisin yada Kırkıncı hoca efendi senin bildiklerini bilmiyor. canım kardeşim en büyük günahlardan biri fitneye sebebiyettir. bende hocaefendinin cemaatindenim ve nur talebesiyim sen kabul etsende etmesende saygıkarımla

  13. Bu tür yazıların kime ne faydası var.
    Bunu Risale-i Nur’un bir dusturu olarak mı yayınlama ihtiyacı duyuyorsunuz?
    İslam’a hizmet mi etmiş oluyorsunuz?
    Hiristiyanların dindar ruhanileriyle bile ittifak böyle bölünüp parçalanma ile mi mümkün?
    Kusursuz dost arayan dostsuz kalır der Mevlana, herkes kendini kusursuz mu görüyor?
    Müslümünlar arasındaki ihtilafları, ayrılıkları körüklemekle neye kime hizmet ediliyor analamak mümkün değil.
    İnsanlar bir şey yapacakları yerde yapanların ayağına köstek olmaya çalışıyorlar. Hak namına gıybet, dedikodu yapılıyor. Allah affetsin.

  14. AŞIRI muhabbet ve taassubkarane bağlılık nazarı bazılarının gözlerini kapatmış. yorumlarından bunları görüyorum. Ve umuma diyorum ki;

    1- Salih Özcan’ı ve Zübeyir Gündüzalp ağabeyle aralarında geçenleri bilmeyen,

    2- MSP ‘nin ilk yükselişinde MSP&F.Gülen ittihadından haberdar olmayan,

    3- Özal zamanında F.Gülen tarafından devletle yapılan anlaşmaları bilmeyen,

    4- FAİZLE ÇALIŞAN Bank Asya’nın önemli finansörlerini tanımayan kişiler,

    F.Gülen ve Zaman grubu hakkında boşuna yorum yapmasınlar. Çünkü yorumları hep havada kalıyor.

    Ayrıca sayın Fethullah Gülen’in 2003-2004 yıllarından sonra herhangi bir yeni bir ses kaydı veya görüntüsünü kamuoyunda göremedim. Direkt doğrudan bir delile rastlamadım. Sakın F.Gülen ölmüş de, cemaatinin toplu gücünü kullanmak isteyen ABD tarafından BOP için kullanılıyor olmasın? Bu sadece şahsıma ait bir vehim. Yaşadığını iddia eden varsa deliliyle beklerim…

    Muhabbetle…

  15. hic bir insan kasi gözü icin sevilmez.sifatlari icin sevilir ya da adavet edilir.burada söz konusu olan sahsin zatina degil,bazi sifatlarina gösterilen adavet,netice itibariyle yine kendisine olan muhabbetin siddetinden(Islamiyet hesabina)kaynaklaniyor.Üstadimizin yillarca insasi icin ugrastigi Medresetüzzehra nin cismani sekilde tesekkül etmesine manilerin cikmasinin bir hikmeti su olsa gerek:eger tesekkül etseydi Deccal in resimleri orda da asilacakti.akla söyle bir soru gelebilir:en adi hadiselerden bile haberdar olan Üstadimiz,cismen tesekkül etmeyecek bir sey icin neden yillarca caba gösterdi?Elcevap:zaman en hakiki müfessir olmasi cihetiyle bu meselede söyle bir mesaj var:O dehsetli sahsin mahiyetinin anlasilmasi icin,tehir edilecek olan meselelerde dahi tüm gayretini göstermis.mesela,1371 de vuku bulacak bir hadiseyi,1327 de olacak gibi müjde vermesi;medresetüzzehra icin yillarca ugrasmasi ve tehir edilmesi gösteriyor ki;Cenab-i Hak, mustafa kemalin mahiyetinin anlasilmasi icin Üstadimizi mühim meseleler pesinde kosturuyor ve o meseleyi tehir ediyor.Yoksa kalbi hüsyar olanlar o sahsin derekesini nerden bilecek ?Allah adina ortaya cikmis bir sahsin m.kemale methiyeler yagdirmasi,resimlerini okullarinda asmasi,putunu dikmesi maslahat hesabina da olsa Islamiyet günesinin tecelli etmesine perde olacagini ve o günesin dogusunu tehir edecegini göremeyecek kadar basiretsiz olmasina adavet ediyoruz.

  16. Nurun kıymetini üstadın ortaya koymak için,
    nurları kullananı deşifre etmek gerek.
    Bunlara gıybet diyenin, şimdi zamanımı diyeninler.
    kusura bakmayın kardeşler, Soğuk bir muarız, nakıs bir taklitçileri deşifre etmek lazım.
    Sayın yazar, lütfen diğer malumatlarınızı da yazınız.
    bilinsin kim nedir ne değildir.

  17. muhterem beyler gercekleri saklamanin bir faydasi yoktur.herkesin neye hizmet ettigini bilmek gerekir.Bediuzzaman herhalukarda dogru durmustur. Basini feda edercesine..

  18. Dostlar! Her işi halledik de Fethullah Hoca’nın nurcu olup olmayışına mı takıldık. İman hizmetinde her şeyi halledik mi? Fethullah hocanın hangi hareketi nurculuğa ters düşmüş de “Cemaat olarak zarar görüyoruz”(!?) İşimize bakalım bu zamanda alnı secdesiz insan çok onların imanı kurtamaya gayret edelim. Biliyorsunuz “Cennet ucuz değil! Cehennem lüzumsuz.”

  19. Biz işimize bakalım. adam vazifesini yapıyor. biz esas meselemize bakalım.Bugün Allah için ne yaptım a cevap verebiliyormuyuz. bu site bediüzzaman ın sitesi olduğuna göre risale i nurlardan ne kadar okuyabiliyoruz(günlük) Kur’an ve hadis okuya biliyormuyuz. davam diyebiliyormuyuz. mesela gazetemiz yeni asya için ne kadar vakit ayırıyoruz. bunlara bakalım. Zaten Fethullah hocam yolunu çizmiş, Allah yardımcımız olsun. Mehdiye asker etsin. deccal ve süfyan fitnesinden ümmeti müslümanı korusun. deccal ve süfyana müslümanları dost etmeye çalışanlarıda doğru yola ulaştırsın. kimse ayranım eşki demiyor. Kur’an hizmeti olan şahsı maneviye sarılacağız. vazifemize bakacağız üstada asker olacağız. ve yanlış yapma ihtimali olan kardeşlerimizede maddi ve manevi dua edeceğiz. bir davamız varsa Yeni asya cemaatine mensupsak davamızın muhabbeti ile yaşayaşağız. muhabbet fedaileri olduğumuzu unutmadan. 10 asır islam alemine hizmet etmiş şu mübarek topraklarımıza da islam milleti olarak türkü, kürdü, arabı, acemi,lazı daha nice milletler koruyacağız. bir ve beraber olduktan sonra bu vatanda bu millette hep ayakta kalır ve daha nice asırlar bayraktarlık yapar. biz kur’ana sünnete ve onların rükünlerine sarıldığımız müddetce Allah hepimizin yardımcısıdır.
    bol bol risaleleri ahir zaman tefsirlerini Kur an ın ahirzamana bakan ayetlerini mütala ederek özümseyetek okursak, hayatımıza da bu okumalar yansır.

  20. Beni risale-i nur´la tanistiran özbekistan´daki türk okulundan mezun olmus bir özbekdi. Iman hakikatlerini bütün dünyaya duyurmakdan baska bir gayesi olmayan bir insanla neden böyle ugrasiyorsunuz?

  21. hem gıybete kapı aralayacaksın hem de “bu mübârek günlerde gıybetlere kapı açacak ve müslümanları üzecek şeyler de yaşamayalım.” diyeceksin. Bence “talebeliğin lüzumsuz setri” meselesini bir daha samimane tedkik edin, (demek ki talebelik lüzum olduğunda setredilecek) ondan sonra kafanıza göre kim nurcu kim değil sınıflamalarına devam edin.

  22. Ah Yeni Asya Ah.. hic nurlari okumaz, tetebbu etmez misiniz Allah askina? demiyor mu Ustad hz.Leri: HEM IHLAS VE HAKPERESTLİK ISE, MUSLUMANLARIN NEREDEN VE KIMDEN OLURSA OLSUN ISTIFADELERINE TARAFDAR OLMAKTIR…” diye.. Bu sekilde aleni, “vay Hocaefendi nurcudur, yok degildir..” kime ne yarari var? Yeni Asya Nurculuk karti mi dagitiyor? Nurculuk yoksa Yeni Asya’nin tekelinde midir? Risale-i Nur, tipki Kur’an gibi mal-ı umumidir. Kimse inhisar altina alamaz. Hem hangi hakla? Bakin, hic dikkat ediyor musunuz, neden Hocaefendi, birkez olsun, Yeni Asya veya herhangi bir ehl-i iman nesriyatta aleyhinde cikan yazilara cevab vermez? Neden vermez? Cunku ehl-i imanla mücadele etmeme dersi almistir Nurlardan.. Bu yeter.. Varsin Nurcu kardesler de onu tenkid etsin. Ona sorsaniz aynen soyle diyecektir: “Ben Nurcu degilim, Nurcu olmak bir kemalattir. Bir fazilettir. Ben o ulvi sifata layik degilim….” Ne kadar guzel.. Yeni Asya da isi gucu yok, Hocaefendi’yi tenkid ededursun.. Yapmayin Allah aşkina. Nurculuk bu hale gelmemeli.. Birbirimize dustuk, birbirimizi yerip duruyoruz. Kim Nurcu kim degil, Onu Allah bilir. Ne Sungur Abi, Ne Firinci Abi, Ne Kutlular Abi, hic kimse takdir edemez. Ahirette tebeyyun edecek hersey.. Bize dusen, ne oldum demek degil, ne olacam demektir.. Hocaefendi’yi ne niyetle olursa olsun, su yazinin basinda kullanilan resim dahil, yipratmaya calismak, ehl-i dalaletin isine gelir. Kutlular Abi, birkac yil önce talihsizce Kerimesi’nin vefatindaki gunlerde, Zaman gazetesinde cikan haberlere bir baksin. Herhangi bir igneleyici en ufak tabir varmi? YOK ve olamaz da.. Hamiyet-i imaniyeye yakismaz bi kere.. Biz Yeni Asya olarak napiyoruz, guya Hocaefendi’nin Nurcu olmadigini isbata calisiyoruz, Onu İsraile dost ettik, Ecevit’e ahbab ettik, ABD müttefiki ilan ettik.. Yahu biz degil miyiz, yilllarca 28 Subat mimari Demirel’in izinden gidip milleti boyle bir yalanci politikacinin pesinden surukleyen.. Dunya-ahiret mahcubiyetten basimizi yerden kaldirmamamiz gerekmez mi? Hocaefendi’nin de, Kutlular Abi’nin de, Sungur Abi’nin de, Fırıncı Abinin de hatasi-savabi kendine… Herkes ahirette Allah katinda hesab verecek. Millet de, Nur Talebeleri de artik saf degil. Lutfen Kimse kimseyi kandirmasin..

  23. Dikkat Cihan Efendi!

    Evham ve vesvese ile hareket etmeyi birak kardesim.
    Basit basinda buz tuttu haberin var mi?
    Herseyi kendi nazarinizda zannediyorsunuz. Evham, kuruntu ve vesvese ile muhakemesiz bir sekilde ortalik karistirici oluyorsunuz. Vazgecin lütfen!
    Hocaefendinin talebeleri her hafta yeni sesli ve görüntülü derslerini yayinliyorlar. Onlarin samimi ve ciddi hüsn-ü zanlarinda bir beis görene kadar kendi muhakemesiz ve tutarsiz fikirlerini düzeltmeye bak!!!
    Muhterem…

  24. Selamun Aleyküm,
    Fethullah Gülen hoca efendi çok büyük hizmetlerin öncüğünü yaptığı ve hala yaptığını görmekteyiz.Yurtdığında açtığı kolejler le müslümanlüğın dünya nın dört bir tarafına götürülmesinde azami gayret sarfeden hoca efendi tenkid edildiği kadar methedilmeye de layıktır.
    .Göz yaşlarıyla anlattığı Üstad bediüzzamana sevgisi unutulmamalı,
    .İslam ın güneşin doğup battığı her yere ulaşacağı efendimiz (S.A.V) müjdesini gerçekleştirmede azami gayret sarfettiğini unutmamalıyız.
    .İnsanları kucaklamanın Yunus Emre nin dediği gibi (din düşmanları hariç) “Yaradılanı sev yaradan ötürü” sözü unutulmamalı.
    .Fethullah Gülen in Risale-i Nur Külliyatı nı en az 5 kez bitirmek gerektiğini tavsiye ettiği unutulmamalı,
    .Hatasız kul olmadığı bilinmelidir.
    Selam ve dua ile..

  25. Kutlular ağabeye telefon açıp”nurcu demekle beni mahvettin” gibi bişeyler demiş. Bunu Kutluların ağzından yada kaleminden dinlemeyi çok isterdim doğrusu….

    Anlayamassın Ahmed Cevad çünkü inadın gözü meleği şeytan görür…. Fethullah Gülen yüzünden hele cemaatinize ne zarar geldi onunda çok merak ettim….

    Nurcu olup olmaması sadece Yeni Asyacıları ve Kutluları geriyor… İşinize hizmetinize bakın. Dedikodu yapmak değildir hizmetin anlayışı…

  26. Yazarın yazısının tamamına imza atmamak elde değil. Fethullah Hocam zaten kendisini hiçbir zaman Risale-i nur talebesi olarak görmemiştir. risaleleri işine geldiği yerlerde sahibinin ismini vermeden kendi eserlerinde kullanmıştır. bediüzzamanla fethullah hocayı ayıran en büyük fark birisinin islam milletini esas alması yani islam milliyetciliğini esas alması fethullah hocanın ise türk milliyetciliğini esas alması aralarındaki en büyük farktır. burada bazı yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için konuların açıkca belirtilmeside buraya yorum yazan arkadaşları rahatsız etmesin. bediüzzaman asrın müceddidir.ve aynı zamanda ahir zaman müceddidir. bundan sonra müceddir gelmeyecek, gelecek olan mehdinin şahsı manevisidir. okuduğumuz eserlerdende anladığımıza göre mehdi gelmiştir. vazifesinide yapmaktadır. mehdi niçin gelecek, ahirzamanda islam dininini tahrip etmek için gelen Deccal ve münafıkhane çalışan süfyana karşı islamın elmas kılıncı olacak. burada açıkca anlaşılması gereken fethullahçılık diye tabir edilen hizmet gurubunun “süfyanı” hizmet ediyorum yada hizmetlerime alet ediyorum diye, saf temiz müslüman kardeşlerimize dost etme görevini yapmasıdır. yani islamın en büyük düşmanı ve tahrifcisini halka dost etme vazifesini görmesindendir. yoksa bediüzzaman said nursi kendisine teklif edilen maddi ve manevi makamları kabul ederdi.dünyalığını kurardı. krallar gibi yaşardı. ama “O” neyi seçti kuranın ahirzaman recetelerini yazmayı. bunun sonucuda 30-40 yıl esaret hayatı yaşadı. ama kim kazandı, üstad kazandı. dünyanın geçici 60-70 yıllık hayatını, insanlık alemine milyonlar sene hükmündeki ahiretini kurtarma yolunda sarfetti. bu nedenle kur’anın açık hükmüne fürüat demedi, süfyanı dünyevi kazançları için davama alet ediyorum diye müslümanların direncini kırmada kullanmadı yani sekilerleştirmedi. benim davam anadoluda deyip sudiarabistana kaçmadı. siperi terk etmedi. yukarıdada belirttiğim gibi her türlü eza ve cefayı çekerek bu dava doğdu. tabiki bu dava ya çoklar sahip çıkacak. ama ölçü risale-i nur eserlerinin içinde derç edilmiştir. buda süfyan komitelerine karşı mehdinin proğramına sahip çıkmakla olur. yoksa münafıkhane icraat yapan süfyanı parlatarak olmayacaktır.

  27. Gerçekten gerçekleri açıklayan bir yazı olmuş, Allah razı olsun. Fethullah Gülen’i ve hizmet şeklini anlamak hayli zor. İçeride Risale-i Nur okuyup, Risale-i Nur prensiplerine göre hareket etmemek, başörtüsünü füruat olarak görmek yanlıştır. Allah sonlarını hayretsin.

  28. 1) Hocaefendi turancılık fikrinden dolayı Üstad’ı ziyaret etmeyişinin hata olduğunu ve pişmanlığını defaatle ikrar etmiştir, hala daha bu yüzden menfi bir şekilde tenkid edilmesi Nur talebeliğinin samimiyetine muvafık değildir.

    2) Erbakan’ın onca ısrarlarına ve göz kamaştırıcı tekliflerine rağmen siyasetten uzak durmaya özen göstermesi ve bu konuda Üstad’ına olan bağlılığı ortada iken hocaefendiyi bir dönemin siyasal islamcısı gibi algılamak ve öyle göstermeye çalışmak Nurculuğun hangi esasına uyar?

    3) Mahkemede nurcu olmadığını söylemesi; a) Takiyyedir, gerektiğinde takiyye caizdir, (şianın takiyye anlayışından farkları mahfuz..) Nurculuğunu şer odaklarından gizlemek istemiştir, Nurcuyum dese hiçbir faydası olmayacaktı b) Nurculuk kavramı zaman içinde mahiyet değiştirmiştir, kavram olarak meselenin lafzını reddetmiş, hakikatine yapışmıştır… Bu durumda en fazla bir içtihat hatasından bahsedebilirsiniz, bir inkardan ya da reddiyeden değil. “Nurcu değilim” dedi diye bir adamı Risale-i Nur dairesinin dışında addetmek ve öyle göstermeye çalışmak, bırakın Nurcu olmakla, akıllı olmakla bile bağdaşmaz.

    4) Sızıntı dergisinde Nurlar’dan iktibaslar yaparak sadeleştirilmiş metinler vermek, dairenin dışındaki insanları Nurlara ısındırmış, o iklimi teneffüs etmelerini netice vermiştir, hiçbir şekilde menfi bir tenkide medar olamaz. Nurların ikliminden nasipsiz insanları bu iklime alıştırma çabaları, menfi bir tenkidi haketmiyor.

    5) İslam adına Saddam’ı övmek veya korumak Müslümanlık göstergesi olamayacağı gibi, her ikisini de reddetmek Müslümanlığa sığmayacak birşey değildir. Meseleleri ya yanlış anlıyorsunuz ya da kasten anlamıyor ve anlatmıyorsunuz.

    6) Yurtdışındaki okullara atatürk büstü konulması ve resmi tarihin bazı yönlerinin aktarılmasının zararı nedir? Mahiyeti boşverip şekili esas alanlar her zaman yanılmışlardır. Unutmayın ki Üstad’ın derdi Atatürk’ten ziyade Kemalist jakoben zihniyetledir, şahıslarla direk uğraşmak fincancı katırlarını ürkütmekten başka bir işe yaramayacağından bu işin üzerinde bu kadar dönüp durmak ve buradan Hocaefendinin kemalizme prim sağladığını gösterebilecek materyalleri ısrarla arayıp durmak ne Nurlara sadakatle açıklanabilir ne de başka müsbet bir gaye ile..

    5) Nurların sadeleştirilmesi meselesini de ya yanlış anlıyorsunuz ya da kasten meseleyi çarpıtıyorsunuz. Nurların orijinal metnine sadakat her zaman ön plandadır, ancak, bu iklime yabancı insanların bu iklime çekilebilmesi için bazı ehil ağabeylerin elinden çıkmış ve ‘sadeleştirilmiş Risale’ görüntüsü veren eserlerin şekilleri dahi bu orijinal metne sadakatin bir isbatıdır. Hem Hocaefendi’nin Tahir Mutlu Ağabeyden vekaletle tasarrufu da var. Meseleleri bu kadar dar çerçeveden değerlendirmek Nurculuk olamaz, bunun adı başka bir şey.

    7) Menzil ekseninde değerlendirilebilir, Risale-i Nur’u okuyan Dost Bir Tarikat… :)) Çok latifsiniz.

    8) Hocaefendi’nin tesettür derdi yok değildir, “başınızı açın” veya “açmayın” şeklinde bir tane bile net bir beyanına rastlayamazsınız. Konu hakkındaki bütün yazılarına ve beyanlarına bakın, bir tane bile apaçık beyan bulamayacaksınız. Başörtüsünün füruat olması ise zaten usulî bir kaidedir, ancak siz “füruat” lafzını “teferruat” ile karıştırıyor olabilirsiniz. Bu da sizin sorununuz. Başörtüsü meselesinde Hocaefendi ve diğer abiler, meseleyi tamamen kişilerin kendi vicdanlarına bırakmışlardır. Ne açın ne de açmayın dememişlerdir. Kanaat önderi olmanın sorumluluğuyla hareket etmişlerdir.

    9) Gerek Wolfowitz gerek Fukuyama gibi adamların isimlerinin geçtiği kuruluşlarla bazı faaliyetlerdeki zahiri işbirliğini ise tam bir ulusalcı paranoya mantığıyla değerlendiriyorsunuz. Ayıptır, Nurculuğa yakışmaz, ergün poyraz, erol mütercimler gibi desteksiz sallayanların beyanlarıyla aynı mantığı kullanmanızı size hiç yakıştıramadık.

    NETİCE:

    Yukarıda, Hocaefendi hakkında medar-ı tenkid edilmiş örneklerin değerlendirilmesi, İhlas Risalesinin düsturlarına aykırıdır, talebeliğin düsturlarına aykırıdır ve Risale-i Nur’a sadakat hassasiyeti ile değerlendirildiğine dair en ufak bir fikir kırıntısı yoktur.

    Hocaefendi’nin yanlış gördüğünüz tavırlarını yine ‘Talebe Edebi’ usulüne riayet ederek müsbet bir tenkide tabi tutabilirdiniz, madem ki böyle yapılmamış, meselenin arkasında cemaat taassubu dışında bir saik görmememize sebep olmuşsunuz. Bu yazıdaki sair Mantık ve fikir yanlışlarını çıkarsak, üslubu da Uhuvvet düsturuna tabi kalarak düzeltmeye çalışsak, ortada bu yazıdan eser kalmayacak.

    Yazık, çok yazık.

    Hocaefendi, Nur’un has bir talebesidir ve bu hakikati inkar ile inkarlarına bürhan arayanlar en azından Allah’tan korksunlar.

  29. Kardeşi kardeşe kırdırmayın.Ben hocaefendinin tavsiyeleriyle açılmış evlerde yurtlarda kaldım ve halada esnaf olarak hizmetin içinde bulunmaktayım , yaklaşık 12-13 senedir bir kere dahi olsa nur cemaatlarını bir kenera bırakın diğer cemaatlara da dahi laf etmemiş ve ettirmemiştir ve ettirmemiştirler abilerimiz tarafından.çünkü islam bir ev bizlerde oralardaki odalarız demişlerdir.Bu nedenle üstada laf bile uzatılmamıştır.biz evlerimizde çetele verirken kuran dan sonra risaleyi nur ondan sonra çevşen ve pırlanta kitaplarını verirdik .çünkü abilerimiz o sıra ile isterlerdi.Lütfen sözlerimiz dikkat edip öle yazalım.zaten hiç eksilmeyen herdönemde karşımızda olan din düşmanları var.birde biz birbirimize girip onların ekmeyine yağ sürdürmeyelim.Hoca efendininde tavsiyelerde bulunup yaptırdığı hizmetleri göz ardı edip haksızlık etmeyelim.O ve arkadaşları , talebeleri olmasaydı ben risaleyi tanımazdım,benden öte yüzbinlerce belki milyonlarca kişi risale-i nuru tanımazdı.
    Saygılarımla

  30. fethullah hocanın açılmasına öncüllük ettiği ve şiddetli teşvik ettği yurtdışındaki okullarda mesela romanya da ki okulda din eğitimi veya din kültürü dersi varmı? varsa İslamiyet mi öğretiliyor yoksa hırıstiyanlık mı? Bu derse türk hocamı giriyor yoksa rumen hocam mı giriyor? Cesaretleri varsa bu sorulara cevap versinler ve bizlerin akıllarına gelen bu nevi şüpheleri gidermek için bu gibi okulların birkaçının haftalık ders müfredatını ZAMAN Gazetesinde yayınlasınlar lütfen. Eğer bunu yapmazlarsa o zaman müslümanların parası ile gayr-i müslimlerin cocuklarına Hıristiyanlık dininin öğretildiği yönündeki şüphemiz kuvvet bulacaktır. Haydi Gülen Hareketi’nin cesur bir temsilcisinen belgeli ve acil cevap bekliyoruz. Zira konu çok büyük önem arz ediyor.

  31. Böyle güzel bir siteye değerli hocamız hakkında gereksiz bir yazı yazılmasını hiç beğenmedim. böyle ahir zamanda değerli olan az sayıdaki hocalarımızın bide sizin gereksiz yazılarınız yüzünden insanların kafasında şüphe oluşturmasına meyil vermeyelim lütfen yapmayın. hocamızın bediüzzaman hazretlerinin risali-i nur larından faylalanmış olmasında ne gibi bi sakınca olabilir. Sizin siteniz de risali-i nurlardan faydalanmıyormu negüzel ne mahsuru varkı. Ayrıca hocamın tüm yazılarını nerdeyse okudum ve hepsini kendisinin Allahın lütfüyla yazdığını düşünüyorum. kendisini insanlığın gelişimine adamış tüm işinde Allahın rızasını gözeten hoşgörü insanına Allahın değerli bir kulu olan hocamız hakkında lüzumsuz görüşlerinizi ve gıybetinizi kendinize saklayın . zaten cahillik hertürlü fitne fesat daha birsürü olaylar yazmakla bitmez almış başını gidiyor lafı uzatmaya gerek yok bide siz hocalarımıza dil uzatarak daha da kötü yapmayım ortalığı zamanı. Saygılar

  32. Eger bir sifrenin bir kelimesi tutmuyorsa o sifre gecersiz dir.
    Yukardaki yazi da benim icin aynen böyledir. Gerceklerle bagdasmayan noktalar var, hatta carpitmalar var ki, bu yukardaki yazilanlara nasil inanalim ya da güvenelim?
    Diyorsunuzki Okullara , yurtlara tasinan büstler var, ve bu sekilde bir Atatürkcülük genclere asilaniyor. Buna gülerler… Siz bunu söylerseniz bu yaziyi bir kac gazete kösesinden alintilar yaparak yazdiginiz izlenimi olusur. Galiba Atatürkcü dernegiyle falan karistirdiniz. Simdi böyle basit bir konuyu bile carpitarak gercege uygun aktarmadiginiz halde yazinin geri kalan bölümlerinin nesine inanalim. Ne malüm ayni sekilde carpitmadiginiz yada isinize geldigi gibe yorumlamadiginiz?

  33. ŞAHİN TOKMAK, Hakan.. , dikkat cihan bey! , Bir_derviş , Ahmet Yıldırım ve diğer Zaman grubu mensubları….

    [quote]1- Salih Özcan’ı ve Zübeyir Gündüzalp ağabeyle aralarında geçenleri bilmeyen,

    2- MSP ‘nin ilk yükselişinde MSP&F.Gülen ittihadından haberdar olmayan,

    3- Özal zamanında F.Gülen tarafından devletle yapılan anlaşmaları bilmeyen,

    4- FAİZLE ÇALIŞAN Bank Asya’nın önemli finansörlerini tanımayan kişiler,[/quote]

    Demişiz. Acaba araştırdınız mı a benim kınalı koyunlarım?

  34. Allah(CC) Üstadımızdan ve muhterem Hocaefendiden Razı olsun. Her ikiside yaşadıkları dönemde Din-i Mübini İslama hizmet etmişlerdir. Bize düşen hüsn-ü zan eksenide hizmet etmektir. Allah(CC) bana , Üstadın veya Hocaefendinin yapmadıklarını değil , kendi yapmadıklarımı soracağına göre ; Bu yazıyı kaleme alan kardeşde yazısını niyeti ekseninde mükafat ve ilahi tokadını alacaktır.

  35. bu yazı tamamen “KEDİ UZANAMADIĞI CİĞERE MUNDAR`ATA SÖZÜNÜ ANLATIYOR. falan yerde öyle, filan yerde böyle yapmşla bir yere varamazsnız. hoca efendinin yaptıkları ortadadır. bütün bunları görmezden nasıl geliyorsunuz hayret. üstadında dediği gibi`sen gözünü kapatıp karanlıkta kaldın diye `kimseyi karanlık oldu diye zorlayamazsın. bütün dünya onun değerini anladı SİZDE ARTIK AÇIN GÖZÜNÜZÜ GELİN AYDINLIĞA körü körünede lafazanlık yapmayın. herkes biliyor ki hoca efendi kadar hem milleti hem memleketi hemde cemaati için kimse çalışmamıştır. ben ve benim gibi pek çok insan O nunla dinini, diyanetini, üstadı, en önemlisi İNSANLIKÌ ÖĞRENDİ. SİZLERDE ÖN YARGIYI BIRAKIP NÖTR BİR ŞEKİLDE BAKSANIZ YÜZ YILIN İNSANI SEÇİLMESİNİN BOŞA OLMADIĞINI ANLARSINIZ. ama eminim bunada verecek kendinizce doğru cevabınız vardır. öyle ya siz herşeyi bilirsin[iz]!!!!!!!!!

  36. Yazık hemde çok yazık…
    Bari gidin bu yazıyı daha hali hazırda mücadelesine devam etmekte olan sitelerde yazsaydınızda oralarda tartışsaydınız..
    Siz Fettullah Hoca Nurcu değil diyorsunuz ama bu tartışma zeminli sitelerde Ona ve arkasından fikir kaynağı Üstada laf atıldığı zaman bu insanın sevenleri cevap veriyor, ezilip büzülmüyor, veya gücüm bunlara yetmez deyip asıl düşmanı bırakıp kendi kardeşlerine saldırmıyor.
    Yokmu bu sitenin editörü de hala bu yazıyı ilk başlarda tutuyor,bu tartışmları görmezden geliyor.
    BİZ HOCAMIZIDA SEVİYORUZ ÜSTADIMIZIDA SEVİYORUZ…
    ŞİMDİ HOCAMIZI SEVDİĞİMİZ İÇİN BU SİTEDE LAF YEMEK ZORUNDAMIYIZ..
    YOKSA ÇEKİP GİTMEMİZMİ İSTENİYOR BU SİTEDEN…
    AMACINIZ 111 olmak değilmi 1+1+1 olmakmı

  37. risalei nur gibi insan ufkunu aydinlatan kitaplari okuyan insanlarin bakis acisi bukadar dar olmamali…..cok üzüldüm…

  38. Fetullah Gülen hoca 28 Şubat postmodern darbesinin sıcak günlerinde Kanal D de Yalçın Doğan ile yaptığı bir söyleşide İmam Hatip Okullarının kapatılması çokta önemli değildir. Bu millet bir alternatifini bulur diye beyanatta bulunuştu. Bugünki gibi çok net hatırlıyorum. Aradan yıllar geçti kimse bir altrnatif bulamadı. Orta kısımları kapatıldı. Liselerine ise katsayı zulmü ile büyük bir darbe vuruldu. Sahi nereye kayboldu düşündüğünüz alternatif. Kardeşim bu okulların açılması için ödenen bedellerden haberiniz yokmu. Niçin açtığınız bunca özel okul ve kolejlerin biri veya birkaçının Özel İmam Hatip Okulu olması yönüne bir gayret ve teşebbüsünüz yoktur. Yoksa varda biz mi haberdar değiliz. Yoksa bu nazik sahalar mayınlı olduğu için yaklaşamıyormusunuz. Laik eğitim yapan binlerce okul aç, ama dini muhtevalı eğitim için kılını bile kıpırdatma. Yakışmıyor kardeşlerim. Deccal ve süfyanın yeni nesillerde açtığı manevi yaraları böylemi tamir edeceksiniz. Şaşarım sizin aklınıza. Gittiğiniz yol tehlikelerle doludur. Size tavsiyem Tarihçe-i Hayattan başlıyarak Risale-i Nur Külliyatını yeniden okumanız ve dikkatle mütelaa etmenizdir. Sahiden kaç kişinizin evinde Risale-i Nur külliyatının tamamı mevcut. Yoksa siz hala Kırık Mızrap okumakla mı meşgulsünüz. Unutmayın ki bin kişinin hayat-ı ebediyesi için çalışmak bir milyar kişinin hayat-ı dünyeviyesi için çalışmaktan hayırlıdır. Üstad Said Nursi öyle diyor.

  39. yazık dostlar bu makale değil bence hakaret 17. sözde denildiği gibi mesleğimiz bir meşrebimiz rabbimiz bir şucu bucu demeden farklı yollardan giden insanlara saygı göstermemiz gerekir hem hoca efendi risaleleri sadeleştrimediki ordaki örnekleri bizlere kitaplarında yer verdi..
    sadeleştirme diyen varsa tek sadeleştrime abdullah aymaz beyin kaleme aldığı muhakemattan başka böyle bir durum yok

  40. [quote name=”Yakışmadı”]Yazık hemde çok yazık…
    Bari gidin bu yazıyı daha hali hazırda mücadelesine devam etmekte olan sitelerde yazsaydınızda oralarda tartışsaydınız..
    Siz Fettullah Hoca Nurcu değil diyorsunuz ama bu tartışma zeminli sitelerde Ona ve arkasından fikir kaynağı Üstada laf atıldığı zaman bu insanın sevenleri cevap veriyor, ezilip büzülmüyor, veya gücüm bunlara yetmez deyip asıl düşmanı bırakıp kendi kardeşlerine saldırmıyor.
    Yokmu bu sitenin editörü de hala bu yazıyı ilk başlarda tutuyor,bu tartışmları görmezden geliyor.
    BİZ HOCAMIZIDA SEVİYORUZ ÜSTADIMIZIDA SEVİYORUZ…
    ŞİMDİ HOCAMIZI SEVDİĞİMİZ İÇİN BU SİTEDE LAF YEMEK ZORUNDAMIYIZ..
    YOKSA ÇEKİP GİTMEMİZMİ İSTENİYOR BU SİTEDEN…
    AMACINIZ 111 olmak değilmi 1+1+1 olmakmı[/quote]

    [quote name=”FİLİZ”]Böyle güzel bir siteye değerli hocamız hakkında gereksiz bir yazı yazılmasını hiç beğenmedim. böyle ahir zamanda değerli olan az sayıdaki hocalarımızın bide sizin gereksiz yazılarınız yüzünden insanların kafasında şüphe oluşturmasına meyil vermeyelim lütfen yapmayın. hocamızın bediüzzaman hazretlerinin risali-i nur larından faylalanmış olmasında ne gibi bi sakınca olabilir. Sizin siteniz de risali-i nurlardan faydalanmıyormu negüzel ne mahsuru varkı. Ayrıca hocamın tüm yazılarını nerdeyse okudum ve hepsini kendisinin Allahın lütfüyla yazdığını düşünüyorum. kendisini insanlığın gelişimine adamış tüm işinde Allahın rızasını gözeten hoşgörü insanına Allahın değerli bir kulu olan hocamız hakkında lüzumsuz görüşlerinizi ve gıybetinizi kendinize saklayın . zaten cahillik hertürlü fitne fesat daha birsürü olaylar yazmakla bitmez almış başını gidiyor lafı uzatmaya gerek yok bide siz hocalarımıza dil uzatarak daha da kötü yapmayım ortalığı zamanı. Saygılar[/quote]

    Yazıyı sil baştan okuyun. Sil baştan derken aynı zamanda intibalarınızı da sil baştan edinerek okuyun.

    Filiz hanım bir kere siz yanlış irdeliyorsunuz yazıyı. Biz istifade etti diye tenkit etmiyoruz hocayı. Hatta tenkid de etmiyoruz. Ama şu bi gerçek biz nurcu değiliz diyen kardeşleri çok gördük. Risaleleri okuyorlar ama malumat edinmek, zihinde “onun da yeri olsun, ondan da faydalar edinelim… ” gibi maksadlar. Kardeş diyoruz fakat bu nur kardeşliği değil. Nur kardeşliği apayrı bir müessese. Bunu derk etmeniz çok kolay fakat “muhabbetin gözü kördür” lafını hatırladığım için bu zor. demekten başka sığınacak cümlem yok siz taassubane muhabbet besleyenlere karşı. Haaa eğer derseniz ki biz hocaefendiyi bizlere Risale-i Nur’ u sevdirdiği için bir takım amelleriyle. “Minberden gönüllere hitap” ederken biz samimi gördük baktık bu göz yaşlarının sermayesi Risale-i Nur ahlakıdır amenne diyebiliriz. Ama bakıyoruz ki Fetullah hoca nurculuk dışı spesifik bir ekol çıkarmış. Çıkış noktasında nurcularımız var ama farklı ideallere kanalize edilmiş!!! Turancılık amaçlı bir gaye ile okullar açılıyor fakat içinde resmi ideolojinin figürleri olan okullar. Hani desem Türkiye’ de kemalizmin cebriyetinden korktukları için Türkiye’ deki okullarında bu yüzden kemalizmin figürlerini gard almak gibi bir amaçla kullanıyorlar amenna. Lakin bunu yurt dışındaki okullarda da görüyoruz. Daha söylenecek çok şey var inanın.

    Bu müzakereler polemik anlaşılmasın. Eğer bunu tartışmak istiyorsanız herkes eteğindekileri boşaltsın. Bizde varsa muarız cevaplarımızı veririz. Eğer hakikaten Risale-i Nur’u bu zamanın iman mesleği edinmek istiyorsanız bizim sizin hakkınızdaki önerimiz şu. Fethullah hoca sadece size vesiller oldu. Vesile olan değil vasıl olana sarılmalı muhabbet edilmeli. Keza Risale-i Nur Kur’an’-ı Azimüşşan’ın yansımasıdır. Kur’an’ın elmas namındaki hakikatlerini faniliğer kesinkes değişmemek gerektiğini bilmek gerek. Vesselam. Belki yorumları karma yorumladık. Lakin bu benim kendi yorumumdur.
    Allah’a emanet olun. “Fenafil ihvan…” Selamun aleykum.

  41. kendisi kendine nurcu demeyen birisini nur talebesi gibi göstermeye çalışan ne kadar insan varmış, f.gülenin ne olup olmadığı biz yeni asya okuyucularını hiç ilgilendirmez, ihtilalcilere destek olup ihtilal anayasasından en çok şikayet adenlerin hayatındaki çelişkiyi izah etmeleri gerekli önce. Türk milleti unutkan olabilir ama unutkan olmayanlarıda var.

  42. Cihan koç adlı kardeşime sesleniyorum. benim yazıyı yanlış yorumlamışın. ben yazardan farklı düşünmüyorum. ben yorumumu yaparken hizmetlerimizi ön plana çıkarmak istedim. herkes herkesi tanıyor. bu nedenle yorum yapan arkadaşlarda hakperestane hareket ediyor. mesala burak can kardeşim çok güzel ifade etmiş, birde bu yorumdan sonra okursan memnun olurum. “biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yok” Allah’a emanet olunuz.

  43. Ali Kemal kardeş dediği gibi karma yorumlamış olayları ama doğru yorumlamış. Fetullahçı kardeşlere göre söylemek gerekirse, ne yazık ki gerçekler bunlar. Bu gerçekler risale-i nur ile örtüşmüyor. Ve bence artık tartışmamak gerek bu gündemden düşmeyen meseleyi. Çünkü kimse kimseyi etkileyemiyor nihayetinde.

    Allah’ a emanet olun kardeşler.

    [quote name=”Ali Kemal KARABİBER”][quote name=”Yakışmadı”]Yazık hemde çok yazık…
    Bari gidin bu yazıyı daha hali hazırda mücadelesine devam etmekte olan sitelerde yazsaydınızda oralarda tartışsaydınız..
    Siz Fettullah Hoca Nurcu değil diyorsunuz ama bu tartışma zeminli sitelerde Ona ve arkasından fikir kaynağı Üstada laf atıldığı zaman bu insanın sevenleri cevap veriyor, ezilip büzülmüyor, veya gücüm bunlara yetmez deyip asıl düşmanı bırakıp kendi kardeşlerine saldırmıyor.
    Yokmu bu sitenin editörü de hala bu yazıyı ilk başlarda tutuyor,bu tartışmları görmezden geliyor.
    BİZ HOCAMIZIDA SEVİYORUZ ÜSTADIMIZIDA SEVİYORUZ…
    ŞİMDİ HOCAMIZI SEVDİĞİMİZ İÇİN BU SİTEDE LAF YEMEK ZORUNDAMIYIZ..
    YOKSA ÇEKİP GİTMEMİZMİ İSTENİYOR BU SİTEDEN…
    AMACINIZ 111 olmak değilmi 1+1+1 olmakmı[/quote]

    [quote name=”FİLİZ”]Böyle güzel bir siteye değerli hocamız hakkında gereksiz bir yazı yazılmasını hiç beğenmedim. böyle ahir zamanda değerli olan az sayıdaki hocalarımızın bide sizin gereksiz yazılarınız yüzünden insanların kafasında şüphe oluşturmasına meyil vermeyelim lütfen yapmayın. hocamızın bediüzzaman hazretlerinin risali-i nur larından faylalanmış olmasında ne gibi bi sakınca olabilir. Sizin siteniz de risali-i nurlardan faydalanmıyormu negüzel ne mahsuru varkı. Ayrıca hocamın tüm yazılarını nerdeyse okudum ve hepsini kendisinin Allahın lütfüyla yazdığını düşünüyorum. kendisini insanlığın gelişimine adamış tüm işinde Allahın rızasını gözeten hoşgörü insanına Allahın değerli bir kulu olan hocamız hakkında lüzumsuz görüşlerinizi ve gıybetinizi kendinize saklayın . zaten cahillik hertürlü fitne fesat daha birsürü olaylar yazmakla bitmez almış başını gidiyor lafı uzatmaya gerek yok bide siz hocalarımıza dil uzatarak daha da kötü yapmayım ortalığı zamanı. Saygılar[/quote]

    Yazıyı sil baştan okuyun. Sil baştan derken aynı zamanda intibalarınızı da sil baştan edinerek okuyun.

    Filiz hanım bir kere siz yanlış irdeliyorsunuz yazıyı. Biz istifade etti diye tenkit etmiyoruz hocayı. Hatta tenkid de etmiyoruz. Ama şu bi gerçek biz nurcu değiliz diyen kardeşleri çok gördük. Risaleleri okuyorlar ama malumat edinmek, zihinde “onun da yeri olsun, ondan da faydalar edinelim… ” gibi maksadlar. Kardeş diyoruz fakat bu nur kardeşliği değil. Nur kardeşliği apayrı bir müessese. Bunu derk etmeniz çok kolay fakat “muhabbetin gözü kördür” lafını hatırladığım için bu zor. demekten başka sığınacak cümlem yok siz taassubane muhabbet besleyenlere karşı. Haaa eğer derseniz ki biz hocaefendiyi bizlere Risale-i Nur’ u sevdirdiği için bir takım amelleriyle. “Minberden gönüllere hitap” ederken biz samimi gördük baktık bu göz yaşlarının sermayesi Risale-i Nur ahlakıdır amenne diyebiliriz. Ama bakıyoruz ki Fetullah hoca nurculuk dışı spesifik bir ekol çıkarmış. Çıkış noktasında nurcularımız var ama farklı ideallere kanalize edilmiş!!! Turancılık amaçlı bir gaye ile okullar açılıyor fakat içinde resmi ideolojinin figürleri olan okullar. Hani desem Türkiye’ de kemalizmin cebriyetinden korktukları için Türkiye’ deki okullarında bu yüzden kemalizmin figürlerini gard almak gibi bir amaçla kullanıyorlar amenna. Lakin bunu yurt dışındaki okullarda da görüyoruz. Daha söylenecek çok şey var inanın.

    Bu müzakereler polemik anlaşılmasın. Eğer bunu tartışmak istiyorsanız herkes eteğindekileri boşaltsın. Bizde varsa muarız cevaplarımızı veririz. Eğer hakikaten Risale-i Nur’u bu zamanın iman mesleği edinmek istiyorsanız bizim sizin hakkınızdaki önerimiz şu. Fethullah hoca sadece size vesiller oldu. Vesile olan değil vasıl olana sarılmalı muhabbet edilmeli. Keza Risale-i Nur Kur’an’-ı Azimüşşan’ın yansımasıdır. Kur’an’ın elmas namındaki hakikatlerini faniliğer kesinkes değişmemek gerektiğini bilmek gerek. Vesselam. Belki yorumları karma yorumladık. Lakin bu benim kendi yorumumdur.
    Allah’a emanet olun. “Fenafil ihvan…” Selamun aleykum.[/quote]

  44. Nurculuk nedir ya kısaca açıklarmısınız lütfen. Dille nurcuyum diyen nurcumu oluyor yoksa söylemeyip o yolda çalışan olmuyormu. Arkadaşlar 28 şubat darbesi dini kesime ama asıl Hocaefendi ve cemaatına karşı yapımıştır. o özel okullarında, yurd dışındaki okullarında hani diyorsunuz ya kemalizm öğretilen okulların toptan bedeli neyse ödenip kapatılmak istendi. Cemaat vardır birde camia vardır. artık bu bu grup camia olmuştur ve bu camiya; dediğiniz doğruysa asıl siz nur camaatıysanız sizlere nefes alacak ortam oluşturmuştur. 3-5 yerde duyupta ağzından demedi o yüzden değildir demeyin. bende sorarım size Ammar bin Yasir müslüman değilmiydi. Yazicı-okuyucu-F.Gülenci vs. ve her grupta diğerleri için yaptığı yanlış diyor ve asıl iş bizim işimiz diyor. asıl iş nedir söylermisiniz arkadaşlar. Efendimiz “ümmetimin ihtilafında hayır vardır” diyor. bende bundan şunu anlıyorum. üstadımızı bir cemaat temsil edemez, kimisi aksiyonunu, kimisi takvasını, kimisi duruşunu ele almalı diye.
    saygılar

  45. ESSELAMÜ ALEYKÜM. SAYGI DEĞER HİZMET BÜYÜKLERİM BU KONUYU ARTIK KALDIRMANIZI RİCA EDİYORUM. BU YAZI KİM HAKLI KİM HAKSIZA DÖNÜŞMÜŞ. İKİ CEMAAT BİRBİRİNİ ELEŞTİRİYOR. HOCAEFENİNİN NUR TALEBESİ OLUP , OLMADIĞINA NE BİZ NE SİZ NE KENDİSİ KARAR VERİR. BİZ KENDİMİZ NUR TALEBESİ OLMAK VE KUR’AN HAKİKATLERİNİ RİSALE-İ NURLARLA YAYMAYA ÇALIŞMALIYIZ. KİŞİNİN NUR TALEBESİ OLUP OLMAMASI KENDİNİ İLGİLENDİRİR. RİSALELERİN İSMİNİ ANMADAN ALINTIDA YAPABİLİR. ÖNEMLİ OLAN KUR’AN HAKİKATLERİNİN YAYILMASIDIR. 20. LEMA DAKİ DOKUZ EMİRİ TEKRAR OKUMALIYIZ. İşte bu müthiş sebebin verdiği vahîm neticeleri görmemenin yegâne çaresi, Dokuz Emirdir.
    1. Müsbet hareket etmektir ki, yani, kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adâveti ve başkalarının tenkîsi, onun fikrine ve ilmine müdahale etmesin, onlarla meşgul olmasın.
    2. Belki, daire-i İslâmiyet içinde, hangi meşrepte olursa olsun, medar-ı muhabbet ve uhuvvet ve ittifak olacak çok rabıta-i vahdet bulunduğunu düşünüp ittifak ederek,
    3. Ve haklı her meslek sahibinin, başkasının mesleğine ilişmemek cihetinde hakkı ise, ?Mesleğim haktır,? yahut ?daha güzeldir? diyebilir. Yoksa, başkasının mesleğinin haksızlığını veya çirkinliğini ima eden ?Hak yalnız benim mesleğimdir? veyahut ?Güzel benim meşrebimdir? diyemez olan insaf düsturunu rehber etmek,
    4. Ve ehl-i hakla ittifak, tevfik-i İlâhînin bir sebebi ve diyanetteki izzetin bir medarı olduğunu düşünmekle,
    5. Hem ehl-i dalâlet ve haksızlık, tesanüd sebebiyle, cemaat suretindeki kuvvetli bir şahs-ı mânevînin dehâsıyla hücumu zamanında, o şahs-ı mânevîye karşı, en kuvvetli ferdî olan mukavemetin mağlûp düştüğünü anlayıp, ehl-i hak tarafındaki ittifak ile bir şahs-ı mânevî çıkarıp, o müthiş şahs-ı mânevî-i dalâlete karşı hakkaniyeti muhafaza ettirmek,
    6. Ve hakkı, bâtılın savletinden kurtarmak için,
    7. Nefsini ve enâniyetini,
    8. Ve yanlış düşündüğü izzetini,
    9. Ve ehemmiyetsiz, rekabetkârâne hissiyatını terk etmekle ihlâsı kazanır, vazifesini hakkıyla ifa eder

  46. TAM ANLAMIYLA KATILIYORUM.2.5 SENE İÇLERİNDE KALMIŞ BİRİ OLARAK ÇOĞU ŞEYLERİNİ TASNİF ETMİYORUM.BUNU SÖYLEMEYİDE KENDİME BİR BORÇ BİLİYORUM.

  47. Öncelikle Şahin Tokmak bey, sizi yanlış anladığım için özür dilerim. Hakkınızı helal ediniz.

    Sonrasında Serdar Turan;

    [quote]1) Hocaefendi turancılık fikrinden dolayı Üstad’ı ziyaret etmeyişinin hata olduğunu ve pişmanlığını defaatle ikrar etmiştir, hala daha bu yüzden menfi bir şekilde tenkid edilmesi Nur talebeliğinin samimiyetine muvafık değildir.

    2) Erbakan’ın onca ısrarlarına ve göz kamaştırıcı tekliflerine rağmen siyasetten uzak durmaya özen göstermesi ve bu konuda Üstad’ına olan bağlılığı ortada iken hocaefendiyi bir dönemin siyasal islamcısı gibi algılamak ve öyle göstermeye çalışmak Nurculuğun hangi esasına uyar?

    3) Mahkemede nurcu olmadığını söylemesi; a) Takiyyedir, gerektiğinde takiyye caizdir, (şianın takiyye anlayışından farkları mahfuz..) Nurculuğunu şer odaklarından gizlemek istemiştir, Nurcuyum dese hiçbir faydası olmayacaktı b) Nurculuk kavramı zaman içinde mahiyet değiştirmiştir, kavram olarak meselenin lafzını reddetmiş, hakikatine yapışmıştır? Bu durumda en fazla bir içtihat hatasından bahsedebilirsin iz, bir inkardan ya da reddiyeden değil. “Nurcu değilim” dedi diye bir adamı Risale-i Nur dairesinin dışında addetmek ve öyle göstermeye çalışmak, bırakın Nurcu olmakla, akıllı olmakla bile bağdaşmaz.

    4) Sızıntı dergisinde Nurlar’dan iktibaslar yaparak sadeleştirilmiş metinler vermek, dairenin dışındaki insanları Nurlara ısındırmış, o iklimi teneffüs etmelerini netice vermiştir, hiçbir şekilde menfi bir tenkide medar olamaz. Nurların ikliminden nasipsiz insanları bu iklime alıştırma çabaları, menfi bir tenkidi haketmiyor.

    5) İslam adına Saddam’ı övmek veya korumak Müslümanlık göstergesi olamayacağı gibi, her ikisini de reddetmek Müslümanlığa sığmayacak birşey değildir. Meseleleri ya yanlış anlıyorsunuz ya da kasten anlamıyor ve anlatmıyorsunuz .

    6) Yurtdışındaki okullara atatürk büstü konulması ve resmi tarihin bazı yönlerinin aktarılmasının zararı nedir? Mahiyeti boşverip şekili esas alanlar her zaman yanılmışlardır. Unutmayın ki Üstad’ın derdi Atatürk’ten ziyade Kemalist jakoben zihniyetledir, şahıslarla direk uğraşmak fincancı katırlarını ürkütmekten başka bir işe yaramayacağında n bu işin üzerinde bu kadar dönüp durmak ve buradan Hocaefendinin kemalizme prim sağladığını gösterebilecek materyalleri ısrarla arayıp durmak ne Nurlara sadakatle açıklanabilir ne de başka müsbet bir gaye ile..
    5) Nurların sadeleştirilmes i meselesini de ya yanlış anlıyorsunuz ya da kasten meseleyi çarpıtıyorsunuz . Nurların orijinal metnine sadakat her zaman ön plandadır, ancak, bu iklime yabancı insanların bu iklime çekilebilmesi için bazı ehil ağabeylerin elinden çıkmış ve ‘sadeleştirilmiş Risale’ görüntüsü veren eserlerin şekilleri dahi bu orijinal metne sadakatin bir isbatıdır. Hem Hocaefendi’nin Tahir Mutlu Ağabeyden vekaletle tasarrufu da var. Meseleleri bu kadar dar çerçeveden değerlendirmek Nurculuk olamaz, bunun adı başka bir şey.

    7) Menzil ekseninde değerlendirileb ilir, Risale-i Nur’u okuyan Dost Bir Tarikat? :)) Çok latifsiniz.

    8) Hocaefendi’nin tesettür derdi yok değildir, “başınızı açın” veya “açmayın” şeklinde bir tane bile net bir beyanına rastlayamazsını z. Konu hakkındaki bütün yazılarına ve beyanlarına bakın, bir tane bile apaçık beyan bulamayacaksını z. Başörtüsünün füruat olması ise zaten usulî bir kaidedir, ancak siz “füruat” lafzını “teferruat” ile karıştırıyor olabilirsiniz. Bu da sizin sorununuz. Başörtüsü meselesinde Hocaefendi ve diğer abiler, meseleyi tamamen kişilerin kendi vicdanlarına bırakmışlardır. Ne açın ne de açmayın dememişlerdir. Kanaat önderi olmanın sorumluluğuyla hareket etmişlerdir.

    9) Gerek Wolfowitz gerek Fukuyama gibi adamların isimlerinin geçtiği kuruluşlarla bazı faaliyetlerdeki zahiri işbirliğini ise tam bir ulusalcı paranoya mantığıyla değerlendiriyor sunuz. Ayıptır, Nurculuğa yakışmaz, ergün poyraz, erol mütercimler gibi desteksiz sallayanların beyanlarıyla aynı mantığı kullanmanızı size hiç yakıştıramadık.[/quote]
    demiş. Ben de derim:

    1- Turancılık fikri Hocaefendi’de hala var. İsteyene satırdan ispatlarım.

    2- Hala siyasal İslamcılık yapıyor. Örnek olarak AKP’ye verilen toplu destek ve devlet içinde yapılanıp rejime göz dikme planları hala mevcut.

    3- Mahkemede takıyye yapan F. Gülen dışında sadece 1 tane daha Nurcu göstersenize Allah aşkına? Nurcu, takıyye yapmaz! Ayrıca gazeteye verdiği röportajlarda da Nurculuğu kabul etmiyor Fethullah Gülen.

    4- Sızıntı dergisine sadece imanî bahislerden iktibas yapılıyor. Siyasi ve içtimaî ölçülere dair iktibas yapılmıyor. Risale-i Nur, siyasî ve içtimaî konularda kasten göz ardı ediliyor.

    5- Saddam Hüseyin zalimdir. “Zulmedenlere en ufak bir meyil göstermeyin yoksa cehennem ateşi size de dokunur” ayetinin gereğince bir Müslüman, hiç bir zalimi överek anmaz! Bunu yaparsa günaha girer. Ve bu yaptığı da yanlış olur!

    6- Sadece büst koymuyorsunuz ki. Ulu önder gibi yakıştırmalar kullanıyor ve öğrencilerinizi Atatürk’ü sevmeye teşvik ediyorsunuz!

    7- Fethullah Gülen, 2006 da Zaman’da yayınlanan Nuriye Akman’la yaptığı bir röportajında sadeleştirmeyi açıkça savunmuştu. Ne kadar gücünüz olursa olsun biz yaşadığımız sürece Risale-i Nur’u tahrif etmenize müsade etmeyeceğiz! Ayrıca tarikatler devri kapanmıştır, tarikatlerin tesiri kırılmıştır. Nurcu tarikat diye birşey asılsızdır!

    8- Maltepe ve FEM dersanelerinde başarılı kız öğrencilere resmen baskı ve demogoji yaparak psikolojik zorlamayla başlarını açtırdığınızı bizzat gördüm ve yaşadım. Bırakın maval okumayı!

    9- Abant Platformu’nun içeriğini biliyoruz. Ve bunun Risale-i Nur’daki Müslüman – îsevî ittifakıyla uzaktan yakında alakası olmadığını da biliyoruz. Olayların farkındayız!

    NETİCE:

    ZORLAMA TEVİLLERİNİZE KARNIMIZ TOK SERDAR BEY!

    Siz gelin faizle işleyen Bank Asya’nın yabancı finansörlerini açıklayın da milletin dudakları uçuklasın…

    6-

  48. [quote]Zaman Gazetesi yazarlarından Abdullah Aymaz?ın Şahdamar Yayınları 2006 basım tarihli Gökkuşağı Dağıtım tarafından dağıtılan Kastamonu Lahikası üzerine kitabı asıl nüsha ile farklılık arz etmektedir.

    Kastamonu Lahikası Bediüzzaman Hazretlerinin kitabı olduğuna ve içindeki mektupları ve konuları kendisi belirlediğine göre, aynı isimle yayınlanan bu kitaptaki tasarruflar acaba neden yapılmıştır.?[/quote]

    Nurcuyuz diye geçinin, işinize gelmeyen yerleri Risalelerden çıkartın. Bu yaptığınızın herhangi bir özrü yoktur! Bakalım ne kılıf uyduracaksınız buna da?

    BKZ: http://www.ittihad.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=181&Itemid=44

  49. [quote]2008-11-2803:35:06

    Arkadaşlar 28 şubat darbesi dini kesime ama asıl Hocaefendi ve cemaatına karşı yapımıştır. [/quote]

    [b]Baş aktör eco’ya cümbür cemaat oy veren de Müslüm’cülerdi herhalde..

    Yalan söyleyen tarih utansın!![/b]

  50. risale-i nurun ihlas risalelerinde denildiği gibi; ”şimdi ehli iman, değil müslüman kardeşleriyle, belki hıristiyanın dindar ruhanileriyle ittifak etmek ve medar-ı ihtilaf mes’eleleri nazara almamak gerektir” Üstadımız hazretlerinin hilafına hareket etmeyelim, Onu iyi anlayalım, kardeşlerimizin şerefleriyle şakirane iftihar edelim, bir fabrikada çalışan çarklar gibi davranalım, hizmetlerimize köstek değil destek olalım.

  51. [quote][quote name=”Ruhefza”][quote]2008-11-2803:35:06

    Arkadaşlar 28 şubat darbesi dini kesime ama asıl Hocaefendi ve cemaatına karşı yapımıştır. [/quote]

    [b]Baş aktör eco’ya cümbür cemaat oy veren de Müslüm’cülerdi herhalde..

    Yalan söyleyen tarih utansın!![/b]
    Ali Kemal KARABİBER
    [b]Helal olsun bu cevab gibi başka cevaplara da…

    Muhabbetin at gözlüğünü takmış arkadaşlar!!! Fetullah hocanın olmayan nurculuğuna madem böyle kisveler giydirirsiniz. Buyrun buradan da yakalım:

    Hocanın bütün vaazlarını, 78lerdeki zamanın tek ajansı olan anadolu ajansı çekiyor banda. Anadolu ajansı kimin? Tabiki devletin. En çok kime çalışıyor bu resmi ajans? eee tabiki ulusalcılara, derin devlete… Hoca; ‘başka’ vaazlarını da, koz olarak kullanan ulusalcıların; ” bizim dediğimizi yapacaksın, bize göre alim olacaksın vs. vs.” namında tekliflerini kabul etmiş… Bunu, hocayı iyi tanıyan bir ağabeyimizden duydum ben ve mantıklı da geldi…. Bu caminanın şuanki siyasi yani idari sistemi de buna göre hareket ediyor, işliyor. Ama şu da var ki; tartışılamaz. Az buçuk onlara yani ulusalcılara boyun eğmek istemeyen hoca Amerikaya, bir kisveye istinad ederek durumunu, iltica etmiştir. Kalp hastalığı felanmış inanmıyorum. Vicdanım hiç ağır basmıyor bu hususta!!!
    Güyya özgürlükler ülkesi Amerika’ da istediği gibi Türkiye’ye mesaj yollar gibi nutuk atabilecek bu sayede…
    Asr-ı saadeti vaazlarında mukayese için daima kullanan hocanın müridlerine bir soralım.
    İlk müslümanlar, Sahabeler Habeş kralını biliyorlardı ve orada tebliğ edebilirlerdi İslam’ı. Ama asıl mücadele yeri Mekke idi… Mekke’de mücahede ettiler…

    Bugüne uyarlayalım acizane…
    Necaşi’ nin ülkesinde (Amerika’da) herkes istediği tebliği, misyonu yürütür…bilmem anladınız mı???

    Nitekim nur hizmetinin burada yapılacağını söyleyen Üstad’ a göre de hizmet burada yapılırsa maksadına hasıl olur. Mücadele edilecek şahıslar, mihraklar burada zira.
    Bakınız Üstad ne diyor:
    Üstad Emirdağ Lahikası`nda, `Biz imanı kurtarmak ve Kur`an`a hizmet için, Mekke`de olsam da buraya Türkiye’ ye gelmek lazımdı.`diyor. Bu kaidesini bugüne uyaralayabiliriz. Yani Türkiye’ ye göre hizmet ve buraya hizmet eder gibi farklı diyarlarda hizmet etmeli kişi. Ancak hocanınki öyle değil!!!
    Bakıyoruz da, sadece kendi bildiğini okutmak isteyen hoca, Türkiye’ ye; Amerika’dan ekolunu benimsetmeye çalışıyor yani… Sözümona özgürlükler ülkesinde de ha la nurcuyum dememesi nurcu olmadığını zuhur ettirmiyor mu? Eğer nurcuysa hoca ben şunu da derim:

    Burada takiyyeci hoca; orada da takiyye yapıyor.
    Hasılı gene diyorum hocaefendi nurculuk değil Fetullahçılık yapıyor!!! Allah edindiği yola göre haşretsin onu.[/b]

  52. [quote name=”Sezai Mumcu”]Fethullah Hocaefendiyi ne dışlamak ne de dişlemek; ne müsbet hareket düsturuna ne de vicdana uygundur! Eğer dünyada hatasız günahsız MELEK aranıyorsa yukarıdaki yazının muhtevasındaki GIYBET ve İFTİRALARA mukabil ne hakikatte ne de rüya aleminde öyle bir nurani Abdullah’a rastlanır. Risale-i Nur’un yarısına denk gelen lahikalar bol bol okunmalı, hatta Bayram Yüksel, Zübeyir Gündüzalp, Ceylan Çalışkan, Tahiri Mutlu gibi muazzez rahmetli zevatın hayatlarını anlatan kitapları da okumakta yarar var. Ondan sonra recmetme vakasındaki gibi şu manevi recimde isavari denebilir ‘ İçinizden kim günahsız ise ilk taşı o atsın'[/quote]

    [b]
    Duygu sömürüsü yapma kardeş!!!

    Asl olan bu meslekte Risaleleri okumaktır, kişiyi okumak değildir. Sizin arkasına saklandığınız ya da sizlere empoze edilen şu cümleler değilse gulyabaniyim… evet bu kadar iddaalıyım

    Sizin ağabeylerinize göre ” Hocaefendi risaleleri iyi biliyor, iyi derk etmiş. Anladıklarını güyya hasta yatağında yazdığı kitaplarında derc etmiş, bizler de bu kanal ile Risaleleri okuyoruz… ” babında bir nurculuk muymuş?[/b]

    Hocaefendinin anladığı kadar anlamak.. Onun yön verdiği yere göre hayatına yön vermek. Onun söylediklerini fetva addetmek… vs Hocaefendicilik teamülleri… Tarikat psikolojisi değil mi? Kendi kavrama, anlatma inhisarında bir hocaefendi. Yanına yaklaşılamaz bir alim. Ne derece nurculukla aynı.

    Evet Üstad’ ta pek istemezdi sevenlerinin ziyaret etmesini. Bilhassa Barla yıllarında…
    Bir kaç talebesi hariç doğru dürüst kimse görüşemiyordu Üstadımızla. Çünkü kendilerine zarar vereceklerini düşünüyordu Üstad. Vebalini kaldıramama gibi kaygıları vardı.

    Son duyumlarıma göre hocaefendi de bir kaç kişi hariç kimseyi kabul etmiyor… Ve bunda da sığındığı birkaç husus var. Bulunduğu Penisilvania eyaletindeki evin önünde FBI varmış. FBI görevlileri özel izni olan bir kaç kişi hariç kimseyi içeri almıyormuş. Özel izinle ancak görebiliyorlar insanlar hocayı. Tabi onun da izni olması gerekiyormuş. Soruyorum:
    Nasıl bir tekebbür bu??? Kime benzetmek istiyor hoca kendini???

    Endipnot!!! : Mezkur duyumlarım; Amerkialı Gazeteci- Araştırmacı-Yazar Robert Miranda namıdiğer Davut Ali SELAM’ dandır… Kendisi ile bizzat konuştum.

    Allah’ a emanet olun. Selamun aleykum.

  53. Nurculuk nedir? diye soran kardeşime Risale-i Nurdan istifade ederek bir kaç cevap arz ediyorum.

    1- Nurculuk ahirzaman da başlayan bütün mukaddesat-ı İslamiyeyi tahribe çalışan başta Deccaliyat olarak bütün batıl ideoloji ve felsefi akımlara karşı Şeair-i İslamiyeyi ve hakaik-i imaniyeyi kalkan ve set yaparak İslam ve Kur’an kalesini muhafaza etmek ve batıl ideolojilerin yaraladığı kalbleri v ruhları iman hakikatleri ve kur’an nurları ile tamir etmektir.Yani Üstad Bediüzzaman’ın ifadesiyle “İmanları kurtarmak ve başkalarının imanına kuvvet verecek şekilde çalışmaktır”.

    2-Nurculuk ahirzamanda toplum hayatını kuşatan ve an’ane-i islamiyeyi (islami gelenekler) ortadan kaldırmayı amaçlayan bid’at ve hurafeleri teşhis ve tesbit ederek reddetmek, sünnet-i seniyyeyi ihya ederek bu son yüzyılın insanlık alemine saf,duru ve orijinan İslam dinini bütün saflığı ve berraklığı ile sunmaktır.

    3-Nurculuk Başörtüsü teferruattır diyerek altından asla kalkılakmayacak bir fetva verip kadınlar için mutlak farz olan bir vazifeyi hafife almak değil, sünnet olan bir sarığı dahi mahkemede çıkarmayı reddederek “bu sarık bu başla birlikte çıkar” diyebilmektir.

    4-Nurculuk lise ve üniversitelere ehl-i imanın kız çocuklarını şiddetle teşvik ederek ahlak ve haya abidesi bu nazik yavruları sefahate ve serseri gençlerin kucağına atmak değil “medeniyet taife-i nisanın aıllarını başlarından alarak yuvalarından uçurmuş.Bunun çaresi kadınların tekrar yuvalarına dönerek pek ehemmiyetli ve mukaddes vazifelerini deruhte etmeleridir” diyebilmektir.

    5-Nurculuk Risale-i Nurlardan yılandan kaçar gibi kaçmak değil, Risale-i Nurları başucu muzda heran müracaat ederek muhafaza etmek,özellikle Lahikalar’daki kutsi hayat düsturlarını tavizsiz tatbik etmeye çalışmaktır.Mesela İstiğna-i nas düsturu gereğince konusu iman hakikatleri olan ilmi faaliyetlerimiz ve çalışmalarımız için halktan maddi yardımlar istememek ve “bunlar ilmi geçimlerine bir vasıta olarak kullanıyorlar”ithamına maruz kalmamaya azami gayret göstermektir.Son sözüm şuki bu tanımlamalar kifayet etmiyorsa devamını da yazabilirim.Lütfen kimse Risale-i Nurun kutsi mesleğini ve parlak düsturlarını kendi heva ve hevesleri doğrultusunda yorumlayıp,bu kutsal ve cihanşumül davaya darbe vurmaya çalışmasın. Kader-i İlahi bunu asla affetmez.

  54. Hakiki Şakirt Nurcu Cevval Yeni Asyacı arkadaşlarım…
    Anlaşılan o ki siz haklı biz haklı muhabbetinden sonuç çıkmayacak zira kimse ikna yoluna gitmiyor. Duyduğu bir kaç kelimeyi teyip kasetinin sarması gibi tekrarlayıp duruyor (Affınıza sığınıyorum adetim değildir böyle avani kelimeleri kullanmak , bana göre gerçekten değerli ama gerçekten değerli kardeşlerime söylemek ama bende ortama uydum)
    Öncelikle yazılarımız saygı cercevesinde olması gerekmezmiydi.Her insanlar bir fikirde buluşacak diye bir kaide yok ve bu nedenlede zıt fikirler olacaktır.Sizce değildir ama bence evettir ve size göre bizim bize göre sizin yollarınız yanlıştır.Ama dikkatimi çeken dalgasını dahi yaptığınız Muhabbet Fedaileri grubundaki insanlar sizlerle yinede alaycı konuşmayıp ciddiyet içinde cevap vermişlerdir.Ne şimdi
    Muhabbetin at gözlüğünü takmış arkadaşlar!!! Fetullah hocanın olmayan nurculuğuna madem böyle kisveler giydirirsiniz. Buyrun buradan da yakalım:
    Sizin ağabeylerinize göre ” Hocaefendi risaleleri iyi biliyor, iyi derk etmiş. Anladıklarını güyya hasta yatağında yazdığı kitaplarında derc etmiş, bizler de bu kanal ile Risaleleri okuyoruz? ” babında bir nurculuk muymuş?

    Bu sözler gerçekten yanlış ama üslup olarak. Günümüzde insanlar tuttuğu takıma küfür eden alaycı konuşan insanara cephe alıp hatta kavga ederlerken sizlerin kalkıp gönül verenleri olan bir insan hakkında böyle yazmanızı ayıplıyorum.Madem asıl nurcusunuz nurlarda bölemi yazıyor.senden olmayan kişinin kır belini.[b]Garanti üstad bu hareketinizi takdir eder alnınızdan öperdi.[/b]

    Aman ne yazıyorum ya zaten dinlemeyeceksinizki. hadin hayırlı sabahlar…

  55. “Hem bilirsiniz ki, Fethullah Hoca´nın nesi varsa Risale-i Nur´dan alınmadır.” cümlesini tam anlayamadım. Yazar Kardeşimiz biraz açarsa iyi olur..
    Benim bildiğim o kişi, Risâle-i Nurları menzil-i maksûduna ulaşmak için basamak olarak, maske olarak kullanmıştır. Takiyye yapmıştır yâni.
    Yazının kalan kısmına ve bu minvâldeki yorumlara katılıyorum. Eksiği var fazlası yok..

  56. [b]Hepinizden helallik diliyorum. Şahsım olarak, sizi belki hissi ahvale sevk ettim tenkidlerimle.
    ______________________________________________________

    Madem kimse kimseye aksettiremiyor kendince hakikatleri yahut Nur mesnedli hakikatleri, burada bitirelim bu olayı. Marifet değil burada anlamsızca sürtüşmek. Risaleleri biliyorsak nereye ve hangi şahsa (ki bu şahıs ancak şahs-ı maneviyedir) intisap edeceğini bilir. Bilmeyen veya işine göre okuyan yahut anlayan zamanın tehlikesini bilmesinin ramına deve kuşu gibi kafasını kuma sokmasıdır diye düşünüyorum.
    İleri dozda tenkidlerimiz oldu evet fakat bu kin ve adavete sebebiyet veremez. Sakın böyle bir zehaba kapılmayın. Gerek nurcuyum deyin gerekse nurcu değilim deyin. Değil size hiçbir müslüman ihvana adavet hissi barındırılımaz kalpte.
    Zira ahval ve amalde demokratça davranmak da yeğlenir nurlar da.
    Allah’a emanet olun.

    Not: Rica ediyorum… Hocaefendici kardeşler ve Cihan KOÇ abicim gibi diğer kardeşler… bitsin artık bu yorumlarımız! Aynı kanaate vardığımızı bile bile halen tekrarlarsak bu artık farklı bir hal alacak.
    Dua edelim sadece birbirimize.
    Dua edelim asrın hastalığına reçete olan risale-i nur’u bihakkın okumaya,anlamaya, tatbik etmeye !!! [/b]

  57. [quote]Nurculuk nedir?
    2008-11-3003:43:55 Hakiki Şakirt Nurcu Cevval Yeni Asyacı arkadaşlarım?

    Ama dikkatimi çeken dalgasını dahi yaptığınız Muhabbet Fedaileri grubundaki insanlar sizlerle yinede alaycı konuşmayıp ciddiyet içinde cevap vermişlerdir.[/quote]

    Bu kısımda mevzû bahs olan nedir?

    Yazıyı okuyupta yanlış görenlerin hakaret etmediği mi imâ edilmiş..

    Nerden biliyorsunuz hakaret etmediklerini?

    Yorumların tümü buraya aksetse ancak o zaman belli olur tarafların müsamahası..

  58. [quote]Hakiki Şakirt Nurcu Cevval Yeni Asyacı arkadaşlarım?
    Anlaşılan o ki siz haklı biz haklı muhabbetinden sonuç çıkmayacak zira kimse ikna yoluna gitmiyor. Duyduğu bir kaç kelimeyi teyip kasetinin sarması gibi tekrarlayıp duruyor (Affınıza sığınıyorum adetim değildir böyle avani kelimeleri kullanmak , bana göre gerçekten değerli ama gerçekten değerli kardeşlerime söylemek ama bende ortama uydum)
    Öncelikle yazılarımız saygı cercevesinde olması gerekmezmiydi.Her insanlar bir fikirde buluşacak diye bir kaide yok ve bu nedenlede zıt fikirler olacaktır.Sizce değildir ama bence evettir ve size göre bizim bize göre sizin yollarınız yanlıştır.Ama dikkatimi çeken dalgasını dahi yaptığınız Muhabbet Fedaileri grubundaki insanlar sizlerle yinede alaycı konuşmayıp ciddiyet içinde cevap vermişlerdir.Ne şimdi
    Muhabbetin at gözlüğünü takmış arkadaşlar!!! Fetullah hocanın olmayan nurculuğuna madem böyle kisveler giydirirsiniz. Buyrun buradan da yakalım:
    Sizin ağabeylerinize göre ” Hocaefendi risaleleri iyi biliyor, iyi derk etmiş. Anladıklarını güyya hasta yatağında yazdığı kitaplarında derc etmiş, bizler de bu kanal ile Risaleleri okuyoruz? ” babında bir nurculuk muymuş?

    Bu sözler gerçekten yanlış ama üslup olarak. Günümüzde insanlar tuttuğu takıma küfür eden alaycı konuşan insanara cephe alıp hatta kavga ederlerken sizlerin kalkıp gönül verenleri olan bir insan hakkında böyle yazmanızı ayıplıyorum.Madem asıl nurcusunuz nurlarda bölemi yazıyor.senden olmayan kişinin kır belini.Garanti üstad bu hareketinizi takdir eder alnınızdan öperdi.

    Aman ne yazıyorum ya zaten dinlemeyeceksin izki. hadin hayırlı sabahlar?[/quote]

    Biz Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ve talebelerini severiz. Ama Nurcu olarak görmeyiz. Olmadıklarını kendileri zaten söylüyorlar. Olmak zorunda da değiller. Cennete girmek için Nurcu olmaya zaten gerek yok. Ayrıca bizim burada yazdıklarımız onları eleştirmek için değil, Nurcu olmadıklarına dair delilleri ortaya koymak içindir.

    Biz Nurcu olmayanları, Nurcu göstermeye kalkan herkesi hedef alıyoruz. Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ya da talebelerini değil! Farkı, fark edenlere selam olsun…

    NOT: Üstadcılık oynayarak bizi ilzam edemezsiniz yukarıdaki sözlerin sahibi kimliği meçhul kişi!

  59. [b]Aman Dikkat![/b] Arkadaşlar, affınıza sığınarak bir yanlışta bulunduğumuzu söylemek istiyorum. Bazı kardeşlerimiz ya yazıyı okumadılar, yoruma yorum yazıyorlar, veya yazıdaki tarihî bilgileri bilmiyorlar. Heşeyden önce bu yazıdaki bilgileri araştırmak için aktüel nurculuk kadar, nurculuğun geçmişinden de haberdar olmak gerekiyor.

    Said-i Nursî Hazretlerinin eserlerini, mektuplarını ve hayatını dikkatlice okuyanlar da bu yazıyı bir çerçeveye oturtabilirler. Başta Yeni Asya olmak üzere hiç kimsenin nurculuğu tekeline alamayacağı bir hakikattir. Fakat Mektubatın 26. Mektubunun 10. Meselesini bilenler, veya Emirdağ Lahikası ve Kastamonu Lahikalarını okuyanlar, hiç olmazsa yine Mektubat´ın 29. Mektubunun altıncı meselesinin mahiyetinden haberdar olanlar; kimlerin Risale-i Nur´a talebe olup olmayacağını az çok bilirler. [b]Herkes nurcu olacak diye bir şey yok.[/b] Fakat Risale-i Nur talebeliğinin de belli prensipleri varsa, bunları zorlamaya sizce gerek var mı? Yalnız şu nazik mesele tarafgirlik kokan yorumlarla fazla kurcalanmamalı. Yazar kardeşimiz, belki bazı endişelerle bu yazıyı yazmıştır. Risale-i Nur hareketini, benzerî hareketlerle perdeleme endişesine ben de katılıyorum. Fakat daha latif bir üslupla yazabilirdi. Bir zamanlar Sabah gazetesi Said-i Nursî´den Fethullah Gülen´e nurculuk hareketi diye bir yazı dizisi yayınlamıştı. O zaman da Risale-i Nur hareketinin diğer bazı dinî cereyanlarla karıştırılacağından korkmuştuk. Allah´tan hayırlısı… Hepimiz kardeşiz. Herkes muhabbetle gelmeye devam etsin.

  60. Sayın Ahmet Tekin,

    Kur’ana ve imana dair her meseleyi hallettikten sonra Fethullah Hocanın hareket tarzının NURCULUK olmadığını ispat etmen bu siteye giren herkesi epeyce aydınlattı Allah razı olsun. Zaten bu bilgiye ulaşmaya da herkesin ihtiyacı vardı. Herhalde bu verdiğiniz malumat ile marifetullaha erişiriz.
    Allah’ım 11. şua 4. meselede yazılan hakikatleri idrak etmeye ve yaşamayı nasip et..
    Saygılarımla…

  61. sızler rısaleı nurdan hakıkı dersınızı alamamıssınız.alana kadar okuyun.cunkı bu hakıkı dersı almadan rısaleı nurun vermek ıstedıgı hıcbır hakıkatı anlayamazssınız.rısaleı nur ahırzamanın ahırının ıhtıyacı olan ıman hakıkatlerının tefsırıdır.yanı hedefı ımandır.ımanın hedefı uhuvvettır.ıman etmıs ve ımanın tesıs ettıgı uhuvvet ıle kenetlenmıs olanlar salıh amel ısler ve kurana hızmet eder.bırbırıyle ıtısenler ıman etsede ımandakı bu esas hedefı tutturamadıkları ıcın nıhaı noktaya eremezler.bız rısaleı nur okuyan herkesı kendımızden sayarız.ne olur yenısayacı kardesler sızlerde hocaefendıyı ve ona ınanıp onun actıgı ufukta hızmet edenlerı kendınızden sayın.bu olması gereken..olmaması gereken sız bılırsınız ıster sayın ıster saymayın..bu makaleyı yazanı kınıyorum.hanenız kırıstalse kımsenın kumesıne bıle tas atmayın.

  62. [quote name=”özkan ayhan”]sızler rısaleı nurdan hakıkı dersınızı alamamıssınız.alana kadar okuyun.cunkı bu hakıkı dersı almadan rısaleı nurun vermek ıstedıgı hıcbır hakıkatı anlayamazssınız.rısaleı nur ahırzamanın ahırının ıhtıyacı olan ıman hakıkatlerının tefsırıdır.yanı hedefı ımandır.ımanın hedefı uhuvvettır.ıman etmıs ve ımanın tesıs ettıgı uhuvvet ıle kenetlenmıs olanlar salıh amel ısler ve kurana hızmet eder.bırbırıyle ıtısenler ıman etsede ımandakı bu esas hedefı tutturamadıkları ıcın nıhaı noktaya eremezler.bız rısaleı nur okuyan herkesı kendımızden sayarız.ne olur yenısayacı kardesler sızlerde hocaefendıyı ve ona ınanıp onun actıgı ufukta hızmet edenlerı kendınızden sayın.bu olması gereken..olmaması gereken sız bılırsınız ıster sayın ıster saymayın..bu makaleyı yazanı kınıyorum.hanenız kırıstalse kımsenın kumesıne bıle tas atmayın.[/quote]

    Hakkin hatiri alidir, hic bir hatira feda edilmez düsturunu gözeterek, Islamiyetin izzetini muhafaza etmek adina ve kardeslerimizin boynundaki akrebi atmak nevinden söylenen sözler menfi hareket degildir, bilakis vazifelerimiz arasindadir.
    Hoca efendi ya da baska biri… ne fark eder kardesim?
    biz bu davada nefsimiz adina mi bulunuyoruz da Üstadimizin Risale-i Nur’da bedihi bir sekilde ifade ettigi hakikatleri carpitanlara karsi suskun kalalim?
    Demezler mi sonra; “bu dinin hükümlerini sen mi koydun da hakikati söylemekten geri kaldin”?
    Hem sorulmaz mi; “size asrinizin insanlarinin imani kurtulsun diye Kur’an’dan katreler süzüldü de neden onu birakip nefis sahibi cürümeye mahkum olanlarin pesinden sürüklendiniz”?
    Bediüzzaman bile demiyor mu ki; “ben cürümeye mahkumum, faniyim, kuru bir salkim agaciyim, beni nazara vermeyin, sadece Kur’anî recete olan Risale-i Nur’u miheng edinin, Risale-i Nur’un hocasi Risale-i Nur’dur.”
    Simdi ben kalkip bu ölcüleri bir kenara birakacagim, Süfyana boyun egenlere, sirf dünyalarina dokunmamak icin müsamaha ile yaklasacagim, bunun adini da müsbet hareket koyacagim.
    Hic Kusura bakmayin. 5.Suayi saklayabilmek icin ellerinden geleni yapip, sadece Sözler eserini bulundurarak kendilerine nurcu dedirtenler, hakikati perdeleyenler, hatta belki de Allah-u alem, geciktirenler, Cenab-i Hak’kin secmis oldugu bir toplulugu karsilarinda bulacaklardir!

  63. SAİD NUR KARDEŞİMİ ALKIŞLIYORUM.
    bu kadar açık söylenir. Fethullah hocamın hizmetini fethullahcılık cerayanı içinde yapabilirler. NURCUYUZ DEMİYORLAR-DİYEMİYORLAR- Fethullahcı olarak hizmetlerinizde Allah yardımcınız olsun. NURCULUĞU RİSALE-İ NUR TALEBELİĞİNİDE ONU OKUYANLARA VE NAŞİRİ GİBİ HİZMET EDENLERE BIRAKIN. Ben hergün YENİ ASYA’nın 2.sahifesinde Üstadı ve risale-i nuru görüyoum. azda olsa öz hizmete talibiz. üstad ben yeni asya dayım diyor. ÇÜNKÜ benim adıma vazifemi Yeni asya ve kardeş nur cemaatleri yürütüyor diyor. Allah razı olsun.

  64. Nurcu, risale-i nur talebeliği kimsenin tekelinde değil ama, risale-i nur un da bir görevi var. bu görev iman, hayat, şeriat yani en büyük görevi ise aldatmakla iş görecek olan süfyan ve komitesine karşı KUR’AN-IN ZIRHI VAZİFESİNİ GÖRECEK Ahirzaman müceddidi ve en önemlisi süfyan komitelerine karşı Mehdi nin şahsı manevisi olarak Kur’an a gelen hücumları bertaraf ederek ,tekrar islamın muzaffer günlerinin gelmesini sağlayacak. burada 5. şua da bildirilen vasıflar ve süfyan komitesinin tahrifkar icraatlarının süresinin uzamasına yardımcı olmak gibi bir hataya düşen cemaatler de bilmeyerek diyelim. “O” komitenin ekmeğine yağ çalmakta. bir an önce bu komitenin oyunlarının bozulması lazım. bu komiteye karşı mücedele edenlere mehdinin şahsı maneviside yardım edecektir. İNŞAALLAH
    SAİD BEYE teşekkür ediyorum kısa ve öz anlatımı için

  65. Sayın Ahmet Tekiner ve tüm yorum yazanlar,

    Herkesin samimi çalışmasından ötürü Allah’a hamd olsun. Ancak ben 68 doğumlu ve son birkaç yıldır namaz kılan bir müslüman olarak geçtiğimiz bir kaç ay önce Said Nursi Hazretlerinin ismini duydum ve küçük kitaplarından 3-5 tanesini bitirdim. Yani nurculuk hakkında konuşacak yeterli bilgiye sahip değilim. Ama internet sitelerine baktığımda şunu gördüm: Hayatını, anladığım kadarıyla Kur’an tefsiri yazmak ve Allah için yaşamakla geçiren mübarek zat nerde bir de biribiriyle didişen sizin gibiler nerde… Arkadaşımdan duymuşum Said Nursi diyormuşki: “Yüz elimizde olsa ancak Nur’a kafi gelir”… eğer bu söz ona aitse siz bu sözü ne kadar yaşıyorsunuz… Veya 100 eliniz varda 101. elinizle O şöyle yapmış bu böyle yapmışlarlamı uğraşıyorsunuz..???
    Eminim bugün sabah namazından sonra islam aleminin içinde bulunduğu durumdan ötürü içiniz kan ağlayarak dua etmiş… imansız yaşayan (belki bir zamanlar bende öyleydim-Allah muhafaza-) insanlara iman hakikatlerini ulaştırmak için tüm enerjinizi sarf etmeye çalışıyorsunuzdur.

    Ömür şimşek hızıyla geçiyor…Kur’anı anlamak yerine başkalarının yalnışlarıyla uğraşmakla geçiyorsa yazık.. hemde çok yazık !!!

    Leyla Çelikel

  66. Sayın Ahmet TEKİNER
    Sizi tebrik ediyorum. yorumları yayınlayan sitemizede teşekkür ediyorum. yazı hakkında olunlu-olumsuz görüş yazan kardeşlerimide tebrik ediyorum. Tartışmaktan çekinmeyelim. kırıcı olmayalım. ama doğrularıda konuşmaktan vaz geçmeyelim. tabi ki bizler hata yapabiliriz. hata yaptığımızıda yapılan ikazlardan ve tenkitlerden dersler çıkararak öğreneceğiz. burada yazar yazıyı bağlarken güzelce ifade etmiş, fethullahcılık ekolünde hizmetini et, bende buradan azıcık ekleme yapmak istiyorum.
    ZAMAN gazetesi nur talebelerinin süfyan bildiği şahsı boy boy basmak zorundamı, okullar açıyor, dünyanın ulaşılamayan yerlerine türk eğitim sistemini götürüyor. devletin bilgisi haricinde ve önerisi haricinde buralarda vazifesi nedir? siyaset sahnesinde güçlüden yana ağırlık koyarak hizmetmi deruhte ediyorum yada geliştiriyorum diye taviz üzerine taviz vermek, yani yayınlarla müslümanların hassas olduğu noktaları ılımlı islam politikalrına alet ederek dünyevileştirme yada diğer tabirle sekülerleştirme çabaları ne için? zengin olmak için her yolu mübah görmek gibi……….
    konu dağılmaması için bolca risale okuyalım. hayatımıza tatbik edelim islam milliyetini esas alalım. ve bedeli çok ağır olan himmetlere boyun eğmeyelim. Bediüzzaman Said Nursi 3 dönem yaşamış, hep zirvelerde olmuş, ama risale-i nur davası için 23 kere zehirlenmeyi, hapsi, tecridi ve insanlardan uzak sürgün hayatını yaşamış, bugün onun vasıta olduğu eserler islam alemini intibaha getirdiği gibi, diğer dinlere mensup olan insanların islam dairesine girmesine vesile oluyor ve olmayada devam edecek FECRİ SADIK DOĞMUŞTUR. BUYRUN MEHDİNİN SANCAĞI ALTINDA TOPLANMAYA.
    Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyor. Allah yardımcımız olsun. AMİN

  67. Tekebbür, rüçhaniyet ile terakki eden, etmeye çalışan bir camiaya hiçbirşey anlatamazsınız kardeşim.

    Spesifik camialarını, abilerini diğer camialardan üstün tutma yanlışlarına rağmen eleştirimiz ekmeklerine yağ, bal sürmektir. Sütten çıkmış ak kaşık olarak kendilerini elaleme lanse etmeleri bir hurafe namını aldı kanımca. Artı… İddaa ediyorum, dışa yönelik otokrasi var bu camiada. Hocaefendiyi öyle bir konuma getirdiniz ki; artık hocaefendi eleştirilemez, mükemmel bir kişi tahtına oturtuldu.
    Farkında olmadan, devlet ve millet tarafından böyle bir tahta oturtulan kişi inmek ister mi? Bilakis hodfuruşane bir duruş ve güyya manevi makamına hubb-u cah ile sarılır.

    Acitasyonu sevenler hep ön plana çıkıyor bu camiada… Göz boyamadan ibaret sözler. Yok mu demokratça tartışacak bir abiniz…
    Olamaz çünkü nurcu damgası yeme ‘tehlikesi! var!!!

    Gene vurguluyorum ve hep vurugulayacağım. Risale-i Nur sofrasının tüm taamlarında istifade etseydiniz bu mugalatalara düşmez, bu acitasyon sözlerini sarf etmezdiniz. Rejimle beraber dindarlık, güyya nurculuğunuz -ki kabullenmiyoruz bu namı kullanmalarına. Bunun adına biz fetullahçılık diyoruz…- daha başka hangi şiar-ı İslam’ı göz ardı etmeye fetva çıkaracak.
    Acitasyona devam edin bakalım…

  68. Size İHLAS Risalesini okumanızı, anlamanızı ve hazmetmenizi tavsiye ediyorum. Hazmetmeyi ALLAH nasip etsin tabi. Kardeşlerin yorumlarına bakın… Mahşerde Peygamberimizn yanında birbirnizin yüzüne nasıl bakacaksınız bilmem. Dinimizde ci- cu yoktur…. Müslüman olsa olsa ALLAHA kul olur. Cu culuk başkalarının etiket ismidir. Oyuna gelmeyelim. Siz bilirisiniz…

  69. LEYLA ÇELİKEL HANIMI TEBRİK EDERİM…

    Yorumların çoğunu okudum ve nurculuktan ahkam kesenlerin Leyla hanım kadar nurcu fıtrata sahip olmadığını gördüm…
    Allah razı olsun bacım..

  70. herkes, yada her cemaat mesleğinin muhabbeti ile yaşar, yalnız benim mesleğim haktır diyemezsin diğerlerininde hak olduğunu kabul edeceksin. Said nursi hazretleri vasıtasıyla Risalei nurlar vücut bulmuş, Fethullah hoca vasıtasıyla ister risaleden alsın, ister kendinin olsun, Fethullah hocamın adını alan bir cerayan doğmuş. Burada Risale-i nurların vazifesiyle fethullah hocamın vazifelerini karıştırmamak lazım. risaleler mücedditlik vazifesini yapıyor. ahir zaman müceddidliği aynı zamanda mehdilik vasifesini iktiza ediyor. mehdiyede yardımcılar lazım. Fethullah hocanın müntesiplerinin amaca ulaşmak için her yolu mübah görmesi belki yazarı bu yazıyı yazmaya zorlamış, Süfyan aldatarak iş göreceği için, fethullah hocamın yayın organlarındada bu fikrin dost gibi gösterilmesi hassaiyeti olnları haliyle rahatsız etmekte, yazıdan ve yarumlardan anladığım bu. bilmiyorum yazarımız bu konuda kendi yazısına yorumlardan sonra buraya kendi yorumunu kısa ve öz yazabilirmi? SAYGILAR

  71. Selamün aleyküm. Arkadaşlar anladığım kadarıyla konu tartışmalar neticesinde farklı boyutlara taşınmış. Peygambere düşen ancak tebliğ etmektir. Mehdi veya müceddit kim olursa olsun ancak vazifesini yapmış veya yapacaktır. Bizde kendi vazifemizi yaparak o zata uymaya çalışmamız lazım. Yoksa biz gayret etmadikce kimse bizi hidayete ve hakiki kurtuluşa eriştiremez. Bu gibi meseleleri tartışmaya açmak hoş olmasa gerek. Çünkü imani mesleler tartışmayla çözüme ulaştırılamaz.
    Saygılarımla…

  72. Üstad Bediuzzamanı ve risalelerini okuyup anlayanların NURCULUKLA-GÜLENİ aynı karelerde ve alanlarda görmesi -düşünmesi mümkün olamaz. Üstad hayatını İSLAMA ve İslam şeriatına adarken ve talebelerine bu istikamette hareketi miras bırakırken, GÜLEN HOCA Bop projeleriyle, Yahudi localarıyla, ABD ve İsraillilerle dünyaya ve özelde de İSLAM alemine şekil verme çabasında. Ona “hocaya” kim hangi ünvanları takarsa ve hangi değerlerle anarsa ansın, ancak hiçkimse Onu İSLAM ile, Üstad ile İslam aleminin temsilciliği veya öncülüğü ile anmasın.
    Onun da böyle bir derdi ve hedefi yok… Onun daha büyük dertleri ve hedefleri var.

  73. Yukarıdaki yazı sadece heva ve heves amaçlı yazılmış bir yazı. Kime ne amaçla hizmet ediyor anlamak mümkün değil. Siz Sungur Ağabey’e Abdullah Yeğin Ağabey’e Ahmet Aytimur Ağabey’e dahası ÜSTAD’a mı sordunuz Fethullah Hoca nur talebesimidir diye… Bir sürü zan. Birileri Hocaefendiyi kafir eder. Birileri Amerikan Ajanı der. Birileri Şeriatçı İrticacı der.. Yahu Allahtan korkun birbirinizden farkınız ne. İkinci husus resimde yapılan oynama. Size yakıstıramadım. Hocaefendiyi sevmiyor benimsemiyor dahi olsanız bir müslümanın resmini böylesi alaycı ve iğrenç şekle sokmanıza hakkınız var mı ? Eklediğiniz resmi ya değiştirin yada gerçeğini koyun. Bunu Mehmet Kutlular Ağabeye kadar götürebilirim.

  74. [quote name=”İbrahim Ilgaz”]İkinci husus resimde yapılan oynama. Size yakıstıramadım. Hocaefendiyi sevmiyor benimsemiyor dahi olsanız bir müslümanın resmini böylesi alaycı ve iğrenç şekle sokmanıza hakkınız var mı ? Eklediğiniz resmi ya değiştirin yada gerçeğini koyun. Bunu Mehmet Kutlular Ağabeye kadar götürebilirim.[/quote]

    [b]İbrahim bey, hocaefendinin şahsı üzerinde oynama yapmadığımızı, fotoğrafın medyada dahi kullanılan orjinal hali olduğunu gerektiğinde isbat edebiliriz.[/b]

  75. Evet, bazi meselelerin anlasilmamasinin en büyük sebebi sahislar bazinda yapilan degerlendirmeler ve bakis acilaridir.
    Kimin nurcu olup olmadigini soracagimiz tek bir merci varsa o da Risale-i Nur’un kendisidir. Yani ölcüleridir.
    Üstadimizdan aldigimiz derse binaen zamanimizin cemaat zamani olmasi hasebiyle kisiler degil mesveret esas alinir. biz Üstadimizin bizzat hizmetinde bulunan talebelerinin ellerinden öperiz, saygida kusur etmeyiz fakat hakki söylemekten de geri durmayiz. ölcümüz degildirler.
    Gerektiginde Mehmet Kutlular agabeye bile götürebilirim demissiniz, e götürün. Kutlular agbeyin size verecegi cevabi ben simdiden biliyorum. O bizim cemaati manada islerimizin karar vericisi, degistiricisi, düzelticisi degil ki. Cenab-i Hak istihdam eylemis, Gazetemizin basinda bulunmaktadir. Görevi de cemaatimiz tarafindan, yaklasik olarak 180 kisilik temsilci tarafindan belirlenmektedir.
    Madem bu mesele bu boyutlara geldi. aramizda hoca efendinin cizgisini benimseyen arkadaslarimiz da mevcuttur. ben de o arkadaslarimiza bir soru yöneltmek istiyorum;
    Sizler hoca efendiyi hangi makamda görüyorsunuz acaba? Size göre onun elestirilmesinde hazmedilemeyen husus nedir?
    Su ana kadar görüyoruz ki bu davayi benimseyen kardeslerimiz hak bildiklerini söylemekten geri kalmadilar. hakikate perde oldugunu düsündükleri sahislar hakkinda düsüncelerini acikca ifade ettiler. yani mertce davrandilar. hadi bakalim sizler de mertlik yapip bu sorulara merdane cevap verin bakalim.

  76. Nurcuların Fethullah Hoca haretindeki endişeleri? Bildiğiniz gibi Said-i Nursî Hz.lerin en büyük mücadelesi başta Avrupa dinsizleriyle sonra da Türkiye´deki münafıklarla olmuş. Eserlerinden de bunu anlıyabiliyoruz. Türkiye´deki münafık ve dinsizlerle mücadele ederken, muhataplarını devamlı bir şekilde ?Ehl-i Bid´a? olarak tanımlıyor. Bunun için mektubat isimli eserin 20. Mektubunun yedinci meselesine bakabilirsiniz. Peygamberimizin şeriatını bozanlara da bida ehli diyor. Fethullah Hoca´nın çevresindeki medya ve kuruluşların kemalizm, tesettür ve daha bir çok dînî harekette geri durmaları, onları ehl-i bida ile dost gösteriyor. Bu ise ister istemez 26. Mektubun sonundaki dost, kardeş ve talebe kategorisini hatırlatıyor. Dahilî ve haricî bir çok yardımcı bularak hizmetlerini dünyaya yayan bu kardeşlerimize karşı bazı nur talebelerinin endişelerinin yerinde olduğunu kabul etmemiz gerekmez mi? Hem nurculuğu bilimsel olarak bilenler, hizmetlerin keyfiyetine önem verirler. Sayı çokluğu, görkemli vitrinler ve kalabalık kadrolardan önce prensiplerin Risale-i Nur´a uygunluğu. Eğer nurculuğu tartışıyorsak. Yoksa ehl-i iman ve ehl-i Kur´ân olanlar, elbette başımızın tacıdırlar. Allaha emanet olun.

  77. Hakkın hatrı deyip, nefsinin kıskançlıklarını dillendirenleri Allah affetmesin.

  78. hocaefendi ile ilgili yazınızı dehşetler içinde okudum. bu kadar büyük hizmetler yapan bir zat hakkında iftira atmışsınız… ama hocaefendi kendi hakkında söylenen her yalana hakkımı helal ediyorum diyor.. diyor da bir nurcu olarak ben size yakıştıramadım.. düşman ilan edermişçesine isnatsız sarfettiğiniz bu sözlerden dolayı tüm hizmet erlerinden helallik almak zorundasınız. ne diyeyim.. allah affetsin. ve en acısı da ne biliyor musunuz….hocamız kesinlikle başkaları aleyhinde kaş göz kullanarak dahi konuşmayın derken sizlerin böylesine hassas bir insan için söyledikleriniz. inanın çok üzüldüm

  79. Ey kardesler hoca efendı hakkında olumsuz yorum yapan yazar ve dıger arkadaslara seslenıyorum..Sız hocaefendının kac vaaz kasetını dınledınız veya kac kıtabını okudunuz veya yazarın soyledıgı okullar meselesınde o okullarda neler oluyor ne kadar arastırdınız(yazarın bahsettıgı seyler hep medyanın meyve veren agac taslanır mısali uydurdugu seyler)ve bu arastırmalar sonucu hoca efendının yaptıgı hangı yanlısları gordunuz…yazarın bahsettıgı devletın destegını alma konusunda da :destegı alınan devlet herhangı bır devlet degıl bızım turkıye devletımız( ne kadar destek alıyorsa orasıda muallakta)…
    Arkadaslar zaman bırbırımıze dusme zamanı degıl zaman ıman kurtarma zamanıdır.Allah ın ıznıyle hepımız aynı yoldayız

    bu arada bazı arkadasların onerdıgı ıhlas rısalesı cok yerınde olmus bence de hepımız okuması lazım hem de hemen

  80. Fethullah Gülen cemaatinin çalışmaları dini mübini islam için değilmidir ki bu kadar celalleniyorsunuz. Ben 15 yılımı bu insanlar arasında geçirmiş biri olarak herhangi bir cemaatin-tarikatın eleştirildiğini görmedim ve bu konuda eleştiriye teşebbüs edenlerinde şiddetle men edildiğini gördüm. ama burada üzülerek görüyorum ki eleştiriler çok insafsızca. Hedefe ulaşabilmek için yolda vasıtada bir tane değildir. Hedef Rızayı İlahidir. Bizimde beslediğimiz kaynak, Kur’an Sünnet ve bunların açıklamaları olan Nur Risaleleridir. Kardeşlerime ihlas risalesini okumayı her 15 günde bir tavsiye eden Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin tavsiyelerini hatırlatmayı bir borç bilirim. Dert islam ve iman olmalı gerisi ancak bizim nefsimizin arzu ve istekleridir. Zaman küfrün belini kırmak için bir ve beraber olma zamanıdır. Şarkta Garbta İslam güneşinin aydınlattığı bütün iklimlerde Nur’un tezahüründen başka bir şey olmayan Hocaefendinin yaptığı hizmetleri ve cemaati eleştirenlere el insaf diyorum. Amaç fitne çıkarmak ise size hesap gününü hatırlatırım.

  81. Hocaefendiyi Ustadin talebelerine tasdik ettirme cabalari basariya ulasmis mi?
    cevap: Evet
    Ustad hazretlerinin talebeleri Hocaefendiye nur talebesi diyor mu?
    cevap: Basta Zubeyr abi olmak uzere evet.
    Peki siz neden boyle bir yazi yazma ihtiyaci hissettiniz?
    Maksadiniz ihtilaf cikarmak mi yoksa baska bisey mi?
    Hocaefendinin size gore yanlislari olabilir. Dilerseniz nurtalebesi degil de diyebilirsiniz. Fakat yaptiklari hizmetleri kimse inkar edemez. Ben onun vesilesiyle nurlarla tanistim, iman sahibi oldum.
    Musbet hareket edecekseniz hizmet edin ama baskalarini karalamayin.
    Baskalarini karalamak cok kolay iken, sizin suphelendiginiz o zat bunu tek kez bile yapmamistir. Eger gizli servislere calissaydi inanin bu cok kolay olan yolu kullanacakti. Emin olun o seviyedeki hitabet ve zeka herkesi karalamaya muktedir iken bunu hayatinin tek karesinde goremezsiniz.
    Keske yazarimiz da kolayciliga kacmasa. Birisi birilerini karaliyorsa esas ben ondan suphe ederim.
    Ama ne yapalim ki herkes kendi karakterini sergiler.
    ben muslumanim diyen herkese muslumandir demek zorundayiz. Abdullah ibn-i Ubey ibn-i selul bile musluman muamelesi gormustur. Muslumana ise husn-u zan edilir.

  82. Keske birileride,makalede sozu edilen meselelerin ispatina calissa…
    Eger tartismaya sebep olan makaledeki “dogrular”sa, o zaman yazara tesekkur etmek gerekir.Cunku gecmiste yapilan hatalardan ders almaya goturen bir vazife gorur bu makale…
    Eger tartismaya sebep olan makaledeki “yanlislar” ise, o zaman bu yanlislari ortaya koymak gerekir.Boylece cumhurun nazarinda yazar ve yazarin fikirlerine katilanlara beddua etme hakki ortaya cikar.
    Bu iki baslik disinda baska bir mulahaza konunun haricindedir.Yani,ihlas ve samimiyet sorgulamasi yapmak herhalde dogru olmaz.Haddizatinda bu sorgulamayi yapmanin ihlasla bagdasip bagdasmadigini sanirim biliyoruz.

    Ben acizane kisa bir arastirmayla,bizzat, askeri mudahelenin ovuldugu makaleye ulastim.Benim icin onemli bir konuydu bu konu.
    Herkes kendine gore onem arzeden(yazida sozu edilen) konulara ulasmaya calisabilir.

    Boylesi daha akillica..

    Yeni yeni hakikatini anladigim bir dustur;

    “Bir sahis, kendi namina hazm-i nefs eder, tefahur edemez; millet namina tefahur eder, hazm-i nefs edemez”

  83. Nurcusunuz; nurculuğunuzu kabul etmezsiniz, faizle iş görürsünüz(BankAsya), gazete ve dergilerinizde başı açık kadınları sergilersiniz, 23 Mart’ta Bediüzzaman hazretleriyle ilgili bir kelime yazmazsınız ancak 10 Kasım’da ek vermesini iyi bilirsiniz. Bu mu sizin nurculuğunuz? İslam’a yaptığınız hizmetler?
    Risale-i Nur yayınlamak mı? Zaman Gazetesi yazarlarından Abdullah Aymaz?ın Şahdamar Yayınları 2006 basım tarihli Gökkuşağı Dağıtım tarafından dağıtılan Kastamonu Lahikası üzerine kitabı asıl nüsha ile farklılık arz etmektedir. Ayrıntılı bilgi : http://www.ittihad.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=181&Itemid=44

    Yurt dışına okullar açmak mı? Açtığınız okullarda birinci sınıf komünist insanların çocuklarını okutmaktan başka ne yapıyorsunuz? Adı Türk okulu ancak orada Kemalizmi yaymaktan başka bir şey de yapmıyorsunuz. Tamamen kar amacı üzerine kurulan kolejlerde Türkçe bile öğretilmiyor. Daha ne diyelim sizlere?

  84. Mücahit bey,

    Biraz saçmalamışsınız, kusura bakmayınız… Zaman grubu mensupları da bizim kardeşimizdir. Sadece Risale-i Nur ölçülerine göre değil de Fethullah Gülen Hocaefendi’nin içtihatlarına göre hareket ediyorlar. Lütfen tefrit etmeyiniz…

    Dua ile…

  85. [quote][quote name=”Cihan KOÇ”]Mücahit bey,

    Biraz saçmalamışsınız, kusura bakmayınız… Zaman grubu mensupları da bizim kardeşimizdir. Sadece Risale-i Nur ölçülerine göre değil de Fethullah Gülen Hocaefendi’nin içtihatlarına göre hareket ediyorlar. Lütfen tefrit etmeyiniz…

    Dua ile…[/quote]

    [b]Ehli dünya gibi ” saçmalama” ve türevleri sözcükleri bir kardeşine kullanmanı tasvip etmiyorum biiiir. İkincisi: İçtihad münferid bir müessese değildir.
    Üçüncsü ise; seni anlayamadım şahsım adına…
    Nev’i şahsına münhasır bir kişilik ortaya koydun şimdi. Eski yorumlarınla bunu mukaese ettiğimde bunu söyleyebiliyorum. Allah’ a emanet ol…[/b]

  86. EsseLamun aLeyküm..

    Burada Sayın FethuLLah güLen hoca için Kims Nurcudur veyahut DeiLdir Deme Makamına Sahip oLmamakLa Beraber…

    Bediüzzaman Said Nursi HazretLerinin Bizzat Yanında kaLan ve ” Ben öLsem veyahut Hayatta Şuursuz kaLsam Benim VarisLerimdir ” Dediği TaLebeLerinin Bazı NoktaLarını Tasvip etmeseLerde Sayın FethuLLaH güLen hoca Efendiyi hürmetLe SevgiyLe KucakLayıp HizmetLerini Tebrik EttikLerini AyneLyakin gören Birisi oLarak..

    Ve Üstad Bediüzzaman Said Nursi HazretLerinin ” Bu Zamanda HristiyanLarın Dindar ruhanileriyLe BiLe İttifak etmek Lazım geLirken MüsLümanLar Arasında Fitne ve Fesat Çıkaracak ŞeyLeri Medar-ı Münazara Etmemek Gerektir ” Sözünü..

    Ve Yine ” Her Biriniz Birer Ami , Adi adamLar biLe oLsanız Bu hizmet-i imaniye ve Kur’aniyedeki Sabır ve mtanetLerinizden doLayı benim size verdiğim Makamı Noksan etmeyecek” SözLerine İstinaden..

    Ve Yine Yanında kaLan TaLebeLerine ” Kardeşim Daireyi DaraLtmayınız , Geniş Tututunz (Hüsnü Bayram Abiden bizzat işitmişim) ” Sözüne İtimaden..

    Siz Hangi CüretLe Ve Hangi AkıL ve MantıkLa İsLamiyete Hizmet eden..

    Ve Benim aiLem ve birçok aiLeLerin namaza Kur’ana başLayıp CehaLet dereLerinde , isyan ve Küfran BatakLıkLarında doLaştığımız Bu Asırda İman ve İsLamiyet Ab-ı Hayatına Kavuştırmaya VesiLe OLan..

    Ve Dost , Kardeş , TaLebe NamıyLa AçıkLadığı Geniş oLan dairemizden Hiç oLMazsa birisine girebiLdiği şu Mübarek Zat-ı MuaLLayı ..

    KusuratLarıyLa ifşa edip.. Sanki üstadmış gibi NurcuLuk mertebesine girdimi girmedimi diye münazara edecek bir densizLiğe Başvuruyorsunuz..

    Hazret-i aLiye birgün geLmişLer ve DemişLer ki: ”Ya ALi ! Şu Sahabe şöyLe hataLı , Öbür Sahabe böyLe kusuratLı , Diğerinin şuyu yok , Öbürünün buyu yok Ne oLacak Bu HaLimiz Sen bir eL atda düzeLteLim ” demişLer..

    Hazret-i aLinin Verdiği Cevap Şu oLmuş..” Ben Hayatım Boyunca Kendi KusurLarımı Görmekden Başkasına VAKİT kaLmadı ki Bakayım ” demiş..

    Hazret-i aLi gibi bir Kahraman-ı isLam böyLe diyorsa.. SizLerin Ne Demesi gerekir AkLınıza HavaLe ediyorum..

    Ben Meşveret cemaatinden birisi oLarak,, 35 küLLiyat bitirdiğim haLde ((( ki ALLAH nasip etsin 350 kez okuyayım daha hiçbirşey biLmiyoruz)) Sayın FethuLLah güLen hocamıza Nurcu deiLdir diyemedim demedim ve Diyemem ve Üstadımızın varisLerini evimizde misafir edip defaLarca hasbı haL ettiğimden doLayı bu fikri isnat edenLere kesinLikLe karşı çıkarım..

    Kimse işkmbe-i kübradan Konuşmasın..

    Kimse Sadırdan uydurmasın.. Satırdan buLdursun..

    Varsa ProbLemi oLan İşde buradayım.. RisaLeinurdan Kim kimi ikna ederse Onun yanındayım..Hodri meydan..Lakin fitne Fesada Ne izin veririm Nede Verdiririm..

    SaygıLarımLa..

    SeLam ve Dua iLe..

    Mirza AbdüLLatif ParLakyiğit…

  87. Değerli kardeşlerim. bu yazı ve yorumlar yeterince birşeyler açıkladı.
    Beni ve sizleri üzmesi gereken nokta işin şahsiliğe dökülmesi durumuna gelmesi.
    Yeterince yorum yapıldı. Üstadın, talebelerinin ve Fethullah hocamın hizmetleri yeterince burada iyi yönüyle, olumlu olumsuz yönleri ile ortaya konuldu.
    Burada kesmek en iyisi.
    Çünkü yazıya yorum yerine
    yorum yazanların yorumuna yorumlar başladı buda iyiye işaret değil, hepinizi seviyor ve muhabbetlerimi sunarken.
    burada keselim inşallah.

  88. Peki Mirza bey kardesimiz, 35 defa külliyati okumus biri oldugunuza göre Üstadimizin M.Kemal ile ilgili düsüncelerini ve mahiyetinin bilinmesi ugrunda binler feda olsa yine azdir dedigini de cok iyi biliyorsunuzdur.
    Simdi size sormak isterim, Risale-i Nur’un meslegine ve mesrebine tamamen zit bir sistem ile, M.Kemal ve avanelerinin de dostlugunu kazanmaya calisarak, basta gazete ve televizyon olmak üzere bütün yayin kuruluslarinda M.Kemal’e ve siyasal islamcilara olan dostlugunu her firsatta gösteren ve ahlaki degerlerimize ters bir cok müstehcen reklamlar yayinlayan bir grubun nurculukla uzaktan yakindan alakalari olmadigini dile getirmek bizim görevimiz degil midir?
    Üstadimiz daire genistir derken süfyanin avanelerini de icinize alin dememis ya…
    35 defa külliyati okumak size Hakkin hatirini üstün tutmayi ögretmeliydi. Agabeylere saygimiz sonsuzdur fakat yaptiklari her iste mutlaka bir hikmet vardir demek Risale-i Nur mesleginde yoktur. o ismi kimin koydugunu da bilmiyorum ama “Mesveret Cemaati”nden oldugunuzu ifade etmissiniz. ne kadar güzel ve ehemmiyetli bir isim: “MESVERET” ama nedendir bilinmez, buna ragmen “agabey ne derse o” mantigiyla hareket ediliyor.
    Hissi yaklasmayalim meseleye. sizin bir cok yakinlarinizi ve ayrica bir cok insani hidayete erdiren Cenab-i Hak’tir. O kisinin buna vesile olmasi, kendi sistemi icerisine aldigi insanlarin hakikati görmelerine perde olmasinin üstünü örtmez. kiminle karsilassam rahmet okuyorlar süfyana, rahmet!!!
    Üstadimizin ” Bu Zamanda HristiyanLarın Dindar ruhanileriyLe BiLe İttifak etmek Lazım geLirken MüsLümanLar Arasında Fitne ve Fesat Çıkaracak ŞeyLeri Medar-ı Münazara Etmemek Gerektir ” gibi ifadelerini kullanarak kendi tarafgirligimizin üstünü de örtmeye calismayalim.

  89. [quote]Ehli dünya gibi ” saçmalama” ve türevleri sözcükleri bir kardeşine kullanmanı tasvip etmiyorum biiiir. İkincisi: İçtihad münferid bir müessese değildir.
    Üçüncsü ise; seni anlayamadım şahsım adına?
    Nev’i şahsına münhasır bir kişilik ortaya koydun şimdi. Eski yorumlarınla bunu mukaese ettiğimde bunu söyleyebiliyoru m. Allah’ a emanet ol?[/quote]

    Bazen akıllı düşmanı arıyorum doğrusu…

  90. [quote name=”A.B.D.ullah”]hic bir insan kasi gözü icin sevilmez.sifatlari icin sevilir ya da adavet edilir.burada söz konusu olan sahsin zatina degil,bazi sifatlarina gösterilen adavet,netice itibariyle yine kendisine olan muhabbetin siddetinden(Islamiyet hesabina)kaynaklaniyor.Üstadimizin yillarca insasi icin ugrastigi Medresetüzzehra nin cismani sekilde tesekkül etmesine manilerin cikmasinin bir hikmeti su olsa gerek:eger tesekkül etseydi Deccal in resimleri orda da asilacakti.akla söyle bir soru gelebilir:en adi hadiselerden bile haberdar olan Üstadimiz,cismen tesekkül etmeyecek bir sey icin neden yillarca caba gösterdi?Elcevap:zaman en hakiki müfessir olmasi cihetiyle bu meselede söyle bir mesaj var:O dehsetli sahsin mahiyetinin anlasilmasi icin,tehir edilecek olan meselelerde dahi tüm gayretini göstermis.mesela,1371 de vuku bulacak bir hadiseyi,1327 de olacak gibi müjde vermesi;medresetüzzehra icin yillarca ugrasmasi ve tehir edilmesi gösteriyor ki;Cenab-i Hak, mustafa kemalin mahiyetinin anlasilmasi icin Üstadimizi mühim meseleler pesinde kosturuyor ve o meseleyi tehir ediyor.Yoksa kalbi hüsyar olanlar o sahsin derekesini nerden bilecek ?Allah adina ortaya cikmis bir sahsin m.kemale methiyeler yagdirmasi,resimlerini okullarinda asmasi,putunu dikmesi maslahat hesabina da olsa Islamiyet günesinin tecelli etmesine perde olacagini ve o günesin dogusunu tehir edecegini göremeyecek kadar basiretsiz olmasina adavet ediyoruz.[/quote]

    ABDullah kardesimizin Risale-i Nur ölcülerine tam muvafik düsen bu yazisini da kendisini tebrik etnekle beraber hatirlayalim…

  91. “BİZ MUHABBET FEDAİLERİYİZ. HUSUMETE VAKTİMİZ YOKTUR”

    Değerli Arkadaşlar,

    Yukarıdaki çalışmanın yazarı olarak görülen arkadaşı tanımıyorum. Büyük bir hizmete vesile olduğunu düşündüğüm saidnursi.de’nin editör ve sorumluları tanıyorlar mı onu da bilmiyorum…

    Fakat bildiğim bir şey var ki: Gerek bu yazı gerekse yapılan hissî yorumların Bizlere, İslama, Nurlara, Memleketimize ve İrfan dünyamıza hiç bir katkıda bulunmadığıdır.

    Bu yazıyı kaleme alan arkadaş ve site sorumluları beni bağışlasınlar fakat bu çalışmanın hiç bir satırında Allah rızasını ve samimiyetin zerresini göremiyorum. Uzun bir süredir bu çalışmayı ve yapılan yorumları hayret ve esefler içerisinde takip ediyorum.

    Dünya İslama ve Nur u Kur’ana hasret dururken, akan kan ve gözyaşımız çağlayanlara dönerken,vs. vs. bizler nelerle uğraşıyoruz. Bir etrafımıza bakar mısınız! Nasıl bir ateş çemberindeyiz. Muhabbet fedailiği lafta kalmamalı…

    Hocaefendi’nin ve Onun etrafında halelenen güzide kadronun kusurları yok mu? Hiç şüphesiz ki var… Peki bizim arkadaşların… Nur Talebeliğinin tapusunu kendisinde gören ve şu talebedir, şu değildir diye ne çabuk ve kolayca ahkam kesen arkadaşların kusurları… Bizler masum muyuz?

    Rica ederim. Dost, talebe, kardeş tasnifini… Sahipler, erkanlar, haslar.. şeklinde sınıflandırmaları.. “bazıların ipini çok sıkı tutmayınız, zira herkes bir meşrepte olmaz” düsturunu… ne olur asla gözardı etmeyelim.

    Bir kısım kanaatlerimiz ve tespitlerimiz olabilir. Gayet tabiidir de. Fakat bütün bunlar düşmanlık yapmamızı ve haddi aşmamızı mazur gösteremez. Hocaefendiyle olan gönül bağına 1995 yılından itibaren birhayli mesafe koyan bir arkadaşınız olarak yeri geldiğinde insaf dahilindeki eleştirileri yapmaktan çekinmeyen ve hakkın hatırını ali tutmayı, Nura talebe olmanın bir gereği olarak gören/değerlendiren bir arkadaşınız olarak, yapılan yorumların seviye ve şiddetine, üslubuna büyük oranda katılmadığımı açıkça ifade etmeliyim. Yaptığımız iş, çıkardığımız gürültü ürküttüğümüz kurbağaya değmeli. Amacımız üzüm yemektir, bağcıyı dövmek hiç değildir, bu çok iyi bilinmeli… Ahirette, Allah’ın, Resulullahın, Üstadımızın huzurunda bizleri mahcup edecek söz ve beyanlardan uzak durmak gerektiğini bilmem ki hatırlatmaya lüzum ve gerek var mıdır?

    Herkes herkesle helalleşmeli ve bu mesele fazla büyütülmemelidir. Tekrar buluşmak üzere kollara ayrılan, gönüllerinde hasret tüten Nur Ordusunun asra tebessüm etmesi için, uhuvvetimizi ziyadeleştirme gayreti içerisinde olmamız, birbirimizi sadece rıza-yı ilahi dairesinde ve hissiyattan uzak bir şekilde ikaz etmemiz, kalbimizde düşmanlığa, kin ve nefrete değil, dostluğa, sevgiye ve kardeşliğe yer vermemiz, meselelerimizi niza etmeden mübaheseye çalışmamız, uhuvvetimizi ziyadeleştirmemiz ve tevfik-i ilahinin refikimiz olması için bunların şart olduğunun farkında/şuur ve idrakinde olmamız gerekir.

    Allah basiretmizi, ferasetimizi, ihlas ve samimiyetimizi arttırsın. Uhuvvetimizi parçalamak isteyen alçaklara fırsat vermesin. Ülkemiz, milletimiz, cemaatimiz ve islam dünyası üzerindeki kara bulutları dağıtsın.

    Nurları okudukça, anladıkça, hayata geçirdikçe bütün bu problemlerin, yanlış anlama ve anlaşılmaların, bir kısım ölçüsüz hareketlerin, yanlış beyan ve uygulamaların birer birer ortadan kalktığını görecek ve birbirimizi hasretle kucaklayacağız. Rabbim fazla bekletmesin ve bizlere de insaf ve izan versin.

    Selam ve sevgi ile…

  92. mustafa sami bey kardeş yazarın yazısı ,sana göre samimi olmayabilir.bana göre samimi.yazıda söylenen şeyleri ne zaman tartışacağız,yazıya karşı çıkan herkez “biz muhabbet fedaisiyiz husumete vaktimiz yok”diyerek başlıyor.siyaset pisliğine boğazına kadar batanlar bizleri siyasetle uğraşmakla suçladılar yıllarca.bir gazetecinin mehmet fırıncı abiye kendinizi kullanılmış hissediyormusunuz diye sorması mı samimi,bu soruya muhatab olmasının sebebi adalet partisi ve dyp nin deteklenmesi,bunlar olurken soruyu soran zatı muhterem ler ne yapıyordu ihtilaciler ve anayasasını destekliyorlardı,sizin istediğiniz samimiyet buysa allah yardımcınız olsun.

  93. Eleştiri yazan bütün kardeşlerimi kutluyorum. Zira neredeyse tamamı hasbi, samimi kanaatlerini yazmış. Sadece bir kaç kardeşimiz düşüncelerini sert ifadelerle sunmuş. Olsun, onlara da kızmamak lazım. Sonuçta hakaret ifadeleri yok.
    Hocaefendi konusunda konuşulmamasını, fikir ve düşüncelerinin yorumlanmamasını kabul etmek mümkün değildir. Zira “her sözü kabul etmeyin, mehenge vurun” diye bizleri muhakameye davet eden Bediüzzaman’a talebe olmak istiyor isek hakarete varmayan her düşünceye açık olmamız gerekir.
    M. Kemal konusu çok ehemniyetlidir. Hatta “onun mahiyetinin anlaşılması için binler adamın idam edilmesi bile azdır” diyen bir üstada talebe olmak istiyor isek bu konuyu elden geldikçe izah etmekle mükellefiz. Elhamdülillah Allah bu günleri de gösterdi, artık onun mahiyetinin anlaşılması için (bu yazılar da dahil olmak üzere) bir çok yerde ciddi çalışmalar yapılıyor. Bunları çok önemsiyorum, bu çalışmalar bir fitne hareketi değil bilakis en büyük fitnenin kaynağına erişme çabalarıdır.
    Üstadın yerine başkalarını ikame etme çalışmaları vardır. malesef Hocaefendiyi bu amaçla kullanmak istiyorlar. İnşallah Fethullah Hoca’mız başkalarının düştüğü bu hataya düşmez. fakat bunun için çok çaba gösteriliyor.
    Evet, asırlar boyunca beklenen zat gelmiştir. Bundan sonra Bediüzzaman gibi bir şahsiyet artık gelmeyecektir. Böyle bir beklenti içinde olanlar (ne yazık ki hala çok sayıda insana rastladım) büyük bir yanılgı içinde olup istemeden fitnelere alet olmaktadırlar.
    Değerli kardeşlerim, Hocaefendi de dahil olmak üzere Bediüzzaman gibi bir zatın zuhur etmesini akıl ve kalbiniz kabul ediyor mu? Onun katlandığı ve üstesinden geldiği zorlukların binden birisini kim kaldırabilir?
    lütfen eserlerini dikkatli bir gözle mütalaa edelim. Onun eriştiği ilim ve sıfatlara hangi şahıs erişebilir. Allah’ın kendisine bahşettiği birçok inayet ve ikramı söylememeye ve örtmeye çalışan üstadımızı iyi anlamaya çalışalım. Kendisini gizleyerek şahsı manevinin ortaya çıkmasını ve bu şahsı manevi ile “Hazreti Ademden kıyamete kadar çıkmamış olan” dehşetli düşmana karşı koymaya çalışan üstadımızı anlamaz isek mesul oluruz.
    Bu konuda yorum yazmak, düşncelerini dile getirmek nezih ifadeler kullanmak şartı ile çok gereklidir. Belagat ve cezaletin ön plana çıktığı günümüzde bir nevi fikir cimnastiği yapmak kime ne zarar verebilir.
    Son 5-10 yıla kadar M. Kemal’in mahiyeti hakkında konuşmak çok zordu. Fakat artık öyle yazılar okuyorum ki Bir Nurcu olarak çok utandığımı ifade etmek isterim. zira Nurlardan belki de hiç istifade etmemiş yazarlar O zatın mahiyetini o kadar güzel bir şekilde anlatıyor ve yerden yere vuruyor ki niçin ben ve kardeşlerim bu kadar güzel yapamıyoruz diye kendime kızıyorum. hiç olmaz ise bundan sonra zamanın ilcaatına uygun olarak yazılar yazıp düşüncelerimizi yaymaya çalışalım. yoksa “Cenabı Hak, isterse fasıkı mütehacirler ile de dinini yüceltebilir” Eğer bu zaman da dahi cesaretimiz kırılıyor ise bunu yapanlara ve kendimize bir bakalım.
    Kat’i olarak şuna inanıyorum ki çocuklarımız bizi alaya alcaklar. Yahu bu kadar korkmak çekinmek bu milletin fertlerine yakışır mı? diye bizim nesilden küsecekler. onlara karşı mahçup olmak istemiyor isek biraz heyecana ve gayrete gelelim.
    Bu konuda Üstadıma bir kere ihanet ettim bedeli de ağır oldu. Zira ordudan atıldım. Nasıl olduğunu kardeşlerimle paylaşayım.
    Efendim, aynı odayı paylaştığımız bir subay arkadaşım bana o dehşetli şahsın resmini odamıza asalım demişti. Ben ise karşı çıkmıştım. Fakat ne olduysa bir ara gelecek endişesi ile o arkadaşa dedim ki “Yahu, o adamın ölüm törenine katılmadığımız için10 gün hapis cezası yedik. Şimdi Amiral denetlemeye gelecek, o adamın resmini görmez ise senin de başın ağrıyacak. İyisimi, o resmi odaya as bari”
    İster inanın ister inanmayın, Hayatım boyunca hiç sena etmediğim o zat hakkında bir defa böyle dedim aynı hafta içinde ordudan YAŞ kararı ile atıldım. gerçi ben dersimi aldım. bu konudaki kanaatlerim pekişti. Lakin diğer kardeşlerim belki bilmezler ama söylemekte yarar var.
    Ne olursa olsun o herif hakkında yanlış yapmayın. Risalelerden istifade etmiş birisi olarak herhangi bir maksatla o zatı sena ederseniz bilin ki tokat geliyor. Çok fazla beklemeye gerek yok.
    Eğer “bu konu önemli değil, herkes gibi bizde o adamdan istifade edelim, menfaat temin edelim” diyorsanız, sizi kasemle temin ederim ki o heriften hiç bir hayır gelmez. hem de istediğinizin tersi ile imtihan olursunuz…
    Bu satırları “Risaleinnur-is Sadıkın” kardeşlerimle paylaşmak istedim. Diğer kardeşlerimden gelecek her türlü tenkit ve şikayeti baş göz üzerine şimdiden kabul ediyorum. Asıl muhatabım bu davaya gönül verenlerdir.
    Allah’a emanet olun…

  94. Sayın yorumcu yazar Ahmet bey, bence büyük bir yanılgı ve yanıltma içindedir. İyi niyetini sorgulamam ancak kardeşine kurşun sıkanların haleti ruhiyesi içinde olduğu muhakkak. Bence nurculuğun tanımı veya kimin nurcu olup olmadığının tespiti Ahmet beyin elinde değil. Risale-i Nurları baştaçı ederek bütün dünyada hizmet atağına geçmiş insanları da amerika, yahudi v.b. cereyanların uşağı imiş gibi göstermek ise büyük bir iftiradır ve büyük bir vebaldır. Risale-i Nur’un veya Nurcuların temel amacı, hedefi varmak istedikleri nedir ki, Hocaefendi nurcuların dışında mütalaa edilsin. Siyasetten uzak durmak, iman kurtarma hizmetine kendini adamak, islamın ve risale-i nurun bayrağını dünyanın dört bir yanında dalgalandırmak bu yazarımızı neden rahatsız etmiştir. Azami ihlas, azami takva, azami cehd elbette düşmanları rahatsız eder ama kendini dostlar safında sayanları rehatsız etmemelidir. Muhterem kardeşler, kıskanmayınız, illa birşey bulalım diye çabalamayınız, gıybet ve ötesinde iftiraya girmeyiniz, vebal almayınız. Risale-i Nur talebelerinin bütün gruplarnı bilen birisi olarak söylüyorum, babam yazıcı nurcuydu, ilkokula gitmeden risale yazdım, lisede hocaefendinin dershanesinde, üniversitede vakıf abilerin yanında kaldım, yurt içinde ve yurtdışında her türlü hizmet grubunu tanıdım, şu anda hocaefendinin talebeleri ile birlikte risale-i nur ihtisas dersleri yapıyorum, günaha girmek kolay, vebal almak nefsin oyunu, gıybet ve iftira ise suri bir lezzete sahiptir. Risale-i Nur dar kalıpların, kapalı mekanların, kısır anlayışların kitabı değildir. Bırakın herhes hizmetini yapsın. Risale-i Nur talebelerinin hizmetleri ile oluşan nur havuzundan herkes ihlas ve samimeti ölçüsünde hissesini alacaktır. Allah hissemizi tezyid etsin.

  95. Ahmet Tekiner’in yazısını ve yazıya yapılan yorumları okuduktan sonra yorum yazmak için “YORUM EKLEYİN” kısmına geldiğimde Site Yöneticisinin “Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır. Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.” uyarısını hayretle okudum.
    Beni bu kadar hayrete düşüren husus, yazıda ve yorumlarda bir sürü hakaret, beddua ve gıybet varken burada böyle bir uyarı yazısının yer almasıydı.
    Bu durumda benim “küfür, hakaret, beddua” anlayışım ile sitenin anlayışı çok farklı olduğu anlaşılıyor. Yazılanlar İslâm anlayışına sığmadığına göre, demek ki “Nurculuk” İslâm anlayışının dışında bir yol.
    Benim anladığım bu. Gerisi sizin anlayışınıza kalmış!…

  96. Bu işin içerisine öyle kafanıza göre Menzil lafını karıştırmayın. Tarikat ve Cemaat kavramları birbirinden farklı şeylerdir (cemaatten kastı birlik birden fazla aynı iş yolunda ilerleyen insan).Tarikatte yaşayan bir insan-ı kâmil vardır.Risalelerde geçiyor ya tarikat berzahına uğrayarak ya da Kur’an-ı Azimuşşan’dan tereşşuh eden nurlar ile.Kur’an ın bu husustaki birinciliği tartışılmaz.Amenna ve Saddakna.Allah c.c. nun kelamının üzerine söz yoktur elbetteki.ancak sahabe ve tabiinin hemen hepsi bundan tam manası ile faydalanırken günümüzde bu faydalanan kişilerin sayısı düşmüştür.Zaman tarikat zamanı değil iman kurtarma zamanıdır diyeceksiniz siz şimdi.Üstad k.s.a zamanındaki tarikat kıstasları ile günümüzdeki tarikat kıstasları bir değil.Araştırın göreceksiniz ki o devirde herkes tarikat dersi alamıyordu.Çoluk çocuğunun rızkını kazanamayan/kazanmayan,kaza namazı olan,belli bir ilmi derecesi olmayan Tarikat dersi alamazdı.Ancak günümüzde görüldü ki Ümmet-i Muhammed imansız gidiyor kıstaslar aşağı çekildi.Tarikat budur.Bugün tarikatlerin yaptığı iş de İman kurtarmaktır.Bir Mürşid-i Kamil’den icazet almayan birisi ne tarikat kurabilir,ne de şeyh olabilir!Hocaefendi bize söylendiğine göre Allah c.c. dostudur.Üstad zaten Şeyhi Esad el Erbili tarafından genç iken,gençler için büyük bir din hizmeti yapacağı hususunda övülmüştür.Ancak böyle benzetmeler falan yaparken dikkat edelim.Kimseyi kırmayalım, kimseyi incitmeyelim.Siz istediğiniz kadar kitap okuyun,nasıl ki doktor kitabını alıp evde kendi okuyan doktor olamaz,bir üniversite şart ise bu işler de böyledir.Kendinize üniversite bulun orda okuyun kitaplarınızı.Rabb’im hizmetlerinizi daim eylesin.Amin v’elhamdulillahi Rabbil Alemin!

  97. Fethullah Gülen ile Nurculuk ilişkisini konu edinen makale ile yorumları büyük zamanımı aldı. Yazarın mevzubahis ettiği hususları Nurculuğun yakın geçmişini bilenler, az çok bilirler. Yorumların daha çok dikkatimi çektiğini itiraf etmeliyim. Bir zamanlar nurculuktan kaçan insanların, bugün nurculuğu paylaşamamaları ne kadar güzel. Fakat genel anlamda Risale-i Nur metinleri kendilerine esas alanların belli endişeleri var. Dünya siyasetiyle iç içe olma mecburiyetinde olan Zaman Gurubunun Risale-i Nur eserlerini ve nurculuğun pratiğini tahrif ve tahrib endişesi bir çok yorumda ortaya çıkıyor. Risale-i Nur´u ölçü olarak Fethullah Gülen hareketini nurculuk dışı telakkî edenlerin hemen hepsi iddialarını herhangi bir risaleye dayandırıyorlar. Nurculuğu şahıs, ferd ve ağabey ekseninden şahs-ı manevî eksenine taşımaya çalışıyorlar ki, benim kanaatimce de doğrusu budur.

    Said Nursî Hz.lerine, ölüm döşeğine kadar her türlü eza cefayı çektiren kemalistlerle Zaman Gurubunun aynı karelerde dost görünmeleri, Bediüzzaman´ı ciddî sevenleri zaman zaman tehevvüre götürüyor. Sultan A. Hamit´ten, Abbas Halim Paşa´dan, M. Kemal´dan ve bütün Cumhuriyet Hükümetlerinden bir kuruş yardımlarını kabul etmeyen Said-i Nursî´ye bedel siyasî iktidarlarla içli dışlı olarak dünyevî nimetlerin içinde yüzenler, gerek Zaman Gurubu veya gerekse bir başka nurcu gurubu olsun, hakikî nurcu olamazlar kanaatindeyim. M. Kemal´le dost olunduktan sonra, diğer bütün dünyevî siyasetler, siyasî duruşlar ve toplumsal kararlar Kemalizm çizgisinden gelişir. Milliyetçilik, hıristiyan Müslüman diyaloğu, AB Meselesi, Güneydoğu problemi, Tarih anlayışı, takva ve sadakat düşüncesinde mutlaka, M. Kemal´e yakın çizgiler takib edilir. Daha doğrusu yeni bir islam anlayışına gidilir.

    Nur risalelerinin sadeleştirilmesi projesini inkâr edenler, F. Gülen´in bu husustaki fikirlerini bilmiyorlar. Abdullah Aymaz Bey´in Fethullah Gülen´in birinci derecede takibçisi olduğunu kabul ettiğinizde, Risalelerin hem sadeleştirilerek ve hem de bazı kısımları, çıkarılarak neşredilmesini, Aymaz Bey´e bağlamak yanlış olur. İyi niyetle kitaplarda yapılan bu tür değişikliklere (bilhassa M. Kemal ile ilgili bölümler) Risale-i Nur´ların orjinallerini korumakla kendisini görevli bilen nurcular, büyük tepki gösteriyorlar ve göstereceklerdir.

    Nurculuğu; tarikat, gizli örgüt, teşkilâtlanma, içinde bulundukları siyasî rejimlere uyma ve takiyye gibi gösteren Zaman Gurubunun genelde NURCULUĞUN İMAJINI bozduğunu herkes söylüyor. Dinî şiardan kaçış, başörtüyü terk, diğer dinî cemaatlerle aynı kareye girmeme hassasiyeti ve her türlü siyasî parti ile tavizlerle iyi geçinme, Zaman gurubunun nurculuk anlayışına maalesef bir tepki oluşturmuştur. Sırasıyla MSP, ANAP, Refah, DSP ve nihayet AKP´ye rey veren bu gurubun hiç bir siyasî prensibi esas almaması da tepki toplayan hususlar arasındadır.

    Takib edebildiğim kadarıyla Nurcular ve Yeni Asya´cılar Fethullah Gülen´in şahsına kızmıyorlar. Büyük alim, ehl-i takva ve önemli bir hoca olarak saygı duyuyorlar. İş Risale-i Nur´a ve Nurculuğun kitaplardaki pratiğe gelince, hakikaten tavizsiz oluyorlar. Risale-i Nurları kendi kitapları gibi koruma altına alıyorlar. Risale-i Nur´a kendi malı gibi sahip çıkanlar, ister istemez orjinal nurculuğun pratiğinde de belirleyici oluyorlar. İnsanların ellerinden orjinal Nur Risalelerini almamız mümkün olmadığına göre geriye iki şık kalıyor.

    [b]a)[/b] Fethullah Gülen etrafında, uluslararası siyasetçilerin de yardımıyla oluşturulan hareket Nurculuk ismine sahip çıkmasınlar. Fakat istedikleri kadar istifade edebilirler.

    [b]b)[/b] Risalelere dönüp, hocanın kitap, vaaz ve direktifleri yerine Said-i Nursî´yi dinlesinler? Global politikacıların oyunlarına gelmesinler? Belki de en hayırlısı bu olacaktır.

  98. Gökhan Akmercan kardeşimin yazdıklarına aynen katılıyorum. Aksini söyleyenlere ise; “Herkes görüşünü beyan etmekte özgürdür. Doğruları söylemek suç olmasa gerek değil mi? Amaç farkı ortaya koymaktır yanlış anlaşılmasın. Demokrasi lütfen.” diyorum.

  99. Yorum yazan Gökhan Akmercan ve yazar Ahmet Tekiner’e ve site yöneticilerine böyle seviyeli bir tartışma imkanı sağladıkları için teşekkür etmeyi borç biliyorum.
    Bediüzzaman’ın anlaşılması için gayret eden bütün kardeşlerimden Allah razı olsun.

  100. [b]Herkese selam. Öncelikle ifade etmek isterim ki söyleyeceklerimin her kelimesinde samimi duygular besliyorum. Hiç bir kelimesinde riya yoktur. Yıllar boyunca boşlukta namaz kıldım. Bilinçsiz bir şekilde ibadet ettim. Gördüm ki yaptığım ibadetler bende olumlu bir değişikliğe sebep olmadı. Bilakis basitleştim. Okyanusta dümeni kırılmış gemi gibi sürüklendim. ALLAHA dua etmeye başladım. Sadece bir liman. Bir tevafuk neticesinde sohbetlere katıldım. Sanki ilk defa namaz kıldım, ilk defa oruç tuttum, ilk defa ilk defa. Müslümanların birbirine düştüğü bu zamanda çok sağlam bağlarla kenetlenmiş bu insanların arasında olmak ve sadece Hakka hizmet etmek benim için büyük bir onur. Lütfen şahıslara takılmayalım. Sadece İhlas Risalesini okuyup KURAN-I KERİM etrafında toplanmak ve sadece hizmet etmek. Alın size bir liman. GİDİN YANAŞIN[/b]

  101. Maşallah bu siteye hayranım, hiç bir sitenin cüret edemediği konuları gündeme alıp gayet seviyeli bir şekilde müzakere imkanı sunuyorlar. Gerçekten çok istifade ediyoruz!

    Gökhan Akmercan ve Vehbi Kara´nın ondan önceki yorumuna katılıyor ayrıca SaidNur kardeşimi de tebrik ediyorum. Allah cümlenizden razı olsun.

  102. Yazıyı okudum ve açıkçası hayretler içinde kaldım. Yazıda Gülen’in Nurcu olmadığı söylenirken en son cümlede aslında tam tersine yaşayan en önemli Nurcular’dan biri olduğu itiraf ediliyor. Allah kinle garezle ayağa kalkanı kendi diliyle ele verir neyi mi kastediyorum buyrun aynen yazarın yazısının son cümlesinde Gülen’i aşağıdaki cümlesiyle güya suçlamaya çalışıyor:

    ” Hem bilirsiniz ki, Fethullah Hoca´nın nesi varsa Risale-i Nur´dan alınmadır. Şiirleri hariç…”

    Hani Allah söyletti derler ya aynen o durum!

    Bu dahi bir ispattır ki Hocafendi’yi bu kadar muhterem kılan Risale’i Nur’a olan bağlılığı ve konuşma vaaz ve yazılarının hep Risale-i Nur’dan süzülüyor olmasıdır.

    Gülen’in Nurcu olup olmadığını tartışmak abesle iştigaldir. Gülen tüm varlığıyla Risale-i Nur’ları kavramış ve Bediüzzaman Hazretlerini her daim ÜSTADIMIZ diye anan bir insandır.

    Bir İslam alimine yapılan bu haksızlığa inanamıyorum ve burada yazı yazan arkadaşları da Risale-i Nur mesleğinin esası olan HILLETE VE UHUVVETE davet ediyorum.

  103. Metin bey, vaazlarının hepsi Risale-i Nur’dan ama Risale-i Nur’un adı bile geçmiyor. Ne iş?

  104. s.a
    Bende Risalelerle bir şekilde tanışmış ve kendi çapımızdada olsa ilgilenmiş olan ve öğrencilik yıllarımda bizzat içinde bulunan birisi olarak yazıyı okuyunca yazıya yorum yazmak ihtiyacı hissettim. Benim bu hizmeti tanıdığım zamanlar (80 ihtilal sonrası) hoca efendi ve diğer cemaat bölünmeleri yeni başlamıştı.Hali ile bizde kaderi ilahi bir grubun içindeydik. Siteye bakınca yazar ile aynı gibi geliyor. Tabii ki hayatım daki en büyük değişikliği yaşadım ve Risalelerle tanışdım ve ondan sonra ki hayatımda temel meselelere risale mantığıyla bakmayı ve değerlendirmeyi öğrendim ki Allah’ a şükür olsun. Ama tabiiki zaman içinde temel kaybolmasada o yıllar gibi hizmetin içinde kalamadık. Bu arada da hoca efendi grubunuda tanıdık çünkü çocuklarımız oldu ve onların eğitimleri dershaneleri derken bir şekilde yolumuz çakıştı. Hani zamanın verdiği tecrübe ve birde uzaktan her gruba eşit bakma fırsatı bulmamız vesilesi ile risaleler hariç grub fanatiğimiz kalmadı hali ile. Yazıyı açıkcası tek pencereden bakış açılı buldum. Bizde bu hizmeti ilk tanıdığımızda bizi Kuranı göstererek yine risaleyi kuran gibi (haşa) algılıyorsunuz diye itham edenler olurduda cevap vermede zorluk çekerdik. öyle bir şey yoktu ama risalede sıradan bir kitap değildi ve tanımayanada bunu anlatamazdın. Hatta kendim bile ilk zamanlarda kabullenmede zorluk yaşadım. Ama aradan çok zaman ve köprünün altındanda çok sular geçti. Hoca efendi grubunu ilk tanıdığımdada aynı tepkiyiverdim. Bu seferde üstad ve risale varken niye hoca efendi dedim. Şimdi bakıyorumda her iki tepkide belkide yabancısı olduğumuz şeylere verilen doğal tepkiler. Sonra şunu öğrendim. Bir olguyu veya kişiyi değerlendirirken temel iman ekseninde ve temel meselelerde ki durumu nasıl. Risaleyide hala kabullenemeyen müslümanlarımız var burada sorun risalede değilse nerededir kişinin kendi anlayışındadır. O yüzden kendi dışımızı yargılarken “anlayışımızı” veya “bildiğimizi” veya “yaşadığımızı” değil daha temel ve değişmen genel hükümleri baz almalıyız. Yazar hoca efendiyi ve grubunu beğenmeyebilir saygı duyarım hatta kabullenmeyebilirde bende tam olarak iman meselesi gibi kabullenmiş değilim. Ama buna gerekçe gösterirken bir takım siyasi lider veya ülke veya parti gibi temel olmayan amaç olmayan sadece araç olan ve zamanla değişim gösterebilen kavramlarla olan ilişkisini gösterdiği zaman yanılır. Çünkü kendisi o taraf değilse o tarafların bir karşı tarafındadır doğal olarak ki onlarda özü olarak aynı statüde kavramlardır. Özal yakın olmak müslüman için yanlış ise demirele veya menderese yakın olmak doğrumu oluyor neticede siyasilerden birin yakınlıktır. Kaldıki iman ve insan olarak kimliklerinin nasıl sıralandığınıda bilemeyiz. Demekki başta İman Kuran sonra daha dar çerçevede değerlendireceksen risale ölçüsü ile değerlendirirsin ve hangi çerçevede farklılık varsa ona göre değerlendirirsin. Ayrıca bence asıl olan sonuca bakmak lazım. Hoca efendinin üstada talebe olup olmadığını sorguladığım zamanlarda dahi herhangi bir kitabını veya yorumunu okuduğum zaman temel düşünce ekseninin risale ile örtüştüğünü ve sanki onun dahada “güncelleştirilmiş” hali olduğu izlenimini hep vermiştir. Talebesi olsa ne yazar olmasa ne yazar diyesi geliyor insanın. Evet ben talebesiyim demediği hatta ismini bile kullanmaktan kaçtığı halde bütün millet yan veya karşı olarak Risale kökenli grup olarak kabul ettiğine göre neyi ispatlamaya çalışacağız. Şimdi kimin ne kadar risale okuduğunu ve ne kadar anladığının ve ne kadar hayata geçirmeye çalıştığının ispatı nasıl olacak. Nasıl olacak herkes diyorki ben risalenin temsilcisiyim her kafadan bir ses. o zaman sonuca bakacaksın. hem illada birilerinin tekelinde olmak zorundada değil zaten. yıllarca üstadın kendisi ve sonra cemaati değilmi birilerinin islamı tekeline ve tek anlayışına mahkum etmeleri neticesinde islam dışı gibi kabul görmedimi. Bu düzen tarikat değil farklı diye tepki ve tenkit görmedimi? Ama ne oldu zaman bunun ve daha öncekilerinde islam içinde olduğunu hatta risalenin daha zamanın ihtiyacı olduğu bir kaynak ve metot olduğunu göstermedimi? Şimdi kuran içinden nasılki Risale nin çıkması Kuran’ küçültmez tam tersi iyice yüceltir. Çünkü kuran her çağa ışık olarak genç kalması gerekir buda ancak bu tefsirlerle mümkündür. Hem bizim aldığımız terbiye demiyormu çeşitlilik bölünmüşlük değil her biri ayrı bir ihtiyaçtır diye. Burada risale kökenli farklı ve kabul görmüş yararlı hizmetlerin çokluğu bence risalelerin gücünü artırır. Onların gerçektende sıradan birer kitaplar olmadığını derinliğinin çok daha fazla olduğunu gösterir.
    Sonuç olarak Risaleyi tekelimize almayalım kendi kalıbımızın dışında olanları yargılamayalım derim. Ben hoca efendinin hizmetini sonuçları yönünden takdir ediyorum büyük bir emek ve iman gerektirmektedir. Ben hoca efendinin kitaplarını bir risale gibi görmem ama onların ve hizmetinin risalelerdeki temel yaklaşımın dünyada fiiliyat bulmasına hizmet ettiğini kabullenmek zorundayız. Selamlar

  105. Ben bu yazıyı hayretler içinde okudum. Müslümanların en çok birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğu bir dönem de müslüman kardeşlerimizin zalimlerin topu ve güllesi ile şehid edildiği bu dönemde en çok birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bu dönem de sayın tekinerin bu yazısını art niyetli buldum. Eğer gerçekten risalelere bu kadar vakıf olsaydı.Bu yazıyı kaleme almazdı. Hocaefendinin bu millite ve müslüman alemine yaptığı hizmetler ortada o zaman sorarım sayın tekinere risaleler birilerinin tekelinde mi ki sen kalkıp hocaefendiyi karalamaya çalışıyorsun. Yarın öbür gün bir yahudi veya hıristiyan risaleleri okusa ve nurculuğa gönül bağı ile bağlansa olmaz mı diyeceksin o kişilere üstad hazretleri risaleleri yazarken veya yazdırılırken acaba sayın tekinerin tekeline girsinler diye mi yazdı. birde ben bu gün risaleleri ve üstadı tanımasam ve tanımadığım için alehinde konuşsam artık ömür boyu risaleleri okuma yasağı mı uygulayacak bana sayın tekiner ben bu yazıyı siteye koyan arkadaşlarada seslenmek istiyorum. eğer amacınız risale milliyetçiliği ise ve bizden başka kimse risaleleri okuyamaz diyorsanız. lütfen açıkça sitenin en başına yazın da bu siteye bir daha girmeyelim ve şunu da belirteyim lütfen ama lütfen üstadı ve risaleleri kendi kin ve düşmanlığınıza alet etmeyin. bu yazıyı yayınlarsınız inşallah

  106. Türkiyedeki bütün kemalistler ve isbirlikcileri Muhterem Fethullah Hocaefendinin kemalist olmadigini hatta onlarin basdüsmani oldugunu anladi. Ama sn. Yazar hala anlayamadi.

    Bu kadar kin dolu yazidan sonra merak ediyorum acaba sn. Ahmet bey kendisi ne kadar Risale-i Nur talebesi dolayisi ile nurcu.

    Hemde Hoca efendinin derdi Allahin dinini dünyanin hertarafina yaymak. Yani Peygamber efendimizin yolundan gitmek. Sizin gibi müslüman kardesleri biribirine düsürmek degil.

    Allahdan duamiz kendisine uzun ve sihatli ömür versin ki Üstadin hedefi olupda yarida kalan hizmetlerini tamamlasin.

    Sizede nurculuk rütbesini dagitmada bol basarilar dilerim!

    Erhan Günaydin

  107. Yazar’ın amacını müslümanları birbirine düşürmek şeklinde ele alan ve yorum yapan Erhan Günaydın’ı kınıyorum. Ayrıca Bediüzzaman’ın vazifesini yarım bıraktığı iddiasını ise şiddetle reddediyorum. Lütfen Emirdağ Lahikasında ilgili mektubu okuyunuz. Evet, Bediüzzaman üzerine düşen vazifeyi bihakkın yerine getirmiştir. Yarım bıraktığı bir şey yoktur.
    Fakat yarım insanlar vardır. Bunlar zamanın güzeli ile çirkinini tam anlayamamışlardır. Olmayacak bir şeyi yani Mehdi ile Deccal’i bir araya getirmeyi ve dost olmasını sağlamaya çalışıyorlar.
    Fesübhanallah; böyle bir şey nasıl olur. Yazar kardeşimiz Müslümanlar arasına düşmanlık düşmesini değil bu dostluğun olamayacağını anlatmaya çalışıyor. Bunu yaparken kullandığı üslup dikkatli ve saygı duyulmayı gerektiren bir şekilde. Buna mukabil bazı yorumcu kardeşlerimiz pek haksızcasına yazarıızı eleştiriyor.
    Bu vesile ile Yazar Ahmet Tekiner kardeşimize teşekkür eder benzeri çalışmalarının devamını dilerim.
    Diğer yorum yazan kardeşlerimizden özellikle “Risaleleri tekeimize alma” ve Hocaeendiyi karalama iddialarına karşılık böyle bir şeyi neye istinaden iddia ettiklerini sormak istiyorum. Eğer Yazar Tekiner için söylenmiş ise haksızlık ediliyor. Zira bu kardeşimiz çok güzel ifade etmiş isterseniz yazıyı bir daha okuyun. yok eğer yorumcu kardeşlerimiz için böyle bir ifade kullanılmış ise;
    1. Risaleleri kimse tekeline alamaz. Bizzat müellifi dahi bundan çekinmiştir.
    2. Kimse Hocaefendiyi karalamıyor. Bilakis saygı duyduklarını ifade eden cümleler kullanılmıştır. Lakin bir çok zatın yaptığı gibi Hocaefendi’nin yanlış yola girmemesi ve onu takip eden kardeşlerimizin “Mehdi-Deccal” dostluğu gibi olmayacak şeyin peşinde koşmalarını önlemeye çalışan yorumcular vardır. Hepsinden Allah razı olsun.
    3. Kıskançlık ifadeleri sadece “Bediüzzaman’ı kıskananlar” şeklinde ise doğrudur. Yoksa Bediüzzaman gibi bir zatın yolundan giden bir kimse İslama hizmet eden hiçbir kişiyi kıskanmaz. Eğer bunu yapıyorsa onun kısmetsizliğine delildir.
    Fikirlerin çarpışmasından barikayı hakikat doğar, Dolayısı ile böyle bir fırsatı veren Tekiner kardeşimize tekrar teşekkür eder, cümle kardeşlerimize hayırlı günler dilerim.

  108. [b]Kemalizmle barışık Nurculuk…[/b] Nurcular hemen îtiráza kalkışmasınlar. Olayı Fethullah Gülen çevresinde dolandırmanın da mánâsını anlamıyorum. Nurculuğun tarihini risálelerde araştırdığınızda Saîd Nursî ile Atatürk´ün devamlı mücâdele ettiklerini göreceksiniz. Birisinin ak dediğine diğeri kara demiş. Hattá Saîd Nursî hazretleri hayâtı boyunca çektiği zindan hayâtını da buna bağlıyor. Yâni Atatürk´e dost olmadığı için kendisini zehirlemişler, işkence çektirmişler ve hayâtı yaşanmaz hále getirmişler. Saîd Nursî hazretleriyle ilgili arkadaşların dediklerinde bunlar var. Yalnız Atatürk ile değil, hiç kimseden yardım almamış veya minnetine girmemiş. Atatürkçülerin hákim olduğu devlet bu hususta devamlı zorlamış. Yânî kendisine veya talebelerine para vererek veya yardım ederek onları kendi tarafına çekmek istemiş. Fakat onlar bunu kabul etmemişler. Bir derste bir ağabeyden dinlemiştim. Atatürkçüler 12 Eylül 1980 ihtilaline kadar Nurculuğa açıktan ve direk hücûm etmişler. Bu ihtilâlden sonra metodlarını değiştirmişler. Bázı ileri gelen nurcuları korkutarak, bázılarına da dünya malı, para ve mevkî vererek yanlarına çekmişler. Nurculuk ile münáfık kemalistler arasındaki mücâdele nifáğa dönüşmüş. [b]Bu gün nurcuların bir kısmı devletin önemli yerlerinde kemalistlerle anlaşmış durumdadırlar.[/b] Siyásî iktidára yakın olanlar medreselerini, binálarını veya yurtlarını devlete veya devlete yakın kişi ve kuruluşlara yaptırıyorlar. Gazete, televizyon, yayın evleri, hizmet yerleri ve çalıştıkları ofislerini gezdiğinizde veya takip ettiğinizde onları Atatürk ile barışık olduğunu görürsünüz. Yeni Asya etráfındaki nurcuların onlarca tenkid edilmesinin en büyük sebebi buradan gelir. Yeni Asya şeffaf bir şekilde Saîd Nursî´yi takip ediyor, Atatürkçülerle barışmıyor, onlardan yardım almıyor ve onların vásıtasıyla elemanlarını devletin önemli mevkîlerine yerleştirmeye kalkışmıyor. Mücâdelesini açıktan ve demokrasi ile yapıyor. Nurculuğu devletle barışmış, millete hizmet için devlet çizgisindeki kişi ve kuruluşlardan yardım alan, devletin dîne verdiği zararlara ses çıkarmayan ve dînini sosyal hayatta açıktan yaşamayan bir hareket veya düşünce olarak yaşayanlara katılmıyorum. Bu yanlızca Fethullah Gülen hocanın çizgisi değildir. Risále-i Nur´u okudukları halde Atatürkçü devletle sarmaş dolaş olan, kırmızı çizgileri olmayan ve diğer bázı dîni cemaatler gibi dünya malına kıymet vererek kurumsallaşan herkes için söylüyorum. [b]Nurculuğun hedefi dünya değildir. Ahirettir.[/b]
    Allah´a emanet olun.

  109. Demokrat Ali bey,

    Her konuda size katılıyorum ama Kemalistlerin işbirlikçilerine “Nurcu” ismini yakıştırmanıza katılmıyorum. İşbirliği yapmışsa Nurcu olmaktan çıkmış demektir.

    Vesselam

  110. Ben yıllardır sızıntı dergisine abone olup okuyan bir insanım… çok aradım ama fethullah gülen hocamızın ihtilali öven bir yazısına rastlamadım. bunu iddia eden yazarın sızıntı dergisini kaç defa okuduğu önemli ve incelemeye değer tabi…! şimdiye kadar hayatı sürekli diyalog diye geçen bir insanın darbe yada ihtilalden bahsetmesi ayrıca incelenmesi gerekli bir konu olsa gerek…! allah ondan razı olsun… onun vesilesi ile bazı şeylerin farkında olan biri olarak yazıyı çok objektif bulmuyorum, tamamen taraflı bir bakış açısı…. yazarı insafa davet ediyorummmm!!

  111. Değerli yazar arkadaşım, Bediüzzaman Hazretleri sizin bu yazınızı okusaydı, “Aferin” der miydi yoksa “Ben Nurcuyum diyen birini neden dışlıyorsun ki” mi derdi. Fethullah Gülen şimdiye dek ne kendi ağzından ne de yakını yayın organları aracılığıyla Üstad’ın talebeleri abilerimize tek kelime aykırı laf etmedi, ettirmedi. Ağabeylere ağabey dedi, Üstada üstadım dedi. bu edebini Üstadtan aldı, peki siz onu ve bir dünya hizmetini dışlayan yaklaşımınızı kimden aldınız. hangisi nur talebeliğine uyan bir hareket sizinki mi onunki mi. biraz insaflı olmanızı rica ediyorum.

  112. İman vazifesi Risale-i Nur da ise hayat vazifesi de şeriat vazifesi de baskalarında olabilir. ittihadı islam da sünneti seniyeyi bu sekilde yasayan bi abimin hocamın ellerinden öperim. nur risalelerini oturdugu yerden enaniyetine alet eden yazarların ahiretteki akıbetlerinden korkarım. yeni asya gazetesi alıyorum dogdogom gunden beri. kendileri ne kadar yasıyor rislaeleri ki boyle yorum yapmaktalar. Siyaset yaptıkları halde.

  113. Peki üstad fetullah gülen’in hareketlerini görseydi aferin mi derdi? 10 kasımlarda süfyanın resimlerini boy boy yaymışsın, çok güzel hizmet ettin mi derdi? soruyorum sizlere?

  114. Ahmet Tekiner bey sen kiiiiim Fethullan Gülen’i veya diğer ağabeyleri eleştirmek kim. bunları kimin adına yapıp ne gibi bir tefrika çıkarmayı amaçlıyorsun önce onu bir söyle bakalım sonrada geç bir yerde oturmasını bil.

  115. Bazı insanlar kasden bazılarıda gaflet ile müslümanlar arasına fitne tohumları serperler. Zira müslümanın gücünün birlik bereberliğinden gelmekte olduğu iyi bilindiğinden. Ben ne nurcuyum nede fethullahçı. Ama Bedüizzaman hazretlerinide Fethullah hocaefendiyide seven sayan bir insanım. Ve bence Bedüizzaman hazretlerine Fethullah Gülen cemaati sorulacak olsaydı eminim namazlarını kılıyorlarsa bizdendirler derdi soranlara.
    Fitne ve fesadın oyununa gelmeyin, birlik beraberliğinizi bozmayın. Tüm müslümanlar bir ümmettir. Hepimizin efendisi Peygamber Efendimizdir (a.s.m)

  116. Allah allah niye eleştirmeyecekmişiz? Adam peygamber mi? Kabullenin, yanlışta ısrar etmeyin. Ne hikmetse hep yazıyı yazana yükleniyorsunuz ama kimse benim yorumlarıma cevap veremiyor. Soruyorum sizlere nedir bu Atatürk dostluğu? Nasıl nurcusunuz siz?

  117. ahmet tekineri kınıyorum ….F.G yaptıkları iyilikler ortada .. acaba kendisi onun yüzde kaçını yapabilmiş… ALLAH ahirette onun hesabını sorar. ALLAH ıslah etsin diyorum

  118. [quote name=”Mücahit Çakır”]Allah allah niye eleştirmeyecekmişiz? Adam peygamber mi? Kabullenin, yanlışta ısrar etmeyin. Ne hikmetse hep yazıyı yazana yükleniyorsunuz ama kimse benim yorumlarıma cevap veremiyor. Soruyorum sizlere nedir bu Atatürk dostluğu? Nasıl nurcusunuz siz?[/quote]
    Mücahit kardes, senin de gördügün gibi bizler nefsimiz icin degil hakikat icin hamiyet dava ediyoruz. Hakki söylemekten geri durmanin Islamiyete ihanet oldugunu herkes anlamaz. Hissi yaklasiyorlar bu arkadaslarimiz. Oysa ki bilseler yaptigimiz sey kusur görmek degil boyunlarindaki akrabi atmaktir, o zaman bizi elestirmekten ziyade dua ederler. Süfyan meselesini bazilari anlamadigi gibi bazilari da anlamak istemiyorlar. Cünkü süfyani kabullenmek Bediüzzamanin kim oldugunu kabullenmektir. Süfyanla mücadele edecek olsan kisiye ait olan vasiflari, elestirilmesini hazmedemedikleri kiside görmek istiyorlar. hem bu sayede dünyalarina da dokunulmamis oluyor. onun icin biz vazifemizi yapmaktan geri durmayacagiz, hep söyleyecegiz hakikati. Dersimizi Üstadimizdan almisiz biz, nurcu olduklarini dile getirenlerin Risale-i Nur’u anlamiyor olmalari bizim cesaretimizi kirmaz Allah’in izniyle. hic üzme güzel ruhunu, anlatmaya devam…

  119. Hala kimse bana cevap vermiyor. Yazara yüklenmekten bıkmadınız mı? Biraz da benim sorularıma cevap verin. F.G nin yaptığı hizmetler ortada zaten. Kemalizm dostluğu, modernize edilmiş islam, okumak için başlarını açma fetvası, risalelerden işine gelmeyen yerleri çıkartmak gibi bir nurcunun ömrü hayatında yapacağı son şey olan icraatları gerçekleştirmiş. Niyetini bilemiyoruz ancak bu icraatlarla değil Mehdi’nin yardımcısı, yanına çıkacak yüzü bulamayacağına şahsi kanaatim olarak eminim.

  120. maalesef kıskançlık ve çekememezlik olarak telakki ediyorum…kaale alınacak bir yazı deği…

  121. Arkadaşlar raslantı halinde bu yazıya denk geldim. sadece şunu söylemek istiyorumki avam tabakasının kişiler üzerinde yorum yaptıkları aşinadır. şunu bilinki hiç bir tarikat yada cemaat yada gerçekten kendini yetiştiren kişiler insanları eleştirme nedir bilmez ayrıca her birinin düşüncesi Allah adına kim hizmet ediyorsa onu kendilerinden bilir ve yapılan hizmetleri tebrik ederler bizim gibi avam tabakasıda insaları eleştirip illaki bir yere koyma ihtiyacı duyarız nedenini anlayamadım bir türlü ama galiba kendi yaşantısının en doğru olduğunu pekiştirmek için olsa gerek diye düşünüyorum. ister F. gülen ister Üstad, ister Süleyman Hilmi Tunahan Hz. gibi bence islam adına atılan her türlü hareket alkışlanmalı, yok büst yollanmış yoku böyle söylememiş yok şu muş gibi şeyleri bi yere bırakmak lazım ki düşünün dünyanın dört bi tarafında Allah tan bahsedilen insanlar yetişecek ve bunları yetiştirmek için nerden baksan bir milyon insan olcak ama onlar beyin özürlü olacaklarki yukarıda araştırmacı arkadaşım kadar kabiliyet sahibi olmayacaklar ve hiç araştırmayac aklar ki eğer arkadaş güzel araştırsaydı üstad tan çok yerde bahsettiğini görecekti ne olur yıpratıcı eleştiriler yerine yapıcı eleştiriler yapalım

  122. Hizmet Rehberi’ni bir daha okuyun 😉 Nerede risale-i nur’a sadakat? Nedir bu süfyan dostluğu a be dostlar? Üstad’dan çok yerde bahsettiğini görecekti demişsiniz. E nurcu insan bi zahmet bahsetsin değil mi! Risale-i Nur’dan işinize gelmeyen yerleri çıkartıp basıyosunuz, üstelik üzerinde oynandığını veya kısaltıldığını belirten herangi bir ibare de kullanmıyorsunuz ve gelmiş buraya avam tabakası f.g’yi eleştiriyor diyorsunuz. Eleştirmeyip ne yapacağız yanlışını söylüyoruz işte! Hele Allah’ın farz kıldığı bir şeye füruattır demek neyin nesidir? Yozlaştırın islamı, genç dimağlara yerleştirin kemalizmi. Sonra Hakk’a, İslam’a hizmet ha? Yarardan çok zarar veriyorsunuz ve en acısı da şu : İnandığınız gibi yaşayamadığınız için yaşadığınız gibi inanmaya başlıyorsunuz…
    Allah affetsin daha ne diyeyim..

  123. [quote name=”ibrahim gor”]ahmet tekineri kınıyorum ….F.G yaptıkları iyilikler ortada .. acaba kendisi onun yüzde kaçını yapabilmiş… ALLAH ahirette onun hesabını sorar. ALLAH ıslah etsin diyorum[/quote]

    [b]Mesela? Hangi iyiliği? Kızların ailelerine telefon açıp, başlarını açmalarının telkin edildiği, olmadı maddi çıkar, mezuniyet sonrası iş garantisi felan feşman gibi ebu cehilin şeytana akıl vermesi nevinden, “ışık evi” ablalarının Fransız askerinin açamadığı başı, açma becerisi mi?

    Bu iyilikse, övünüyorsanız, yandınız ki ne yandınız!

    Cahil bir köylü bile bu haltı etmez, birileri din adına ediyor hem de.Menfaat damarları süfyanın kepçesiyle yağlanınca insanın, budur akibet. Çok görmemek lazım.

    Hem bu “F.G”‘de ne? Adı yok mu bahsettiğiniz kişinin. Yoksa onlardan olmayan onlardan mısınız?[/b]

  124. Önce Allah u teala sayesinde… Atatürk olmasaydı şimdi dersanelere rahat rahat gidip ders yapamayacaktık çayları rahat rahat yudumlayamayacaktık. Sohbetleri rahat rahat yapamayacaktık…. Neden bu Atatürk düşmanlığınız anlamıyorum ha Çanakkalede bir o savaşmadı milyonlarca türk askeri savaştı diyecekseniz bende derimki bir komutan eğer gerçek bir komutansa peşindekilere vatan için 1000 defa bile ölünebileceğini aşılar Mustafa Kemal Atatürk bunu başarmıştır düşman komutanı bile dünyaya bir lider 100 yılda bir gelir maalesef bu lider türklerin başına gelmiştir demiştir… Dünya kabul etti Atatürkü sizler kabul etmesenizde olur nankörlük yapmayın … Allah rızası için vatanımızı ve milletimizin kurtulmasıda hizmeti geçmiş ve başbuğluk yapmış Atatürke düşmanlık etmeyiniz … Sevennede Fettullah hoca ya nankörlük etmeyin ne istiyorsunuz hoca 1000 ülkede Türk bayrağını dalgalandırdı zorunuza gidiyorsa gitsin………………

  125. [b]ismi geçtiğinde küre-i arzın manen şerrinden korktuğu biri olan Atatürk’ ün tanınması uğruna canım feda olsun seve seve…
    “Tükürün zalimin hayasız yüzüne..”[/b]

  126. Atatürk din öldürülecek diye karar almıştır. Dine düşmandır. Biz kadere inanırız, Atatürk olmasaydı biz olmayacaktık gibi aptalca düşüncelere kapılmayız. Ona bakarsan Fatih Sultan Mehmet olmasaydı istanbul olmaycaktı ve belki bizde olmayacaktık? Bu mantıkla devam edersen toslarsın kafanı duvara 😉
    En acısı da ne biliyor musunuz? Bazı kişiler gelip buraya risale-i nur’dan uhuvvet hakkında sözler söylüyor. Zaten yaptıkları da bu; işine gelen yerleri kullanmak, diğerlerini görmemek. 5. Şua yı hiç okumuşmudur acaba bu kişiler?

  127. Ya kardeşim kapatın şu fethullah mevzusunu adam süfyana mı hizmet eder. deccelamı kime eder etsin. Siz Yeni asya grubu hizmetinizi yapın. mehdinin şahsı manevisi ne yapmanızı istiyor. onu yapın. bırakın adam ABD de rahat rahat dünyayı yönettiğini sanıyor. Türkiyedede din adına siyaset yaptığını ve iktidara geleceği günü hesap ediyor. SİZ NEYİN HESABINI YAPIYORSUNUZ. Ülkeye demokrasi getirecekmişsiniz öyle mi?Demokrasi gelince ne olacak. yine f ler sahip çıkacak.

  128. YILMAYAN SARSILMAYAN VE MALUM CEREYANLARDAN ZERRE MİSKAL ETKİLENMEDEN,kahramana cesur ve EMR EDİLDİĞİ İÇİN EMR EDİLĞİ ŞEKİLDE çalışmak isteyen tüm NURCULARI bekliyoruz…

    TESANUDE MUŞTAKIZ

    HER TÜRLÜ ESASAT DIŞI NURCULUK FAALiYETİNE KARŞIYIZ….

  129. Bediüzzaman hazretleri ve Risale-i nur hiçbir siyasi görüş ve gurubun tekelinde değildir.Fethullah Gülen Hocaefendide Risalei nurdan istifade edebilir,ayrıca sevenlerine bu eserleri okumaları ve yararlanmaları tavsiyesindede bulunabilir.Evet o; aziz üstadın şeyh sanan tepesindeyken medresemin planını yapıyorum hayalinin gerçekleşmesine vesile olmuştur.Evet kim ne derse desin şu anda 150 ülkede 1500 den fazla okulda o insanlara Türkçe öğretiliyor, gönüller fethediliyor,en önemlisi istikbal inkılabatının temelleri atılıyor.Hizmet eden insanları insafsızca eleştirenler vijdan muhasebesi yapmalı ve en azından kaç kişinin imanının kurtulmasına vesile olduk ,biz bu dava için ne yaptık diye kendilerine sormalılar vesselam

  130. [quote name=”gerçekler”]
    [b]Mesela? Hangi iyiliği? Kızların ailelerine telefon açıp, başlarını açmalarının telkin edildiği, olmadı maddi çıkar, mezuniyet sonrası iş garantisi felan feşman gibi ebu cehilin şeytana akıl vermesi nevinden, “ışık evi” ablalarının Fransız askerinin açamadığı başı, açma becerisi mi?

    Bu iyilikse, övünüyorsanız, yandınız ki ne yandınız!

    Cahil bir köylü bile bu haltı etmez, birileri din adına ediyor hem de.Menfaat damarları süfyanın kepçesiyle yağlanınca insanın, budur akibet. Çok görmemek lazım.

    Hem bu “F.G”‘de ne? Adı yok mu bahsettiğiniz kişinin. Yoksa onlardan olmayan onlardan mısınız?[/b][/quote]

    çok yüzeysel bir bakış açınız var bence beyefendi..tıpkı bizim gibi..yani şunu söylemek istiyorum; sizce hoca efendi gibi zeki bir insan, sizlerin böyle düşüneceğinizi ve bu düşüncelerinizi neye dayandıracağınızı tahmin edemeyip de, salt geçici bir hedef uğruna bile bile başlarını açtırma teşebbüsünde bulunmuş olabilir mi? yani hoca efendi sizden daha mı az zeki de, sizin bu yargılarınızı o en başında yargılayıp bile bile yanlış adım atmıştır? bunu kabul edebilmek için hoca efendinin bir sahtekar olduğuna itimad etmek gerekir önce..eğer siz..sahtekar olduğunu düşünüyorsanız onun savunması ayrıca yapılabilir fakat düşünmüyorsanız da bunları yanlış buluyorsanız, hoca efendinin bütün bu hamleleri atmadan önce milim milim herşeyi hesap edebilecek kapasiteye sahip olduğunu…sonucunun doğruluğu kesin olmayan bir adım için böylesine bir risk alamayacağını tahmin etmiş olmalıydınız..yani bu hamleler göründüğü gibi şeyler olmamalıydı..altlarında başka şeyler, arkalarında başka verilmiş sözler bulunmalıydı…hoca efendinin bildiği gördüğü başka şeyler olmalıydı..arıya bile ilham eden Cenab-ı Hak, hoca efendiye neden ilham etmiş olmasın? yoksa onun başını çektiği bu hizmet bu kadar geniş bir alana yayılabilir miydi?

    sizin yazısını alıntı yaptığınız beyfendi sanıyorum iyilik karşılaştırmasındna çok şu noktaya dikkat çekmiş olmalı: Bizim yargılama hakkımız var mıdır? Biz neyi neye dayanarak yargılıyoruz?
    Bunları yazarken düşünün ki, Peygamber efendimiz (sav) bu yazınızı okusaydı sizden razı olur muydu? Allah için küçücük tek bir iyilik etmiş bir insana bile hoşgörüyle yaklaşmanızı istemezmiydi?

    Bana Sayın Ahmet Tekinerin bu yazısı oldukça komik geldi doğrusu.. Her araştırma doğru mudur? Bilimde bile kanun hükmüne yükselmiş araştırmalar başka bir buluşla çürütülebiliyorken, siz hoca efendiyle birebir etkileşime sahip olmadan oradan buradan yazılanlarla yaptığınız araştırmaların doğruluğundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?

    Üstad Hazretleri hakkında da birçok olumsuz yayınlar çıkarılıyor onlara neden itimad etmiyorsunuz? Çünkü siz kalbinizi Hazreti Üstada koşulsuz açtınız..tıpkı bizim gibi…ama sanıyorum aramızdaki tek fark, bizim hocaefendiyi taskik ettirme çabamız değil, sizin hocaefendiyi kabul etmeme çabanız… sadece biraz düşünmenizi istiyorum…saygılar…

  131. Kimseyi insafsızca eleştirmiyoruz ki? Yaptıklarından Allah Razı olsun tabi ki de. Okullarında türkçe öğretiliyor ama yanında kemalizm de öğretiliyor, buna ne diyeceksiniz? Üstad kimle mücadele etmiş, siz neyle dost oluyorsunuz?

  132. [quote name=”Mücahit Çakır”]Kimseyi insafsızca eleştirmiyoruz ki? Yaptıklarından Allah Razı olsun tabi ki de. Okullarında türkçe öğretiliyor ama yanında kemalizm de öğretiliyor, buna ne diyeceksiniz? Üstad kimle mücadele etmiş, siz neyle dost oluyorsunuz?[/quote]

    peki siz türk okullarında verilen eğitim programını gördünüz mü? tetkik edip inceleme fırsatını buldunuz mu? neye dayanarak kemalizmin öğretildiğini söylüyorsunuz? eğer öğretiliyorsa islama zarar veren bir kemalizm mi öğretiliyor? kemalizm bugün dine ılımlı bir kesimce atatük milliyetçiliği olarak tanımlanırken dinsiz kesimce daha farklı tanımlanıyor..kemalizm hakkında kesin bir tanım ortaya konulamıyor.

    üstad hazretlerinin atatürkle aralarında geçen olaylar hakkında şuan bir yorum yapmak ancak ölünün(atatürkün) arkasından konuşmak demek olur.çünkü üstad hazretlerinin yapmayı çok arzu ettiği medresetüzzehra kurumunun kurulmasına atatürk katkıda bulunmuştur ve bu risalelerde geçmektedir.inklaplar konusunda atatürk ile üstad hazretlerinin anlaşamadığı tek nokta milliyetçilik ilkesidir.çünkü üstad hazretlerinin gönlü ümmetçlilikten yanaydı.hazreti üstadın kürtlere islamiyete uygun meşrutiyet ve anayasal düzen yanlısı konuşmalar yaptığını da eserlerinden biliyoruz.

    üstad hazretlerini bir insana(atatürke) savaş açacak kadar nasıl basitleştirebilirsiniz? hazreti üstad elbette atatürke karşı değil dinsizliğe karşı mücadele etmiştir. atatürk de dinsizliği nisbetinde bundan nasibini almıştır. olay bundan ibarettir. eğer atatürk şimdi yaşasaydı onun sergilediği dinsizlik nisbetinde ona tavır almanızı doğru bulurdum ancak hayatta olmayan birinin arkasından sürdürülen bu nefret, bence dinsizlik adına değil nefis hesabına çalıştırılmış bir duygudur.çünkü şuan bu dinsizliği sürdüren atatürk değil başka insanlardır.öyleyse geçmiş geçmişte kaldı..bence eğer ille de bir nefret duyacaksanız şu devirdeki dinsizlere nefret duyunuz ve ölmüş bir insanla uğraşmayınız..saygılar tekrar..

  133. Seda hanim kardesimiz!
    Fetullah Gülen hakkinda yazilanlara baktigimiz zaman cok hassas bir konu olan Kemalizme yakinligindan dolayi, kendisine yapilan elestiriler de hep bu eksende.
    Ben yazar Ahmet Tekiner’in yazisini okudugum zaman söyle bir kanaat hasil oldu; su anda tüm dünyada, Hoca efendinin Risale- Nur’lardan istifade etmis olmasindan dolayi ve birileri tarafindan özellikle nurcu olarak lanse edilmesinden dolayi nurculuk hareketi ile hoca efendinin tarzi karistiriliyor. Bediüzzamani ve Risale-i Nur’lari baska bir yerden duyan ve nur talebesi olmak arzu eden bir cok kardesimiz hocaefendi olusumunu nurculuk ile karistirdigindan o cemaatin icerisine girdikleri andan itibaren cok büyük problemlerle karsilasiyorlar.
    Nur talebesi denildigi zaman; Risale-i Nur’lari kendi maliymis gibi bilen, okuyan ve hayatinin her evresinde bu düsturlari islettiren ve ölcülerine harfiyen riayet eden bir insan gelmelidir aklimiza. Fakat hoca efendinin önderliginde kurulan sistemin uzaktan yakindan Risale-i Nur ölcüleriyle alakasi yoktur.Üstadimizin cok net ve keskin hatlarla cizmis oldugu yol ortadadir. gizlenecek hic bir sey yoktur, her seyiyle seffaftir Risale-i Nur. M.Kemal ile ilgili kisimlari da ortadadir. hatta 5.Sua’dan dolayi Üstadimiz hakkinda acilan dava tamamen M.Kemal’e isaret ettiginden dolayidir. fakat M.Kemal henüz ortada yokken ve 5.Sua’da gecen icraatleri henüz gerceklestirmeden yazilmis olan bir eser oldugundan dolayi beraat etmesi farkli bir mesele, onu bilahere ele aliriz.
    Burada dikkatlerimizi toplamamiz gereken nokta; hangi olusumun neye ve nasil bir metodla hizmet ettigi bilinirse insanlarin tercih yapmalari kolaylasmis olur. elbette isteyen hoca efendinin liderligindeki olusumun icerisinde bulunmayi arzu edebilir. Fakat bir sartla ki o da sudur; kisi kendisine su sorulari sormalidir:
    1.Ben nasil bir hizmet metodunu benimsemeliyim?
    2.icerisinde bulunacagim olusumun prensipleri nelerdir?
    3.ölcü olarak neyi esas aliyorlar?
    4.Risale-i Nur’un ölcüleri mi esas aliniyor.
    5.Eger nurculuk degilse acaba benim mizacima ve istidatlarima uygun mudur?
    Bu sorulari cogaltabiliriz. sorularina cevap arayan kisinin daha saglikli bir karar verebilmesi acisindan kimin neye hizmet etmesinin bilinmesinde fay vardir kanaatindeyim.
    Olabilir, üstadimizin hassasiyetle üzerinde durmus oldugu ve “mahiyetinin anlasilmasi ugrunda binler feda olsun” dedigi sahis olan M.Kemal’e karsi dostane bir tavir icerisinde bulunabilir, onu övebilir, okullarinda ondan bahsedebilir ve 10.yil nutkunu tüm dünya genelindeki okullarinda ezberlettirebilir. Fakat böyle bir insan nur talebesi olamayacagi gibi yaptiklari da nurculuk olamaz, mesele budur.
    Nefisleri hesabina degil de hakikatin ortaya cikmasi adina bu ve benzeri calismalar ve arastirmalar yaparak önümüze hazir bir sekilde bu bilgileri sunan kisilere tesekkür etmemiz gerektigini düsünüyorum. Kalpleri bilen ve gizli olanlari bilen Allah’tir. hangi niyetle yapildigini bilmiyorsunuz ki yanlis oldugu kanaatine variyorsunuz. Belki de gercekten cok gerekli bir calismaydi ve bu sayde bir cok insan asil icerisinde bulunmak istedigi yer noktasinda süphelerinden kurtulmus olacak.
    Risale-i Nur hesabina yapilan bu gibi calismalari “nefsani” olarak algilayacagimiza;
    -Acaba bizim gercekten ögrenmemiz gereken seyler mi var?
    -Yoksa hissi davranarak bazi meseleleri göremiyor muyuz?
    -Üstadimizi ve Risale-i Nurlari iyi anlamamis miyiz?
    -6 bin sayfa civarinda olan Risale-i Nur’larin tamamini okuyup ölcülerimizin neler oldugunu ögrendik mi ki meydanlara cikiyoruz?
    -Neyimize güveniyoruz?
    gibi sorulari kiendimize sorarsak belki de hem bizi okumaya tesvik eder hem de dost veya kardesten öte talebe olmak arzusuyla yanan kisileri de yaptiklari hizmetlerinden alikoymayiz, dualarina ortak oluruz.
    Allah tüm mü’minleri deccalin ve süfyanin serrinden muhafaz eylesin. Bizi de asrin imamina hakkiyla tabi olanlardan eylesin. Amin.amin.amin

  134. Sayın Süleyman Yaprak bey, bana böylesi bi açıklama yaptığınız için teşekkür ederim.önemsendiğimi hissettim.

    benim söylemlerinizde çelişkiye düştüğüm noktalar oldu.kimin nurcu olup olamayacağına kim karar veriyor öncelikle bu hususa bir açıklama getirmenizi bekliyorum.
    yazınızı okuyunca, elinde bir “kriterler” listesi olan karşısındakine bakıp kriterlerin yanına tik atan; aldığın not: tebrikler nurcusunuz!…. üzgünüz nurculuğa giremediniz! gibi sonuçlar veren acımasız bir öğretmen canlandı gözümde.. yaptığınızın doğruluğunu sorgulamadan geçemiyorum çünkü sizin tanımınıza göre nurculuk üstad hazretlerine “harfiyen” uymaktır yanlış anlamadıysam.bugün bana bir kişi gösteriniz üstad hazretlerine harfiyen uyabilme başarısını göstermiş olan.. siz kendinizi bu tanıma göre nurculuğa koyabiliyor musunuz? diye de sormadan edemiyeceğim. çünkü üstad hazretlerinin fevkalade mükemmel bir dindarlıkları vardı ve ben onun imanına yetişecek başka bir müceddid’in henüz gelmediğini düşünüyorum sizin gibi..nurculuğu tanımlamaya çalışmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum..zaten üstad hazretleri zamanında da nurculuk diye birşey yoktu.bizim için önemli olan şey risalei nurun talebeliğine kabul olunmaktır.ve kabul olunup olunmadığımıza ancak risalei nur karar verecektir. benim nurculuk hakkındaki fikirlerim bu yöndedir. ama haydi diyelim ki nurculuğun kriterleri var, tabii bir değil yüz değil binlerce kriteri olmalı değil mi? bu kriterlerin puan ölçüsünü nasıl koyuyorsunuz da birine uymayanlara nurcu değildir damgası vuruyorsunuz bir de bu hususa açıklama bekliyorum.

    türk okulları açmış..10. yıl nutkunu ezberletmiş…10. yıl nutku türk milletinin üstün vasıflarından başka birşey anlatmıyor..bu türklerin üstün bir ırk olduğu anlamına gelmez tabiki..ancak, asırlardır İslamiyet bayrağını taşıyan, padişahlarına peygamber efendimizden(sav) cihad desteği gelen, çanakkalede Cenabı Hakkın mütiş inayetlerine mazhar olan bir milletiz biz..ve bunun açılan türk okulllarında öğretilmesinin mahsuru nedir anlayamıyorum doğrusu? Sırf içinde Atatürk var diye mi bu karşıtlık? Madem bu eğitim programlarına karşı çıkıyorsunuz ve sırf bunların yapılmasından dolayı hoca efendiyi nurculuktan ihraç ediyorsunuz (sanki buna hakkınız varmış gibi) öyleyse şu sorumu cevaplayınız: Türkiyedeki bu eğitim sistemine girdiniz mi? çocuğunuz varsa gönderdiniz mi? Çocuğunuz Andımızı okudu mu? o da yetmezmiş gibi bi de ezberledi mi? ozaman siz nurcu değilsiniz:)
    (bakınız niyeti gözardı ettim..siz de öyle yapıyorsunuz çünkü)

    ..herşey burda açıklanamıyor tabiki sizin “hoca efendi oluşumunun” içinde aktif rol almadan böyle değerlendirmelere gitmenizi normal karşılıyorum. üstad hazretlerinin ruhunun bizimle olduğundan zerre kadar şüphem yok..zaten olsaydı şuan burda bunları yazıyor olmazdım.. ve de lütfen yanlış anlamayın yazdıklarımı…size bişeyler anlatmak gibi bi çabam yok:) (bu saatten sonra ne siz beni yolumdan döndürürebilirsiniz ne de ben sizi..aynı kapıya çıksa bile insanın fıtratı nerede nefes alıyorsa kendini oraya ait hissetmesi kadar normal birşey olamaz..) benimkisi bir duygu patlaması..zaten bunları yazarken kendi kendime konuşuyormuşum gibi hissediyorum..

    Sayın Ahmet tekinerin cümlelerinde hoca efendinin nurculuğu kullandığı gibi tabirler de yer aldığı için doğal olarak bir bilgilendirme yazısı olmadığını bir saldırı yazısı olduğunu hissettim.yazının başlığını tekrar okursanız bana hak vereceğininizi umuyorum..madem bir bilgilendirme yazısı öyleyse daha ılımlı bir başlık seçilmeliydi.

    Ve yazının son cümlesi çok hoşuma gitti.
    “Hem bilirsiniz ki, Fethullah Hoca´nın nesi varsa Risale-i Nur´dan alınmadır. Şiirleri hariç…”
    Ne güzel..Demekki hoca efendi risaleyle oturup kalkıyor, risaleden cümle kuruyor, risaleyle yaşıyor konuşuyor diye düşündüm..keşke şiirleri de risaleden olsaymış:) işte risalei nur böyle bir eser ki insanı içine bir kere çekti mi bir daha bırakmıyor..

    son olarak söylemek istediğim şey, hoca efendinin risalei nurların tanınmasında ve okutulmasında gözardı edilemeyecek ölçüde bir emeği vardır.bu emek tasdike muhtaç değildir.tıpkı ihlaslı ameller gibi..

  135. Evvela sunu belirtelim ki; buradaki ve burada olmayan tüm müslüman kardeslerimiz bizim icin degerlidir. ismi Ahmet,Mehmet,Seda ya da Fetullah olan herkese hitabendir.
    Nurculuk, Risale-i Nur’un insan hayatinin merkezine alinmasi anlamina gelir. Bu da yine Üstadimizin ifadeleriyle üc kisima ayriliyor;
    [u]”Ziyaretçilere ait bazı dostlar tarafından ihtar ile bir düstur izah edilmek istenilmiştir. Onun için yazılmıştır.
    Malûm olsun ki, bizi ziyaret eden, ya hayat-ı dünyeviye cihetinde gelir; o kapı kapalıdır. Veya hayat-ı uhreviye cihetinde gelir. O cihette iki kapı var:
    Ya şahsımı mübarek ve makam sahibi zannedip gelir. O kapı dahi kapalıdır. Çünkü ben kendimi beğenmiyorum; beni beğenenleri de beğenmiyorum. Cenâb-ı Hakka çok şükür, beni kendime beğendirmemiş.
    İkinci cihet, sırf Kur?ân-ı Hakîmin dellâlı olduğum cihetledir. Bu kapıdan girenleri ale?r-re?si ve?l-ayn kabul ediyorum. Onlar da üç tarzda olur: Ya dost olur, ya kardeş olur, ya talebe olur.
    Dostun hassası ve şartı budur ki: Katiyen Sözlere ve envâr-ı Kur?âniyeye dair olan hizmetimize ciddî taraftar olsun; ve haksızlığa ve bid?alara ve dalâlete kalben taraftar olmasın; kendine de istifadeye çalışsın.
    Kardeşin hassası ve şartı şudur ki: Hakikî olarak Sözlerin neşrine ciddî çalışmakla beraber, beş farz namazını edâ etmek, yedi kebâiri işlememektir.
    Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki: Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin.” (Mektubat. s.239)[/u]
    Talebe olmanin hassasi Sözleri kendi mali ve telifi gibi bilmek oldugundan, insan kendi malina sahip cikar öyle degil mi? hele hele bu Iman ve Kur’an davasi ise sahsi kemalatin cok ötesinde olan bir hadisedir. nefsinin degil davasinin izzetini muhafaza etmegi iktiza eder.
    28 Subat’ta cübbelerini giyip sariklarini takip ellerine asalarini alip biz de nurcuyuz diye ortaya cikanlari unutmadik henüz. Ve yine bize is düsüyordu. ifsad komiteleri tarafindan olusturulan bu insanlarin nurcu olmadiklarini, yaptiklarinin nurculukla alakali olmadigini söylemek hem hakkimizdi hem de vazifemizdi. Ve bu vazifemizi ifa ettik elhamdülillah…(1)

  136. Nurculuk denildigi zaman aklimiza ilk gelen Risale-i Nur oldugundan, hic bir dindar kesim tarafindan zerre kadar bir elestiri duyamazsiniz. Yapilan elestiriler varsa sahislara yöneliktir.
    Lahikalar bastan sona nur talebelerinin haritasi hükmündedir. sevgili Üstadimizin ifadeleriyle; “Madem hakikat budur. Risale-i Nur dairesinin yakınında bulunan ehl-i ilim ve ehl-i tarîkat ve sofî meşreb zatlar, onun cereyanına girmek ve ilim ve tarîkattan gelen eski sermayeleriyle ona kuvvet vermek ve genişlemesine çalışmak ve şâkirdlerini teşvik etmek ve bir buz parçası olan enaniyetini, tam bir havuzu kazanmak için, o dairedeki âb-ı hayat havuzuna atıp eritmek gerektir ve elzemdir. Yoksa Risale-i Nur’a karşı rakìbane başka bir çığır açmak ile hem o zarar eder, hem bu müstakìm ve metin cadde-i Kur’aniye’ye bilmeyerek zarar verir; zındıkaya bir nevi yardım olur.”(Kastamonu Lahikasi. s.88)
    Ve daha bu ve benzeri ifadeleri Risale-i Nur Külliyatinda görüyoruz ve okumaya devam edelim ki gözümüzden kacanlari da bulalim.
    Bu minvalde, her kim olursa olsun, nasil bir olusum olursa olsun isteyen istedigi yerde bulunabilir ve bulunsun. Zaten caiz olan da budur. Fetullah gülen olusumunun baska bir adi olmadigi icin, hoca efendi cemaati olarak isimlendirildiginden dolayi, bu olusumun Risale-i Nur esaslarina aykiri olan yönlerini dile getirdigimizde o sahsin kendisini elestiriyormusuz gibi algilaniyor.
    Bediüzzaman diyor ki; “Cebrail ile seytan barisik olmaz”, “En büyük hile hilesizliktedir” vs..
    Zübeyir Gündüzalp’in mahkemedeki savunmasi malumumuzdur. Risale-i Nur okuyanlar bilirler. fakat mahkemedeki savunmasi esnasinda ben nurcu degilim diyen, kendilerini nurcu olarak kabul etmeyen fakat baskalari tarafindan nurcu olarak lanse ettirilenlerin kemalizmle barisik bir tablo cizmeleri ve tüm Müslümanlara bu olusumun tasdik ettirilmeye calisilmasi bizi vazife alanina cagirmak icin yeterli bir sebeptir.
    Herkesin vazifeli oldugu alani bilsin yeter. Ne demisler, “gölge etme, baska ihsan istemem.”
    Not: Fetullah Güleni tasdik ettirme cabasi yoksa sayet, nurcu olmadigina dair yazilanlar bu kadar rahatsizlik verici olmamalidir. Yok eger böyle bir caba varsa, lütfen delil olarak Risale-i Nur ölcülerini bize getirin.
    Simdiden iyi Risale-i Nur okumalar dilerim herkese…
    Not2: Yöneticilerden ricam, yorumlarin degerli olup olmadigina ifadelerin kendileri karar versinler. Makalelerin kac kere okunduklarini ve yapilan yorumlarin arti-eksi isaretleriyle degerli ya da degersiz gibi göstermek ihlasa aykiridir. Gereginin yapilacagina inaniyorum.
    Selam, dua ve muhabbetlerimle…

  137. İslam’a dost kemalizm yoktur, bu bir.
    İkincisi, yaptığı kötülükle övünenin arkasından konuşabilirsin.
    Üçüncüsü, din öldürülecektir diyen bir kişiye karşı nasıl bu kadar sempati gösterebiliyorsunuz, ve bunu risale-i nurlarla, bediüzzaman la bağdaştırıyorsunuz?

  138. Bir müslüman olarak ,bir nur talebesi olarak mesleğim haktır,veya daha güzeldir diyebiliriz ama sadece biz hakkız ,bizim cemaat,gurup haklı diğerleri batıl yolda gibi yaklaşımlar birlik ve beraberliğimize zararar verir diye düşünüyorum ancak süfyan,deccal ibi meselelerde çok hassas olunmalı çünkü asırlardır ümmetin şerrinden korunmak için istiaze ettiği ,Allaha ,peygamberlerimize ,manvi değerlerimize düşmanlık beslemiş ve değerlerimize bukadar zarar veren,tahrb eden şimdiye kadar olmamış çünkü hak dini tahribe münafıkane çalışmış,gönlümüzü korumak ,hassas olmak lazım.Diğerbir mesele Fetullah hoca nurlardan istifade etmiş çok değerli bir insan.cemaat olarak ve ya şahı itibariyle yanlışları olmuştur,olabilir.fakat Fetullah hocanın sözleri ,davranışları çok önemlidir.Çünkü büyük bir cemaatin temsilcisi,lideri.Mesela sırada biri olsa ,bir yakınını başı açık olarak gitmesini daha önemli görse hizmet açısından belki mesuliyet fazla olmaz ama bir büyük topluluğu temsil etmeniz büyük bir vebale sebep olabilir.Bir de biz müslümanların herkesi müslüman yapmak gibi vazifemiz varmı? Bu din Allahın dini.Bizim vazifemiz başta nefsimizle cihad edip ,İslamı güzelliklerini lisan-ı hal ve kalle ilancılık.Herkes kendi şartlarında taviz vermeden ne kadar yapabiliyorsa o,gerisi gücümüzü aşar,vazifemiz değil,Allah ın ihsanı.Hidayet Allahtandır.son olarak Fetullah hoca efendinin eğitim yolyla tüm insanlığa ettiği hizmetler,cmaati fedakarlıklar takdir ediyorum ancak risalelere daha çok önem vermeleri daha çok okuaları gerektiğni düşünüyorum ve risale i nurun hizmet tarzıylaparelellikleri çok olmakla birlikte hassas mevzularda süfyan,başörtüsü gibi kesinlikle rİSALELERE UYGUN DEĞİL.Peygamberimiz(S.A.V) VE ÜSTADIMIZ BU KONULARDA KESİNLİKLE YAŞASAYDILAR ONAY VERMEZLERDİ diye düşünüyorum.Hakkınızı helal edin ..

  139. Selamün Aleyküm

    hayırlı günler. ‘Müslüman müslümanın kardeşidir.’ bu hadisi bilmeyen yoktur heralde kardeşler. bırakın hocaefendiyi barlarda sabahlayan da olsa eğer müslümanım diosa onu biz yargılayamayız; o bizim kardeşimizdir, doğrusuyla-yanlışıyla… biz insanların güzel yanlarını görmeli değilmiyiz? biz muhabbet fedaileri değilmiyiz? ne oluyor bize? bizim cemaatimize fitne fesat karışmamalı. Hepimiz hizmetimize bakalım inşallah, müslüman kardeşimizin ayağına tökezlemeye çalışmak olmamalı; OLAMAZ bizim işimiz!!!

    Allah hizmetimizi daim kılsın inşallah. amin…

  140. selamün aleyküm. öncelikle hizmetlerinizden ötürü Allah C.C. sizlerden razı olsun. ama bu yazı bir hatadır. müslüman müslümana bu şekilde yaklaşmaz. ben hocaefendi gurubunda değilim ama bu yaptığınız iki büyük müslüman camiayı birbirine düşürüyor. iki camiada o veya bu şekilde islama hizmet ediyor. birbirimiz yermek yerine destek olalım. mesela bu akşam samanyolunda mehmet kutlular çıkacakmış yeni asyada okudum. bu şekilde birbirimizin güzel taraflarını görelim. Allah C.C. her iki camiayada hizmetlerinde yardım etsin.

  141. Bu konularda yorum yapmak çok,ta kolay bir mesele değil.benimde bu konularda kafam çok karışık,fazla bilgim olmadığı için yanlış düşünmek istemiyorum.Bir müslüman,ın diğer bir müslümanı kötülemesini kabullenemiyorum.

  142. [quote name=”hatice kabaca”]Bu konularda yorum yapmak çok,ta kolay bir mesele değil.benimde bu konularda kafam çok karışık,fazla bilgim olmadığı için yanlış düşünmek istemiyorum.Bir müslüman,ın diğer bir müslümanı kötülemesini kabullenemiyorum.[/quote]
    Hatice Hanım, burada kimse kimseyi kötülemiyor. Ben Hanefi mezhebindenim. Şafi mezhebinden bir kardeşim bana sen Şafi değilsin dese veya Şafi mezhebine göre hareket etmiyorsun dese beni kötülemiş mi olur? Elbette olmaz!

    Aynen bunun gibi Zaman grubu mensubu kardeşlerimiz ölçü olarak Fethullah Gülen Hocaefendi’nin fikirlerini baz alıyorlar, Risale-i Nur’u değil. Biz de diyoruz ki, Risale-i Nur’u ölçü almadıkları için Nurcu ya da Nur talebesi olamazlar. Bununla birlikte Ehl-i Sünnet Ve’lcemaate mensup ihlaslı ve dindar kardeşlerimizsiniz diyoruz. Yani dışlamıyoruz. Sadece oldukları gibi kabul ediyoruz onları. Siz illa Nurcusunuz demiyoruz birileri gibi. Olay bundan ibaret…

  143. [quote name=”Cihan Koç”]Hatice Hanım, burada kimse kimseyi kötülemiyor. Ben Hanefi mezhebindenim. Şafi mezhebinden bir kardeşim bana sen Şafi değilsin dese veya Şafi mezhebine göre hareket etmiyorsun dese beni kötülemiş mi olur? Elbette olmaz!

    Aynen bunun gibi Zaman grubu mensubu kardeşlerimiz ölçü olarak Fethullah Gülen Hocaefendi’nin fikirlerini baz alıyorlar, Risale-i Nur’u değil. Biz de diyoruz ki, Risale-i Nur’u ölçü almadıkları için Nurcu ya da Nur talebesi olamazlar. Bununla birlikte Ehl-i Sünnet Ve’lcemaate mensup ihlaslı ve dindar kardeşlerimizsiniz diyoruz. Yani dışlamıyoruz. Sadece oldukları gibi kabul ediyoruz onları. Siz illa Nurcusunuz demiyoruz birileri gibi. Olay bundan ibaret…[/quote]
    Onlar kendilerini nurcu olarak görüyorsa bırak öyle görsünler o zaman. niye bu yazılar. biz nurcuyuz demelerinde ne yanlışlık var. yanlışlık siz nurcu değilsiniz demek bence. onlarda risalelerden faydalanıyor. şu an ana ders risaleler hocaefendiyi açıklamada kullanıyorlar.

  144. Bu yazınıza yorum yazmadan geçemeyeceğim.(Fethullah Güleni Tasdik ettirme Çabaları-)başlıklı yazıyı yazan kimdir tanımıyorum.Ahmet Tekiner zannederim hizmetten biri değil.Bu adam yazarmı(Adam-Adem anlamında)?Ya da sıradan hizmetle Risale-i Nurlarla hiç bir alakası olmayan biri mi? Eğer öğleyse bu yazıyı sitenize koymanızı çok yadırgadım.Eğer değilde sizden bir yazarsa inanın birincisinin yüz katı yadırgadım.Ben bunun gibi kişilerin bizim içimizde de dışarıda da olabileceğini ve kıyamete kadar da filizlenip çürüyüp devap edip geleceğini düşünüyorum.Hem diyorsunuz ki Hocaefendinin nurculukla hiç bir alakası yok hem de son satırınızda ‘Hem bilirsiniz ki, Fethullah Hoca´nın nesi varsa Risale-i Nur´dan alınmadır. Şiirleri hariç… Bir kere kendi kendinizle çelişiyorsunuz.Bu sitede bu pazar sabahında nur sitelerinde neler var diye gezerken sitenizdeki ‘Alo bediüzzamanla göüşebilirmiyim?’adlı yazıyı okuduk.Hanımla birlikte gözyaşlarımızı tutamadık.Allah sizden razı olsun.Ardından site çok hoşuma gitti.Gezerken bu yazıyı okudum.Bu yazıyı bu siteye koyanı (bu yazıyı yazanı demiyorum çünkü o alet olacağına olmuş ve de zannederim bilerek yapmış )Allaha havale ediyorum.

  145. [quote name=”serhattt”]Onlar kendilerini nurcu olarak görüyorsa bırak öyle görsünler o zaman. niye bu yazılar. biz nurcuyuz demelerinde ne yanlışlık var. yanlışlık siz nurcu değilsiniz demek bence. onlarda risalelerden faydalanıyor. şu an ana ders risaleler hocaefendiyi açıklamada kullanıyorlar.[/quote]

    Nurcu değiliz diyorlar. Lisan-ı halleriyle ve hem lisan-ı kalleriyle. Toplum onlara Nurculuk sıfatını takıyor. Aslında kendileri de biz Kuran süvarileriyiz, Kuran’ın talebeleriyiz nur talebesi veya Nurcu değiliz diyorlar. Zorla Nurcu mu yapacağız adamları?

  146. [quote name=”Fevzi Özyürek”]Bu yazınıza yorum yazmadan geçemeyeceğim.(Fethullah Güleni Tasdik ettirme Çabaları-)başlıklı yazıyı yazan kimdir tanımıyorum.Ahmet Tekiner zannederim hizmetten biri değil.Bu adam yazarmı(Adam-Adem anlamında)?Ya da sıradan hizmetle Risale-i Nurlarla hiç bir alakası olmayan biri mi? Eğer öğleyse bu yazıyı sitenize koymanızı çok yadırgadım.Eğer değilde sizden bir yazarsa inanın birincisinin yüz katı yadırgadım.Ben bunun gibi kişilerin bizim içimizde de dışarıda da olabileceğini ve kıyamete kadar da filizlenip çürüyüp devap edip geleceğini düşünüyorum.Hem diyorsunuz ki Hocaefendinin nurculukla hiç bir alakası yok hem de son satırınızda ‘Hem bilirsiniz ki, Fethullah Hoca´nın nesi varsa Risale-i Nur´dan alınmadır. Şiirleri hariç… Bir kere kendi kendinizle çelişiyorsunuz.Bu sitede bu pazar sabahında nur sitelerinde neler var diye gezerken sitenizdeki ‘Alo bediüzzamanla göüşebilirmiyim?’adlı yazıyı okuduk.Hanımla birlikte gözyaşlarımızı tutamadık.Allah sizden razı olsun.Ardından site çok hoşuma gitti.Gezerken bu yazıyı okudum.Bu yazıyı bu siteye koyanı (bu yazıyı yazanı demiyorum çünkü o alet olacağına olmuş ve de zannederim bilerek yapmış )Allaha havale ediyorum.[/quote]

    Ahmet Tekiner’i bende tanımıyorum, ancak; cemaatten olsa veya olmasa ne farkeder? Cemaat dışındaki kişilere farklı mı davranıyorsunuz? Yazdığı yazıda herangi bir anormallik görmüyorum, tamam gerçekleri yazmış. Bir kişi kalkıp da bunları inkar edemez! Sınıfımda Fetullah Gülen’in yurtlarında kalan arkadaşlarım var. Onların dediklerine göre F.Gülen “Beni savunana hakkımı helal etmiyorum” demiş. Bırakın siz de boşa nefesinizi tüketmeyin, kimin ne olduğunu tüm dünya biliyor. Kemalizmle dost olmaya devam 😉

  147. Yazar söylenmesi gereken bazı gerçekleri çok güzel bir tarzda kaleme almış. Evet hizmetse hizmet Allah razı olsun ama çizgilerde belli olsun!

  148. yazar belli ki bediüzzaman hz.ni hiç tanımamış ve anlamamış.fethullah gülen de bediüzzaman gibi ömrünü imanların kurtuluşuna vesile olmaya vakfetmiş.risalelerin yazılış amacı bu değil mi .ancak hizmette tedbir adına yapılan şeyleri yazar pek anlayamamış.güneşleri balçıkla sıvamayın,ışığından istifade edin

  149. Adına tedbir diyerek verilen tavizleri ben de anlayamıyorum. Anlayan varsa bir zahmet anlatıversin? Peygamberimiz (asm) tedbir diyerek hangi tavizi vermiş acaba bir tane örnek verebilir misiniz?

  150. seytanin ve siyasetin serrinden allah(cc) siginir yapilan herseyin onunun rizasi dogrultusunda olmali. mesele sen nurcusun ben degilim degil hic bir cikar gözetmeksizin allah(cc) hizmet etmek.

  151. Murat bey,

    Allah’ın yapma dediklerini yaparak ve yap dediklerinden taviz vererek Allah yoluna hizmet edilir mi? Böyle bir hizmeti Allah ister mi? İşte mesele tam olarak budur!

    Bakın aşağıda yaklaşık 1 ay önce bir soru sormuşum kimse cevap verememiş. Allah aşkına söyleyin ya, tavize dayalı tedbir anlayışınızın Kuran veya sünnette yeri var mıdır? Varsa kaynağıyla söyleyin de biz de iddiamızdan vazgeçerek hepinizden özür dileyelim…

    Baki olan yalnız Allah’tır

  152. http://tr.fgulen.com/content/view/2257/5/

    Lutfen kendiniz okuyun karar verin. kardeler, bacilar bu konu da fazla zaman kaybetmeyin. Ittifak edin, bolunmeyin. Musluman belki aldanir ama aldatmaz o dusturla hareket edin. Iyi niyetinizi ihlasinizi koruyin, igneyi hep kendimeze batiralim. Boluculukte bolunmede fayda yoktur. Sadece divide and conquer yaparsaniz belki. Allah yar ve yardimciniz olsun. MUslamanlara karsi huznu zanni koruyun..
    Selam Alleykum

  153. Tamam adı Nurcu olmasın ama ben inanıyorum ki risaleleri hiçkimse onun anladığı kadar anlamadı. Hiç kimse onun ortaya koyduğu kadar Resailin Nur ile ilgili eser ortaya koymadı. Aksiyon ve icraat ortaya koymadı. Lütfen eserlerini okumayan insanlar yorum yapmasın. Lahikaları okumayanlar Fethullah Gülen Hocaefendinin hizmet çizgisini anlayamazlar. “Üstadım” dediğinde gözleri dolmayanlar bence onu hiç eleştirmesin. Tamam sizler nurcu olarak kalın onlar nurcu olmasın var mısın elele bu vatana hizmet edelim. Dinimizi herkese anlatalım.

    Tefrika girmeden bir millete düşman giremez.
    Toplu çarptıkça sineler onu top sindiremez.

    7. Türkçe Olimpiyatları Yetiştirdiği güllerden bir demet. Müsaade eder misiniz onları Üstadımıza takdim edelim. Ne dersiniz belki bize de “henien leküm ” der.

  154. kardes,
    önerdigin site bakilacak gibi degil,F.Gülenin New York Sohbetleri Hürriyet Radikal yazilari vs.Kardes bu resmen nifaktir.Lütfen birtakim hocalara beyninizi tekmelettirip Tefrikaya düsmeyin.Deccaliyet ortaya öyle farkli bir fitne attiki üzerine 100 sene Istanbul sulari aksa yine temizlenmez böyle giderse bu fitneyi ates bile temizleyemiyecek.Cok sükür müslüman ülkeler böyle oyunlarin farkina variyor ALLAH in izniyle.Hayir ve dualarla…Vesselam

  155. serdar kardeşim hakiti ihlas düsturları içerisinde güzelce özetlemiş…herkes nurun gözüyle ve hikmet nazarıyla bakarsa mevcut hizmetler dahada inkişaf eder…yoksa ihlassızlık ile şefkat tokatlarını üzerimize celbederiz..herkes meşrebinde bildiği usülde hizmet etsin..haksız ,hukuksuz, adaletsiz, mizansız tenkitlerle fitneye sebep olanları ise Rabbül alemine havale edelim..o Adil-i Mutlaktır..kim hatalı ise ve sui zanla muamele ediyor zalimce davranıyorsa..onujn niyetine göre o kula veya cemaate rabbimde öyle davranıyor…hataları yok saymıyoruz..ancak siz Allahdan daha adil ve de insaflı merhametli değilsiniz.kimsenin kalbini yarıp hakıszca sui zan içeirisnde tenkit etme hakkına sahip değisiniz..sizmn derin ajan olmadığınızın şer güçlere alet olmadığınızın bir garantisi varmı..sertifika ile kalplerimi ölçüyorsunuz..
    .faniyiz..günahkarız..vede zalimiz maalesef şeytan zaaflarımızı kullanıyor..ahirzaman fitnesinde, yeni fitnelere sebep olacak delik açmak marifet değildir..delikleri kaptmak, hataları düzeltmek , kalpleri kazanmak, hitmet erlerini teşvik etmek varsa hatları uslübünca söylemek ve nurun menba-i aslisine davet etmek, nurları iyi anlamak lazmıdır..selamlarımla ali ihsan
    [

  156. tüm arkadaşlara kaçımız piri anlama yetenegindeyiz veya nasıl anlıyoruz.siz şahıslarla ugraşın düşüncelerin önenemi yok değilmi.Alah u teala sizi ve beni affetsin(en iyisini o bilir)

  157. Buyrun burdan yakın

    Yazarı Ahmet Tekiner olarak belirtilen Fethullahçılık yazısını, imla hatalarını düzelterek okumaya çalıştım. Doğrusu Ahmet Tekiner adını kullanan ve ümmet-i Muhammed’e (ASM) akıl hocalığı (!) yapmaya kalkışan, ortalığı derleyip-toparlayan (!) bu Ademoğluna neler tavsiye edilse fayda etmeyeceği aşikardır. Ancak YORUMCULUĞA soyunan bazı zavallı NURCULUK ibtilasına yakalanan ve suret-i hakdan gözüken, elinin-dilinin-belinin ölçüsünü kaçırmış, sözüm ona insan kırıntıları da, BU ZAVALLI Yazar Ahmet Tekiner’in avukatlığına ve de savcılığına kalkışmışlar ve ŞEYTAN’a OYUNCAK olduklarını bir güzel göstermişler. İyi de etmişler… Yoksa 40-50 yıldır İman ve Kuran Hakikatlerini okuyup hem kendi nefislerini hem başkalarının nefislerini Allah için ISLAH çalışmasını yaptıklarını zannettiğimiz bir takım Ademoğullarını(!), ÜSTADIMIZ dedikleri ALLAH Dostunun hayatıyla ortaya koyduğu Din-i Mübin-i İslam’a hizmet düsturlarını; kendileri gibi düşünmeyen, düşünmek zorunda da olmayan ve YAPTIKLARININ HESABINI Seri-ul Hisab’ın soracak olduğu kimselere küfürlerini kusmak, kin ve öfkelerini saçmak, Müminlerin arasını Nifak Tohumları sokmak olduğu ESAS meslekleri imiş de, biz saf Müslümanların gözünü boya çalmalarını esefle ve ibretle görmek de varmış… Öyle mi?

    Yazar Ahmet Tekiner mahlasını kullanan ZAVALLIM ! Müminlerin arasına böyle Nifak Tohumlarını saçan SEN, ne ilksin ne de son olacaksın. Bu imtihan, Habil ile Kabil kavgasından beri süre gelmekte ve KIYAMETE dek sürecektir de. Ama Cenab-ı Allah SON Peygamber’i (ASM) ile Kelam- Ezelisini SEN’in gibilerini İYİ TANIYALIM diye biz aciz kullarına bildirmiş. Bu yüzden Rabbim’e SONSUZ Hamdler ederim, SENİN gibileri tanıma ölçülerini bildirdiği için.

    SON SÖZ olarak; Bay Yazar Ahmet Tekiner! Sen ve Senin gibiler, pek çokları gibi, eğer bir aldatılmışlık içinde ŞEYTANIN ve Nefs-i Emmarenin Tuzağına düştünüz de, böyle bir ZIRVALIKTA bulunduysanız ve yaptıklarınızdan pişmanlık duyuyorsanız, Sizleri RabbülAleminin engin rahmetine havale ediyor, mağfiret diliyorum. Ama Müminler arasına kin, nifak, şikak ve adavet tohumlarını ekmekte “bizim dediklerimiz el-Hak doğrudur, M. Fethullah Gülen ve çevresindekiler Benim dediğim gibidir” diyorsanız, yani Saadet Asrının Büyük Münafık Reisi Abdullah bin Ubeyy bin Selul gibi kininizi kusmakta berdevam diyorsanız, Seni ve Senin düşüncelerini AYNEN paylaşanları KAHHAR-I Zülcelal’e havale ederek ALLAH Azizün Züntikamdır diyorum.

    Ben Mehmet Alkan AYDINLIYIM, İzmir İlahiyat Fak Mezunuyum, şu anda 23 yıllık öğretmen olarak Aydında görev yapmaktayım. Yazar Ahmet Tekiner mahlasını kullanan zavallıyla her konumda, her yerde ve her şartta düelloya hazır olduğumu açıkça bildiririm. Hodri Meydan? Eğer Turkiyede isen?

  158. Zavallı Mehmet Alkan aklınızı hocanızın cebinden alıp başınıza koyarak bana cevap veriniz:

    Allah’ın yapma dediklerini yaparak ve yap dediklerinden taviz vererek Allah yoluna hizmet edilir mi? Böyle bir hizmeti Allah ister mi? Allah aşkına söyleyin ya, tavize dayalı tedbir anlayışınızın Kuran veya sünnette yeri var mıdır? Varsa kaynağıyla söyleyin de biz de iddiamızdan vazgeçerek hepinizden özür dileyelim?

    Yok cevap veremiyorsanız haya edin, yövbe edin ve Kuran ve sünnete aykırı tavizkar tedbir anlayışınızdan vazgeçin. Belki o zaman hocanızı da yanmaktan kurtarırsınız…

  159. Yayinlarimizdaki usluba dikkat etmmeiz i gerekir.Fethullah Gulen’in mahiyetini elhamdulillah Nur talebelrinin cogu biliyor. Gulen’i takip eden buyuk bir topluluk var ve bunlarin cogunun evinde mutlaka Risalelerden birkac kitap var. Iman eksikligini bu eserlerden karsiliyorlar. Bizlerin bu mumin kardeslerimizi daireninin disina degilde dost dairesinde tutmaya gayret etmeiz gerekir. Hocanin vaazleri iman hakikatlerinin yerini doldurmayacak kadar cilizdir. Bu kardeslerimizi Nurlardan uzaklastirmayalim. Tum dunyada ve Turkiyemizde Ittihada ihtiyac varken bu tur munakasalara simdi girmek uygun degildir. Lutfen zindika komitelerine koz vermeyelim.

  160. Yaziyi okudum ve de etraflica düsündüm, kanaatime göre de örtüsüyor. Lakin bazi Arkadaslar Fitneden, nifakdan dem vuruyorlar.
    Saygi ölcüsünde birbirimize hic mi bir sey diyemiyecegiz????
    Hocaefendi´yi farkli acilardan yorumlamak neden suc olsun ki???
    Yakinen tanidigim Imam ya da Serrehber niteliginde ki Arkadaslar´dan maalesef muglak ifadeler disinda, HIZMET´in ana hedefini anlayabilmis degilim! Herseye ragmen ister ilimli Islam Projesinin Figürani olsun isterse kendi imkanlari ile cikip, hic desteksiz bu kadar büyüsün, lakin yapilan bir gercek var ki, hic kimse de itiraz edemez.
    Gerek ögrenci yurtlari ve evleri ki, benim icin bu iki hadise, okullardan, medyadan, sirketlerinden daha önemli. Bilhassa kiz cocuklarini uzak diyarlara tahsile göndermek, ne kadar zor, bunu ancak evladi olan anlar!!!!
    Surasi da bir gercek, sohbetlere katilan kisilerde ünsiyet peyda ediyor, devam edildikce, sanki insan beyni her söyleneni itirazsiz kabul ediyor, hic tepki veremiyorsunuz, bu sirri cözemedim, hele benim gibi asi ruhlu bir kisinin de bu hale gelmesi….
    Bilen varsa söylesin, ben anliyamadim, ya özel dualari var, insanüstü varliklari harekete geciriyorlar, ya da Beyin yikama metoduna vakiflar ya da gercekten Cenab-i Erhamürrahimin buradaki görevli arkadaslara bu özellikleri ihsan eylemis, sayet öyleyse, o zaman Gülen Cemaati MEVLA tarafindan koruma altindadir.
    Hakaretsiz olarak, gerek cemaat hakkini gerekse kul hakkini riayet ederek, medeni sekilde, bir bilen varsa, fikirlerini bekliyorum.
    Selam ve dua ile

  161. Muhterem Murat Ademoğlu,

    Biz yapılan hizmetlere değil, hizmetlerin yapılış biçimine eleştirimizi yöneltiyoruz. Yoksa hizmetleri zaten tebrik ediyoruz ve diyoruz ki bu güzelim hizmetler heba olmasın. Gelin kardeşler Gayretullah’a dokunan şu çarpık tedbir anlayışınızı Kuran-sünnet ölçüsünde tekrar düşünüp şekillendirin diyoruz. Önce kendimizi ifade ettikten sonra sorunuza cevap vereyim.

    İnsan fıtratında tebaiyet, bir yerlere tabi olma duygusu zaten var. Allah’ın rızasını bu şekilde kazanacağına inandırılarak haksız yere masum insanları öldürenler yok mu? Allah’ın dinine daha iyi hizmet edeceği şeklinde kandırılarak namazı bırakanlar, başını açanlar yok mu? Allah’ın dinine daha büyük hizmetler yapacağı vaadiyle uyutulan buna karşılık ne kocasına eş, ne de çocuklarına annelik yapmaktan aciz kalan zavallı çalışan anneler yok mu?

    Sözün kısası; insanlar Allah’a daha yakın olma vaadiyle i,kna edilip dediğiniz şekilde motive ediliyorlar. Allah da o masum ihlaslı insanların gayretlerinin karşılığında mükafat veriyor.

  162. Risale-i Nur ve Umum Nurları Okuyanlar Adına!
    Risale-i Nura ehli küfür perde olamamışta ehli iman mı perde olacak hey gidi Tekiner efendi
    Bu gün kaç sayfa Risale okudunuz Tekiner beyefendi
    Bırakın böyle boş işleride hizmetinize bakın
    Hizmetinizi husumete bina etmeyin muhabbet uhuvvet arazisine dikin bu hizmeti kucagınızı açmakla bu hizmet oluyor devir değişti
    Sen birde madem Nurları ve Üstadı kabul ediyorsun o zaman Üstadın vekil tayin ettiği kişilerin fikrini bir hele düşün kılı kırk yar ondan sonra yaz konus sözlerinden zaten Risalelere muhalefet etmissin onlar vekili mutlak ve naşirler vesselam…
    Risale-i Nur dairesi senin anlattığın gibi dar değil tüm alemi islamı kucaklamış açıl kapıyı tıkamayın
    Biz kim başta ehli imansa ve Risale-i Nur okuyorsa nerde olursa olsun beraberiz bu durumda senlede beraberiz sende bizle madden veya menan beraber olursun
    Elhamdulillah böyle bir hizmet ne kimseyi dışarı atar ne kimse hizmetten birilerini ihraç edebilir
    Sen ailen içindeki mahremiyeti umuma acar mısın böyle ha? !!!

  163. Sevgili Burak Kardes,
    Ne bu siddet bu Celal, neden bu kadar saldirgan oluyorsun?
    Nurculuk baska, Risale okuyup onlardan istifade etmek baska olaydir. Evet Hocaefendi´nin öncülük yapmis oldugu hizmetleri ellerim patlayasiyaca alkislar kendisine sükranlarimi sunarim. Her ne kadar Müridleri( sakin hakaret algilanmasin, pesinden gidenler demek istedim) Risalelerden istifade etseler de, NURCU diyebilirmiyiz acaba??? Sayet Hoca Efendi kendisini NURCU olarak görüyorsa, bizde onu o sekilde görürüz, bilen birisi yazarsa, biz de bu vesile ile ögrenmis oluruz.
    Neden bu kadar elestiriden korkar olduk, Müslümanlara hicbir zaman “KRAL CIPLAK” diyemiyecek mi? Hakaret icermedikce, neden meseleleri kisisellesitiyoruz ki? Kamuya mal olmus kisiler illaki, mededilebildigi gibi, elestirilecek te(Insaf ölcülerinde!).
    Sevgili Burak Fer,
    Ben Gülen Hareketini sen kadar vakif degilim (Nurculugu da vakif degilim) bana lütfen söylermisiniz, Gülen Hareketi´nin nihai hedefi ne dir? Lütfen sebebler dairesinde kalarak cevap verin. (Sadece Allah rizasi derseniz, tatmin olmam, zira bütün cemaatlerin söylemi o sekilde) Lütfen saldirgan olmayin, kisisellestirmeyin, objektif yazmaya calisin.
    Selamlar

  164. kıymetli ahmet kardeşim,sadece duyumlarına ve birkaç hadiseye bakarak tahminlerine dayanarak bir toplumu zan altında bırakacak ithamlarda bulunuyosun.yani gıybetini yapıyorsun.herbiriyle helalleşmen gerektiğini eminim biliyorsundur..risaleleri kimseye bırakmadığına bakılırsa,azbuçuk okumuşsundur.gıybet bahsini tekrar mütala etmeni tavsiye ederim.cümlelerinin altında,niye onlar bukadar muaffak da, biz değil hazımsızlığı hissettim.inşallah bende şahsınız gibi sui zan etmiyorumdur. saygılarımla…

  165. ahmet kardeşim böyle güzel bir sitede senin gibi hiç bir delile dayanmayan,başkalarından kulaktan duyma boş sözlerle yazı yazıyan biri oldugu için üzüldüm.bu sitenin editörleri bunları dikkate alır umarım.

  166. [quote name=”hubert”]ahmet kardeşim böyle güzel bir sitede senin gibi hiç bir delile dayanmayan,başkalarından kulaktan duyma boş sözlerle yazı yazıyan biri oldugu için üzüldüm.bu sitenin editörleri bunları dikkate alır umarım.[/quote]

    Delil mi diyorsun?
    Arkadaş, kardeş.. Delilli hareketleri olsaydı zaten bu söylenmezdi H.E lağvedilirdi her mecrada.
    Maksadı ve içindekileri muğlak üstü muğlak olduğu içindir ki; tenkidlerin ardı arkası kesilmiyor. Muğlak intibalardan dolayıdır ki; gayr-i ihtiyari bu gibi duruşların tenkidi yapılıyor. Ve camiasında GIYBET hakkında sık sık fetvalar veriyor H.E. Muhipleri de her defasında gıybeti ön plana atılıyor. Ama unutmayalım ki su-i zanna, gıybete medar oalcak amel sergilemek te iyi değil. Tam olarak söyleyemiyorum ama suçtur işte..

    Aklıma geldiği için şunu da sormak isterim:
    Neden herşeye fetva veriyor? Bu minvalde devam etmek istersek:
    Neden İsrail,İngiltere ve Amerika’ nın süregelen -amiyane tabirle- temizlenmeyen, fesat dolu, fecaat dolu siyasetlerine karşı konuşmuyor, pas geçiyor? Ve neden Amerikada? Ve hakeza..

    Siz önce milletin kafasını karıştıran sorulara cevap verin, Şayet aklını, düşünce sistemini H.E’ nin aklına koymamışsan..
    Vesselam.

  167. hizmet edenin,hizmet edene propaganda yapması kadar abuk bir şey olamaz.

    fitne uykudadır uyandırmamaya gayret lazım.islamın bildiğimiz gerekleri içinde amerika da yaşamamak yoktur.mantığın gerekleri arasında da amerika hesabına çalışmak için amerika da ikamet gerekliliği gene yoktur.sen 1 tane amerikalı bulunca ser ser sevinip yazar yapıyorsun bu adamlar amerika da 50 tane hizmet yapıyor.demek amerikada ikamet etmesinde hikmet var.rusyadan bahsediyorsun,sen rusyaya kaç tane hizmet götürdünde durumdan vazife yorum yapıyorsun.yakın zamanda medvedev in himayesindeki konferansa davet edildi hocaefendi demek pürüz varsa da düzelme yolunda.ki orda hizmetler sıkıntı yaşamışsa da allahın izniyle devam etmek de.

    ılımlı islam,dış güçlere hizmet ithamlarıda,jargonuda tanıdık.bunu ateist dese onurdur,neo-harici dese koymaz ama nur talebesiyim diyen biri deyince üzer.dostuğun attığı gül yaraler zira.(bu tarz suçlamalar malum ve yazık ki sadece hocaefendi hakkında da değildir.bizzat senin kutsal saydıkların için de vardır.empati kurmak lazımdır)

    sevindirme seni ona düşürünce sevineni.

    muhterem fethullah hocaefendi risale-i nur ekseninin dışındaysa(!) ve kendisinde fazilet namına ne varsa bunlar üstadın ise ve sen nurculuğu kimseye bırakmayan bir nurcuysan bununla gurur duy.üstadım bu kadar rağbet görüyor diye sevin.niye umum onun peşinden gidiyor benim yüzüme bakan niye yok diye üzülme.

    ağabeyler,hocaefendiyi övüyorsa hizmetlerini gördüklerindendir hakkını teslim etme erdemine sahip olmalarındandır zira senin memnuniyetle karşıladığın pek çok gelişmenin ardında gene o var.bunu beğenmediğin solcu kabul ediyor.sen niye görmek istemiyorsun.

    ah be arkadaş ne gerek var bunları konuşmaya.

  168. benim gordüğüm onlarda risale okuyor onlarda Kuran ve Sünnet e uyuyor uymuyor demek uymuyor olsalar su i zan olur size bi şey kazandırmaz uyuyorlarsa zaten öyle diyenleri uçuruma sürükleyebilir kaç defa onlarla yatıp kalktınız kaç defa Hoca nın vaazlarını dinlediniz ha Hoca nın risalelerden yararlandırdığı doğrudur zaten inkar etmiyor Bediuzzaman ı da her zaman övüyor ne desek at gözlükleri çıkarılmadan Hoca Efendi anlaşılamaz Hele Kuran ve Sünnetten sapma gib ağır bi itham yapılamaz öyle olsa bu cemaata o kadar bağlı kişi salak mı takip eder mi lüzümsuz ve gerksiz fitne çıkran bi yazı olmuz yazan arkadaş kusura bakmasın

  169. [quote name=”parya”]hizmet edenin,hizmet edene propaganda yapması kadar abuk bir şey olamaz.

    fitne uykudadır uyandırmamaya gayret lazım.islamın bildiğimiz gerekleri içinde amerika da yaşamamak yoktur.mantığın gerekleri arasında da amerika hesabına çalışmak için amerika da ikamet gerekliliği gene yoktur.sen 1 tane amerikalı bulunca ser ser sevinip yazar yapıyorsun bu adamlar amerika da 50 tane hizmet yapıyor.demek amerikada ikamet etmesinde hikmet var.rusyadan bahsediyorsun,sen rusyaya kaç tane hizmet götürdünde durumdan vazife yorum yapıyorsun.yakın zamanda medvedev in himayesindeki konferansa davet edildi hocaefendi demek pürüz varsa da düzelme yolunda.ki orda hizmetler sıkıntı yaşamışsa da allahın izniyle devam etmek de.

    ılımlı islam,dış güçlere hizmet ithamlarıda,jargonuda tanıdık.bunu ateist dese onurdur,neo-harici dese koymaz ama nur talebesiyim diyen biri deyince üzer.dostuğun attığı gül yaraler zira.(bu tarz suçlamalar malum ve yazık ki sadece hocaefendi hakkında da değildir.bizzat senin kutsal saydıkların için de vardır.empati kurmak lazımdır)

    sevindirme seni ona düşürünce sevineni.

    muhterem fethullah hocaefendi risale-i nur ekseninin dışındaysa(!) ve kendisinde fazilet namına ne varsa bunlar üstadın ise ve sen nurculuğu kimseye bırakmayan bir nurcuysan bununla gurur duy.üstadım bu kadar rağbet görüyor diye sevin.niye umum onun peşinden gidiyor benim yüzüme bakan niye yok diye üzülme.

    ağabeyler,hocaefendiyi övüyorsa hizmetlerini gördüklerindendir hakkını teslim etme erdemine sahip olmalarındandır zira senin memnuniyetle karşıladığın pek çok gelişmenin ardında gene o var.bunu beğenmediğin solcu kabul ediyor.sen niye görmek istemiyorsun.

    ah be arkadaş ne gerek var bunları konuşmaya.[/quote]

    Buyuk bir zihinsel yanilginin,dusunce dunyanizda temellendigini fark ediyormusunuz?
    Hicbirseyi hakikatlere gore degerlendirmiyorsunuz.Aksiyon olcu biriminiz olmus.
    Bu dusunce tarzi ile vahiy ile yuzlesseydiniz,hakikat-i Muhammediyeyi kiymetsiz olarak algilayacaktiniz.Cunku elcinin etrafinda kimse yoktu.Olanlar sehrin ileri gelenleri degildi.Ne bir sultandi nede bir kabile reisiydi.

    Kullanima soktugunuz fikirlerin icine biraz milliyetcilik biraz devletcilik vs. katarak kendi vicdaninizi uyutuyorsunuz.Din gibi algiladginiz sey,Samirinin altin buzagina benziyor.Soylularin kiymetli esyalarinin yaninda birazda peygamberin ayak izlerinden katiyorsunuz.Sizi uyutuyorlar,sizde buna kaniyorsunuz.Guclulerin keyfini kacirmayacak bir dinin temsilciligine soyunmussunuz.

    Bu tartismalar benim gozumde kisiler uzerinde olan bir tartisma degildir kesinlikle.Buyuk bir zihinsel yanilginin kuresellesmsidir,muslumanlar arasinda…

    Vesselam.

  170. [quote name=”parya”]hizmet edenin,hizmet edene propaganda yapması kadar abuk bir şey olamaz.

    fitne uykudadır uyandırmamaya gayret lazım.islamın bildiğimiz gerekleri içinde amerika da yaşamamak yoktur.mantığın gerekleri arasında da amerika hesabına çalışmak için amerika da ikamet gerekliliği gene yoktur.sen 1 tane amerikalı bulunca ser ser sevinip yazar yapıyorsun bu adamlar amerika da 50 tane hizmet yapıyor.demek amerikada ikamet etmesinde hikmet var.rusyadan bahsediyorsun,sen rusyaya kaç tane hizmet götürdünde durumdan vazife yorum yapıyorsun.yakın zamanda medvedev in himayesindeki konferansa davet edildi hocaefendi demek pürüz varsa da düzelme yolunda.ki orda hizmetler sıkıntı yaşamışsa da allahın izniyle devam etmek de.

    ılımlı islam,dış güçlere hizmet ithamlarıda,jargonuda tanıdık.bunu ateist dese onurdur,neo-harici dese koymaz ama nur talebesiyim diyen biri deyince üzer.dostuğun attığı gül yaraler zira.(bu tarz suçlamalar malum ve yazık ki sadece hocaefendi hakkında da değildir.bizzat senin kutsal saydıkların için de vardır.empati kurmak lazımdır)

    sevindirme seni ona düşürünce sevineni.

    ……

    Parya:

    Zaman belli ve hizmet metodu belli. Bunu sen de, eminim biliyorsun. Biz övgü felan istemiyoruz. Bir övgü varsa şahs-i maneviyeye gelir, havale edilir. “Teveccühün-nas istenilmez belki verilir.”
    Bizim gayemiz şahısların anlaşılması ve anlaltılması değilki şahıslarla meşağil edelim. Bizim davamız asrın mehdisi ve müceddidi olan Üstad hazretlerinin telif ettiği kitapları okumak ve yaşamak ve okutturmak.
    Ve bu çerçevede ahirzamandaki deccale karşı tavizsiz iman çigisiyle hizmet etmektir vazifemiz. Çift TIKLA. TAVİZSİZ diyoruz.
    Risale-i Nur ve Üstad her yerde kabul edilir edilmez bu kimsenin işi değildir. Tevekkeltu… anlayışını bildiğimiz için inşeAllah; böyle bir kaygımız yok. Ve kimse bu kaygılanmanın mümessili olmasın, GEREK YOK! Bihakkın ihlas ile nur hizmetine çalıştığımızda inşeAllah, bu tebliğ illaki semere verecektir. Zaten emsalleri saff-ı evvellerin hayatında mevcuttur.

    Bizim hizmetimiz tavizsizlik ve korkusuzluk gerektirir. Takiyye yapınca mazaAllah; zındıka ile bilmeden ya da KISKAN-IL-DIĞI için beraber hareket etme tehlikesi var. Ki Rusya’ya yahudilerle diyalog çatısı adı altında kurulan muhabbetten dolayı, Nur risaleleri yasaklandı. Buna kim sebeb oldu H.E.
    Kader bakın nasıl adalet etti: Kendi mefkuresini heryere canhıraşane taşımak isteyen H.E bu men edilmeye sebe olurken, lisan-ı haliyle Mustafa Sungur ağabey Rusya devlet başkanından davet alıyor. Bununla da kalmıyor Nur risaleleri ve nurculuk tekrar giriyor Rusya’ ya.
    Üstad; Rus da dinsiz kalamaz… diyor. Gelişmeler bu yönde seyrediyor kanaatimce. Rusya tüm taassublarını yendiğinde, H.E ‘ nin sığınağı Amerika ne yapacak bakalım..

    Git hizmet rehberini oku sonra gel karşıma dikil, H.E’ nin avukatlığını yap. Tevazu nümayişi ile fahretme.
    Git önce Atatürk kim diye öğren. Hizmet nedir, nasıl yapılır bil, sonra gel öğüt ver. Biz mütaassıb değiliz inşeAllah. Hizmet Rehberi diye bir kitabımız var. Tamamı Risale-i Nur’ dan tazammun edilmiş. Eğer hizmetlerini Nur hizmeti ise Hizmet Rehberini miheng ederk bakalım. Bakalım ne derece Risale-i Nur’a hadimsiniz, ne derece H.E’ye bağlısınız. Ne derece anlamışsınız enaniyet-i ilmiyeyi, ne derece anlamışsınız TALEBELİĞİN ne olduğunu.

    Yukarıda baktığımda büyük çoğunlukla CERBEZE yapmışsın. Ben şahsım adıma eğer değerlendirmiş olsaydım inan daha sert konuşurdum sana. Velakin sırren tenevveret diyoruz. Kal sağlıcakla. Fiy emenillah..

  171. Hoca efendiyi eleştiren arkadaşım.acaba sen şu dünyada yapılan hizmetleri görmezlikten mi geliyorsun.gözlerini aç sen nasıl nur talebesisin ki hayatını ve ömrünü hizmeti kuraniye ve imaniyeye adamış birini israil le filan ilişkilendirip iftiraların en büyüğünü atıyorsun.sen kaç kişiye Allahı anlattın,kaç kişiin imanına sebeb oldun,hiç kendini sorguladın mı?Kur an-ı kaç kere anlamıyla,risalelerle okudun.bu şekil hezeyan hangi risale sayfasında.Allah’tan korkup ona göre konuşmak lazım.Zaman eleştirimi yoksa uhuvvet zamanı mı.Ben izmirde okumuş ilahiyatçı biriyim .senin gibi kardeşe ilk defa rastlıyorum .Müddei iddiasını ispatla mükelleftir hukuk kuralına göre ispat et.yoksa yevmi kıyamette TÜM nur talebelrinin manevi şahsiyetinin tazyiki altunda ezilirsin .KÜTAHYA

  172. [quote name=”süleyman hayrullah özcan”]Hoca efendiyi eleştiren arkadaşım.acaba sen şu dünyada yapılan hizmetleri görmezlikten mi geliyorsun.gözlerini aç sen nasıl nur talebesisin ki hayatını ve ömrünü hizmeti kuraniye ve imaniyeye adamış birini israil le filan ilişkilendirip iftiraların en büyüğünü atıyorsun.sen kaç kişiye Allahı anlattın,kaç kişiin imanına sebeb oldun,hiç kendini sorguladın mı?Kur an-ı kaç kere anlamıyla,risalelerle okudun.bu şekil hezeyan hangi risale sayfasında.Allah’tan korkup ona göre konuşmak lazım.Zaman eleştirimi yoksa uhuvvet zamanı mı.Ben izmirde okumuş ilahiyatçı biriyim .senin gibi kardeşe ilk defa rastlıyorum .Müddei iddiasını ispatla mükelleftir hukuk kuralına göre ispat et.yoksa yevmi kıyamette TÜM nur talebelrinin manevi şahsiyetinin tazyiki altunda ezilirsin .KÜTAHYA[/quote]

    Zaman enaniyet zamanı olduğu için şahsi hizmetler dile getirilmez. Vazifemiz illaki İLAY-I KELİMETULLAH olduğu için elbette boşdurmak yok diyerek her şekilde Allah’ı,Peygamber’ i s.a.v’ i ve iman esaslarını anlatıyoruz. Mesnedsiz mesnedsiz konuşup asab bozmaya çalışma!!!

    Ayrıca:
    Benimle irtibata geç sana sadırdan değil satırdan okuyacam.

    Öyle umum adına konuşup, oturduğun yerden ahkam kesmek, durumu acite etmek kolay tabiki. Yok iftira atıyormuşum da felan filan. Geç bunları, senin gibi muhipleri çok gördü insanlar.

    Bir kere ben kimsenin imanına vesile olmadı dedim mi bre akıllı kardeşim. Diyoruz ki ölçü, mikyas budur ve H.E bu ölçülere kaidelere zıt hareket ediyor.
    Hem gitsin turancılık yapsın Türk okulları açmakla, resmi ideoloji kemalizmin figürlerini benimsesin, sonra kalkıp acite yap.
    Muhabbetle bakan o gözlerini iyi aç; H.E Peygamber değil, müceddid değil, mehdi değil. Nasıl da böyle toz kondurmamazlık yaparsın? yaw. Herif şeair-i İslamiyeye fetva getiriyo -ki buna kimse cüret etmezken- sen muhabbetinden dolayı bana onu savunuyorsun.

    Şunu unutma kardeş; Risale-i Nur’ da en büyük makam ona talebeliktir. Talebelik ise iman hizmetine -bu zamanda Risale-i Nur metodudur- HAYATINI vermektir. Her türlü sıkıntıyı, eza cefayı, ölümü dahi göze almaktır. Kürsü alimliğine yer yoktur bu manada. Hiçbir ağabeyimiz bu şekilde hareket etmemiştir. Daima talebe olup hizmet etmek gerekir. Her şekilde ben nurcuyum diyebilmektir.
    Bunu ben demiyorum, Risale-i Nur diyor. Git kırpılmamış bir neşriyattan Risaleleri adam gibi oku, kim hakperest kim müfteri o zaman söylersin.

  173. Said Hfzoglu cevaben deriz ki;

    tespit yapıyorsunuz hüküm veriyorsunuz ama altı ne yazık ki boş.

    siyer-i nebiye tekraren baksanız iyi olur. resulullah hayattayken muzaffer olmuş bir habercilerdendir. zira soylu isede gücünü muhafaza edememiş bir kabileden gelip 0 dan bir din kurup sert bir kavim olan araplar içerisinde muvaffak olarak tüm arap yarımadasında islamı hakim kılmak ve dahi beni ümeyye gibi soylu ve güçlü arap kavimlerine dahi islamı hayattayken kabul ettirmek resulun muzaffer bir kimse olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

    günümüzde hakikat ve erdem nam-ı celili muhammedi nin yayılmasıdır. bununda zamanımızda en güzel örneğini kimin verdiği ve geleceğe yönelik kimin daha güzel miras bırakacağı aşikardır.zamanı okuyamayanlar ve okuyamadığından kaybedenler ve kaybetmeye mahkum olanlar başarısızlıklarına elbette bahane bulacaklardır kusura bakmayın ama haliniz böyledir.

    dar alanda kısa paslaşmalar yapan sığ ve sınırlı bir kitleye hitap eden bir topluluk olmak marifet değildir.eğer ilk dönem müslümanları bu kadar dar bir vizyona sahip olsaydı islam endülüsden buharaya 150 senede 3 kıtada birden yayılmazdı.

    ortada bir hata vardır o hata da hüsumete vaktimiz yok diyenlerin oturduğu yerden hiç gereği de yokken husumet çıkartmalarıdır.

  174. gelelim tahir said e;

    hizmet metodunu koymak kimsenin tekelinde değildir.üstad varis bırakmamışdır ki hizmet metodunu sen veya senden bir kaç tane daha tartışmanın mümkün olmadığı kesinlikte belirleyebilsin. övgüye e hak olmak için övülecek iş yapmak lazımdır.kıyas için ortaya konan takdire şayan pratik olmalıdır.adamın biri övülecek iş yapıyorsa ve insanlar teveccüh gösteriyorsa bu eşyanın tabiatı gereğidir.ama biri oturduğu yerde hayal helvaları yiyip kendi kendini uçuruyorsa elbette ortada övülecek bir durum olmadığından övende olmaz dolayısıyla övgüye ihtiyac duyulmaması pek tabiidir.bu durumda ortada tevazuda yoktur.

    muhterem hocaefendi nin şahsı değil zamanı kavraması önemlidir.o zat bazı müslümanlardan 50 bazılarından 150 sene bazılarından ise 250 sene ileride bir kavrayışa sahiptir.şeyh uçmaz mürid uçurur demeyin cidden ve ne yazıkki böyle.o yüksek kavrayışın yanında kıt kalan yobazlığı nispetinde hucum etmektedir.

    sanki hocaefendi zatını övdürten bir narsistmişcesine bir hava uyandırmak en hafif tabirle ayıptır.

    yok biz tavizsizizde biz şöyleyizde biz böyle kahramanızda…elbette yaptığın hizmetlerde var red etmeyiz ama senin siyasi duruşundan kimi faaliyetlerine kimi işlerin senin hocaefendiyi takip edenleri yaftaladığın gibi yaftalamakta…senin hocaefendiye isnat etmeye çalıştıklarının aynısı üstad içinde var.ah biraz empati kurmayı becerebilsen.

    yani rusyada hizmet namına dişe dokunur birşeyler yapıyormuş gibi konuşuyorsun ya…o da ayrı bir alem…

    görende rusyayı senin kafandaki güzel insanlar tarafından bir baştan bir başa tenvir ediyor sanacak.

    ah be kardeşim risaleyi dişe dokunur şekilde rusyaya sokanda bazıları yasaklandıysa buna sebep olacak faaliyeti yapabilende beğenmediğin hocaefendiyi takip edenler…

    yoksa senin kafandakilerin yapabildiği birşey yok ki yaptığı engellenmiş olsun…

    muhterem sungur ağabeyin davet edildiği toplantıya hocaefendide davet edildi…ve tebliğ yolladı konferansa…ama senin anlaşılan bundan haberin yok…demekki rusya konusunda dile getirdiğiniz şekilde değil hadiseler…yok yahudilerle diyalog kurmuşda ondan da yok amerikancıymış onun içinde yok bilmem nede..bilsen mantığının darlığını gerçekten haline üzülürdün..yahu adamı çağırmazlardı yahudilerle diyalog rusyayı rahatsız ediyor olsa…

    ayrıca bir kısım ulusalcı medyada yanlış lanse ediyor,okullardan mevzuat gerekçesiyle kapanan olduysa bile tümden kapanmış değil…rusya başmüftüsüyle ilişkisi olan sivil toplum kuruluşlarıda halen faal ve yasaklanmış değil…

    sen risalenin yasaklanma gerekçesini bile bilmiyorsun kardeşim…

    gelelim şu hizmeti anlama meselesine….

    üstad husumete vakit bulamıyor sende öyle olmalısın…

    eğer sen üstadı doğru anlıyor isen yanlış anladığını iddia ettiğini savunma pozisyonda bırakmamalısın…

    hocaefendi senin camianı tenkit mi ediyor…

    hayır…

    ağabeyini tenkit mi ediyor…

    hayır…

    seni mi tenkit ediyor…

    hayır…

    onun husumete vakti yok…seninde öyle olmalı…

    yanlış hatırlamıyorsam oral çalışların yaptığı röportajdı hocaefendiye kutlular ağabeyin tenkitlerini sordular aleyhine tek bir cümle sarf etmedi…

    yapmayın yahu…gidin risale-i nur hizmetinde bulunun ciddi işlerle ilgilenin…hasedle kıskançlıkla abuk sabuk işler yapmayın…

    hadi hüsnü zann edelim belki kötülükten men ediyorsunuz ama takdir ediniz ki hocaefendinin sizden daha fazla islami ilmi var…o merciide hissetmeyiniz kendinizi..

    bak arkadaş;

    tenkitlerinize rağmen ben senide senin ağabeylerinide seviyorum…hocaefendinin takipçileri özellikle şu günlerde 50 çeşit adamla uğraşıyorlar…51. çeşit olmak yerine daha faydalı işlerle uğraşsanız daha güzel olmaz mı?…

  175. Parya:

    Hizmet Rehberi diye bir eser vardır diyoruz, git adammmmm gibi oku; değil tevazu arkasına sığınarak, direkt benim şahsımı eleştir. Menbaını bilmeden tavizsizlik kelimesinin nereden geldiğini bilmeden mesnedsiz konuşma!

    Ulema din için bile olsa umera kapısnda olmaz, olmamalı.

    Sırf kabul görülürlük için -teveccüh-ün nas sevdasına- Türkiye’ nin en önde gelen bürokratı, zengininden icazet almaya yarışında olan ben miydim ? Diyalog adamı adı altında tevazu sergileri…
    Bunlar bir alime yakışmaz. Aşağıdaki linki tıkla, dusturun kaynağını görebilirsin.

    http://www.risaleara.com/oku.asp?id=1371

    Rusya meselesine gelirsek; ben bizzat yaşadım Moskova’ ya gittiğimde. Ayrıca aşikar olan birşey var: Yahudilerle de olan diyolagtan dolayı KGB’nin aşırı militan ruhlu elemanları Nurculuğu yasakladı. Kaba tabirle “nurculuk bu ise biz izin vermiyoruz kardeşimmm..” dediler.

    Bana maksadını anlat hizmetiniz içersinde, sana kanaat getireyim Risalelerden.

    Kal sağlıcakla..

  176. [quote name=”parya”]hizmet edenin,hizmet edene propaganda yapması kadar abuk bir şey olamaz.

    fitne uykudadır uyandırmamaya gayret lazım.islamın bildiğimiz gerekleri içinde amerika da yaşamamak yoktur.mantığın gerekleri arasında da amerika hesabına çalışmak için amerika da ikamet gerekliliği gene yoktur.sen 1 tane amerikalı bulunca ser ser sevinip yazar yapıyorsun bu adamlar amerika da 50 tane hizmet yapıyor.demek amerikada ikamet etmesinde hikmet var.rusyadan bahsediyorsun,sen rusyaya kaç tane hizmet götürdünde durumdan vazife yorum yapıyorsun.yakın zamanda medvedev in himayesindeki konferansa davet edildi hocaefendi demek pürüz varsa da düzelme yolunda.ki orda hizmetler sıkıntı yaşamışsa da allahın izniyle devam etmek de.

    ılımlı islam,dış güçlere hizmet ithamlarıda,jargonuda tanıdık.bunu ateist dese onurdur,neo-harici dese koymaz ama nur talebesiyim diyen biri deyince üzer.dostuğun attığı gül yaraler zira.(bu tarz suçlamalar malum ve yazık ki sadece hocaefendi hakkında da değildir.bizzat senin kutsal saydıkların için de vardır.empati kurmak lazımdır)

    sevindirme seni ona düşürünce sevineni.

    muhterem fethullah hocaefendi risale-i nur ekseninin dışındaysa(!) ve kendisinde fazilet namına ne varsa bunlar üstadın ise ve sen nurculuğu kimseye bırakmayan bir nurcuysan bununla gurur duy.üstadım bu kadar rağbet görüyor diye sevin.niye umum onun peşinden gidiyor benim yüzüme bakan niye yok diye üzülme.

    ağabeyler,hocaefendiyi övüyorsa hizmetlerini gördüklerindendir hakkını teslim etme erdemine sahip olmalarındandır zira senin memnuniyetle karşıladığın pek çok gelişmenin ardında gene o var.bunu beğenmediğin solcu kabul ediyor.sen niye görmek istemiyorsun.

    ah be arkadaş ne gerek var bunları konuşmaya.[/quote]

    Ispatlayabilirim:
    H.E ve fikri ve fikir taşıyıcıları kovuldu Rusya’ dan. KOVULDU! Ne kadar kendilerini ıspatlamaya da çalışsa da, benim ferasetli Rusya akıllı davrandı Yahudi destekli H.E’ yi mefkuresi ile beraber sınır dışı etti.

    Öte yandan; Rusya’ daki Çeçenlerin devletle ılımanlaşmasında gayr-i ihtiyari rol oynayan; hizmetleri semere veren Mustafa SUNGUR ağabeyimiz ise hiç nümyaiş yapmadan çağrıldı.

    Burada derizki git İhlas Risalesini adam gibi oku. Tevekkltu anlayışına mazhar ol. Ne siz sebepsiniz ne de makasıda vardıracak olan sizlersiniz.
    Sebepler ihlastan dökülür, maksad şelalesine kendiliğinden dökülür izn-i ilahi ile.

    Dar görüşler dar düşünceler… Sen kısa fehminle istediğini söyle bu noktadan sonra. Mesele hizmet meselesi olduğu için seninle muhatap oluyorum. Mesele şayet benle ilgili olsaydı sana cevap dahi vermezdim. Ama bil ki her müslümana dua ettiğim gibi size de dua ediyorum. Rabbim sizi muhabbetin kör olası gözündeki kataraktı alsın.

  177. [quote name=”parya”]Said Hfzoglu cevaben deriz ki;

    tespit yapıyorsunuz hüküm veriyorsunuz ama altı ne yazık ki boş.

    siyer-i nebiye tekraren baksanız iyi olur. resulullah hayattayken muzaffer olmuş bir habercilerdendir. zira soylu isede gücünü muhafaza edememiş bir kabileden gelip 0 dan bir din kurup sert bir kavim olan araplar içerisinde muvaffak olarak tüm arap yarımadasında islamı hakim kılmak ve dahi beni ümeyye gibi soylu ve güçlü arap kavimlerine dahi islamı hayattayken kabul ettirmek resulun muzaffer bir kimse olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

    günümüzde hakikat ve erdem nam-ı celili muhammedi nin yayılmasıdır. bununda zamanımızda en güzel örneğini kimin verdiği ve geleceğe yönelik kimin daha güzel miras bırakacağı aşikardır.zamanı okuyamayanlar ve okuyamadığından kaybedenler ve kaybetmeye mahkum olanlar başarısızlıklarına elbette bahane bulacaklardır kusura bakmayın ama haliniz böyledir.

    dar alanda kısa paslaşmalar yapan sığ ve sınırlı bir kitleye hitap eden bir topluluk olmak marifet değildir.eğer ilk dönem müslümanları bu kadar dar bir vizyona sahip olsaydı islam endülüsden buharaya 150 senede 3 kıtada birden yayılmazdı.

    ortada bir hata vardır o hata da hüsumete vaktimiz yok diyenlerin oturduğu yerden hiç gereği de yokken husumet çıkartmalarıdır.[/quote]

    Parya kardesim;

    Zaten problemin temellerinden birisi tamda sizin bahsettiginiz nokta; Siyer-i Nebi calismalari…
    Kainati manasizlik yoklugundan cekip cikaran hakikat-i Muhammediye Siyer hikayeleriyle anlasilamamistir ve de anlasilamayacaktir.Said Nursinin bu noktada notlari vardir.Tahkik ile bu notlari okudugumuzda ne kadar da hakli tespitler oldugu anlasiliyor.
    Soylediginiz diger nokta-icine kapanma,kendini disariya kapatma vs.- insanin yaratilisina aykiridir.Akli olan boyle bir durumu bilerek tercih etmez.Demekki farkli algiliyoruz,gordugumuz seyleri.
    Hem burada bir kiyas icinde degilim.Filan kisi veya grupla diger kisi ve gruplari karsilastirmiyorum.Cunku mantik olarak bu yontem hatalidir;pratik meseleler boyle tartilamaz;herkesin bakis acisi farklidir.
    Fakat Iman egitimi noktasindan bakarsak herkes dogru kabul ettigi hatalarini kolayca gorebilir.
    Gunumuzun kaliplariyla;secular anlayisla insanlarla irtibat kurmak-din hizmeti algisiyla-sosyallesmenin otesinde bir mana ifade etmez.Sonuclar da bunu gostermiyor mu?
    Hizmet-i diniyeyi once kendimize getirmemiz gerekiyor.Iman noktasinda nefsimizi ikna etmemis bir durumda hickimseye-ozellikle bati insanina- birsey anlatamayiz.”Atalarimizin dini” algisindan kurtulmadikca da dinin ozune yani imana-yani butun varliklardan Tevhid hakikatini cikarma- inemiyoruz.Menkibeler anlatarak kendimizi ve diger insanlari eglendiriyoruz.

    Bence kisileri konusmaktan kurtulma acisindan bu tartisma faydali oldu ve olacak insaAllah.
    Selametle…

  178. tahir said;

    evvela uslubunun hoş olmadığını belirteyim…

    rusya konusunda bir iki yalan yanlış gazete küpürü dışında hiçbirşey bilmiyorsun yazık ki…benim arkadaşım,st. petersburgda öğretmen eğer çocuk şizofren değil ve kendini rusyada öğretmen sanmıyorsa şu anda rusyada çalışıyor…kovulma falan yok,bu kovulma konusunu rusyanın türk büyükelçiliği dahi yalanladı…sana tavsiyem diyalog avrasya diye bir platform ve bir dergi var o nedir araştır… ayrıca kovsaydı dahi emin ol bu yahudilerle diyalog sebebi ile olmazdı…hangi entegrist dünya görüşü sana bunları söyletiyor hayret,hayret ama düşündürücü de…özbekistan dışında kovulmak sebebiyle seni sevindirecek bir gelişme yok…zaten türk-rus ilişkileri kötü değil ki,rusya kovsun tamamende sende ser ser sevinesin…üstelik adını andığın sungur ağabey senin kafanda bir insan değil ki onu nazara veriyorsun…

    son olarak hizmet risalesini adammm(!) gibi okuma meselesine gelince..

    bak arkadaş;kısa bir müddet önce kutlular ağabeyin otobiyografisi ”işte hayatım”ı okudum…

    kutlular ağabey diyor ki..ağabeyleri hocaefendiyi uyarması için gönderirdik,onlar meaşallah,meaşallah ne güzel hizmetler bunlar diye geri dönerlerdi diyor…

    demekki; hadiseler senin ufkun kadar sığ bir pencerede cereyan etmiyor…

    ve herkes senin kanaatinde değil…ama herkesin elinde aynı hizmet rehberi var….

    risale-i nur un kanaatini tekeline almak sana veya senin gibi düşünenlere düşmez…kanaatiniz kendinizi bağlar,bütünüyle risale-i nur camiasını ve perspektifini değil.

    evet,kendi öz muhasebenizi yapmadan herkese bir kulp bulmak yerine(zira tek derdiniz hocaefendiyle de değil malum) husumet vakit bulamaman(ız) dileğiyle.

  179. Said Hfzoglu;

    mesele kanaatimce basite indirgenebilecek menkıbe meselesi değil….mesele; resulun özellikle müslümanların zor durumda oldukları mekke döneminde koyduğu ölçülerin günümüze bakan yönleriyle öğreticiliği, resulun zor durumlarda uyguladığı akılcı tavır ve onun zamanı doğru okuyan,aydınlanmacı örnek kişiliğinden istifade edebilmek meselesi…

    nur talebelerinin hayatın akışı karşısında çeşitli ölçülere kaynaklık etmesi bakımından bediüzzamanın yaşamından kesitlere atfettiği önemi düşününce resulullahın hayat kesitlerin her müslüman için ne derece önemli olacağı aşikardır…tarihçe-i hayat boş yere risale ye konmuş olmamalı…

    evet gelelim dar alanda kısa paslaşmalar hadisesine;

    bakınız;

    eğer yerel ölçeklerde kendi yağıyla kavrulan bir hareket iseniz hareket serbestliğiniz fazladır,eğer cihanşümul bir hareket iseniz gözeteceğiniz pek çok denge vardır,mahalli hareketler daha dar bir ufka ve daha geleneksel bir yapıya sahipken cühanşümul hareketler daha geniş bir ufka sahiptir ve yeniliklere daha açıktır ve buna mecburdur da…

    şöyle ki;

    zaman gazetesinin tüm arşivini incelemişdim.80 lerin sonunda henüz hareket mahalli iken gayet gelenekçi,tek tip,daha kapalı ve nispeten sığ bir ufku var iken hareketin dünyaya yayılmasıyla yeniliklere açık,kendisine karşı olanları gayet iyi analiz edip çok zekice mukabele edebilen,sabırlı makul ve çok sesli bir hale evrimleşiyor….

    bakınız bu hayatın her alanında böyledir misalen yerel şirketler daha gelenekçi,uluslararası şirketler daha vizyon sahibi ve yenilikçidir.

    evet üstad zamanın tarikat zamanı olmadığını söylediğinde bu sözü işiten ehl-i tarik tarafından hoş karşılanmadı.çünki üstad bir yenilikçiydi.üstadın kendisi,kendisine karşı yenilikçiydi…üstadı kendi ölçüleri açısındanda hayatın getirdiği pratiklere göre farklı yaklaşımlar sergileyerek 3 farklı tarz ortaya koydu…

    evet bugün tartıştığımız şu mevzular tamda bu sebeple;zamanı okuyabilen kabuğunu kıran yenilikçiye,yerinde sayan gelenekçi tepki gösteriyor hadise bundan ibaret…

  180. merhabalar,
    koca türkiye’de eleştirecek bir gülen hocayı mı buldunuz ?
    siznle müşterek değer olarak müslümanlığı, nurculuğu, irşad ve tebliği vs. paylaşan bir insan, nasıl hedef haline geliyor ? hele hele kendisinin de samimi müslüman olduğunu düşünen biri tarafından. müslümanın müslüman ile uğraşacağına, islama ve müslümanlara zarar veren kişilerle uğraşsanız da müslümanlık adına bir şeyyler yapmış olsanız. Hocaefendi’nin ( talebelerinin ) dünyanın dört bir yanında müslümanlık ve Türkiye adına vermiş olduğu hizmet ve yapmış olduğu tanıtımı kim yapabildi daha önce. Lütfen siz de birilerinin dolmuşuna binmeyin. “Tarikatlar ve cemaatler, İslam üniversitesinin bir fakülteleri gibidir” sözünü özümseyebilirseniz faydalı olur kanaatindeyim. Hepsi de İslama hizmet ediyor. Hepsinden de Allah razı olsun. Saygılar.

  181. [quote name=”parya”]tahir said;

    evvela uslubunun hoş olmadığını belirteyim…

    rusya konusunda bir iki yalan yanlış gazete küpürü dışında hiçbirşey bilmiyorsun yazık ki…benim arkadaşım,st. petersburgda öğretmen eğer çocuk şizofren değil ve kendini rusyada öğretmen sanmıyorsa şu anda rusyada çalışıyor…kovulma falan yok,bu kovulma konusunu rusyanın türk büyükelçiliği dahi yalanladı…sana tavsiyem diyalog avrasya diye bir platform ve bir dergi var o nedir araştır… ayrıca kovsaydı dahi emin ol bu yahudilerle diyalog sebebi ile olmazdı…hangi entegrist dünya görüşü sana bunları söyletiyor hayret,hayret ama düşündürücü de…özbekistan dışında kovulmak sebebiyle seni sevindirecek bir gelişme yok…zaten türk-rus ilişkileri kötü değil ki,rusya kovsun tamamende sende ser ser sevinesin…üstelik adını andığın sungur ağabey senin kafanda bir insan değil ki onu nazara veriyorsun…

    son olarak hizmet risalesini adammm(!) gibi okuma meselesine gelince..

    bak arkadaş;kısa bir müddet önce kutlular ağabeyin otobiyografisi ”işte hayatım”ı okudum…

    kutlular ağabey diyor ki..ağabeyleri hocaefendiyi uyarması için gönderirdik,onlar meaşallah,meaşallah ne güzel hizmetler bunlar diye geri dönerlerdi diyor…

    demekki; hadiseler senin ufkun kadar sığ bir pencerede cereyan etmiyor…

    ve herkes senin kanaatinde değil…ama herkesin elinde aynı hizmet rehberi var….

    risale-i nur un kanaatini tekeline almak sana veya senin gibi düşünenlere düşmez…kanaatiniz kendinizi bağlar,bütünüyle risale-i nur camiasını ve perspektifini değil.

    evet,kendi öz muhasebenizi yapmadan herkese bir kulp bulmak yerine(zira tek derdiniz hocaefendiyle de değil malum) husumet vakit bulamaman(ız) dileğiyle.[/quote]

    Sen; “sen şunu biliyorsun yahut bilmiyorsun, ben bunu biliyorum gibi cerbezeden ibaret sözlerini sarfet. Demiştim; artık senin gibi bir cerbezeci ile uğraşmayacığımı bil. Bu noktadan sonra bana istediğini say. Senin ne kadar H.E efendi muhibbi olduğun kanaatine vardığım için, al istediğin gibi cirit at yorumlarda. Biz hizmet metodunu anlattıkça sen şahsi fikirler, mütalaat anlıyorsun. Burada, bu yorumlarda bir tane inhisar kokan kelime, cümle bulamazsın. İnsan insanı kendisyile değerlendirir. Tıpkı senin gibi.
    Allah yardımcın olsun. İşin zor. 🙂 Hangib birine nasıl yetişeceksin acaba?

  182. [quote name=”parya”]Said Hfzoglu;

    mesele kanaatimce basite indirgenebilecek menkıbe meselesi değil….mesele; resulun özellikle müslümanların zor durumda oldukları mekke döneminde koyduğu ölçülerin günümüze bakan yönleriyle öğreticiliği, resulun zor durumlarda uyguladığı akılcı tavır ve onun zamanı doğru okuyan,aydınlanmacı örnek kişiliğinden istifade edebilmek meselesi…

    nur talebelerinin hayatın akışı karşısında çeşitli ölçülere kaynaklık etmesi bakımından bediüzzamanın yaşamından kesitlere atfettiği önemi düşününce resulullahın hayat kesitlerin her müslüman için ne derece önemli olacağı aşikardır…tarihçe-i hayat boş yere risale ye konmuş olmamalı…

    evet gelelim dar alanda kısa paslaşmalar hadisesine;

    bakınız;

    (…)

    Yenilik diyorsun, güzel. Zaten mesleği müceddidlik mesleğidir Üstad r.a ‘ ın. Ama yenilikçilik diye en amii tabirle taviz vermemiştir. Bunu tarihçe-i hayatında görebiliyoruz.

    Ayrıca şunu kat’iyetle söyleyeyim. -Söylemeyi unuttum:- Aşağıdaki yorumda Rusya meselesinde bana verdiğin cevap şahsi ise sen düpedüz demogoji ile karışık yalan söylüyorsun.
    Şu zamanda eğer modernizme karışmamış bir nurculuk Rusya’ ya girdiyse; bu ölçülere göre hareket eden Nur talebelerine aittir. Siz kaldıki burada bile kendinize nur talebesiyiz diyemiyorsunuz.

    1970 li yıllarda korkaklığından mı, içimizi karıştıracak olacağından mı H.E’ nin mahkemede diyemediği gibi, nurcuuyuz diyemiyorsunuz. Ama şu var: Hizmetinize ne kulp takıyorsanız takın güzel. Atatürkle de götürseniz işi yine de iyi. Ahir zamanın deccalı Atatürk ve getirdikleri ve götürdüklerini bildiğiniz halde halen nurcuyum da denilmesi ahlaksızlık, diğer nur talebelerine haksızlıktır.
    Kesinkez hizmet; yahudi ve bozguncu ve din düşmanı ve münafık Atatürk’ e uyulmadığı ve buna nazaran iman hizmetini göğüs gererek yapmaktır.

    Biz kaç tane ağabey biliyorum, tanıyorum; askeri liseden açıktan namaz kıldığı için, nurcu olduğunu söylediği için kovulduğunu.
    Akıbetlerine bakıyoruz; daha dünyada iken cennetteler manen. O kadar lezzet alıyorlar ki nurcuyum, nur talebesiyim dediklerinde.
    Hem hayatlarında daha bi bereket, daha bi lezzet var, huzur var.

    Şunu unutma ki, ahir zaman deccalının bir tehlikesi de, korkutarak dinden tedrici uzaklaştırmaktır.
    Korkutuyor: Seni işinden ederim. Korkutuyor seni öldürürm. Seni hapse atarım.
    Va’dediyor; bana göre hareket et seni ihya edeyim..

    Parya kardeş: Bunlar yaşandı ve halen farkılı versiyonlarla yaşanıyor.
    Yapılanmanız da, hizmetiniz de her şekilde katılık var, ya bizdensin ya değil..
    Biz en çok, biz en iyi olmalıyız yarışı için en basit bir metayı bile hizmet görüyorsunuz.
    Biniyorsunuz mükemmellik yarışında bir merkebin üzerine, inş. sizi vartalara, uçurumlara düşürmez.
    Hem düşseniz bile, inanın bi iznillah Risale-i Nur hürmeti, şahs-i manevi elinizden tutacak. Zira sizler halis niyyetle bağlısınız en azından.

    A.e.o.

  183. 1400 yil once yasamis bir insani,Resulullah olarak algilamak var-ki kainati manasizliktan kurtaran mesaji ileten ve uygulayan demektir-,birde aydinlanmaci ve kendi zamaninda iyilikler ortaya koymus birisi olarak algilamak var,Siyer dedigimiz bu acidan bakar o insana… Yaraticinin kelami ve de Kainat kitabi ile baglantisini kurmadan onu okumaya calisir,belirli menkibeler esliginde. Halbuki onun davasi bambaskadir.

    Said Nursinin hayati da bu minvalde degerlendirilir.Cunku kendisi “Iman hakiaktlerinin ispati” dedigi eserlerin muellifidir.Hayatinin ilk yillarini ona hazirlik, sonunuda ona hizmette gecirmistir.Dolayisiyla hayatindaki butun olaylar,Risale-i Nur cercevesinde ele alinirsa bir mana ifade eder,diye dusunuyorum.

    Yerel dediginiz hareket kim cihansumul hareket kim?
    Risale-i Nur,Kaynaginin bir yansimasi olarak, yerel manalarla sinirli degildir.40 dile cevrilmesi bunun en basit bir ispatidir.
    Hem,hareket tarzini, `ust`lerin dikkatini cekmeye odaklamis bir hareket ile, butun muhtaclara iman hizmeti goturmeyi amaclayan sirren tenevveret bir usulu karsilastirmak abestir.Iman hizmeti bir memurluk degildir.Iman hizmetini kendine getirirsin,kendine mal edersen hayatin o olur.Kendine mal etmezsen gostergelere takilir,kalirsin. Anlatmaya calistigim sey,aslinda, `hizmet` dediginiz kavram,ikimiz icinde, cok ayri manalar ifade ediyor.

    Batili kavramlarla dusunmeye baslamak,yenilikci ve cihansumul olmak degildir. Kolayciliktir. Yenilikci ve gelenekci diye ortaya koydugunuz kavramlar,hicbir mana ifade etmemektedir.
    neyse siz belliki,fikir alis verisi derdinde degilsiniz,kendi sabitlerinizi kuvvetlestirme calismalari yapiyorsunuz.Oldukca yenilikci bir davranis! O yuzden sizlere kolay gelsin.

  184. son olarak tahir said…

    anlayamadığın nokta sen x mevzular için y hocayı tavizle suçlarken…

    senin 40 senedir inatla desteklediğin siyasetçi w şahısdan dolayı q lar seni tavizciliğin dik alasıyla suçlamaktalar…

    demekki muhttabını arka planla dedikodulardan güç alarak tavizle şunla bunla suçlamak marifet değil…velevki allah katında makbul olanı söylüyorsun bu tavrın incitici faidesiz sadece sana olan hüsnü zannı azaltıcı…

    üstelik radikallik,aşırılık marifet olsaydı senin asla aşık atamayacağın gruplar var…onlar daha makbul olurdu…halbuki nedense onlar daha makbul gözükmemekte sadece kendi küplerine zarar vermekteler…

    akıllı müslüman cesaret şovları yapmaz…mütedebbirdir,mutedildir,makuldur,mantıklıdır çene yapmaz iş yapar.

    (rusya konusunda sanal ortamda ispatın mümkün olmadığı farklı doneler kullanıyoruz…malumu ilan etmeye çalışmanın benim için daha fazla manası yok)

    selametle..

  185. said hafızoğlu…

    evvela…

    isim ve konu benzerliği yok ise…

    geçen yazdığınız yazının paralelinde geçen hafta yeni asyada yazdığınız yazıyı okudum(düzenli yeni asya okuyucusuyum)

    bana göre düşüncelerinizden ortaya çıkan fazilete ne camianız tam e ehakk ne tenkitlerinize konuştuğumuz zat ve hareketi tam olarak müstahak…

    elbette bunun takdiri çok göreceli…

    ama tespitleriniz öznel olsada özgün…bunu da belirtmek lazım.

    siyer konusuna gelince…

    hz. muhammed(a.s) önce insan sonra resul…

    insanlar içinde insan olarak örnek oluşu şüphesiz önemli diye düşünüyorum…

    yerel dediğim,mahalli dediğim hareket türkiye de bir kaç yüzbin cemaati bulunup 10.000 tirajlı gazetesi olan yurt dışında ise az bir miktar türkün kendi çapında faaliyetleriyle hizmet ettiği hiçte denge kurması gerekmeyen mütevazı hareketler iken…

    cihanşumul hareket ise…dünya nın 2 ülkesi hariç her yerinde bulunan…az gelişmiş ülkelerde devlet adamlarının çocuklarını okutmayı becerebilmiş…gelişmiş ülkelerde entelektüellerle temas kurabilmiş…gündem belirleyebilen,gündem olan…çıktığı ülkede 800.000 tiraj yapan gazeteye sahip…geleceği allah izniyle çok parlak olan bir harekettir…

    cihanşumul bir hareket olmak istiyorsanız batılı kavramlarada aşina ve özümsemiş olmalısınız…zira batı da kürenin içinde…üstelik doğuda batıda allahın(bakara 115)..

    evet bağlama cümlenizden anlaşıldığı kadar fikir alışverişinizden kastınız düşüncelerinize biat edilmesi anlaşılan…

    buna fikir alışverişi değil doğulu bir tabir olan tahakküm denir…

    sizede selametler…

  186. rahman ve rahim olan allah’ın adıyla
    slm kardeşlerim gazeteyı okurken dikketimi çektide bunları yazarak zamanımızı harcıyoruz .ey nurcu kardeşlerim gelin insanları yorumlamayı bizi bizden iyi bilene alemlerin rabbine bırakalım.duydugununa inanma gördüğünün de şüphelisi ol.sen insanları ,insanların seni konuştugu biri olman en hayıtkısı degil mi
    vesselam
    said nursi talebesi

  187. [quote name=”parya”]said hafızoğlu…

    evvela…

    isim ve konu benzerliği yok ise…

    geçen yazdığınız yazının paralelinde geçen hafta yeni asyada yazdığınız yazıyı okudum(düzenli yeni asya okuyucusuyum)

    bana göre düşüncelerinizden ortaya çıkan fazilete ne camianız tam e ehakk ne tenkitlerinize konuştuğumuz zat ve hareketi tam olarak müstahak…

    elbette bunun takdiri çok göreceli…

    ama tespitleriniz öznel olsada özgün…bunu da belirtmek lazım.

    siyer konusuna gelince…

    hz. muhammed(a.s) önce insan sonra resul…

    insanlar içinde insan olarak örnek oluşu şüphesiz önemli diye düşünüyorum…

    yerel dediğim,mahalli dediğim hareket türkiye de bir kaç yüzbin cemaati bulunup 10.000 tirajlı gazetesi olan yurt dışında ise az bir miktar türkün kendi çapında faaliyetleriyle hizmet ettiği hiçte denge kurması gerekmeyen mütevazı hareketler iken…

    cihanşumul hareket ise…dünya nın 2 ülkesi hariç her yerinde bulunan…az gelişmiş ülkelerde devlet adamlarının çocuklarını okutmayı becerebilmiş…gelişmiş ülkelerde entelektüellerle temas kurabilmiş…gündem belirleyebilen,gündem olan…çıktığı ülkede 800.000 tiraj yapan gazeteye sahip…geleceği allah izniyle çok parlak olan bir harekettir…

    cihanşumul bir hareket olmak istiyorsanız batılı kavramlarada aşina ve özümsemiş olmalısınız…zira batı da kürenin içinde…üstelik doğuda batıda allahın(bakara 115)..

    evet bağlama cümlenizden anlaşıldığı kadar fikir alışverişinizden kastınız düşüncelerinize biat edilmesi anlaşılan…

    buna fikir alışverişi değil doğulu bir tabir olan tahakküm denir…

    sizede selametler…[/quote]

    Tesviklerinizden dolayi tesekkur ederim.

    Sahs-i manevi kavraminin icine.kemiyyet olcerlerle bakamazsiniz,eger maksad sahs-i manevi ise…
    Salt sirket (manevi degil) usulu bakmaya egilimli iseniz, o baska.Ki buda bati diyerek genelledigimiz (ki aslinda cografya olarak batiyi kastetmiyorum;nubuvvetsiz felsefe,nefs gibi her bir insandaki o egilimi kastediyorum.) vahiysiz kainat algisinin bir uretimidir veya dayattigi bir algidir.

    Said Nursinin cok sevdigim bir temsili vardir,Munazaratta.Yasli Osmanli ile Mesrutiyet yonetimini karsilastirirken,konustugu insanlarin “ikisi de kuvvetsiz” demelerine karsin “birisi yasli ve topraga dogru gidiyor gucsuzlugu oradan geliyor digeri daha yeni dogmus bir cocuk,evet guc noktasinda bir yasli ile ayni fakat kuvvetlenme potansiyeli var” diye degerlendirme yapiyor. Anladigim su, Onemli olan bu nokta…Belirli camialari karsilastirmak icin soylemiyorum bunu,dusuncelerimizi aksiyonlarimizi ustune bina ettigimiz temel fikirlerimizin Kainattaki fitrat kurallarina ne akdar uyumlu olup olmadigini ifade etmeye calisiyorum.

    Hangi fikir bu uyumu yakalamissa kuvvetlidir,kemiyyeten kuvvetsiz olsa da…hangi fikir bundan uzak ve fakat kemiyyeten buyuk ise (cok ragbet goruyor ise de) o kuvvetsizdir.

    Duydugumuzu okudugumuzu tahkik ederiz hakk ise biat ederiz.
    Bunda kotu birsey yok,gayet insani bir davranis…

    Vesselam.

  188. Amacim hic kimseyi zan altinda birakmak degil, lakin bazi seyleride söylemeden gecemiyecegim.

    H.E. ve cemaati asiri derece güclendi, her dalda hükümran olmaya basladi, ki bu anlayisima göre büyük bir tehlike arzetmeye basladi.
    Dünden bu güne irdelendiginde, kesin bir cizgisi yok.

    Zira dün Mehdi, Bediüzzamn idi. Bu gün ise H.E.
    Dün Risaleler sadelestirilmeliydi, bu gün ise H.E Trükceden baska alemde sigaya cekildigini beyan etmekte…..
    Örnekler cogaltilabilir.
    Her sey Allah Rizasina indirgendi, Gazete,Dergi,Tv.,Okul, Dershane,Finans,Otel….
    Hatta kendi dünyalarini o kadar izole edecek hale geldiler ki, S-SHOP firmasi kuruldu hatirlarsaniz, Tencere tabak satimina kadar…
    Hicbir cemaatin ic yapisi beni fazla ilgilendirmez, lakin insanlarin Allah Rizasi diyerek yola cikip, her türlü ticarete girmesinde, ayrica ticari iliskilerde ne derece Riza-i Ilahi gözetiliyor, bu da mechul…
    Hizmet etmek isteyen yapsin, lakin diger Müslümanlari da zan altinda birakacak seylerden uzak dursun.
    H.E. Cemaati Nurcu degildir, sadece Risaleleri basamak olarak kullanan bir cemaattir. Iclerindeki arkadaslar da da sanki yalanci cennet misali bir Militanlik vardir, kendilerini sorgulamak yok, hatalarini kabul etmek yok. Disari ile iritbatlari yok denecek kadar az. Güclü iseniz size karsi iki büklüm, size karsi saygida kusur edilmez, onlarin isine yaradiginiz müddetce kabul edilirsinz, onlara ihtiyaciniz oldugunda ise araki bulasin.
    Demeokrasi savunurlar, lakin kendi iclerinde demokrat degildir, atanmislarin Ülkeyi idare etmesi kötü, fakat kendi atanmislarinin cemaati idare etmesi iyi…
    Cemaatin bu kadar gelismesi neticesi, müthis bir bilgi bankalari var, o bilgiler dogrultusunda yönlendirmeler yapilir. Dün siyah, bir bakmissiniz bir den beyaz oluvermis….
    Arkadasin birisi diyor gazeteniz 10 bin satiyor, dogru diyor, savundugunuz siyasetci diyor dogru diyor. Abilerinde müthis hatalari oldu, Demirel´cilik oynadilar, Hatta Yakin Tarih Ansiklopedisi yazilirken, kendilerine Perincek gurubundan bilgiler geldigi söylenirdi, Perincek nerede??? Demek ki Ergenekon icimizde cirit atmis, ve de hala atiyor gibime geliyor.
    Asil Mesele, Risaledeki Düsturlari kendi cikarlari icin yorumlayan güc odaklarinin.
    H.E. Cemaati´nin cikis zamani ihtilal sonrasidir (12 Eylül) bu da cok manidar olsa gerek. Yetismis eleman SIKINTISINI cesitli NUR guruplarindan temin etmistir vakti zamaninda.
    Bana bütün bu gelismeler sunu hatirlatiyor, bir zamanlar Amerika da bir Bhagwan vardi. O da insanlarin duygularina bir sekilde hakimdi.
    Sorgulamayan,Zombi olmus insanlar toplulugunun insanliga ne tür faydasi olur, o da ayrica tartisilir.
    Hatta Imam seviyesindeki arkadasla yaptigimiz münazara da, bana aynen sunu demisti: “Ya insanlarin yapacagi baska is yoksa??”
    Fazla söze gerek yok, Güclü olan hic elestirilmez, hep gücün yaninda, dik cizgisi olmayan yerlerden uzak durarim.

    Sistem veyahut ögreti denilen sey acaba ne???
    Bir zamanlar beraber oldugu Abiler´in sitemini hafif revize etmistir o kadar. Eskiden Lahikalar basilirdi, her yere ulastirilirdi, simdi de ulak vasitasiyle haftalik yazilar gönderilmekte, Bakin Kitaplarina, yüzde 90´i ndan fazlasi risaleden alintilar, ayrica kullanilan dilde o kadar yalin degil.
    Velhasiil Kelam, bu dünya bir tiyatro, yap sovunu al alkisini…

    Selamlarimla

  189. said hafızoğlu;

    niceliğe göre şahsı manevi değerlendirmesi yapmadım.cihanşumul hareket kim değerlendirmesi yaptım.

    demek istediğinizi de anladım.

    materyalist bir mantıkla meselelere bakalım demedim.ama 2 kere 2; 4 ediyorsa 4 ediyor demektir.demek istediğim bu.

    birde hak ile batıl arasındaki muvazene kurulurken ölçü çirkefleşme noktasına kadar kısas olmalı.akılda kısas,stratejide kısas.

    hafızam beni yanıltmıyorsa mahiyet itibariyle bir hadis rivayetinde ahir zaman mücadelesinin karşı tarafın aygıtlarıyla yapılacağı söyleniyordu.bu stratejik davranma bilinci olsa gerek.kavramları ve konuştuğumuz mevzuyu birazda burda okumak mümkün belki de.

    kuvvetliliğe dair cümlenizin ise hayatın pratiklerinde karşılığı yok ve benim demek istediklerim bu noktada anlaşılmamış elbette nitelik mühim sadece sayısal çokluk değil(fakat bu sayısal yetersizlik ve geniş kitlelere ulaşamamak marifettir manasınada gelmemeli).misalen 30 küsür milyon yahudi bir milyar kadar hindu, 500 milyonu aşkın budist,350 milyon konfüçyüsçunun toplamından daha güçlü.

    ama yahudinin elinde ne var?…

    a)para var.

    b)zeka,stratejik hareket etme bilinci,lobi kurabilme yeteneği,etkili yerlere nufuz edebilme kabiliyeti var.

    demek sadece sayısal çokluktan bahsedilmiyor.etkili kitleden bahsediliyor.

    işte biraz önce bahsi geçen hadisle beraber bakıldığında tüm mesele.

    selametle.

  190. murat ademoğlu;

    münakaşa maksadıyla değil ama düşünceleriniz bana göre yanlış ve tanıdık ama samimi gelmesinden ötürü bir kaç şeyde sizin düşüncelerinize dair sarfetmek isterim.

    evet gündeme getirdiğiniz konular kesinlikle doğru olmamakla beraber(şu vaad edilmiş kimse ile alakalı)-kişi herkesi kendi gibi sanırmış- gülen hareketi statik değil dinamik yapıdadır. zamanı okuyan ve gerekliliklerini yerine getiren bir harekettir.siyasetçilerle katolik nikahı yapmaz mesela.o günün doğrusuna göre davranır.

    evet ticaret muhim.dindarlar toplum hatta dünya üzerinde etkili olmak istiyorlarsa ticarette söz sahibi olmalılar.gülen hareketinin bu noktadaki başarıları bence tenkit edilesi değil takdir edilesidir.ha belki fazla maddiyatçılaştılar eleştirileri olabilir ben bunu kabul ederim ama kurumsal manada değil kişiler boyutunda kabul ederim.bu birazda büyüme evresinin yan etkisi belkide.hayatta herşey her zaman her alanda mükemmel gitmeyebiliyor.

    ilahi rıza ne kadar gözetiliyoru ölçmeyelim.hüsnü zann edelim.düşünelim üstad kimin hangi hizmetinde kimin niyetini okumaya çalıştı.okumaya çalışmadıysa ”üstaddan fazla üstadçılık” yapıp onun adına niyet okumayalım.

    gülen hareketi ”nurcu”tabirini kullanmaz bu doğru ama risaleyi basamak olarak kullanıyora katılmam.zira anakaynaklardan biri.ama biri,tek kaynak değil,temel farklardan biri burda.hareketin hacmi düşünüldüğünde ”üstaddan daha fazla üstadçı” kardeşlerden belki daha fazla hizmet ediyor denebilir.

    dışarı ile irtibatın az olmasına gelince.türkiyenin büyük cemaatleriyle sorunu yok.hatta önemseniyor iyi ilişkiler.irtibat yeterince.ama irtibattan kasıt hocaefendiden daha az ilme sahip daha az ehliyet sahibi birilerine biat etmekse o olmaz,olmamalıda.unutulmasın hocaefendi müstakil bir islam alimi.

    üstelik bu hadiseye nurculuk özelinde bakarsak.zübeyir ağabeyin istişarelerde hocaefendide bulunsun demesine rağmen hocaefendi niye bulunmamıştır ve zübeyir ağabeyin dediği ağabeyler niçin bu söze uyamamışlardır.bu konu araştırmaya muhtaçtır.

    atanmışlık meselesine girmeyelim.o zaman saffı evvelleri kim atadıya kadar gider çünki.

    sorgulama meselesine de girmeyelim.materyalist bir muhttap sorgulama meselesini gündeme getirse diyecek çok şey var ama nur talebesi bunu gündeme getirirse sen said nursinin hangi tasarrufunu sorguladın ve sorgulamayı hangi ilmi ehliyetle yaptın derler insana.o yüzden girmeyelim.

    birde insanlar gitmişse, niye gidiyorlardan çok,neden gidiyora bakmak lazım.eleştiriden önce özeleştiri lazım belkide.birde fırkacılık konusunda ifrata kaçmamak lazım.hafizanallah sakıncalı bir şey bu.

    ayrıca;

    nasılki üstadın risalede bahsettiği kimi mevzular imam rabbani,gazalli az bir miktarda mevlana ve geylanide var.ben üstadın hem rabbani hem gazali takliti oluğunu işittim.şaşmıyorum dediklerine o yüzden.evet hocaefendide risale-i nurdan fayadalanmakta.dolayısıyla ortada bir ilginçlik yok.yüzde 90 mevuzusu ise madem öyle niye kimse sizden taraf olmuyorda onu takip ediyor sorunsalı bir kenara necip fazıldan,cemil meriçe karakoçtan,el bennaya ikbalden,arvasiye taşerden,erdeme hatta mevdudiden,topçuya izler vardır denebilir fethullah gülenin düşünce dünyasında.e bunlar kim ve ne diyor bilmezsen hangi düşünce ne ölçüde ve ne kadar kaynaklık ediyor bilemezsin.

    selametle.

  191. [quote name=”parya”]said hafızoğlu;

    niceliğe göre şahsı manevi değerlendirmesi yapmadım.cihanşumul hareket kim değerlendirmesi yaptım.

    demek istediğinizi de anladım.

    materyalist bir mantıkla meselelere bakalım demedim.ama 2 kere 2; 4 ediyorsa 4 ediyor demektir.demek istediğim bu.

    birde hak ile batıl arasındaki muvazene kurulurken ölçü çirkefleşme noktasına kadar kısas olmalı.akılda kısas,stratejide kısas.

    hafızam beni yanıltmıyorsa mahiyet itibariyle bir hadis rivayetinde ahir zaman mücadelesinin karşı tarafın aygıtlarıyla yapılacağı söyleniyordu.bu stratejik davranma bilinci olsa gerek.kavramları ve konuştuğumuz mevzuyu birazda burda okumak mümkün belki de.

    kuvvetliliğe dair cümlenizin ise hayatın pratiklerinde karşılığı yok ve benim demek istediklerim bu noktada anlaşılmamış elbette nitelik mühim sadece sayısal çokluk değil(fakat bu sayısal yetersizlik ve geniş kitlelere ulaşamamak marifettir manasınada gelmemeli).misalen 30 küsür milyon yahudi bir milyar kadar hindu, 500 milyonu aşkın budist,350 milyon konfüçyüsçunun toplamından daha güçlü.

    ama yahudinin elinde ne var?…

    a)para var.

    b)zeka,stratejik hareket etme bilinci,lobi kurabilme yeteneği,etkili yerlere nufuz edebilme kabiliyeti var.

    demek sadece sayısal çokluktan bahsedilmiyor.etkili kitleden bahsediliyor.

    işte biraz önce bahsi geçen hadisle beraber bakıldığında tüm mesele.

    selametle.[/quote]

    Rasulullah`i – yani Kainatin Yaraticisinin biz insanlara elcisini- salt dunyevi kafa ile okursak ulasacagimiz sonuc sizin cikardiginiz sonuc olur : Yahudilerin maddiyati var, onlar dunyanin civisini cikariyorlar, e o zmn Muslumanlarda ayni silahlara sahip olmali…ne kadar ucuz bir yorum!

    Ahir zmanin en buyuk tehlikesi, materyalizmdir. Fenden ve Felsefeden gelen, sebep-sonuc iliskisini asamayip gayb`a asina olamamaktir. Rasulullahin isareti de bu olmalidir,cunku onun vazifesi ile tam ortusen bir uyari olmus olur o takdirde.
    Buna karsi bir bilinc olusturulmasi da, kainati bir kitap olarak kabul etmek ve mahlukatin gercekten ne soyledigini onlarin lisani hallerinden okumaktir. Iyi baktiginizda gorursunuzki kainatta herbirsey heran Birinin yaratmasina sonsuz ihtiyac halindedir…Bunu tasdik ettikten sonra zaten `onlarin silahi ile silahlanmis` oluruz. Tabiati inkar icin bir alet olarak kullananlara bedel Tevhidi haykiran bir kitaba donustururuz.

    Sizin yorumunuzla fiiliyata gecmek ise `Musluman ama yahudilerin ozelliklerine sahip` gibi bir manadan-ki Kuran bizi hep bu noktada uyarir- ileriye gidemez…Tabi buna `ileri` diyebiliyorsak.

    Bu son mesajimdi. Aanlatmak istediklerimi buyuk bir oranda ortaya koydugumu dusunuyorum.

    Iyi okumalar…

  192. Degerli Parya,

    aslinda cok uzun yazmistim fakat tek su sebeble yazimi göndermedim, belki araniza katilip ta benim yazim neticesi, imanini kaybeder düsüncesiyle, ayrica …… herneyse.

    Üzülerek belirtmeliyim ki, sorularima cevap alamadim, lafi dolandirmissiniz. Arkadasim cenab-i Hak sizi de beni de özgür yaratti, cekinmeyin, Elestirilerinizi gayet acik bir sekilde yapin( Uslubunuz hakaret icerecek bir tarz degil)

    Mehdi kim ve diger temaslarim sadece dolambacli bir yol ile cevap verilmeye calisilmis…Direkt yaz Kardesim cekinme.

    Ben sizi de cok iyi biliyorum, ha burada yazdigimiz cemaati de, sirasi gelince devam ederiz.

    Bakin Arkadasim,
    1960 li yillarda, Radyolarda bir reklam vardi.
    Cifffff diye bir ses esliginde Graf Stif Aslan, markali Avusturya Kamyon Reklami.. yasi müsait olanlar hatirlarlar.

    Bizim Temel bu aracdan almis dagin basinda kalmis.
    Almis eline cekici, baslamis arabaya saymaya
    Graf´sin inanirim
    Stif´sin inanirim
    cünkü ben bilmirem bunlar ne dir?
    Ha bu Aslani kim koydu buraya diye vermis cekici, arabaya…

    Selamlarimal

    Not: gönül isterdi ki, herkes etegindeki taslari merdane bir sekilde döksün, cemaat taasubuyla hareket etmesin, benim seyhim senin seyhini döver mantigi gütmesin…..

  193. böyle bir konunun dilegelmesini hoşgormüyorum akıllı olmaya dvet ediyorum

  194. muhterem murat ademoğlu ağabey…(yazınızdan anladığım kadarla benim pederle akransınız)

    gayet uzunca ve gayet açık yazacağım inşallah editörler yayınlar…

    öncelikle…

    sitede yazınızın geç yayınlanmasından ötürü yeni gördüm ve yeni cavap yazma imkanım oldu bunu söylemeliiym…

    isteğiniz üzere daha net konuşayım…

    evvela şunu belirtmeliyim ki söyleyeceklerim benim şahsi düşüncelerim ve kendi anladıklarım…ben öyle camiada kıdemli bir kimse değilim…ehliyetim falan yok, ”ağabey”likte yapmıyorum…mütevazılık için demiyorum gayet samimiyim ben dış kapının mandalıyım..ama kendimce kendi çapımda okuyup anlamaya çalışıyorum ve söyleyeceklerim benim anladıklarım.

    fethullah güleni okumuş ve anlamak için gayret göstermiş bir kimse olarak açıkça ifade etmek isterim ki;

    1.fethullah gülene göre fethullah gülen vaad edilmiş kimse değildir.ve kesinlikle bu yönde istemem yan cebime koy misali bir tavır veya tavandan tabana aslında o mehdi o kahtani o haşa ve kella mesih şeklinde bir telkin asla söz konusu değildir. adam ben olsam olsam büyüklerin yanında bir kıtmirim dediği halde yok yok sen kahtanisin bırak allahını seversen diyen varsa hata etmektedir.açıkçası ben bu söylemleri hep hariçten duyuyorum bana içeriden kimse o şudur o budur demedi…deseydide bizzat hocaefendinin yazılarıyla sıfatına takılmaz gösterir ve sustururdum..daha açık nasıl ifade edilir bilmiyorum..benim için zahirde denilen önemlidir..faraziyeler değil.

    2.gülen anlayışından benim anladığıma göre;

    a. allahın tamamlanmış dininin üstüne oturup mehdi beklemek luzumsuzdur.bu mehdiliğin yok sayıldığı anlamına gelmez.abartılmaması gerektiği manasına gelir(zira mehdi en küçük sahebeden daha küçüktür)
    b. mehdi ben mehdiyim demez.(burdan hareketle kendisini veya bediüzzamanı mehdi ilan etmemesinden hareketle aslında kendine veya bediüzzamana mehdi diyor gibi abuk bir sonuç kesinlikle çıkartılmamalıdır.yazıları gayet açık ve anlaşılması kolaydır.)
    c. mehdilik meselesi tarih boyunca çok süistimal edilmiştir.
    d. isa mesih(a.s)ın ayetle sabit bir peygamber olması ve son peygamberin gene ayetle sabit muhammed(a.s) olması sebebiyle kurana dönemsellik biçilemeyeceği gerçeği dümdüz ortadayken ve mesihin peygamberlikten istifasının veya ayetlerine rağmen allah tarafından görevden alınmasının zorluğuna istinaden mesihin inişinin şahsı maneviden ibaret olacağını ve mesihin nuzulunun mehdilik şeklinde olacağını söylemektedir

    devam edecek….

  195. (mesele tek mesaja sığmadığından önceki mesaja devam edersek murat ademoğlu ağabey)

    3.evet bu genel meselerden sonra daha açık anladığımı söyleyeyim…

    muhterem fethullah gülenden anladığım kadarıyla…

    şahıs olarak ne tarihte mehdi sanılan hz. ali nin oğlu muhammed hanifiyye ne imam rabbani ne bediüzzaman ne kendisi nede bir başkası büyük mehdidir.

    gülen hareketinin mehdilik konusunda ne ilanı ne iddiası nede çaktırmadan yan cebime koycu tavrı vardır…fethullah efendiyi okuyan ve okuduğunu zerre anlayan herhangi bir insan bunu açıkça görür…

    risale-i nur’a göre bediüzzamanı mehdi ilan etmek ne derece mümkündür bunu tartışmıyorum…ben zahire göre hareket ederim ve risale dışı zorlama tevillere,hikayelere itibar etmem.itibar edenide kınamam…

    ama şunuda söyleyeyim…bediüzzamana mehdilik isnat etmek büyük iddia…bir kısım nurucunun sandığı gibi ehl-i tariğin ezici çoğunluğu şeyhin ayaklarını yıkadığı suyu şifa niyetine içenleri dahi şıhlarına mehdi demiyorlar…günaha giriyorsunuz demiyorum…ama ben ne bediüzzamanın ne hocaefendinin ( haşa ve kella mesih olamazlar zaten) ne büyük mehdi ne kahtani olduklarına inanıyorum…

    sadece bediüzzaman hazretlerinin önceki asrın müceddidi yani bana göre en büyük alimi olduğuna inanıyorum…hocaefendiye yönelik böyle bir düşüncem yok…bana kalsa sorun yok hocaefendide bu zamanın müceddidir derim ama kendisi doğrudan red etmiştir müceddidliği,sorulduğunda sussa olurdu ama red etti(kendinin red ettiğini ben zorla sen öylesin diyemem diyende iyi niyetlidir ama az gelişmişlik kafa yapısı içerisinde mürid zihniyetini aşamamıştır)

    evet murat ağabey gayet açık oldu sanırım…

    şu eleştir bizi konusuna gelince gayet açık konuşayım gene murat ağabey…

    yeni asya nın ve kutlular ağabeyin delikanlı duruşunu seviyorum..bu sebeple düzenli yeni asya-köprü-yeni asya yayınlarından çıkan kitapları okurum…hatta risalelerim bile sizin yayınevinin…

    buna rağmen kutlular ağabeyin ağzına her geleni konuşması(yani her uzatılan mikrofona kah yazıcıları,hüsrev ağabeyi kah hocaefendiyi şikayet etmesinin ne luzumu var)demirelcilik konusunda ısrarı sebebiyle kendisinden daha kıdemli bediüzzamanın talebelerini kırması hatadır.

    yeni asya gazetesinde günlük siyasetin nabzını tutmak mümkün değil gibi görünsede camia özellikle geçmişte fazla siyasileşmiş ve demirelle adeta katolik nikahı kıyarak anti patik bir görünüm kazanmıştır…

    buda sürekli yaprak dökümüne sebep olmuştur…

    yeni asyayı küçülten kendisidir…fethullah hoca,kırkıncı hoca, yazıcılar nesilciler falan değil…bunu görmek lazım…

    ha size kalsa vay biz tavizisiziz…yok çağın menderesi demireldi falan ama..yani kendim dahil kaç kişiden duydum ah demirelci olmasalardı diye…buna nur hareketinin tamamen dışındaki guruplarda dahil.

    evet diyeceklerim bunlar murat ağabey…inşallah yayınlanır…

  196. Sevgili Parya nikli Kardes,
    öncelikle cevap verme zahmetinde bulundugun icin sana tesekkür ederim.

    Bu yazilar artik kabak tadi vermeye basladigindan, hic bir sey yazmayip, sadece okuyanlara selamlarimi iletmekle yetinecegim.

    Selamlar

  197. ey kardeşler yorum yapan arkadaşlar…. peygamber efendimizin bizzat sahih hadiste üç kere said said said demiş.. ahir zamanda gelecek fitnelere maruz kalacak sakalsız olacak diye sahihh hadis var. üstat mehdinin üç vazifesi var. yaniş ne demek mehdi geldiğinde yani doğduğunda üç vazife ile vazifelii..birincisss iman 2. hayat 3. saltanat. en önemli vazife ne dir iman dır..yazılan risaleler imanımızın kurtulmasına vesile olmoyormuu ve risaellerde geçen ayetrler iman hakikatlarıdır… şimdii mehdii ne yaptııı kitabını yazdıııı.asrın doktoru reçeteyi sundu….dikkat edelim üstad 13. asrın sonu 14. asrın başında gelmiş 2 asır ortasında gelmiş…mehdi kartal bakışlıdır mehdini bir gözü ağlar bir gözü güler.. mehdi geldiğinde kitabını esmaül hüsnaya göre yazacaktır. mehdiii cennetin efendi,lerinden said ismini manası da cennetin efendisi demektir…mehdii zindanlara hapishanelere sürgünlere atılacak bizzat cübbelei ahmet hocadan … artık mehdininn kim olduğuuu nuuuda şüphe duyanlara yazıkk.. bakınıuz mehdii son müceddittir yeni bir yol açmaktır.. varmıı yeni bir yol açannn yeniii dirilişşş.. hoca efendsiii gurubuuu yol açmamışş sadce açılan yola tabii olmuşş..üstadın hizmet fikirleri tatbik etmeye başlamışlşş vessalam

  198. …yazıyı okudum. Sadece ve sadece üzüldüm…Herkes işini yapsa olmaz mı? Bırakın yanlış olan yolda kalsın…Bize mi düştü, o nurcu değil, nurcu olarak lanse edilmesi vs… Bırakınız kardeşim, siz kendi işinize bakamazsınızı? Diğer müslüman tarikler zaten bol bol olumsuz cümleler sarf ediyorlar…Bari Nur kardeşleri böyle konuşmasınlar…Dedim ya, sadece üzüldüm…

  199. f.gülen öldükten sonra ne olacağını çok merak ediyorum cemaatin şekli nasıl olacak nasıl şekillenecekler…nur cemaatiyle çok farklılıkları var .risale i nurları okuyorlar istifade ediyorlar ama sadecce okadar .tarzları farklı nurcu değilller fetullahçılar.allah yollarını açık etsin.onlarında kendilerine göre bir yolları var.ama üstadın düsturlarıyla uyuşmayan bir çok hal ve hareketleri var .yani anlayacağınız nurcu değil fetullahçılar. böyle kabul edersek problem olmaz. ama bazı noktalarda nurculara perde oluyorlar..dışarıdakiler bu ayrımı bilmedikleri için onların yaptığıfarklı bir hareket nur cemaatine mal edilebiliyor.

  200. Muhterem kardeşim yerden göğe kadar haklısın.1980’den önce Edremitte yakalamışlardı hocayı.Yeni Asyada başlık atmıştı “Fethullah hoca nurcu olduğundan yakalndı” manasında.O zaman Kutlular ağabeye telefon açıp”nurcu demekle beni mahvettin” gibi bişeyler demiş.Zaten anlamıyorum ki,adam nurcu değilim diyor biz zorla nurcu yapmaya çalışıyoruz.Onlar sadece toplarken nurcular kendi içlerinde dağıtırken ve yerken ise altın nesiller. Onun yanlışları yüzünden de biz cemaat olarak zarar görüyoruz bizde çıkıpta toplamıyoruz istiğna düsturu gereği.Ve her mahfilde yeri geldikçe onun ve hareketinin nurcu olmadığını söylüyoruz.Ama başta 12 eylül 1980 ihtilalini islam adına yaptı diyecek kadar kara gözlü yanıltıcı cemaatı bölmek icin seçilmiş birisi olan Kırkıncı hoca gibiler ona nasıl da bağlılıklarını izhar ediyorlar çok iyi anlıyorum deccalizme payandalık yapıyorlar seçilen siyasi aktörlerle beraber….

  201. Tabi zaman gazetesi nasıl trajını artırdı o da bir başka mevzu, bir kişinin 3 gazete aldığı var. Ayrıca kurulduğunda istişare kararlarında müstehcen reklam, banka reklamı… v.s nin alınmaması vardı. Şimdi makyaj malzemesi reklamı gene alıyor.STV’nin de kuruluşu bir caminin yapımından farksız, Hocaefendi kasetleri oynatacaz, islami yayınlar yapılacak dendi cemaatde sevindi yardımlar toplandı kurulduğunda yine aynı istişare kararları bir de şimdiki haline bakın müstehçenlikler, diziler… v.s Ayrıca Türkçe olimpiyatlarınıda unutmamak lazım. Dekolte kıyafetler, şarkılar, danslar… Allah aşkına Üstadı Eskişehir hapishanesinde ağlatan manzara bu değil miydi? Genç kızların oynaması. Toptan hizmetlerini inkar etmiyorum fakat Üstadımız şeriatın bir hakikatına saçlarım adedince başım olsa feda diyor. Müstehçenliğin bu kadar normalleştirildiği bu dönemda başı açık bayana dahi dikkatli olmak lazımken islami bir cemaatin medyasının bu halini ve cemaatin genel olarak tepkisizliğini anlamak zor. Üstadımız harama bakmamak için şemsiye kullanmış. Bunlar ise bırakın takvayı haram-helal çizgisini çoktan aşmış. Kimse cemaat enaniyeti yapmasın hatalar ortada. ALLAH ISLAH ETSİN AMİN.

  202. Bismihi Subhanehu

    Söze Hilkat noktasından başlamak maharet gerektirir; Gel gelelim ki bu zaviyeden yaklaşmak haddime değildir.

    Ey Benim Güzide Kardeşlerim..

    Küfrün bir derya gibi sardığı, fitnenin etrafımızda cirit attığı bir dönemin ortasındayız. Belki de gerçeklerin bu kadar canımızı acıtması gerekirken! birbirimizin neredeyse imani noktalarına lafz etme haddine erişmişiz.

    Biz müslümanlar olarak birbirimize sarılmamız lazım iken hala birbirimizin açıklarını görmeye çalışıp her yerden dem vurmaya çalışıyoruz.

    Sizi Küffara karşı bu dine saldıranlara karşı bir olmaya davet ediyorum bırakalım açık aramayı. Bırakalım nifak tohumlarını sulamayı. Ortada bir hadise vardır o da ; ALLAH ‘ın (c.c) Davasıdır.

    Sakın ola ki yorumlar getirip bu davaya zarar vermeyin. Allah (c.c) herşeyi hakkıyla bilendir ve muamele edendir.

    Allah (c.c) SETTAR’dır. Bir kul olma yolunda günahlarımızı setretme adına rabbimize niyazda bulunalım.

    Rabbim gönlünüzde olanı hakkınızda hayırlı eylesin; hakkınızda olanıda gönlünüze razı eylesin.

    Selamlar.

  203. F.Gülen iyi niyetli olsa bile işleri yapan ve onun adına çalışan cemaat elemanlarının niyet ve davranışları islamiyete zarar vermektedir . Bir yerlerden duyduğum söylentilere dayanarak değil, bizzat defalarca yaşadığım tecrübelere bakarak bu sonuca vardım . Artık benim o cemaati ve ilkelerini benimsemim imkansız olarak gözüküyor . Neden mi ;

    Kendilerini islamiyetin yegane temsilcisi olarak gördüklerinden kendilerinden olmayanlara imanı zayıf yada kandırılmaya müsait gözüyle bakmaktadırlar .

    Ayrıca F.Gülenin adına yapılan bazı yayınlarda şu denilmektedir ; Dünya bir değişim sürecindedir ve bu süreçte bizden taraf olmayanlar elbette imkanlardan mahrum kalacaktır .

    Yaptıkları bütün faaliyetler para üzerine odaklanmış olup herşeyin parayla elde edileceğine kendilerinin de inandıkları bir gerçektir . Şahsen karşılaştığım her durumda ya himmet ya abone yada kurban isteme gayretleri ‘bize para lazım senin imanın seni ilgilendirir’ mesajını iletmektedir . Cemaate kazandırdıkları her insana yıllık adam başı şu kadar para gözüyle bakılması cemaati yoldan çokartmıştır .

    Çok önemli bir konu daha var o da şudur ki ; F.Gülen cemaati kendisini eleştirenlere münafık gözüyle bakabilmektedir . Dahası cemaate dahil olmuş kişilerin hertürlü insani ve vicdani hakları üzerinde sıkı bir kontrol mekanizması kurmaya çalışmaktadır . Cemaat bu hakları nereden almaktadır ?

    Diğer bir mesele ise insanlara parasına göre muamele yapılmasıdır . Bir kişinin imanı ve ihlası F.Gülen cemaatine sağladıkları maddi imkanlar doğrultusunda ölçülmektedir .

    Allah insanlara önce yakın akraba ve sonra da komşularına iyilik yapmayı emrediyor . F.Gülen cemmatinin insanlara yaklaşım tarzı ‘sen bize ver biz senin yerine dağıtmasını iyi biliriz’ şeklinde olmaktadır.

    Son olarak zor durumda kaan birisine yadım etmeden önce şartlarını öne sürmektedirler . Yani gel bizim cemaate katıl ondan sonra biz sana yardım ederiz düşüncesi , insanlık anlayışlarını ne kadar ortaya koymaktaır …

    Ben başımdan geçenleri ve bizzat gözlemlediklerimi aktardım ..Gerisi sizin kararınız .

  204. arkadaşlar namazlarda , bütün ibadetlerde bile zaman içinde farklı yorumlar yapılarak mezhebler çıkmıştır. hak mezhebler müslümanlar için rahmet olmuştur. islama belli metodlar içinde hizmet edip ve bunun neticesini bereketi ile gören bir kesime (islama hizmet eden kesim) muvaffakiyet duası edileceğine hasetlik kokan eleştiriler kimin işine yarıyor. herkes işine baksın. herkese dua eden hak dostuna vurmak müslümana yakışmaz.
    ” kardeşlerinizin muvaffakiyetleri ile iftihar ediniz” Bediüzzaman Said Nursi

  205. [quote name=”gulrana”]…yazıyı okudum. Sadece ve sadece üzüldüm…Herkes işini yapsa olmaz mı? Bırakın yanlış olan yolda kalsın…Bize mi düştü, o nurcu değil, nurcu olarak lanse edilmesi vs… Bırakınız kardeşim, siz kendi işinize bakamazsınızı? Diğer müslüman tarikler zaten bol bol olumsuz cümleler sarf ediyorlar…Bari Nur kardeşleri böyle konuşmasınlar…Dedim ya, sadece üzüldüm…[/quote]

    Evet bende sizinle ayni fikirdeyim

  206. Efendimiz (sav) de Ustadimiz da rüyalarimizi sereflendirip bu iş in doğruluğunu tasdik ederken bu yorumlar bu işe gönül verenlere zarar veremez. nurcu kardeslerimiz de cok iyi bilir ki üstad imiz 21. lema da ihlas risalesinin 1. dusturunda ameliniz de gaye riza yi ilahi olmali diyor. O razi olsa butun dünya kusse onemi yok. O razi olmadiktan sonra bütün dünya alkislasa kiymeti yok. bu sebeple ustadimizin dedigi gibi bizler butun bir vucudun azalari gibiyiz. el ayaga goz kulaga muhalefet nasil etmiyorsa biz de derdi iman kurtarmak olan hiçbir kardesimize muhalefet edemeyiz. belki kardeslerimizin meziyetleri ve faziletleriyle kendimize aitmis gibi iftihar ederiz..ikinci dustur ucuncu dustur dördüncü dustur… aaahhh ustadim bosa demiyorsun 15 gunde bir okunmali diye.. insanlar batil davalarinda ittifak ederlerken biz hak davada ittifak edemiyoruz..ne aci..

  207. sadece 2 sey söylemek isterim
    ilki neden uğraşacak bir dolu is varken sürekli cemmatle meşguliyet
    diğeri ise :
    anlayamadın bari yanlış söylemesen sevgili selim kardeşim
    20 seneyi devirdim dediklerinin hiçbirini görmedim
    bir kac şahsi hatayı genele teşmil etmemek gerek
    kırıcı olduysa avfola
    hizmetlerinizde muvaffakiyetler
    dua ile

  208. F.Gülen i anlayamayıp ahmak bir adamın yazdığı karalama ve cahilane yazısını siteye koyup dolaylı olarak gıybet etmek yakışmaz..Bediüzzaman a da anlayamamış kişiler çook eleştiriler yöneltmişti.ÖzELLikle ehlitarikat aşırı bulmuştu..Şimdi vizyonu kısıtlılar aynı şeyi F.Gülen için yapıyor..Doğrusunu ancak Allah cc bilir, amma şuna eminim ki Bediüzzaman ın çapında ve vizyonunda ve seviyesinde biri varsa O da F.Gülen olabilir, muhterem talebeleri de dahil…dolayısıyla gıybet edip karalama ile ancak günaha girersiniz, O şahsı küçültmez bu…saygılar

  209. Yıl 2021 oldu..Bir konu hakkında bir makale ararken, tevafuken bu yazı karşıma çıktı.. Yanlış anlaşılmış kavramları hakikati ile tefrik etmek niyetiyle kaleme alınmış yazının arkasından gelen yorumlar… Sabık kişiye yapılan güzellemeler, hakikati gösterenleri, gıybet etmekle,fitne çıkarmakla, İhlas düsturlarını anlamamakla itham eden, Sabık şahıs hakkında asla en ufak bir eleştiriye tahammül edemeyen, Üstad ve tavizsiz takiyesiz hizmet metodunu anlamayıp kendine göre tekellüflü teviller ile tamamen aksiyle tevil getiren, Kemalizmin daha ne olduğunu anlamayıp nurculukla yanyana getirme cehaletinde bulunan, bir nevi Üstada Risale-i Nurlara ihanet olan sadeşleştirmeyi (sahteleştirmeyi) destekleyen, Süleyman Demireli desteklediği için utancından başını kaldıramadığını iddia eden, Sabık şahsı ve hizmet tarzını öve öve bitiremediğiniz kıymetli basireti feraseti kapanmış abla ve ağabeyler neredesiniz???

    Asla oh oldu denecek bir durum değil. Sadece bu kadar basireti kapalı, hakikate gözünü, kulağını tıkamış yorumlarınızdan bile gayretullaha dokunacağı o kadar aşikar ki… Şahıslar hakkını helal etsede hizmet, Risale-i Nur Hakkını helal etmeyebilir.. Allahu Alem etmedi de.. Çok dehşetli tokat yediniz.. İnşallah (Şefkat Tokadıdır da iş işten geçmeden tövbe edip, fikirlerinize gusül aldırırsınız..)

    Şimdiye bakalım.. O zaman eleştirdiğiniz Yeni Asya dan başka yine masum addedilen kısmınızı savunan hakkınızı korumaya çalışan kim kaldı etrafınızda?? (Yeni Asya nın da düşüncelerinizin, hizmetinizin masum olduğunu düşündüğü için savunduğunu zannetmiyorum, Hukuka uygun adil bir şekilde yargılanmadığınız için mağduriyetinizi dile getiriyor diye düşünüyorum, aksi halde Yeni Asya içine de sızmış olacağınızı düşünmekten kendimi alamam!!)

    Rabbim hepimizi kıyamete kadar sırat-i müstakimden ayırmasın.. “YA RABBİ! Bizleri kıyamete kadar Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye ve esrar-ı Kur’âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle. Âmin. İnşaallah.”

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*