Fıtr Bayramınız mübarek olsun

Her insanın bir adı olduğu gibi, bayramların da özel isimleri vardır.

İnsanlara kendi adları yerine başka bir adla veya lâkapla hitap etmek saygısızlık olduğu gibi, bayramları da farklı isimlerle anmak, onlara başka isimler vermek doğru değildir. Bu durum bayramlara saygısızlık olarak kabul edilebilir. Özellikle ismini önemli bir zaman ve olaydan alan dinî bayramlara farklı isimlerle hitap etmek, onların manevî değerlerini küçümseyip basit bir anlam içine hapsetmek, bayramlara yapılan en büyük saygısızlıktır. Ne var ki, dinî bayramlarımıza bu bakımdan pek de saygılı davrandığımız söylenemez.
Dinî bayramlar sadece bir sevinç, eğlence, ziyaret ve ziyafet günlerinden ibaret değildir. Hele tatil ve eğlence günleri hiç değildir. Yardımlaşma, dayanışma, paylaşma ve aynı zamanda çok önemli ibadet günleridir. Bu günlerde Cenâb-ı Hak tarafından mü’minlere o kadar çok ikram ve ihsanlarda bulunulur ki, insanlar bunun sevinci ile bayram yapar. Ne var ki, dinî bayramlara farklı isimler vererek onların ibadet yönünü görmezlikten gelip sadece eğlence, yemek içmek ve tatil yönü ile ilgilenenler, bayramlara da kendi kafalarına göre isimler vermekte, kendi anlayışlarına göre anlamlar yüklemektedirler.

Ülkemizde yerleşmiş adı “Ramazan Bayramı” olan ve bu günlerde idrak etmekte olduğumuz bayramın adına “şeker bayramı” diyerek asıl adını ve anlamını unutturmak isteyenler çıkmış, bu çakma isim uzun yıllardan beri dindar insanlar tarafından da kullanıla gelmiştir. Takvimlerde, ajandalarda ve ajanslarda genellikle şeker bayramı olarak yer almıştır.

İsmi Ahmet olan bir kimseye, “Ali” diye seslenmek veya ona takılan bir lakap ile hitap etmek o kimsenin hoşuna gitmez. Fıtr Bayramına da “Şeker Bayramı” diye hitap etmek, onun hoşuna gitmeyecek, bizden şikâyetçi olacaktır. Bir de bu isimden başka bir isim onun hususiyetlerini tam olarak ifade etmiyorsa, o kimsenin haysiyetine dokunuyorsa, bu daha büyük bir haksızlık ve de saygısızlık olur. Fıtr Bayramına “Şeker bayramı” diyerek sadece ona damak zevkimize göre bir isim verirsek, onu gerçek manasından uzaklaştırmış, o muazzam manayı basitleştirmiş oluruz.

Son yıllarda bu takma ve çakma isim yerine “Ramazan Bayramı” adı daha fazla öne çıkıyor olsa da bu güzel bayramımız asıl adına kavuşmuş değildir. Bir çok mütedeyyin insan bile, bu bayramın asıl adının “Fıtr Bayramı” olduğunu bilmez. Bilenler de “başkaları anlamaz” diyerek bu ismi fazla kullanmazlar.

Külli bir iftar yapmak anlamında olan Fıtr Bayramı, Ramazan Ayı sonunda, Şevval Ayı’nın ilk gününde kutlanır. Bir günlük oruç sonunda yemek ve içmek suretiyle iftar yapıldığı gibi, Ramazan ayı sonunda da bir aylık orucun iftarı açılır. Onun için bu bayrama “İftar” anlamından türeyen “Fıtr Bayramı” denilmiştir. Orijinal adı ise, “İyd-i Fıtr” şeklindedir.

İnsanın en sevinçli vakitlerinden birisi, Allah’ın nimetlerinden istifade etmesine müsaade edilen iftar vaktidir. Fıtır Bayramında hissettiğimiz sevinç ise, bir aylık iftar sevincinden daha fazladır. Bir de bu sevinç başka insanlarla paylaşılırsa, daha da artar. Onun için bayramlar aynı zamanda paylaşma günleridir. Bu günlerde sevinçler paylaşıldığı gibi, acılar da paylaşılır. Elde olanlar bölüşüldüğü gibi, olmayanlar da bölüşülür. Olmayanların bölüşülmesi demek, yokluğu, fakirliği, muhtaçlığı hissederek, ihtiyaç sahipleri ile empati kurmak demektir. Onların yerine kendini koyarak sahip olduklarında onların da hakları olduğunu düşünmektir. O zaman paylaşmak daha kolay gelecek, paylaştıkça insan mutlu olacaktır.

Fıtr Bayramındaki iftar sevincini ve kazandığımız sevapları sadece yaşayanlarla değil, ölülerle de paylaşmalıyız. Ahirete intikal etmiş olan anne, baba, eş dost bütün ehl-i iman ile birlikte bayram sevincini yaşadığımızı hissedersek, sevincimiz daha anlamlı, sevaplarımız daha bereketli olacaktır. Bayram günlerinde yapılan kabir ziyaretleri onun için çok önemlidir.

Bayramlarımızın adına da, sahip çıkarak idrak edersek, tadına daha iyi varırız.

Bu vesile ile bütün gönül dostlarının ve bütün ehl-i imanın Fıtr Bayramını tebrik ediyor, iftar sevinçlerinin gelecek Ramazana kadar devam etmesini diliyorum.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*