![]()
İslami literatürde fitne kelimesi, çok geniş bir çerçeveyi içine alacak şekilde kullanılmaktadır. Kötülüğün her çeşidine şamil olacak şekilde bir anlam ifade etmektedir. Enfal Suresi 25. Ayette bu kelime şöyle ifade edilmektedir: “Bir de öyle bir fitneden sakının ki, içinizden sadece zulmedenlere isabet etmekle kalmaz. Şunu da bilin ki, Allah’ın cezası pek çetindir.” Bu ayette geçen fitne kelimesi sözlükte aşağıda görüldüğü gibi birçok anlama gelmektedir.
-
İnsanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya, hak ve hakikatten saptıracak şey.
-
Muhârebe.
-
Azdırma.
-
Karışıklık. Ara bozmak. Dedikodu.
-
Küfr. Fikir ihtilâfı.
-
Şikak. Kavga.
-
Delilik.
-
Sıkıntı ve bela.
-
Mal ve evlâd.
-
Potada altın ve gümüşü eritmek.
-
İmtihan ve tecrübe etmek.
Peygamber Efendimiz (a.s.m) de bu konuda şöyle buyurmaktadır. Huzeyfe (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı işittim. Demişti ki:
“Fitneler, tıpkı (kamışlardan örülen) hasır gibi, (insanların kalbine) çubuk çubuk atılır. Hangi kalbe bir fitne nüfuz ederse onda siyah bir leke hasıl olur. Hangi kalp de onu reddederse onda beyaz bir benek hasıl olur. Böylece iki ayrı kalp ortaya çıkar: Biri cilalı taş gibi bembeyazdır; dünyalar durdukça buna hiçbir fitne zarar vermez. Diğeri ise, alaca siyahtır. Tepetaklak duran testi gibidir; bu kalp, ne iyiyi iyi bilir, ne de kötüyü kötü. O, hevadan (beşeri değerlerden) kendisine ne yutturulmuşsa, onu bilir. (hak veya batıl olduğuna bakmadan)”
Bu rivayette Huzeyfe radıyallahu anh der ki: “(Ey Ömer!) Seninle o fitne arasında kapalı bir kapı vardır, kırılması yakındır!”
Hz. Ömer atıldı: “Ey babasız kalasıca! O kırılacak mı? Keşke açılsaydı. Böylece tekrar (kapatılarak eski normal hale) dönülürdü!”
Huzeyfe der ki: “Ben ona bu kapı ile öldürülecek veya ölecek bir şahsın kinaye edildiğini bildiren bir hadis söyledim. Mugalata (ve efsane anlatıp boş laf) etmedim.” Müslim, İman 231, (144).
Fitnenin En Büyük Engeli: Hz. Ömer
Fitnenin önündeki en büyük engel, İslam’ın harimine girmesini engelleyen kapı Hz. Ömer (r.a.) idi. O kapının kırılması ile yani onun şehit edilmesi ile fitnenin önündeki en büyük engel ortadan kaldırılmış oldu. Kıyamete kadar o kapı bir daha kapanmayacaktır. Fitnenin önündeki set onun şehadeti ile yıkıldı. Onun şehit edilmesinden sonra öldürme sıradan bir hadise haline geldi.
Günümüzde Fitnenin Seyri
Bugünkü fitneciler de gayet alçakça bu işi devam ettirmeye gayret sarf ediyorlar. Öldürmek, âdi işler sırasına geçti. Terör denen çılgınlık, cinnetten başka bir şey değildir. Yapana, hem dünya hem de ahiret saadetini kaybettiriyor. Hayata pusu kuran bu haysiyetsizlere insan demek ne kadar doğru olur? Eskiden eşkiyalığın da bir kuralı vardı, zamanın teröristlerinde o da kalmadı. Alçaklığın da bir haysiyeti vardı, bunlar onu da ortadan kaldırıyor.