EURONUR ÖZEL

Fitneden Uzak Durmak

Özel Makale / Fitne

Dünya büyük bir manevi buhran geçiriyor. Garbın tefessüh etmiş sistemleri, cemiyetin manevi temellerini sarsıyor. Ebucehiller ölmedi, fitne hüviyetine bürünüp dünyayı dolaşıyor.
İçerisinde yaşadığımız hadiseler fitneden uzak durmayı gerektiriyor. Fitne, büyük bir yangın gibidir. Onu söndürmeye kalkan, bu yangının birtakım zararlarına maruz kalacaktır. Bu kaçınılmazdır. Bunu söndürme yolunda yapılabilecek bir şey varsa bunu da yapmak gerekmektedir. Gücü hiçbir şey yapmaya yetmeyenler ise en azından fitneden uzak durmaları, onun değirmenine su taşımaktan kaçınmaları gerekmektedir.

Kur’an’ın Fitne Konusundaki İkazları

Allah Kur’an’da bizleri ciddi şekilde uyarıyor. “Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” (Hûd suresi, 11/113)
“Ey iman edenler! Siz kendi sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez.” (Maide Suresi 5/105)
Her türlü fitnenin kol gezdiği bir zamandayız. Peygamber Efendimizin (asm) tavsiyelerine sığınmaktan başka çözümümüz de yok. Bugün Peygamber Efendimizin (a.s.m.) böyle durumlardaki bazı tavsiyelerini buraya almak istiyorum. O’nun projektöründen günümüze bakalım.

Peygamberimizin (a.s.m.) Fitne Uyarıları

Ebu Hureyre’den (r.a.):
“Yakında büyük fitneler olacak, o fitnelerde (yerinde) oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaklar. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri, sığınacak mekan bulursa ona sığınsın.” (Sahihu’l-Buhari VIII, 92; Tefsiru’l-Kurani’l-Azim II, 43; Sunenu İbn-i Mace, II, 3961.)

Hz. Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (a.s.m.) seslendiler:
‘Ey Ebu Zerr!’
‘Buyurun, Ey Allah’ın Resulü, emrinizdeyim!’ dedim.
‘İnsanlara (kitle halinde) ölüm isabet edip, kabirlerin (ücretli) hizmetçiler tarafından kazılacağı zaman ne yapacaksın?’ buyurdular.
‘Benim için Allah ve Resulü neyi ihtiyar buyurursa onu yaparım!’ dedim.
‘Sabrı tavsiye ederim!’ buyurdular -veya, sabredersin! dediler- ve sonra bana tekrar seslendiler:
‘Ey Ebu Zerr!’
‘Buyurun ey Allah’ın Resûlü, sizi dinliyorum!’ dedim.
‘Zeyt mıntıkasının taşları kanda boğulduğunu gördüğün zaman ne yapacaksın?’
‘Allah ve Resûlü benim için neyi ihtiyar buyurursa onu!’ dedim.
‘Sana kendilerinden olduğun yakınlarını tavsiye ederim!’ dedi. Ben sordum:
‘Ey Allah’ın Resulü! (O zaman) kılıcımı alıp omuzuma koymayayım mı?’
‘Böyle yaparsan (fitneci) kavme ortak olursun!’ buyurdular.
‘Bana ne emredersiniz!’ dedim.
‘Evine çekil!’ buyurdular.
‘Evime girilirse?’ dedim.
‘Eğer kılıcın parıltısının seni şaşırtacağından korkarsan, elbiseni yüzüne ört. Gelen hem senin günahınla, hem de kendi günahıyla dönsün!’ buyurdular.” [Ebu Davud, Fiten 2, (4261); İbnu Mace, Fiten 10, (3958).]

Hz. Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
‘Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mü’min olarak sabaha erer, akşama kafir olur; mü’min olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Adem’in iki oğlundan hayırlısı olsun (ölen olsun, öldüren değil)'” [Ebu Davud, Fiten 2, (4259, 4262); Tirmizî, Fiten 33, (2205).]

Sanki bugün olanları tahlil ediyor. Fitneyi uyandırana Allah’ın laneti var.

Allah milletimizi bu azgın fitnelerden ve fitnecilerden korusun. Âmin!

Ali Sarıkaya

Adana'nın Saimbeyli İlçesi Çeralan Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve Liseyi Konya İHL de okudu. 1976 da İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. Milli Eğitimin çeşitli okullarında öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Osmaniye'de yaşamaktadır. Osmaniye'de yerel… Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu