Fıtri Haccam olan Sivrisinekler!

Bilim adamları sinekleri yapısal olarak ikiye ayırıyor: Karasinekler ve Sivrisinekler. Kara sinekler genel sinek nüfusunun % 90’nını oluştururken, Sivrisinekler ise % 10’nunu oluşturuyor. Rabbimiz Kuranda her ikisi için de bir ayet indirmiş.

Karasinekler için Hac suresinin 73. Ayeti. Sivrisinekler içinde Bakara suresinin 26. Ayeti. Bu yazımızda sivrisineklerden bahsetmeye çalışacağımız. Öncelikle ilgili ayeti hatırlayalım:  “Allah, sivrisinekle yahut ondan daha küçüğüyle misal vermekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o, Rablerinden gelen hakkın tâ kendisidir. İnkâr edenler de ‘Allah bu misalle ne demek istedi?’ deyiverirler. Allah, bu misalle nicelerini saptırır, nicelerini de doğru yola ulaştırır. Aslında, Allah’ın saptırdıkları, zaten yoldan çıkmış olanlardır.” (Bakara Sûresi, 26.)

Görüldüğü üzere sivrisineğin yaratılış gayesini kavrayamayan insanlar boyutlarının küçük olmasını kendilerince eleştirir. İman ehl-i’nin durumu ise çok farklıdır. Gerekli tefekkürü yaparak imanları daha da kavi hale gelir. Bu durum biz inananlar için çok büyük bir nimettir. Zira iman gözüyle baktığımızda tefekkür düzeyimize imanımız ziyadeleşir. Oysaki iman etmeyenler için her bir misal anlayamadıkları ya da anlamak istemediklerinden onların inkarını daha da artırır.

Bu hususta Rabbimize sonsuz hamd ederken sivrisinekleri daha tesirli nasıl tefekkür etmeliyiz sorusu da akla geliyor. Evet, böyle bir derdimiz olmalı. Rabbimizin bizler için yarattığı mahlukatı hakkıyla tefekkür ederek imanımızı daha da kavileştirmek gibi gayelerimiz olmalı. Yine, sonsuz hamd olsun ki Üstad Bediüzzaman Hazretleri imdada yetişiyor. Bu yazımızda Sinek Risalesinde geçen ilgili pasajı hatırlayarak daha derin düşünmemizi gerçekleştirmeye çalışalım:

“Acaba hararet zamanından vücudun idaresinden fazla olan kanın çoğalması ve bulaşık ve bazı mevâdd-ı muzırrayı hâmil evridede cereyan eden mülevves kana musallat, belki memur olan sivrisinek ve pireler fıtrî haccâmlar olmasınlar mı? Muhtemel… San’atına, akılların hayran olduğu Allah, her türlü kusur ve noksandan münezzehtir.’’ (Lem’alar, s. 422-423)

Bu satırların ifade edilebilmesi için zamanından çok daha ileri ilme sahip olmak ve bu bilgileri tefekkür noktasında kullanmak gerekiyor. Üstad Hazretlerinin de tam olarak yaptığı budur. Şimdi bu noktaları biraz daha açmaya gayret gösterelim.

Malumunuz, asıl çoğalmasını sivrisinekler sıcak aylarda yani yaz aylarında yapar. Buna mukabil bizim de yaz aylarında kanımız olması gereken miktardan fazla bir şekilde çoğalır. Peki, bu fazla kan ne olacaktır? Bu kan alınmaz ise bazı sağlık sorunlarına sebep olacak mıdır? Yaşam kalitemizi nasıl etkilenecektir? Bu hususun çözülmesi için nelere ihtiyaç duyulmaktadır?

Fazla kanın alınması noktasında Peygamber Efendimiz’in (asm) hacamat sünnetini bilmeyenimiz yoktur. Bunun ilgili çok sayıda hadis-i şerif nakledilmiş ve Efendimiz teşvik etmiştir. Peki, daha önce sivrisineklerin de “fıtri haccam’’ olduğunu hiç düşündük mü? Rabbimiz bizler için ücretsiz haccamlar yaratıp, tam da ihtiyacımız olduğu dönemde çok sayıda göndermesi bize olan şefkatinin, merhametinin göstergesi değil de nedir?

Sivrisineklerin aldığı kanın da özelliğine bakarak Rabbimizin şefkatini bir kez daha görebiliriz. Malumunuz vücudumuzda iki tür kan dolaşır; Temiz ve kirli kan. Sivrisinekler daima kirli kan alır, temiz kana dokunmazlar. Kirli kanın özellikleri nedir? Çok sayıda sağlımızı tehdit eden zararlı maddeyi içermesi ve zamanında temizlenmezse damarlara yapışması.

Bu faydaları düşünürken sivrisineklerin nasıl bir fayda sağladığı da aklımıza gelebilir. Sebebini öğrendiğimizde vicdanımızın sızlamasına vesile olacaktır. Erkek sivrisinekler kan emmezler. Sadece dişi sivrisinekler kan emer. Sebebi ise kendisi değil yavrularıdır. Yavrularının protein ihtiyacını karşılamak için emerler. Yani, bir annenin kendi evlatlarını yaşamda tutabilmek için ölümü göze alarak bizim kanımızla beslemeye çalışmasıdır. Çoğu zaman bu girişimi hayatıyla ödetiyoruz insanoğlu olarak. Bu da çok sayıda yavrunun da ölümü anlamına geliyor. Sivrisinek annelerinin bu şefkatinden çıkarmamız gereken çok neticeler olduğu aşikârdır.

Peki, bu işi herhangi bir tıp eğitimi almayan sivrisinek nasıl yapar? Gece karanlığında nasıl oluyor da yerimizi tespit edebiliyor ve karanlıkta damarımızı hiç hata yapmadan bulabiliyor?

İlk olarak söylememiz gereken %100 sondaj yetenekleridir. Hiçbir zaman damara denk getirememe gibi bir durumla karşılaşılmaz. Her zaman iğnelerini damara tam isabet ettirir. Hatta gece karanlığında bile bu durum değişmez. Yeni işe başlayan bir hemşireye denk gelmişsek bu durumun ne kadar mucizevi olduğu son derece açıktır.

Zifiri karanlıkta bile evlerimizde hatta yorganın altında olsak bile yerimizi tespit etmekte zorlanmaz. Zira, Rabbimiz sivrisineklere ortamın sıcaklık değişimini hissedebileceği özel organlar ihsan eylemiştir. Son araştırmalar sivrisineklerin ortam sıcaklığının 1000/1’lik değişimleri bile fark edebildiğini göstermektedir. Her canlı gibi bizim de vücudumuz ısı yayar. Bu yayılan ısı da sivrisinekler tarafından anında algılanır. Kusursuz bir sistem tıkır tıkır işlemektedir. Adeta gece karanlığında sivrisineklerde bir tür termal kameraları var da farklı renkte hedef gözüyor ve o hedefe hemen intikal ediyor gibidir.

Son araştırmalar sivrisineklerin ortamdaki oksijen/karbondioksit oranını da algılayan organlara sahip olduğunu göstermektedir. Bu da sanki bir rota gibi sivrisineğe rehberlik ederek hedefine ulaştırır.

Saymakla bitiremeyeceğimiz özelliklere yaratılan sivrisineklerin her biri özelliği Rabbimizin sonsuz rahmetini, merhametini, hikmetini, ilmini, kudreti gibi pek çok sıfatını gösterir…

Not: Konunun detayını, Euronur.tv ve Yeni Asya sitelerinde yayınlanan “Sinek, nefsime hoca ve muallim oldu” adlı video dersimizi izleyebilirsiniz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*