Genç Hikayeler

Sahnede gençler varsa ilgiyi celb eder. Gençlik; pozitif manaların en yoğun yaşandığı dönemdir. Bu kıymeti sermaye doğru yere kanalize edilirse hem gence hem de ailesine faydası dokunur.

Bir de madalyonun öbür yüzü var. Tecrübe olarak da değerlendirebileceğimiz yanlış düşünce ve davranışların toplumun her ferdine “Bu yoldan gitme!” mesajı verir.

Yeni Asya yazarlarından Sebahattin Yaşar ağabeyin “Genç Hikâyeler” başlıklı son kitabı bu yönüyle de dikkat çekici. Bu çalışma 17 hikâyeden oluşuyor. Kitabın adı sizi yanıltmasın. Sadece gençleri ilgilendiren mevzular işlenmiyor. Aksine gençlere yanlış davranan anne, baba ve yakın çevrenin hataları da nazara veriliyor.

Her hikâyeden önceki açıklamaların hikâye kadar kıymetli olduğunu ifade edelim. Bazı altını çizdiğimiz tespitlerle bitirelim:

-Çocuk aileden, aile toplumdan haber verir.

-İhtiyarlığın nasıllığını gençlik yılları belirler.

-Bir insana verilebilecek en ağır ceza, ona değersizlik duygusu hissettirmektir.

-Yeryüzündeki insan sayısı kadar imtihanı var hayatın.

-Hayat size, sizin bakış açınıza göre muamele eder.

-Mutluluk başkalarının dünyasında oluşturduğunuz gülümseyen yüz hatlarıdır.

-Her öğretmen binlerce gencin koluna girer hayatı boyunca. Onlara hem kendisi, hem de onlar için birer ‘hayatı anlama rehberi’ olur.

-Ulaşılmamış insan yoktur, ulaşılmak için uğraşılmamış insan vardır.

-Bazen insan kendi hayat kurtarıcısına düşman nazarıyla bakabiliyor. Güzel hizmetler yapanlar, kendilerini ve hizmetlerini bir şekilde muhataplarına doğru tarzda anlatmanın bir yolunu bulmalıdır.

-Pek çok hikâye, o başta yaşanan hikâye üzerine kurulur. Ve hikâye; hikâye içinde başka bir hikâye olur.

-Hayat denen şey, büyük oranda senin iraden dışında gelişen olaylara senin iradeli bakış açındır. İmtihan denen şey biraz da budur.

-Siz siz olun kimse için içinizden bir kötülük geçirmeyin. Çünkü o kötü düşünce, hiç kimsede tesir göstermezken sizde görünmeye başlıyor. Yani kötü düşünce, önce taşıyanı kirletiyor.

-Önemli olan ne yaşadığınla birlikte, o yaşadığından çıkardığın derstir. Bakış açına ve değerlendirmene göre, kötü bile iyi sonuç verebilir.

-İnsan en zayıf noktalarını bilen en yakına da biraz mesafeli olmalı. Yani herkes gibi kendisinin de ayrı bir imtihan muhatabı olduğunu unutmamalı.

-İnsan bazen zamanında atmadığı adımın acısını bir hayat boyu yaşamaya mahkûm olur.

-En büyükten en küçüğe yaşananların duygular üzerinde yaşa göre nasıl görünür hale geldiğini insan, ancak hikâyenin içinde fark ediyor.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*