EURONUR ÖZEL

Göklerin çatlaması ne anlama geliyor?

Kuran’da dünya göğü ve seması ile ilgili bazı tanım ve tabirler var. Kıyamet esnasında meydana gelecek bazı hal ve durumlardan bahseder.

Bu ayetlerden bazıları şöyledir:

“O Rabbiniz, sizin için yeryüzünü bir döşek, göğü de bir binâ yaptı.(Bakara Suresi, 22)”

“Gök yarılıp parçalandığı zaman…(İnfitar suresi, 1)”

“Gök yarılıp parçalandığı, (İnşikak suresi, 9)”

“O günün dehşetiyle gök çatlayıp yarılacak ve Allah’ın sözü mutlaka gerçekleşecektir. (Müzemmil Suresi, 18)”

“Gökyüzü yarıldığı zaman… (Murselat suresi, 9)

“Gök yarılıp parçalanır; artık o gün pek zayıf ve çürük hâle gelir. (Hakka Suresi, 16)

“Yedi kat göğü birbiriyle uyum içinde tabaka tabaka yaratan O’dur. Rahmân’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi, çevir gözünü de bak, bir kusur, bir çatlaklık görebilecek misin? (Mülk Suresi, 3)”

Mezkur ayetlerde yer yüzünün bir döşek gibi, semanın ise bir dam, bir tavan şeklinde yaratıldığını ifade etmekle birlikte, semanın ve göğün bir gün çatlayacağını, yarılacağını ve parçalanacağını bizlere bildiriyor.

Peki göklerin çatlaması ne anlama geliyor?

Hikmet-i İlahi ile yaratılan cisimlere baktığımız zaman çatlama tabiri özellikle çok sert malzemeler için söylenir. Mesela demir madeninin sertliği arttıkça kırılmaya daha yakındır. Sert seramik türleri de öyledir. İnsan vücudunda sertliği öne çıkan kemikler kırılmaya daha müsaittir. Yani bir malzemede sertlik katsayısının yüksekliği kırılma açısından çok daha elverişlidir. Bilinen malzemelerden sertliği çok yüksek olan cam malzemesi ise kırılma ve çatlama yönünden diğer malzemelerden daha öndedir.

Bu noktada göklerin de cam benzeri bir maddeden mi yapıldığı suali akla geliyor. Dünya tabanı döşek gibi yayılırken, dünya göğü de cam benzeri bir tavanla yapılıp dam şeklinde mi dizayn edilmiş?

Zira Kuran’daki tabirler böyle bir suali zihne getiriyor.

Bu gün bilim dünyası dünyamızın çevresinin atmosferle kaplı olduğunu söylüyor. Bu atmosferimiz de çeşitli gaz katmanları ile çevrelenmiş. Van – Allen kuşağı ise bu gazları tutan manyetik alan sınırı olmakta. ()

Ancak bilimin bu gün için yaptığı tanımlar gaz tabakaları ile ifade edilmekte. Gaz tabakalarının ise yarılması, çatlaması, erimesi gibi bir durum söz konusu değil. Gaz tabakası yer çekim kuvveti ve manyetik alan kaybolunca uçar gider.

Kuran’daki sema ile ilgili tabirler ise göklerin şeffaf ve kırılmaya ve yırtılmaya müsait bir tabaka ile kaplı olduğunu işaret etmekte. Bu tabakanın mahiyetinin ne olduğu açık değil, ancak ışığı geçiren camsı bir madde olması da muhtemel.

Bazı amatör uzay bilimcilerinin kendi imkanları ile uzaya gönderdikleri füzelerin bir yere kadar çıkıp, orada bir yere çarparak durduklarına dair bazı kayıtlar mevcut. Bunlar ne kadar doğru bilmiyoruz.

Ancak bildiğimiz bir şey var ki o da daha yerküremiz olan dünya ile ilgili daha bir çok sırların ortaya çıkmayı beklediğidir. İnsanlık her ne kadar bu gün ilim ve fende çok ileri gitmiş olsa da daha dünyamızla ilgili bir çok konu açığa çıkmayı bekliyor.

Umuyoruz ki yakın bir gelecekte ilim daha da ilerler ve dünyamız ve sema ile ilgili bir çok sır da açığa çıkmış olur. Zira hala sır perdesi arkasına saklanmış bir çok hakikat keşfedilmeyi bekliyor.

Benzer konuda makaleler:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu