AHMET SAİD AKGÜL

“Gülen hareketine” dikkat!..

Yakın tarihe bir bakınız.

Bilhassa 12 Eylül sonrasına…

Risale-i Nur hizmetlerine…

Ve bu nur hizmetlerini dava edinmiş Yeni Asya camiasına…

En çok sıkıntı veren grup “Fethullah Gülen hareketi” idi.

Çünkü bu hareket:

Derin dehlizlerden aldığı güçle palazlanmış…

Okullar, dershaneler, yurtlar…

Üniversiteler, bankalar…

Ve…

Daha nelere neler…

Böylece büyük bir maddi güçle tüm cemaatler üzerine manevi bir baskı kurmuşlardı.

Neydi o günler gerçekten!..

Elbette ki bu manevi baskıdan Yeni Asya da etkilenmişti ister istemez.

Ancak Kutlular Abinin feraseti ve dik duruşu bu etkiyi en aza indirdi.

Daha dün gibi hatırlıyoruz:

Hoca’nın büyük bir rüzgarla medya meydanına çıktığı günlerde…

Kutlular Abi çıktı ve dedi ki:

“Fethullah Hoca Nurcu değildir”

“Hoca derin devlet tarafından kullanıldı”

“Derin devlet bize geldi, bazı teklifler yaptı biz reddettik”

“Fakat Fethullah Hoca o derinlerle çalışmayı kabul etmiş.”

“Hoca’yı kullanıp attılar”

Kutlular Abi gerçekten müthiş bir feraset sahibi bir insanmış.

15 Temmuz olayını sanki daha yıllar öncesinden görmüş.

Bu büyük tahribat için bizleri hep uyarmış.

Öyle olmadı mı gerçekten?

Derin güçler Hoca’yı şişirdiler, şişirdiler…

Ve 15 Temmuzda da patlatıp bir kenara attılar.

Böylece hem binlerce insanı perişan ettiler, hem de şu aziz vatana hizmet edebilecek en zeki gençleri götürüp o 15 Temmuz çukuruna gömdüler.

Hem de Gülen hareketi üzerinden dini hizmetleri tahrip ettiler…

Cemaatler üzerine büyük bir “potansiyel terör pisliği” attılar.

İşte tüm bu tahribatları hisseden Kutlular Abi yıllar öncesinden uyarısını yapmış:

Yeni Asya’nın Gülen hareketine karşı mesafeli duruşuna öncülük etmiş.

Evet…

Bu gün net olarak görüyoruz ki:

Kutlular Abinin uyarısı son derece haklı ve doğru.

Bunu bugün Gülen hareketi içindeki fikir erbabı da tasdik ediyor:

Gülen hareketinin, “derin güçler tarafından nasıl kullanıldığı, adım adım 15 Temmuz tuzağına nasıl çekildiği, istihbarat birimlerinin hizmet hareketi içinde ne kadar etili olduğu, bu derin güçlerin hala etkisinin nasıl devam ettiği” konularında dizi yazılar yayınlıyorlar.

Yani dememiz o ki:

Kutlular Abinin uyarıları hala geçerli.

Hala bu grubun içinde derin devlet unsurları etkili.

Hatta istihbarat birimlerinin, “KHK’lı, mağdur olmuş, hapse girmiş ve çıkmış kişileri” kötü emelleri doğrultusunda kullanmaya çalıştıkları basına bile yansıdı.

Yani Yeni Asya olarak dikkatli olmakta fayda var.

Evet, Gülen hareketini tenkit etmeyelim…

Evet, haksızlığa münasip şekilde karşı çıkalım…

Evet, hakkı hukuku savunalım…

Amaaa…

Bu grupla da mesafemizi koruyalım.

O grubun eski elemanlarının daire içerisine girmesine müsaade etmeyelim.

Zaten bu adamlarla da sağlıklı hizmet olmaz.

Öyleyse biz kendi hizmetlerimize odaklanalım.

Hem demiyor mu Üstad:

“Herkes kendi mesleğinin muhabbeti ile hareket etsin” diye.

Gelin Üstadı dinleyelim:

Kendi mesleğimizin muhabbeti ile hareket edelim.

Başkaların muhabbeti de nefreti de bizi ilgilendirmesin.

Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez! Devamı »

29 yorum

  1. 40 yıldır Yeni Asya Cemaatinin bir neferi olarak hep Kutlular Abi ile bir araya geldiğimizde iki hususa dikkat etmemiz gerektiğini, birincisi Risale-i Nura perde olan sadeleştirme bahanesi ile sahteleştirmeye çalışan Gülen gurubunu, ikincisi de Yüce Dinimizi siyasi emellerine alet eden Siyasal İslamcıların verdiği zararları nazari dikkatimize arz ederdi. Tüm bunlara rağmen bugün Cemaatimizin Fetö ile irtibatli görülmesi kabul edilecek bir durum değildir. Biz bu durumdan son derece rahatsısız.Kutlular Abinin tespitleri bugün geçerliliğini ispat etmiş ve bizlerde bu konuda hassasiyetle hareket etmemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız.

    0
    0
    1. Kutlular AĞABEY’İN doğru teşhis ettiği Gülen örgütü; Risale-i Nur’un medyadaki bir dili olan ve İstikametli bir Nur cemaati olan cemaatimizin gazetesi Yeni Asya ca Şimdilerde Gülen örgütü Nur gruplarından sayılarak masum ve mağdur kabul ediliyor. Bu durum Akp zulmüne karşı durmaktan çok farklı bir şeydir.
      Burası kasten ve bir üst akılla adalet savunması gibi gösteriliyor,

      0
      0
  2. Değerli yorumcumuz, her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte; hakaret, küfür, aşağılama, su-i zan, iftira vb. içeren, toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki ve BÜYÜK HARFLER ile yazılan yorumları yayınlayamıyoruz. Kriterlere uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz. Saygılarımızla. (Editör)

    0
    0
  3. Her darbeden sonra zındıka komitesi cemaatimizin arasına fitne sokup bölünmesine sebep oluyorlar, bu son darbe kalkışmasında da her türlü iletişim araçları ve havuz medyası ile fitne tohumlarını ekmek istedilerse de cemaatin feraseti sayesinde Allah fırsat vermedi inşaallah. Cemaatimizin rehberi basta Kuran-ı Kerim sonra Peygaberimizin (asm) suneti seniyyesi sonra Risale-i Nur’dur. Cemaatimizin Hiçbir ferdi fetulah’ın hizmetini savunmaz, yaptığı hizmet metoduyla hem islamiyete, hem risale-i nur hizmetlerine büyük zarar vereceklerini söylemişler ve söylüyorlar. Eleştirilen tek sey yargi kısmındaki hukuksuzluktur. İslamiyet teröristi bile yargılarken hukuk içinde adalet ile yargılar. Allah’ınızı, peygamberinizi ve Üstadınızı seviyorsanız zındıka komitesini sevindirecek bu tartışmaları bir tarafa bırakıp hizmetimize odaklanalım. Allah Hepinizden razı olsun

    0
    0
  4. Yeni Asya’nın duruşunu ve kimlere ne kadar mesafesi olduğunu sağır sultanlar dahi duydu ve biliyor. yeniAsya’nın her dönemde olduğu gibi bu puslu dönemdeki duruşu da tüm şahs-ı manevînin duruşudur. Bunun dışındaki şahsî fikirler, korkular, çekinceler ve salıklar şahsî kalır ve şahısları bağlar.

    0
    0
  5. Sn. Kardeşim, yazdıkların ne kadar ayıp. Bu derece tarafgir olmayınız, bu derece savrulmayınız. Bir süredir, inatla aynı tavrınızı devam ettiriyorsunuz, çeşitli zeminlerde. Bu kadar basit, bu kadar ham düşünmeyiniz. Yazık oluyor. Bunlar çeşitli zeminlerde müzakere ve istişare edilen konular. Kaşıyıp durmanın anlamı ne? İftira, yalan, ihtiras üzerine bina olan hizmet olamaz. Hiç değilse, acaba diyorum, yaptıklarınızın karşılığını alıyor musunuz? Aklıma ilk gelen bu oluyor, üzülüyorum.

    0
    0
  6. Artık bu konu Kabak tadı verdi. Alınan um kararlarına eli kalem tutanlarında saygı göstermesi lazım ince ince cemaate ayar vermeye çalışan bu problemli yazıyı, yazarını ve yayına koyanları kınıyorum.

    0
    0
    1. Kınamanız çok yersiz. Dini cemaatlerin hepsine en çok zararı bu gurup verdi. Risale-i Nurları sadeleştirme adı altında sahteleştiren bu gurubun iyi bilinmesi doğru olur. Bu yazı da buna dikkat çekmektedir.

      0
      0
    2. Aynen katılıyorum. Medrese-i Yusufiye hizmetleri ve Ekibinin 2004 yılından itibaren var olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bir kısım gerçekleri hatırlamak isteyen kimseleri de Kazım Güleçyüzün 9/5/2021 tarihli yazısına havale ediyorum. Allah ihlas ve istikametten ayırmasın. Amin

      0
      0
  7. Sarı Öküz meselesi bir bütün olan grup için söylenebilir, fakat sizin F.G.grubu için bu mümkün değil çünkü zamanında İslamiyete ve Müslümanlığa zarar verdiniz sonrasında Risalei Nura ihanet ettiniz. Şimdi Sarı Öküz mü oldunuz.

    0
    0
    1. Herkes birini ihanet ile suçluyor
      Ciddi allah rızası için hizmet edenleri de toptancı anlayışla cezalandırmak
      Kötülemek
      Adalet midir?
      Sizin zalimlerden ne farkınız olacak o zaman?

      0
      0
      1. Kimse kimseyi ihanet ile suçlamıyor. Ata (öküze) ot, Aslana et atmak konusu. Birileri çıkıyor öküz misali veriyor (buraya oturmuyor bu misal diyorlar). Ki Yeni Asya hep hakikat yanında oluyor, olacak. Doğruları müdafa ediyor vesair. Yeterince masumlar müdafa ediliyor, edilecek vesair. Ama davamızda Bediüzzaman’ın yolunda devam edeceğiz, diyorlar. Bu yolda kendi kodlarımıza yoğunlaşalım diyorlar, başka bir şey değil.

        0
        0
  8. Zaten o cemaat bizi ilgilendirmiyor. Fakat birisinin hatasıyla onun dostları mesul olmaz demek o cemaate dost olmak manasına gelmiyor. Şu manaya geliyor, Kur’an’ın emrine sahip çıkmak, zemini suistimal etmeye ve pek çok masumları onların içinden ne kadar ise, dışarıdan da en az o kadar hatta daha fazla masumlar, manevi cinayetleri olup ancak ahirette mesul olanlar da dahil Risale-i Nur nasıl bir tavır gösteriyorsa o fikirde olmak. Evet bazı mazlum kılıklılar hiç masum değil, fakat yüzde on. Pek çok gençler bu kükûmet yüzünden onların içine girmiş, belki kalben bağlanmış, hiçbir şeyden haberi olmadıkları yalan ise, kimin haberi olduğu kanıtlanmadan kişiye dokunulamaz. Birileri onların darbeyi bildiğini söylüyor. Söylenip duranlar varmış, göreceksiniz ne olacak gibisinden, öyle kimseler var ise, bilenler var ise, bütün görüşmeler didik didik edilip de ortaya çıkarmadan kişiye suçlu denilmemeli. O kişileri ispat ederek suçlu denmelidir. İspatyok ise, suistimal çok olur.Zulmün teşmil edilmesine set çekme gayreti fetullahçılık değildir diye düşünüyorum. Pek çok uzmanlar, subaylar, üniversite hocaları, öğretmenler, vesaireler masum iken Fetullahçı bile değil iken hem kendileri hem eşleri ve çocukları zulme uğramasına sebep olan bir kapının (dostları şunları bunları kapısının) açılması zulmüyle, zulüm daha da genişliyor. Dostları olabilir, kalben durumun böyle olmasını arzu etmiş de olabilir, onlar ahirette mesul olur, dünyada değil. Fakat darbe olacağını duydu ise, kendi aralarında konuştular ise, bunu duyduğu ve konuştukları ispat edilmeli. Duyan ve müdahale etmeye gayret etmeyenler yetkili kişiler ise, devlet kademesinde veya yönetimindeki, müdahale edebilecek konumdakk kişiler ise, Allah iki cihanda da perişan eylesin, milletinin bile bile ölümüne sebep olanları, onları fitne ortamına tehlikeye bile bile sevk edenleri Allah perişan eylesin, makamlarından düşürdün, Amin.

    0
    0
    1. Sayın Abicim,

      Yazar zaten, kimsenin masum olmadığını ya da olduğunu konuşmuyor. Diyor ki; Biz kendi davamıza ve hizmetimize odaklanalım. Başka fikirler (Fethullah Hoca Nurcu değildir Meselesi [Kutlular Ağabey]) ile yaralanan kişileri devşirmeyelim. Bu kişilerin Yeni Asya’ya zararı olur diyor. Kendi adamlarımızı yetiştirelim diyor (Kendi adamını yetiştirmenin kime zararı olur ki). Dava adamı olmak (Yeni Asya kodlarını alabilmek) kolay değil…

      0
      0
    2. Adalet savunuyor gibi yaparak Gülen örgüt sistemini Nurculukla anynı çuvala kim dolduruyor,bizim aklımızla neden alay ediliyor.
      Adaleti savunmak ayrı bir iştir,Gizli Gülen örgüt sitemini teşhis edip görünür hale getirmek ayrı bir şeydir. Kasten Gülenizmi Nurculuk üzerine atarak onunla karıştırmakta ne oluyor,bunun emaktarları kimler.
      Nurculuğun mağduriyetini âleme göstermek için bir gazetemiz vardı; Şimdilik o alçak örgütün parmağı buna engel olmaktadır.Ancak; bu davanın sahibi Allah’tır.

      0
      0
  9. Çok güzel bir değerlendirme olmuş. EuroNur ekibini yazar kardeşimizi tebrik ediyorum. Darısı Yeni Asya gazetesine insaallah

    0
    0
  10. Herkes kendi mahallesine müslüman, siz de dahil.
    Sarı öküzün hikayesini bilirsiniz; simdi sarı öküz gülen cemaati oldu ama aslanlar bununla yetinmeyecek ve sizin akıbetiniz de sarı öküz gibi olacak. O zaman kafanızı taşlara çoookkkkk vuracaksınız, “sarı öküzü savunmadık, şimdi de bizi savunacak kalmadı” diye.

    0
    0
    1. Bediüzzaman, asayişi bozan hiç bir tavrı kabul etmiyor. Biz de kabul etmiyoruz. 15 Temmuz bizim eserimiz değil. Gülen gurubu da masum değil. Önce bir pişman olup tövbe etsinler, bunu açıkça yapsınlar, bu memlekete verdikleri zararı görsünler. Türkiyeye gelsinler. Onlar uluslar arası örgütlerin oyuncağı. Masum “sarı öküz” falan değil. Güçleri yetseydi aslan kesileceklerdi. Allah bu milleti seviyor ki onlara fırsat vermedi.

      0
      0
      1. Allah razı olsun, Ali Sarıkaya Ağabey. Tam isabet bir cevap olmuş.

        0
        0
      2. Ayrıca Yeni Asya her zaman adaletin yanında olup hakikati savunmuş, doğruları söylemiştir. Bu manada, kimse kimseyi müdafa etmemişmiş, doğruları söylememişmiş gibi fikirlere tokuz. Yeni Asya hep müsbet hareket ile bilinecek. Ama hakikatleri haykıran olacaktır. Bunun sarı öküzle (neden öküz olmak gerekiliyor ki) alakası yok. Bediüzzaman Rusya’da bunun için mi esir olmak durumunda oldu. Öküz olmak isteyen kendi bilir.

        0
        0
        1. Yeni Asya , KG.sayesinde kadim çizgisinden çıkarılarak ,Cemaatimizin istikametine de gölge düşürmüştür.
          Gülen hareketini ,biz hiç bir zaman Nurcu saymadık,bunları ilk teşhis edenlerdendik; ancak sonraları sarı öküz kabul eden yayın çizgisine sürüklenir olduk, bir çuval inciri berbat eder konuma düşürüldük,farkındayız.

          0
          0
      3. Çok isabetli değerlendirme, Ali kardeşimi tebrik ediyorum.

        0
        0
  11. Çok güzel bir noktayı dile getirdiniz. Allah sizden razı olsun. Evet, Yeni Asya camiasından bunlara dikkat etmesini bekliyoruz. Gülen gurubu, doğrudan veya dolaylı olarak bu memleketin düşmanları ile iş tutmuşlar, büyük çoğunluğu ve tepe noktasındakiler hala düşmanlığa devam ediyorlar. 1974 yında Kutlular abiden yukarıda yazdıklarınızın bir çoğunu dinledim. Yazarlar mazlum edebiyatından vaz geçip Kutlular abinin duruşuna uygun davranmalılar. Medrese-i Yusufiye ekibi sonlandırılmalı. Cezaevlerine düşen, bunlarla bağı olmayan mazlumlar varsa hukukçular bunların hakkını savunsun. Bu çok doğru. Gülen gurubu ile bağı olanlar zulme taraf oldular, kaderin fetvasına dahil oldular.

    0
    0
    1. Zulum ve taraf olmak
      Toptancı yaklaşımlarla tüm camiadaki insanların çoluk çocuk külliyen yok olmasını beklemek
      Bu ne kadar Müslümanca islamca düşünmek.
      Taraf olanlar bi külliyen mi taraf olmuş
      Neye taraf olmuş.

      0
      0
    2. Değerli yorumcumuz, her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte; hakaret, küfür, aşağılama, su-i zan, iftira vb. içeren, toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki ve BÜYÜK HARFLER ile yazılan yorumları yayınlayamıyoruz. Kriterlere uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz. Saygılarımızla. (Editör)

      0
      0
Başa dön tuşu