EURONUR ÖZEL

Günah, tövbe ve tevhit

İnsanı meleklerden ayıran en önemli özellik günah ve hata işlemesidir.

İnsan fıtratı hata ve kusur işlemeye müsait bir şekilde yaratılmıştır. Çünkü cüzi ihtiyarı vardır. Cüzi ihtiyari ise seçim yapmak anlamına gelir. Seçimde ise hem iyi hem de kötü seçenek olacaktır. İşte bu nedenle insan da çoğu kez hata ve kusur denen şeye maruz kalır.

İnsana verilen her özellik bir ciheti ile Hakka bakar. Onun bazı isim ve sıfatlarına ayna olur. Neticede hata ve kusur da Hakka bakan bir çok ismi tanıtır ve tanımlar.

Müslim’de geçen bir hadis-i şerif bu durumu şöyle açıklar:

“Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki; eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi giderir, yerinize günah işleyip sonra Allah’tan bağışlanma dileyen bir topluluk getirirdi; Allah da onları bağışlardı.” (Müslim, Tevbe 9, 10, 11).

Kader Risalesinde de insanın hata ve kusurlara merci olduğu ifade edilir.

Yani insan bir şekli ile günah işleyecektir.

Burada önemli olan hata ve kusurdan dolayı tövbe etmektir.

Tövbe olayında ise tam bir tevhit hakikati vardır.

Çünkü insan günah işleyince kimin emrine karşı geldiğini hatırlar. Emri veren Allah’tır ve insan da bu emre karşı bir kusur ve hata işlemiştir. İşte bu hata ve kusurdan dolayı tövbe etme meyline girerse doğrudan Yaratıcıyı hatırlar ve ondan özür dileyerek tövbe eder.

Tövbe etmekle Rahim, Gafur, Settar ve Tevvab olan Rabbine yönelir. Onun ne kadar şefkatli ve merhametli olduğunu hatırlar. Böylece o işlemiş olduğu günah ve hata içinde tam bir tevhit hakikati tecelli eder.

Hata ve kusurları Allah’tan başka kim affeder?

Zaten günah ve hata kavramı özünde tevhit hakikatini taşır.

Sen Allah’a karşı bir kusur işlemişsin ve tövbe ederek, özür dileyerek, istiğfar ederek yine Allah’ın merhamet ve şefkatine sığınarak Gafur ve Rahim isimlerine ayna olmaktasın.

Bu, insanı insan yapan en önemli bir özelliktir.

Hata işlemeyen, kusur etmeyen, emre karşı hiçbir itaatsizlik göstermeyen meleklerin sayısı kainattaki zerrat sayısıncadır.

İnsanın görevi ise meleklerden farklıdır.

Zaten insana verilen tüm kabiliyet ve özellik ve duygularda mutlaka ki Allah götüren bir yol vardır. Nasıl ki insan bazı müspet özellikleri ile bir çok isme aynalık ettiği gibi, kusur ve hataları gibi menfi duyguları ile de yine bir çok isme aynalık etmekte. Hata ve kusurlarımızda bile bir çok tevhit hakikati parlamakta.

İşte insan hatalarını bu tarzda yönetir ve nihayetinde tövbe yolu ile Rahman-ı Rahimin dergahına iltica ederse büyük kazançlara sahip olur. Cennet gibi ebedi saadet yurduna vasıl olmanın en önemli yolu da yine tövbe hakikati içerisinden geçer.

Yeter ki insan kendisine verilen menfi ve müspet kabiliyetlerinin mahiyetini idrak edebilsin.

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu