EURONUR ÖZEL

Haşir Meydanında Çıplak mı Olacağız?

Kıyamet sonrası bütün ruhlar ihya edilerek ebedi hayata uygun bir tarzda vücut ile tekrar diriltilip haşir meydanında toplanacaklardır. Şimdiye kadar yaratılmış tüm insanların toplandığı bu meydanda çıplak olacağımıza dair bazı rivayetler vardır:

“Diriltilen insanlar mahşer yerine yalın ayak, çıplak ve yaratıldığı gibi sünnetsiz olarak sevkedilecektir.” (Müslim, Kitabü’l-Cennet, Bab: 56-58).

“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Sizler kıyâmet günü ayakkabısız, çıplak ve sünnetsiz olarak haşir meydanında toplanacaksınız.”

Bu açıklama üzerine bir kadın sordu:

“(Bu durumda) birbirimizin avret yerlerini görmez miyiz?”

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (Abese suresinin 37. âyetiyle cevap verdi):

“Ey kadın! O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.” (Sorularlaislamiyet)

Bu tür rivayetler bazen yanlış anlamalara neden oluyor. Haşir meydanında sanki bu dünyadaki gibi bir çıplaklıkla karşı karşıya kalacağımız tarzında bir düşünce zihinlere geliyor. Halbuki bazı rivayetlerde yine yukarıdaki hadisin devamı mahiyetinde bilgiler var. O bilgiler nazara alınmadığı için yanlış bir düşünce ortaya çıkıyor zaten.

Haşir meydanında tüm insanlara dünya elbiselerinden farklı bir elbise giydirileceği, “Kıyamet günü kendisine ilk elbise giydirilen İbrahim (aleyhisselâm) olacaktır.” rivayeti ile bize bildirilir. Yani ilk fıtri elbise Hz. İbrahim’e sonrasında ise diğer tüm insanlara giydirilecek.

Bu husus en makul bir şekilde 28. Mektupta izah edilir:

“Cenab-ı Hak, insandan başka ziruh mahlukatına fıtri birer libas giydirdiği gibi, meydan-ı haşirde sun’î libaslardan üryan olarak, fakat fıtri bir libas giydirmesi, ism-i Hakîm muktezasıdır.

Dünyada sun’î libasın hikmeti, yalnız soğuk ve sıcaktan muhafaza ve ziynet ve setr-i avrete münhasır değildir. Belki mühim bir hikmeti, insanın sair nevilerdeki tasarruf ve münasebetine ve kumandanlığına işaret eden bir fihriste ve bir liste hükmündedir.

Yoksa kolay ve ucuz, fıtri bir libas giydirebilirdi. Çünkü bu hikmet olmazsa, muhtelif paçavraları vücuduna sarıp giyen insan, şuurlu hayvânâtın nazarında ve onlara nisbeten bir maskara olur, manen onları güldürür. Meydan-ı haşirde o hikmet ve münasebet yok; o liste de olmaması lazım gelir.” (bk. Mektubat, 28. Mektup, Sekizinci Risale)

İşte tüm bu izahları bir araya getirdiğimiz zaman haşir meydanında dünya elbiselerinden farklı olarak fıtri bir elbise tüm insanlara giydirilecek.

Peki bu fıtri elbisenin mahiyeti nasıl olacak?

Bu sualin cevabı için Hz. Adem kıssasına bakmamız gerekiyor.

Hz. Adem ve eşi yaratıldığı zaman üzerilerinde nurdan fıtri bir elbise vardı. Bu fıtri elbise yasak meyveyi yedikleri zaman adeta yırtılıp kayboldu ve vücutları ortaya çıktı. Bu durum Araf Suresi 22. Ayette şöyle haber verilir: “Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarından üzerilerini örtmeye başladılar.”

Muhtemelen haşir meydanında giyilecek elbise de Adem babamızın ilk giydiği elbise tarzında olacak. İnsanın amelleri ile dokunmuş olan takva elbisesi olacak. Bu husus da yine Araf Suresinde şöyle ifade edilir:

“Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah’ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik). (Araf Suresi, 26)”

Bu ayetlere istinat edilerek Risale-i Nurda da benzer izahlar vardır:

“Cehennem ateşinin tesirini men edecek ve eman verecek iman gibi bir madde-i mâneviye, İslâmiyet gibi bir zırh olduğu misillü, Ruhunuza imanı giydirip Cehennem ateşine karşı zırhınız olduğu gibi,Şu âyet ise, ona mukabil, bak, ne kadar ulvî, lâtif ve güzel ve ebede kadar yırtılmayacak, Hanîfen Müslimen destgâhında dokunacak bir hulleyi gösteriyor. (Sözler, s.353)”

Şu âyet ise, ona mukabil, bak, ne kadar ulvî, lâtif ve güzel ve ebede kadar yırtılmayacak, Hanîfen Müslimen1 destgâhında dokunacak bir hulleyi gösteriyor.(Sözler, s.353)

Netice-i kelam:

Demek ki haşir meydanında suni elbiselerden üryan olarak, yani pamuk,yün ve deri gibi malzemelerden yapılmış elbiselerden üryan olarak, ebedi hayat uygun nurani ve fıtri bir elbise giydirilecek. Böylece her kişinin hususi hali ve azaları koruma altına alınmış olacak.

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu