Her sahada işi ehline veriyor muyuz?

Müslüman, Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak için bu dünyaya gelmiştir. Bu da, Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ ve sıfatlarına ayna olabilmek nisbetindedir.

Adl ve Hak O’nun Esma-i Hüsnası’ndandır. Dolayısıyla insan âdil olmaya çalışması gerekir. Ki, adalet, yalnız mahkemelerde değil, hayatın her safhasında, toplumun her tabakasında geçerli olması gereken bir sıfattır.

Adalet, her şeyi yerli yerine koymaktır.
Adalet, herkesin hakkını vermektir.
Adalet, işi ehline ve lâyık olana tevdi etmektir.
Cuma hutbelerinde de okunan Nisâ Sûresi’nin 58. âyetinin meâli şöyledir: “Muhakkak ki, Allah, size emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Gerçekten Allah bu emriyle size ne güzel öğüt veriyor.” 1
Acaba bu İlâhî fermanı gerek şahsî, gerek ailevî hayatımıza, gerekse sosyal hayatımıza, hizmetlerimize ne derece yansıtıyoruz veya nasıl yansıtmalıyız?
İşleri/hizmetleri tanzim etmeleri için meşveret heyetine seçeceğimiz hizmet ehli kardeşlerimiz hakkında konuşurken, onları değerlendirirken, onlar için karar verirken de âdil miyiz? Hizmetleri ehline veriyor muyuz?
Evet, hizmetleri ehline tevdi etmek de yukarıda meâlini naklettiğimiz âyetin kapsamındadır. Yani, Risâle-i Nur’un meslek ve meşrebine daha vâkıf olduğunu ve ihlâs, sadakat, sebat ve metanet gibi sıfatlarda daha önde olduğunu düşündüğümüz kardeşlerimizi seçmek, işi ehline vermek ve adalettir.
Gerek meşveret heyetini seçenlerin, gerekse seçilecek olanların Risâle-i Nur’dan bir kısmını çıkardığımız aşağıdaki ölçüleri anlamış, özümsemiş ve uygulamaya çalışıyor olması da beklenir:

* “Cemaatte olan kuvvet, fertte yoktur.” 2

* “Şahıs ne kadar güçlü ve dâhî de olsa şahs-ı maneviye (fertlerin bir araya gelmesinden hasıl olan güce) karşı mağlûp düşebilir.” 3

* “Her meselemizde emir, Risâle-i Nûr’un şahs-ı mânevîsini temsil eden has şakirtlerin (talebelerin) ve sizlerindir. Benim de şimdi bir reyim var” 4

* “Mesleğimizin esası uhuvvettir. Peder ile evlât, şeyh ile mürid mâbeynindeki vasıta değildir. Belki hakikî kardeşlik vasıtalarıdır. Olsa olsa bir üstadlık ortaya girer. Mesleğimiz halîliye olduğu için, meşrebimiz hıllettir. Hıllet ise, en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder. Bu hılletin üssü’l-esası, samimî ihlâstır.” 5

* “Onları kendi nefislerine tercih ederler.” 6 âyetinin hakikatini yaşamaya çalışmak.

* Ehl-i hizmetin değil hatalarını mübalâğa ile anlatarak onları yıpratmak, su-i zan etmek; bilâkis kusurlarını örtmeye, eksiklerini tamamlamaya çalışarak, hizmetine yardım etmek, onların şerefiyle şakirane iftihar etmek.

Dipnotlar:

1- Nisâ Sûresi, 58.

2- İşârâtü’l-İ’câz, s. 162.

3- Emirdağ Lâhikası, s. 120.

4- Hizmet Rehberi, s. 175.

5- Lem’alar, s. 166.

6- Haşir Sûresi, 9.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*