Hiç kimse, hiçbir işini Besmelesiz bırakmasın

Risale-i Nur’da besmele çok farklı bir şekilde izah edilmiş ve farklı özelliklerinden bahsedilmiştir.

Bu yazımızda Risale-i Nur’da bahsedilen besmele ile ilgili olarak bir kaç anahtar kelimeyi paylaşmak istiyoruz. Birinci Söz’de besmele ile ilgili olarak “Bismillah her hayrın başıdır. Biz de ona başlarız, İslâm nişanı, Bütün mevcudatın vird-i zebanı, Bitmez tükenmez bir bereket”1 “Allah namına ver. Allah namına al. Allah namına başla. Allah namına işle”2 ifadeleri kullanılmıştır. Yine Ondördüncü Lem’a’nın İkinci Makamında “Besmele Fatiha’nın fihristesi, Kur’ân’ın mükemmel bir hülâsası”3 “Hazine-i Rahmetin birinci anahtarı Bismillahirrahmanirrahimdir”4 denmiştir.

İşaratü’l-İ’caz’da Bismillah ile ilgili olarak Üstad Hazretleri, “Bu kelâm güneş gibidir. Yani güneş başkalarını gösterdiği gibi kendini de gösterir. Başka bir güneşe ihtiyaç bırakmaz” diyor.5

Aynı sayfada fiilî isimlerle ilgili soruya Üstad şöyle bir cevap veriyor. “Bu itibarla Bismillahi Kudret-i ezeliyenin taalluk ve tesirini celbeder. Ve o taalluk, abdin kesbine ve işine yardım edici bir ruh gibi olur. Öyleyse, hiç kimse, hiçbir işini Besmelesiz bırakmasın.”6

Besmelenin geniş muhtevasından de şöyle bahsediliyor: Ve keza teyemmüm, teberrük ve istiane gibi çok vecihleri havi; ve tevhid, tenzih, sena, celal ve cemal ve ihsan gibi çok makamları tazammun; ve tevhid ve nübüvvet, haşir ve adalet gibi makasıd-ı erbaaya işaret eden besmele, zikredilen yerlerin herbirisinde bu vecihlerden, bu makamlardan biri itibariyle zikredilmiş ve edilmektedir.7

Ni’metlerin başlangıcında besmeleyle başlanmasıyla ilgili olarak Mesnevî-i Nuriyede şöyle deniyor:

“Binaenaleyh, her bir mü’min bidayetinde, mü’min olan kimse besmeleyi okusun. Ve o nimetin Allah’tan olduğunu kasdetmekle, kendisi ancak Allah’ın ismiyle, Allah’ın hesabına aldığını bilerek, Allah’a minnet ve şükranla mükabelede bulunsun”.8 “İnsan, hayat-ı ruhiyesi cihetiyle Kur’ân’da zikredilen bütün nevilere muhtaçtır. Bazı nevilere her anda muhtaçtır Huvellahu gibi. Çünkü ruh bununla nefes alıyor. Bazı nevilere her vakit, bazılarına her zaman muhtaçtır. İşte hayat-ı kalbiyenin ihtiyaçlarına binaen, Kur’ân tekrarlar yapıyor. Meselâ, Bismillahi hava-i nesimi gibi kalbi ve ruhu tatmin ettiğinden, kesret-i ihtiyaca binaen, Kur’ân’da çok tekrar edilmiştir.9 Kezalik, manevî ihtiyaçlar da vakileri muhtelif ve mutevafittir. Her anda “Allah” kelimesine ihtiyaç vardır; her vakit “Besmele”ye, her saatte “Lailahe illellah”a ihtiyaç vardır ve hakeza…”10 “İşte bunun içindir ki, Cenâb-ı Hakk’ın Gafur, Rahim gibi iki ismi, tecelliyi azamla ehl-i imana teveccüh ediyor. Ve Kur’ân-ı Hâkim’de peygamberlere en mühim ihsanı mağfiret olduğunu gösteriyor. Ve onları istiğfar etmeye dâvet ediyor. Bismillahirrahmanirrahim kelime-i kudsiyesini her sûre başında tekrar ile ve her mübarek işlerde zikrine emretmesiyle, kâinatı ihata eden rahmet-i vasiasını melce ve tahassungâh gösteriyor.”11

Yine On Yedinci Lem’a’nın Dördüncü Meselesinde besmele ile ilgili önemli bir fetva vardır: “Esbab-ı zahiriye eliyle gelen ni’metleri o esbab hesabına almamak gerekir. Eğer o esbab ihtiyar sahibi değilse (meselâ hayvan ve ağaç gibi) doğrudan doğruya ni’meti Cenâb-ı Hak hesabına verir. Madem o lisan-ı hal ile Bismillah der, sana verir. Sen de Allah hesabına olarak Bismillah de, al. Eğer o sebep ihtiyar sahibi ise, o Bismillah demeli; sonra ondan al, yoksa alma. Çünkü ‘Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanın etini yemeyin’ 12 âyetinin mana-i sarihinden başka bir mana-i işarisi şudur şudur ki: “Mun’imi Hakikiyi hatıra getirmeyen ve O’nun namıyla verilmeyen ni’metleri yemeyiniz” demektir.13

Üstad Hazretleri 14. Lem’a’nın İkinci Makamında Besmele ile ilgili olarak, “Besmelenin binler esrarından altısına dair” diye başlamaktadır. Devamındaki açıklamada ise “Yirmi otuz sırlar ile, o nurun etrafında bir daire çevirmek ile avlamak ve zapdetmek arzu ettim. Fakat, maatteessüf, şimdilik o arzuma tam muvaffak olamadım. Yirmi otuzdan beş altıya indi.” denmektedir.

Altı sırdan birinci sırda Besmelenin temeli şu şekilde anlatılmaktadır: “Bismillahirrahmanirrahim’in bir cilvesini şöyle gördüm ki: Kâinat simasında, arz simasında ve insan simasında birbiri içinde, birbirinin numunelerini gösteren üç sikke-i rububiyet var.

Üç sikke-i Rububiyet:

1- Kâinat Simasında

a- Teavün

b- Tesanüd

c- Teânuk

d- Tecavüb

Sikke-i kübra-i Ulûhiyet

2- Arz simasında

a- Nebadat

b- Hayvanat

1- Tedbir-teşabüh-tenasüb

2- Terbiye- intizam-insicam

3- İdare lütuf ve merhamet

Sikke-i Kübra-i Rahmaniyet

3- İnsan simasında

a- Letaif-i Re’fet

b- Dekaik-i şefkat

c- şuunat-ı merhamet-i İlâhiye

Sikke-i Ulya-i Rahimiyet

Sabri Abinin Barla Lâhikası’nda Besmele ile ilgili tesbitlerini de aktaralım: “Hele Birinci Sözde besmelenin derece-i ehemmiyeti ve suret-i temsiliyesi şâyân-ı takdir ve hayrettir. Öteden beri her kitabın iptidasında Besmele, Hamdele, Salvelenin zikrinin vücubu, hocaefendilerimiz tarafından beyan edilmişse de, bu gibi nefsi iskât edecek bir temsil işitilmediğinden, bu derece zihinde takarrur ve temerküz etmemişti. Şu temsil, Besmele Sözü olan Birinci Sözde ne kadar musîb ve mânidar olduğunu insan olan takdir eder.” 14

Mehmet Bilgin

Dipnotlar:
1- Sözler, s. 11.
2- Sözler, s. 13.
3- Sözler, s. 19.
4- Sözler, s. 21.
5- İşaratü’l- İ’caz, s. 20.
6- İşaratü’l- İ’caz, s. 20.
7- İşaratü’l- İ’caz, s. 36.
8- Mesnevî-i Nuriye, s. 82.
9- Mesnevî-i Nuriye, s. 108.
10- Mesnevî-i Nuriye, s. 195.
11- Lem’alar, s. 125.
12- En’am Sûresi:121.
13- Lem’alar.
14- Barla Lâhikası, s. 38.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*