EURONUR ÖZEL

İsrail İmtihanı Kaybetti

Özel Makale / İsrail

Kur’an, insanlara dini mesajlar verirken bazı tarihi ve sosyal olaylara da temas etmekte, insanları bunlar vasıtası ile irşat etmektedir. Aynı şekilde ümmetleri de ikaz ve irşat etmektedir. Bunlar belki tarihte yaşanmış mevzi olaylar gibi görünebilir, ancak kıyamete kadar gelecek insanlar için birer ibret dersidir. Sadece o zamana ve o kavme ait birer ibretlik hadise değildir.

“Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.” (Bakara Suresi 49)

Bu ayet-i kerime İsrail oğullarının Mısır’da yaşadıkları bir tarihi olayı onlara hatırlatmakta ve bu olay sebebi ile büyük bir imtihana tabi tutulduklarını açıklamaktadır. Firavunun zulmü altında görmedikleri eza, çekmedikleri cefa kalmamıştı. Firavunun rüyasında gördüğü ve kendi saltanatına son verecek bir çocuğun Yahudilerden geleceğinin haberi, onların doğacak erkek çocuklarının öldürülmesine sebep olacaktı. Bu onlar için azabın en kötüsü idi. Erkek çocukların ölmesi, hem askeri bakımdan onları zayıflatacak, savaşacak kimseleri kalmayacak, hem de kendilerini âri ırk olarak kabul eden bu milletin mayasını bozacak, onların morallerini kıracaktı. Bunu onlar için büyük bir imtihan olarak vermişti Allah.

Damdan düşenin halini en iyi damdan düşen anlar derler. Ancak bu atasözü Yahudiler için geçerli olmadı. Her kuralın bir istisnası olduğu gibi, bunun da istisnası varmış. Çocuk öldürmenin ne anlama geldiğini en iyi onların bilmesi gerekirken, Filistin’de Gazze’de bunların yaptığının firavunun yaptığından ne farkı kaldı? Firavun da öldürüyordu, hem de bir saltanat uğruna doğan bütün erkek çocukları öldürüyordu, bunlar da bir kurşundan kar etmek için özellikle hamilelerin öldürülmesini istiyorlar ve bunu da acımasızca yapıyorlar ve öldürüyorlar.

Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Bir gün hesap dönecek, haksız yere öldürmenin bedeli acı ve gözyaşı olarak başlarına dökülecektir. Dünya hırsı yüzünden nice anaları ağlattı, nice çocukları gözyaşına boğdu, binlercesini yerinden yurdundan sürdü, hayata tutunmaya çalışanların başlarına acımasızca bomba yağdırdı. Mazlumun âhı arşa dayandı. Mazlumun duasının önünde hiçbir engelin olmadığını bir gün o da görecek, başkasına çektirdiklerinin bin mislini kendi de çekecektir. Allah zulmü ilanihaye devam ettirmeyecektir. Onlara mühlet verse de ihmal etmeyecek, unutmayacak, adalet terazisini kuracaktır. Zulmün topu, güllesi, bombası, silahı varsa; hakkın da dönmez yüzü, sarsılmaz imanı, metaneti vardır.

Kötülük yapanların en çok korktuğu şey ölümdür. Herkese acımasızca tattırdıkları ölümü  bir gün tadacaklardır ve İlahi adalet önünde ahirette hesap vereceklerdir. Âyet’te kendilerine yapılan bu zulmü hatırlatarak, böyle zulmü kimseye yapmamaları istenmektedir. Yeteri kadar ders almadıkları ise ortadadır.

Allah’ın adaletini düşünsünler.

Ali Sarıkaya

Adana'nın Saimbeyli İlçesi Çeralan Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve Liseyi Konya İHL de okudu. 1976 da İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. Milli Eğitimin çeşitli okullarında öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Osmaniye'de yaşamaktadır. Osmaniye'de yerel… Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu