İzmir’de Yeni Asya rüzgârı

Ege bölgesi Yeni Asya Hanım okuyucuları, Yeni Asya’nın 52. yıl dönümünü kutladı. EuroNur üzerinden canlı olarak yayınlanan programda “Risale-i Nurun medyadaki dili” olan Yeni Asya’nın tarihi anlatıldı. İnternet ortamındaki programa çok sayıda dinleyici iştirak etti.
HESNA NUR ERDOĞDU – İZMİR / YENİ ASYA

Ege bölgesi Yeni Asya Hanım okuyucuları tarafından düzenlenen Yeni Asya Gazetesi’nin 52. Yıl dönümü programı 20 Şubat 2021 saat 20:30 da EuroNur üzerinden canlı olarak gerçekleşti. Risale-i Nur Neşriyatımız ve onun naşiri efkârı olan “Risale-i Nur’un medyadaki dili” tavizsiz istikrar çizgisinde Yeni Asya Gazetemizin 52. Yılını kutluyoruz.

Programa hem sunuculuğu hem de moderatörlüğünü yapan Nurbanu Şen; heyecan ile beklenen destansı bir yaşantının konu alınacağı programa hepiniz hoşgeldiniz diyerek izleyicileri EuroNur ekibinin hazırlamış olduğu 52. Yıl Sine- vizyonu ile başbaşa bıraktı. Ardından Kur’ân-ı Kerîm tilâveti olarak Kazakistanlı Aişha MYRZALİNA “Mearic Sûresini” okudu.

Panelin açılış konuşmasını yapan Nurbanu Şen şöyle dedi: “Dostlar bu gece hafızalarımızı yenileme zamanı. Zira tarihler milletin hafızasıdır o yüzden maziyi bilmeyen atiyi inşa edemez. Atinin inşası için bu gece geçmişten geleceğe yolculuk yapacağız. Şahsî hayatlarına dair her türlü fedakârlık yapan gazete okur ve yazarları hak, adalet ve meşveret konusunda “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” diyen Bediüzzaman’ın talebesi olmanın ifadesi, istikrar ve istikamet çizgisini koruyanın adıdır Yeni Asya.”

Hemen ardından moderatör Şen, ilk konuşması Eslem Sueda Tola’ya söz verdi. Tola; “Bugün gazetemizin yıl dönümü. Bu günde fazlasıyla heyecanlıyız” diyerek neşriyatın önemi hakkında şunlara dikkat çekti: “Bu zamanda herkesin başına açılmış en büyük bir dâvâ var o da iman kurtarmak, kazanmak, kaybetmek dâvâsı. Bu dâvâyı % 90’ına kazandıran iman-ı tahkikiyi eline veren en birinci bir dâvâ vekili var o da Risale-i Nur’dur. Risale-i Nur okuyan dinleyen ve intisap edene iman-ı tahkikiyi eline veriyor.

Her mü’min ve Müslümanın vazifesi İlây-ı Kelimetullahtır. İşte Nur Talebeleri kendi imanını kurtarırken başkasınında imanlarını kurtarmakla da vazifeli bu ise;

Risale-i Nur hakikatlerini neşretmek ve paylaşmakla olur. Buna en güzel örnek ise Bediüzzaman Said Nursî’dir. Üstadına neşri hakaik-ı cihetinde yardım suretinde hizmet etmek. Risale-i Nurlar’ı okumak yazmak ve neşrine vesile olmaktır. Risale-i Nur’un neşri bir sadâka-i mane- viye hükmüne geçtiği için küllî belâların def’ine sebep oluyor. Aynı zamanda semavî ve arzî belâlara da set çekiyor Risale-i Nur. Risale-i Nur’un bütününe baktığımızda bizlere neşir vazifesini anlatıyor. Çünkü Risale-i Nurlar’ı neşretmek başkalarının imanlarını kurtarmaya vesile olmak ve hizmet etmek demektir.”

Moderatör Şen, sözü ikinci konuşmacı Hesna Nur Erdoğdu’ya verdi. Erdoğdu, konuşmasına şu sözlerle başladı: Risale-i

Nur matbuat lisanı ile konuşmak zamanı gelmiştir ya da gelmek ihtimali vardır. Bu sözdeki hasret ve ideali kalıcı bir hizmet olarak gerçekleştirmenin ilk adımı İttihad Gazetesi ile atıldı. 24 Ekim 1967’de şahs-ı manevî ile yürüyen Zübeyir Gündüzalp rehberliğinde İttihad haftada bir çıkan sayılarıyla “Risale-i Nur’un medyadaki dili oldu. 21 Şubat 1970’de ise Yeni Asya’nın önünü açtı. Yeni Asya o gün bugündür hakkın, adaletin, demokrasinin yanında. Tavizsiz istikrar çizgisinde 52. yılını kutladığımız Yeni Asya Gazetemizin serüveni Bediüzzaman Hazretleri’nin gazete ile tanışması 1900’lü senelere dayanıyor.”

Hesna Nur Erdoğdu, Yeni Asya’nın serencamını şöyle anlattı: Bediüzzaman’ın gazete ile tanışması Van Valisinin konağında kaldığı yıllarda Tahir Paşa’nın İstanbul’dan getirttiği gazeteleri takip ediyor ve İngiliz Sömürgeler Bakanı’nın parlamento kürsüsünde Kur’ân’ı eline alarak “Bu kitap Müslümanların elinde kaldıkça onlara hâkim olamayız. Ya Kur’ân’ı onların elinden almalıyız, ya da Müslümanları bu kitaptan soğutmalıyız” dediğini bildiren haberini gazetede okuyan Üstad, şöyle tepki gösteriyor:

“Kur’ân’ın sönmez ve söndürülmez bir güneş olduğunu bütün dünyaya ispat edeceğim” diyerek ilân ediyor ve ömrünü Kur’ân’ın Hakikatlerine vakfediyor. Ardından 1909 senesinde Marifet ve İttihad-ı Ekrad adında gazete çıkarma teşebbüsünde bulunuyor ve yayın ilkeleri çıkarılıyor, fakat bu teşebbüs akim kalıyor. Volkan, Mizan, Misbah, Serbesti, Şark ve Kürdistan, Şûray-ı Ümmet, Kürd Teavün ve Terakki gazetelerinde Üstad Hazretleri’nin makaleleri neşredilmiştir. 1950’de alternatif basının ortaya çıkmasıyla birlikte Üstad gazeteleri Zübeyir Ağabeye takip ettiriyor. Yeni Asya Gazetesi’nin çıkışına kadar bir çok gazete çıkarılıyor. Zülfikar, Uhuvvet, İttihad… Bu yolda yürüyenler 1990 başından itibaren tekrar Yeni Asya ismi etrafında toplanarak yoluna devam etti.”

Moderatör Şen, sözü son konuşmacı Beyza Nur Deniz’e bıraktı. Deniz, sözlerine panelistlere teşekkürlerini sunarak  başladı ve Yeni Asya’nın çıkarılma amacını Said Nursî’nin yazdığı Kur’ân tefsiri Risale-i Nur’daki fikirleri kamuoyuna duyurmaktır dedi ve şöyle devam etti: Yeni Asya 52 yılı aşkındır devirlere göre eğilip bükülmeden hakkı ve nuru müdafaadan hiçbir zaman vazgeçmemiş bir gazete.

Dost-düşman onu “Nur Cemaati’nin, Nurcular’ın yayın organı” olarak tanıyor ve anıyor. Mehmet Kutlular’ın Zübeyir Gündüzalp’ten naklettiği “Yeni Asya bizim günlük lâhikamızdır” beyanı da aynı mânâyı dile getiriyor işte bu yüzden Yeni Asya.

Yeni Asya’nın diğer gazetelerden en önemli farkını ise şu şekilde ifade etti: Her hal ve şartta hakkın hatırını, her hatırın üstünde tutması. Haktan ve haklıdan yana olması. Haksızlığa, zulme ve haksıza karşı bir tavır ortaya koyması. Gelene ağam, gidene paşam dememesi.

27 Mayıs’a da, 12 Mart’a da, 12 Eylül’e de, 28 Şubat’a da, 15-20 Temmuz karşısında Yeni Asya boyun eğmediğine ve gerektiğinde bedelini ödeyerek demokrasi ve hürriyet mücadelesi verdi. Yeni Asya’nın 52 yıllık tarihinin bunun çarpıcı örnekleriyle dolu olduğunu ifade eden Deniz, bu tarihlerde ve darbe girişimindeki duruşunu anlattı. Ve akabinde aydınların görüşlerini hatırlattı: Mehmet Altan: Demokratikleşme yolundaki ısrarlı takibini sürdüren Yeni Asya’nın tavrı bu süreçte önemli. Alper Görmüş: Yeni Asya, solcular ve büyük medya dahil, hepsinden daha sivil. Mahir Kaynak: İslâmın doğru yorumlanmasına önemli katkılar sağlıyor. Ahmet Taşgetiren: Basın camiasında duyarlı bir geleneği temsil ediyor, Risâle-i Nur çizgisini yansıtıyor. Selâhattin Yazıcı: Yaşayarak, hissederek ve bedel ödeyerek insan hakları ve hukukun savunuculuğunu yapıyor. Hüsnü Mahallî: Sınırlı imkânlarla gazetecilik yapıyor, ama bunun karşılığında taviz vermiyor diyerek sunumunu bitiriyor. Moderatör Nurbanu Şen, teşekkürlerini sunarak deklarasyonu paylaştı ve ardından İzmir talebelerinden Zehra Nur Yıldız, Rümeysa Er, Ayşe Kırmızıgül şair Hasan Şen’in yazdığı “Dalgalan Yeni Asya” şiirini paylaştılar.

“Çok müjde var adında, /

Zafer var hitabında,/

Kâinat kitabında/

Okunsun Yeni Asya

Bu en büyük cihad da,/

Müstakim bir sıfatta,/

Belâda ve afatta/

Sığınak Yeni Asya.”

Büyük bir coşku ile paylaşılan bu mısraların ardından saff-ı evvel ablalarımızdan Bedriye Efe ve Emel Öçalan ablalarımızdan nurlu hatıralar dinledik. Akabinde 52. yıl pasta kesimi ve kapanış konuşmasıyla program sona erdi. Moderatör Şen kapanış konuşmasında saff-ı evvel nurun bütün taleberinden vefat edenleri rahmet ve minnetle anarken hayat yolunda bayrağı taşıyan bütün cefakâr ve vefakâr gayyur yazar ve okur kitlesini canı gönülden tebrik ediyoruz. Üstadın siyasî ve sosyal olaylar ve yaşayış noktasındaki görüşlerinde de birlik sağlanmalı buda ancak günlük lâhika hükmünde olan gazete ile mümkündür diyerek Yeni Asya’nın  52. Yılını birkez daha kutladı.

Programda emeği geçen herkese ve EuroNur ekibine teşekkür ediyoruz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*