Karadeniz ‘Nur’la dalgalandı

Image
“Bediüzzaman Türkiye yollarında” sloganıyla Edirne’den başladığı bir aylık Türkiye turunda Karadeniz Bölgesi’ne doğru yönelen Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı Çorum durağının ardından Amasya’nın Merzifon ilçesinden geçerek Samsun’un Çarşamba ilçesine ve oradan da Ordu iline geldi.

Merzifon’un cadde ve sokaklarında boy gösteren Hizmet Tırı, buradaki Yeni Asya Okuyucularının yoğun ilgi ve muhabbetleri sebebiyle 1 saate yakın bir süre Merzifon’da kaldı. Merzifonlular adeta Hizmet Tırı’nı bırakmak istemedilerse de tırımız programının devamlılığı gereği Samsun Çarşamba’ya doğru yoluna devam etti.

Çarşamba ilçesi girişinde konvoylarla karşılanan Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı, Çarşamba Carrefour marketi yanındaki alanda, Çevikel Petrol tesislerinin misafiri olarak konakladı.

Said Nursî, müsbet hareketi tavsiye etti

Ordu’ya öğleden sonra adeta ellerinde nurdan başka birşey olmayan bir “Nur Ordusu ile” ulaşan tırımıza ve tır ekibimize tıpkı her yerde olduğu gibi büyük bir muhabbet gösterildi. Burada Cumhuriyet Meydanı’nda konaklayan tırımız ordunun yemyeşil dağları ve deniz kokusuyla birlikte tanıtım programına hazırlandı. Öğleden sonra başlayan tanıtım programında ilk olarak Faik Altun konuştu. Altun, buraya geliş maksatlarının Bediüzzaman Said Nursî’yi doğru tanıtmak olduğunu söyledi. Said Nursî’nin Şeyh Said ile karıştırıldığını hatırlatan Altun, “Bütün dünyanın tanıdığı ve okuduğu Said Nursî’nin kendi memleketinde yanlış tanınıyor olması oldukça düşündürücüdür. Bizler işte hiç tanımayanları ya da yanlış tanıyanları doğru bilgilendirmek amacındayız. Zira Said Nursî Şeyh Said’in isyanına katılmak bir yana bu isyanı engellemek için elinden geleni yapmıştır” dedi. Altun’un ardından bir konuşma yapan Harran Üniversitesi Eğitim Bilimleri Öğretim Üyesi olan ve aslen bir Ordulu olan Şemseddin Çakır ise Ordulu hemşehrilerine seslendiği konuşmasında, Bediüzzaman Said Nursî’nin burada olmasından dolayı bir Ordulu olarak iftihar duyduğunu dile getirdi. Bediüzzaman Said Nursî’nin çağımızın en büyük İslâm âlimi olduğunu hatırlatan Çakır, “Ben bir eğitim uzmanı olduğum halde, Bediüzzaman Said Nursî’nin eserlerini okuduğumda eğitim konusunda ne kadar yetersiz olduğumuzu ve Said Nursî’nin ne kadar çağının ilerisinde olduğunu müşahade ediyorum. Bediüzzaman Hazretleri 83 yıllık ömrünü mukaddesat uğruna harcamıştır. Bediüzzaman Hizmet Tırı geliyor deyince heyecanlandık. Şu anda görünce “Ehlen Sehlen Merhaba Ey Aziz Üstad, buyurun kuşe-yi şeref sizindir” demek geldi içimden. Çünkü bizim dâvâmızı, iman dâvâmızı, dillere destan bir şekilde, en mukni deliller ve ispatlar ile en iyi misaller ile, kahramanca hiç sözünü esirgemeden, meydanlarda, hapishanelerde, kahvehanelerde, mahkemelerde, eserlerinde bütün hayatı boyunca dile getirmiş mümtaz bir insandır. Dalâlet vadilerinde hayrete düşen insanlar için Bediüzzaman gerçekten yanılmaz yanıltmaz bir rehberdir. Fahr-i Kâinat Efendimizin (asm) müjdelediği her asır gelecek müceddidlerinin sonuncusu ve hani ekabir bezm-i ahirde gelir derler, yani en büyük en son gelir derler. Bu bir kaidedir. Nasıl ki Peygamberlerin en büyüğü Fahr-i Kâinat Efendimiz Peygamberimizdir (asm). Evliyaların en büyüğü de en son gönderilen olmalıdır. Sizleri 130 parçalık Risâle-i Nur Külliyatı adlı hakikatler manzumesine dâvet ediyorum.”

Daha sonra Ordu il temsilciliği adına kısa bir konuşma yapan Turgay Namdar, Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı’nın illerine gelmiş olmasından ve Orduluların Hizmet Tırı’na göstermiş olduğu ilgiden dolayı teşekkürlerini takdim etti.

Çarşamba’da Hizmet Tırı’na yoğun ilgi

YENİ Asya Medya Grubu’nun düzenlemiş olduğu ve Bediüzzaman Said Nursî’nin fikir, eser ve dâvâsını anlatmak maksadıyla yola çıkan Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı Çarşamba’da yoğun ilgi gördü. Samsun il merkezinden ve çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlar, Hizmet Tırı’nın dağıtmış olduğu kitap, broşür, poster gibi hediyelerden aldılar.

Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı’nın ilçelerine gelmesiyle ilgili gazetemize konuşan Yeni Asya Gazetesi Çarşamba İlçe Temsilcisi Baki Çimiç, “Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı’nın ilçemize gelmesinden ötürü sevinç ve memnuniyet duygularını bir arada yaşıyoruz. Gerçekten beklediğimizin ötesinde bir sevgi ve alâka ile karşılandık. Çevre il ve ilçelerden de insanlar Hizmet Tırı’nı ziyarete geldiler. Tırın gelişi ile ilgili 5 bin adet el ilânı dağıtmış, radyolardan da anonslar verdirmiştik. Dolayısıyla Bediüzzaman Hizmet Tırı Çarşamba ilçesinin gündeminde önemli bir yer teşkil etti diyebiliriz. Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirlerini ve dâvâsını anlatmayı gaye edinerek ilçemize gelen ve bundan sonra da onlarca il ve ilçeyi dolaşacak olan Hizmet Tırı’na teşekkür ediyor ve yollarının açık olmasını diliyoruz” dedi.

Çarşamba’da yerel gazeteler Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet tırı ile ilgili haberler yayınladılar. Çarşamba’daki programa Samsun il merkezinden, Terme’den, Alaçam’dan ve çevre il ve ilçelerden de katılım oldu. 120 km uzaklıktaki Alaçam’dan gelen gençler Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı’nı yalnız bırakmak istemeyerek, hep beraber doluştukları eski model bir araçla Ordu’ya kadar tırımıza eşlik ettiler. Hizmet Tırı Çarşamba ilçesinde en az bir ildeki programlarımız kadar ilgi gördü.

Üstadımız Fatsa’ya hoşgeldin

YOL üzerinde Ünye ve Fatsa ilçelerinden geçen Hizmet Tırı neredeyse her köşe başında bir iki okuyucunun konvoya katılmasıyla birlikte uzun bir konvoyla Karadeniz Sahil Yolu’nda seyrine devam etti. Artık Karadeniz’in “hırçın suları” karşısında seyrine devam edecek olan Hizmet Tırı, bir yanda yemyeşil dağlar öteki yanda ise Karadeniz olduğu halde tünellerden geçerek yoluna devam etti. Fatsa ilçesinin girişinde bizi karşılayan okuyucular ellerinde “Üstadımız Fatsa’ya hoşgeldin” yazılı pankartlarla bekliyorlardı. Bu manzara konvoydaki insanları oldukça duygulandırmıştı. Sanki Bediüzzaman Hazretleri vefatının 50. yılında tekrar bir Türkiye turu yaparak, sağlığında gelemediği yerlere de geliyor gibiydi. İnsanlar bu şuurla tırımızı karşılıyor ve bağırlarına basıyorlardı. Fatsa’da Mehmet Özkurt’un, sahibi olduğu Kader Pastanesi’nde tır ekibimize ve konvoya katılan bütün Yeni Asya okuyucularına verdiği ikramın ardından yolculuğumuz Ordu’ya doğru devam etti.

Bekir Berk rahmetle anıldı

RİSÂLE-İ Nur’un meşhur avukatı Bekir Berk, Ordulu bir Nur Talebesiydi. 1926 yılında Ordu’da dünyaya gelmiş ve 1992 yılında vefat etmişti. Bediüzzaman’ın hayatta iken vekâletname verdiği tek avukat olan Bekir Berk, Üstadının kendisine verdiği görevi lâyıkıyla yerine getirdi. 1958’den 1972’ye kadarki en buhranlı dönemlerde girdiği mahkemelerden, bini aşkın beraat kararı aldı. Bu sebeple bütün Orduluların nurun fahri bir avukatı olması kaçınılmaz olacaktır. Nitekim Orduluların Bediüzzaman Hizmet Tırı’na sahip çıkmaları da buna liyakatleri olduğunu gösteriyordu. Bu vesileyle Risâle-i Nur’un avukatı Bekir Berk de rahmetle anıldı.

Çetintaş: Gazetemizin ehemmiyeti büyük

SAMSUNLU Yeni Asya okuyucularından olan ve tırımızla beraber Samsun’dan Ordu ve Trabzon’a kadar bize eşlik eden Şeref Çetintaş ile bir söyleşi yaptık. Çetintaş askerlikten sonra yaşadığı değişim üzerine Risâle-i Nurlar ile tanışmış. İşte Çetintaş’ın hikâyesi: “1964 yılında vatanî vazifemi Kars’ın Pazarcık hudut taburunda komünist Rusya’ya karşı yapıyordum. O Sovyet rejimini gördükten sonra benim dünyamda bir değişiklik olmaya başladı. Terhis olduktan 6 ay geçtikten sonra çok samimî bir arkadaşım “Sen birşeyler yapmaya çalışıyorsun, ama en başta kendini kurtar” dedi. Önce ben kızdım bu lâfına. Sen bana ne demek istiyorsun dedim. Zira ben komünizmle mücadele derneklerine gidip geliyorum, birşeyler yapmaya çalışıyorum, dedim. Meğer komünizmin ağına düşmüşüz de haberimiz yokmuş… O arkadaşım benle biraz konuştuktan sonra “Sana bir kitap vereceğim, ama bu kitap yasaktır” dedi. Ben de “neyden bahsediyor bu kitaplar” dedim. O da “dinden, imandan” deyince ben yine öfkelendim. “Nasıl olur da bu kitaplar yasak olur? Esas gayri meşrû hayat tarzını anlatan kitapları yasaklasınlar, din kitapları nasıl yasak olabilir” dedim. Elinden kitabı alıp karakola gidecektim ve bu kitapları nasıl yasaklıyorsunuz diye itiraz edecektim. Bana sarıldı, şimdi dur, git evine oku, dedi. O zaman eve gittim ve 1. Söz “Bismillah her hayrın başıdır” bölümünden okumaya başladım. Ama aradan yarım saat geçmişti ve ben hâlâ birinci sayfasında bir üstüne, bir altına bakarak tekrar tekrar okuyordum. Bir türlü ikinci sayfaya geçmedim. Sonra kanaatim geldi ki bu kitap benim için yazılmıştır. Sonradan haberim oldu ki, benim babam Risâle-i Nurlardan zaten haberdarmış ve hatta Bediüzzaman’ı İstanbul’dayken 1915 yılında görmüş. Ama bizlere hiç bahsetmemiş endişe ettiği için. Benim de o zaman dinden imandan pek bir nasibim yoktu. Ben o arkadaşıma sordum, dedim kesin bu kitapları bir yerde okuyanlar vardır. Beni oraya götür dedim. Öylece tanıştık… Sonra sene 1968’de ben kesin bu insanların bir yayını olması lâzım dedim. Nitekim İttihad gazetesi çıkmaya başladı haftalık olarak. O zaman Bekir Berk Abi bu gazetenin ehemmiyetini anlatmak için Samsun’a geldi. Bekir Berk Abi bize İttihad’ın yani şimdiki Yeni Asya’nın tahşidatını yapıyor, Zübeyr Ağabey gemilerde satıyor, Sadullah Nutku Ağabey Beyazıt Camii’nde gazete satıyor. Hatta Sadullah Ağabeye diyorlarmış, ağabey siz zahmet etmeyin, başkaları satsın. O da “siz karışmayın, bu gazete benim gazetemdir” diye mukabele ediyormuş. Sonra bir gün Üstad Hazretlerini rüyamda gördüm. Yeşil bir elbise içindeydi. Rüyada bana kızıyordu. Ben de ona yalvarıyordum affetmesi için. Sonra birden hafif tebessüm etti. Ben uyandığımda hemen gittim 10 tane gazete istedim. Onları sattım. Ertesi gün 50 tane daha aldım. Cuma namazı çıkışında sattım. Böyle böyle arttırarak İttihad haftalık çıktığı sürece 1250 adet haftalık satıyordum. Ta ki günlük çıkana kadar bu hal devam etti. Sonra günlük satmaya başladık. Bugün halen buralara koşuyor, gidiyor geliyorsam, o günkü şevk ve heyecanın tesirindendir. Ben esasında son zamanlarda yaşananlardan, bazı arkadaşlarımızın inhirafından dolayı yeis ve ümitsizlik yaşamış evime çekilmiştim. Gazetemizde bu tır meselesini görünce bana tekrar heyecan geldi, bütün yeisim dağıldı. O sebeple bu tür hizmetlerin zamanlaması çok önemlidir. Ben bu hizmeti yapanlara minnettarım. Allah hizmetlerini daim eylesin. Şimdi ben sanki bu hizmet yeni başladığı günlerdeymiş gibi bir hisse kapılıyorum. Sanki Üstad bunları yeni yazıyor ve bizler neşretmeye çalışıyoruz. Bu tır bende bu haleti ruhiyeyi yeniden uyandırdı. Şimdi Risâle-i Nur’u yeniden okumak, yeniden okutmanın zamanıdır. Kaybettiğimiz bazı değerleri yeniden kazanmak için buna ihtiyacımız var.

Bediüzzaman’ı tanımamak mümkün mü?

TIR programını genç yaşlı, kadın erkek bir çok Ordulu takip etti. Bunlardan biri de ilköğretim talebesi Mehmet Alp Müezzinoğlu idi. Bediüzzaman Said Nursî’yi tanıyıp tanımadığını sorduğumuz Müezzinoğlu, “Tabiî ki tanıyorum, onu tanımamak mümkün mü?” dedi. Yaşı küçük olmasına rağmen olgun cevaplar veren Müezzinoğlu, “Risâle-i Nur okumayı ve Bediüzzaman’ı takip etmeyi asla bırakmayacağını” söyledi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programda kitap, broşür, poster dağıtımı yapılırken, Yeni Asya Gazetesi’nin o günkü nüshası da dağıtıldı. Ordu Radyo Televizyonu (ORT), Kanal 52, Canik TV gibi televizyon kanalları da tır programı ile ilgili çekimler ve röportajlar gerçekleştirdi.

Gece geç saatlerde çıktığımız Ordu’nun Boztepe mevkiinden Ordu gerçek mânâda nurlanmış gibi görünüyordu. 530 metre gibi çok yüksek bir mevkiden şehre ve denize bakan tepeden Ordu şehri oldukça ihtişamlı ve ışıklı görünüyordu. Gökyüzünde bütün parlaklığıyla asılı duran ay da oldukça nurlu bir şekilde denizi aydınlatıyor, Karadeniz üzerinde adeta “nurdan bir yol” oluşturuyordu…

Ordu Cumhuriyet Meydanı’nda sabaha kadar konaklayan tırımız, öğleden sonra Trabzon’da geniş katılımlı bir program yapmak üzere sabah saatlerinde tekrar yollara koyuldu.

BEDİÜZZAMAN TIRI NE GÜN, NEREDE? ÜÇÜNCÜ BÖLGE:

29 Eylül 2010 Çarşamba, Saat: 16:00, Erzurum Aziziye Parkı 30 Eylül 2010 Perşembe, Saat: 13:00, Iğdır, Belediye Meydanı 1 Ekim 2010 Cuma, Saat: 11:00, Van, Beşyol Mevkii, Hz. Ömer Camii karşısı Konuşmacı: İzzet Oflaz 2 Ekim 2010 Cumartesi, Saat: 16:00, Batman, World (Market) Center önü Konuşmacı: Orhan Zengin 3 Ekim 2010 Pazar Saat: 14:00, Diyarbakır, Kayapınar ilçesi, Park Orman Meydanı 3 Ekim 2010 Pazar Saat: 16:00, Mardin, Öğretmenler Lojmanı Sitesi (bitişiği) Sahası Konuşmacı: Tahir Ünverdi 4 Ekim 2010 Pazartesi, Saat: 10:00, Viranşehir, Ceylanpınar Caddesi, Halk Bankası karşısı, Konuşmacı: Tahir Ünverdi 4 Ekim 2010 Pazartesi Saat: 14:00, Şanlıurfa, Abide Park AVM önü (Eski YİMPAŞ) Konuşmacı: Tahir Ünverdi 5 Ekim 2010 Salı, Saat: 11:00, Gaziantep, Demokrasi Meydanı 5 Ekim 2010 Salı, Saat: 16:00, Kahramanmaraş, Trabzon Caddesi, Özel İdare İşhanı yanı 6 Ekim 2010 Çarşamba, 15:00, Adana, DDY 6. Bölge Md.lüğü, İstasyon Meydanı Konuşmacı: İslâm Yaşar 7 Ekim 2010 Perşembe, 12:00, Kayseri-Mimar Sinan Kurşunlu Camii yanı Konuşmacı: İslâm Yaşar

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*